Yerel Haberler
Sivas
Uzmandan KOAH Uyarısı! "Her 5 kişiden biri KOAH’lı"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:41 Uzmandan KOAH Uyarısı! "Her 5 kişiden biri KOAH’lı" Sivas Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Kemal Kaya, dünyada her yıl 3 milyon kişinin ölümüne neden olan KOAH’ın (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) günümüzde küresel olarak üçüncü en sık ölüm nedeni olarak kabul edildiğini belirterek, hastalığın Türkiye’de de giderek büyüyen bir sağlık tehdidine dönüştüğünü söyledi. Hastalığın özellikle 40 yaş üstü kişilerde daha sık görüldüğünü ifade eden Kaya, toplumdaki farkındalık eksikliğine dikkat çekerek, "Toplumumuzda her beş kişiden biri KOAH’lı ve çoğu bunun farkında bile değil" dedi. "Sinsi ilerliyor: Öksürük ve nefes darlığı ‘masum’ sanılıyor" Dr. Kaya, KOAH’ın başlangıç belirtilerinin genellikle hafife alındığını belirtti. Özellikle sigara içen kişilerin kronik öksürük ve nefes darlığı gibi şikâyetleri önemsemediğini söyleyen Kaya, "KOAH’ın en büyük silahı sessizliği. Hastalık fark edildiğinde çoktan ilerlemiş olabiliyor" diyerek uyarıda bulundu. "Sadece sigara değil: Pasif içicilik ve hava kirliliği de tetikliyor" Dr. Kaya, KOAH’ın en büyük nedeninin sigara olduğunu hatırlatırken, pasif içicilik, hava kirliliği ve tozlu iş ortamlarının da hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını söyledi. İleri evre KOAH hastalarının günlük yaşamda ciddi kısıtlamalar yaşadığına dikkat çekerek, bazı hastaların günde 15-18 saat oksijen desteğine bağımlı yaşadığını belirtti. "Nefesi tüketen bu hastalık, yaşamı adım adım kısıtlıyor" ifadelerini kullandı. "Erken tanı hayat kurtarıyor" KOAH’ta erken tanının önemine vurgu yapan Dr. Mustafa Kemal Kaya, kronik öksürük, balgam ve nefes darlığı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden solunum fonksiyon testi yaptırması gerektiğini söyledi.
Yemek artıkları ayıların uyku düzenini bozdu, ayılar yerleşim yerlerine dadandı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:21 Yemek artıkları ayıların uyku düzenini bozdu, ayılar yerleşim yerlerine dadandı Gıda bulmakta zorlanan ayıların, insanların bıraktığı atıklar nedeniyle yerleşim yerlerine inmeye başladığını ifade eden Doç. Dr. Abdurrhaman Takcı, atık yoğunluğundan kaynaklı ayıların kış uykusuna girmediğini söyledi. Yetersiz gıda nedeniyle doğal yaşam alanlarında besin bulamayan ayılar, yerleşim yerlerinde daha sık görülmeye başlandı. İnsanların bıraktığı yemek artıkları, çöp alanları ve kolay ulaşılabilir atıklar ayılar için cazip bir besin kaynağı haline gelince, hayvanların yerleşim yerlerine yaklaşma sıklığı giderek arttı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Klinik Bilimler Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Abdurrahman Takcı, ayıların kış uykusu olarak bilinen döneme artık her zaman girmediğine dikkat çekti. Takcı, normalde solunum ve dolaşımlarını yavaşlatarak yaklaşık iki ya da üç ay süren bir dinlenme dönemine geçen ayıların, besin bolluğu nedeniyle bu süreçten vazgeçtiğini söyledi. Ayıların şehre inmesinin temel nedeni doğal yaşam alanlarında yeterli besin bulamaması olduğunu söyleyen Takcı, "İnsanların bıraktığı atıklar ayılar için kolay besin anlamına geliyor. Bu durum, onların kış uykusuna girmemesine ve yerleşim yerleriyle daha sık temas kurmasına neden oluyor" dedi. "Tam bir kış uykusundan söz edilemez" İnsanların bıraktığı atıkların yoğun olması sebebiyle ayıların kolay besin bulmasına bağlı olarak kış uykusuna yatmadıklarını belirten Abdurrahman Takcı, "Ayıların şehre inme sebeplerinden biri yetersiz gıda nedeniyle yemek arayışına girmeleridir. Bu yüzden insan atıkları, yemek artıkları ve çöp alanlarında kolayca besin bulabilen ayılar zamanla insanların yaşam alanlarına daha fazla dahil olmaya başlamıştır. Bilim dünyasında ayıların kış dönemine yönelik davranışları hakkında bir ikilem bulunur. Ayılarda dolaşım ve solunum yavaşlasa da bu kadar büyük bir düşüş yaşanmaz. Ayılar uyku halinde olsalar bile uyanıp saldırabilirler, bu nedenle tam bir kış uykusundan söz edilemez. Ayıların kış uykusu olarak adlandırılan dönem aslında gıdadan tasarruf etmek için girdikleri bir süreçtir. Genelde iki ya da üç aylık bir süre boyunca besine ulaşmanın zorlaştığı zamanlarda uykuya geçerler. Fakat yılın her döneminde besin bulabileceklerini düşündüklerinde bu sürece girmezler. Günümüzde insanların bıraktığı atıkların yoğun olması ayıların kolayca besin bulmasına yol açtığı için kış aylarında uyku dönemine girmedikleri gözlemlenmektedir" dedi. "Saldırgan davranış gösterebilmektedirler" Yeterli gıda olduğunda ayıları ürediklerini söyleyen Takcı, "Ayıların üreme performansı da gıda durumuyla doğrudan ilişkilidir. Besin yetersiz olduğunda hamilelik gerçekleşmez. Dişi ayılar yaklaşık 180 ile 270 gün arasında yavru doğurur. Ancak yavruların anne rahmine tutunabilmesi için annenin enerji rezervlerinin yeterli olması gerekir. Bir ayının gelişimi yaklaşık 3 yıl sürer ve bu sürede yavru annesiyle birlikte kalmak zorundadır. Bu süreç boyunca anne yeniden çiftleşmez. Gıda yeterli olduğunda üreme yaklaşık üç yılda bir gerçekleşebilir. Ayılar içgüdüsel olarak gıdalarını koruma eğilimindedir. Bu nedenle insanlar dahil çevrelerindeki diğer canlılara karşı agresif davranabilirler. Ayılar bireysel yaşayan hayvanlardır, üreme dönemleri dışında toplu halde bulunmazlar. Doğada, anne ve hayatta kalan yavruları dışında bir arada görülmezler. Gıdalarını ya da yavrularını korumaya çalışırken insanlarla karşılaşmaları halinde saldırgan davranış gösterebilmektedirler" diye konuştu.
Sivas’ta karlı havada 13 derecelik suya girdi
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:20 Sivas’ta karlı havada 13 derecelik suya girdi Sivas’ta yaşayan Kerem Okyay, kar ve soğuk havaya aldırış etmeden 13 derece sıcaklığındaki suya girerek yüzdü. Hafik ilçesine bağlı Göydün köyünde doğup büyüyen Kerem Okyay, soğuğu ile ün salan kentte su birikintisine girerek yüzdü. Kar yağan ve hava sıcaklığının sıfır derece olduğu köyde akrabalarıyla birlikte 13 derece sıcaklığındaki suya giren Okyay, vatandaşları da köylerindeki suya girmeye davet etti. "Gayet de güzeldi vücudumuz da rahatladı" Sivas’ta ticaretle uğraşan Kerem Okyay, "Sivas’ta bir ilki başardık. 4-5 yıl kadar önce karda suya gireceğimi ifade etmiştim, şimdi de nasip oldu ve cesaretimiz de yerine geldi suya girdik, şoklanmış olduk. Bizim girdiğimiz tuzlu su, kendi köyümüze ait. Deniz suyuna eşdeğer bir su. Hatta suya ben ve kuzenlerim girdik. Gayet de güzeldi, vücudumuz da rahatladı" dedi. "Kesinlikle herkese tavsiye ediyorum" Görenlerin şaşırdığını ifade eden Okyay, "Herkes donarsınız dedi ama donmadık. Vatandaşın tepkisi ’Zatürre olursun, girilmez’ şeklindeydi. Çılgınlık olarak görüyor herkes ama Ruslardan bir eksiğimiz yok bizim. Kış geldiğinde, soğuklar başladığında gördüğümüz kadarıyla giriyorlar. Onlardan da esinlendik ama eksiğimiz yok, fazlamız var. Çıktıktan sonra üşümedik. Çünkü su yaz-kış 13 derece. Kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Bu tuzlu su Sivas merkeze 11 kilometre mesafede. Tatlı su belki daha soğuk olabilir ama tuzlu suyu daha çok tavsiye ediyorum, yaz kış da giriyoruz zaten" diye konuştu.
Kar, kış, kıyamet dinlemedi, Sivas soğuğunda suya böyle girdi
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:18 Kar, kış, kıyamet dinlemedi, Sivas soğuğunda suya böyle girdi Sivas’ta yaşayan Kerem Okyay, kar ve soğuk havaya aldırış etmeden suya girdi. 13 derecelik suya girerek bir süre yüzen Okyay, vatandaşları suya girmeye davet etti. Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Göydün köyünde doğup büyüyen Kerem Okyay, eşine az rastlanır bir olaya imza attı. Soğuğu ile ün salan kentte yaşayan Okyay, köyündeki su birikintisine girmeye karar verdi. Akrabaları ile birlikte su birikintisine giden Kerem Okyay, kıyafetlerini çıkararak suya girdi. Kar yağan ve hava sıcaklığının 0 derece olduğu köyde 13 derecelik suya giren Okyay, vatandaşları suya girmeye davet etti. "Gayet de güzeldi vücudumuzda rahatladı" Sivas’ta ticaret ile uğraşan Kerem Okyay, "Sivas’ta bir ilki başardık. 4-5 yıl kadar önce karda suya gireceğimi ifade etmiştim şimdi de nasip oldu ve cesaretimiz de yerine geldi ve suya girdik, şoklanmış olduk. Bizim girdiğimiz tuzlu su, kendi köyümüze ait. Deniz suyuna eşdeğer bir su. Ben ve kuzenlerim girdik hatta suya ve gayet de güzeldi vücudumuzda rahatladı" dedi. "Kesinlikle herkese tavsiye diyorum" Görenlerin şaşırdığını ifade eden Okyay, "Herkes donarsınız dedi ama donmadık. Vatandaşın tepkisi zatürre olursun, girilmez şeklindeydi. Çılgınlık olarak görüyor herkes ama Ruslardan bir eksiğimiz yok bizim. Kış geldiğinde, soğuklar başladığında gördüğümüz kadarıyla giriyorlar. Onlardan da esinlendik ama eksiğimiz yok fazlamız var. Çıktıktan sonra üşümedik çünkü su yaz-kış 13 derece. Kesinlikle herkese tavsiye diyorum. Sivas merkeze 11 kilometre mesafe de bu tuzlu su. Tatlı su belki daha soğuk olabilir ama tuzlu suyu daha çok tavsiye ediyorum yaz kış da giriyoruz zaten" diye konuştu. (RM-GF-
Yemek artıkları ayıların uyku düzenin bozdu, ayılar yerleşim yerlerine dadandı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:14 Yemek artıkları ayıların uyku düzenin bozdu, ayılar yerleşim yerlerine dadandı Gıda bulmakta zorlanan ayıların, insanların bıraktığı atıklar nedeniyle yerleşim yerlerine inmeye başladığını ifade eden Doç. Dr. Abdurrhaman Takcı, atık yoğunluğundan kaynaklı ayıların kış uykusuna girmediğini söyledi. Yetersiz gıda nedeniyle doğal yaşam alanlarında besin bulamayan ayılar, yerleşim yerlerinde daha sık görülmeye başlandı. İnsanların bıraktığı yemek artıkları, çöp alanları ve kolay ulaşılabilir atıklar ayılar için cazip bir besin kaynağı haline gelince, hayvanların yerleşim yerlerine yaklaşma sıklığı giderek arttı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Klinik Bilimler Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Abdurrahman Takcı, ayıların kış uykusu olarak bilinen döneme artık her zaman girmediğine dikkat çekti. Takcı, normalde solunum ve dolaşımlarını yavaşlatarak yaklaşık iki ya da üç ay süren bir dinlenme dönemine geçen ayıların, besin bolluğu nedeniyle bu süreçten vazgeçtiğini söyledi. Ayıların şehre inmesinin temel nedeni doğal yaşam alanlarında yeterli besin bulamaması olduğunu söyleyen Takcı, "İnsanların bıraktığı atıklar ayılar için kolay besin anlamına geliyor. Bu durum, onların kış uykusuna girmemesine ve yerleşim yerleriyle daha sık temas kurmasına neden oluyor" dedi. "Tam bir kış uykusundan söz edilemez" İnsanların bıraktığı atıkların yoğun olması sebebiyle ayıların kolay besin bulmasına bağlı olarak kış uykusuna yatmadıklarını belirten Abdurrahman Takcı, "Ayıların şehre inme sebeplerinden biri yetersiz gıda nedeniyle yemek arayışına girmeleridir. Bu yüzden insan atıkları, yemek artıkları ve çöp alanlarında kolayca besin bulabilen ayılar zamanla insanların yaşam alanlarına daha fazla dahil olmaya başlamıştır. Bilim dünyasında ayıların kış dönemine yönelik davranışları hakkında bir ikilem bulunur. Ayılarda dolaşım ve solunum yavaşlasa da bu kadar büyük bir düşüş yaşanmaz. Ayılar uyku halinde olsalar bile uyanıp saldırabilirler, bu nedenle tam bir kış uykusundan söz edilemez. Ayıların kış uykusu olarak adlandırılan dönem aslında gıdadan tasarruf etmek için girdikleri bir süreçtir. Genelde iki ya da üç aylık bir süre boyunca besine ulaşmanın zorlaştığı zamanlarda uykuya geçerler. Fakat yılın her döneminde besin bulabileceklerini düşündüklerinde bu sürece girmezler. Günümüzde insanların bıraktığı atıkların yoğun olması ayıların kolayca besin bulmasına yol açtığı için kış aylarında uyku dönemine girmedikleri gözlemlenmektedir" dedi. "Saldırgan davranış gösterebilmektedirler" Yeterli gıda olduğunda ayıları ürediklerini söyleyen Takcı, "Ayıların üreme performansı da gıda durumuyla doğrudan ilişkilidir. Besin yetersiz olduğunda hamilelik gerçekleşmez. Dişi ayılar yaklaşık 180 ile 270 gün arasında yavru doğurur. Ancak yavruların anne rahmine tutunabilmesi için annenin enerji rezervlerinin yeterli olması gerekir. Bir ayının gelişimi yaklaşık 3 yıl sürer ve bu sürede yavru annesiyle birlikte kalmak zorundadır. Bu süreç boyunca anne yeniden çiftleşmez. Gıda yeterli olduğunda üreme yaklaşık üç yılda bir gerçekleşebilir. Ayılar içgüdüsel olarak gıdalarını koruma eğilimindedir. Bu nedenle insanlar dahil çevrelerindeki diğer canlılara karşı agresif davranabilirler. Ayılar bireysel yaşayan hayvanlardır, üreme dönemleri dışında toplu halde bulunmazlar. Doğada, anne ve hayatta kalan yavruları dışında bir arada görülmezler. Gıdalarını ya da yavrularını korumaya çalışırken insanlarla karşılaşmaları halinde saldırgan davranış gösterebilmektedirler" diye konuştu. (YÇ-GF-
Prematüre bebeklere pastalı kutlama
19 Kasım 2025 Çarşamba - 10:18 Prematüre bebeklere pastalı kutlama Sivas Numune Hastanesinde Dünya Prematüre Günü kapsamında Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde etkinlik düzenlendi. Etkinliğe hastane yöneticileri, servis çalışanları, prematüre bebekler ve aileleri katılarak bu özel günün anlamını paylaştı. Pasta kesilen programda konuşan Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Coşkun Armağan, prematüre bebeklerin yaşam mücadelesine tanıklık eden sağlık profesyonellerinin bu süreçteki önemine dikkat çekti. Dr. Armağan "Bizler gibi hayatının büyük bir kısmı Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi kapılarında geçen, her gün bir mucizeye tanıklık edenler olarak bir aradayız. Bizler, o küçücük kuvözlerin içinde hayata tutunma azmi gösteren, beklenenden çok daha erken aramıza katılan minik savaşçılarımızın ilk nefeslerinden ilk gülümsemelerine kadar her anına şahitlik eden bir ekibiz. Erken doğum, sadece tıbbi bir durum değil; aileler için bir maraton, bizler için ise özel bir ihtimam ve dikkat gerektiren kutsal bir görevdir. Bu süreçte gösterdikleri sonsuz sabır ve güven için ailelerimize; mesai mefhumu gözetmeksizin en hassas dokunuşları sergileyen tüm Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi hemşirelerimize ve tüm destek ekibimize yürekten teşekkür ediyorum. Biz bir aileyiz ve bu başarı bir ekip işidir. Mor rengin temsil ettiği hassasiyeti ve direnci bir an olsun unutmayalım. Onların her bir gramı bizim için kazanılmış bir zaferdir" dedi.
Mehmet Altıparmak: "Amacımız Sivas’ta şampiyonluk yaşamak"
18 Kasım 2025 Salı - 17:28 Mehmet Altıparmak: "Amacımız Sivas’ta şampiyonluk yaşamak" Özbelsan Sivasspor Teknik Direktörü Mehmet Altıparmak, şampiyonlukların kolay kazanılmadığını belirterek, "Amacımız Sivas’ta şampiyonluk yaşamak" dedi. Trendyol 1. Lig’in 14. haftasında deplasmanda Esenler Erokspor ile karşılaşacak olan Özbelsan Sivasspor bu maçın hazırlıklarına devam ediyor. Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde Teknik Direktör Mehmet Altıparmak ve yardımcıları yönetiminde gerçekleştirilen antrenman yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Koşu ile başlayan antrenman ısınma çalışmaları ile devam etti. Daha sonra 5’e 2 top kapma çalışması yapan kırmızı-beyazlılar, yarım sahada çift kale maçla idmanını tamamladı. Antrenman öncesi Sivasspor Teknik Direktörü Mehmet Altıparmak, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Hafta sonu Esenler Erokspor maçına galibiyet için çıkacaklarını söyleyerek sözlerine başlayan Altıparmak, "Artık maç haftasına girdik. Milli maç arası hem bizim için hem oyuncular için hazırlık anlamında çok iyi geçti. Antrenmanlarımız çok güzel geçti. Burada yaptığımız şey fiziksel olarak oyuncularımıza bir şey verirken mental olarak da oynayacağımız oyunla alakalı çalışmalar yaptık. Çok iyi bir takıma karşı deplasmanda oynayacağız. Bizim kimseden korkumuz yok. Kimle nerede oynarsak oynayalım amacımız galip gelmek. Esenler Erokspor maçına da böyle hazırlanıyoruz. Kazanmak için oynayacağız. Rakibin iyi yönlerinin, kötü yönlerinin analizlerini yaptık. Bunların çalışmasını yapacağız. Bir, iki tane sakatımız kaldı, onlar da tekrar aramıza katılacaklar. Hemen hemen tam takıma yakın bir çalışma ortamımız oldu. Herkesin isteği, arzusu mükemmel. İsimler bir yere kadar. Esenler maçının hazırlıklarını inşallah iyi bir şekilde tamamlayıp İstanbul’a geçeceğiz" dedi. "Ali Şaşal Vural’ın yanındayız" Bahis operasyonu kapsamında takımda 5 futbolcuya hak mahrumiyeti cezası verilmesiyle ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine Altıparmak, "Biz artık bu işin içine girmiyoruz. Ülkemizde bir şey yaşandı. Kötü bir şekilde yaşandı. Biz de 5 kişiyle tabii en fazla etkilenenlerdeniz. Biz Ali Şaşal Vural’ın her zaman yanındayız, arkasındayız. Neden olduğunu, nasıl olduğunu bizler çok iyi biliyoruz. Bahisle, şike ve eğlenceyi karıştırmamak lazım. Buradaki bu ayrımı yapmak gerekiyor. Biz de Ali’nin her zaman yanındayız. Biz, Ali’nin bu tür şeylerin içinde olmadığını da çok iyi biliyoruz. Yaptığı şeyin sadece kendine zararı var. Biz artık bu konuları kapatacağız. Şu anda biz onları cezalıymış veya sakatmış gibi düşüneceğiz. Cezaları bittiğinde de bizimle birlikte olacaklar" yanıtını verdi. "Şampiyonluklar çok zor kazanılıyor" Yapılan bir ankette güven veren teknik adamlar listesinde ilk 5 sırada olduğunun hatırlatılması üzerine konuşan Altıparmak, "Biz baştan aldığımızda da şampiyonluklarımız var ama insanlar nasıl görmek istiyorsa öyle şey yapıyorlar. Gittiğimiz takımlarda sonradan şampiyon olduklarımız belki biraz daha fazla öne çıkıyor. Ondan dolayı da olabilir. Biz gittiğimiz her yerde her şeyimizle o takım için çalışıyoruz. Herkese teşekkür ederiz, güven veren biri olmak özellikle ülkemizde bu ortamda bizim için çok önemli. Bizi tanıyanlar, bilenler biliyor zaten. Nasıl çalıştığımızı, karakterimizi, kişiliğimizi onun için hepsini çok teşekkür ediyoruz. Şampiyonluklar çok zor, çok zor kazanılıyor. Biz de bu şampiyonlukları tek başımıza yapmıyoruz. Bu birlik, beraberlik işidir. Gittiğimiz her yerde de bu birlik beraberliği yönetiminden basınına şehirdeki taraftarından futbolcusuna biz hep beraber yaşıyoruz. Neticesinde de bu kadar şampiyonluğumuz oldu. İnşallah şimdi amacımız bunu Sivas’ta yaşamak" ifadelerini kullandı. "İlk yarıyı play-off potasının içinde bitirmek istiyoruz" Son olarak Esenler Erokspor maçının zor bir maç olacağını belirten Altıparmak, "Zor bir maç. Biz ilk yarıyı biz play-off potasının içinde bitirmek istiyoruz. Bunun için de şu andaki Erokspor maçı haftaya Bolu maçı olacak. İsimler çok önemli değil. İlk yarıda bizim 6 tane final maçımız var. Bu 6 maçı da kazanmak istiyoruz. Zamanla zaten üst sıralardaki yerimizi alacağız. Kısa zamandaki planımız bu. Daha sonra uzun zamanda da diğer hedefimize gideceğiz. Ama öncelikle Erokspor maçıyla başlayan bir 6 maçlık serüvenimiz var. Bu seriyi iyi bitirip kazandığımız zaman zaten play-off potasının içine girmiş olacağız. İlk hedefimiz bu. Bunun için de rakibin ismi önemli değil. Biz gittiğimiz her yerde, oynadığımız her takıma karşı kazanmak için oynayacağız. Ama Erokspor maçı tabii rakibin oyuncu bazında, bulunduğu yer bazında zor maç olacak. Türkiye’de hiçbir şey kolay değil bir şeyler kazanmak çok kolay değil. Biz eğer bir şey başarmak istiyorsak zaten zoru başarmalıyız. Bunu yapacak gücümüz, kalitemiz var. İnşallah Erok maçı da buna başlayacağız" diye konuştu.