Son Dakika
|
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Beşiktaş, Kasımpaşa’ya karşı galibiyet hasretini bitirdi
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Galatasaray'dan Avrupa'ya buruk veda
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
5’i çocuk 6 kişinin öldüğü yangında sera sahibi tutuklandı
New York’ta bayram namazı sokaklara taştı
Arakçi’den ABD’ye: "Hükümet bir şey söylüyor, gerçeklik ise başka"
Telefondan annesiyle bayramlaşan Mehmetçik’in duygu dolu anları
Mardin’de dilencinin para saydığı anlar kamerada
Ramazan hasılatını Gazze’ye gönderdi
Çankırı’da 2 katlı ahşap evde yangın: 2 ölü
TEKNOLOJİ
OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:38:04
Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Gözlemevi-Planetaryum’da Genel Sekreterlik personeline yönelik işitsel ve görsel sunum gerçekleştirildi. Planetaryum sorumlusu Dr. Selami Kalkan tarafından yapılan sunumda, katılımcılara uzayın derinliklerine uzanan kapsamlı bir anlatım sunuldu. Gezegenlerden yıldızlara, ışık hızından karadeliklere kadar birçok başlıkta yapılan bilgilendirmeler sinevizyon gösterimiyle desteklendi. Programda planetaryumun teknik altyapısına da değinildi. 7 metre çapında kubbeli yapıya sahip sistemin, balık gözü (fisheye) mercekli özel projeksiyon cihazı sayesinde katılımcılara gerçeğe yakın üç boyutlu bir izleme deneyimi sunduğu aktarıldı. Sunum kapsamında Stellarium programı ve özel efektler kullanılarak yön bulma teknikleri, takımyıldızları, göktaşı yağmurları ve galaksiler etkileşimli şekilde anlatıldı. Güneş’in batışıyla birlikte gökyüzünde beliren gezegenler ve yıldızların hareketleri sanal ortamda gösterilerek katılımcıların uzay gözlemlerine ilişkin farkındalığı artırıldı. Kutup yıldızının bulunması, Zodyak kuşağı ve takımyıldızlarının mitolojik karşılıklarının da ele alındığı programın ardından planetaryum ortamında evrene ilişkin yaklaşık 20-25 dakikalık film gösterimi yapıldı. Etkinlik, katılımcıların planetaryum deneyimini yerinde gözlemlemesinin ardından sona erdi. Her yıl farklı yaş gruplarından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan planetaryumda gösterimlerin hafta içi 09.30, 11.00, 13.30 ve 15.00 saatlerinde gerçekleştirildiği, salonun 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve rezervasyon için en az 20, en fazla 30 kişilik grupların kabul edildiği belirtildi. Gözlemevinde ise Karadeniz Bölgesi’nde uygun gözlem gecelerinin sınırlı olması nedeniyle yalnızca belirli günlerde ve uygun hava koşullarında bilimsel gözlem yapılabildiği ifade edildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:32
Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı
Dicle Elektrik, son beş yılda 3 bin 441 trafonun geri dönüşümünü gerçekleştirerek 642 milyon liraya denk gelen ekonomik kaynağın korunmasını sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, çevre ve ekonomi odaklı projelerine hız kesmeden devam ediyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da bulunan trafo geri dönüşüm atölyelerini modernize ederek kapasitesini artıran şirket, kullanım ömrünü tamamlamış ya da çeşitli nedenlerle devre dışı kalan trafoları yenileyerek enerji altyapısına kazandırıyor. Çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalan trafoların yenilenerek tekrar hizmete sunulduğunu ve bu sayede sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlandıklarının altının çizen Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, "Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki geri dönüşüm merkezlerimiz bölgemiz için önemli bir değer oluşturuyor. Son beş yıl içinde çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalmış Diyarbakır’daki merkezde 2 bin 2, Şanlıurfa’daki merkezde ise bin 439 trafonun geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdik. Böylece hizmet verdiğimiz 6 ilin tamamına hitap eden iki merkezimizde toplamda 3 bin 441 trafo yenileyerek tekrar kullanıma hazır hale getirdik. Döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden olan bu çalışmalarımızla ekonomimize yaklaşık 642 milyon liralık bir katma değer sağladık. Ciddi yatırımlarla modernize ettiğimiz geri dönüşüm atölyelerimiz aynı zamanda sahada görev yapan teknik ekiplerimiz için de önemli birer uygulama ve eğitim alanı işlevi görüyor. Burada yapılan çalışmalar hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de teknik personelimizin deneyimini geliştiren birer eğitim merkezi niteliği taşıyor" dedi. Dicle Elektrik tarafından modernize edilen geri dönüşüm atölyelerinde trafoların yenilenmesinin yanı sıra çevresel etkileri azaltan çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde yüzlerce ton trafo yağı rafine edilerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanıyor hem de çevreye verilmesi muhtemel zararların önüne geçiliyor. Aşırı yüklenme, kaçak tüketim veya dış müdahaleler gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen trafoların yeniden değerlendirilmesi, enerji altyapısının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesine de katkı sunuyor.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:00
Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler
Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler. Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi. Yılda 83 bin ton çay atığı Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi. Gümüşün yeşil yolculuğu "Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi" adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Antibakteriyal kalkan Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi. "Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik" Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, "Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik" şeklinde konuştu. Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, "Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik" dedi. Zorlu ama başarılı bir süreç Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, "Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi" Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, "Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık" dedi. "Test sonuçları başarılı çıktı" Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, "Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu. Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.
17 Mart 2026 Salı - 14:03
Sivaslı öğrenciler, robot yarışmasında gövde gösterisi yaptı
Sivas Selçuk Anadolu Lisesi öğrencileri, İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Fibonacci Robot Olimpiyatları Marmara Bölgesi Turnuvası’nda katıldıkları 5 robotun tamamıyla dereceye girdi. İstanbul’da düzenlenen ve teknolojiye gönül veren gençleri bir araya getiren Uluslararası Fibonacci Robot Olimpiyatları Marmara Bölgesi Turnuvası, büyük bir rekabete sahne oldu. Toplam 300 takımın kıyasıya mücadele ettiği dev organizasyona, Sivas Selçuk Anadolu Lisesi öğrencileri de katıldı. Turnuvaya 5 robotla katılan öğrenciler, tüm robotlarıyla derece elde etti. Rakiplerini geride bırakan öğrenciler, "Labirent Çözen" ve "Mini Sumo" kategorilerinde şampiyonlukların yanı sıra 3 farklı madalya almaya hak kazandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
2
18 Şubat 2026 Çarşamba- 12:12
Türk bilim adamlarının çalışması Avrupa’da yankılandı
3
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 21:29
"SEYİT"te hedef büyük
4
14 Mart 2026 Cumartesi- 12:05
TEKNOFEST’in Türkiye ikincisi Gelidonya, Norveç’te Türkiye’yi temsil edecek
5
21 Haziran 2024 Cuma- 09:43
Yapay zeka destekli üç boyutlu oyuncaklar ürettiler
27 Kasım 2024 Çarşamba - 16:45
SBTÜ’den çağ atlatacak buluş
Türkiye’nin önde gelen devlet üniversitelerinden Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ), önemli bir teknolojik buluşa imza attı. Bilkent Üniversitesi ile ortak yürütülen çalışmada geliştirilen bragg ızgara ile sağlık sektörünün yanı sıra veri aktarımında ve savunma sanayiinde yeni bir çağa geçiş yapılacak. 2018’de kurulan SBTÜ, yaptığı Ar-Ge çalışmaları ve buluşlarla dikkat çekiyor. Üniversite-sanayi iş birliğini ileri bir seviyeye taşıyan SBTÜ, bir teknolojik buluşa daha imza attı. Veri iletimi, savunma sanayiinde yer belirleme ve lazer gibi sistemlerde kullanılan ışığa hükmetmeyi başaran SBTÜ akademisyenleri, ışığın sonsuz gücünden faydalanmanın yollarını buldu. Bilkent Üniversitesi ile ortak yürütülen çalışmada geliştirilen bragg ızgara ile sağlık sektörünün yanı sıra veri aktarımında ve savunma sanayiinde yeni bir çağa geçiş yapılacak. Alzheimer hastalığının erken teşhisinde de kullanılabilecek bragg ızgara teknolojisinin lansman toplantısı yapıldı. SBTÜ senato salonundaki toplantıya SBTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul ile akademisyenler katıldı. Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Kurul Üyesi ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru, ‘Bir dalga kılavuzu, bir bragg ızgara üretim yöntemi ve yöntem ile elde edilen bir bragg ızgara’ adlı çalışmanın kullanım alanlarından bahsetti. “İnsanlık yararına bir buluş” Yaptığı çalışmalardan ötürü Doç. Dr. Tabaru’ya teşekkür belgesi veren Rektör Prof. Dr. Mehmet Kul, “Hocamızın yaptığı çalışmaların nihai sonucu bu patenti almaktı. Bu araştırmanın dünya çapında çok özgün olduğu, ilk defa yapıldığının kanıtı da bu patenttir. Timuçin hocam ve diğer arkadaşlarımız Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi’ndeki (UNAM) bilim adamları ile birlikte yaptıkları çalışmalar sonucunda patent başvurusunda bulundular. Bu patent onaylandı. Timuçin hocamıza ve katkı sağlayan bütün akademisyenlerimize teşekkür ediyoruz. İnsanlık yararına bir buluş. Alzheimer hastalığının erken teşhisinin yanı sıra diğer medikal alanlarda da kullanılabilecek önemli bir buluş. Yeni buluşların da önünü açacak bir çalışma” dedi. “Alzheimer hastalığının erken teşhisinde kullanılabilecek” Işığı kontrol ederek, hükmetmeyi keşfettiklerini ifade eden Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru, “Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi UNAM ile birlikte ortak yapılan çalışmanın ardından patent başvurumuzun sonucu için buradayız. Bu patentle biz aslında ışığın farklı alanlarda kontrolünü sağlayarak yani ışığa hükmederek; medikal alanlara, lazer sistemlerine, onlar dışında kuantum teknolojilerine doğru yönelecek, her biri insanlık yararına olan farklı sektörlerde kullanılabilecek bir parça ürettik. Yeni çağın fotonik entegre devrelere doğru yöneldiği bir durumda fotonik aygıtları geliştirebileceğiz. Bunun da bize yüksek hızlı haberleşme, kuantum teknolojilerine doğru yönelecek bir kapıyı açacağını düşünüyoruz. Buradan elde edilecek verilerle birlikte hem üniversitemize hem de insanlık yararına katkı sunacağız. Aynı zamanda Alzheimer hastalığının erken tespitine yönelik fiber optik sensörlerin üretimine başlamış bulunmaktayız. Sağlık Enstitüleri Kurumu tarafından bizim projemiz desteklendi. Burada ürettiğimiz malzemeleri orada biyoalgılama için de kullanacağız” ifadelerine yer verdi.
27 Kasım 2024 Çarşamba - 16:06
SBTÜ’den çağ atlatacak keşif
Türkiye’nin önde gelen devlet üniversitelerinden birisi olan Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ), önemli bir teknolojik buluşa imza attı. Işığa hükmederek medikal, savunma sanayi gibi birçok alanda kullanılabilecek Bragg Izgara geliştiren SBTÜ, ürünün patentini aldı. 2018 yılında imzalanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ), yaptığı Ar-Ge çalışmaları ve buluşlar ile dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Üniversite-Sanayi işbirliğini ileri bir seviyeye taşıyan ve Savunma Sanayii’ne çok önemli hizmetler veren SBTÜ, bir teknolojik buluşa daha imza attı. Veri iletimi, savunma sanayiinde yer belirleme ve lazer gibi sistemlerde kullanılan ışığa hükmetmeyi başaran SBTÜ akademisyenleri, ışığın sonsuz gücünden faydalanmanın yollarını buldu. Bilkent Üniversitesi ile ortak yürütülen çalışma sonucu ortaya çıkarılan Bragg Izgara ile sağlık sektörünün yanı sıra veri aktarımında ve savunma sanayiinde yeni bir çağa geçiş yapılacak. Alzheimer hastalığının erken teşhisinde de kullanılabilecek Bragg Izgara teknolojisinin lansman toplantısı yapıldı. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversite Senato Salonu’da düzenlenen toplantıya SBTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul, akademisyenler ve basın mensupları katıldı. Sisteme ilişkin bilgiler veren Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Kurul Üyesi ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi yönetim kurulu üyesi Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru, yapmış olduğu çalışmadan bahsetti. ‘Bir Dalga Kılavuzu, Bir Bragg Izgara Üretim Yöntemi ve yöntem ile elde edilen bir Bragg Izgara’ adlı çalışmanın kullanım alanlarından bahseden Tabaru, katılımcılara sunum yaptı. “İnsanlık yararına bir buluş” Yaptığı çalışmalardan ötürü Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru’ya teşekkür belgesi veren Rektör Prof. Dr. Mehmet Kul, “Hocamızın yaptığı çalışmaların nihai sonucu bu patenti almaktı. Bu araştırmanın dünya çapında çok özgün olduğu, ilk defa yapıldığının kanıtı da bu patenttir. Timuçin hocam ve diğer arkadaşlarımız Bilkent Üniversitesi Ulusal Nonoteknoloji Araştırma Merkezi’ndeki (UNAM) bilim insanları ile birlikte yaptıkları çalışmaları sonucunda patent başvurusunda bulundular. Bu patent onaylandı. Timuçin hocamıza ve katkı sağlayan bütün akademisyenlerimize teşekkür ediyoruz. İnsanlık yararına bir buluş. Alzheimer hastalığının erken teşhisinin yanı sıra diğer medikal alanlarda da kullanılabilecek önemli bir buluş. Yeni buluşların da önünü açacak bir çalışma” dedi. “Alzheimer hastalığının erken teşhisinde kullanılabilecek” Işığı kontrol ederek hükmetmeyi keşfettiklerini ifade eden Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Kurul Üyesi Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru, “Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversite ve Bilkent Üniversite UNAM ile birlikte ortak yapılan çalışmanın ardından patent başvurumuzun sonucu için buradayız. Bu patent ile biz aslında ışığın farklı alanlarda kontrolünü sağlayarak yani ışığa hükmederek; medikal alanlara, lazer sistemlerine, onlar dışında kuantum teknolojilerine doğru yönelecek, her biri insanlık yararına olan farklı sektörlerde kullanılabilecek bir parça ürettik. Yeni çağın fotonik entegre devrelere doğru yöneldiği bir durumda fotonik aygıtları geliştirebileceğiz. Bu da bizi yüksek hızlı haberleşme, kuantum teknolojilerine doğru yönelecek bir kapıyı açacağını düşünüyoruz. Buradan elde edilecek verilerle birlikte hem üniversitemize hem de insanlık yararına katkı sunacağız. Aynı zamanda Alzheimer hastalığının erken tespitine yönelik fiber optik sensörlerin üretimine başlamış bulunmaktayız. Sağlık Enstitüleri Kurumu tarafından bizim projemiz desteklendi. Burada ürettiğimiz malzemeleri orada biyoalgılama için de kullanacağız” ifadelerine yer verdi.
27 Kasım 2024 Çarşamba - 15:29
Geliştirdikleri robotla yarışmaya katılacaklar
Manisa’nın ilk ve tek çocuk derneği olan Geleceği Tasarlayan Gençler Derneği’nin takımı Lavender Robotics, geliştirdikleri robotla İtalya’da Manisa’yı temsil edecekler. Türkiye’yi temsil etmek için 30 bin dolara ihtiyacı olan takım üyeleri kendilerini destekleyecek sponsorlardan yardım beklediklerini söyledi. Manisa’da Geleceği Tasarlayan Gençler Derneği çatısı altında çalışmalarını yürüten ve yaklaşık bir yıl önce kurulan Lavender Robotics takımı, katıldığı yarışmalarda 8 ödül aldı. ‘Bilimin Ötesinde yolculuk’ projesi kapsamında çalışmalarını Salihli’nin Kabazlı Mahallesi’ndeki atölyede sürdüren Lavender Robotics takımı, geliştirdikleri robotla önce İstanbul’da, daha sonrada İtalya’da yarışmaya katılacak. “Bir yılda 8 ödül kazandık” Takım kaptanı Ada Kızıl, amaçlarının robotik ve sistem eğitimlerini ulaşamayan çocukları, ulaşmak olduğunu söyledi. Kızıl “Dezavantajlı çocukları bilim ve teknolojiyi ulaştırarak, onların hayallerine giden yolda potansiyellerini keşfetmelerine eğitimlerle yardımcı oluyoruz. Bizlerde bu alanda kendimizi geliştirip, takımla birlikte uluslararası robotik yarışmalara katılıyoruz. Türkiye’nin ve dünyanın en büyük teknoloji festivali Teknofest başta olmak üzere uluslararası yarışmalara katılıyoruz. Takım olarak uluslararası 8 tane ödül kazanırken, ülkemize ödül kazandıranlardan biri olduk” dedi. “Ülkemizi İtalya’da temsil edeceğiz” Takım kaptanlarından Ege Kızıl, Lavender Robotics’i 7 arkadaş ile birlikte “Hiçbir meraklı zihin geride bırakılmamalı” diyerek kurduklarını söyledi. Bugüne kadar birçok yarışmaya katıldıklarını anlatan Kızıl, “Kendi hayatımız boyunca robotik eğitiminin ayrıcalıklı bir zümreye ayrıldığını gördük. Katıldığımız tüm yarışmalara özel eğitim kurumları veya bazı kesimler katılıyordu. Düşündük ki neden bu konuda neden tutkulu olan ve kendini geliştirmek isteyen gençlerde bu eğitimlerden ücretsiz bir şekilde faydalanıp, kendilerini kanıtlamasınlar. Gerçekten amacımızın da başarıya ulaştığına inanıyoruz. Bir yıl gibi kısa bir sürede Amerika ve Türkiye’nin en büyük teknoloji festivali Teknofest’ten ödüller aldık. Toplamda bir yılda 8 ödül kazandık. Ülkemizi FTC Yunanistan Şampiyonasında hem robot tasarımı, hem de promod ödülünü getirdik. Şimdi önümüzdeki süreçte ülkemizi İtalya’da temsil edeceğiz. Ülkemizi ayrıca Amerika’da temsil etmek istiyoruz. İtalya’da ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmek için sponsorların desteğine ihtiyacımız var.” diye konuştu. “İtalya’daki yarışmada görev yapacak robotumuz hazır” İstanbul FTC ve İtalya FTC’deki yarışmalara katılacaklarını anlatan Takımın Mekanik Kaptanı Mert Yağmurlu, “Hazırlamış olduğumuz robot, İstanbul’daki yarışmaya katılacak, ayrıca İtalya’da ülkemizi temsil edecek. Katılacak olduğumuz yarışmalarda çok güçlü sponsor desteği olan rakiplerimiz var. Bizimde şuan güçlü desteğe ihtiyacımız var” derken, Takımın Mekanik Bölümü üyesi Ata Ömer Döner ise “FTC’de her farklı bir tema belirleniyor ve bu temaya özel projeler hazırlamanız gerekiyor. Farklı görevler veriliyor. Bu görevlere özel robot yapmanı gerekiyor. İtalya’daki yarışmada görev yapacak robotumuz hazır. Robotumuzla İtalya’da ödül almayı planlıyoruz” dedi. "Ülkemizi temsil edebilmek için 30 bin dolara ihtiyacımız var" Hayallerinin gerçekleştirilmesinde katkısı olan herkese teşekkür eden takımın Yazılım Kaptanı Yusuf Karamuk ise, “Önümüzdeki süreçte ülkemizi daha iyi temsil edebilmek için 30 bin dolara ihtiyaç var. Bu bütçeyi takım üyelerimizin yol, konaklama ve robotik malzemesi için kullanacağız” diye konuştu.
27 Kasım 2024 Çarşamba - 14:31
Bu da ‘Dijital Vatan’
Kocaeli’de düzenlenen Dijital Vatan: Altyapısı, Zekası ve Güvenliği Çalıştayı’nda konuşan Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Keskin, “Daha önceden Mavi Vatan’a kulaklarımız aşina. Artık öyle bir dünyada yaşıyoruz ki her türlü tehdit ve tehlikeye açığız. Bu anlamda Dijital Vatan konusunun da altyapısı, zekası ve güvenliği önemli” dedi. GOSB TEKNOPARK tarafından Çayırova’da bulunan bir otelde ‘Dijital Vatan: Altyapısı, Zekası ve Güvenliği Çalıştayı’ düzenlendi. Toplumdaki ortak problemlere çözüm üretilmesi hedeflenen çalıştayda, alanında uzman katılımcılar yer aldı. Dijital Vatan konseptinin önemine değinen Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Keskin, çalıştaydan çıkacak sonuçların önemli bir rehber niteliği taşıyacağına değindi. GOSB TEKNOPARK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci ise daha önce düzenledikleri çalıştaydaki raporların, politika yapıcılarının açıklamalarında ve resmi beyanlarında yer aldığının altını çizerek çalıştayın önemine değindi. “Çok etkin katılımcılarımız var, alanının uzmanları burada” Çalıştay ile ilgili bilgi veren GOSB TEKNOPARK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, “Bugün burada 7’nci çalıştayımızı gerçekleştiriyoruz. Alanının önemli problemlerini konuştuğumuz bir çalıştay yapıyoruz. Buradaki temel amacımız; teknopark firmalarıyla, sanayi firmalarının, üniversitelerin, üniversite öğrencilerinin, toplumun bütün katmanlarının bir araya gelerek ortak problemlere çözüm üretmesi ve bunun sözde kalmaması raporla tarihi bir belge niteliği taşıması ve literatürdeki yerini alması. ‘Dijital Vatan’ konsepti bizim uzun süredir üzerinde düşündüğümüz bir konseptti aslında. EvaICT’nin bize destek vermesi ile birlikte böyle bir çalıştay ortaya çıkarmış olduk. Burada Türkiye çapında ve uluslararası alanda çok etkin katılımcılarımız var, alanının uzmanları burada. Ve bu uzmanların bize problemlerin çözümüyle ilgili vereceği önerilerin bu problemlerin çözümüyle ilgili geliştirecekleri fikirlerin çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Bu çalıştayların diğer çalıştaylardan en önemli farkı bir akademik disiplin çerçevesinde yapılıyor olması. Akademik danışmanlarımız, konsept danışmanlarımız aynı zamanda bilimsel literatürü de dikkate alarak buradaki katılımcılarımızın ifadelerini bir bilimsel süzgeçten geçirerek kendi geliştirdikleri metotlarla ortaya çok eşsiz ve etkin raporlar çıkartıyorlar. Bu raporların Türkiye’deki politika yapıcıların, açıklamalarında ve resmi beyanlarında yer alıyor olması, çalıştay sonuç kısımlarının dikkate alınıyor olması ve politika yapıcıların bu konu hakkında irade beyan etmeleri bizi oldukça mutlu ediyor” dedi. “Dijital vatanın güven altına alınmasını irdeleyen bir çalıştay” EvaICT Bilgi ve İletişim Teknolojileri CEO’su Cihan Kaymaz, “Türkiye’nin dört bir tarafını fiber optik kablolarla bir iletişim kurmasıyla başlayan ve tüm yapıların altyapılarının bir bütün halinde çalışmasına biz ‘Dijital Vatan’ diyoruz. Dijital vatanın etkili bir şekilde çalışması, bunun üzerinde gelişen zekanın optimum noktaya çıkması ve buradaki zekamızın da korunması, güven altına alınmasını da aslında irdeleyen bir çalıştay gerçekleştirmekteyiz. Katılımcılara 10’a yakın sorulacak soru ile onların pratik hayatlarındaki yaşadıkları deneyimler, zorluklar, problemler ya da avantajları diğer sektörlerle paylaşmalarını sağlayıp, çıkan verilerin de Yıldız Teknik Üniversitesi’nin akademisyen hocaları vasıtasıyla bir akademik terminolojiyi oturtup siyaset yapıcıları ya da karar mercilerinin iradeleriyle bir varlık olarak sunmayı hedefliyoruz. Bu sayede de farkındalığını artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. “Dijital dönüşüm ve teknolojiler çok önemli” Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Keskin ise, “Bugün çok önemli bir çalıştay gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar Gebze Organize Sanayi Bölgesi TEKNOPARK Genel Müdürümüz Murat Çemberci öncülüğünde birçok çalıştay gerçekleştirdik. Bu çalıştaylar üniversite sanayi iş birliği, üniversite iş dünyası işbirliğini gerçekleştirme ve sağlama noktasında çok önemli katkı sağlıyor. Dijital dönüşüm, dijital teknolojiler zaten çok önemli. Ama bugün dijital vatan konseptiyle bir çalıştayı gerçekleştiriyoruz ve burada da önemli katılımcılar, sektör temsilcileri var. Onlar, bilgi birikimlerini burada paylaşacaklar. Biz onları çok önemli bir sonuç raporu haline getirerek, kamuoyunda herkesin paylaşacağı bir hale dönüştüreceğiz. Hem sektör temsilcileri için iş dünyası için hem de kamu politika yapıcıları için çok önemli bir rehber niteliği taşıyacak bu raporlar. Daha önceden Mavi Vatan’a kulaklarımız aşina. Artık öyle bir dünyada yaşıyoruz ki her türlü tehdit ve tehlikeye açığız. Bu anlamda Dijital Vatan konusunun da altyapısı, zekası ve güvenliği önemli” şeklinde konuştu.
27 Kasım 2024 Çarşamba - 13:16
Bilişimin kalbi bir kez daha Antalya’da atacak
Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’in düzenlediği Akdeniz Bilişim Zirvesi 6 Aralık’ta 8’inci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Zirve bilişim alanında sektörün liderlerini ve akademisyenlerini bir araya getirecek. Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’in düzenlediği ve Akdeniz Bölgesi’nin en prestijli teknoloji etkinliklerin başında gelen 8. Akdeniz Bilişim Zirvesi, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde 6 Aralık 2024 Cuma günü düzenlenecek. Zirve, bilişim teknolojileri, dijital dönüşüm, yapay zeka ve inovasyon alanlarında sektördeki liderleri ve akademisyenleri bir araya getirecek. Paneller, seminerler, atölye çalışmaları ve teknoloji gösterimlerinin yer alacağı etkinlikte katılımcılar, bilişim dünyasındaki en son gelişmeleri takip etme şansı bulacak. Etkinlik genç girişimcilere de özel oturumlar, iş ağları oluşturma fırsatları ve yatırımcılarla buluşma imkânı sunacak. Teknolojinin geleceği Antalya’da konuşulacak Bu yıl sekizincisi düzenlenecek olan Akdeniz Bilişim Zirvesi, teknoloji dünyasında önemli bir buluşma noktası olma özelliği taşıyor. Antalya Teknokent’in ev sahipliğinde gerçekleşecek olan etkinlik, dijitalleşmenin geleceği ve teknolojinin hayatımıza etkisi üzerine derinlemesine tartışmalar yapmayı amaçlıyor. Katılımcılar, paneller, seminerler ve uzman konuşmacıların tecrübeleriyle sektörün en güncel konuları hakkında bilgi sahibi olacak. Teknolojinin eğitimle buluştuğu bir platform Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, zirvenin önemine değinerek, "8. Akdeniz Bilişim Zirvesi, sadece teknolojinin değil, aynı zamanda eğitim ve araştırma dünyasının da önemli bir buluşma platformudur. Akdeniz Üniversitesi olarak, Antalya Teknokent ile güçlü bir iş birliği içindeyiz ve bu etkinlik, üniversite-sanayi iş birliklerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Teknolojinin eğitimle birleştiği bu zirve, genç girişimcilerimiz için büyük fırsatlar sunacak ve şehirdeki inovasyon ekosisteminin daha da güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Teknolojinin geleceğini şekillendiren bu etkinlikte yer almak hem akademik hem de sektörel anlamda çok kıymetli bir deneyim olacak" diye konuştu. Yenilikçi fikirlerin yükseldiği bir zirve Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz ise etkinlikle ilgili şunları ifade etti: "Antalya Teknokent olarak, bilişim teknolojileri ve dijital inovasyon alanındaki öncü etkinliklerden biri olan Akdeniz Bilişim Zirvesi’ni düzenlemekten gurur duyuyoruz. Antalya Teknokent olarak amacımız, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de inovasyon ve teknolojinin gelişimine katkı sağlamaktır. Bu zirve, girişimciler, akademisyenler ve teknoloji profesyonelleri arasında iş birliklerini teşvik etmek için önemli bir fırsat sunuyor. Teknolojinin ve bilimsel düşüncenin buluştuğu bu platformda, geleceğin çözümlerine dair yenilikçi fikirler ortaya çıkacak. Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent, yalnızca teknoloji girişimcilerine değil, aynı zamanda akademik dünyaya da büyük katkı sağlamakta. Burada gerçekleştirilen projeler, yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da ilgi görmektedir. Zirve, bu güçlü ekosistemi bir kez daha dünyaya tanıtacak ve Antalya’nın teknolojik anlamda gelişen lider şehirlerden biri olma yolundaki kararlılığını pekiştirecek."
27 Kasım 2024 Çarşamba - 11:29
Türkiye’nin dayanıklılık sertifikasına sahip ilk bilgisayarı satışa çıktı
STD 810H sertifikasına sahip Türkiye’deki ilk bilgisayar olan AIO A900, çevresel şartlara karşı direnç göstererek uzun ömürlü ve kesintisiz bir deneyim sağlıyor. Casper, bireysel ve kurumsal kullanıcılara özel olarak geliştirdiği iki yeni all in one bilgisayarlarını satışa sundu. Intel’in en yeni nesil mobil ve desktop işlemcilerini destekleyen Casper Nirvana AIO A800 ve AIO A900 bilgisayarlar, üst düzey kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuyor. Yapay zeka desteğiyle kullanıcı davranışlarına göre optimize olan işlemciler, Nirvana AIO A800 ve AIO A900’e yoğun yük altında dahi görevleri akıllıca yönetme ve her aşamada en yüksek verimliliği sunma kabiliyeti kazandırıyor. Aynı zamanda MIL-STD 810H yüksek dayanıklılık belgesine sahip olan Türkiye’nin ilk Nirvana AIO A900 bilgisayarı, -21C soğuklukta 6 saat, 43C sıcaklıkta ise 3 gün boyunca tam performansta çalışabiliyor. Aynı zamanda 8.9m/s hızındaki silika toz taneciklerine karşı 140 mesh seviyesinde koruma sunan Nirvana AIO A900, en ince toz partiküllerinin bile iç bileşenlere ulaşmasını engelliyor ve uzun ömürlü bir kullanım sunuyor. Günlük kullanımda aşınma ve yıpranmaya karşı dirençli yapısı sayesinde, özellikle yoğun tempoda çalışan profesyoneller için güvenilir bir çözüm sunuyor. Tasarımıyla da dikkat çeken bilgisayarlar, sahip olduğu 13,5 mm inceliği ve üç kenarı çerçevesiz tasarımıyla daha geniş bir görüntüleme alanı ve minimalist bir görünüm sunuyor. Yapay zeka desteğiyle maksimum performans, düşük enerji tüketimi Intel’in 2024 yılında lanse ettiği ve ilk defa piyasaya çıkardığı yapay zeka destekli Meteor Lake Series 1 işlemci, Nirvana AIO A800 ve AIO A900’ün performansını ve verimliliğini kusursuz bir uyum içinde artırıyor. 3D performanslı hibrit mimarisiyle, iki çekirdekli mikro mimariyi tek bir işlemci yongasında birleştiren Series 1, içerisinde bulunan yapay zeka desteğiyle kullanıcı davranışlarına göre optimize olabiliyor. Bu sayede daha az güç tüketimi sağlayan Nirvana AIO A800 ve AIO A900, kullanıcılara oyun oynama, içerik oluşturma ve üretkenlik araçları kullanımında maksimum performans sunuyor. Aynı zamanda optimizasyon yeteneğiyle enerji verimliliği açısından da öne çıkan Nirvana AIO A800 ve AIO A900, kullanım alışkanlıklarına göre güç tüketimini azaltıyor. Yapay zeka desteğiyle, uzun süreli kullanımlarda enerji tasarrufu sağlayan bilgisayarlar hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal işletmeler için daha ekonomik ve çevre dostu bir deneyim sunuyor. Yapay zeka destekli işlemci haricinde, 45W gücündeki 13. Nesil RaptorLake H işlemciler de yapay zeka gerektirmeyen kullanımlar için üstün performans sunuyor. Fingerprint teknolojisiyle dijital veriler daha güvende Nirvana AIO A900, güvenlik ihtiyaçlarına yanıt veren gelişmiş özellikleriyle öne çıkıyor. Fingerprint özelliği ile kullanıcılara üst düzey güvenlik sunan Nirvana AIO A900, parmak izi sensörü sayesinde dosyaları ve kişisel bilgileri her zaman koruma altına alıyor. Kullanıcıların cihazlarına hızlı ve güvenli bir şekilde erişmesini sağlayan bu teknoloji, parmak izine dayalı güvenlik katmanı ile yetkisiz kişilerin izinsiz erişim riskini ortadan kaldırıyor. Hem kurumsal hem de kişisel verilerin güvenliği için etkin çözümler sağlayan Nirvana AIO A900, dijital güvenliği konusunda kullanıcılara yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Ev ve ofislerde konfor Nirvana AIO A800 ve AIO A900, tüm bileşenleri tek bir ünite içerisinde toplayan yapısıyla ev ve ofiste düzeni sağlamak için ideal bir tercih olarak öne çıkıyor. Siyah ve beyaz renk seçenekleriyle her ortama uyum sağlayan bilgisayarlar hem estetik hem de işlevsellik arayan kullanıcıların beklentilerini karşılıyor. 90 değiştirilebilir ekran açısı ve ayarlanabilir standıyla, kullanıcıların en ideal duruş pozisyonunu belirlemesine imkan tanıyan bilgisayarlar, ergonomik tasarımıyla uzun süreli kullanımlarda konfor sağlıyor. Bu sayede kullanıcılar, film izlerken, oyun oynarken veya projelerini oluştururken dilediği şekilde bilgisayarlarını kullanmaya devam edebiliyor. Üstelik 250 NIT ve IPS özellikleriyle daha parlak bir ekran deneyimi sunan bilgisayarlar, kullanıcıların tüm görevlerinde üst düzey bir görüntü deneyimi elde etmesini sağlıyor. Sürdürülebilir teknolojiyle geleceği şekillendirin Casper’ın yeni Nirvana AIO A800 ve AIO A900 modelleri, yüksek performansının yanı sıra enerji verimliliği sunuyor. Özel tasarlanmış adaptörü ve anakartı sayesinde minimum enerji tüketimi ile maksimum verimlilik sunan yeni modeller, aynı zamanda işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkıda bulunuyor. Enerji tasarrufundaki başarısını, dünya genelinde enerji verimli ürünler için belirlenen Energystar 8.0 sertifikası ile kanıtlıyor. Çevre dostu yapısı ve güçlü performans özellikleriyle dikkat çeken Nirvana AIO A800 ve AIO A900, geleceğin bilgisayar teknolojisini bugüne taşıyor. Şimdiye kadarki en güvenli Windows Windows 11 Pro ön yüklü olarak satışa sunulan Nirvana AIO A800 ve AIO A900, bugüne kadarki en güvenli işletim sistemini sunuyor. Özellikle günümüzde hibrit çalışmanın getirdiği her an her yerden çalışma, internete bağlanma ve veri paylaşma gibi durumlar için “Zero Trust” ilkesini benimseyen Windows 11 Pro, kritik bir güvenlik katmanı sağlıyor. Zero Trust ilkesi ile kimlik doğrulaması, yetkilendirme, dosya erişimi veya sınırlandırması mümkün olurken, siber tehditlere karşı veri güvenliği uçtan uca koruma yöntemi ile en üst düzeyde tutuluyor. Bu sayede kişi ve kurumlar gizli verilerini rahatlıkla koruma altında tutabiliyor. Kullanıcı memnuniyetini önemseyen Casper, ücretsiz sunduğu Windows 11 Pro’nun yanı sıra bilgisayarların yanında Casper klavye ve mouse da hediye olarak veriyor.
27 Kasım 2024 Çarşamba - 10:57
Hamsi atıklarıyla gül yetiştirildi: Hamsi gülü
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tütüncü, geliştirdiği proje ile hamsi atıklarını kullanarak topraksız tarımda gül yetiştirdi. ’Kesme Süs Bitkileri Yetiştiriciliğinde Hamsi Atık Hidrolizatlarının Biyoaktivatör Olarak Kullanılması’ isimli TÜBİTAK projesi yapan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tütüncü, balık atıklarını tarımsal üretimde kullanmak amacıyla 2 yıl önce çalışmalara başladı. Projede balık atıkları işletmelerden temin edildi. Daha sonra kimyasal süreçlerle bu balık atıkları aminoasitlere dönüştürüldü. Dönüştürülen bu aminoasitler kullanılarak gül yetiştirildi. "Bitki besleme ürünü olarak değerlendirerek katma değer sağlamış olduk" Proje hakkında bilgi veren Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tütüncü, "Projemiz, TÜBİTAK destekli bir projedir. Hamsi atıklarından günümüzde biyoaktivatör veya biyostimülant olarak tabir edilen ürün geliştirdik ve bu ürünü şu an kesme çiçek olarak kullanılan ve topraksız tarımda Hindistan cevizi torfunda yetiştirilen güllere uygulayarak büyüme parametreleri üzerine etkisini belirliyoruz. Projenin 3. yılındayız. Her yıl düzenli olarak güller hasat edilmekte ve geliştirilen ürünün etkisi incelenmektedir. Aslında balıklar bitkilerde gübre olarak, bitkileri beslemek için eski tarihlerden itibaren kullanılıyor. Ancak biz günümüzde hem yöresel hem lokal bir ürün olan hamsi atıklarını işledik. Bunları da yeni teknolojilerle birleştirerek bitkilerin gübrelemede destek olması amacıyla bir ürün geliştirdik. Türkiye’de avcılıkla balık üretimi en fazla hamsi balığında olmaktadır. Biz de Karadeniz Bölgesi’nde olduğumuz için bu balık atıklarının yeteri kadar bertaraf edilemediğin gördük. Aslında balık atıkları balık unu, balık yağı gibi farklı ürünlere işleniyor, biz bu ürünlerin yanı sıra bitki besleme ürünü olarak değerlendirerek katma değer sağlamış olduk. Bunu ilk olarak güllerde denedik. Farklı bitki türlerinde de deneyerek bitkilerin nasıl geliştiğini gözlemliyoruz. Test ve analizler sonrasında yakın zamanda ticari ürüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Projenin ilk çıkış noktası aslında hamsi atıklarının yeteri kadar bertaraf edilemediğini ve bu atıkların çevreye olumsuz etkisini gördük. Bu amaçla Ordu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Koray Korkmaz ile birlikte balık atıklarını nasıl tarımsal üretimde kullanabiliriz diye yola çıktık. Balık atıklarını ticari işletmelerden temin ederek laboratuvarda farklı işlemlerle aminoasitlere dönüştürüyoruz. Deneme seramızda şu an güllere uyguluyoruz" dedi. Hamsinin işlenmesi sırasında yüzde 55 ile 60 arasında atık meydana geliyor Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü’nden alınan bilgiye göre, Türkiye’de avcılık ile balık üretiminin yüzde 60-70’ini hamsi oluşturuyor. Hamsi işlenmesi sırasında yüzde 55-60 oranında atık meydana geliyor. Bu atıkların kötü yönetimi su, toprak ve atmosferin kirlenmesine yol açarak insan sağlığı üzerinde ciddi problemlere sebep oluyor. Proje kapsamında hamsi atıklarından elde edilen biyogübreler dünyada ticareti en çok yapılan süs bitkisi olan gülde biyogübre olarak kullanımı araştırıldı. Biyogübreler topraksız tarımda yetiştirilen ve kesme çiçek olarak kullanılan güllerde uygulandı. Hamsi atıklarından elde edilen biyogübreler şu an başta gül olmak üzere, domates ve çim yetiştiriciliğinde uygulanmakta bitki gelişimini ve verimi arttırdığı yapılan analizlerle tespit edildi. Testlerin bitmesinden sonra biyogübrenin ticarileşmesi ve tarımsal üretimde kullanılması bekleniyor.
27 Kasım 2024 Çarşamba - 09:38
Türkiye-Japonya diplomatik ilişkilerinin 100. yıl dönümü
Eskişehir Salih Zeki Anadolu Lisesinde ‘Rumuz: Ertuğrul’ Projesi kapsamında Türkiye-Japonya diplomatik ilişkilerinin 100. yıl dönümü anısına 100 kelimeden oluşan bir sözlük tasarlandı. İçinde bulunduğumuz 2024 yılı, Türkiye-Japonya diplomatik ilişkilerinin 100. yıl dönümü. Hayatını Türk dünyası birliğine adayan Gaspıralı İsmail Bey’in çıkardığı ve geniş bir yayın ağına sahip Tercüman Gazetesi’nde Japonlara ve Japonya’ya dair haber ve yazılardan 100. yıla ithafen 100 kelime seçildi. Kelimelerin seçiminde hem Gaspıralı İsmail Bey’in kullandığı dil hakkında fikir vermesi, hem de Japonlar ve Japonya hakkında bilgi vermesine dikkat edildi. Salih Zeki Anadolu Lisesi öğrencisi Miray Nur Yılmaz’ın Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Feride Turan danışmanlığında hazırladığı sözlükte, Japonya’nın Tercüman’da yayınlanan Osmanlıca bir haritası da bulunuyor. ‘Rumuz: Ertuğrul’ projesinin hayata geçmesinde katkı ve destek sağlayan Okul Müdürü İbrahim Çambel, sözlüğün yayımlanmasını sağladı ve okul resmî haberinde "Bu sözlük, Türk dünyasının sesi Gaspıralı İsmail Bey’in gözüyle Japonya’ya dostça bir bakıştır ve Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılına bir armağandır. Türk-Japon dostluğunun başlangıcı ve sembolü olması nedeniyle proje, adını ‘Ertuğrul Fırkateyni’nden almıştır. Bu kapsamda öğretmen Feride Turan’ın öğrencileri Miray Nur Yılmaz ve Eda Özdamar ile birlikte yaptığı bir bilimsel araştırma da ‘14. Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi’ne kabul edilmiştir. ‘Türk Dünyasının Sesi Olan Tercüman Gazetesi’ne Göre Büyük Ülke Nasıl Olunur? Japonya Örneği’ başlıklı bildirinin tam metni de kongre kitabında yayınlanmıştır. Hem Türk dünyası ile Japonya’nın dostluk tarihine yeni bulgular kazandıran hem de Gaspıralı İsmail Bey’i ve çıkardığı Tercüman Gazetesi’ni öğrencilerin gündemine taşıyan öğretmen Feride Turan, bilhassa Eskişehir tarihine dair şehrin hafızasını tazeleyen; kent kimliğinin unutulmuş değerlerini ve kayıp parçalarını bulan araştırmalarıyla dikkat çekmektedir" dedi.
26 Kasım 2024 Salı - 15:15
Dünya Robot Olimpiyatları başlıyor
İzmir’de 90 ülkeden 3 bin 500 çocuk ve genci ağırlayacak Dünya Robot Olimpiyatları (World Robot Olympiad-WRO) için geri sayım başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ ve Bilim Kahramanları Derneği iş birliğiyle 28 Kasım’da Fuar İzmir’de başlayacak Dünya Robot Olimpiyatı finali, 30 Kasım’a kadar devam edecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan, İzmirlileri etkinliğe davet ederek, “28-30 Kasım’da bu etkinliği ziyaret edin. Genç arkadaşlarımızın projelerini dinleyin ve bunun dalga dalga ülkeye yayılması konusunda destek verin” dedi. Dünya Robot Olimpiyatı 2024 Türkiye Uluslararası Finali için sayılı günler kaldı. Dünyanın dört bir yanından bilim ve robotiğe meraklı çocuklar ve gençleri İzmir’de buluşturacak WRO 2024 Türkiye Uluslararası Finali’nde, katılımcılar, robotik teknolojilerle ilgili bilgilerini genişletirken aynı zamanda farklı yerlerden gelen yaşıtlarıyla tanışıp fikir alışverişinde bulunacak. 28 - 30 Kasım tarihleri arasında Fuar İzmir’de yapılacak, 90 ülkeden, 562 takım, 3 bin 500 katılımcıyı ağırlayacak WRO 2024 Türkiye Uluslararası Finali öncesinde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya; İZFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatma Bezek, World Robot Olympiad Association Genel Sekreteri Claus Ditlev Christensen, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve basın temsilcileri katıldı. Tezcan: "Bu fırsat dalgasını kaçırmayalım" İZFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan, teknolojinin dünyayı, hatta İzmir’i ve Türkiye’yi daha iyi bir yer yapmak için en önemli etkenlerden biri olduğunu söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını aktaran Tezcan, “2019 yılından beri, bu göreve atanana kadar geçen sürede bir düşünce kuruluşunda ekonomik program, kalkınma programı ile ilgili bir takım politika önerileri geliştiriyordum. Bizimki gibi gelişmekte olan bir ülkenin kalkınmasındaki en önemli etkenlerden biri, teknolojiyi hızla kendi ekonomi mekanizmasına adapte etmek ve sıçrayarak kalkınmayı denemek olmalı. Bunu değişik dönemlerde, değişik ülkeler gerçekleştirmiş. Şimdi bir ekonomistin, Schumpeter’in teorisine bağlı olarak söylemek gerekirse altıncı fırsat dalgasının başındayız. 2020’lerin başında başlayan ama pandemi nedeniyle biraz ertelenmek zorunda kalan dijital ve yeşil teknolojilere odaklanmış altıncı fırsat dalgasının en başından yakalama imkanına sahip durumdayız. Eğer bu defa Türkiye bu fırsat dalgasını bu iki teknolojinin üretilmesi, her yerde kullanılmasına adapte edebilirse biz de küresel ekonomi içindeki rolümüzü ve payımızı önemli ölçüde değiştirebilir, geliştirebiliriz. Bunun yapılabilmesi için küresel rekabetçilikteki rolümüzün hızla gelişmesi lazım. Bu da bilim, veri ve yenilikçilik politikasının tam anlamıyla anlaşılması, tüm ekonomik mekanizmanın da bu teknolojilerle yoğrulmasıyla mümkün. Bunu son 6 yıldır mümkün görüyorum, her yerde önermeye gayret ediyorum. Yeni görevimde de belediyenin faaliyetlerinde aynı çabayı gösteriyorum, devam da edeceğim. Hem belediye hem şahsım adına böyle bir etkinliğin İzmir’de olması, belediyemizin ve İZFAŞ’ın katkı veriyor olmasından çok gurur duyuyorum. Umarım buna benzer çabalar devam eder ve ülkemiz de teknolojiyi üreten ve mümkünse ihraç eden ülke konumuna gelir. Lütfen 28-30 Kasım’da bu etkinliği ziyaret edin. Genç arkadaşlarımızın projelerini dinleyin ve bunun dalga dalga ülkeye yayılması konusunda destek verin” dedi. Demir: "Her çocuk mucit doğar" Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, “Çok heyecanlıyız. Biz ’her çocuk mucit doğar’ diyoruz. Çocuklarımız, öğrencilerimiz geleceğimizdir. Bütün yatırımlarımız onlar için. Bu çalışmalarımızdan birisi de WRO. İzmir’de unutulmaz bir deneyim yaşamaları için hazırlandık. Bu etkinlik hem ülkemizin, hem güzel İzmir’imizin tanıtımı için fırsat oldu. Lütfen etkinliğe gelin, çocukların projelerini dinleyin. Robot maçlarını izleyin. Çocukların yüzlerindeki heyecanı, öğrenme ve paylaşma isteğini görün. İyi ki varsınız, iyi ki geleceksiniz” diye konuştu. Christensen: "Unutulmaz bir deneyim için zemin hazırlandı" WRO’nun temel amacının gençlerin problem çözme becerileri ve geleceğin inşasında kullanacakları teknik becerileri geliştirmelerine katkı sunmak olduğunu belirten World Robot Olympiad Association Genel Sekreteri Claus Ditlev Christensen, “Günümüzde yenilikler olağanüstü hızla ilerliyor. Yapay zeka, teknoloji hayatımızı, çalışma şekillerimizi ve problem çözme yöntemlerimizi yeniden şekillendiriyor. Gençlerin teknolojiyi korkulacak bir şey olarak değil, dünyayı daha iyi bir yer haline getirebilmek için bir araç olarak görmelerini istiyoruz. İzmir’in desteğiyle sadece WRO’yu Türkiye’ye getirmekle kalmadık, aynı zamanda tüm dünyadan gençlere ulaşabilme fırsatı elde ettik. İzmir’in misafirperverliği, inovasyon ve eğitime olan bağlılığı ile unutulmaz bir deneyim için zemin hazırlandı. Birlikte sadece robotlar inşa etmiyoruz aynı zamanda yarının zorluklarıyla, yaratıcılık, iş birliği ve güvenle başa çıkmaya hazır bir nesil inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı. Bezek: "İzmir’e çok etki ediyor" İzmir’in ev sahipliği sürecini anlatan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fatma Bezek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne böyle bir etkinliği Türkiye’ye getirmemizi sağladığı için çok teşekkür ediyorum, İZFAŞ’a, bize yıllardır inandığı için, derneğimizi 2015’ten beri destekliyor. İzmir’de WRO’nun ulusal etkinliğini düzenliyoruz ve İzmir’e çok etki ediyor. WRO takımlarının çoğu bu bölgeden. Böyle bir desteğin topluma da etkisini çok iyi görüyoruz. Bu desteğin devamını diliyoruz” dedi. Cumalıoğlu: "İzmir her birinin gençlik anılarında önemli bir yer tutacak" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, “Bu etkinlik sadece İzmir için değil, aynı zamanda ülkemiz için de çok önemli bir tanıtım fırsatı sunuyor. İnanıyorum ki dünyanın dört bir yanından gelecek gençler, hayal güçleri ve yaratıcılıklarıyla gezegenimizin geleceğine ışık tutacak, ilham verecekler. Güzel İzmir her birinin gençlik anılarında önemli bir yer tutacak” şeklinde konuştu. Yarışacak takımın projesi hakkında bilgi aldılar Basın toplantısının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan ve davetliler Dünya Robot Olimpiyatı 2024 Türkiye Uluslararası Finali’ne katılarak Robomision Senior kategorisinde yarışacak Özel Çakabey Okulları’ndan Artifusion takımının projesini inceledi ve öğrencilerden proje hakkında bilgi aldı. “EARTH ALLIES” teması altında düzenlenecek Bu yıl “EARTH ALLIES” teması altında düzenlenecek finalde, bir yandan gezegenimizin sınırlı kaynaklarının verimli ve adil kullanımına odaklanan katılımcılar, diğer yandan da doğal afetler yaşanmadan ve yaşandıktan sonra robotik çözümlerden nasıl faydalanabileceğimize dair önerilerini paylaşacak. Türkiye’de ilk kez düzenlenecek organizasyon, sadece bilimsel ve teknolojik gelişime katkı sağlamakla kalmayacak aynı zamanda kültürel çeşitlilik ve iş birliği bilincini de artıracak.
26 Kasım 2024 Salı - 09:24
Bayraktar TB3 SİHA'dan TCG Anadolu'ya iki başarılı iniş kalkış daha!
Havacılık tarihinde bir ilke imza atarak kısa pistli bir gemiden iniş kalkış yapan ilk SİHA olan Bayraktar TB3, Çanakkale açıklarında seyreden TCG Anadolu’da yapılan ikinci uçuş testinde de iniş destek ekipmanı kullanmadan iki kez daha başarıyla iniş kalkış yaptı.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 20:57
Okuldan birincilik ve üçüncülük başarısı
Samsun’da bir kolej, ‘7.Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği’nde birincilik ve üçüncülük ödülleri kazandı. Samsun’da yapılan 7.Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği’nde, Samsun Teknokent Koleji Havacılık Lisesi 196 proje ve 31 ülke arasından, "Arama Kurtarma İnsansız Hava Aracı" projesiyle birincilik ödülü kazanırken, "Akvaryum Ortamında Yetiştirilen Meksika Axolotl’u İçin Uygun Sıcaklık Kontrolü" projesiyle de üçüncülük elde etti. Projeler, öğrenciler Numan Zehir, Mehmet Yağız Öztek ve Şeref Toprak Üçüncü tarafından, danışman öğretmen Başak Demir Ünalan rehberliğinde hazırlandı. Okuldan konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Bu başarı, öğrencilerimizin yenilikçi ve disiplinli çalışmalarının bir sonucudur. Öğrencilerimizin bilimsel ve kültürel gelişimlerine katkı sağlamakla birlikte, gelecekteki büyük başarıların da habercisidir. Teknolojinin ve bilimin ışığında ilerleyen gençlerimizin, ülkemize ve dünyaya daha nice önemli katkılar sağlayacaklarına inancımız tamdır” denildi.
25 Kasım 2024 Pazartesi - 11:35
Hamamyolu çarşısının 1940-1980 yılları
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşen Çelen Öztürk yürütücülüğünde hazırlanan, TÜBİTAK 1001 “Anımsama Kutusu Deneyimi Tasarımı” projesi kapsamında, Hamamyolu Çarşısı 1940-80 yılları Sanal Gerçeklik modeli uygulaması, o dönemlerde Hamamyolu Çarşısı’nı bilen 65 yaş üstü bireylerin deneyimine sunuldu. Büyükşehir Belediyesi Porsuk Konukevi’nde, yapılan uygulamada, sanal gerçeklik gözlüğü ile modellenen alanda yürüyen katılımcılar, o dönemde var olan; Akar Deresi ve kıyısındaki iki katlı evleri, ahşap köprüleri, çarşamba-cumartesi günleri kurulan pazaryerini, eski dükkanları, faytonları ve o dönemde yaşayan kişilerin alandaki anılarının ses kayıtlarını dinleyerek, o dönemin kıyafetleri ile yürüyen insanlarla birlikte Hamamyolu turu yaptılar. Bu heyecanlı sanal gerçeklik deneyimi öncesi ve sonrası, 65 yaş üstü katılımcıların, Hamamyolu çarşısının geçmiş yıllara ait bellek ögeleri ve anıları ile sohbet havasında analiz edilerek sanal gerçeklik deneyiminin anımsamaya etkisi araştırıldı. Sanal gerçeklik deneyimi sonrası, 65 yaş üstü bireylerin canlanan anıları ile yaşadığı dönemin görsel verilerine yaptığı kritikler doğrultusunda, sanal gerçeklik (VR) uygulaması geliştirilerek revize edilecek. “Hamamyolu Çarşısı Geçmiş Dönem Sanal Gerçeklik Deneyimi”nin son hali, Mayıs-Haziran 2025’de Atilla Özer Karikatürlü Ev’de 18 yaş üstü tüm kentlilerin deneyimine sunulacak, daha sonra Kentsel Belleği Müzesi’nde herkesin izlenimine sunulacak. Hamamyolu Çarşısı’nın geçmiş belleğinin dijitalleşmesi Proje, bireylerin geçmişte yaşadığı kentsel mekânların, hızla değişen kentleşme süreçlerinde kaybolması nedeniyle, toplumsal ve bireysel belleğin yok olması probleminden yola çıkarak hazırlandı. 1940-1980 yılları arasında Hamamyolu çarşısının dijital ortamda modellenmesiyle, kentsel bellek aktarımında yeni teknolojilerin rolü vurgulanıyor. ESOGÜ’nin koordinatörlüğünde, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Tepebaşı Belediyesi, Pencuse Dijital ve Alzheimer Derneği Eskişehir Şubesi gibi paydaşlarla yürütülen 30 aylık proje ile “Kentsel Anımsama Kutusu (UrbanMemoryBox)” modeli ile Kentsel Belleğin Dijital Arşivi’nin oluşturularak sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanıyor. Demans hastalarında anımsama terapisi deneyimi Geliştirilen Sanal Gerçeklik Geçmiş Kent Simülasyonu, Alzheimer Derneği’nin katkılarıyla demans teşhisinin ilk süreçlerinde olan hastalara da uygulanarak, geçmiş kentsel mekân görselleri ile hazırlanan kent simülasyonunun, anıları tetiklemeye ve hatırlamaya katkısının, akademik ortamlarda paylaşılması planlandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder