Son Dakika
|
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Eşme Belediyesi'ne irtikap operasyonu! Belediye Başkanı dahil 5 şüpheli gözaltına alındı
Okulda dehşet saçan saldırganın poligonda atış talimi yaptığı görüntüler ortaya çıktı
Saldırıda öğrencilerine siper olan öğretmen, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı
Okul saldırısında ölenler son yolculuğuna uğurlandı
ABD’den İran'la bağlantılı 3 kişi, 9 gemi ve 17 kuruluşa yaptırım
Saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri morgdan alındı
Rusya, gece boyu Ukrayna'yı vurdu: 1'i çocuk 17 ölü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Savran konutlarında sona gelindi
İstanbul'un simgesi laleler şehri yeniden renklendirdi
Gençlerbirliği ile Galatasaray 100. randevuda
Küçük kıza çarptı, arkasına bile bakmadan kaçtı
Bir anlık dalgınlıkla verilen 100 Euro’yu müşteri geri getirdi
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
TEKNOLOJİ
CW Enerji Solarex İstanbul’da ‘CW Enerji Plus Bayi Konsepti’ni tanıttı
17 Nisan 2026 Cuma - 10:42:28
CW Enerji, 8-10 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen Güneş Enerjisi Teknolojileri ve Depolama Fuarı’nda (Solarex İstanbul) yerini alarak son teknolojiyle ürettiği ürünlerini sergiledi. Güneş enerjisi sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan fuarda CW Enerji, yüksek verimli panel teknolojilerini ve entegre üretim gücünü sektör temsilcilerine tanıttı. "CW Enerji Plus Bayi Konsepti" çerçevesinde hazırlanan fuar standı, firmanın yenilikçi vizyonunu ve güçlü bayi ağını yansıtan modern ve deneyim odaklı bir anlayışla ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fuar hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Solarex İstanbul’un sektör açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Fuara her yıl düzenli olarak katılım sağladıklarını ve bu platformu sektörle buluşmak adına önemli bir fırsat olarak gördüklerini ifade eden Sarvan, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da sahip olduğumuz üretim gücümüzü ve teknolojik yetkinliğimizi bu platformda bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyduk. Yüksek verimlilik sunan, yerli ve milli üretim anlayışıyla geliştirdiğimiz ürünlerimizle sektörde fark oluşturmaya devam ediyoruz. AR-GE odaklı yaklaşımımız sayesinde hem ürün kalitemizi sürekli ileri taşıyor hem de inovatif çözümlerle sektöre yön veriyoruz. Fuarda sergilediğimiz çözümler de mühendislik gücümüzün ve sürdürülebilir enerji vizyonumuzun en somut göstergelerinden biri oldu" dedi. Ziyaretçiler teknolojileri yakından inceledi. Fuar stantlarının gelişim odaklı vizyonlarını ve güçlü bayi ağını yansıtan modern ve deneyim odaklı bir anlayışla tasarlandığını anlatan Sarvan, "CW Enerji Plus Bayi Konsepti ile yalnızca ürünlerimizi sergilemekle kalmayıp, iş ortaklarımıza sunduğumuz bütüncül iş modelini de deneyimleyebilecekleri bir alan oluşturduk. Standımızda beyaz eşya entegreli solar akıllı ev çözümlerimizden ve enerji depolama teknolojilerimize kadar geniş ürün yelpazemizi tanıttık, bayilik sistemimizin sunduğu avantajları da detaylı şekilde aktardık. Ziyaretçilerimiz hem teknolojimizi yakından inceleyebildi hem de iş birliği fırsatlarını değerlendirebildi. Ayrıca fuarda yüksek teknolojiye sahip ürünlerimizi, sürdürülebilir enerji çözümlerimizi ve geleceğin enerji dünyasına yön verecek projelerimizi katılımcılarla buluşturduk. Yeni nesil yüksek verimli güneş panellerimiz, on-grid / off-grid inverter çözümlerimiz, lityum tabanlı enerji depolama sistemlerimiz, solar akıllı ev teknolojilerimiz, ısı pompalarımız, esnek panellerimiz, solar sulama sistemlerimiz, solar bank ile solar aydınlatma çözümlerimiz de fuarda sergilendi" diye konuştu. Tarık Sarvan: Güvenilir tedarik zinciri gücümüzü ortaya koyduk CW Enerji’nin tam entegre üretim yapısına yönelik attığı stratejik adımları da ziyaretçilere aktardıklarını belirten Sarvan, "Güneş paneli üretiminin en kritik aşamalarından biri olan fotovoltaik hücre üretimini kendi bünyemizde gerçekleştirdiğimiz CW SolarCell ile geliştirdiğimiz yeni nesil TOPCon High Efficiency Teknolojimizi ve CW Alüminyum markamızla hayata geçirdiğimiz yerli üretim çerçeve, montaj ve altyapı çözümlerimizi ziyaretçilerimize sunduk. Fuar boyunca, üretimden nihai ürüne kadar uzanan sürdürülebilir ve güvenilir tedarik zinciri gücümüzü ortaya koyduk. Bununla birlikte inverter ve enerji depolama sistemlerini de kapsayan entegre çözümlerimizle, üretimden tüketime kadar tüm süreci tek çatı altında yönetebilen güçlü yapımızı sergiledik. Kısacası, fuar katılımcılarına uçtan uca enerji çözümleri sunma kabiliyetimizi ve yüksek verimlilik odaklı yaklaşımımızı kapsamlı şekilde aktardık. Diğer yandan fuarda yeşil hidrojen enerji çözümleri üzerine yürüttüğümüz ve AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirdiğimiz ev tipi sistemlerimizi ve taşınabilir hidrojen yakıt hücresi teknolojilerini katılımcılarla buluşturduk" diye konuştu. Fuarda gerçekleştirdikleri birebir görüşmelerin hem yurt içi hem de yurt dışı iş birlikleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Sarvan, özellikle yerli ve milli teknolojilere yönelik ilginin kendilerini son derece memnun ettiğini dile getirdi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 19:29
İstanbul’un girişimcilik rotası tek platformda toplandı: "Start in Istanbul" tanıtıldı
İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından hayata geçirilen "Start in Istanbul" platformu düzenlenen lansmanla tanıtıldı. İstanbul’un girişimcilik ekosistemindeki tüm aktörleri tek çatıda toplayan platform, kenti küresel yatırımcılar için bir çekim merkezi haline getirmeyi hedefliyor. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), İstanbul’un dinamik girişimcilik ekosistemini küresel ölçekte görünür kılmak ve kenti yatırımcılar ile girişimciler için erişilebilir bir merkez haline getirmek amacıyla dev bir adım attı. İstanbul ekosistemine dair kapsamlı ve güncel bilgileri İngilizce olarak sunan "startin.istanbul" web sitesi, düzenlenen lansman toplantısıyla tanıtıldı. 11 kategoride 330’dan fazla aktör bir arada Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren İSTKA Genel Sekreteri Dr. Ziya Taşkent, platformun kapsayıcı yapısına dikkat çekerek, "İstanbul girişimcilik ekosisteminde aktif kuluçka merkezlerinden melek yatırım ağlarına, teknoparklardan kurumsal şirketlere kadar 11 ayrı kategoride 330’un üzerinde aktörü Start in İstanbul platformunda bir araya getirdik. Bu sayı paydaşlarımızın ilgisiyle her geçen gün artmaya devam ediyor" dedi. İstanbul, Orta ve Doğu Avrupa’yı geride bıraktı Programda ayrıca İSTKA ve startups.watch iş birliğiyle hazırlanan "The State of Istanbul Startup Ecosystem 2025" raporu da paylaşıldı. Rapora göre İstanbul; 18 teknoparkı, 101 hızlandırma programı, 55 kuluçka merkezi, 16 melek yatırım ağı, 19 fonu ve 7 unicornu ile Orta ve Doğu Avrupa’daki tüm ülkeleri geride bırakarak bölgedeki liderliğini tescilledi. Sektörün öncü isimleri vizyonu değerlendirdi İSTKA Girişimcilik ve Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Serkan Korkmaz Arslan tarafından yapılan platform sunumunun ardından, sektörün önemli isimlerinin katıldığı paneller gerçekleştirildi. Arın Özkula, Haluk Zontul, Aslı Kurul Türkmen ve Mehru Öztürk gibi isimler, İstanbul’un küresel bir girişimcilik merkezi olma vizyonunu tartıştı. Kamu ve özel sektör temsilcilerini buluşturan etkinlik, yeni iş birliği köprülerinin kurulmasıyla sona erdi. "Hedefimiz İstanbul’u küresel arenada zirveye taşımak" Lansman töreninin ardından platforma ilişkin açıklamalarda bulunan İstanbul Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ziya Taşkent, şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada İSKA’nın yürüttüğü iki çalışmanın çıktı ve sonuçlarını girişimcilik ekosistemi ile paylaşmak için buluştuk. ’Start In Istanbul’ adıyla bir web sitesini faaliyete soktuk. Bu İstanbul’da yer alan girişimcilik aktörlerinin en güncel verilerle var olduğu bir site. İngilizce olarak hazırlandı çünkü sitenin oluşturulmasındaki esas amaç İstanbul’u küresel arenada ve küresel rekabet şartlarındaki girişimcilik sıralamasını daha yukarıya taşımak; daha erişilebilir, görünür ve bilinir kılmak. Öte yandan yine bugün 5 yıl aradan sonra İstanbul start-up ekosisteminin güncel durumunu, son trendlerle ve gelecek potansiyeliyle verilere dayalı olarak inceleyen raporun da tanıtımını yaptık. İstanbul’da halihazırda 11 ayrı rolde 330’dan fazla aktörün güncel verileri bulunuyor. Bugün de 100’den fazla katılımcının tanıklığında bu tanıtım programını gerçekleştirmiş olduk. İstanbul’da yerleşik teknolojik gelişimleri uluslararası platforma çıktıklarında kendi çalıştıkları dikeye dair bilgiler veriyor olmakla beraber İstanbul geneline ilişkin bilgilerde eksiklikler vardı. Çünkü İstanbul sadece Türkiye’nin değil bölgesinin de çok önemli bir merkezi. 58 üniversite olan, 100’den fazla hızlandırma programı, 18 teknoloji geliştirme bölgesi ve 55 kuluçka merkezi olan devasa bir kent. Sermaye yapısı ve geniş iş ağları düşünüldüğünde girişimcilik açısından da İstanbul çok önemli bir merkez. Biz bütün bu verileri bütün bu boyutlarıyla bir araya toplayalım istedik ki yabancı yatırımcılar İstanbul’a dönük ilgi ve taleplerinde bir artış sağlasınlar."
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:46
OMÜ Hayvan Hastanesi 2025’te 30 binden fazla vakaya müdahale etti
Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Hayvan Hastanesi, 2025 yılı boyunca 30 bini aşkın vakaya müdahale ederek dikkat çeken bir yoğunluğa ulaştı. Günlük ortalama 85 hastaya hizmet verilen hastanede, özellikle yaz aylarında sayı 150’ye kadar çıktı. OMÜ Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Didem Pekmezci, yıl boyunca artan hasta yoğunluğuna ilişkin değerlendirmesinde, "2025 verilerine göre 30 bin 850 vakaya baktık. Bu da günlük ortalama 85 hastaya karşılık geliyor. Yaz aylarında yüksekten düşen kedi vakaları nedeniyle bu sayı 120-150’ye kadar çıkabiliyor" ifadelerini kullandı. Sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmaların da hastanenin önemli bir sorumluluğu olduğunu vurgulayan Pekmezci, vatandaşlar tarafından getirilen sokak hayvanlarına ilk müdahalenin burada yapıldığını belirterek, "Gerekli operasyonlar modern ameliyathanelerimizde gerçekleştiriliyor, tedavi süreçleri tamamlandıktan sonra barınağa gönderiliyor" dedi. Hastane ekibini derinden etkileyen bir vakayı da paylaşan Pekmezci, bir kedi hastasına uygulanan kemoterapi sürecine dikkat çekerek, "Bir kedi hastamıza kemoterapi uyguluyorduk. Daha sonra hasta yakınının da aynı süreçten geçtiğini öğrendik. Sahibi kendi tedavisini gördükten sonra kedisini de tedaviye getiriyordu. Bu mücadele bizi çok etkiledi, süreç hala devam ediyor" sözleriyle o anları anlattı.
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:16
Kariyer Fuarı’nda en yoğun ilgiyi güvenlik ve sağlık stantları gördü
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ)’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ege Kariyer Fuarı 2026 (EGEKAF’26) başta gençler olmak üzere vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Fuarda en yoğun ilgi sağlık ve güvenlik stantlarına oldu. Trafik güvenliğinden ülke güvenliğine, dezenformasyonla mücadeleden suçun önlenmesi ve suçluların yakalanmasına kadar pek çok alanda oluşturulan onlarca stant 2 gün boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Adnan Menderes Üniversitesi Öğrenci topluluklarının yanı sıra polis, jandarma, sahil güvenlik, jandarma filo komutanlığı ve çeşitli kurum ve kuruluşların stant açtığı fuarda sürüş güvenliği ve emniyet kemerinin önemi de ziyaretçilere aktarıldı. Emniyet Kemeri Simülasyon Aracı ile trafik güvenliğinin uygulamalı olarak anlatıldığı fuarda vatandaşlar simülasyon aracına binip tecrübe etmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Bu arada sağlık görevlileri tarafından yetişkin ve çocuklara ilişkin ilk yardım eğitimi ve suni teneffüs uygulamaları da fuarın en ilgi çeken stantlarından biri oldu. Yetişkinlerin yanı sıra anne-babalar acil durumlarda suni teneffüs ve kalp masajının nasıl yapılacağını öğrendi. "Yeni nesil silahlar ve olay yeri inceleme ekipleri göz doldurdu" Güvenlik güçlerinin de çok sayıda standının yer aldığı EGEKAF’26 Fuarı’nda jandarmanın kullandığı yeni nesil silahlar da sergilendi. Güvenlik güçlerinin dosta güven düşmana korku veren stantları vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görürken, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarından sunduğu kesitler de faili meçhul olayların nasıl aydınlatıldığı görüldü.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
16 Nisan 2026 Perşembe- 11:38
Sivas’ta genç iletişimciler dijital dünyaya hazırlanıyor
2
16 Nisan 2026 Perşembe- 10:49
Mersin’de Mercan Bilim Merkezi 200 bin ziyaretçiye ulaştı
3
16 Nisan 2026 Perşembe- 11:05
Hibrit çalışma laptop tercihlerini dönüştürüyor
4
08 Mart 2022 Salı- 14:13
Bigo Live ile FunPlus arasında iş birliği
5
28 Temmuz 2014 Pazartesi- 21:27
Sosyal medyaya göre cumhurbaşkanı Erdoğan
05 Kasım 2023 Pazar - 11:23
Eskişehir’de ilginç robot yarışması büyük çekişmeye sahne oldu
Eskişehir’de ESOGÜ ev sahipliğinde ’Kötü Robot Yarışması’ düzenlenirken, çeşitli türdeki robotlar birbirine üstünlük sağlamak için kıyasıya yarıştı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ev sahipliğinde Eskişehir Mühendislik Kulübü (ESOES) tarafından gerçekleştirilen ’Kötü Robot Yarışması’ HEBOCON 2023 yarışması düzenlendi. Eskişehir’de ilk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen yarışma ESOGÜ Spor Salonu’nda yapıldı. Yarışmaya, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi’nden olmak üzere ikişerli takım halinde toplam 16 yarışmacı katıldı. Yarışmada büyük çekişme yaşandı İkişerli 8 takımın oyuncak ve hurda parçalardan yaptığı çeşitli robotlar hazırlanan özel platformda eleme usulüyle kıyasıya yarıştı. Mücadele eden robotların renkli görüntüsü dikkat çekerken, büyük çekişmeye sahne olan yarışmayı tribünlerden öğrenciler heyecanla izledi. Yarışmanın ardından birinci olan takıma 3 bin lira, ikinci olan takıma da 2 bin lira ödül verildi. “Biraz marjinal bir araba yapmaya çalıştık” Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği öğrencisi Gökhan Yiğit, geçen yıl da bu yarışmaya katılarak tecrübe edindiğini belirterek, “Bu yarışmaya mühendislik hesabı yaparak başladık. Çalışarak gelmiştik. Ben geçen sene de bu yarışmaya katılmıştım. O yüzden daha tecrübeli olduğum için biraz avantajlıydım. Arabamıza şase ekledik, aks ekledik. Tekerleklerimizin birbiriyle daha orantılı ve koordineli şekilde dönmesini sağladık. Biraz marjinal bir araba yapmaya çalıştık” dedi. “Herkes gerçekten çok güçlü ve sağlam robotlar yapmış” Kötü Robot Yarışması ile ilgili bilgiler veren Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mühendislik Kulübü Başkanı Sezai Enes Yıldızhan, yarışmaların çekişmeli geçtiğini belirterek, “Buradaki yarışmamız HEBOCON kötü robot yarışması. Aslında Japonya’da çıkan bir yarışma. Buraya gelen yarışmacı takımlarımız oyuncak ve hurda parçalarından yapabilecekleri en berbat, en kötü robotları yapıyorlar. Daha sonra bu robotları turnuva usulüyle yarıştırıyorlar. Yarışmalar gerçekten kıyasıya geçiyor. Çok fazla berabere kalan robot oldu. Herkes gerçekten çok güçlü ve sağlam robotlar yapmış, mücadeleler oluyor. Biz bu yarışmayı gelenekselleştirmeyi düşünüyoruz. Zaten bu yıl ikinci yılımız. Umarım seneye de daha güzel bir şekilde yapılır” diye konuştu. “Şu anda aylarca verdiğimiz emeğin karşılığını alıyoruz” Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Uçak Mühendisliği 1. Sınıf öğrencisi ve aynı zamanda da Eskişehir Mühendislik Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve HEBOCON 2023’ün Koordinatörü olan Serra Tekmen ise düzenledikleri yarışmayla emeklerinin karşılığını aldıklarını dile getirerek, “Yönetim kurulundaki arkadaşlarımla HEBOCON’u bu hale getirmek için çok çalıştık aslında. Şu anda da aylarca verdiğimiz emeğin karşılığını alıyoruz. Mücadelelerimiz gerçekten kıyasıya ve inanılmaz hırslı gidiyor. Yarışmacılarımızın hepsi çok iyi. Önümüzdeki senelerde de yarışmayı tekrarlamayı düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
04 Kasım 2023 Cumartesi - 10:30
EGO Genel Müdürlüğünden teleferik kabinlerine kamera sistemi
EGO Genel Müdürlüğü, Yenimahalle-Şentepe Teleferik Hattı’nda kabinlere zarar verilmesi nedeniyle harekete geçti. Yolcu koltuklarına zarar verilmesi, bilgilendirme etiketlerinin sökülmesi, camlara ve tavana yazı yazılması gibi durumların önüne geçilebilmesi amacıyla teleferik kabinlerine kamera sistemi kuruldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi, kamu mallarının korunması amacıyla toplu ulaşım araçlarında güvenlik önlemleri alıyor. Yenimahalle-Şentepe güzergâhında hizmet veren teleferik sisteminde kabinlere zarar verildiğini ve istenmeyen olayların yaşandığını tespit eden EGO Genel Müdürlüğü; yaşanan sorunların önüne geçebilmek için harekete geçti ve kabinlere anlık izleme yapılabilmesi için kamera sistemi kuruldu. Kabinler daha güvenli hâle geldi Gelen şikâyetlerin ardından teleferiklerde yapılan incelemelerde; kullanım sırasında yolcu koltuklarına zarar verildiği, bilgilendirme etiketlerinin söküldüğü, camlarına ve tavanına kazıyarak ve kalemle yazılar yazıldığı görüldü. Kamu malına verilen maddi zararın önüne geçilmesi ve hızlı tespit edilebilmesi amacıyla kabin içlerine kamera montajı yapıldı. Kameraların temin edilmesi ve teslim alınmasının hemen ardından montaj hızla tamamlanırken kamera izleme odası da kuruldu. Odanın yazılım ve sistem kurulumlarının da tamamlanmasının ardından personele eğitimler verildi. Yapılan bu çalışmalarla; günde ortalama 7 bin yolcunun taşındığı teleferik sistemi daha güvenli bir hâle getirildi. Seferler anlık olarak izleniyor EGO Genel Müdür Yardımcısı Emin Güre gerçekleştirilen çalışmalar hakkın şu bilgileri verdi: “Teleferik hattındaki kabinlerin içinde birtakım olumsuzluklar yaşandığını gördük. Bunlar koltukların yırtılması, ısıtıcıların çalınması, uyarı yazılarının sökülmesi, camlara ve kabin içine yazılar yazılması gibi istenmeyen birtakım hadiselerin ve kriminal vakaların olduğunu gördük. Bunun sonucunda modern bir kamera sistemi kurmaya karar verdik. Bu sistemle kabinlerimizin sefer saatleri olan 06.00’dan 21.00’e kadar anlık olarak takip etmekteyiz. Buralarda yaşanabilecek olumsuz durumlarda görevli arkadaşlarımız uyarı yapabilmekte Kameraların devreye girdiği bu 1 aylık süreçte vaka sayılarının da azaldığını gördük. Buradaki maksadımız; vatandaşlarımıza herhangi bir cezai işlem uygulamak değil, onların güvenli bir yolculuk yapmalarını sağlamak. Öte yandan da kamu malına verilebilecek zararların önlenmesidir.”
04 Kasım 2023 Cumartesi - 02:02
Milli Muharip uçağı Kaan yıl sonunda uçacak
Bartın Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ve Anadolu’nun en büyük teknoloji festivali olarak bilinen Arge Proje Pazarı’nın ödül törenine katılan TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, Türk mühendislerinin başarısındaki sırrı açıklayarak, milli muharip uçağı Kaan’ın yıl sonuna kadar ilk uçuşunu gerçekleştireceğini duyurdu. TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından bu yıl 6.’sı düzenlenen ve Kutlubay Kampüsü Eğitim Fakültesi binasında gerçekleştirilen ARGE Proje Pazarı kapanış programında proje yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi. Ödül töreninde konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, “Akıllı lojistik ve bütünleşik bölge uygulamaları alanında ihtisaslaşan üniversitemiz, bölgesel kalkınma dinamikleri odağında ve akıllı teknolojiler alanında önemli bir gayret göstermektedir. Tüm bileşenlerimizle birlikte gösterdiğimiz bu çabaların sonunda hedefimiz teknolojiye olan ilgiyi arttırmak, Türkiye’nin milli teknoloji üreten eko sisteminin ülke sathına yayılmasına katkı sağlamaktır. Ülkemizin nitelikli insan kaynağını da arttırmayı da amaçladığımız tüm çalışmalarımızda, milli teknoloji hamlesi yolculuğumuzda sesimizi, sözümüzü yükselterek, biz de varız diyoruz. Daha sonra sahneye çıkan TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil ise, savunma sistemleri konusunda salondakilere detaylı bilgiler verdi. “Türkiye gibi ülkelere büyük projeler yakıştıramıyorlar” Kotil, savunma sanayide gerçekleştirilen projelerin büyüklüğüne dikkat çekerek, dünyanın Türkiye gibi ülkelere büyük projelerini yakıştıramadığını ifade etti. Temel Kotil, “Büyük projeler uzun zaman alır. Bizim gibi ülkelere yakıştıramıyorlar. Bir savaş uçağı motoru yapacaksın veya 5 nesil savaş uçağı yapacaksın. Neden? Çünkü büyük projeler bir organizasyon sıkıntısı yaşıyor” dedi. “Türkiye’nin en zeki süper delisini bir arada tutmak kolay değil” Kotil, milli muharip uçağı Kaan’ın üretimi için 1500 mühendisin çalıştığını anlatarak, “Kaan’da kaç mühendis çalışıyor biliyor musunuz? Bin 500 mühendis var. 60 mühendis ile başlamıştık. 1500 tane, Türkiye’nin en zeki, süper delilerini bir arada tutmak, öyle 5 yıl, kolay değil. Zorluklar bunlar aslında. Büyük iş yapmak istiyorsan, ısrar etmek, direnmek, zorlukları karşılamaktır” ifadelerini kullandı. “Her yere giriveriyoruz” TUSAŞ’ın dünyanın bir çok ülkesinde olduğunu da vurgulayan Kotil, “Yalnız Ankara’ya çakılı kalmıyoruz. Aynı zamanda İstanbul’da da, Antalya’da da yerler kuruyoruz. Kahramanmaraş’ta yer açıyoruz şuanda. Kayseri’de şirketler kuruyoruz. Aynı zamanda yurt dışındayız. Malezya’dayız, Endonezya’dayız, Pakistan’dayız, Çat’dayız, Nijer’deyiz. Her yere giriveriyoruz. Bizim olmamız gerekiyor. Türkiye savunmada birinci olacaksa, her yerde olmalıyız. Ha 50 yıl sürüyor, olsun” şeklinde konuştu. Bayraktar’a gönderme Kotil, konuşmasının İnsansız Hava Araçlarından bahsettiği bölümde ise Bayraktar SİHAlara göndermede bulundu. Genel Müdür Kotil, “TUSAŞ’ın tanımlı görevi, savunma eksenli olarak, uçan cisimleri yapmak. İHA’lar işin başında geliyor. İHA çok fonksiyonel. Bayraktar’da yapıyor, biliyorsunuz. İhracatta önümüzden gidiyor. Biz de onu yakalarız nasıl olsa” dedi. “Küçük İHA, yakışıklı canavara dönüşüyor” Temel Kotil, İHA’ların önemine dikkat çekerek, “Bu İHA’lar niye devrim niteliğinde. İnsansız bir uçak. Bu insansız platform üzerinde çok sofistike, Roketsan’ın Füze Sistemleri, Aselsan’ın Elektronik Harp Sistemleri var. Onun için küçük bir İHA, kocaman yakışıklı bir canavara dönüyor. Basit bir platform, sofistike diğer sistemlerle buluşunca çok önemli bir savunma silahı oluyor. Bunu biz Azerbaycan’da, Ukrayna’da, Libya’da gördük. İhtiyaç varsa her yerde görülür bu aslında” diye konuştu. “Kaan için 180 bin delik açıldı” Kotil, çalışan mühendislerin, teknisyenlerin çok ciddi emek ve göz nuru sarf ettiğini anlatarak, “Kaan’ın ilk protitipini ürettik. Üretilirken, 180 bin tane delik delindi. Onlara perçin çakıldı, bağlayıcı çakıldı. Elle yapıldı. Tabi çok özel matkapları var, onların da tanesi 50-60 bin dolar tanesi. Bu ayrı konu, biz iyisini alıyoruz. Ama o göz nuru çok önemli. Bizim helikopter niye bu kadar başarılı. Göz nuru veriyorsunuz. Bu tür sofistike sistemlerin başarısı, asıl kalpten çıkıyor. Beyinden daha az çıkıyor. Beyin zaten herkes de var. Ama yürek az var” diye konuştu. Kaan’ın ilk uçuşu için tarih verdi Temel Kotil, Kaan’ın uçuş tarihi konusunda ilk kez net tarih vererek, “Benim derdim şuan da ne biliyor musunuz? Benim önemli konum, Kaan’ın uçması da, sene sonu uçacak inşallah. Ama bu değil. Benim en önemli konum, 50 sene sonra bu şirket ne olacaktır” ifadelerine yer verdi. “Kaan, Türkiye’nin stratejik asetini” Milli Muharebe uçağı Kaan’ın başka bir şey olduğunu vurgulayan Kotil, “ Bu uçak Türkiye’nin stretejik asetini. Savunmada bir şey stratejik asetin ise ‘yerine başka bir şey koyamıyorsunuz’ demektir. Stratejik asetinin, yüzde yüz milli olması gerekiyor. Bir şey stratejik ise, kimseye selam durmadan istediğin sayıda yapacaksın, istediğin kişiye satacaksın” ifadelerini kullandı. “Kaan’ın şuanda motoru ve fırlatma koltuğu hariç her yeri milli ve yerli” Kotil, Kaan uçağının şuanda motoru ve pilot fırlatma koltuğunun yerli olmadığını kaydederek, şöyle devam etti: “Bunun bir motoru, pilot fırlatma koltuğu yurt dışından. Gerisi yerli ve milli. TR Motor, bize söz verdi. 2028’te motoru verecek, bunun içerisine takacağız. O da halloldu. Fırlatma koltuğunu da TUSAŞ olarak hallediyoruz. Yüzde yüz yerli.” “Tüm dünyanın görmesi için uçması gerekiyor” Kotil, Kaan’ın ne olduğunu tüm dünyanın görebilmesi için başarılı bir şekilde uçurmaya çalıştıklarına anlatarak, “Bu Kaan, Türkiye’nin yüzünü değiştirecek. Dua edin, biz de uçurmaya çalıyoruz. İnşallah, ikinci yüzyılın ilk aylarında uçurma gayreti içerisindeyiz. Bütün dünyanın ne olduğunu görmesi için uçması gerekiyor. Ve uçuyor. Çok yakınız ona. Bütün testleri yapılıyor” diye konuştu Mühendislerin asıl sırrını açıkladı Türk mühendislerin nasıl başarılı olduğunu yönünde dünyanın her yerinde kendilerine sorular geldiğini hatırlatan Temel Kotil, Türk mühendislerinin başarısının asıl sırrını açıkladı. Kotil, “Bizim bu Kaan’ların yetişmesi, hür jetlerin yetişmesi olsun. Hepsini Türk kültürüne borçluyuz. O da, baklava. Baklava kültürümüz. Arkadaşlar sabaha kadar çalışıyor, gece yarısı biz onlara baklava ikram ediyoruz. Küçük 2 dilim baklava var ya, dünyayı fethediyor. Bak ben size söyleyeyim” dedi. Hava kuvvetlerine 2 yılda 2 Hürjet teslim edilecek Kotil, Hürjet’in dünyanın bir numaralı uçağı olacağını söyleyerek, Türk Hava Kuvvetlerinin envanteri için 2 yılda 2 Hürjet üreteceklerini belirterek, 2 yıl sonra ise her ay Hava kuvvetleri için 2 uçak yapacaklarını açıkladı. TUSAŞ Genel Müdürü Kotil, “Hürjet, bu uçak kendi klasının birinci uçağı. Uçaklar klas klastır. Bu uçaktan bir boing yaptı bir tane. Bir de Koreliler yapmış daha önce T50 diye bir uçak, birde bizim ki var. Ve gerisi var. Bu uçak, niye çok başarılı? Uçuyor şuanda, gelecek sene sonunda Hava Kuvvetlerine bir tane vereceğiz, daha sonra bir tane daha vereceğiz. Ondan sonra her ay 2 tane vereceğiz. Çok güzel uçuyor. Çok stabil” ifadelerini kullandı. “Hürjet’in dokunmatik ekranını lise öğrencisi bile kullanabiliyor” Kotil, Hürjet’in panelinin dokunmatik olduğunu ve kolaylıkla lise öğrencisinin bile kullanabildiğini anlatarak, “Kokpit diyoruz orada kocaman bir ekranı var. Dokunmatik. Bir liseli kardeşimizi similatörüne oturttuk. Hemen similatörü kullanmaya başladı. Neden, tablet gibi. Dokunuyorsun, hemen ezberliyorsun. Tümüyle kompozit. Tasarım ve iş olarak inşallah dünyanın en iyi uçağı olacak. Şuanda uçuyor, teslim edeceğiz de. Olacak dediğimiz, satıp, parasını alınca oluyor bizde de. Ondan dolayı olacak dedim” şeklinde konuştu. “Atak, bize iyi para kazandırıyor” Kotil, atak helikopterinin dünyanın en iyisi olduğunu belirterek, “Atak helikopterimiz, dünyada bir numara atak helikopteri oldu. Biz bunu iyi satıyoruz. Allah’a şükür. İyi de para kazanıyoruz. Hava kuvvetlerine vermedik. Türkiye’de Kara Kuvvetlerinde, jandarmada, poliste var. Ve Filipin’de, Nijerya’da var. Başka ülkelerde geliyor. Üzerine Türk genç mühendisler dokununca Tiger’den iyi oldu” diye konuştu. Konuşma sonunda ise Kotil’e, Rektör Orhan Uzun tarafından teşekkür plaketi ve Fatih Sultan Mehmet Han’ın Bartın’ın Amasra ilçesini gördüğü anda söylediği “Lala Çeşm-i Cihan bu mu ola” cümlesinin yazılı olduğu tablo hediye edildi. Programın sonunda ise ARGE Proje Pazarı’nın sponsorlarına teşekkür plaketi, yarışmada başarılı olanlara ise ödülleri verildi
03 Kasım 2023 Cuma - 12:33
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: “Yüksek hızlı trenlerimizle taşıdığımız yolcu sayısı 79,5 milyonu geçti”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yüksek hızlı trenlerin Türkiye nüfusunun yüzde 35’inin yaşadığı 11 ilde doğrudan, 9 ile de bölgesel ve otobüs bağlantısıyla hizmet verdiğini belirterek, “Yüksek hızlı trenlerimizle bu zamana kadar taşınan yolcu sayımız 80 milyona yaklaştı. Şu ana kadar 79 milyon 581 bin vatandaşımıza hızlı, konforlu, ekonomik ve güvenli seyahat imkanı sunduk” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yüksek hızlı tren (YHT) hatlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Uraloğlu, ilk olarak Ankara-Eskişehir yüksek hızlı tren hattının 13 Mart 2009 yılında hizmete girdiğini hatırlatarak, “Türkiye, yüksek hızlı tren teknolojisi kullanan dünyada 8, Avrupa’da ise 6. ülke konumuna yükseldi” dedi. 2011 yılında Ankara-Konya yüksek hızlı tren hattının daha sonra 2014’te Ankara-İstanbul hattını açtıklarını kaydeden Uraloğlu, 2022 yılında Konya-Karaman ve son olarak da 27 Nisan 2023 tarihinde Ankara-Sivas yüksek hızlı tren hattının vatandaşların hizmetine sunulduğunu söyledi. “52 ili YHT ile birbirine bağlayacağız” Açıldığı günden itibaren hızlı, konforlu ve güvenli yolculuğuyla ön plana çıkan yüksek hızlı trenlerin vatandaşlarımızın beğendiğini ve tercih ettiğini ifade eden Uraloğlu, "Yüksek hızlı trenler, mesafeleri kısaltarak vatandaşımızın hayatını kolaylaştırıyor. Yüksek hızlı tren hatlarımızı yaygınlaştırmak için çalışmalarımız hız kesmeden sürdürüyoruz. 2053 Ulaştırma Master Planı çerçevesinde YHT hatlarıyla 52 ilimizi daha birbirine bağlayacağız. Ankara-Afyonkarahisar-İzmir ile Ankara-Bursa YHT Hatlarında yapım çalışmalarımız devam ediyor” dedi. “Hızlı trenlere talep yüksek” Bakan Uraloğlu, yüksek hızlı trenlere olan ilginin her geçen gün daha da arttığını belirterek, yüksek hızlı trenlerin 11 ile doğrudan, 9 ile de bölgesel ve otobüs bağlantısıyla hizmet verdiğini söyledi. Uraloğlu, YHT’ nin doğrudan geçtiği illerin nüfusunun yaklaşık 30 milyon olduğu bu rakamın Türkiye nüfusunun yüzde 35’ inin yaşadığı 11 ilden yüksek hızlı tren hattının geçtiğini dile getirdi. 2009 yılından itibaren hizmete giren yüksek hızlı tren hatlarında bu zamana kadar hizmet verilen yolcu sayıları şöyle: Ankara-Eskişehir: 20 milyon 263 bin 697 Ankara-İstanbul: 27 milyon 618 bin 969 Eskişehir-İstanbul: 355 bin 849 Ankara-Eskişehir-İstanbul Toplam: 48.238.515 Ankara-Konya:19 milyon 122 bin 612 Konya-İstanbul: 9 milyon 453 bin 939 Ankara-Karaman: 1 milyon 312 bin 647 Karaman-İstanbul: 881 bin 057 Ankara-Sivas: 572 bin 968 Türkiye yüksek hızlı trenlerin ilk hizmet verdiği güden bugüne kadar toplam yolcu sayısı 79 milyon 581 bin 738 olarak kayıtlara geçmiş durumda.
03 Kasım 2023 Cuma - 10:42
QR kodu dolandırıcılığına karşı siber hijyen
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, QR kod kullanımındaki artış ve buna bağlı olarak ortaya çıkan siber dolandırıcılığa dikkat çekti. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, 1990’lı yıllarda bir otomotiv şirketinde barkod sistemi olarak uygulanmaya başlanan ve günümüzde tüm dünyada etkin bir şekilde kullanılan QR kodu sistemine karşı vatandaşları uyardı. Günümüzde otopark, yemek, alışveriş gibi bir çok alanda ödeme yöntemi olarak kullanılan QR sisteminin arka planda dolandırıcılıklara kapı araladığını ifade eden Çakır, yaşanan mağduriyetler ve riskleri anlattı. Çakır, "QR sistemleri, barkod sistemine benzer yapıya sahip. Aslen bir otomotiv firmasının ihtiyaçları için geliştirilen bu teknoloji, günümüzde birçok alanda kullanılmaya başlandı" diyerek QR kod teknolojisinin kökenine ve yaygın kullanımına vurgu yaptı. Ayrıca, "Teknoloji ve yapay zekanın artışıyla birlikte güvenlikle ilgili sorunlar da ortaya çıktı ve bu, siber dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılan en büyük kapılardan biri oldu" ifadeleriyle siber güvenlik risklerinin altını çizdi. "QR sistemi saldırganlar tarafından silah olarak kullanılabiliyor" Pandemi sonrası kullanımı yaygınlaşan QR kodu sisteminin siber dolandırıcılıkta çok sık kullanıldığının altını çizen Çakır şöyle devam etti: "QR sistemi aslında barkod sistemin benzer yapısı. Yani barkod sistemine benziyor QR sistemi. 1990’lü Uzakdoğu’da bir otomotiv firması kendi bünyesinde kullanmak üzere geliştirmiş teknoloji. Daha sonra otomotiv firmasından çıkıp birçok alanda bu kullanılmış günümüzde de özellikle pandemi çok yaygın kullanım oranına sahip. Ve kullanma ihtimali ile QR sistemlerinin hızlı şekilde erişim sağlanması itibariyle birçok alanda kullanılır hale geldi. Teknolojinin tabii ki avantajlarını görüyoruz. Yapay zekanın artışı çoğu alanda kullanılması ve teknolojinin zenginleştirilmesi ve bu çerçevede güvenlikle ilgili bir takımda tabii sıkıntıların var olması en büyük kapı oldu. Teknolojiye gelişiminin QR sistemde de beraberde QR’larla ilgili son özellikle siber dolandırıcılık faaliyetlerinde çok yaygın kullanılması, gün gün aslında her gün haberlerini duyuyoruz sıkıntılarını. Bu bağlamda ciddi bir risk oluşturuyor. Özellikle siber hijyeni burada vurgulamak gerekiyor. QR sistemleri şu an için saldırganlar anlamında en çok kullanılan silah olarak ifade edilebilir. QR sisteminin çıplak gözle bakıldığında anlaşılması aslında güç bir sistem. Son barkod bir sistemi. Bunu mobil cihazı üzerinde bulunan okuyucularla uygulama yazılımlarıyla okuyup bir web sayfasına yönlendirme aslında işlemi gerçekleştiriliyor. Tabii ki insanların gözle görememesi, bunun cihaz üzerinden başka bir yönlendirilmesi sonucunda birtakım sıkıntılar oluyor." QR kodları ve dolandırıcılık yöntemleri İstanbul’daki bir otoparkta yaşanan QR kodu dolandırıcılığına dikkat çeken Semih Çakır, "Son zamanlarda kimlik avı saldırılarında ve ödeme işlemlerinde QR kodları üzerinden ciddi zafiyetler ve mağduriyetler yaşandığını görüyoruz" dedi. Çakır, ödeme sayfalarının gerçek siteye gitmediğini ve siber saldırganların yönlendirdiği sahte sayfalar üzerinden mağduriyet yaşandığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Çakır, "Özellikle son zamanlarda kimlik hava saldırılarında oltalama saldırılarında ve ödemeyle ilgili kısımlarda ciddi bir zafiyetler olduğunu, kişilerin mağdur olduğunu görmekteyiz. Özellikle İstanbul’da otopark hizmeti içerisinde araç camlarına QR’lar yapıştırıldı. Ve bununla beraber insanlara otopark ücretini ödeyebilirsiniz diye. Şimdi tabii ki hızlı ödeme imkanı sunduğu için de kişiler telefonlarıyla uygulamayı okuttular. Ancak burada yanıldıkları bir şey vardı. Ödeme sayfaları gerçek siteye gitmiyor. Yine bu siber saldırganların veyahut hackerların kullanmış oldukları web sayfa yönlendirilip oradan kimlik bilgileri ya özellikle de finansal anlamda kart bilgileri ödemeleri başta kanallarla gerçekleştirildi. Bu bir örnek. Daha sonra özellikle reklam panolarında veyahut da devlet birimlerinin camlarında, şövalyelerinde bunu görmekteyiz. Özellikle fiziki olarak herhangi afişte bir qr kodu varsa dikkat etmek gerekiyor. Çünkü oradaki qr kodu yerine başka konularak yine insanlar dolandırılabiliyor. Yine restoranlarda kullanılıyor bu QR kodu web sayfasına yönlendirip kişileri herhangi bir servis anlamında hizmet sunmak adına bunlarda da ödemeyle ilgili değiştirilebilir. İnsanlar aslında orada bir menü hizmetinden faydalanmak, ödeme üzerinden faydalanmak isterken gerçek anlamda mağdur olma durumları yine söz konusu olabiliyor. QR ilgili bahsettiğimiz aslında saldırgan yöntemleri çok fazla. Dünyada buna karşı çalışmalar sürüyor. Şimdi çıplak gözle görülmediği için yani insan gözlüğü de biz bu içeriğini göremediğimiz için uygulama bazlı da kullanıcılardan şunu isteyebiliriz. Lütfen kendi telefonlarında olan okuyucuyu kullanmaları, harici bir QR kodu okuyucusu kullanmamalarını önerebiliriz. Çünkü bu okuyucular güvenli olmayabiliyor. Bu noktada bu da risk teşkil etmekte" şeklinde konuştu. Siber dolandırıcılığa karşı önlem, siber hijyen Pandemi ile birlikte sıkça gündemde yerini tutan hijyen kavramının siber sistemlerde de kullanıldığını ifade eden Çakır, vatandaşların siber hijyen konusunda farkındalık kazanması ve özellikle QR kodları aracılığıyla yapılabilecek dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olmalarının önemini bir kez daha vurguladı. Siber hijyenle ilgili toplumsal bilinç oluşturulması gerektiğini ifade eden Çakır şöyle devam etti: "Hijyen kavramı aslında biz pandemiyle hayatımıza girdiler. Daha önce aslında vardı ama pandemiyle beraber hijyen kavramını daha çok duyar olduk. Hijyen demek mikroplardan arındırmak demek siber anlamda siber hijyen ise popüler bir kavram ile siber terim olarak kullanılmakta. Peki bunu nasıl sağlayacağız. Hijyeni normalde su ve diğer ekipmanlarla sağlarken siber hijyenin ise ilk olarak farkındalığı çok önemli. Bunu kamuoyundaki işte kamu spotu şeklinde insanlarımızı bildirmek gerekiyor. Özellikle bu bahsettiğimiz oltalama saldırılarına karşı insanlarımız özellikle işte şu an kullanılması veyahut da diğer link ortamlarında e-postalarla gelen içeriklerin tıklarken çok dikkat etmeleri gerekiyor. Tıkladıkları veyahut da yönlendirdikleri web sayfalarının gerçek web sayfa adresleri mi değil mi? Dikkatli şekilde insanlarımız yani kullanıcılarımız dikkat ederse bu noktada siber hijyen sağlamış oluruz." Zonguldak siber güvenlikte ilk üçte Zonguldak’ın siber güvenlik çalışmalarında Türkiye sıralamasında ilk üçte yer aldığına dikkat çeken Semih Çakır, başta ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e katkılarından dolayı teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı: "Yani son zamanlarda teknolojinin gelişmesiyle beraber siber güvenliği her an duyduk ve duyuyoruz. Türkiye olarak da milli güvenlik unsuru haline getirdik. Dünyada getirmiş durumda. Öncelikle üniversitem adına Rektörüm Prof. İsmail Hakkı Özölçer hocama bize verdiği imkanlar, sunduğu imkanlardan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bizi her türlü her anda hocamız destekliyor. Öğrencilerimizle beraber çalışmalarımızı yürütüyoruz. Hocalarımızla beraber çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu bağlamda siber güvenlik anlamında Zonguldak; Türkiye’mizde üçüncü sırada yer almakta. Nasıl Türkiye’nin ilk onda yer aldığı gibi bizler de bu anda faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Yine eğitim, öğretim faaliyetleri, kulüp etkinliklerimiz, dış paydaşlarımızla beraber yaptığımız faaliyetlerle bölgemizde ve Türkiye genelinde büyük projelere imza atmak istiyoruz."
02 Kasım 2023 Perşembe - 18:06
(Düzeltme) KBÜ’lü Akademisyenlerden yüksek çözünürlükte ekranlara yönelik İnce Film Transistör Dizinlerinin Geliştirilmesi Hamlesi
Karabük Üniversitesi ve ASELSAN iş birliğiyle ekran teknolojileri alanında yürütülen “İnce Film Transistör Dizinlerinin Geliştirilmesi” çalışmasıyla yüksek çözünürlüklü milli ekran prototiplerinin üretilmesi hedefleniyor. Karabük Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Anutgan ve Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamila Anutgan, Demir Çelik Enstitüsü Malzeme Araştırma ve Geliştirme Merkezinde (MARGEM) “İnce Film Transistör Dizinlerinin Geliştirilmesi” ve prototip üretimi çalışmalarını yürütüyor. Yapılan çalışmalarla, ASELSAN’ın yüksek çözünürlüğe ve yüksek kontrast oranına sahip milli ve yerli ekran ihtiyaçlarına yönelik ince film transistör dizinlerinin tasarlanıp üretilmesi hedefleniyor. Söz konusu proje ile yüksek çözünürlüklü ince film transistör dizinlerinin prototip üretimini gerçekleştirebileceklerini ifade eden Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamila Anutgan, “Biz AMOLED ekran için İnce Film Transistörlerimizi cam üzerinden kendi imkanlarımızla Karabük Üniversitesinde üretmekteydik. Önceden amacımız sadece uluslararası literatüre katkıda bulunmaktı. Şimdi ASELSAN ile birlikte yürüttüğümüz bu proje ve bu kapsamda aldığımız destek ile üniversitemizde bir temiz oda ve fabrikasyon altyapısı kurulmuştur. Bu sayede İnce Film Transistör dizinlerinin sanayide uygulanabilecek seviyeye getirilmesi mümkün olabilecektir” dedi. Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Prof. Dr. Mustafa Anutgan, “İnce Film Transistör geliştirme sürecine ilk olarak basit bir İnce Film Transistör (‘Thin Film Transistör’-TFT) tasarımı ile başladık. Bu tasarımı optimize etmeye ve transistör katmanlarının desenlenme süreçlerini seri üretime uygun hale getirmeye devam ediyoruz. TFT dizinleri ekran teknolojisinin temelini oluşturan önemli katmanlardan biridir. Bu katmanlar ekrandaki piksellerin hangi anda hangi şiddette ışık yayması gerektiğine karar veriyor. Son ürüne yönelik çalışma yapmakta olduğumuzdan yüksek çözünürlüğe geçiş yaptık. Yüksek çözünürlükteki aktif matris piksel grupları içindeki her bir pikselden ayrı ayrı ölçümler ve sonuçlar almaya başardık” diye konuştu. Prof. Dr. Mustafa Anutgan, ekran teknolojisine sahip belli sayıda ülke olduğunu ifade ederek, “Cep telefonlarından, televizyonlara birçok alanda kullanılıyor. Bu sivil ekran pazarında büyük bazı şirketler söz sahibidir diye düşünebilirsiniz. Bizim ürettiğimiz TFT dizinleri ise ASELSAN ürünlerinde kullanılan askeri ekranlara yöneliktir. ASELSAN ile birlikte ekran teknolojilerinde çok önemli bir aşama olarak görülen bir teknolojinin yurtiçinde milli ve yerli imkanlarla geliştirilmesi için çalışmaktayız” şeklinde konuştu. “Kendi ‘İnce Film Transistör’ dizinlerimizi üretebilir hale geleceğiz” Prof. Dr. Mustafa Anutgan, “Düşük çözünürlükte ince film transistör dizin prototiplerini ürettik, yüksek çözünürlükte prosesler çok daha zor ve karmaşıktır. Burada da belli bir yol kat etmiş durumdayız. Birkaç yıl içerisinde ASELSAN ekranları için ince film transistör dizinlerini çalışır vaziyette ve prototip şeklinde görmüş olmayı umuyoruz” ifadelerini kullandı.
02 Kasım 2023 Perşembe - 15:59
SAP TechEd etkinliğinde yazılımcılara eğitim imkanı
Kurumsal uygulama yazılımları alanında faaliyet gösteren SAP, üretken yapay zeka uygulama geliştirme ve vektör veritabanı yeteneklerindeki yeniliklerin yanı sıra yapay zeka alanında yeni öğrenme fırsatları sunduğunu duyurdu.
02 Kasım 2023 Perşembe - 13:45
Anadolu’nun en büyük teknoloji festivali başladı
Anadolu’nun en büyük teknoloji festivali olan ve Türkiye’nin stratejik ve önemli kurumlarının desteklediği Ar-Ge Proje Pazarı kapılarını altıncı kez ziyaretçilerine açtı. Bartın Üniversitesinin (BARÜ) 6 yıldır düzenlediği Ar-Ge Proje Pazarı, Kutlubey Yerleşkesinde düzenlenen törenle başladı. Kapılarını açan bilim ve teknoloji festivaline 32 farklı ilden 315 yarışmacının başvurdu. Bölgenin uzun soluklu en önemli festivalinde 19 ana temada en iyi projelerin yarıştığı pazarda dereceye girenlere toplamda 130 bin TL’nin üzerinde ödüller verilecek. İlkokul-ortaokul, lise ve ana kategoride düzenlenen yarışmalarda, projeler çeşitli üniversitelerden ve sektör temsilcilerinden oluşan bilim kurulu tarafından değerlendiriliyor. Projenin açılış töreninde konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, “2017 yılında biz bir hayalle yola çıktık. Bu hayalde bölgemizden başlayarak ülkemize katkı değer sunmak, ülkemizin milli teknoloji hamlesine yönelik çalışmalar yapmak, benim de bir fikrim var diyen bilim tutkunlarını bir araya getirmek vardı. İşte bugün BARÜ’nin hayallerinin gerçeğe dönüştüğü Ar-Ge Proje Pazarı’nın 6. durağında sizlerle beraberiz. Birbirinden değerli araştırmacılara ev sahibi yapıyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. 2017 yılından itibaren üniversitemizin paydaşları ile güç birliği içerisinde gerçekleştirdiği Ar-Ge Proje Pazarı ile yüzlerce proje sahibi sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Bunun sonucunda o gün dikilen fidanlar, ağaca, meyveye dönüştü. Bazıları kendi şirketleri ile yoluna devam ediyor. İnanıyorum ki bugün sergilenen projeler de Türk ve Türkiye Yüzyılı’na değer katacaktır" dedi. Programda Düzce Üniversitesi Teknopark Teknoloji Transfer Ofisi Koordinatörü Öğretim Görevlisi Betül İşbilir Kula’nın TÜBİTAK BİGG Dünya Programı ile ilgili sunum yaptığı program, birbirinden ilginç projelerin yer aldığı serginin gezilmesi ile devam etti. ROKETSAN gibi Türkiye’nin gözde kurumlarının da stant açtığı sergi alanında, öğrencilerin ürettiği elektrikli yarış aracı, roket, insansız hava aracı, engelsiz gözlük, ve 3 boyutlu gözlük gibi keşifler yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin göz bebeği kuruluşlar destek veriyor Cumhuriyetin 100. yılında altıncısı gerçekleştirilen Ar-Ge Proje Pazarı’nda Bartın Valiliği, Bartın Belediyesi, Bartın Ticaret ve Sanayi Odası, TÜBİTAK ve TÜSEB destek veren kurumlar arasında yer alıyor. HAVELSAN ve ROKETSAN’ın platin sponsor olduğu festivalde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), ASELSAN, Çanakcılar Şirketler Grubu, TEİ ve TAİ-Tusaş ise altın sponsorlar arasında yer alıyor. Bilim ve teknoloji tutkunlarını bir araya getirecek festivale ayrıca TCDD TEKNİK, XPLORE, Tekno-Tıp ve Cilas Teknik Kauçuk, Sanko-Çimko, Nexus, Madeş, Asır Dijital, AKTIP, Ay Yıldız Kimyevi, Bartın Seramik-Alvit, Işıklar Tuğla, Merkim, Müsiad Bartın, Öztem ve INOVASENS de destek veriyor. Ayrıca TÜRKSAT iletişim sponsoru olarak; Kamil Koç ise ulaşım sponsoru olarak 6. Ar-Ge Proje Pazarı’nın paydaşları arasında bulunuyor. Önemli sunumlar yapılacak Ar-Ge Proje Pazarı kapsamındaki yarışmaların dışında düzenlenen seminerlerde önemli isimler katılımcılarla bir araya gelecek. İki gün sürecek salon etkinliklerinde Düzce TTO, TEİ-TUSAŞ, HAVELSAN, ROKETSAN, ASELSAN, TÜRKSAT, TPAO ve Volrad Batarya Sistemlerinden konuşmacılar sunum yapacak. TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanı (TEYDEB) Mehmet Aslan’ın ‘Akademik Yıl Açılış Dersi’ni vereceği festivalde; Milli Muharip Uçak KAAN’ın motor üretimiyle tarihi bir başarıya imza atan TR MOTOR Güç Sistemleri Genel Müdürü Prof. Dr. Osman Saim Dinç ile Türk Havacılık Uzay Sanayiinin lider kuruluşu TUSAŞ’ın Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil de sunumlar yapacak.
02 Kasım 2023 Perşembe - 13:10
Hatay’daki depremzede gençler Game+ ile oyun kodluyor
Turkcell’in Gönül Bağı Projeleri kapsamında 30 Eylül’de Hatay’da başlatılan 112 saatlik kodlama eğitiminde beşinci hafta tamamlandı. Bulut tabanlı oyun platformu GAME+ markasının Turkcell Akademi organizasyonuyla düzenlediği ve iki farklı okulda devam eden eğitimler, 12 Kasım’da sona erecek. Turkcell’in afet bölgesinin yeniden kalkınmasına destek sağlamak amacıyla başlattığı Gönül Bağı Projeleri, GAME+ markasının katkılarıyla devam ediyor. Turkcell Akademi organizasyonuyla Hatay’ın Samandağ ilçesindeki Jan ve Suphi Beyluni Anadolu Lisesi’nde ve Defne ilçesindeki Muhtar Ahmet Yiğitoğlu Ortaokulu’nda süren eğitimler, beşinci haftayı geride bıraktı. 12 Kasım’da tamamlanacak kodlama eğitimlerinin ilk mezunları için geri sayım başladı. 7 hafta sonu, toplam 112 saat ders Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) kurduğu Teknolojik Eğitim Sınıfları’nda gerçekleşen eğitimler, Gamelab İstanbul’un yazılım geliştirme, kodlama ve animasyon konularında uzman eğitmenleri tarafından veriliyor. Lise ve ortaokul öğrencilerine yönelik eğitimlerde, bir bilgisayar oyununun kodunun nasıl yazıldığı öğretilirken gençlere temel yazılım teknikleri aktarılıyor. Öğrenciler, Muhtar Ahmet Yiğitoğlu Ortaokulu’ndaki eğitimde C++ yazılım dilinde 2 boyutlu bir oyun, Jan ve Suphi Beyluni Anadolu Lisesi’ndeki eğitimde ise C++ yazılım dilinde 3 boyutlu bir oyun programlıyor.
02 Kasım 2023 Perşembe - 11:29
Müşteri temsilcilerinin görevini yapay zekâ devralacak
Bursa Teknik Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Bursateknopark) firmalarından Derin Teknoloji, ‘yapay zekâ tabanlı müşteri hizmetleri’ yazılımı geliştirmeye hazırlanıyor. Geliştirilecek teknoloji sayesinde, müşteri hizmetlerinde manuel olarak yürütülen pek çok süreç yapay zekâ ile otomatik hale gelecek. Robotik ve yapay zekâyı her alana yaymaya çalışan Bursa Teknik Üniversitesi bünyesinde geliştirilen bu proje, destek almaya hak kazandı. Proje Yürütücüsü ve şirket sahibi BTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Seçkin Yılmaz, Ar-Ge, Ür-Ge ve İnovasyon Destek Programına’ yönelik hazırladığımız bu proje 16 ay sürecek. Bu süreçte geliştireceğimiz yapay zekâ tabanlı müşteri hizmetleri yazılımı ile birçok yeniliğe imza atacağız. Geliştirilecek yazılım, web tabanlı olmakla birlikte Telegram, WhatsApp gibi anlık mesaj uygulamaları ile entegre bir şekilde çalışacak. Bu yazılımda müşteri hizmetlerinde manuel olarak yürütülen birçok süreç, yapay zekâ teknolojisi kullanılarak otomatik hale getirilecek. Yani yapay zekâ adeta müşteri temsilcisi gibi hareket edecek. Müşterinin talep ettiği hizmeti değerlendirecek olan bu yapay zekâ sistemi, kurumların birimlerini meşgul etmeden direkt konunun ilgilisi kimse ona yönlendirme sağlayacak. Böylece müşteri tarafından yapılan talep, öneri, şikâyet gibi başvurular en doğru ve en hızlı şekilde değerlendirilecek. Bu yazılım müşteri odaklı firmaların yanında kurum içi görüşmelerde de büyük rahatlık sağlayacak” ifadelerini kullandı. Mesaj destek hatlarının yükünü azaltacak WhatsApp gibi anlık mesaj uygulamaları üzerinden alınan başvuruların, analiz edilebilecek olmasının bu projenin öne çıkan başka bir özelliği olduğunu aktaran Yılmaz, “Destek hatlarına gelen mesajların analizi, biraz uğraş verilmesi gereken bir iş. Bu yazılım sayesinde mesajlar doğrudan analiz edilecek ve gerekli yönlendirme otomatik şekilde gerçekleştirilecek. Yani bu proje, mesaj destek hatlarının da yükünü hafifletecek. Yine anlık mesajlaşma uygulamalarında firmalar; tanıtımlarını yapabilme, çoklu anket sunarak müşteri profilinin çıktısını elde edebilme, talepleri ve geri dönüşleri analiz etme fırsatı da elde edecek” diye konuştu. Hizmet kalitesine katkı Konuyla ilgili bilimsel çalışmaların yapılarak literatüre yeni katkılar da sağlanacağını kaydeden Yılmaz, “Bu projede ayrıca müşteri ilişkileri yönetimi için farklı yeni modüller de geliştirilecek. Proje tamamlandığında ise kamu kurumları ve özel işletmelerin hizmet kalitesini arttırmasına, tanıtım faaliyetlerini güçlendirmesine ve yeni pazarlama stratejilerini geliştirmesine yönelik yeni nesil bir yazılım ortaya çıkacak. Ayrıca bu programın Türkçe altyapılı olması da önemli bir özellik olarak ön plana çıkacak” diye konuştu.
02 Kasım 2023 Perşembe - 11:24
“Türkiye’de yapay zeka hakkında önlemler alınmalı”
Dünyanın ilk yapay zeka güvenliği zirvesi İngiltere’de başlarken, uzmanlardan Türkiye ile ilgili de uyarı geldi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, Türkiye’nin yapay zeka güvenliği konusunda önlemler alması gerektiğini söyledi. İngiltere’de yapay zekanın ekonomi, teknoloji ve savaş gibi durumlarda kontrol edilebilirliği üzerine görüşlerin konuşulacağı zirve ile birlikte zirveye katılan ülkelerin çeşitli önlemler alması bekleniyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, zirvenin önemli bir adım olduğuna dikkat çekti. ABD Başkanı Joe Biden’ın zirve öncesi yapay zeka risklerine ilişkin imzaladığı kararnamenin çok ciddi yankı uyandırdığını ifade eden Darıcı, “Bu anlamda Amerikan halkını yapay zekanın muhtemel risklerine karşı korumayı amaçlayan bir kararname. Aynı zamanda yapay zeka geliştiricilerinin yapmış oldukları güvenlik testleri ve sonuçlarına ilişkin hükümetin bilgilendirilmesini de içeriyor. Bu çok önemli bir gelişme. Çünkü küresel düzeyde bu anlamda atılan ilk adımlardan bir tanesi olmuş oldu. Amerika ve Avrupa’nın bu anlamda yapay zeka ile ilgili güvenlik risklerini hükümet olarak karşılama noktasında birbirleri ile yarışan bir durum da var diyebiliriz. Amerikan Başkanı Biden’ın ifadeleri bu noktada çok önemli. ’Normal bir hükümet gibi normal bir hızda biz davranamazdık. Bu anlamda bütün personelimizin yapay zeka konusundaki yeniliklere, teknolojilere ve yapay zekanın hızına kendilerini alıştırmaları gerektiriyor. Kendilerini bu anlamda yapay zeka ile ilgili bilgilerle donatmaları gerekiyor’ şeklinde bir açıklaması oldu” dedi. "Birçok iş grubunun eğitilmesi gerekiyor" Yapay zekanın Türkiye üzerinde olumsuz etkileri olmaması için erken önlem alınması gerektiğini ifade eden Darıcı, “Türkiye’de kamu sektörü açısından yapay zekanın ne olduğu, yapay zekanın riskleri, potansiyeli ve özellikle hem faydaları ve zararlarına ilişkin tüm kamu personelinin ve birçok farklı iş grubunun da eğitilmesi gerekiyor. Bu noktada özellikle yapay zekanın gelecekte Türk toplumu üzerinde oluşturabileceği zararları ve riskleri de karşılayabilmek adına şimdiden prokaktif önlemler alınması gerekiyor. Bu önlemler ileride özellikle hâlihazırda karşılaştığımız tüketici ile ilgili konularda, dolandırıcılık vakalarında ve daha uç noktalarda ülkenin savunma mekanizmaları ile ilgili konularda karşılık bulabilir. Özellikle savaş gibi durumlarda yapay zekanın farklı amaçlarda kullanımı, insanlar üzerinde toplumsal ve sosyolojik olarak da ciddi etkiler bırakabilir. Bu açıdan özellikle yapay zeka teknolojileri ile alakalı son süreçte en çok tartışılan konulardan bir tanesiydi. Özellikle görüntülerin yapay zekada sinir ağları kullanılarak işlenmesi, kişilerin aslında olmadıkları görüntülerin, olmadıkları karelerin ve imajların içerisinde yer almaları ve bunun farklı amaçlarla kullanılabiliyor olması birçok büyük riskleri de beraberinde getirebilir. Özellikle ülke liderlerinin görüntülerinin farklı videolar içerisinde yayılmaya başlaması ve infodemik bilginin hızla yayılarak toplumda etki oluşturması gibi durumlar söz konusu olabilir” ifadelerini kullandı. “Türkiye’de de çok ciddi önlemler alınmalı” Yapay zekanın savaş gibi durumlarda yanlış yönlendirmelere sebep olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Darıcı, şu ifadelere yer verdi: “Bunlar özellikle ilerleyen süreçte yakın tehdit ve savaş gibi durumlarda kendini gösteren durumlar. Özellikle İsrail-Filistin çatışmalarında gördüğümüz gibi sosyal medyada deepfake’e ilişkin birçok video yayınlanabiliyor ve bunlar kamuoyunu yanlış yönlendirebiliyor. Yapay zekanın sınırları, yapay zekanın riskleri, yapay zekanın toplumun nezdinde karşılığının ne olduğu, yapay zekanın gelecekte faydaları ve zararları noktasında özellikle gerek akademisyenlerin, gerek kamu sektöründe çalışanların, bürokratların, politikacıların ve karar vericilerin ciddi bir şekilde eğitim alması gerekiyor. Gazeteciler, televizyoncular ve medya çalışanları da aynı şekilde yapay zeka teknolojileri ile oluşturulmuş içeriklerin kendilerini yanıltabileceği noktasında mutlaka önlemlerini almaları gerekiyor. Kurumsal bazda bu tarzdaki uygulamaların nasıl bir teyit noktasına gidilebileceği açısından bir birim oluşturulabilir ve mutlaka uzman kişiler olmalı. Amerikan Başkanı Biden’ın imzalamış olduğu bu başkanlık emriyle ses, metin, görüntü üreten ve oluşturan yapay zeka uygulamalarına bir filigran eklenmesi de gündemde. Bu işaretler eklenerek bir içeriğin yapay zeka tarafından üretilip üretilmediği ortaya konulmuş olacak. Yapay zeka öyle bir ilerlemiş durumda ki ülkelerin altyapı internet üzerinden çalışan birçok yapısını da altüst edebilir endişesini hükümetler taşıyor. Bu noktada da özellikle Türkiye’de de çok ciddi önlemler alınmalı. Kamu personeli ve karar vericilerden başlamak üzere bir an önce önlemler alınmalı.”
02 Kasım 2023 Perşembe - 11:16
Doç. Dr. Sefer Darıcı: “Türkiye’de yapay zeka hakkında önlemler alınmalı”
Dünyanın ilk yapay zeka güvenliği zirvesi İngiltere’de başladı. Zirve ile birlikte katılımcı ülkeler çeşitli konular hakkında bilgilendirilecek. Bu Konu hakkında uzmanlardan Türkiye ile ilgili de uyarı geldi. Doç. Dr. Sefer Darıcı, Türkiye’nin yapay zeka güvenliği konusunda önlemler alması gerektiğini söyledi. Yapay zekanın ekonomi, teknoloji ve savaş gibi durumlarda kontrol edilebilirliği üzerine görüşlerin konuşulacağı zirve ile birlikte etkinliğe katılan ülkelerin çeşitli önlemler alması bekleniyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, zirvenin önemli bir adım olduğuna dikkat çekti. Amerikan Başkanı Joe Biden’ın zirve öncesi yapay zeka risklerine ilişkin imzalamış olduğu kararnamenin çok ciddi yankı uyandırdığını ifade eden Doç. Dr. Sefer darıcı, “Bu anlamda Amerikan halkını yapay zekanın muhtemel risklerine karşı korumayı amaçlayan bir kararname. Aynı zamanda yapay zeka geliştiricilerinin yapmış oldukları güvenlik testleri ve sonuçlarına ilişkin hükümetin bilgilendirilmesini de içeriyor. Bu çok önemli bir gelişme çünkü küresel düzeyde bu anlamda atılan ilk adımlardan bir tanesi olmuş oldu. Amerika ve Avrupa’nın bu anlamda yapay zeka ile ilgili güvenlik risklerini hükümet olarak karşılama noktasında birbirleri ile yarışan bir durumda var diyebiliriz. Amerikan Başkanı Biden’ın ifadeleri bu noktada çok önemli. Normal bir hükümet gibi, normal bir hızda biz davranamazdık. Bu anlamda bütün personelimizin yapay zeka konusunda ki yeniliklere, teknolojilere ve yapay zekanın hızına kendilerini alıştırmaları gerektiriyor. Kendilerini bu anlamda yapay zeka ile ilgili bilgilerle donatmaları gerektiği şeklinde bir açıklaması oldu” dedi. "Birçok iş grubunun eğitilmesi gerekiyor" Yapay zekanın Türkiye üzerinde olumsuz etkileri olmaması için erken önlem alınması gerektiğini ifade eden Darıcı, “Türkiye’de kamu sektörü açısından yapay zekanın ne olduğu, yapay zekanın riskleri, potansiyeli ve özellikle hem faydaları ve zararlarına ilişkin tüm kamu personelinin de ve bir çok farklı iş grubunun da eğitilmesi gerekiyor. Bu noktada özellikle yapay zekanın gelecekte Türk toplumu üzerinde oluşturabileceği zararları ve oluşturabileceği riskleri de karşılayabilmek adına şimdiden prokaktif önlemler alınması gerekiyor. Bu önlemler ileride özellikle hâlihazırda karşılaştığımız tüketici ile ilgili konularda, dolandırıcılık vakalarında ve daha uç noktalarda ülkenin savunma mekanizmaları ile ilgili konularda karşılık bulabilir. Özellikle savaş gibi durumlarda yapay zekanın farklı amaçlarda kullanımı insanlar üzerinde toplumsal ve sosyolojik olarak da ciddi etkiler bırakabilir. Bu açıdan özellikle yapay zeka teknolojileri ile alakalı son süreçte en çok tartışılan konulardan bir tanesiydi. Özellikle görüntülerin yapay zekada sinir ağları kullanılarak işlenmesi, kişilerin aslında olmadıkları görüntülerin, olmadıkları karelerin ve imajların içerisinde yer almaları ve bunun farklı amaçlarla kullanılabiliyor olması bir çok büyük riskleri de beraberinde getirebilir. Özellikle ülke liderlerinin görüntülerinin farklı videolar içerisinde yayılmaya başlaması ve infodemik bilginin hızla yayılarak toplumda etki oluşturması gibi durumlar söz konusu olabilir” ifadelerini kullandı. “Türkiye’de de çok ciddi önlemler alınmalı” Yapay zekanın savaş gibi durumlarda yanlış yönlendirmelere sebep olabileceğine dikkat çeken Ddoç. Dr. Darıcı, şu ifadelere yer verdi: “Bunlar özellikle ilerleyen süreçte yakın tehdit ve savaş gibi durumlarda kendini gösteren durumlar. Özellikle İsrail- Filistin çatışmalarında gördüğümüz gibi özelikle sosyal medyada deepfake’e ilişkin birçok video yayınlanabiliyor ve bunlar kamuoyunu yanlış yönlendirebiliyor. Yapay zekanın sınırları, yapay zekanın riskleri, yapay zekanın toplumun nezdinde karşılığının ne olduğu, yapay zekanı n gelecekte faydaları ve zararları noktasında özellikle gerek akademisyenlerin, gerek kamu sektöründe çalışanların, bürokratların, politikacıların ve karar vericilerin ciddi bir şekilde eğitim alması gerekiyor. Gazeteciler, televizyoncular ve medya çalışanları da aynı şekilde yapay zeka teknolojileri ile oluşturulmuş içeriklerin, kendilerini yanıltabileceği noktasın da mutlaka önlemlerini almaları gerekiyor. Kurumsal bazda bu tarzda ki uygulamaların nasıl bir teyit noktasına gidilebileceği açısından bir birim oluşturulabilir ve mutlaka uzman kişiler olmalı. Amerikan Başkanı Biden’ın imzalamış olduğu bu başkanlık emriyle ses, metin, görüntü üreten ve oluşturan yapay zeka uygulamalarına bir filigran eklenmesi de gündemde. Bu işaretler eklenerek bir içeriğin yapay zeka tarafından üretilip üretilmediği ortaya konulmuş olacak. Yapay zeka öyle bir ilerlemiş durumda ki ülkelerin altyapı internet üzerinden çalışan birçok yapısını da altüst edebilir endişesini hükumetler taşıyor. Bu noktada da özellikle Türkiye’de de çok ciddi önlemler alınmalı. Kamu personeli ve kara vericilerden başlamak üzere bir an önce önlemler alınmalı.”
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder