Yerel Haberler
Tokat
Tokat’ta 5,6 büyüklüğündeki depremin merkezi Pınarbeyli havadan görüntülendi 13 Mart 2026 Cuma - 14:39:43 Tokat’ta meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin merkez üssü olan Erbaa ilçesine bağlı Pınarbeyli köyü dron ile görüntülendi. Gece saatlerinde yaşanan deprem köyde kısa süreli paniğe neden olurken, herhangi bir can kaybı ya da yıkım yaşanmadı. Saat 03.35 sıralarında meydana gelen deprem sonrası köyde yapılan incelemelerde bazı alanlarda küçük çaplı hareketlilikler tespit edildi. Depremin etkisiyle köy yolunun yakınında bulunan büyük bir kayanın yerinden oynadığı belirlendi. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye gelen ekipler tarafından kaya kısa sürede kontrollü şekilde aşağı indirilerek yol yeniden trafiğe açıldı. Pınarbeyli köyü muhtarı Rasim Daş, depremin oldukça gürültülü hissedildiğini belirterek, "Gece saat 03.35’te 5,6 büyüklüğünde bir deprem yaşadık. Gürültülü bir depremdi ve vatandaşlarımızın bir kısmı panik yaptı. Tek katlı evlerde yaşayanlar daha az panik yaşadı. Depremin ardından AFAD Başkanlığı ve devletimizin diğer yetkilileri bizleri arayarak durum hakkında bilgi aldı. Biz de köyde vatandaşlarımızla iletişime geçerek herhangi bir yıkım ya da can kaybı olup olmadığını kontrol ettik. Şu ana kadar bize ulaşan herhangi bir zayiat veya yıkım bilgisi bulunmuyor" diye konuştu. Öte yandan depremin merkez üssü olan köy ve çevresi havadan görüntülenirken, bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
13 Mart 2026 Cuma - 14:24 Tokat’ta 5,6 büyüklüğündeki depremin merkezi Pınarbeyli havadan görüntülendi Tokat’ta meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin merkez üssü olan Erbaa ilçesine bağlı Pınarbeyli köyü dron ile görüntülendi. Gece saatlerinde yaşanan deprem köyde kısa süreli paniğe neden olurken, herhangi bir can kaybı ya da yıkım yaşanmadı. Saat 03.35 sıralarında meydana gelen deprem sonrası köyde yapılan incelemelerde bazı alanlarda küçük çaplı hareketlilikler tespit edildi. Depremin etkisiyle köy yolunun yakınında bulunan büyük bir kayanın yerinden oynadığı belirlendi. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye gelen ekipler tarafından kaya kısa sürede kontrollü şekilde aşağı indirilerek yol yeniden trafiğe açıldı. Pınarbeyli Köyü Muhtarı Rasim Daş, depremin oldukça gürültülü hissedildiğini belirterek, "Gece saat 03.35’te 5,6 büyüklüğünde bir deprem yaşadık. Gürültülü bir depremdi ve vatandaşlarımızın bir kısmı panik yaptı. Tek katlı evlerde yaşayanlar daha az panik yaşadı. Depremin ardından AFAD Başkanlığı ve devletimizin diğer yetkilileri bizleri arayarak durum hakkında bilgi aldı. Biz de köyde vatandaşlarımızla iletişime geçerek herhangi bir yıkım ya da can kaybı olup olmadığını kontrol ettik. Şu ana kadar bize ulaşan herhangi bir zayiat veya yıkım bilgisi bulunmuyor" diye konuştu. Öte yandan depremin merkez üssü olan köy ve çevresi dron ile havadan görüntülenirken, bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
13 Mart 2026 Cuma - 13:18 Depreme merkezinde yakalanan uzmanı, depremi anlattı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, "80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız" dedi. Bölgede depremler üzerinde çalışmalarını sürdüren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, deprem çalışmaları için gittiği Niksar’da depreme yakalandı. "1942 depremiyle bağlantısı yok" Koçbulut, geçtiğimiz gece yaşanan depremin 1942 depremi ile bağlantısı olmadığını belirterek, "AFAD tarafından açıklanan 5.5 büyüklüğündeki deprem Niksar havzasının kuzey kenarını sınırlayan ve 1942 kırığının hemen kuzeyinde yer alan hat. Oluşan deprem Pınarbeyli köyü civarında meydana geldi. Bu depremin 1942 ile bir alakası olmadığını düşünüyorum ve bunun kuzeyindeki bu parçalı hatlar üzerinde geliştiğini düşünebiliriz. Çünkü baktığımızda buradaki fayların normal bileşeni var ve havzaya doğru ilerliyorlar" dedi. "80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız" Koçbulut açıklamasında, "1942 kırığını düşündüğümüzde günümüze kadar geçen süre yaklaşık 80 yıl ve 80 yılda bu fay üzerinde 7 büyüklükte bir deprem olması imkânsız. Çünkü bu kadar bir stres bu kadar kısa bir sürede biriktiremez. Buradaki yaklaşık 7 büyüklüğüne yakın deprem üretme aralığı 200 yıldır. Çünkü 2006-2009 yılları arasında yapılmış olan bir DPT projesinde, Erbaa’dan Erzincan’a kadar olan bölgenin depremselliği, yüzey kırıklarının ve fayların incelenmesi gerçekleştirildi. Bu devletimizin kayıtlarında zaten var" diye konuştu. "7 büyüklüğün üstünde deprem beklemiyoruz" Prof. Dr. Fikret Koçbulut, Tokat’ta 7’nin üstünde deprem beklemediklerini ifade ederek, "Tokat’ta 7.2 büyüklüğünde bir deprem olacak diyen kim bilmiyorum ama bunu söyleyebilmek için elinde kesin verilerinin olması lazım. Niksar bölgesine baktığımızda, 1939 yılında Erzincan’da büyük Erzincan depremi var. 360 kilometrelik bir yüzey kırığı oluşturdu. Erzincan’dan Tokat’ın da hemen kuzeyinden geçen Amasya Ezine Pazarı’na doğru giden 360 kilometrelik hat, 1939’da kırıldı. Sonra yirmi Aralık 1942’de Niksar Erbaa arasındaki bu 40 kilometrelik alan kırıldı. Yani Niksar havzasının kuzey kenarındaki fay kırıldı. Daha sonra 1943’te ise Ladik-Tosya depremi, Kastamonu depremi meydana geldi. Yaklaşık 280 kilometre civarında da yüzey kırığı meydana geldi. Yani bu hat aslında komple kırıldı. Kırılmanın üzerinden de yaklaşık 80 yıl geçti. Bu 80 senelik bir süreç içerisinde, burada bu büyüklüklerde deprem üretecek bir segment kalmadı. Sadece Niksar havzasının güneyinde Esenyçay fayı var. Bu fay üzerinde bir gerilim olabilir. Ama bu da 7 üzerinde bir büyük deprem üretemez kanaatindeyim" şeklinde konuştu. "Depremi merkezinde yaşadı" Prof. Dr. Fikret Koçbulut, depremi Niksar’da yaşadığını hatırlatarak, vatandaşlardan sadece resmi kurumların yapacağı bilgilendirmelere itibar etmelerini istedi. Koçbulut, "Bu gece ben de Niksar’daydım ve depremi yaşayan bir kişiyim. Başka bir çalışma için buradaydık. Bir arazi çalışması için. Niksar’da bir otelde konaklarken 3.35’te ben de uyandım. Ama baktığımız zaman aslında haberlere düşen kadar bir telaş görmedim. Ben kaldığım kattan aşağıya bile inmedim. Çünkü bu deprem 5.5 büyüklükte olduysa bundan sonrakilerin en büyük artçısı 4.5 olur. Onda da fazla bir şey olacağını düşünmedim. O yüzden önemli olan resmi kurumların yapacağı açıklamalara itibar etmektir. Vatandaşlarımızın AFAD tarafından açıklanmış ve yetkili kurumlar tarafından açıklanmış haberlere itibar etmelerini istiyorum. Çünkü çok büyük bilgi kirliliği meydana geliyor. Bu büyük bilgi kirliliğiyle insanlarımızı endişeye ve telaşa yönlendiriyor" dedi.
13 Mart 2026 Cuma - 10:46 Tokat Valisi Köklü: "Erbaa’da ilk incelemelerde ciddi bir olumsuzluk yok" Tokat Valisi Abdullah Köklü, Niksar merkezli 5,5 büyüklüğündeki deprem sonrası Erbaa’da yapılan ilk incelemelerde ciddi bir olumsuzluk görülmediğini açıkladı. Tokat’ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından sahadaki incelemeler sürerken, Tokat Valisi Abdullah Köklü Erbaa ilçesinde de incelemelerde bulundu. İlçede yetkililerden bilgi alan Vali Köklü, deprem sonrası ilçede yapılan ilk gözlemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Depremin merkez üssünün Niksar ilçesi olduğunu hatırlatan Vali Köklü, sarsıntının Erbaa’da da hissedildiğini belirterek vatandaşların kısa süreli panik yaşadığını söyledi. İlk incelemelere göre bazı binalarda sıva çatlakları ve küçük çaplı dökülmelerin tespit edildiğini ifade eden Köklü, durumun teknik ekipler tarafından detaylı şekilde incelendiğini kaydetti. Vali Köklü: "Yapılacak detaylı incelemede durum net şekilde ortaya çıkacak" Sahada geniş çaplı bir inceleme yürütüldüğünü belirten Köklü, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüz, AFAD ekiplerimiz ve İl Özel İdaresi personelimiz teknik ekiplerle birlikte sahada çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca Bakanlığımız tarafından da ilave teknik personel desteği sağlandı. Yapılacak detaylı incelemelerle durum net şekilde ortaya konulacak." dedi. Okullarda da bazı kısmi çatlakların tespit edildiğini dile getiren Vali Köklü, ilk gözlemlere göre endişe verici bir durum görülmediğini ancak kesin değerlendirme için teknik raporların beklendiğini vurgulayarak; "Şu an itibarıyla ilk gözlemlerimizde endişe edecek bir durum görmüyoruz. Ancak nihai değerlendirme teknik ekiplerimizin yapacağı incelemelerin ardından ortaya çıkacak" ifadelerini kullandı.
Başkan Yazıcıoğlu: "Tarihi koruyarak kentsel dönüşümün startını verdik"
01 Temmuz 2024 Pazartesi - 12:43 Başkan Yazıcıoğlu: "Tarihi koruyarak kentsel dönüşümün startını verdik" Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, kentsel dönüşümle tarihi dokunun korunacağını söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen; Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Tokat’ta bir araya geldi. Tokat Belediye binasında gerçekleştirile toplantıda kentsel dönüşüm çalışmaları masaya yatırıldı. Toplantı sonrasında şehrin tarihi ve kültürel alanlarıyla birlikte Kaledibi bölgesinde Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’yla birlikte incelemelerde bulunan Bakan Yardımcısı Gürgen, kentsel dönüşüm için gerekli her türlü desteğin bakanlık tarafından verileceğini belirtti. "Tarihin izlerini koruyarak" Tokat’ta kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili start verdiklerini belirten Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, “Binlerce yıllık tarihi ve kültürü ile şehrimizi depreme karşı yeniliyor ve güçlendiriyoruz. Cumhur İttifakı ruhuyla birlikte daha güçlü olduğumuz inancıyla Tokat için hep birlikte üretmeye devam ediyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Sayın Vedad Gürgen, Tokat Valisi Sayın Numan Hatipoğlu, AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut’un katılımı ile daha yaşanabilir, çevre dostu ve modern bir Tokat şehri için kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, imar planlama gibi çok kritik konularda toplantımızı gerçekleştirdik. Tarihin izlerini koruyarak, kültürel değerlerimizi yaşatarak Tokat’ımızı depreme karşı dirençli hâle getirmeye yönelik olarak kentsel dönüşüm startını verdik. Daha önce Tokat’ı ziyaret ederek şehrimizin depreme karşı yenilenmesinde gerekli talimatları veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye hassasiyetlerinden ve Bakan Yardımcımız Sayın Vedad Gürgen’e ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Kentsel dönüşüm çalışmalarımız şehrimize, değerli hemşerilerimize hayırlı uğurlu olsun. Her şey Tokat’ımız için" dedi.
Bakır ustası çırak bulamayınca mesleği eşine öğretti
29 Haziran 2024 Cumartesi - 13:59 Bakır ustası çırak bulamayınca mesleği eşine öğretti Tokat’ta bakırcılık mesleğiyle uğraşan Mehmet Küçük, babasından devir aldığı mesleğini yarım asırdır sürdürmesine rağmen mesleği devredecek bir çırak bulamayınca eşini usta olarak yetiştirdi. Tokat’ta tarihi Taşhan içerisinde yarım asırdır bakır işleme ve kalay işiyle uğraşan Mehmet Küçük, babasıyla amcalarının yaptığı aile mesleğini tüm zorluklarına rağmen devam ettiriyor. Mesleğini devredecek bir çırak bulamamanın sıkıntısını yaşayan Küçük, sorunu beklenmedik bir kişiyle çözüme kavuşturdu. Çıraklık için uzun yıllar arayışlarını sürdüren Küçük, çözümü yanına yemek getiren eşi Halime Küçük’te buldu. 35 yıl önce eşinin dükkanına gelerek bakırcılık mesleğine çıraklıkla başlayan Küçük, zamanla kendini ispatlayarak usta öğreticilik belgesi aldı. Çırakları olmadan çalışan Küçük ailesi, 9 metrekarelik dükkânda bakırcılık mesleğini yaşatmaya çalışıyor. “Çırak bulamadığım için eşimi yanımda yetiştirdim” Çırak bulamayınca eşi ve çocuğuna mesleğini öğrettiğini söyleyen 70 yaşındaki bakır ustası Mehmet Küçük, “Benim sülalem hep bakırcıydı. Bu meslek ölmek üzere olan bir meslek. Meslek bitiyor ve yetişen kimse bulunmuyor. Bu meslekte fazla bir kazanç yok ve çok sabır isteyen bir meslek. Biz babamızın yanında yetiştiğimiz için mesleğimizi seviyoruz. Çırak bulamadığım için eşimi yanımda yetiştirdim. Eşim 35 yıldır benim yanımda çalışıyor. Sanatı burada ona öğrettim ve Kültür Bakanlığı sanatçısı oldu. Burada makine yok, her şeyi elimizde yapıyoruz. Burada hem kalay yapıyoruz, hem de bakır yapıyoruz. Ben şu anda 70 yaşındayım. Küçükken bir hevesle bu işe başladık. Ben mesleğime aşığım öyle olmasam mesleğimi yapamam. İlerleyen yaşıma rağmen hala çalışıyorum. Ben üretmek istiyorum, bir şeyleri öğretmek istiyorum. Bu işe bir el atılması lazım bu meslek ölmesin. Bu meslek benimle beraber ölecek. Bana güzel bir yer versinler, ben orada öğrenci yetiştireyim” dedi. Eşiyle birlikte kültür bakanlığı sanatçısı olduğunu ifade eden Halime Küçük ise “Eşimle beraber 35 yıldır bakırcılık işi ile uğraşıyorum. Eşim ile ben kültür bakanlığı sanatçısıyız. Oğlumuzda bu işe hevesli ve o da Kültür Bakanlığı sanatçısıdır. Ben de eşimin yanına gide gele hem işlemeciliği hem de çizimi öğrendim. Eşim çırak bulamayınca ona destek amaçlı bu işe başladım. Çocuğumuzda yanımıza sürekli getirerek onu da yetiştirdik. Oğlum çekiç tutuyor, işleme yapıyor, kalaylama yapıyor, cila yapıyor. Sanatı o da çok güzel öğrendi. 35 yıldır eşimle birlikteyim ve hiç ayrılmadık. Mesleğimiz çok güzel ama çırak yetiştiremiyoruz. Çalışma alanımız küçük, yerimizde fazla yok. Talepte olmadığı için kendi kendimize değirmenimizi döndürüyoruz” diye konuştu.
Anadolu’nun ilk mitingi Niksar’da yeniden canlandı
27 Haziran 2024 Perşembe - 18:42 Anadolu’nun ilk mitingi Niksar’da yeniden canlandı Redd-i İlhak Cemiyeti tarafından 20 Haziran 1919 tarihinde Tokat’ın Niksar ilçesinde yapılan İzmir’in işgalini telin mitinginin 105. yılı münasebetiyle program düzenlendi. Programda İzmir’in işgali bir kez daha telin edildi. Niksar Kaymakamlığı ve Niksar Belediyesi tarafından düzenlenen program Keşfi Meydanı Danişmend Gazi müzesi önünde mehteran gösterisiyle başladı. Daha sonra, protokolün de katılımıyla Belediye önüne kadar mehteran eşliğinde yürüyüş düzenlendi. Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı Mahmut Hasgül’ün sunuculuğunu yaptığı programda konuşan Niksar Kaymakamı Ekrem Çeçen, "Burada bulunmak hepimiz için bir şeref. 105 yıl önce, ecdadımızın, cemiyetimizin ve üyelerinin, şu anda aramızda bulunan torunları ve akrabaları burada idi ve biz de bugün buradayız. Bu şerefi yaşadık. Ve şunu unutmamalıyız ki, yüz beş yıl önce bizi burada toplayan 12 bin kişiyi burada toplayan vatan bilinci ve millet olma bilincinin en önemli unsuru, vatanımızla, milletimize zarar veren her duruma karşı tepki göstermeyi amaçlayan telin mitingidir. Bunun için yine buradayız. İnşallah gelecek yıllarda da başkanımızın söylediği gibi bu bilinci sürdürmek için elimizden geleni yapacağız" dedi. Atatürk İlköğretim Okulu Müdürü Bünyamin Çelik tarafından “İşgal için çekilen telgraf metninin okunması” Tel’in Mitingi ve Redd- i İlhak Cemiyeti üyelerinin fotoğrafları sergisi ile program sona erdi.
Turhal’ın en güzel balkon ve bahçesi seçildi
27 Haziran 2024 Perşembe - 15:56 Turhal’ın en güzel balkon ve bahçesi seçildi Turhal Belediyesi’nin düzenlediği ödüllü “En Güzel Balkon ve Bahçe Yarışması” sonuçlandı. Turhal Belediye Başkanı M. Erdem Ural ve protokol üyeleri, dereceye giren yarışmacılara ödüllerini Millet Bahçesinde düzenlenen programda takdim etti. Turhal Belediyesi’nin doğa ve çevre bilincini geliştirmek ve kent estetiğini daha da artırmak için düzenlediği ’En Güzel Balkon ve Bahçe Yarışması’nı kazananlar ödüllerini aldı. Yapılan başvurular Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından oluşturulan jüri tarafından yerinde ziyaret edilerek değerlendirildi. Yarışmada dereceye girenlere ödüllerini Turhal Belediye Başkanı M. Erdem Ural, Turhal Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Yücel Resuloğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Hülya Benli ve Ziraat Mühendisi Umut Durmuş takdim etti. Ayrıca yarışmaya katılanlara Turhal Belediye Başkanı Mehmet Erdem Ural tarafından katılım belgeleri de verildi. "Kentimize kattığınız her bir güzellik için sizlere minnettarız" Düzenlenen programda konuşan Turhal Belediye Başkanı Mehmet Erdem Ural, "Ödül töreninde sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Öncelikle, bu yarışmaya katılan tüm hemşerilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Emeklerinizle kentimize kazandırdığınız bu güzellikler, Turhal’ımızın estetiğine ve kalitesine büyük katkı sağlıyor. Bu yarışma vesilesiyle, kent estetiğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Yaşadığımız çevrenin güzelleştirilmesi, hem bireysel hem de toplumsal huzurun sağlanmasında büyük rol oynuyor. Bahçelerimiz ve balkonlarımız, sadece evlerimizin bir parçası değil, aynı zamanda kentimizin de birer süsüdür. Her bir çiçek, her bir bitki, kentimize kattığınız her bir güzellik için sizlere minnettarız. Ayrıca, doğa ve çevre bilincinin arttırılması, gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miraslardan biridir. Bu yarışma sayesinde, çevre bilincinin ve doğaya olan sevginin yaygınlaştırılmasına katkıda bulunuyoruz. Doğayı korumak, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için hepimizin sorumluluk alması gerektiğine inanıyorum. Katılım gösteren tüm hemşerilerimize bir kez daha teşekkür eder, ödül alanları tebrik ederim" dedi.
Çaldıran zaferinin tanığı Boğazkesen Köprüsü turizme kazandırılmayı bekliyor
27 Haziran 2024 Perşembe - 11:36 Çaldıran zaferinin tanığı Boğazkesen Köprüsü turizme kazandırılmayı bekliyor Bizans ile Selçuklu ve Osmanlı döneminden izler taşıyan ve Yavuz Sultan Selim Han’ın Çaldıran Muharebesi’ne giderken kullandığı rivayet edilen Boğazkesen Köprüsü turizme kazandırılmayı bekliyor. Kelkit ve Tozanlı nehirlerinin birleşim noktasında yer alan tarihi Boğazkesen Köprüsü, yüzyıllardır insanlık tarihine tanıklık eden önemli bir yapı olarak dikkat çekiyor. Köprünün ayaklarının alt kısmında Bizans dönemine, üst kısmında ise Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait izler yer alıyor. Yavuz Sultan Selim Han’ın Çaldıran Muharebesi’ne giderken bu köprüyü kullanmış olması tarih sahnelerinde de önemli bir rol alıyor. Günümüzde sadece ayakları kalan tarihi köprünün, restore edilip turizme kazandırılması isteniyor. 3 medeniyetten izler taşıyor Tarih araştırmacısı Aybike Gamze Gazioğlu, köprü ayaklarının Bizans dönemine ait olduğu, ayakların yarıdan sonrasının ise Selçuklu ve Osmanlı eseri olduğunu ifade ederek, “Köprünün ayaklarının alt kısmı Bizans dönemini üst kısmı ise Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait olduğu söylenmektedir. Bunun sebebi ise köprünün köye bakan ikinci ayağının altındaki taşa oyulmuş bir haç işareti olduğudur. Köprünün ayağının üst kısmında ise bir Selçuklu kartal ongunu olduğu köylerin yaşlıları tarafından söylenmektedir. Kartal ongunu zamanla suya kapılmıştır ve gözden kaybolmuştur. Yavuz Sultan Selim Han’ın Çaldıran Muharebesi’ne gittiği güzergâh olduğu da rivayet edilmektedir. Hatta Çaldıran seferinde bu köprüyü ordusu ile kullanmıştır. Köylerin şöyle bir rivayetleri de vardır. Köprünün kutsal olduğu düşünülmektedir ve bu kutsallığın Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Muharebesi’nde zafer kazandığını da kendi aralarında konuşmaktadırlar” dedi.