Yerel Haberler
Tokat
27 Şubat 2026 Cuma - 14:30 Araçta ölü bulunmuştu, 2 yıl sonra eşine "kasten öldürme" suçlaması ile dava açıldı Tokat’ın Turhal ilçesinde 2 yıl önce aracında silahla öldürülmüş halde bulunan 23 yaşındaki Muhammed Köseoğlu’nun eşi hakkında kasten öldürme ve ruhsatsız silah suçlamasıyla dava açıldı. Turhal ilçesinde 18 Ağustos 2024’te meydana gelen olayda Muhammed Köseoğlu aracında silahla vurularak öldürülmüş olarak bulunmuştu. Olayın ardından Turhal Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame, Zile Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 23 yaşındaki Muhammed Köseoğlu’nun eşi Ş.S.K. hakkında kasten öldürme ve ruhsatsız silah suçlamasıyla dava açıldı. İddianamede, 23 yaşındaki Muhammed Köseoğlu’nun Turhal otogar civarında park halindeki araç içerisinde silahla vurularak hayatını kaybettiği belirtildi. Olay günü maktul ile resmi nikahlı eşi Ş. S. K. arasında tartışma yaşandığı, tartışmanın bir süre devam ettiği kaydedildi. Adli Tıp raporuna göre, Köseoğlu’nun sağ göğüs bölgesinden bitişik atış mesafesinden vurulduğu ve iç organ yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi. Silah üzerinde parmak izi yok Kriminal incelemelerde, şüphelinin ellerinden alınan svap örneklerinde atış artığına rastlandığı, maktulün el ve tırnak sürüntülerinde ise DNA profili tespit edildiği bilgisi yer aldı. Ayrıca olay sonrası ele geçirilen silah üzerinde parmak izi bulunmadığı, bu durumun silahın temizlenmiş olabileceği yönünde değerlendirmeye alındığı ifade edildi. Otomobil ile tır parkına gitmişler Dosyada yer alan tanık beyanları ve kamera kayıtları değerlendirilerek şüpheli ile maktul arasında olay günü birden fazla kez tartışma yaşandığı, çiftin otogar civarındaki bir tır parkına gittikleri belirlendi. İlk duruşma 29 Nisan’da İddianamede elde edilen deliller, uzmanlık raporları ve tanık ifadeleri doğrultusunda şüpheli Ş.S.K. hakkında "kasten öldürme" suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphe oluştuğu belirtilerek ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma suçlamalarına da yer verildi. Zile Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşmasının 29 Nisan’da yapılacağı öğrenildi.
27 Şubat 2026 Cuma - 09:31 Dayanışma ile yeniden kurulan yuvada ilk iftar Tokat’ın Erbaa ilçesinde çıkan yangında evi zarar gören Fadime Bayrak’ın yenilenen yuvasındaki ilk iftara Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl konuk oldu. Erbaa ilçesinde geçen yıl Aralık ayında meydana gelen yangında Fadime Bayrak’a ait evde yangın çıkmıştı. Olay sonrası büyük hasar görerek oturulamaz hale gelen ev, yapılan çalışmaların ardından yeniden inşa edilerek aileye teslim edildi. Yangın sonrası dayanışma örneği sergileyen belediye ekiplerinin çalışmaları mahalle sakinleri tarafından da takdirle karşılandı. Yenilenen evlerinde ilk Ramazan’ı karşılayan Bayrak ailesi, Erbaa Belediye Başkanı Karagöl’ü gönül sofralarında ağırladı. İftar programına aile yakınları ve mahalle muhtarı da katıldı. "Yaraların sarılması için belediye olarak seferber olduk" İftar sonrası açıklamada bulunan Karagöl, yangının ardından yaraların sarılması için belediye olarak seferber olduklarını belirterek, "Umutlarla yeniden bacası tüten, birlik ve beraberlikle ayağa kalkan bir yuvanın kapısından içeri adım attık bu akşam. Geçen Aralık ayında meydana gelen yangın sebebiyle kullanılamaz hale gelen evlerinin yeniden sıcacık bir yuvaya dönüşmesiyle birlikte bizleri gönül sofralarına konuk eden Fadime Bayrak ablamızla, ailesiyle ve muhtarımızla beraber oruçlarımızı açtık. Rabbimden tüm hemşehrilerimizi, milletimizi, Türk-İslam âlemini her türlü afetten ve kazadan korumasını diliyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin" dedi. Bayrak ailesi ise desteklerinden dolayı Belediye Başkanı Karagöl ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Ahilik geleneği üniversite öğrencilerine ilham oldu
23 Eylül 2025 Salı - 17:23 Ahilik geleneği üniversite öğrencilerine ilham oldu Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde (TOGÜ) düzenlenen panelde ahilik geleneğinin değerleri girişimcilik ve ticaret ahlakı ile buluşturuldu. TOGÜ’de ahilik geleneğinin değerleri girişimcilik vizyonuyla buluşturuldu. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü ile Toplumsal Katkı ve Sosyal İnovasyon Koordinatörlüğü iş birliğinde düzenlenen ’Ahilik geleneği ışığında girişimcilik ve ticaret ahlakı’ paneli, Şehit Birol Yavuz Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sema Polatcı’nın üstlendiği panelde konuşan Tokat Esnaf ve Sanatkârlar Birliği Başkanı Fehmi Çankaya, ’Ahi Evran Veli’den Günümüze Ahilik’ başlıklı sunumuyla ahiliğin toplumsal dayanışma ve mesleki ahlak üzerindeki etkilerini anlattı. TOGÜ İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet İnanır, ’Ticaret Ahlakı ve Ahilik’ başlıklı konuşmasında ahilik ilkelerinin modern iş dünyasına sunduğu rehberliği vurguladı. Tokat Teknopark AŞ Genel Müdürü Doç. Dr. Hakan Polatcı ise ’Ahilik ve Girişimcilik’ başlıklı sunumuyla girişimcilik ruhunun ahilik geleneğiyle nasıl bütünleştiğini ortaya koydu. Program, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdimiyle sona erdi. Programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Temür, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Gerçek mi rivayet mi bilen yok, 6 asırdır ziyaretçilerini ağırlıyor
23 Eylül 2025 Salı - 11:41 Gerçek mi rivayet mi bilen yok, 6 asırdır ziyaretçilerini ağırlıyor Tokat’ın Reşadiye ilçesindeki ’Yalnız çam türbesinin’ Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferi sırasında vefat eden bir şeyhe ait olduğuna inanılıyor. Gerçek mi rivayet mi bilinmese de türbe ziyaretçilerini ağırlıyor. İlçeye bağlı Hebüllü Yaylası’nda, bin 200 rakımlı dağın yamacında bulunan ’Yalnız Çam Türbesi’ asırlardır bölge halkının manevi duraklarından biri olmayı sürdürüyor. Yavuz Sultan Selim Han’ın 1514 yılında Çaldıran Seferi’ne giderken bu güzergâhtan geçtiğine ve beraberindeki şeyhlerinden birinin burada vefat ederek defnedildiğine inanan vatandaşlar türbeye giderek dua ediyor. Yavuz Sultan Selim’in bu yoldan geçtiği söylenir Çocukluğundan bu yana türbenin ziyaret edildiğini belirten 75 yaşındaki Kemal Aslan, "Ben 75 senedir bilirim ki burada bir evliya yatıyor. Yalnız Çam Evliyası diye bilinir. Yavuz Sultan Selim’in Selemen Yaylası’na giderken bu tarihi yoldan geçtiği söylenir. Çevreden insanlar her hafta gelir dua eder" dedi. Türbe 15. yüzyıldan günümüze kadar ayakta Bölge sakinlerinden Ayhan Şahin ise türbenin tarihi öneme sahip olduğunu iddia ederek "Yavuz Sultan Selim Han 1514 yılında Çaldıran Seferi’ne giderken bu yoldan geçmiş ve 10 gün Selemen Yaylası’nda konaklamış. Yolculuk sırasında padişahın çok sevdiği şeyhlerinden biri burada vefat etmiş. O günden bugüne türbe çevresinden ve Ordu ile Tokat’tan yüzlerce insan burayı ziyaret eder" diye konuştu.
Prof. Dr. Gerçekçioğlu: "Kış bahar oldu; dona dayanan meyve türleri araştırılmalı"
22 Eylül 2025 Pazartesi - 11:53 Prof. Dr. Gerçekçioğlu: "Kış bahar oldu; dona dayanan meyve türleri araştırılmalı" Küresel iklim değişikliği, "don vurmaz" denilen meyveleri bile yakarken, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu dona rağmen bazı bölgelerde ayakta kalan meyve türlerinin tespiti için acil eylem planı çağrısı yaptı. Küresel ısınmanın etkileri tarım sektöründe beklenmedik durumlara yol açtı. Mevsimlerin kayması ve hava şartlarındaki olağan dışı değişimler, geleneksel tarım takvimlerini bozarak çiftçileri zor durumda bıraktı. Özellikle zirai don riskine karşı dayanıklı olduğu düşünülen ayva, elma ve vişne gibi meyve türleri bu yıl ağır hasar aldı. Kış aylarının bahar gibi geçmesiyle erken uyanan ağaçlar, ardından gelen uzun süreli don olaylarıyla büyük zarar gördü. Normal şartlarda yarım saatlik donlardan etkilenmeyen bu meyve türleri, bazı bölgelerde 13 saate kadar süren donlar karşısında neredeyse tamamen yandı. Tokat özelinde yapılan saha gözlemlerinde ise dikkat çekici ayrıntılar ortaya çıktı. Bazı elma çeşitlerinin ve ceviz ağaçlarının, şiddetli donlara rağmen meyve vermeye devam ettiği görüldü. Bu istisnai durumların, bölgesel ekolojik özellikler ve tür çeşitliliğiyle ilişkili olabileceği ifade ediliyor. "Elma, ayva ve vişne gibi ürünler bile zarar gördü" İklim değişikliğinin tarımdaki yıkıcı etkilerine dikkat çeken TOGÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, "Artık mevsimler neredeyse ikiye indi. Kış baharla birleşti, sonbahar kışla birleşti. Hiç zarar görmeyeceğini düşündüğümüz meyvelerimiz bile zarar gördü. Ayva, elma, vişne gibi ürünler kış aylarının bahar gibi geçmesi nedeniyle erken uyandı. Arkasından gelen uzun süreli donlar ise büyük kayıplara yol açtı. Buna rağmen bazı bölgelerde elma ve ceviz çeşitlerinin ayakta kaldığını gözlemledik. Bu farklılıkları acil eylem planı kapsamında sörvey çalışmalarıyla tespit etmemiz gerekiyor" dedi. Gerçekcioğlu, yapılacak bu çalışmayla gelecekte benzer risklere karşı daha dayanıklı tarım stratejilerinin geliştirilmesi için kritik önem taşıdığını ifade etti.
Salamura yaprak dondan etkilenmedi
20 Eylül 2025 Cumartesi - 11:17 Salamura yaprak dondan etkilenmedi Küresel ısınmanın Türkiye’de tarımı tehdit ettiğini söyleyen Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu; nisan ayında yaşanan don felaketinin ardından çiftçilere tek ürün yerine çeşitliliğe yönelmelerini önerdi. Türkiye’de Nisan ayında meydana gelen zirai don, 43 şehirde üreticileri olumsuz etkiledi. Meyve bahçelerinin büyük zarar gördüğü süreçte binlerce çiftçi ürün kaybına uğradı. Yaşanan felaketin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde "Zirai Don Komisyonu" kurularak konunun detayları bilim insanları ve uzmanlarla masaya yatırıldı. Komisyonda konuşma yapan TOGÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, küresel ısınmanın tarım üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Gerçekcioğlu, iklim krizinin yalnızca don olaylarıyla sınırlı olmadığını, sıcaklık artışının deniz seviyelerini yükseltmesi gibi daha geniş çaplı sorunlara yol açtığını belirtti. "Çiftçiler ürün çeşitliliğine yönelmeli" Küresel ısınmayla birlikte doğa olaylarının ilerleyen dönemde de sık sık görüleceğini söyleyen Prof. Dr. Gerçekcioğlu, tek ürün yetiştiriciliğinin risk taşıdığını vurgulayarak; "Tokat örneğinde bağcılığın yanı sıra salamura yaprak üretimi var. Don nedeniyle bağlardaki meyveler zarar gördü ancak salamura yaprak ticari kayıp yaşamadı. Tek ürün yerine farklı ürünlerin birlikte yetiştirilmesi çiftçilerin zararını telafi edebiliyor" dedi. "Devlet yıllar önce öngörmüştü" Gerçekcioğlu, devletin 30-35 yıl önce stratejik ürünler için araştırma enstitüleri kurduğunu hatırlattı. Kayısı, fındık, zeytin ve üzüm gibi ürünlerin ülke ekonomisinde kritik rol oynadığını söyleyen Gerçekcioğlu, araştırma enstitülerinin küresel ısınmaya bağlı risklere karşı daha güçlü öngörüler geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
Salamura yaprak dondan etkilenmedi
20 Eylül 2025 Cumartesi - 11:13 Salamura yaprak dondan etkilenmedi Küresel ısınmanın Türkiye’de tarımı tehdit ettiğini söyleyen Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu; nisan ayında yaşanan don felaketinin ardından çiftçilere tek ürün yerine çeşitliliğe yönelmelerini önerdi. Türkiye’de Nisan ayında meydana gelen zirai don, 43 şehirde üreticileri olumsuz etkiledi. Meyve bahçelerinin büyük zarar gördüğü süreçte binlerce çiftçi ürün kaybına uğradı. Yaşanan felaketin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde "Zirai Don Komisyonu" kurularak konunun detayları bilim insanları ve uzmanlarla masaya yatırıldı. Komisyonda konuşma yapan TOGÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, küresel ısınmanın tarım üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Gerçekcioğlu, iklim krizinin yalnızca don olaylarıyla sınırlı olmadığını, sıcaklık artışının deniz seviyelerini yükseltmesi gibi daha geniş çaplı sorunlara yol açtığını belirtti. "Çiftçiler ürün çeşitliliğine yönelmeli" Küresel ısınmayla birlikte doğa olaylarının ilerleyen dönemde de sık sık görüleceğini söyleyen Prof. Dr. Gerçekcioğlu, tek ürün yetiştiriciliğinin risk taşıdığını vurgulayarak; "Tokat örneğinde bağcılığın yanı sıra salamura yaprak üretimi var. Don nedeniyle bağlardaki meyveler zarar gördü ancak salamura yaprak ticari kayıp yaşamadı. Tek ürün yerine farklı ürünlerin birlikte yetiştirilmesi çiftçilerin zararını telafi edebiliyor" dedi. "Devlet yıllar önce öngörmüştü" Gerçekcioğlu, devletin 30-35 yıl önce stratejik ürünler için araştırma enstitüleri kurduğunu hatırlattı. Kayısı, fındık, zeytin ve üzüm gibi ürünlerin ülke ekonomisinde kritik rol oynadığını söyleyen Gerçekcioğlu, araştırma enstitülerinin küresel ısınmaya bağlı risklere karşı daha güçlü öngörüler geliştirmesi gerektiğini ifade etti. (YK-RM-