Yerel Haberler
Trabzon
Kanserle savaşmıyor ’misafir’ gibi karşılıyor 07 Mart 2026 Cumartesi - 08:55:02 Trabzon’da bir çocuk annesi Güzin Emral Yazıcı, kanser olduğunu öğrendiği andan bugüne geçen hastalık sürecini bir ’savaş’ değil bir ’misafir’ olarak kabul ederek tedavi sürecini herkese örnek olacak bir olgunlukla yaşıyor. Erzurum’da uzun yıllar yaşayan sağlık çalışanı Güzin Emral Yazıcı, memleketi Trabzon’a tayin olduktan sadece iki hafta sonra mide ağrısı şikayetiyle doktoruna başvurdu. İlk etapta mide kanseri teşhisi konulan Yazıcı’nın detaylı tetkikler sonucu iki taraflı meme kanseri olduğu ve hastalığın nadir görülen bir şekilde mide ile kemiklere metastaz yaptığı belirlendi. "Kanserle savaşmıyorum" diyerek hastalığı geçici bir misafir olarak gördüğünü belirten Yazıcı, sosyal medyada açtığı hesap üzerinden benzer durumdaki kadınlarla iletişim kurarak dayanışma ve moral desteğinin önemini vurguluyor. Ameliyata hazırlanırken... Trabzonlu 41 yaşındaki Güzin Emral Yazıcı, üniversite eğitimini Erzurum’da tamamladıktan sonra çalışma hayatına da aynı şehirde başladı. Uzun yıllar Erzurum’da görev yapan sağlık çalışanı Yazıcı, bir süre önce memleketine tayin talebinde bulundu. Atamasının gerçekleşmesiyle birlikte Trabzon’da görevine başlayan Yazıcı’nın hayatı ise göreve başladıktan iki hafta sonra yaşadığı sağlık sorunu ile bambaşka bir yön aldı. Mide ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran Yazıcı’ya ilk etapta mide kanseri teşhisi konuldu. Tedavi için Ankara’ya giden Yazıcı, Hacettepe Üniversitesi’nde ameliyata hazırlanırken yapılan ileri tetkiklerde kan değerlerindeki anormallik dikkat çekti. Mide kanserinin bu tabloyu açıklamaması üzerine ameliyat iptal edildi ve tanı süreci yeniden başlatıldı. Yaklaşık 20 gün süren detaylı incelemelerin ardından Yazıcı’nın aslında iki taraflı meme kanseri olduğu ve hastalığın nadir görülen bir şekilde mide ile kemiklere metastaz yaptığı belirlendi. Kan değerlerinin düşüklüğü nedeniyle kemoterapi uygulanamıyor Kan değerlerinin düşüklüğü nedeniyle kemoterapi uygulanamayan Yazıcı için akıllı ilaç tedavisi planlandı. Ankara’da bir onkolog eşliğinde başlatılan tedavinin ilk üç aylık kontrolünde gerileme tespit edildi. Altıncı ayını doldurmak üzere olan Yazıcı’nın tedavi sürecinin planlandığı şekilde devam ettiği, Nisan ayında yeniden kontrole gideceği öğrenildi. 15 yaşında bir kız çocuğu annesi olan Yazıcı, teşhis sürecinin psikolojik olarak yıpratıcı geçtiğini ancak hastalığa teslim olmadığını dile getirdi. "Kanserle savaşmıyorum" diyen Yazıcı, hastalığı bedeninde oluşan ancak geçici olduğuna inandığı bir misafir olarak gördüğünü ifade etti. Süreç boyunca sosyal medyada açtığı hesap üzerinden benzer hastalıkla mücadele eden kadınlarla iletişim kurduğunu belirten Yazıcı, dayanışmanın ve moral desteğinin tedavi sürecine olumlu katkı sağladığını vurguladı. Pozitif kalmanın önemine dikkat çeken Yazıcı, tamamen iyileşeceği güne odaklandığını kaydetti. "Çok şükür gerileme var; tamamen iyileşeceğim günü umutla bekliyorum" Trabzon’da mide kanseri teşhisi konulduğunu tedavi için gittiği Ankara’da ise meme kanseri teşhisi konulduğunu belirten Güzin Emral Yazıcı, "Erzurum’da yaşarken bir anda memleketime tayin isteme kararı aldım. Tayinim çıktı ve Trabzon’a geldim. Ancak görev yerimde yalnızca iki hafta çalışabildim. İkinci haftanın sonunda mide kanseri teşhisi aldım. Bu haberi almak büyük bir şoktu. Kanser kelimesini duyduğunuz an, sanki doktor size doğrudan öleceksin demiş gibi hissediyorsunuz. Tedavi için Ankara’ya gitmeye karar verdim. Apar topar Ankara’ya, Hacettepe Üniversitesi’ne gittik. Mide kanseri olmam imkansızdı. Midemde rahatsızlık hissetmiyordum. Sadece midem ağrıyordu. Orada yapılan tetkiklerde mide kanseri olduğu söylendi ve hemen ameliyatla midemin alınması planlandı. Kendimi psikolojik olarak ameliyata hazırladım. Ameliyat olacak ve iyileşecektim. Ancak ameliyat öncesi alınan kan örneklerinde ilikle ilgili bir bozukluk tespit edildi. Doktorlar, mide kanserinin bu şekilde kan değerlerini bozmayacağını belirterek ameliyatı iptal etti. Yeniden araştırmalar başladı. Yaklaşık 20 gün süren detaylı incelemelerin ardından aslında mide kanseri değil, meme kanseri olduğum ortaya çıktı. Meme kanseri midede metastaz yapmazmış, dünyada çok az görülen örnekleri varmış. Aslında akciğer, karaciğer ve kemiğe yayılım görüldüğünü ifade ettiler. Bende ise hem midede hem de kemikte metastazlarım oluşmuş. Çok zor teşhis aldım. İki taraflı meme kanseri teşhisi konuldu. Ankara’da bir onkologla tedavi sürecine başladık. Kan değerlerim çok bozuk olduğu için kemoterapi alamadım. Bunun yerine akıllı ilaç tedavisine başlandı. Tedaviye vücudum güzel yanıt veriyor. İlk üç aylık kontrolüm Ankara’da yapıldı. Şu anda altıncı ayın içindeyim ve Nisan ayında yeniden kontrole gideceğim. Çok şükür gerileme var. Tamamen iyileşeceğim günü umutla bekliyorum" dedi. "Kendimi bırakmıyorum, hastalığa teslim olmuyorum" "İlk duyduğumda dünyam başıma yıkıldı" Yazıcı, "Çok gencim hiçbir şey yaşamadım diye düşündüm. Teşhisi ilk öğrendiğimde aklıma hemen 15 yaşındaki kızım geldi. Bir kız çocuğu annesiyim. O an, sanki dünyadaki son günümü yaşıyormuşum gibi hissettim. Ama zamanla bunun böyle olmadığını anlıyorsunuz. Tedaviye yanıt aldıkça, vücudunuz karşılık verdikçe kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Şimdi sürece alıştım. Kendimi bırakmıyorum, hastalığa teslim olmuyorum. İyi olacağıma inanıyorum. Bu süreçte sosyal medyada bir sayfa açtım. Benim gibi olan kadınlarla iletişim kurmak, birbirimize destek olmak istedim. Çok güzel ve pozitif mesajlar alıyorum. İnsanlar kendi hikayelerini paylaşıyor. Bu süreç psikolojik olarak yıpratıcı. İnsanlarla dertleşmek, birbirimize moral vermek bana güç veriyor. Kimseyle kendimi kıyaslamıyorum. Kanser kıyaslanacak bir hastalık değil. Herkesin süreci ve tedavisi kendine özgü. Ancak birlik olmanın, birbirimize moral vermenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Kanser kelimesi korkutucu ama değil. Korkmuyorum" şeklinde konuştu. "Kanserle savaşmıyorum" Kanserle savaşmadığını onu kabul ettiğini kaydeden Yazıcı, "Hastalığı ilk öğrendiğimde herkesi kendim aradım. Merhaba, nasılsın cümleleri ile başladım sonrasında ‘biliyor musun, ben kanser oldum’ dedim. Sanki grip oldum der gibi söyledim. Bir kuzenim var, kişisel gelişim uzmanı. Onu aradığımda önce inanmakta zorlandı. Ne yapacağım diye sordum. Bana, ‘Kendini bununla yorma, bununla savaşma’ dedi. Bu cümle bana çok iyi geldi. Çünkü bu hastalık benim bedenimde oluştu. Onunla savaşmıyorum, onu kabul ettim. Ama zamanı geldiğinde geldiği gibi geri püskürteceğim. O benim bir parçam değil, sadece geçici bir misafir. Genç ya da yaşlı, birçok insan bu hastalıkla mücadele ediyor. Zor bir hastalık. Hem psikolojik hem maddi olarak zor bir süreç. Ancak eve kapanıp sürekli ah, vah demenin kimseye faydası yok. Pozitif kalmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Ben, bu hastalığın psikolojik etkenlerle de bağlantılı olabileceğini düşünüyorum. Bu zamana kadar gamlı yaşadıysak bugünden sonra kendimizi daha iyi yaşamaya adapte edelim. Dolaşalım, nefes alalım, bugüne şükredelim. İnanıyorum ki yeneceğiz. Herkes yenme umuduyla yaşasın. Ben böyle yaşıyorum ve kendimi iyi hissediyorum. Onu yeneceğime yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan Güzin Emral Yazıcı’nın bu süreçte en büyük destekçisi eşi Fatih Yazıcı olurken, eşinin tedavi süreciyle yakından ilgileniyor.
06 Mart 2026 Cuma - 15:01 Kanadalı yazar Jenny Molendyk: "Müslümanlık bana Allah’tan bir hediye" Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan Sohbetleri’nin konuğu olan Kanadalı yazar Jenny Molendyk, "İslam Yolculuğum" başlıklı programda Müslüman oluş hikayesini dinleyicilerle paylaştı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenlenen Ramazan Sohbetleri adlı söyleşinin dün akşamki konuğu, Kanadalı yazar Jenny Molendyk oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve eşi Arzu Genç’in de izlediği söyleşide Hristiyanlıktan Müslümanlığa geçişini anlatan Molendyk, "Müslümanlık bana Allah’tan bir hediyedir" dedi. Kanada vatandaşı olan ve muhafazakar Hristiyan bir ailede yetişen Jenny Molendyk, üniversite yıllarında tanıştığı Müslüman bir arkadaşının hayatında yeni bir kapı açtığını söyledi. İslamiyet’le ilk tanışma sürecini anlatan Molendyk, "Kanada’da Müslüman bir arkadaşımla tanıştıktan sonra onun Hazreti Adem, Hazreti Davud gibi peygamberlere inandığını öğrendim. Dinlerimizin bu kadar ortak yönü olduğunu bilmiyordum. Aslında Müslümanlara tercümanlık yapabilmek için İslam dinini araştırmaya başladım. Bir gün arkadaşım bana İngilizce bir Kur’an-ı Kerim getirdi. O zaman Müslüman olmaya hiç niyetim yoktu. Sadece ’Kur’an’ın içinde ne var’ diye merak ederek okumaya başladım. Anlamadığım bölümleri Müslüman arkadaşlarıma sordum. Bir gün beni cuma namazına davet ettiler. Küçük bir camiye girdik. İçeride koltuk, sıra gibi hiçbir şey yoktu, sadece mihrap vardı ve insanlar zikir ediyordu. Benim kafam hala karışıktı, çünkü Müslüman değildim ve ne yapacağımı bilmiyordum. Tam o sırada ezan okundu. Hayatımda ilk kez ezan sesi duydum. Herkes omuz omuza saf tutarak namaz kıldı. Ben de onlara katılmaya karar verdim. Nasıl kılacağımı bilmiyordum, sadece hareketlerini tekrarladım. Namazda Fatiha’dan sonra herkesin aynı anda ve aynı tonda ‘Amin’ demesi tüylerimi diken diken etti. Önceki hafta kilisedeydim; insanlara iyi hissettirmek için dans ve benzeri şeyler yapılıyordu. Ama burada insanlar secde ediyordu. İçimden ‘Bu gerçek bir ibadet’ dedim ve çok etkilendim. O gece Allah’a, ‘Hristiyanlık ve İslam arasında bana doğru yolu göster’ diye dua ettim. O samimi duadan sonra hayatım tamamen değişti" diye konuştu. "Sorularımın hepsine cevap buldum" Molendyk, İslamiyet’le ilgili sorduğu sorulara aldığı cevapların kendisini derinden etkilediğini ifade ederek, "Hristiyanlıkla ilgili sorduğum sorulara bir din adamı doyurucu cevap verememişti ve bana sadece ‘Bu din, inanman gerekir’ demişti. İngiltere’den gelen Müslüman olmuş bir hoca ise bana ‘Jenny, istediğin soruyu sorabilirsin. Bu din haktır ve her sorunun bir cevabı vardır’ dedi. Bu söz beni çok rahatlattı. Sonra bana ‘Tek bir Allah’a inanıyor musun? Hz. İsa’ya ve Hz. Muhammed’in son peygamber olduğuna inanıyor musun?’ diye sordu. Ben de ‘Evet’ dedim. Bunun üzerine ‘O zaman git abdest al, Müslüman olacaksın’ dedi. Ben ise ‘Bunu düşünmem lazım’ diye cevap verdim. İki büyük korkum vardı: Yalnızlık ve tesettür. Müslüman olursam arkadaşlarımı, ailemi ve işimi kaybedebileceğimi düşünüyordum. Tesettüre girersem herkes bunu anlayacaktı. Ama arkadaşlarım beni yalnız bırakmayacaklarını söyleyince güç buldum ve Müslüman olmaya karar verdim" şeklinde konuştu. Müslüman olduktan sonra ailesinin bu durumu kabullenmekte zorlandığını belirten Molendyk, sözlerini şöyle tamamladı: "Bir insan İslam’ı kabul ederse bu Allah’tan bir hediyedir. Bana ‘İslam’ı ne zaman seçtin?’ diye soruyorlar. Ben de ‘Ben seçmedim, Allah beni seçti’ diyorum. Müslüman olduktan sonra hayatımı Allah için yaşamaya başladım. Ailem için bu durum çok zordu. Annem ve babam internette buldukları olumsuz şeyleri bana gönderiyorlardı. Ama Müslüman olduğum için çok minnettarım. Birkaç yıl sonra Türkiye’ye geldim. Şimdi kitap yazıyor, İslam’ı anlatıyorum. Kanada’da tanıştığım, ahlaklı ve iyi bir insan olan Türkiye vatandaşı biriyle evlendim ve daha sonra Türkiye’ye yerleştik." Programın sonunda katılımcılar Jenny Molendyk’e sorular yöneltti. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Molendyk’e günün anısına hediye takdim etti.
06 Mart 2026 Cuma - 14:11 Trabzon’da APP plaka kuyruğu Trabzon’da APP plaka kullanan araç sahipleri, yeni düzenlemeye göre ağır cezalar uygulanacak standartlara aykırı plakalarını değiştirmek için plaka basım atölyeleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Yürürlüğe giren yeni Trafik Ceza Kanunu’na göre araçlarında standartlara aykırı (APP) plaka kullanan sürücülere ilk ihlalde 140 bin para cezası kesilecek ve sürücü belgeleri 30 günlüğüne geri alınacak. İhlalin aynı yıl içinde ikinci tekrarında ise ceza miktarı 280 bin lira olacak ve sürücülerin ehliyetine 60 günlüğüne el konulacak. Yeni düzenleme çerçevesinde ceza yememek için Trabzon’da sürücüler, plakalarını değiştirmek için plaka basım atölyelerine akın etti. Atölyeler önünde uzun kuyruklar oluştu. APP plakalarla ilgili durumu sosyal medyadan öğrendiğini ifade eden Adem Uludüz, "APP plakadan dolayı burada bulunuyoruz. APP plakalarıyla ilgili durumu sosyal medyadan öğrendim. Plakadaki yazıların kalın olması standartlara uygun değilmiş. Trafik kurallarındaki ve trafik kanunundaki standartlara uygun olmadığından dolayı 140 bin TL’ye kadar para cezası var. Şu anda işlemlerimi yaptım. Notere paramızı ödedik, plaka için de bankaya para yatırdık. Şimdi bekliyoruz "diye konuştu. Sürücülerden Mehmet Bahadır, aracının plakasını söküp teslim ettiğini belirterek, "10 yıl önce aldığım aracımın plakasının geçerli olmadığını söylüyorlar. Muayenelerden geçen, trafik cezası almayan araca bugün ’Plakanız geçerli değil, yeniden plaka satın alacaksınız’ deniliyor. İşlemi yapmadığımız takdirde 140 bin TL ceza kesileceği söyleniyor. Biz de aracımızın plakalarını söküp teslim ettik. Şimdi kuyrukta bekliyoruz; 10 yıllık arabamıza yeniden plaka almak için sıra bekliyoruz" dedi. Recep Yenigün, APP plakadan dolayı sırada beklediğini belirterek, "APP plakadan dolayı burada sıradayız. Plakayı da şoförler odasından almıştık" derken, Ali Kamen ise, "Plakaları değiştiriyoruz. Yazıları kalın olduğu için değiştirileceği söylendi. Değiştirmezseniz 145 bin TL cezası var denildi" diye konuştu.
06 Mart 2026 Cuma - 12:53 Yumurta kolilerinden el yapımı kağıt üretiyorlar Trabzon’daki Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan’da geri dönüşüm ve sürdürülebilir üretim anlayışını kültür ve sanatla bir araya getiren projede yumurta kolisi gibi kağıt atıklar işlenerek el yapımı kağıt üretimi gerçekleştiriliyor. Proje ile hem çevre bilincinin geliştirilmesi hem de geleneksel el sanatlarının yaşatılması amaçlanıyor. Trabzon Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan’da düzenlenen proje kapsamında geri dönüşüm materyallerinden kağıt üretimi uygulamalı olarak öğretiliyor. El yapımı kağıt üretimi, çevresel farkındalık oluşturmanın yanı sıra kültürel değerlerin korunmasına da katkı sağlayan bir üretim alanı olarak değerlendiriliyor. Proje ile yetişkin kursiyerlerin geri dönüşüm materyallerinden kağıt üretim tekniklerini öğrenmeleri, çevreye duyarlı üretim becerileri kazanmaları ve üretilen kağıtların hat, minyatür ve tezhip gibi geleneksel sanat çalışmalarında kullanılması hedefleniyor. Projenin sonunda ise çevre bilinci gelişmiş, sanatsal üretim becerileri kazanmış bireylerin yetişmesi ve geri dönüşüm temelli sürdürülebilir bir eğitim modelinin oluşturulması amaçlanıyor. Kursiyerlere eğitim veren Görsel Sanatlar Öğretmeni Elif Emral, yumurta kolisinden el yapımı kağıt örneği olmadığını belirterek, "HOPO projesi, her okulun projesi olsun diye biz de katıldık. Geçen senelerde el yapımı kağıdı yumurta kolisinden yapmıştık. Bunun için patente başvurduk ve patentimizi aldık. Patentimiz varken bir de projemiz olsun, neden olmasın dedik ve bu şekilde ortaya çıktı. Şu anda yumurta kolisinden el yapımı kağıt üretiyoruz. Bu tamamen geri dönüşüme dayalı bir çalışma. Yumurta kolileri atık maddeydi ve hiçbir işe yaramıyordu. Biz bu kolileri topluyoruz, bir iki gün suda bekletiyoruz. Daha sonra içerisine belli miktarda nişasta ekleyip blenderden geçiriyoruz ve suyla birlikte elek yardımıyla kâğıda dönüştürüyoruz. Elde ettiğimiz bu kağıtları dekoratif amaçlı da kullanabilirsiniz. Üzerine hat, minyatür ve tezhip çalışmaları yapılabilir; resim de yapılabilir. Yani tamamen geri dönüşümle elde edilen bir ürün sanata kazandırılmış oluyor. Yumurta kolisinden el yapımı kağıt örneği yok. Zaten olmadığı için de patentini aldık. Aynı zamanda aile bütçesine ve ekonomiye de katkı sağlıyor. Evdeki yumurta kolilerinden kendi kâğıdımızı yapabiliriz. Ayrıca dokusu daha kalın ve yumuşak bir kâğıt oluyor; üzerine kolayca resim yapılabiliyor ve yazı yazılabiliyor. Bu çalışmalara katılan kursiyerlerimiz de var" dedi.
Fatih Tekke: "Hızlı, cesur ve mücadeleci bir takım kuracağız"
25 Mayıs 2025 Pazar - 22:35 Fatih Tekke: "Hızlı, cesur ve mücadeleci bir takım kuracağız" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Samsunspor maçının ardından yeni sezonda hızlı, cesur ve mücadeleci bir takım kurmak istediklerini söyledi. Fatih Tekke, Paul Onuachu, transferini istediklerini ancak bunun ekonomik bir boyutu olduğunu da sözlerine ekledi. Trendyol Süper Lig’in 37. haftasında Trabzonspor, sahasında Samsunspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktör Fatih Tekke, açıklamalarda bulundu. Tekke, "90 dakikanın tamamında üstün olan taraf bizdik. Çok basit goller yedik. İlk golü hızlı hücumdan, ikinci golü ise Malheiro’nun su içtiği sırada yedik. Bu ikinci gol bize hiç yakışmadı" ifadelerini kullandı. Maç boyunca birçok gol pozisyonuna girdiklerini ancak bunları değerlendiremediklerini belirten Fatih Tekke, "Eksik oyunculara rağmen sahada iyi bir futbol sergiledik. Oyunun her anında hakim olan taraf bizdik ama buna rağmen iki puan kaybettik" diye konuştu. "Trabzonspor yine devrim yapacak" Eksik ve sakat oyunculara rağmen takımlarının geldiği noktayı başarılı bulduğunu ifade eden Tekke, "Normalleşme süreci 3-4 hafta öncesine kadar gerçekleşti, bu bölümü başarılı olarak görüyorum" açıklamasında bulundu. Türk futbolunun ve dünya futbolunun mevcut durumuna değinen deneyimli teknik adam, "Bu tıkanıklığı ortadan kaldırmak için çalışacağız. Trabzonspor olarak geçmişte birçok kez devrim yaptık. Yine bu devrimi bu yörenin çocuğu olarak yapacağımıza canı gönülden inanıyorum" sözlerini sarf etti. "Yeni sezon için hızlı ve cesur bir takım kurmalıyız" Önlerinde problemli alanlar olduğunu belirten Tekke, "Gelecek sezon için ciddi bir kadro planlamasına girdik. Trabzonspor’un sahaya koyacağı oyun hızlı, cesur ve mücadeleci olmalı. Bu karakterli oyunun inşasıyla uğraşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Transferde net oyunculara yöneliyoruz" Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan ile transfer konusunda yoğun mesai harcadıklarını belirten Tekke, "Birçok oyuncu önerisi geliyor ama önemli olan kimin önerdiği değil, oyuncunun kalitesi. Elimizde 10 lira varsa 10 oyuncu değil, 5 tane net oyuncu alalım. Başkan da aynı şekilde düşünüyor. Başkanımızla çok rahat çalışıyorum. Her konuda bana destek veriyor. Eğer yarışacaksak, bizi heyecanlandıracak oyuncular transfer etmeliyiz" dedi. Onuachu transferi Trabzonspor’un transfer etmek istediği oyuncuların başında gelen Onuachu hakkında da açıklamalarda bulunan Tekke, "Başkanla en son konuşmamızda Onuachu’nun bizim oyun şablonumuza uygun olduğunu konuştuk. Taraftar da onu seviyor. Ekonomik boyutu önemli ama hem başkan hem ben bu transferin gerçekleşmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.
Pedro: "Bizim adımıza sezonu kurtarabileceğimiz bir kupa finali vardı; maalesef kaybettik"
25 Mayıs 2025 Pazar - 22:16 Pedro: "Bizim adımıza sezonu kurtarabileceğimiz bir kupa finali vardı; maalesef kaybettik" Trabzonspor’un başarılı futbolcusu Pedro Malheiro, Samsunspor maçının ardından yaptığı açıklamada sezonu kurtarabilecekleri bir kupa finalinin olduğunu belirterek, "Maalesef kaybettik. Kazanabilseydik belki işler bizim adımıza çok farklı olacaktı sezonu kurtarabilirdik" dedi. Trendyol Süper Lig’in 37. haftasında Trabzonspor, sahasında karşılaştığı Samsunspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan bordo-mavili takımın başarılı futbolcusu Pedro Malheiro, "Aslında sezonun genelinde yaptığımız basit hatalardan dolayı yediğimiz goller vardı. Bugün ilk yarı belki maçı kazanmaya çok yakındık. Yine iyi bir oyun ortaya koyduk. Golü bulamadık ama daha iyi futbol oynayan taraf kesinlikle bizdik. Hocamızın gelişinden sonra üzerinde çalıştığımız noktalar var. Topun hızlı çevrilmesi, sirkülasyonun iyi olması dolayısıyla bunların üzerine çalışıyoruz. Aslında bugün bunları iyi yapabildiğimizi düşünüyorum. İyi bir futbol ortaya koyabildiğimizi düşünüyorum. Yaptığımız basit hatalardan yediğimiz bir gol oldu. Aslında maçı kazanmaya çok yakındık. Bundan artık ders çıkartacağız. Öğreneceğiz ve önümüzdeki sezon çok daha iyi bir takı olabileceğimizi düşünüyorum. Çünkü iyi çalışmalar yapıyoruz bunların meyvesini önümüzdeki sezon alacağız diye düşünüyorum" diye konuştu. "Trabzonspor olarak hak ettiğimiz yerde değiliz" "Bizim adımıza Trabzonspor’dan çok uzak bir sezon oldu" diyen Pedro, "Çünkü Trabzonspor’un kimliği gereği her zaman en üstte olması, en iyi mücadeleyi vermesi, şampiyonluk mücadelesi vermesi gereken bir sezon olması gerekirdi. Trabzonspor’un gerçeklerinden, olması gerekenden biraz uzak bir sezon oldu diyebilirim. Bizim adımıza sezonu kurtarabileceğimiz bir kupa finali vardı. Maalesef kaybettik. Kazanabilseydik belki işler bizim adımıza çok farklı olacaktı sezonu kurtarabilirdik belki ama maalesef istediğimiz gibi olmadı. Bu bizi çok üzüyor. Benim için olumlu geçen bir sezon oldu ama buna bireysel bakmıyorum, takım olarak bakıyorum. İstatiksel anlamında iyi bir sezon görülebilir ama Trabzonspor olarak hak ettiğimiz yerde değiliz. Daha da iyi yerde olabilirdik. Kupayı kazanabilseydik Avrupa’da olabilirdik ama bahsettiğimiz gibi bu durum bizi üzüyor. Önümüzdeki sezon bunlardan ders çıkartarak çok daha iyi bir sezon geçirebileceğimizi düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Ufak detaylardan ötürü kaybettiğimiz maçlar ve puanlar oldu" Trabzonspor’da mutlu olduğunu belirten Pedro, "Yediğimiz ikinci golü şöyle anlatabilirim; kulübeye girip biraz su içip biraz da dinlenebilmeyi amaçlamıştım. Sırtım dönüktü. Arkada mutlaka bir oyuncumuz vardır diye düşünmüştüm. Arkamı dönüp koşmaya başladığıma kimsenin olmadığını ve hakemin oyunu başlattığını fark ettim. Salih’e seslenerek, ‘Sen benim yerime geç, ben de senin pozisyonuna geçeyim’ dedim. O geçti ama aradaki bir detay, belki de şans eseri gol yedik. Bugün burada böyle bir hata oldu belki ama sezon boyunca ufak şeylerden ötürü kaybettik. Çok daha iyi bir sezon geçirebilirdik. Ufak detaylardan ötürü kaybettiğimiz maçlar ve puanlar oldu. Bugün de maalesef, böyle bir an yaşadık. Sırtım dönüktü, tahmin etmedim ve göremedim. Maalesef öyle bir an yaşanmış oldu. İnanın bu konuları hiç düşünmüyorum. Aklıma bile gelmiyor. Trabzonspor gibi büyük bir takımdayım. Türkiye’nin en büyük takımlarından biri. İnsanlar beni burada çok sevdi ve çok iyi karşıladı. Beni burada içlerine aldılar. 2028’e kadar kontratım var. Burada mutlu olduğumu sonuna kadar söyleyebilirim. Böyle şeyler ilgimi çekmiyor" ifadelerini kullandı.
Thomas Reis: "Çılgınca bir maçtı sonuçtan mutluyuz"
25 Mayıs 2025 Pazar - 22:12 Thomas Reis: "Çılgınca bir maçtı sonuçtan mutluyuz" Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, Trabzonspor maçının ardından çılgınca bir maç oynadıklarını ama sonuçtan mutlu olduklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 37. haftasında Samsunspor, deplasmanda Trabzonspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, açıklamalarda bulundu. Oldukça zorlu ve tempolu bir maç geçirdiklerini belirten Reis, "Çok çılgınca bir maç oldu açıkçası. Sonuçtan mutluyuz. Maça iyi başladık, kaliteli oyunculara sahip rakip karşısında savunmada zaman zaman zorlandık" ifadelerini kullandı. Karşılaşmada geçiş oyunuyla gol bulduklarını vurgulayan Reis, "İkinci yarıda ise kolay ve birbirine çok benzeyen goller yedik. Ancak bu gollere rağmen takımın güçlü bir mantalite ortaya koydu. Sezon boyunca bu mücadeleci ruhu gösterdik. Takımım inancını hiç kaybetmedi" dedi. Aldıkları 1 puanla ligi dördüncü sırada tamamlamayı garantilediklerini belirten Alman çalıştırıcı, "Biz üçüncü olmak istiyoruz. İnanılmaz bir performans sergiledik, bu yüzden çok mutluyum" diye konuştu. Gelecek hafta sahalarında oynayacakları son maçı "final" olarak nitelendiren Reis, "O maçtan sonra üçüncü mü olacağız, dördüncü mü olacağız göreceğiz" açıklamasında bulundu. Taraftarlara da özel bir teşekkür gönderen Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, "Burada bizi yalnız bırakmadılar, tribünlerini tamamen doldurdular. Onların desteğini görmek çok ama çok güzeldi. Final maçında stadyumun dolu olmasını bekliyorum. Umarım hep birlikte güzel bir sonuç alırız ve kutlama yaparız" ifadelerini kullandı.
Trendyol Süper Lig: Trabzonspor: 2 - Samsunspor: 2 (Maç sonucu)
25 Mayıs 2025 Pazar - 21:06 Trendyol Süper Lig: Trabzonspor: 2 - Samsunspor: 2 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 37. haftasında Trabzonspor, sahasında karşılaştığı Samsunspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçtan Dakikalar (İkinci yarı) 58. dakikada Nwakaeme’nin ara pasında kaleci Okan ile karşı karşıya kalan Visca’nın şutunda Okan topu çeldi. Dönen topu Banza’nın vuruşunda Okan bir kez daha gole engel oldu. 85. dakikada Banza’nın ceza sahası içinde vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 86. dakikada sağ taraftan ceza sahasına giren Malheiro’nun çaprazdan vuruşunda top Okan’ın sağından ağlarla buluştu. 1-1 88. dakikada ceza sahası içinde Cham’ın pasında topla buluşan Malheiro, meşin yuvarlağı filelere gönderdi. 2-1 90. dakikada Emre Kılınç’ın sol çaprazdan ceza sahası içine gönderdiği topu iyi takip eden Moundilmadji’nin vuruşunda top ağlarla buluştu. 2-2 Hakemler: Ozan Ergün, Süleyman Özay, Gökmen Baltacı Trabzonspor: Muhammet Taha Tepe, Malheiro, Salih Malkaçoğlu, Okay Yokuşlu, Mustafa Eskihellaç, Mendy (Cham dk. 75), Folcarelli, Visca, Zubkov (Ozan Tufan dk. 82), Nwakaeme, Sikan (Banza dk. 46) Yedekler: Ahmet Doğan Yıldırım, Muhammetcan Aktaş, Lundstram, Serdar Saatçı, Draguş, Arif Boşluk, Ali Şahin Yılmaz Teknik Direktör: Fatih Tekke Samsunspor: Okan Koçuk, Zeki Yavru, Satka, Drongelen, Marc Bola (Soner Gönül dk. 89), Ntcham, Bennasser, Schindler (Celil Yüksel dk. 66), Holse, Emre Kılınç, Dimata (Marius Moundilmarji dk. 75) Yedekler: Halil Yeral, Gomes, Celil Yüksel, Muja, Soner Aydoğdu, Tait, Soner Gönül, Yunus Emre Çift, Bedirhan Çetin Teknik Direktör: Thomas Reis Goller: Emre Kılınç (dk. 27), Moundilmadji (dk. 90) (Samsunspor), Malheiro (dk. 86 ve 88) (Trabzonspor) Sarı kartlar: Mendy, Nwakaeme, Okay Yokuşlu (Trabzonspor), Dimata, Zeki Yavru (Samsunspor)
Trendyol Süper Lig: Trabzonspor: 0 - Samsunspor: 1 (İlk yarı)
25 Mayıs 2025 Pazar - 19:57 Trendyol Süper Lig: Trabzonspor: 0 - Samsunspor: 1 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 37. haftasında Trabzonspor, sahasında Samsunspor ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk yarısı konuk takımın 1-0 üstünlüğüyle tamamlandı. Maçtan Dakikalar (İlk yarı) 15. dakikada Zeki Yavru’nun pasında ceza yayına yakın bir noktadan Ntcham’ın bekletmeden vuruşunda top üstten auta çıktı. 19. dakikada Samsunspor ceza sahası içinde yaşanan karambolde topu önünde bulan Mendy’nin şutunda kaleci Okan, meşin yuvarlağı iki hamlede kontrol etti. 27. dakikada Samsunspor savunmasından gönderilen uzun topla buluşan Emre Kılınç, kaleci Muhammet ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-1 Hakemler: Ozan Ergün, Süleyman Özay, Gökmen Baltacı Trabzonspor: Muhammet Taha Tepe, Malheiro, Salih Malkaçoğlu, Okay Yokuşlu, Mustafa Eskihellaç, Mendy, Folcarelli, Visca, Zubkov, Nwakaeme, Sikan Yedekler: Ahmet Doğan Yıldırım, Muhammetcan Aktaş, Lundstram, Cham, Ozan Tufan, Banza, Serdar Saatçı, Draguş, Arif Boşluk, Ali Şahin Yılmaz Teknik Direktör: Fatih Tekke Samsunspor: Okan Koçuk, Zeki Yavru, Satka, Drongelen, Marc Bola, Ntcham, Bennasser, Schindler, Holse, Emre Kılınç, Dimata Yedekler: Halil Yeral, Gomes, Celil Yüksel, Muja, Soner Aydoğdu, Marius, Tait, Soner Gönül, Yunus Emre Çift, Bedirhan Çetin Teknik Direktör: Thomas Reis Gol: Emre Kılınç (dk. 27) (Samsunspor) Sarı kartlar: Mendy (Trabzonspor), Dimata (Samsunspor)
Odun kırma performansıyla şaşırtıyor
25 Mayıs 2025 Pazar - 09:21 Odun kırma performansıyla şaşırtıyor Trabzon’un Araklı ilçesinde küçük yaşlardan beri odun kıran 49 yaşındaki Paşa Yıldız, gösterdiği performansla gençlere taş çıkartırken fırınlara odun kırarak aylık 80 bin TL üzerinde para kazanıyor. Küçük yaştan beri odun kırdığını belirten Yıldız, bu sayede zinde kaldığını hem de stres attığını belirtiyor. Çay fabrikasında mevsimlik olarak çalıştığını kışın ise odun kırarak geçimini sağlamaya çalıştığını ifade eden Yıldız, "Kazancım ağacın tonuna göre değişiyor. Tonunu bin TL’ye kırıyorum. Aylık 80 bin TL’yi buluyor" dedi. Zinde olduğu zaman günde üç ton odunu kırdığını belirten Yıldız beslenmenin önemine işaret ederek "İyi beslenmek önemli. Sabahları bal, muz, proteini yüksek gıdalarla beslenirim. Bir oturuşta 12 tane haşlanmış yumurta yerim" diye konuştu. Küçük yaşlardan beri odun kırdığını belirten Yıldız, "49 yaşındayım. Ufak yaşlardan beri bu işi yapıyordum ancak bir ara bıraktım 4-5 sene sonra yine başladım. Bu iş ağır bir iş ama kafam rahat olduğu için bana kolay geliyor. Bu sayede hem sporumu yapıyorum. Hem stres atıyorum hem zinde kalıyorum hem de sağlıklı yaşıyorum. Zinde olduğum zaman günde 3 tona yakın odun kırıyorum. Şu an burada 25 tona yakın odun var bunları 12 günde bitirdim. Ayda 60-70 tonu buluyor. Şu ana kadar kırdığım odun bin tonu geçmiştir. Sadece buradaki değil ekmek fırınları olsun sobalık odun kırdığım yerler var. Bu iş genelde kışın oluyor. Arkadaşlar beni arıyor ancak hemen gidemiyorum çünkü birinin işini bitirmeden diğerine gitmek istemiyorum. İşimi bitirip öyle gidiyorum" dedi. Aylık kazancının 80 bin TL’yi bulduğunu belirten Yıldız, "Kazancım ağacın tonuna göre değişiyor. Tonunu bin TL’ye kırıyorum. Aylık olarak 80 bin TL’yi buluyor. Bu işi yapana pek rastlamadım, bir kişi olabilir. Zor iş olduğu için bu işi seçmek istemiyorlar hâlbuki ağır iş olsa da spor yaparak zinde kalıyorsun. Bu tür bir yarışma olsa, hemen giderim. Zinde kalmamın sebebi bu: Akşama kadar eğilip kalkıp odun atıyorum. Bu da bana iyi geliyor. Arsin, Sürmene, Of tarafından bile arıyorlar oluyor. Bu işi yaptığımı bildikleri için beni arıyorlar" şeklinde konuştu. Bu iş için beslenmenin önemine işaret eden Yıldız, "Evliyim, iki kız çocuğum var. Biri üniversiteye diğeri lise bire gidiyor. Çocuklarımı kışın odun işiyle çalışarak yazın ise ÇAYKUR’da mevsimlik işçi olarak çalışarak okutuyorum. Bu işi yaparken beynim yorulmuyor, vücudum yoruluyor. İyi beslenmek önemli. Sabahları bal, muz, proteini yüksek şeylerle beslenirim. Bir oturuşta 12 tane haşlanmış yumurta yerim" ifadelerini kullandı.
500 metrelik tarihi su hattı gün yüzüne çıktı
25 Mayıs 2025 Pazar - 09:15 500 metrelik tarihi su hattı gün yüzüne çıktı Trabzon’un Yomra ilçesine bağlı Tepeköy Mahallesi’nde yapılan yol çalışması sırasında sürdürülen kazı çalışmalarında, yerin yaklaşık 5 metre altında pişirilmiş topraktan yapılmış tarihi bir künk su borusu ortaya çıktı. Trabzon’un Yomra ilçesinde Tepeköy mahallesinde geçmişin izlerini taşıyan arkeolojik keşif yapıldı. Yomra Belediyesi tarafından Camimahallesi mevkiinde sürdürülen yol çalışmalarında yapılan kazıda pişirilmiş topraktan yapılmış tarihi bir künk su borusu ortaya çıktı. Uzmanların ilk incelemelerine göre, yaklaşık 500 metre uzunluğunda olan bu su borusu hattı, halen aktif şekilde içinden su akıtan nadir tarihi altyapı örneklerinden biri. Su mühendisliğinin erken örneklerinden sayılan bu sistemin, Tepeköy Mahallesi’nin yüzyıllardır süregelen çeşme kültürü ve doğal kaynak sularıyla olan bağını gözler önüne serdiği düşünülüyor. Yomra Belediyesi yetkilileri, bu tarihi mirasın zarar görmeden korunması için gerekli önlemlerin alındığını, ilgili kurumlarla iş birliği yapılarak bölgenin hem tarihi dokusunun ortaya çıkarılması hem de kültürel turizme kazandırılması için çalışmalar başlatılacağını belirtti. Tepeköy Muhtarı da yaptığı açıklamada, "Mahallemiz tarihi çeşmeleriyle, eski su yollarıyla zaten bilinirdi. Bu keşif ise geçmişten gelen su kültürümüzü somut olarak gün yüzüne çıkardı. Gurur verici bir gelişme" dedi.
Süleyman Soylu: "Bir örgütün kendini feshetmesi önemli bir iştir, bugün o başarılmıştır"
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 19:02 Süleyman Soylu: "Bir örgütün kendini feshetmesi önemli bir iştir, bugün o başarılmıştır" TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi’nin düzenlediği Gençlik Akademileri programında gençlerle buluştu. Önceki dönem İçişleri Bakanı Soylu, "Terör örgütleri uyurlar ve ayağa kalkarlar. Bir örgütün kendini feshetmesi önemli bir iştir. Bugün o başarılmıştır" dedi. TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen Gençlik Akademileri Kamu Diplomasisi Akademisi programına katıldı. Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen programda Süleyman Soylu’nun yanı sıra Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, ilçe belediye başkanları, siyasi partilerin temsilcileri, teşkilat mensupları ve çok sayıda genç yer aldı. Programda konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Cudi ve Gabar’da günlük 80 bin varil petrol üretilebiliyorsa, bu mücadelenin sonucudur. Bu başarı, başta Cumhurbaşkanımızın iradesi olmak üzere, Devlet Bahçeli Bey, Mustafa Destici Bey ile birlikte tam bağımsız Türkiye yolunda verilen mücadelenin bir yansımasıdır. Bu işin mimarı, güvenlik politikalarını eksiksiz uygulayan, terörle mücadelede gece gündüz demeden çalışan, ülkemizi terörsüz Türkiye’ye taşıyan Sayın Bakanımıza şükranlarımızı sunuyorum. Biz de gençlerimizi, Büyükşehir Belediyesi ve gençlik meclisimizle birlikte medeniyetimizi ve tam bağımsız Türkiye yürüyüşünü daha iyi anlatarak onlara büyük sorumluluklar yükleyeceğimiz bu programla donatmak istedik. İnşallah Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde 21. yüzyıl Türkiye’si olarak bu yolculuğumuz hayırlı ve uğurlu olur. Tekrar şehrimize hoş geldiniz, teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bir örgütün kendini feshetmesi önemli bir iştir, bugün o başarılmıştır" Önceki dönem İçişleri Bakanı, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu ise, gençlerle kamu diplomasisi konusunda deneyimlerini paylaştı. Türkiye’nin son yıllarda uluslararası alanda izlediği aktif dış politikanın gençler tarafından iyi anlaşılması gerektiğini vurgulayan Soylu, bilgi çağında yetişen gençlerin sadece yerel değil, küresel gelişmeleri de yakından takip etmesinin hayati olduğunu belirtti. Soylu, "Terörsüz Türkiye diyorlar. Bu kadar terörle mücadele ettik ne oldu, terörsüz Türkiye geldi diyorlar. Bunu ne için yaptınız diyorlar. Ülkemizde terör örgütleri ortadan kalksın diye hep beraber elimizden geleni yapmadık mı? Fedakârlıklarımızı ortaya koymadık mı? Bu mücadelede ay-yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmadık mı? Bunu ne için istedik ayrılmak için mi, birlik için mi, kardeşlik için mi? Bunu kardeşlik için yaptık. Türkiye’de böyle liderler çok gelmez. Tekrar söylüyorum fırsatını bilelim, değerlendirelim. Tayyip Erdoğan ve Bahçeli’nin açtığı çizgi 40 yıldır Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı bu travma ve maliyetlerin bedeli bile anlatılamaz. Bir şehidin bedeli bile yoktur. Biz gençlerimizin bir daha bu travmalarını yaşamasını istemiyoruz. Biz Batı’nın oyununa gelerek onların silahlarıyla, mermileriyle bu ülkenin bölünme travması ve korkusuyla artık yaşamak istemiyoruz. Güçlü bir Türkiye var. Büyük bir Türkiye var. Her ikisinden de Allah razı olsun büyük bir irade ortaya koydular. Memleketine büyük hizmet ettikleri için doğru anlaşılıyorlar. Kimseyle pazarlık yapmıyorlar. Belki bunun maliyetini gençlerimiz bugün o kadar anlayamayabilirler. Onlara hak da veriyorum. Yaklaşık 7-8 yıldır Türkiye’nin içerisinde çok büyük terörle ilgili işler kalmadı, bu doğru. Ama onun öncesinde kaldık. Terör örgütleri uyurlar ve ayağa kalkarlar. Bir örgütün kendini feshetmesi önemli bir iştir. Bugün o başarılmıştır. Sizin yolunuz açıktır. Yolunuzdaki bütün taşları temizlemeye çalışıyoruz" diye konuştu. "Batı’yı ilk kez böyle yakaladık, 300 yıllık makasımızı kapatıyoruz" Gençlere milli ve manevi değerlere sahip çıkma çağrısında bulunan Soylu, aynı zamanda dijital medya ve iletişim araçlarının etkili ve sorumlu kullanımının kamu diplomasisinde güçlü birer araç olabileceğini ifade etti. Soylu, "Türkiye nerelerden nerelere geldi. Darbeler gördük. Önümüzde bir daha bunları görmeyecek olan bir Türkiye var. Onun için mücadele ediyoruz ve Batı’yı ilk kez böyle yakaladık. 300 yıllık makasımızı kapatıyoruz. Bunu hep beraber kapatacağız. Esas yük bundan sonra sizdedir. Kamu diplomasisini siz yapacaksınız. Dünyaya en iyi ürünü siz satacaksınız. En iyi makaleyi siz yazacaksınız. Kutadgu Bilig’e kadar uzandı, Tayyip Erdoğan iktidara geldiği zaman Türk dünyası ile buluştu. Çanakkale’deki mezarlar Tayyip Erdoğan ile başlamadı. Çanakkale’ye ziyaret, Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminden başbakanlığı dönemine kadar ecdadına sahip bir nesil yetiştirmek ve ecdadımızın hangi fedakarlığı yaptığını tekrar tekrar anlatıp, bu ülkenin kıymetini bilmek için aynı zamanda Anadolu ve kardeşlerinin dünyaya mührünü vurmak için sürdürülüyor. Siz dünyaya Anadolu kardeşlerinin mührünü vuran bir nesil olacaksınız. Bu ülkenin derdiyle dertlenin" ifadelerini kullandı.