Yerel Haberler
Trabzon
27 Şubat 2026 Cuma - 11:22 Son yılların en uzun hamsi sezonu yaşanıyor Karadeniz’de bu sezon hamsi avı beklenenden uzun sürerken, sektör temsilcileri son 15-20 yılın en uzun sezonlarından birinin yaşandığını belirtiyor. Bulgaristan sınırına yakın İğneada açıklarında başlayan yoğun avcılıkla birlikte tezgâhlarda hamsi bolluğu yaşanıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Denizer Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Recep Denizer, balık av sezonunun başından bu yana süren hamsi sezonunun kısa bir aranın ardından yeniden hareketlendiğini söyledi. Denizer, geçmiş yıllarda Hopa ve Gürcistan sınırı arasında gidip gelen hamsinin bu sezon olmadığını ifade ederek "5-6 yıldır alışık olduğumuz göç hareketi bu sezon yaşanmadı. Belki de 30 yıl aradan sonra uzun süredir avcılık yapılmayan İğneada bölgesinde ciddi bir av başladı. Şu an teknelerimizin çoğu orada ve sürekli hamsi çıkıyor" dedi. Ramazan ayının da etkisiyle fiyatların uygun seviyede olduğunu kaydeden Denizer, hamsinin Trabzon’da kilosunun 100 TL’den satıldığını belirterek "Şu an Trabzon’da yerli ve taze hamsi var. Vatandaşımız gönül rahatlığıyla tüketebilir" diye konuştu. Sezonun bu kadar uzun sürmesinin son yıllarda nadir görüldüğünü dile getiren Denizer, "Tahmin ediyorum 15-20 yılın ardından ilk kez bu kadar uzun süren bir sezon yaşıyoruz. Hava şartları iyi olmasına rağmen sezon başında beklenen talep oluşmadı. Hamsi yaklaşık 1 ay ara verdi, o süreçte şoklu hamsiler satıldı. Ancak vatandaş taze ürünü tercih ediyor. Şimdi yeniden taze hamsi çıkınca ilgi arttı. Şu an hamsinin dışında istavrit de yoğun. Onların haricinde çipura, levrek, alabalık, somon da satılıyor. Vatandaşımız bu balıklara da ilgi gösteriyor ama hamsinin olduğu yerde diğer balıklara pek ilgi duyulmaz Karadeniz Bölgesi’nde. Şu an avlanan hamsinin boyu inanılmaz güzel. Bu dönemde çıkabilecek böyle bir hamside bu sonucu hiç beklemiyorduk. Hamsi sezonunun Mart ayının ortasına kadar da devam edeceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Trabzon’da hayvancılığa destek sürüyor
21 Ekim 2025 Salı - 16:08 Trabzon’da hayvancılığa destek sürüyor Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Tarım Kredi Kooperatifi Trabzon Bölge Müdürlüğü arasında Hayvansal Üretimi Destekleme Projesi kapsamında imzalanan Büyükbaş Gebe Düve ve Yerli Karayaka Koyunu alım protokolü ile bölgede hayvancılık desteklenecek. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürlüğü arasında Hayvansal Üretimi Destekleme Projesi kapsamında Büyükbaş Gebe Düve ve Yerli Karayaka Koyunu alım protokolü imzalandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürü Osman Tomruk ve Bölge Müdür Yardımcısı Zafer Mısır tarafından imzalanan protokol ile çiftçilerin desteklenmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, ilk etapta Tonya ilçesine 20 adet gebe düve, Maçka ilçesinde 36 çiftçiye 5’er adet olmak üzere toplam 180 adet yerli Karayaka koyunu verilmesi planlanıyor. Diğer ilçelerde hayvancılığı desteklemeye yönelik çalışmalar da devam ediyor. İmza töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Çiftçilerimiz şehrimizin en önemli paydaşlarından biridir. Üreticimizi ve çiftçimizi her zaman destekliyoruz, desteklemeye de devam edeceğiz. Bu kapsamda Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürlüğümüz ile önemli bir çalışmayı hayata geçiriyoruz. Amacımız bölgemizin kalkınmasında çok önemli gördüğümüz hayvancılığı sürdürülebilir kılmak. Ayrıca, hayata geçireceğimiz proje ile köyden şehre göçü engellemek ve gençleri hem üretimin hem de çiftçilik mesleğinin içerisinde tutmak istiyoruz. Hayvancılığın bitmesine müsaade etmemeliyiz. Bu nedenle el birliği ile çalışmaya devam edeceğiz. Yaptığımız ve yapacağımız çalışmaların çiftçimize olumlu yansıyacağına inancım tamdır" dedi. Başvuruda bulunacak vatandaşlar, örnek başvuru dilekçesi ile birlikte müracaatlarını yapabilecekler. Yerli Karayaka koyunu için başvurular Büyükşehir Belediyesi veya Maçka İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne, gebe düve için ise Büyükşehir Belediyesi veya Tonya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne yapılabilecek. Destek kapsamında, gebe düve alımı için başvuru sahiplerinin üzerinde 4 ila 6 adet büyükbaş sağmal süt ineği bulunması gerekiyor. Destekten yararlanacaklar; öncelikle kadın yetiştiriciler ile 40 yaş ve altı erkek üreticilerden oluşacak. Yetiştiricilere temin edilecek olan gebe düveler yüzde 90 hibe olarak verilecek. Projeye başvuran vatandaşların değerlendirmesi, Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından yapılacak.
Trabzon’da okullara spor malzemesi ve oyun seti desteği
21 Ekim 2025 Salı - 13:00 Trabzon’da okullara spor malzemesi ve oyun seti desteği Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle şehir genelinde eğitim veren devlet okullarına spor malzemeleri ve oyun seti desteğinde bulunuldu. Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nca öğrencilerin sportif faaliyetlere katılımını artırmak, bedensel ve ruhsal gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde organize edilen ve çok sayıda eğitimcinin bir araya geldiği programda Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, bir konuşma yaptı. Genç "Trabzon’umuz çok özel, güçlü ve öne çıkan yönleri olan bir şehrimiz. Tabiatı itibarıyla bir kültür, sanat ve tarih şehri olmasının yanı sıra, sporun merkezi konumundadır. Aynı zamanda eğitimin ve sağlığın merkezi olan, bu yönleriyle de kimlik kazanmış bir şehirdir. Dolayısıyla bizler, bu güçlü yönlerimize daha fazla katkı sağlamayı, bir taraftan belediyecilik hizmetlerimizi sürdürürken, diğer taraftan da bu alanlarda şehrimizin potansiyelini artırmayı görev edindik. Amacımız, yetişen neslin bu güçlü yönleri yarın daha da güçlendirecek bir nitelik kazanmasına katkı sunmaktır. Bu anlayışla, çok şükür 10 yıl boyunca Ortahisar Belediye Başkanlığı görevim süresince Milli Eğitim’den gelen hiçbir talebi geri çevirmedik. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret ettik. Çünkü bunu bu şehre karşı bir sorumluluk olarak görüyorum. Eğer yerel yönetim olarak bir katkı sağlamamız gerekiyorsa, o katkıyı sağlamak zorundayız. Biz de hem beden sağlığı hem de ruh sağlığı açısından sporun öneminin farkında olarak, yavrularımızın, sizlerin ellerinde yetişen o kıymetli evlatlarımızın gelişimine bu yönde de katkı sağlamak istedik. Hiçbir okul arasında ayrım yapmadık, ’Hepsi bizim çocuklarımız’ dedik. İlkokullardan başlayarak, bugün bu merasimle birlikte okullarımıza sporun daha nitelikli bir şekilde yapılabilmesine imkan sağlayacak destekleri sunuyoruz. Hayırlı olsun inşallah" diye konuştu. Programda başarılı sporculara ödül verilirken, Trabzon’da faaliyet gösteren 177 ilkokul, 188 ortaokul ve 117 liseye toplam 200 adet oyun seti ile 3 bin 767 adet top dağıtıldı. Oyun setlerinin içerisinde öğrencilerin fiziksel aktivitelerini destekleyecek çeşitli oyun grupları, zeka ve denge oyunları yer aldı.
Bir balkonun bereketi, ülkenin umudu oldu
21 Ekim 2025 Salı - 09:38 Bir balkonun bereketi, ülkenin umudu oldu Trabzonlu organik tarım gönüllüsü Fatih Çolak, yıllar önce balkonunda hobi olarak başladığı ata tohumu yetiştiriciliğini bugün Türkiye genelinde bir farkındalık hareketine dönüştürdü. Çolak, tamamen kendi imkanlarıyla yürüttüğü çalışmalarla, ülkenin dört bir yanına 150 binden fazla ata tohumunu ücretsiz olarak gönderdi. Trabzon’da yaşayan Fatih Çolak, yıllar önce balkonunda sebze yetiştirirken hibrit tohumların verim vermediğini fark ederek, Türkiye’nin çeşitli illerinden ata tohumları toplamaya başladı. Bu tohumları çoğaltarak sürdürülebilir hale getiren Çolak, dört yıl önce geçirdiği rahatsızlığın ardından doğal ve sağlıklı üretime daha fazla yöneldi. Türkiye’nin pek çok noktasındaki çiftçiye ulaştırdığı tohumlarla pilot ekimler yapılmasını sağlayan Çolak, kimyasal kullanılmadan da yüksek verim elde edilebileceğini gösterdi. Trabzon’daki arazisinin bir bölümünde üretim yapan Çolak, ürünlerini komşularıyla paylaşarak tohum döngüsünü sürdürdü. Okullara ve çocuk esirgeme kurumlarına da ücretsiz ata tohumları gönderen Çolak, tamamen kendi imkanlarıyla yürüttüğü çalışmalarla, ülkenin dört bir yanına 150 binden fazla ata tohumunu ücretsiz olarak gönderdi. Hikayesinin Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ata tohumu toplayarak başladığını belirten Fatih Çolak, "Ata tohumu yetiştiriciliğine bundan yıllar önce balkonumda başladım. Mahsul ettiğim ürünleri bir dahaki dönem için tohumlarını ayırarak sakladım. Onları da ektiğimde ürünün vermediğini veya kötü olduğunu fark ettim. Hibrit tohum ile o zaman tanıştım ve mantığıma uymadı. Araştırmaya başladım ve ata tohumu ile bu işin yürütülebileceğini anladım. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ata tohumları toplamaya başladım. Bu ata tohumlarını üretip sürdürülebilirliğini sağladım. Yaklaşık 4 yıl önce bir rahatsızlık geçirdim. Bu geçirdiğim rahatsızlık sonucunda da bana uzmanların tavsiyeleri ’Sağlıklı besleneceksin, doğal yetişmiş ürünlerle besleneceksin’ şeklindeydi. Bu bir yerde benim için aslında bir tetikleyici bir unsur oldu. Bunu ben yapabiliyorsam sağlıklı beslenebiliyorsam ’Başkaları içinde bir şeyler yapmak gerekiyor’ dedim. Herkese belki ben ata tohumları yetiştiremem ya da ata tohumlarından üretilmiş mahsulleri yetiştirip herkesle paylaşamayabilirim ama oluşturduğum bir farkındalıkla ata tohumlarını çoğaltmak için yola çıktım. İnsanlara tarım zehri ve kimyasallar kullanılmadan tarım yapıp oldukça verimli sonuçlar alabileceğini göstermek istedim" dedi. "Alın yiyin çekirdeklerini bana getirin diyorum" "Türkiye’nin her tarafına 150 binden fazla ata tohumu ulaştırdım" diyen Çolak, "Türkiye’nin bence her mahallesini ulaşmıştır. Bunların haricinde toplumsal projeler de yürütüyorum. Çocuk esirgeme kurumları ve okullara tüm maliyetlerini kargo dahil kendim karşılayarak ata tohumları ulaştırıyorum. Benim 10 dönüm bir arazim var ama 2 dönümünü verimli ekiyorum. Komşularıma bile burada karpuz, kabak olsun veriyorum. Alın yiyin çekirdeklerini bana getirin diyorum. Ata tohumlarını ve toprak verimli. Bundan sonra benim en büyük dileğim ata tohumlarının tüm ülkeye yayılması. Türkiye’nin dört bir yanında Şanlıurfa’sından, Konya’sından, Çukurova’ya kadar çiftçilerimize tohumları gönderiyorum. Sağ olsun onlarda pilot bölgelerde bunların ekimini yapıyor. Bunların sonuçlarını görüp kendilerinden karar vermelerini bekliyoruz. Çiftlerimiz tarım kimyasalı kullanmadan daha az maliyetle verimi görünce ekim yaptığı alanları büyütüyor" ifadelerini kullandı.
Bir balkonun bereketi, ülkenin umudu oldu
21 Ekim 2025 Salı - 09:32 Bir balkonun bereketi, ülkenin umudu oldu Trabzon’da yaşayan organik tarım gönüllüsü Fatih Çolak, yıllar önce balkonunda hobi olarak başladığı ata tohumu yetiştiriciliğini bugün Türkiye genelinde bir farkındalık hareketine dönüştürdü. Tamamen kendi imkanlarıyla yürüttüğü çalışmalarla, ülkenin dört bir yanına 150 binden fazla ata tohumunu ücretsiz olarak gönderdi. Trabzonlu Fatih Çolak, yıllar önce balkonunda sebze yetiştirirken hibrit tohumların verim vermediğini fark ederek, Türkiye’nin çeşitli illerinden ata tohumları toplamaya başladı. Bu tohumları çoğaltarak sürdürülebilir hale getiren Çolak, dört yıl önce geçirdiği rahatsızlığın ardından doğal ve sağlıklı üretime daha fazla yöneldi. Türkiye’nin pek çok noktasındaki çiftçiye ulaştırdığı tohumlarla pilot ekimler yapılmasını sağlayan Çolak, kimyasal kullanılmadan da yüksek verim elde edilebileceğini gösterdi. Trabzon’daki arazisinin bir bölümünde üretim yapan Çolak, ürünlerini komşularıyla paylaşarak tohum döngüsünü sürdürdü. Okullara ve çocuk esirgeme kurumlarına da ücretsiz ata tohumları gönderen Çolak, tamamen kendi imkanlarıyla yürüttüğü çalışmalarla, ülkenin dört bir yanına 150 binden fazla ata tohumunu ücretsiz olarak gönderdi. Hikayesinin Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ata tohumu toplayarak başladığını belirten Fatih Çolak, "Ata tohumu yetiştiriciliğine bundan yıllar önce balkonumda başladım. Mahsul ettiğim ürünleri bir dahaki dönem için tohumlarını ayırarak sakladım. Onları da ektiğimde ürünün vermediğini veya kötü olduğunu fark ettim. Hibrit tohum ile o zaman tanıştım ve mantığıma uymadı. Araştırmaya başladım ve ata tohumu ile bu işin yürütülebileceğini anladım. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ata tohumları toplamaya başladım. Bu ata tohumlarını üretip sürdürülebilirliğini sağladım. Yaklaşık 4 yıl önce bir rahatsızlık geçirdim. Bu geçirdiğim rahatsızlık sonucunda da bana uzmanların tavsiyeleri ’Sağlıklı besleneceksin, doğal yetişmiş ürünlerle besleneceksin’ şeklindeydi. Bu bir yerde benim için aslında bir tetikleyici bir unsur oldu. Bunu ben yapabiliyorsam sağlıklı beslenebiliyorsam ’Başkaları içinde bir şeyler yapmak gerekiyor’ dedim. Herkese belki ben ata tohumları yetiştiremem ya da ata tohumlarından üretilmiş mahsulleri yetiştirip herkesle paylaşamayabilirim ama oluşturduğum bir farkındalıkla ata tohumlarını çoğaltmak için yola çıktım. İnsanlara tarım zehri ve kimyasallar kullanılmadan tarım yapıp oldukça verimli sonuçlar alabileceğini göstermek istedim" dedi. "Alın yiyin çekirdeklerini bana getirin diyorum" "Türkiye’nin her tarafına 150 binden fazla ata tohumu ulaştırdım" diyen Çolak, "Türkiye’nin bence her mahallesini ulaşmıştır. Bunların haricinde toplumsal projeler de yürütüyorum. Çocuk esirgeme kurumları ve okullara tüm maliyetlerini kargo dahil kendim karşılayarak ata tohumları ulaştırıyorum. Benim 10 dönüm bir arazim var ama 2 dönümünü verimli ekiyorum. Komşularıma bile burada karpuz, kabak olsun veriyorum. Alın yiyin çekirdeklerini bana getirin diyorum. Ata tohumlarını ve toprak verimli. Bundan sonra benim en büyük dileğim ata tohumlarının tüm ülkeye yayılması. Türkiye’nin dört bir yanında Şanlıurfa’sından, Konya’sından, Çukurova’ya kadar çiftçilerimize tohumları gönderiyorum. Sağ olsun onlarda pilot bölgelerde bunların ekimini yapıyor. Bunların sonuçlarını görüp kendilerinden karar vermelerini bekliyoruz. Çiftlerimiz tarım kimyasalı kullanmadan daha az maliyetle verimi görünce ekim yaptığı alanları büyütüyor" ifadelerini kullandı.
Hamside tuzlama zamanı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 12:00 Hamside tuzlama zamanı Karadeniz’de havaların soğumasıyla birlikte hamsi bolluğu yaşanıyor. Tezgâhlarda 3 kilosu 200 TL ila 75-100 TL arasında değişen hamsi, vatandaşın ilgisini çekiyor. Balıkçılar, hem fiyatların makul olduğuna hem de tuzlama yapmak için en uygun dönem olunduğuna dikkat çekerek fiyatların daha aşağıya düşmesini beklemediklerini belirtiler. Trabzon Balık Hali’nde hamsinin fiyatı 75-100 TL ila 3 kilosu 200 TL arasında değişirken bol çıkması fiyatlara yansıdı. Hamsinin bu aralar bol çıktığını belirten balıkçı esnafından Kadir Pınar, "Hamsi bu aralar bol çıkıyor, dolayısıyla fiyatı da makul durumda. Kilosu 75-100 TL arasında değişiyor. Şu an hamsi tuzlanabilir. Hamsi böyle giderse sezon sonuna kadar sürmez. Şubat ayı başlarında hamsinin biteceğini tahmin ediyorum" dedi. Balıkçı esnafından Emin Avcı, hamsinin tam tuzlama zamanı olduğuna dikkat çekerek, "Hamsi 15-20 gündür bol çıkıyor, fiyatlar da gayet normal. Kilosu 75-100 TL arasında değişiyor. Daha önce hamsiyi 300-350 TL’ye kadar satmıştık, şu anda fiyat normal diyebiliriz. Şu an hamsinin tuzlama ve dondurucuya koyma zamanı. Vatandaşlar bol bol alsın çünkü bu fiyatlar bir daha düşmez, beklemesinler. Kilosu 100 TL olan da var, 75 TL olan da. Tahminimce hamsi 2-3 ay kadar daha sürer. Vatandaş şu an bol bol alıp yiyor çünkü fiyat uygun. Deniz de soğudu, hamsi yağlandı; tam yeme zamanı" diye konuştu. Fiyatın daha aşağı düşmesini beklemediklerini belirten balıkçılardan Münir Yılmaz ise, "Bu sene hamsi bol çıkmaya başladı, şu anda da bol. Fiyatlar uygun, vatandaş da yararlanıyor. Kilosunu 100 TL’den satıyoruz, 75 TL’ye olan da var. Şu an tuzlama yapabilirler; daha fazla beklemelerine gerek yok, beklerseler hamsiyi bulamayabilirler. Hamsi yağlandı, tuzlama için uygun zaman" ifadelerini kullandı.
Deniz kenarında gerçekleştirilen zorlu Off-Road yarışları nefesleri kesti
19 Ekim 2025 Pazar - 13:58 Deniz kenarında gerçekleştirilen zorlu Off-Road yarışları nefesleri kesti Trabzon’da deniz kenarında kurulan pistte gerçekleşen Off-Road Festivali nefesleri kesti. Trabzon’un Of ilçesinde bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Of Off-Road Festivali bugün seyirci etabıyla devam etti. 25 farklı ilden 5 ayrı sınıfta 80 aracın mücadele ettiği organizasyonda deniz kenarında oluşturulan zorlu pistte pilotlar kıyasıya mücadele etti. Yarışlarda hız, adrenalin, mukavemet ve pilotajlık ön plana çıkarken deniz kenarında gerçekleşen Off-Road araçlarının mücadelesi izleyenleri büyüledi. Festival ile ilgili açıklamada bulunan Of Off-Road Kulübü Başkanı Mehmet Ali Şahin festivali ilk kez düzenledikleri için heyecanlı ve mutlu olduklarını belirterek, "İlçemiz Of’ta İlk kez düzenlenen bir festival bu. Gelen halkımıza adrenalin dolu bir gün geçirtmeyi ümit ediyoruz. Biz yıllardır farklı şehirlerde olan organizasyonlara katılıyoruz, bu sefer istedik ki kendi yöremizde kendi bölgemizde de bir Off-Road festivali olsun. Allah razı olsun büyüklerimiz önümüzü açtılar bize yardımcı oldular, biz de buraya gelen vatandaşlarımıza dışarıdan gelen izleyicilerimize adrenalin dolu bir gün yaşatmaya çalışıyoruz. Giresun Espiye ve Artvin Arhavi arasındaki bölgede ilk kez düzenlenen bir organizasyon bu. Tam 25 vilayetten 80 araç geldi. Karadeniz sahili dışında Elbistan’dan, Sivas’tan, Erzurum’dan, Tokat’tan, Amasya’dan, özellikle İç Anadolu’dan büyük katılım oldu. Sahil kesimi tamamen buraya geldi. Nasip olursa biz bu organizasyonu sürekli hale getireceğiz. Bu organizasyonu yapmamızda bize yardımcı olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. Festival bugün yapılan son yarışların ardından sona erecek.
Başıboş köpekler yaban hayatı ve trafik güvenliğini tehdit ediyor
19 Ekim 2025 Pazar - 09:56 Başıboş köpekler yaban hayatı ve trafik güvenliğini tehdit ediyor Türkiye’de son yıllarda ormanlık alanlarda ve yol kenarlarında başıboş köpeklerin sayısının artması, yaban hayatı ve trafik güvenliğini tehdit ettiği belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, ormanlık alanlara çantalarla et, kıyma ve benzeri gıdalar taşınarak köpeklerin beslenmesinin hem doğal dengeyi bozduğu hem de hayvanların ormanlara yerleşmesine neden olduğu ifade ederek kirpiden yaban tavşanına kadar pek çok türün bu nedenle tehlike altında olduğunu belirtti. "Hem yasal değil hem de bilimsel olarak doğru bir uygulama değil" Son yıllarda özellikle ormanlık alanlarda başıboş köpekleri beslemek alışkanlık haline geldiğini kaydeden Başkaya, bu durumun yasal olmadığını belirterek, "Biz 30 yıldır başıboş köpek olmaz diyoruz. Ancak son yıllarda özellikle ormanlık alanlarda başıboş köpekleri beslemek adeta alışkanlık haline geldi. Bu durum hem yasal hem de bilimsel olarak doğru bir uygulama değildir. Köpekler yaban hayvanı değildir; bu nedenle ormanlarda bulunmamaları gerekir. Ormanlarda, bozkırlarda ve kırsal alanlarda başıboş dolaşan köpekler, yaban hayatına ciddi zararlar vermektedir. Ne yazık ki, çantalarla et, kıyma gibi yiyecekler koyup, insanların zor bulabileceği gıdaları ormanlara taşıyan kişilerle karşılaşıyoruz. Köpekler, kurttan türemiş hayvanlardır ve özellikle otobur yaban hayvanlarına geyiklere, karacalara, yabankeçilerine ciddi zararlar vermektedir. Ormanlardaki yaban hayatını tehdit etmektedirler. Kirpiden yaban tavşanına kadar pek çok tür, başıboş köpekler nedeniyle tehlike altındadır. Bu durum bazı insanlar için normal karşılanıyor olabilir, ancak bu oldukça anormal ve endişe verici bir durumdur. Ormanları korumak ve geliştirmekle görevli olan Orman Genel Müdürlüğü ile yaban hayatını korumakla sorumlu Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün bu konuda gerekli adımları atması artık bir sorumluluk değil, doğrudan görevleridir. Aynı şekilde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da bu konuya acilen müdahale etmesini bekliyoruz" dedi. "Ormanda başıboş köpek görmek ve bunu olağan bir durum gibi karşılamak son derece yanlıştır" ifadelerini kullanan Başkaya, "Bu durum, dünyanın hiçbir yerinde kabul edilebilir değildir. Dünyanın pek çok yerinde insanlar kurt, vaşak ve ayılarla mücadele ederken, biz yırtıcı özelliklere sahip başıboş köpekleri ormanlara bırakıyoruz. Bu şekilde yaban hayatı için artık bir yaşam alanı kalmayacaktır. Ayrıca yol kenarlarında başıboş köpeklerin beslenmesi, trafik kazalarına neden olarak doğrudan can kayıplarına yol açmaktadır. Ormanda beslenen köpekler de sonuçta yollara inmektedir. Bu nedenle ormanlarda da, yollarda da tehlike oluşturmaktadırlar. Dağda, bozkırda, yaylada başıboş köpeklerin serbestçe dolaşmaları çok ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Her gün yaşanan motosiklet ya da araç kazalarının çoğunda bu köpeklerin etkisi büyüktür. Ne yazık ki bazen bir ailenin yok olmasına sebebiyet verebilmektedirler. Bu kazaların büyük bir bölümünün sebebi olarak başıboş köpekler gösterilmektedir. Ülkemizde, bu nedenle ciddi sayıda kaza yaşanmaktadır" dedi.