Yerel Haberler
Trabzon
27 Şubat 2026 Cuma - 11:22 Son yılların en uzun hamsi sezonu yaşanıyor Karadeniz’de bu sezon hamsi avı beklenenden uzun sürerken, sektör temsilcileri son 15-20 yılın en uzun sezonlarından birinin yaşandığını belirtiyor. Bulgaristan sınırına yakın İğneada açıklarında başlayan yoğun avcılıkla birlikte tezgâhlarda hamsi bolluğu yaşanıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Denizer Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Recep Denizer, balık av sezonunun başından bu yana süren hamsi sezonunun kısa bir aranın ardından yeniden hareketlendiğini söyledi. Denizer, geçmiş yıllarda Hopa ve Gürcistan sınırı arasında gidip gelen hamsinin bu sezon olmadığını ifade ederek "5-6 yıldır alışık olduğumuz göç hareketi bu sezon yaşanmadı. Belki de 30 yıl aradan sonra uzun süredir avcılık yapılmayan İğneada bölgesinde ciddi bir av başladı. Şu an teknelerimizin çoğu orada ve sürekli hamsi çıkıyor" dedi. Ramazan ayının da etkisiyle fiyatların uygun seviyede olduğunu kaydeden Denizer, hamsinin Trabzon’da kilosunun 100 TL’den satıldığını belirterek "Şu an Trabzon’da yerli ve taze hamsi var. Vatandaşımız gönül rahatlığıyla tüketebilir" diye konuştu. Sezonun bu kadar uzun sürmesinin son yıllarda nadir görüldüğünü dile getiren Denizer, "Tahmin ediyorum 15-20 yılın ardından ilk kez bu kadar uzun süren bir sezon yaşıyoruz. Hava şartları iyi olmasına rağmen sezon başında beklenen talep oluşmadı. Hamsi yaklaşık 1 ay ara verdi, o süreçte şoklu hamsiler satıldı. Ancak vatandaş taze ürünü tercih ediyor. Şimdi yeniden taze hamsi çıkınca ilgi arttı. Şu an hamsinin dışında istavrit de yoğun. Onların haricinde çipura, levrek, alabalık, somon da satılıyor. Vatandaşımız bu balıklara da ilgi gösteriyor ama hamsinin olduğu yerde diğer balıklara pek ilgi duyulmaz Karadeniz Bölgesi’nde. Şu an avlanan hamsinin boyu inanılmaz güzel. Bu dönemde çıkabilecek böyle bir hamside bu sonucu hiç beklemiyorduk. Hamsi sezonunun Mart ayının ortasına kadar da devam edeceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Başıboş köpekler yaban hayati ve trafik güvenliğini tehdit ediyor
19 Ekim 2025 Pazar - 09:48 Başıboş köpekler yaban hayati ve trafik güvenliğini tehdit ediyor Türkiye’de son yıllarda ormanlık alanlarda ve yol kenarlarında başıboş köpeklerin beslenmesinin artması, yaban hayati ve trafik güvenliğini tehdit ettiği belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, ormanlık alanlara çantalarla et, kıyma ve benzeri gıdalar taşınarak köpeklerin beslenmesinin hem doğal dengeyi bozduğu hem de hayvanların ormanlara yerleşmesine neden olduğu ifade ederek kirpiden yaban tavşanına kadar pek çok türün bu nedenle tehlike altında olduğunu belirtti. Ormanlarda başıboş köpeklerin bulunmasının olağan bir durum olmadığını bu konuda acil önlem alınması gerektiğine dikkat çeken Başkaya, bu durumun hem yasal olarak sakıncalı hem de yaban hayatı açısından ciddi tehdit oluşturduğunu vurguladı. "Hem yasal değil hem de bilimsel olarak doğru bir uygulama değil" Son yıllarda özellikle ormanlık alanlarda başıboş köpekleri beslemek alışkanlık haline geldiğini kaydeden Başkaya, bu durumun yasal olmadığını belirterek, "Biz 30 yıldır başıboş köpek olmaz diyoruz. Ancak son yıllarda özellikle ormanlık alanlarda başıboş köpekleri beslemek adeta alışkanlık haline geldi. Bu durum hem yasal hem de bilimsel olarak doğru bir uygulama değildir. Köpekler yaban hayvanı değildir; bu nedenle ormanlarda bulunmamaları gerekir. Ormanlarda, bozkırlarda ve kırsal alanlarda başıboş dolaşan köpekler, yaban hayatına ciddi zararlar vermektedir. Ne yazık ki, çantalarla et, kıyma gibi yiyecekler koyup, insanların zor bulabileceği gıdaları ormanlara taşıyan kişilerle karşılaşıyoruz. Köpekler, kurttan türemiş hayvanlardır ve özellikle otobur yaban hayvanlarına geyiklere, karacalara, yabankeçilerine ciddi zararlar vermektedir. Ormanlardaki yaban hayatını tehdit etmektedirler. Kirpiden yaban tavşanına kadar pek çok tür, başıboş köpekler nedeniyle tehlike altındadır. Bu durum bazı insanlar için normal karşılanıyor olabilir, ancak bu oldukça anormal ve endişe verici bir durumdur. Ormanları korumak ve geliştirmekle görevli olan Orman Genel Müdürlüğü ile yaban hayatını korumakla sorumlu Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün bu konuda gerekli adımları atması artık bir sorumluluk değil, doğrudan görevleridir. Aynı şekilde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da bu konuya acilen müdahale etmesini bekliyoruz. Ormanda başıboş köpek görmek ve bunu olağan bir durum gibi karşılamak son derece yanlıştır. Bu durum, dünyanın hiçbir yerinde kabul edilebilir değildir. Dünyanın pek çok yerinde insanlar kurt, vaşak ve ayılarla mücadele ederken, biz yırtıcı özelliklere sahip başıboş köpekleri ormanlara bırakıyoruz. Bu şekilde yaban hayatı için artık bir yaşam alanı kalmayacaktır. Ayrıca yol kenarlarında başıboş köpeklerin beslenmesi, trafik kazalarına neden olarak doğrudan can kayıplarına yol açmaktadır. Ormanda beslenen köpekler de sonuçta yollara inmektedir. Bu nedenle ormanlarda da, yollarda da tehlike oluşturmaktadırlar. Dağda, bozkırda, yaylada başıboş köpeklerin serbestçe dolaşmaları çok ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Her gün yaşanan motosiklet ya da araç kazalarının çoğunda bu köpeklerin etkisi büyüktür. Ne yazık ki bazen bir ailenin yok olmasına sebebiyet verebilmektedirler. Bu kazaların büyük bir bölümünün sebebi olarak başıboş köpekler gösterilmektedir. Ülkemizde, bu nedenle ciddi sayıda kaza yaşanmaktadır" dedi.
Karadeniz’in zirvelerinden özgürlüğe
18 Ekim 2025 Cumartesi - 09:48 Karadeniz’in zirvelerinden özgürlüğe İrlandalı wingsuit sporcusu Michael Morann, Uzungöl ve Sümela Manastırı gibi Karadeniz’in sarp yamaçlarında gerçekleştirdiği cesur atlayışlarla, Türkiye’yi ekstrem sporların yeni merkezi haline getiren isimlerden biri oldu. Ekstrem sporların en heyecan verici dallarından biri olan wingsuit (kanatlı uçuş) sporu, Türkiye’de yeni yeni keşfedilmeye başlanırken, Karadeniz’in sarp dağları bu spor için eşsiz bir rota haline geliyor. Özellikle Trabzon’daki Sümela Manastırı ve Uzungöl çevresi, hem görselliği hem de zorlu arazi yapısıyla bu adrenalini zirvede yaşamak isteyen sporcuları cezbediyor. İrlandalı wingsuit sporcusu Michael Morann, bu alanda Türkiye’de önemli atlayışlara imza atan isimlerden biri haline geldi. Samsun’daki festivalle başlayan Türkiye serüveni, onu Karadeniz’in zirvelerine taşıdı. Özellikle Sümela Manastırı’ndan yaptığı uçuş, hem teknik açıdan zorluğu hem de görsel ihtişamıyla dikkat çekerken, Karadeniz’in yüksek irtifalarında gerçekleştirdiği atlayışlarda saatte 250 kilometre hıza ulaşan Michael Morann hem teknik becerisi hem de cesaretiyle dikkat çekti. "Karadeniz Bölgesi wingsuit atlayış için güzel imkanlar sunabilecek bir bölge" Wingsuit sporcusu Michael Morann, 2017 yılında Samsun’da katıldığı bir festivalle Türkiye’ye ilk adımını attı. O günden beri ülkeye olan ilgisi ve tutkusu artarak devam etti. ‘Artık kendimi yarı Türk hissediyorum’ diyen Morann, "Wingsuit sporcusuyum. 2017 yılında Samsun’da düzenlenen festivale katılmıştım sonrasında atlayışlar gerçekleştirdim. Artık yarı olarak Türk olduğumu söyleyebilirim. 16 yaşında sky diving başladım. 20 yaşından beri base jumping yapıyorum. Türkiye benim için yeni bir atlayış noktası. Burada çok fazla çeşitlilik var. Özellikle Karadeniz Bölgesi wingsuit atlayış için güzel imkanlar sunabilecek bir bölge. Buradaki en büyük zorluk Karadeniz’in coğrafi şartları nedeniyle güvenli bir çıkış noktası bulmak çok oluyor. Ama bunu yamaç paraşütünden atlayış yaparak çözebiliyoruz. Yamaç paraşütünü kullanmak riskleri azaltıyor. En güzel nokta Sümela Manastırı’ndan yaptığım uçuştu. Bölge çok ikonik. Kraven the hunter filmindeki bir sahnede Sümela Manastırı’nı görmüştüm. Bunu planlamıştık. Çok teknik bir atlayıştı. Hem kalkış alanının hem de iniş noktasının darlığı özel bir çalışma gerektiriyordu ama güzel bir şekilde gerçekleştirdik" dedi. "Trabzon’u İsviçre’ye benzetiyorum" Trabzon’u İsviçre’ye benzettiğini kaydeden Morann, "Çok fazla pozitif geri dönüşler aldım. Sümela Manastırı’nın Türkiye için önemli bir nokta olduğunu biliyordum. 1 milyondan fazla turistik ziyaretçi topluyor. Sümela’dan yaptığım uçuş rüya gibiydi. Trabzon’u İsviçre’ye benzetiyorum. Doğası ve turistik nokta olması bakımından çok benzer. Geldiğimde gözlerimi doğadan alamadım. Çocukken izlediğim bir sosyal medya videosundan ilham almıştım. Araştırmalara başladıktan sonra ilk sky diving ile sonrasında bunu takip eden wingsuit sporu ile devam ettim. Wingsuite başlamam uzun yıllarımı aldı. Ucuz bir spor değil. Yamaç paraşütü ile birleştirince gerçekten hem mevcut riskleri hem de maliyeti ortadan kaldırıyor" ifadelerini kullandı.
Trabzon’da engelli şahsın yol çilesine Büyükşehirden çözüm
17 Ekim 2025 Cuma - 11:31 Trabzon’da engelli şahsın yol çilesine Büyükşehirden çözüm Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Araklı ilçesine bağlı Pervane Mahallesi’nde yaşayan diyaliz hastası ve yürüme engelli Ahmet İhsani Öksüz’ün yaşadığı ulaşım sorununu çözüme kavuşturdu. Evinin bulunduğu alana araç yolu olmadığı için hastaneye gitmekte zorluk yaşayan Öksüz’ün evine yeni yol açıldı. Araklı ilçesine bağlı Pervane Mahallesi’nde yaşayan 65 yaşındaki Ahmet İhsani Öksüz, yaklaşık bir yıl önce geçirdiği kaza sonucu kalça kemiğini kırdı. Haftada üç gün diyaliz tedavisi için hastaneye gitmek zorunda olan ve yürümekte güçlük çeken Öksüz, evine araç yolu bulunmadığı için sedye ile patika yoldan taşınarak ambulansa ulaştırılıyordu. Özellikle yağışlı havalarda patika yolun çamurlaşması, hasta ve yakınları için büyük zorluk oluşturuyordu. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen Trabzon Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, Öksüz’ün evine ulaşımı sağlayacak 100 metre uzunluğunda yeni yol açarak vatandaşın mağduriyetine son verdi. Yaşadığı zorlukların sona ermesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ahmet İhsani Öksüz, "Uzun süredir çok büyük sıkıntılar çekiyordum. Haftada üç gün diyalize gitmem gerekiyor ama yol olmadığı için beni sedye ile patika yoldan taşımak zorunda kalıyorlardı. Yağmurlu havalarda bu durum daha da zor oluyordu. Şimdi aracın evimin kapısına kadar gelebilmesi hepimiz için büyük kolaylık oldu. Bu hizmeti sağlayan Trabzon Büyükşehir Belediyemize, başkanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun" dedi. Pervane Mahallesi Muhtarı Turgut Kılıçlarslan da yapılan hizmetten memnun olduklarını belirterek "Hastamız uzun zamandır büyük zorluklar yaşıyordu. Patika yoldan, yağmurda çamurda taşımak gerçekten çok güç oluyordu. Artık araç evin kapısına kadar ulaşabiliyor" ifadelerini kullandı.
Trabzonspor’un, Rize’de en büyük kozu hücum hattı
17 Ekim 2025 Cuma - 11:26 Trabzonspor’un, Rize’de en büyük kozu hücum hattı Trendyol Süper Lig’de bu sezon hücumda etkili olan Trabzonspor’un, Çaykur Rizespor karşısında da en büyük kozu hücum hattı olacak. Trendyol Süper Lig’in 9. haftasında deplasmanda Çaykur Rizespor ile karşılaşacak olan Trabzonspor, bu maçın hazırlıklarını sürdürüyor. Teknik Direktör Fatih Tekke ve ekibi, Karadeniz derbisine yönelik son taktik çalışmalarını yaparken, hücumda üretkenliğiyle dikkat çeken bordo-mavili ekibin Çaykur Rizespor maçı kadrosuna Faslı futbolcu Benjamin Bouchouari’nin dahil edilmesi bekleniyor. Sakatlığını atlatan Bouchouari’nin, Tekke’nin sürpriz kozlarından biri olacak. En üretken hücum hattında biri Ligdeki hücum verilerine bakıldığında Trabzonspor, Süper Lig’in en üretken iki takımından biri olarak yer alıyor. Galatasaray 20 golle zirvede, bordo-mavililerde 13 golle ikinci sırada bulunuyor. Karadeniz ekibinde hücum hattının en etkili ismi 6 golle Paul Onuachu olurken, Felipe Augusto da 3 golle takımına katkı sağladı. Son haftalarda form grafiğini yükselten Zubkov ise 1 golle skora katkı veren bir diğer isim oldu. Trabzonspor’un hücum hattında yakaladığı bu uyum, Çaykur Rizespor deplasmanında Fatih Tekke’nin ön bölgede rakip savunmayı hataya zorlama planında en önemli kozu olacak. Fatih Tekke, Çaykur Rizespor maçlarında gülen taraf oldu Fatih Tekke, teknik direktörlük kariyerinde Çaykur Rizespor ile oynadığı 4 maçta da yenilmedi. Söz konusu maçlarda Tekke’nin çalıştırdığı takımlar, rakibi karşısında 3 galibiyet, 1 beraberlik aldı. Fatih Tekke, 1. Lig’de 2018’de Denizlispor’un başında Çaykur Rizespor ile 0-0 berabere kaldı. Alanyaspor’un başında iki maçta rakibini 2-1 ve 1-0’lık skorlarla geçen Tekke, geçtiğimiz sezon geldiği Trabzonspor’un başında ise Trabzon’da oynanan maçta Rize’yi 2-0’la geçti. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke ve Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, Trendyol Süper Lig’de ise 3. kez karşı karşıya geldiler. 48 yaşındaki iki teknik adamın bu taktik savaşında gülen taraf Tekke’nin çalıştırdığı takımlar oldu. Oyuncularını uyardı Fatih Tekke, Çaykur Rizespor maçı hazırlıkları sırasında oyuncularına önemli uyarılarda bulundu. Tekke, özellikle yüksek tempolu geçecek Karadeniz derbisinde takım savunmasında yapılacak basit hataların takımın planlarını aksatabileceğini vurguladı. Hücum hattındaki oyuncularını ceza sahasında daha etkili olmaları konusunda uyaran Fatih Tekke, maç boyunca birbirlerine destek olmalarını ve konsantrasyonun üst düzeyde tutulmasını istedi. Pina ve Onana, Çaykur Rizespor maçına iki antrenmanla hazırlanacak. Ülkelerinin milli takım kamplarından dönen Pina ve Onana, dün itibarıyla takımla birlikte çalışmalara başladı. Oyuncuların hava değişimini kısa sürede atlatmaları hedefleniyor. Maçların zamanlaması ve dönüşleri itibarıyla dün takımla birlikte antrenmana katılabilen iki oyuncu bugün taktik çalışmasında yer alacak. Fatih Tekke, iki oyuncusunun hava değişiminden kaynaklı adaptasyonu sürecini hızlandırmak için teknik ekibiyle birlikte oyuncularına destek veriyor. Yolculuk yarın Trabzonspor, bugün Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla Çaykur Rizespor maçı hazırlıklarını tamamlayacak. Yarın oynanacak olan maç için aynı gün kara yolu ile Rize’ye hareket edecek olan bordo-mavililer, müsabakanın ardından ardından yine kara yoluyla dönecek.
Çaykur Rizespor ile Trabzonspor 47. randevu
17 Ekim 2025 Cuma - 10:31 Çaykur Rizespor ile Trabzonspor 47. randevu Trabzonspor Süper Lig’in 9. haftasında deplasmanda karşılaşacağı Çaykur Rizespor ile 47. kez rakip olacak. Trendyol Süper Lig’in 9. haftasında Çaykur Rizespor ile Trabzonspor, yarın saat 17.00’de Rize Stadyumu’nda kozlarını paylaşacak. Ligde bordo-mavililer, 5 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet sonucu topladığı 17 puanla 2. sırada bulunuyor. Yeşil-mavililer ise 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 mağlubiyetle aldığı 8 puanla 12. sırada yer alıyor. Ligde 47. randevu İki takım ligde daha önce 46 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu maçlarda Trabzonspor 28, Çaykur Rizespor da 9 kez galip gelirken, 9 müsabakada ise kazanan çıkmadı. Geride kalan maçlarda maçlarda bordo-mavililer 92 gol atarken, yeşil-mavililer 43 golle karşılık verdi. Bordo-mavililer deplasmanda da üstün Çaykur Rizespor ile Trabzonspor arasında Rize’de oynanan 23 maçta bordo-mavililerin 9 galibiyeti bulunurken, Rizespor’un da 7 galibiyeti var. 7 karşılaşma ise berabere tamamlandı. Bordo-mavililer, Rize’de yapılan mücadelelerde 34 gol atarken, kalesinde de 24 gol gördü. Trabzonspor, Rize’de 4 maçtır kazanamıyor Trabzonspor, Rize deplasmanında oynadığı son 4 maçta galibiyet alamadı. İki takım arasında Rize’de 10 Nisan 2021 tarihinde oynanan maç 0-0 biterken, bordo-mavililer 18 Mart 2022’de 3-2, 25 Ocak 2024’de 1-0 ve 9 Kasım 2024’te de 3-1 mağlup oldu. Trabzonspor, ligde rakibine karşı deplasmanda en son 6 Ekim 2019 tarihinde kazandı. Halil Umut Meler düdük çalacak Rizespor ile Trabzonspor arasında oynanacak mücadeleyi hakem Halil Umut Meler yönetecek. Meler’in yardımcılıklarını Candaş Elbil ile Mehmet Akıncık yapacak. Karşılaşmanın 4. hakemi ise Ömer Tolga Güldibi olacak.
İşitme kaybı Alzheimer’i tetikliyor
17 Ekim 2025 Cuma - 09:13 İşitme kaybı Alzheimer’i tetikliyor İşitme kaybının ciddi bir sağlık sorunu olduğu belirtilerek sosyalleşmeyi olumsuz yönde etkilediği kaydedildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İmperial Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Korkmaz, belirli düzeydeki işitme kayıplarının bireylerin sosyal yaşamını doğrudan etkilediğini belirterek bu durum da Alzheimer riskini artırdığını kaydederek uyarılarda bulundu. Birçok kişinin işitme kaybını yaşlanmanın doğal bir parçası olarak görüp işitme cihazı kullanmaktan kaçındığına dikkat çeken Korkmaz "Belirli düzeydeki işitme kayıpları, bireylerin sosyalleşmesini olumsuz etkileyebilir. Kişi zamanla diyaloğa girmekten kaçınır ve iletişimi zayıflar. Bu durum, araştırmalara göre Alzheimer hastalığı riskini yüzde 10-15 oranında artırabilir. Ancak birçok kişi işitme kaybını yaşlanmanın doğal bir parçası olarak görüp işitme cihazı kullanmaktan kaçınır. Oysa işitme kaybı, yalnızca sosyal hayatı değil, kişinin güvenliğini de tehlikeye atabilir. Örneğin, sokakta yürürken korna sesi gibi uyarıları duyamamak ciddi kazalara yol açabilir. Dolaylı olarak bu durum da Alzheimer riskini artırabiliyor" dedi. Gelen hastaların yüzde 20’si vertigo şikâyetiyle geliyor Korkmaz, kliniğe gelen hastaların yüzde 20’sinin vertigo şikayeti oluşturduğunu özellikle ileri yaş grubunda daha fazla görüldüğünü kaydederek "Vertigo, halk arasında ’Baş dönmesi’ olarak bilinen bir durumdur. Bu durumun altında birçok farklı klinik hastalık oluşturabilir ve nedenleri yaş grubuna göre değişkenlik gösterebilir. İleri yaşlarda görülme sıklığı artar; en sık rastlanan nedeni ise halk arasında ’kristal oynaması’ olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) adlı hastalık grubudur. Ancak vertigonun nedeni yalnızca bu değildir. Beyin tümörlerinden çocukluk çağında görülebilecek orta kulakta sıvı birikmesi (seröz otitis media) özellikle 2 yaşından küçük çocuklarda geniş farklı hastalık durumu görülebilir. Aslında "vertigo", bir çatı tanımdır; altında çok sayıda hastalık ve farklı neden barındırır. Vertigo, özellikle ilerleyen yaşlarda daha sık görülür. Yaş ilerledikçe, dengeyi sağlayan kompanzasyon mekanizmalarının zayıflaması nedeniyle hastalar vertigodan daha fazla etkilenir. Klinik belirtiler yaşla birlikte çok değişmese de, baş dönmesine bağlı düşmeler ve kırıklar yaşlı bireylerde daha ciddi ve tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle yaşlılarda vertigo daha büyük önem taşır. Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) tedavisinde, ’repozisyon manevrası’ olarak bilinen ve kristallerin yerlerine oturtulmasını amaçlayan özel manevralar kullanılır. Bunun yanında ilaç tedavisiyle de destek sağlanır. Hastalığın nedenine bağlı olarak adaptasyon sürecini hızlandırmak için bazı egzersizler önerilirken, bazı hareketlerden de kaçınılması istenir. Tedavi, tamamen vertigonun altta yatan nedenine göre planlanır. Kulak Burun Boğaz (KBB) polikliniklerine başvuran hastaların yaklaşık yüzde 20’si vertigo şikâyetiyle başvurmaktadır" diye konuştu. İşitme kayıplarına yol açabilir Yüksek sesle müzik dinlemenin kulağı olumsuz etkilediğini belirten Korkmaz, "Uzun süre yüksek sese maruz kalmak, iç kulakta kalıcı işitme kayıplarına yol açabilir. Özellikle son zamanlarda gençlerde yaygın olarak görülen kulaklıkla yüksek sesle müzik dinleme alışkanlığı, önlenebilir bir risktir. İşitme kayıplarını önlemek adına bu tür alışkanlıklardan kaçınılması önemlidir. Gürültülü ortamlarda çalışan bireylerde ise mutlaka işitme koruyucuları (maskeleme cihazları) kullanılması önerilir. Çünkü fark edilmeden gelişen uzun süreli ses maruziyeti kalıcı işitme kaybına neden olabilir. Yaş ilerledikçe ortaya çıkan işitme kayıpları da çoğunlukla iç kulaktan kaynaklanır. Bu nedenle, belirli bir desibel seviyesinin üzerinde gürültüye maruz kalınan ortamlarda işitme sağlığını koruyacak önlemlerin alınması gereklidir" şeklinde konuştu.
Benjamin Bouchouari: "Sakatlık geride kaldı, çok mutluyum"
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:21 Benjamin Bouchouari: "Sakatlık geride kaldı, çok mutluyum" Trabzonspor’un Faslı futbolcusu Benjamin Bouchouari, sakatlığını tamamen atlattığını belirterek, "1 aydır bireysel çalışmalarımı sürdürüyordum. Sakatlık artık geride kaldı, çok mutluyum" dedi. Trabzonspor’un Faslı orta saha oyuncusu Benjamin Bouchouari, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Genç futbolcu, sakatlığını atlattığını ve sahaya dönmek için sabırsızlandığını ifade etti. "Sakatlık artık geride kaldı" Bouchouari, uzun süredir bireysel antrenman programıyla çalıştığını dile getirerek, "Kendimi çok iyi hissediyorum. Bir aydır bireysel çalışmalarımı sürdürüyorum. Sakatlık artık geride kaldı ve bunun geride kalmasından dolayı çok mutluyum. İki aydır takımla birlikteyim. Takımımız harika bir iş çıkartıyor" diye konuştu. "Güven duygusu benim için çok önemli" Teknik Direktör Fatih Tekke’ye ve takım arkadaşlarına da teşekkür eden başarılı futbolcu, "Bir oyuncu için güzel olan şey, güven duygusunun aşılanabilmesi. Hocamızdan, takım arkadaşlarımdan ve yöneticilerimizden bunu duymak benim için çok önemliydi. Onlara tek tek teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Hocamızın benden istedikleri çok net" 23 yaşındaki futbolcu, Teknik Direktör Fatih Tekke’nin oyun anlayışını beğendiğini vurgulayarak, "Hocamız özel taktikleri ve fikirleri olan bir isim. Benden istedikleri çok net. Oynamak isteyen bir hocayla çalışıyorum, ben de oynamak isteyen bir oyuncuyum. Orta sahanın bütün bölgelerinde görev yapabilirim, 6-8-10 fark etmez. Elimden gelenin en iyisini vermeye çalışacağım" diye konuştu. "Vitinha’ya benzetilmek hoşuma gidiyor" Paris Saint-Germain’in yıldız ismi Vitinha’ya benzetildiğinin hatırlatılması üzerine Faslı futbolcu, "Benim oyun tarzım Vitinha’ya benzetilebilir. O da topla iyi olan, sahada doğru konumlanan ve ani çözümler üretebilen bir oyuncu. Belki rol model olarak onu aldığımı söyleyebilirim" cümlelerine yer verdi. "Orta sahada kiminle oynadığım önemli değil" Takım içindeki uyuma da dikkat çeken Bouchouari, "Orta sahada çok iyi oyunculara sahibiz. Kiminle oynadığım çok önemli değil. Önemli olan onlarla birlikte takıma nasıl katkı verebileceğim. Tim ve Oluali ile Fransızca konuşabiliyorum, bu bir avantaj ama İngilizce de konuşabiliyorum. Kimle oynarsam oynayayım elimden gelenin en iyisini yapacağım" değerlendirmesinde bulundu. "Dinamik ve cesur bir oyuncuyum" Kendini ’dinamik’ bir oyuncu olarak tanımlayan Benjamin Bouchouari, "Benden hem defansif hem ofansif yönde katkı bekleyebilirsiniz. Hocamız cesaretli bir oyun anlayışına sahip, ben de bu tarz futbolu seviyorum. Uyumlu yönlerimiz var" diyerek sözlerini tamamladı.
Prof. Dr. Ömer Kara: "Artık biliyoruz ki iklim değişikliği, küresel bir sorun haline gelmiştir"
16 Ekim 2025 Perşembe - 13:32 Prof. Dr. Ömer Kara: "Artık biliyoruz ki iklim değişikliği, küresel bir sorun haline gelmiştir" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kara, son yıllarda ülkemizde iklim değişikliğinin etkilerini çok daha somut biçimde yaşandığına dikkat çekerek "Artık biliyoruz ki iklim değişikliği, ülkelerin ekonomik ve toplumsal yapıları üzerinde ciddi etkiler oluşturan küresel bir sorun haline gelmiştir" dedi. KTÜ Orman Fakültesi, Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi tarafından organize edilen ve iklim değişikliğinin; su kaynakları, deniz ekosistemleri ve orman alanları üzerindeki etkilerinin; bilimsel, teknik ve toplumsal yönleri ile ele alındığı "İklim Değişikliği Sürecinde Su ve Orman Yönetimi" konulu panel bugün KTÜ’de Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Vali Yardımcısı Ercan Öter, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yüksel Gülay, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Temiz, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kara, Trabzon Orman Bölge Müdürü Emin Yılmaz, Trabzon Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) Müdürü İsmail Akıntürk, akademisyenler, öğrenciler ve davetlilerin katılımıyla açılışı yapılan panelle küresel ölçekte etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz iklim değişikliğinin, su ve orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarının tartışılması, çözüm yollarının değerlendirilmesi ve ortak bir farkındalık oluşturulması amaçlandı. Panelin açılışında konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yüksel Gülay, "Dünyamızın iklim dengesi her geçen yıl biraz daha değişiyor. Bu değişim su döngüsünü, yağış rejimlerini, dolayısıyla yaşamın temel kaynaklarını doğrudan etkilemektedir. Türkiye farklı iklim tiplerine aynı anda barındıran bir ülke statüsündedir. Artan kuraklık ve taşkın riskleri su kaynaklarının yönetiminde yeni yaklaşımları zorunlu kılmaktadır. Sürdürülebilir orman yönetimi ve orman yangınları ile mücadele ise her zamankinden daha kritik hale gelmektedir. Aynı şekilde deniz ekosistemindeki sıcaklık artışları çeşitliliği korunması açısından dikkatle izlenmesi gereken gelişmelerdir" diye konuştu. KTÜ Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kara ise konuşmasında "Artık biliyoruz ki iklim değişikliği, ülkelerin ekonomik ve toplumsal yapıları üzerinde ciddi etkiler oluşturan küresel bir sorun haline gelmiştir. Son yıllarda ülkemizde iklim değişikliğinin etkilerini çok daha somut biçimde yaşamaktayız. Bazı illerimizin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan barajlardaki su seviyeleri, kritik düzeylere düşmekte hatta bazı bölgelerde zorunlu su kesintileri gündeme gelmektedir. Diğer yandan orman yangınları, daha geniş alanlarda ve uzun süreli olarak etkili olmakta, ekosistemler üzerinde onarılması güç tahribatlar oluşturmaktadır. Ani sağanak yağışların yol açtığı sel ve taşkınlar da geçmişe kıyasla çok daha sık ve yıkıcı hale gelmektedir. İklim değişikliğinin etkileri yalnızca karasal ekosistemlerle sınırlı değildir. Deniz suyu sıcaklıklarındaki artış ve ekolojik dengenin bozulması, denizlerimizde istilacı türlerin yayılımını hızlandırmakta; bu durum yerli türleri ve balık stoklarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu gelişmeler, iklim değişikliğinin, tatlı su, deniz ve orman ekosistemleri üzerinde belirgin etkiler oluşturduğunu ve bu kaynakların yönetiminde yeni stratejik yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.
Trabzon’da Gazze’ye yardım tırları yola çıkacak
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:46 Trabzon’da Gazze’ye yardım tırları yola çıkacak Gazze’deki ateşkesin ardından Trabzon Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde Trabzon’dan Gazze’ye on tır yardım yardım malzemesi gönderilecek. Başlatılan kampanya çerçevesinde vatandaşlardan, çocuk bezi, çocuk maması, konserve, battaniye, çadır ve temel gıda malzemeleri talep edildi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda toplanacak temel gıda, çocuk bezi, mama ve hijyen malzemeleri, insani yardım konvoyuyla Filistin halkına ulaştırılacağını belirterek bu konuda vatandaşlardan destek beklediklerini ifade etti. Büyükşehir Belediyesi olarak yardım kampanyasını başlattıklarını kaydeden Genç, "Maalesef 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren bir katliamı, soykırımı yapan katil İsrail devletinin zulmü altında inim inim inleyen Filistinli kardeşlerimizi her gün büyük bir hüzünle bu soykırımı izledik. Bugün itibariyle iki yıla aşkın bir sürede yaklaşık 68 bin Filistinli kardeşimiz Gazze’de katledildi, soykırıma maruz kaldı. Sayısını bilmediğimiz kadar kardeşlerimiz de hem yaralandı, hem kayıp olan var. Büyükşehir Belediyesi olarak yardım kampanyasını dün itibariyle başlattık. Bütün hemşerilerimiz bütün gayretleriyle beraber bu işe el oldular. Hayrat vakfımızla beraber yaptığımız bir kampanya var. Şu anda on tır tamamlandı, inşallah haftaya perşembe günü bu tırlarımız yola çıkacak. Bugün itibariyle başlattığımız kampanyada da bütün hemşerilerimizi yine bütün sivil toplum kuruluşlarımızı esnaflarımızı siyasi partilerimizi bu kampanya ile beraber Gazze’nin umudu olmaya davet ediyorum. Oradaki kardeşlerimiz şu anda orada evsiz barksız. Hala sınırlı bir şekilde geçiş var. Dolayısıyla ne tür yardımları halkımız elinde ne varsa alıp iyi niyetliyle samimiyetiyle bize getiriyor ama biz şu anda talep ettiğimiz acil ihtiyaçlar, çocuk bezi, çocuk maması, konserve, battaniye, çadır ve temel gıda malzemelerini talep ediyoruz. İkinci el kullanılmış malzeme kesinlikle istemiyoruz. Yeni olan malzemelerle beraber kardeşlerimizin yanında olalım" diye konuştu.