Yerel Haberler
Trabzon
Trabzonsporlu Paul Onuachu, kariyerinde ilk kez 6 maç üst üste gol attı 28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:07:26 Trabzonspor’un Nijeryalı golcüsü Paul Onuachu, bu sezon gösterdiği etkileyici performansla Süper Lig’de gol krallığı yarışının zirvesinde yer alıyor. Bordo-mavili formayla çıktığı son 6 maçta üst üste fileleri havalandıran Onuachu, kariyerinde ilk kez bu kadar uzun bir gol serisi yakalayarak bir ilke imza attı. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında sahasında Fatih Karagümrük’ü 3-1 mağlup eden Trabzonspor’da takımın golcü oyuncusu Paul Onuachu, karşılaşmada 1 gol kaydederken, üst üste 6 maçta gol atarak kariyerinde bir ilki başardı. Bu sezon cezası ve Afrika Uluslar Kupası’na katılması nedeniyle 3 lig maçında takımdan uzak kalan, Beşiktaş, Gençlerbirliği ve ligin ikinci yarısında oynanan Kocaelispor maçında forma giyemeyen oyuncu, 2-1 galip gelinen 19. haftadaki Kasımpaşa maçı ile 1-1 beraberlikle tamamlanan 20. haftadaki Antalyaspor karşılaşmasında birer, 21. haftada 3-0 kazanılan Samsunspor müsabakasında da iki gol kaydetti. Trabzonspor’un 22. haftada Fenerbahçe’ye 3-2 yenildiği karşılaşma ile 2-1 kazanılan Gaziantep FK ve Fatih Karagümrük maçlarında 1’er kez rakip fileleri havalandıran Nijeryalı oyuncu, son 6 maçta 7 gole imza attı. Trabzonspor’da gol krallığı yolunda Onuachu, bu sezon Süper Lig’de oynadığı 21 maçta 18 gol atarak gol krallığı yarışında ilk sırada bulunuyor. Nijeryalı futbolcu, Ziraat Türkiye Kupası’nda ise forma giydiği 2 maçta 1 gol kaydetti. Karadeniz ekibiyle bugüne kadar çıktığı 48 maçta ise 36 gol ve 6 asist yapan Onuachu, Trabzonspor kariyerini gol krallığıyla süslemeyi hedefliyor. Üst üste gollerle seri oluşturdu Onuachu, Süper Lig’de üst üste 6 maçta gol atma başarısı göstererek kariyerine yeni bir başarı ekledi. Bu seride toplamda 7 gole imza atan Nijeryalı forvet, Trabzonspor’un hücum gücünde belirleyici rol oynamaya devam ediyor. Bordo-mavililerde Onuachu’nun etkisi sadece gollerle sınırlı değil. Fiziksel üstünlüğü ve hava toplarındaki etkinliğiyle takımın hücum organizasyonlarında kilit rol oynayan golcü oyuncu Trabzonspor’un üst sıralardaki başarısındaki en önemli kozlardan biri olmaya devam ediyor.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:33 Savaşçıların zırhından düğünlerin baş tacına Savaş meydanlarında zırh olarak kullanılan binlerce yıllık örgü tekniği, bugün Karadeniz’de altınla buluşarak mücevhere dönüşüyor. Kökeni İskitler dönemine kadar uzanan Trabzon hasırı, 50 bine varan ilmekle tamamen el emeğiyle örülerek Türkiye’de özgün üretim tekniğine sahip nadir takılar arasında gösteriliyor. Türkiye’nin en köklü el sanatları arasında yer alan Trabzon hasırı, binlerce yıllık geçmişi ve tamamen el emeğine dayanan üretim tekniğiyle mücevher sektöründe ayrıcalıklı konumunu sürdürüyor. Kökeninin İskitler dönemine kadar uzandığı belirtilen örgü tekniği, ilk olarak zırh yapımında kullanıldı ve zamanla ustalar tarafından estetik bir forma dönüştürülerek takıya uyarlandı. Tarihte savaşçıları koruyan metal örgü sistemi, Trabzon’da altının tel haline getirilip ilmek ilmek örülmesiyle "altın kumaş" formuna dönüştü. Sabır ve ustalık gerektiren yapısıyla yüzyıllardır varlığını koruyan Trabzon hasırı, uzun yıllar boyunca özellikle Karadeniz düğünlerinin vazgeçilmez takıları arasında yer alıyor. Dayanıklılığıyla bilinen Trabzon hasırı, zırh örgüsünden gelen sağlam yapısı sayesinde defalarca işlenebiliyor, yenilenebiliyor ve uzun süre formunu koruyor. Düğün takısı olmaktan çıkıp günlük kullanıma uyarlandı Son 10-15 yılda geliştirilen yeni tasarımlarla birlikte hasır, yalnızca düğün takısı olmaktan çıkarak günlük kullanım alanında da yaygınlaştı. Bileklik, kolye, küpe ve yüzük gibi farklı modellerle modern çizgi kazanan ürünler, farklı yaş gruplarına hitap etmeye başladı. Trabzon hasırının üretim süreci ise tamamen el emeğine dayanıyor. Altın önce tel haline getiriliyor, laboratuvar analizlerinden geçiriliyor ve ardından örücü kadınlara teslim ediliyor. Bir haftayı bulan süreçte 10 bin ile 50 bin arasında ilmek atılarak altın adeta kumaş gibi örülüyor. Her ürün farklı ellerden çıktığı için her birinin kendine özgü bir hikayesi bulunuyor. Altın ilmekler fiyatı otomobillerle yarışıyor Binlerce yıllık geçmişi olan Trabzon hasırı, bugün yalnızca kültürel miras olarak değil, ekonomik değeriyle de gündeme geliyor. Gram altındaki yükselişle birlikte Trabzon hasırı setlerinin fiyatı milyon liraları bulurken, bazı özel tasarım ürünler otomobil fiyatlarıyla yarışır seviyeye ulaşıyor. Yüksek gramajlı ve çok sıralı özel üretim takımları 1 milyon liranın üzerine çıkarken, bazı koleksiyon ve özel sipariş ürünlerde rakamın birkaç milyon liraya kadar ulaşıyor. Bu seviyedeki fiyatlar, sıfır kilometre birçok otomobilin bedeline yaklaşıyor. Özellikle Karadeniz düğünlerinin vazgeçilmez takısı olan Trabzon hasırı, son yıllarda yatırım aracı olarak da değerlendirilmeye başlandı. Dayanıklı yapısı sayesinde defalarca işlenebilmesi ve değer kaybının sınırlı olması, ürünü sadece estetik bir aksesuar olmaktan çıkarıp ekonomik bir enstrümana dönüştürüyor. "Trabzon hasırı Türkiye mücevher sektörünün ağır abisidir" Altın işletmecisi Fatih Yılmaz Akdin, düğünlerin en çok aranan takısının Trabzon hasırı olduğunu belirterek, "Trabzon hasırı Türkiye mücevher sektörünün ağır abisidir. Türkiye’de ayrı bir yeri vardır çünkü üretim tekniği tamamen bize has, bu topraklara ait bir tekniktir. Türkiye’nin tek orijinal takısı diyebilirim. Bir sürü unvanı var ama en önemlisi binlerce yıllık bir geçmişe sahip olmasıdır. Bu sanatın kökeni İskitler dönemine kadar dayanıyor. O dönemlerde zırh örücülüğünde kullanılan örgü tekniği, zamanla ustalar tarafından takıya dönüştürülmüş ve Trabzon’da bambaşka bir kimlik kazanmıştır. Bugün Trabzon hasırı düğünlerin en çok aranan takısıdır. Ancak biz yaklaşık 10-15 yıldır bunu sadece düğün takısı olmaktan çıkarmak istedik. Günlük hayatta da herkesin Trabzon hasırı kullanmasını hayal ettik ve tasarımlarımızı buna göre geliştirdik. Şu anda günlük kullanım takıları arasında en üst sıralarda yer alıyor. Trabzon hasırı çok dayanıklıdır. Zırh örücülüğünden geldiği için sağlamdır, defalarca işlenebilir, yenilenebilir ve kolay kolay bozulmaz" dedi. "Her ilmekte bir hayat izi vardır" Üretim aşamasında siyanür kullanmadıklarını vurgulayan Akdin, çevre dostu yöntemler geliştirdiklerini söyledi. Üretimlerinin tamamen el emeğine dayandığını söyleyen Akdin, "Bizim üretimimiz tamamen el emeğine dayanır. Örücü kadınlarımız bir ürünü yaklaşık bir haftada örer. 10 bin, 20 bin hatta 50 bine kadar ilmek atılır. Öncesinde altını tel haline getiririz, laboratuvar analizlerine tabi tutarız. Daha sonra örücülerimiz bu telleri adeta kumaş gibi örer. Ortaya çıkan telli kumaş, tasarım ve kilit sistemleriyle işlenerek mücevhere dönüşür. Her ürün farklı ellerden çıktığı için her birinin ayrı bir hikayesi vardır. Her ilmekte bir hayat izi vardır. Zaten markamız da bu hikâyelerden doğdu. Geçmişte örücülerimizin çoğu evlerinden çalışıyordu. Hala evinde çalışan kadınlarımız var ama yaklaşık yedi yıl önce sosyal haklara sahip örücülük projesini hayata geçirdik. Sigortalı çalışma sistemi kurduk, erken emeklilik hakkından faydalanan örücülerimiz oldu. Şu an üretimde çalışanların yaklaşık yüzde 90’ı kadın. Atölye kısmında eskiden sadece erkekler çalışırdı. Ancak kurduğumuz sistem ve geliştirdiğimiz üretim prosedürleri sayesinde kadınları da bu alanda yetiştirdik. Artık atölyede de kadın çalışanlarımız var. Üretim aşamalarında da önemli değişiklikler yaptık. Kuyumculuk sektöründe bazı aşamalarda siyanür kullanılır. Biz üretimimizde siyanür kullanmıyoruz. Renk verme ve temizlik aşamalarında çevre dostu yöntemler geliştirdik. Lazer kaynak sonrası oluşan kararmaları kimyasalla değil, geleneksel yöntemlerden ilham alarak temizliyoruz. Annemin iplikleri limon, karbonat ve tuzla temizleme yönteminden esinlenerek bunu kendi üretimimize uyarladım. Almanya’dan getirdiğimiz makinelerle de süreci daha sağlıklı hale getirdik" şeklinde konuştu. "Bu iş bizim için yemek içmek gibi bir şey artık" Altın örücülüğü yapan Hülya Özkara, "En ham hali bizim elimizden geçiyor atölyeye veriyoruz atölye işliyor ve vitrine giriyor. Bu iş gerçekten zor. Ben 25 senedir yapıyorum. Aslında bu mesleği sürdüren çok kişi yok ve arkamızdan gelen genç nesil de yok. Ben annemden öğrendim hasırı ama ardımızdan gelen kimse yok. Halk eğitimlerde kurslar var ama oradan öğrenenler çok verimli olmuyor. Çünkü işin inceliğini tam olarak öğrenemiyorlar. Tam anlamıyla bir meslek olarak görmüyorlar. Yeni nesil genelde ‘öğreneyim, hemen para kazanayım’ düşüncesinde. Oysa bu meslek, incelikleriyle birlikte öğrenilmesi gereken bir iş. Sadece tepe kırmak ya da altın deliğini görmek değil mesele. İşin çok daha ince detayları var. Bu iş bizim için yemek içmek gibi bir şey artık. Çünkü öğrendik ve biliyoruz. Yeni öğrenenler için zor ama biz severek yapıyoruz. Sevilmeden yapılacak bir iş değil aslında. Bu iş ne bir dantel ne de bir iğne oyası. Kendine has çok ayrıcalığı ve ince noktası var" diye konuştu. "Eğer maddi olarak düşünürsen bu işi yapamazsın, çünkü sevmek lazım" 22 yıldır Trabzon hasırı örücülüğü yaptığını kaydeden İlknur Mazlum, "Biz bu işi sevdiğimiz için yapıyoruz. Sevmeyince yapılacak bir iş değil. İşin süresi de değişiyor. Bir haftada biteni var, on günde biteni var, bir ayda biteni var hatta üç günde bitirdiğimiz de oluyor. Eğer maddi olarak düşünürsen bu işi yapamazsın, çünkü sevmek lazım. Maddiyatı da var elbette ama sevmeden olmaz. Ben çok seviyorum gerçekten çok güzel bir şey. Ürüne başlayıp son aşamaya geldiğimde şöyle bakıp ‘bunu ben mi yaptım’ diye gurur duyuyorum" ifadelerini kullandı.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:18 Fatih Tekke: "Bir oyun inşa etmek kolay değil" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Fatih Karagümrük karşısında galip geldikleri için mutlu olduklarını belirterek, bir oyun inşa etmenin kolay olmadığını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Trabzonspor, sahasında Fatih Karagümrük’ü 3-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, açıklamalarda bulundu. Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını belirten Tekke, "Galip geldiğimiz için mutluyuz, güzel bir akşam oldu bizim için. İlk yarıda çalıştığımız pozisyondan güzel bir gol bulduk. Ama ilk yarıya baktığımızda iyi değildik, istediklerimizi yapamadık. İkinci yarıda ise oyuncularımız çok iyiydi. İyi mücadele ettiler. Hak ederek kazandık" dedi. "Kupada yolumuza devam etmek istiyoruz" Takımdaki sakatlıklara da değinen Tekke, "Ziraat Türkiye Kupası’nda Başakşehir ile çok önemli bir maçımız var. Kolay bir maç değil. Kupada yolumuza devam etmek istiyoruz. Çok zor bir maç olacak ama biz yolumuza devam etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Ön alan baskısı yapmaya çalışan bir takımız" Son haftalardaki formasyon tercihleriyle ilgili değerlendirmelere yanıt veren Tekke, "Üçlü oynamak şu an bize uygun değil ama oynadığımız anlar var. Ön alan baskısı yapmaya çalışan bir takımız. Risk aldığımız anlar var. Bir oyun inşa etmek kolay değil. Bunu deneyen bir takımız. Rakibin baskı yapmasını engelleyen oyunlarımız ve formasyon içerisinde konumlanmalarımız var. Bunu bir kostüm giymeye benzetiyorum. Ne giyeceğinize karar vermek gibi bir şey. Formasyonlar içindeki anlar benim için çok önemli" şeklinde konuştu. "İlk yarıdaki oyunumuzla yuhalanmayı hak ettik" Taraftarın maça ilgisiyle ilgili de değerlendirmede bulunan Tekke, "Fatih Karagümrük karşısında ilk yarıdaki oyunla yuhalanmayı hak ettik. Oyuncularımızla birlikte bir hikaye yazmaya çalışıyoruz. Bunun için desteğe ihtiyacımız var. Bu takım mükemmel bir takım değil ama çok önemli işler yaparak buralara kadar geldiler. Taraftarımızın onlara vereceği duygu ve anlar çok önemli. Bana kızabilirler ama onlara kızmasınlar. Onların itici gücü bizim için çok önemli. Bize değil, Trabzonspor’a destek versinler. Çünkü bu çocuklar desteği hak ediyor" ifadelerini kullandı.
Bir zamanlar isimleri, sanatlarıyla anılıyordu
21 Eylül 2025 Pazar - 09:25 Bir zamanlar isimleri, sanatlarıyla anılıyordu Trabzon’un en işlek caddeleri olan ve isimlerini de yıllar önce burada yapılan mesleklerden alan Semerciler ve Kunduracılar Caddesi’nde artık bu mesleklerden pek eser kalmadı. Tarihi hanlarıyla geçmişin izlerini taşıyan bu bölge, İpek Yolu’nun son kalıntılarına ev sahipliği yapıyor. Eskiden kervanlarla gelen sipahiler, askerleri, atları ve develeriyle bu bölgeye uğrardı. Yıllarca at nallatıp semer yaptırmaları nedeniyle bölgeye ’Semerciler Caddesi’ adı verilirken, günümüzde artık at kullanımının yok denecek kadar azalmasıyla semercilik mesleği bitmiş durumda. Yine bölgedeki bir diğer önemli cadde olan ’Kunduracılar Caddesi’, ismini geçmişte yoğun şekilde yapılan ayakkabı ve çarık üretiminden alırken adeta üretimin kalbiydi. Ayakkabıcılığın merkezi olan bu cadde, artık bu özelliğini büyük ölçüde kaybederken son yıllarda artan fabrikasyon üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte hem kunduracılık hem de ayakkabıcılık zanaatları neredeyse yok olmaya yüz tuttu. Şehrin farklı yerlerinde az sayıda ayakkabı üretim atölyeleri yer alırken, Ortahisar Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kurslar sayesinde ayakkabıcılık mesleği yaşatılmaya çalışılıyor. Çevre esnafı Kamil Aydın, buralarda çocukluk yıllarında semer yapıldığını belirterek "Eskiden, çocukluk yıllarımızda burada semer ve eyer yapılırdı. Ancak artık bunların hiçbiri yok. ’Semerciler’ ismi, burada semer yapıldığından dolayı buradan geliyor. Devir değişti, artık eyer üretilmiyor. Caddemizin üst tarafı ise Kunduracılar Caddesi olarak bilinir. Ancak artık burada ayakkabı üzerine faaliyet gösteren pek mağaza kalmadı. Yine de bu yerler, geçmişteki meslek gruplarından dolayı hâlâ eski isimleriyle anılır; yani Semerciler ve Kunduracılar Caddesi olarak. Ben de çocukken sayaç işiyle uğraşırdım, şimdi ise çaycılık yapıyorum" dedi. Çevre sakinlerinden Coşkun Öztürk, kervan yolunu kullanan sipahiler, askerlerin, atları ve develeriyle buraya geldiğini kaydederek, "Buralar, İpek Yolu’nun son kalıntılarından olan hanların bulunduğu yerler. Peki, buraya kimler gelirdi? Kervan yolunu kullanan sipahiler, askerler, atları ve develeriyle buraya gelirlerdi. Yıllar boyunca nallarını, semerlerini burada yaptırdıkları için bu caddeye Semerciler Caddesi denmiş. Günümüzde artık hem ihtiyaç hem de askeri anlamda ata gerek kalmadığı için burada semercilik yapılmıyor. Kunduracılar Caddesi ise ismini burada yapılan ayakkabıcılık ve çarık üretiminden alır. Çocukluğumda buralar hep ayakkabıcılarla doluydu. Ancak buradaki ustaların çoğu il dışına giderek mesleklerini başka yerlerde sürdürmeye başladı. Zamanla fabrikasyon ayakkabı üretimine geçilince, el yapımı ayakkabı sanatı da büyük ölçüde azaldı" diye konuştu.
Bir zamanlar isimleri, sanatları ile anılıyordu
21 Eylül 2025 Pazar - 09:08 Bir zamanlar isimleri, sanatları ile anılıyordu Trabzon’un en işlek caddeleri olan ve isimlerini de yıllar önce burada yapılan mesleklerden alan Semerciler ve Kunduracılar Caddesinde artık bu mesleklerden pek eser kalmadı. Tarihi hanlarıyla geçmişin izlerini taşıyan bu bölge, İpek Yolu’nun son kalıntılarına ev sahipliği yapıyor. Eskiden kervanlarla gelen sipahiler, askerleri, atları ve develeriyle bu bölgeye uğrardı. Yıllarca at nallatıp semer yaptırmaları nedeniyle bölgeye "Semerciler Caddesi" adı verilirken günümüzde, artık at kullanımının yok denecek kadar azalmasıyla semercilik mesleği bitmiş durumda. Yine bölgedeki bir diğer önemli cadde olan "Kunduracılar Caddesi", ismini geçmişte yoğun şekilde yapılan ayakkabı ve çarık üretiminden alırken adeta üretimin kalbiydi. Ayakkabıcılığın merkezi olan bu cadde, artık bu özelliğini büyük ölçüde kaybederken son yıllarda artan fabrikasyon üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte hem kunduracılık hem de ayakkabıcılık zanaatları neredeyse yok olmaya yüz tuttu. Şehrin farklı yerlerinde az sayıda ayakkabı üretim atölyeleri yer alırken, Ortahisar Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kurslar sayesinde ayakkabıcılık mesleği yaşatılmaya çalışılıyor. Çevre esnaflarından Kamil Aydın, buralarda çocukluk yıllarında semer yapıldığını belirterek "Eskiden, çocukluk yıllarımızda burada semer ve eyer yapılırdı. Ancak artık bunların hiçbiri yok. ’Semerciler’ ismi, burada semer yapıldığından dolayı buradan geliyor. Devir değişti, artık eyer üretilmiyor. Caddemizin üst tarafı ise Kunduracılar Caddesi olarak bilinir. Ancak artık burada ayakkabı üzerine faaliyet gösteren pek mağaza kalmadı. Yine de bu yerler, geçmişteki meslek gruplarından dolayı hâlâ eski isimleriyle anılır; yani Semerciler ve Kunduracılar Caddesi olarak. Ben de çocukken sayaç işiyle uğraşırdım, şimdi ise çaycılık yapıyorum" dedi. Çevre sakinlerinden Coşkun Öztürk, Kervan yolunu kullanan sipahiler, askerler, atları ve develeriyle buraya geldiğini kaydederek, "Buralar, İpek Yolu’nun son kalıntılarından olan hanların bulunduğu yerler. Peki, buraya kimler gelirdi? Kervan yolunu kullanan sipahiler, askerler, atları ve develeriyle buraya gelirlerdi. Yıllar boyunca nallarını, semerlerini burada yaptırdıkları için bu caddeye Semerciler Caddesi denmiş. Günümüzde artık hem ihtiyaç hem de askeri anlamda ata gerek kalmadığı için burada semercilik yapılmıyor. Kunduracılar Caddesi ise ismini burada yapılan ayakkabıcılık ve çarık üretiminden alır. Çocukluğumda buralar hep ayakkabıcılarla doluydu. Ancak buradaki ustaların çoğu il dışına giderek mesleklerini başka yerlerde sürdürmeye başladı. Zamanla fabrikasyon ayakkabı üretimine geçilince, el yapımı ayakkabı sanatı da büyük ölçüde azaldı" diye konuştu.
Fatih Tekke: "Bu oyun bize yakışmadı"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 23:23 Fatih Tekke: "Bu oyun bize yakışmadı" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Gaziantep FK maçının ardından yaptığı açıklamada, 6 ayda oynadıkları en kötü oyunu oynadıklarını belirterek, bunun kendilerine yakışmadığını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında Trabzonspor sahasında karşılaştığı Gaziantep FK ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, açıklamalarda bulundu. Tekke, takımının son 6 ayda oynadığı en kötü oyunlardan birini sergilediğini belirterek, "6 ayın en kötü oyunlarından bir tanesiydi. Her şeye rağmen galip gelebilirdik. Ama hoşuma gitmeyen şey, son bölümlerdeki kaos oldu. Bizim için her şeyin net olması gerekiyordu, böyle çalışıyoruz. Geçen haftaki istek ve arzu bu maçta yoktu. İstemediğimiz ne varsa hepsi oldu. 2 puan kaybından daha da üzücü olan buydu. Kazandığımızı düşündüğümüz değerleri kazanmış değiliz, bu hafta bu çok net ortaya çıktı" dedi. "Bugün sahada Trabzonspor’a yakışmayan bir görüntü vardı" Oyuncularının performansına değinen Tekke, "Bazı oyuncular çok iyiydi, Savic bunlardan biri. Ama biz oyun şablonumuzun dışına çıktığımızda kaosla karşılaşıyoruz. Geçen hafta ile bu hafta arasında dağlar kadar fark vardı. Bugün sahada Trabzonspor’a yakışmayan bir görüntü vardı. Rakip bize üstünlük kurmadı ama bu oyun bize yakışmadı. Bunun sorumlusu ben ve ekibim. Bugün hakemi konuşacak bir oyun ortaya koymadık. Bizim konuşmamız gereken, bu kaosu nasıl oluşturduğumuzdur. Trabzonspor bu sahada oyunun kontrolünü sağlayamazsa nerede sağlayacak? Bunun sorumlusu tabii ki benim" ifadelerini kullandı. Bazı oyuncuların durumuna da değinen Tekke, "Batohov’un kasıklarında problem var. Oulai genç ve yetenekli bir oyuncu, zamana ihtiyacı var. Ritmini bulursa Trabzonspor çok farklı bir oyuncu kazanabilir. İngilizcesi zayıf, dil dersi alıyor. Ona süre vermek istiyorum" diye konuştu. "Biz taraftarımızı stadyuma çekmek zorundayız" Taraftarlardan daha fazla destek beklediklerini vurgulayan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, "Taraftarlarımızı bu akşam çok bekledim. Rüzgara ihtiyacımız vardı ama soğuktan dolayı gelmeyenler belki de haklı görülebilir. Ancak Trabzonspor, değerleriyle sahada olmalı. Çok zor bir süreçten geçiyoruz; hakem kararları, sakatlıklar ve transfer sıkıntıları yaşadık. Buna rağmen biz toparlanmaya çalışıyoruz. Daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Biz taraftarımızı stadyuma çekmek zorundayız. Ama bu oyun taraftarı stadyuma çekmez, bu çok açık ve net" şeklinde konuştu.
Burak Yılmaz: "Benim oynadığım dönemdeki deplasmanı hissedemedim"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 23:16 Burak Yılmaz: "Benim oynadığım dönemdeki deplasmanı hissedemedim" Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, bordo-mavili takımda forma giydiği dönemdeki Trabzonspor deplasmanını hissedemediğini belirterek, alınan 1 puanın çok önemli olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında Gaziantep FK, deplasmanda Trabzonspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz açıklamalarda bulundu. Buruk, Trabzon gibi zorlu deplasmandan alınan 1 puanın önemli olduğunu belirterek, "Bu haftadan itibaren karşımızda çok agresif bir takım olacağını biliyorduk. Geçen hafta yaşananlardan sonra Trabzonspor’un daha sert oynayacağını tahmin etmiştik. Buna çok çalıştık. Bizim için defans değil, hücum ederek oynamak önemliydi. Forvetlerini kaleden uzak tutmak için birebir baskı uygulamamız gerekiyordu. Trabzonspor deplasmanından alınan 1 puan bizim adımıza çok kıymetli" dedi. "Başarısızlığı tamamen hakeme bağlayan bir kesim oluştu" Futbolda hakem tartışmalarının ön planda olmasını eleştiren Yılmaz, "Oyunu konuşan insanlar kalmadı. Başarısızlığı tamamen hakeme bağlayan bir kesim oluştu. Ne yazık ki dijital platformlarda da insanlar bu söylemlerin peşinden gidiyor. Bizim de hatalarımız oluyor. 15 dakika geriye çekilmemiz mesela. Hakemleri çok konuşabiliriz ama hiçbir şey değişmeyecek. Radikal kararlar alınması gerekiyor. 6 hafta oynandı ama hala hakemleri konuşuyoruz. Hakemleri rahat bırakalım, onlar da maçlarını yönetsin. Hakem kararlarının arkasına sığınıp kendi yanlışlarımızı görmezden geliyoruz. Konuşsak da bir şey değişmiyor. Kendimizi yoruyoruz" diye konuştu. "Bugün aynı atmosferi göremedim" Trabzonspor’un güçlü bir kadroya sahip olduğunu vurgulayan genç teknik adam, "Trabzonspor’un çok net bir oyun planı var. Pas oyunuyla üstümüze geleceklerini biliyorduk. Agresif baskı yaptılar. Biz yüzde 50 oranında topa sahip olduk. Bunu yüzde 55’e çıkarabilsek daha iyi sonuç alabilirdik. Trabzonspor’un iyi forvetleri ve iyi bir kalecisi var. Ama benim oynadığım dönemdeki Trabzonspor deplasmanını bugün hissetmedim. 2010-11 yıllarında biz ısınmaya çıktığımızda dolu tribünler olurdu. Bugün aynı atmosferi göremedim. Herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli" ifadelerini kullandı.
Trabzon’da şiddetli yağış heyelanlara neden oldu
20 Eylül 2025 Cumartesi - 13:22 Trabzon’da şiddetli yağış heyelanlara neden oldu Trabzon’da dün gece etkili olan şiddetli yağışlar, Akçaabat, Araklı, Maçka ve Şalpazarı ilçelerinde toprak kaymalarına neden oldu. Trabzon’da etkili olan şiddetli yağışlar toprak kaymalarına neden oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden gelen uyarılar doğrultusunda teyakkuzda bekleyen Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri, su taşkınları ve heyelanlara anında müdahale etti. Yağış öncesinde rögarlar, ızgaralar ve yağmur suyu kanallarında temizlik çalışmaları yapan Büyükşehir Belediyesi, İçme Suyu ve Kanalizasyon İdaresi (TİSKİ) ekipleri, tıkanıklıkları açarak muhtemel riskleri azaltmaya çalıştı. Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi ekipleri; Araklı ilçesi grup yolunda, Şalpazarı ilçesi Doğancı ve Gökçeköy mahallelerinde, Maçka ilçesi Armağan Mahallesi’nde ve Akçaabat ilçesi Hıdırnebi Yayla yolu üzerinde meydana gelen toprak kaymalarına hızla müdahale ederek temizlik ve yol açma çalışmaları yaptı. Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada "Şehrimizde yağışlar nedeniyle meydana gelen olumsuzlukları gidermek için tüm ekiplerimiz seferberlik halinde sahada çalışmaktadır. Vatandaşlarımızın herhangi bir olumsuz durumda Büyükşehir Belediyesi İletişim ve Koordinasyon Merkezi’ne bağlı Alo 153 Çağrı Merkezi üzerinden bizlere ulaşmaları mümkündür. Yağışların devam edeceği öngörüldüğünden, tüm hemşehrilerimizin dikkatli ve tedbirli olmalarını önemle hatırlatırız" ifadelerine yer verildi.
Muhtarlardan Başkan Genç’e destek
19 Eylül 2025 Cuma - 15:46 Muhtarlardan Başkan Genç’e destek Türkiye Muhtarlar Federasyonu Başkanı Bekir Aktürk ve beraberindeki muhtarlar, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde Fenerbahçe-Trabzonspor maçı sonrası açıklamaları nedeniyle hedef alınan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e destek açıklamasında bulundular. Aktürk, yaptığı açıklamada ’’Geçtiğimiz günlerde Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşanan adaletsizliklere sessiz kalmayıp haksızlığa karşı sesini yükselten Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e yönelik sosyal medya üzerinden yürütülen linç kampanyasını kabul etmiyor, her daim Trabzon Muhtarlar Federasyonu olarak yanında olduğumuzu bildiriyoruz. Trabzonspor’un ve Trabzon halkının hakkını savunmak, bu şehrin onurunu korumak her Trabzonlunun görevidir. Sayın Genç’in sözleri yalnızca Trabzon’un değil, Türk futbolunda adalet arayan herkesin sesidir. Ona ’hadsiz’ diyenlere karşı cevabımız nettir: Başkanımıza söylenen her söz, Trabzon’a söylenmiştir; biz de Trabzon olarak buna sessiz kalmayız. Herkes iyi biliyor ki şahsi ikballeri için bu saldırıları gerçekleştiren insanlar, tırnaklarıyla kazıya kazıya mücadele edenleri anlayamazlar. Bizim mücadelemiz alın teriyle, emekle, inançla verilmiştir. Trabzon’un evladı da, bu şehrin onuru da hiçbir zaman parayla, şöhretle, koltukla ölçülemez. Trabzon, Anadolu’nun kapısıdır, Türkiye’nin kalesidir. 81 ilin kardeşlik bağıyla örüldüğü ülkemizde, Trabzon o kardeşliğin sarsılmaz direğidir. Bu şehir, haksızlık karşısında susmaz. Televizyon ekranlarından ahkâm kesenler, sosyal medyada hakaret edenler bilmelidir ki Trabzon’un iradesini kimseye teslim etmeyiz. Namusumuz da şerefimiz de makamla, parayla ölçülmez. Son sözümüz nettir: Trabzon’un evladına dil uzatanlar, karşısında Trabzon’un birliğini ve kararlılığını bulacaktır. Ve biz bugün buradan bir kez daha haykırıyoruz: Dünden daha yüksek sesle, 2010-2011’in şampiyonu Trabzonspor’dur’’ dedi.