Yerel Haberler
Trabzon
01 Mart 2026 Pazar - 12:20 Trabzonspor, 48 golün 15’ini kafayla attı Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’de bu sezon attığı 48 golün 15’ini kafa vuruşlarıyla kaydederek hava toplarındaki üstünlüğünü ortaya koydu. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında sahasında Fatih Karagümrük’ü 3-0 mağlup eden Trabzonspor, söz konusu gollerin tamamını kafa vuruşlarıyla attı. Onuachu 1 ve Nwaiwu’nun 2 golüyle sahadan 3 puanla ayrılan Karadeniz ekibi, hava toplarındaki hakimiyet konusunda zirvede yer aldı. 48 gol atan Karadeniz ekibinin 15 kafa golüyle hava toplarındaki etkinliği, takımın en önemli kozlarından biri oldu. 2.01’lik dev forvet etkisi Trabzonspor’un hava toplarındaki üstünlüğünün en önemli etkenlerinden biri ise takımın Nijeryalı golcüsü Paul Onuachu oldu. 2.01 metrelik boyuyla Nijeryalı golcü ligde 18 golle krallık yarışında zirvede yer alırken, söz konusu gollerin 7’sini kafayla ağlara gönderdi. Onuachu, 5’i penaltı olmak üzere 11 golü de ayakla attı. Onuachu’nun ardından bu alanda Augusto, golcü oyuncuyu takip etti. Brezilyalı oyuncu 4 kafa golüyle takımına katkı verirken, devre arası takıma katılan Nijeryalı futbolcu Nwaiwu 2, Stefan Savic ve sezon içinde takımdan ayrılan Sikan da 1’er kez kafa vuruşuyla fileleri havalandırdı. Uzun boylu ve fiziksel olarak güçlü oyuncularını etkili kullanan Trabzonspor, özellikle duran toplarda ve kenar ortalarında rakip savunmalara zor anlar yaşattı. Hava toplarındaki bu üstünlük, skorlara da yansıdı. Bordo-mavililer birçok maçta kilidi açan ya da sonucu belirleyen golleri kafa vuruşlarıyla buldu.
01 Mart 2026 Pazar - 10:29 Sümela Manastırı beyaza, Altındere Vadisi sessizliğe büründü Türkiye’nin önemli inanç ve kültür turizmi merkezlerinden biri olan Sümela Manastırı ve çevresi, kar yağışıyla beyaza büründü. Altındere Vadisi’nin doğal dokusu ve tarihi manastırın atmosferi, kar manzarasıyla birleşince ortaya etkileyici görüntüler çıktı. Doğu Karadeniz’in simge yapılarından Sümela Manastırı, kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplanarak etkileyici bir kış görünümüne büründü. Tarihi manastırın sarp kayalıklar üzerindeki konumu ve Altındere Vadisi’nin doğal yapısı, karla birlikte daha da belirginleşerek güzel görüntüler oluşturdu. Manastır, 4. yüzyıla uzanan tarihi, kayalara oyulu mimarisi ve zengin orman dokusuyla yılın her ayında farklı bir atmosfer sunan önemli kültür ve turizm durakları arasında yer alıyor. Coğrafi konumu gereği mevsim geçişlerinin tüm tonlarını taşıyan yapı, özellikle kış aylarında çevresiyle birlikte ayrı bir görsellik kazanıyor. Altındere Vadisi’nde etkili olan kar, ormanlık alanı, kayalık yüzeyleri ve dere çevresini tamamen beyaza kapladı. Vadi boyunca hakim olan doğal sessizlik, kar örtüsüyle daha da derinleşerek bölgeye sakin bir kış atmosferi kazandırdı. Karla bütünleşen manastır silüeti, çevresindeki kayalık yapı ve vadinin beyaz dokusuyla birleşerek açık hava galerisini andıran bir görsel şölen ortaya çıkardı. Tarihi yapının karın etkisiyle kazandığı görünüm, bölgenin kış aylarındaki en dikkat çekici manzara örneklerinden biri olarak öne çıktı.
Sümela Manastırı’nda 12. ayin
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 12:58 Sümela Manastırı’nda 12. ayin Trabzon’un Maçka ilçesi Altındere Vadisi’nde bulunan tarihi Sümela Manastırı’nda Ortodoks Hristiyanlarca ’Meryem Ana’nın göğe yükseliş günü’ olarak kutsal kabul edilen 15 Ağustos günü yerine 2010 yılından bu yana ayin ikinci kez farklı bir tarih olan 23 Ağustos’ta gerçekleştirildi. Ayini Kırklareli Metropoliti’ne bağlı Patrik Pavlos Sofianopoulos yönetti. Ayine Yunanistan ve Gürcistan’dan az sayıda Hristiyanlığın Ortodoks mezhebi mensubu katılırken, katılımın geçtiğimiz yıllara göre oldukça düşük olduğu gözlendi. Ayin sonunda katılımcılar tek tek inançlarına göre kutsandı, ekmek ve şarap verildi. Aynin sonunda bir konuşma yapan Patrik Pavlos Sofianopoulos, "Derin bir şükranla, bugün, başta sizlere, tarihi ve kutsal Meryem Ana Sümela Manastırı’nda kutsal ayinin icrasının mümkün kılınmasında her türlü kolaylığı sağlamanızdan dolayı içten teşekkürlerimizi ifade ediyoruz. Buradaki varlığımız sadece bir dini etkinlik değildir; aynı zamanda inancımızın bir tanıklığıdır. Bu tanıklık, dostluk ve barış içinde birlikte yaşama kültürüne dayanmakta, ve yüzyıllar boyunca ülkemizde farklı toplulukların ve dinlerin barış içinde birlikte yaşadığı köklere ve geleneklere canlı bir bağ oluşturmaktadır. Özellikle, bu kutsal ayinin icrası için gerekli izni lütfederek bu buluşmayı mümkün kılan ülkemizin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beyefendiye şükran ve minnetle, derin teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu, ülkenin farklı topluluk ve geleneklerinin manevi mirasına saygının bir ifadesidir; aynı zamanda halklar ve medeniyetler arasında barış, anlayış ve işbirliği mesajıdır. Biz Rum Ortodoks cemaati olarak bu mesajın öteden beri savunucuları olduk ve olmaya devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, geçmişte Manastır’ın hamileri olan Sultanların örneğini sürdürerek bu geleneği devam ettirmekte ve ayrıca bu kutsal mekânın yenilenmesi, restore edilmesi ve korunması için de özen göstermektedir. Bu sebeple kendisine minnettarız. Onun sorumluluğundaki Turizm ve Kültür Bakanına, Trabzon Valisine ve onların çalışma arkadaşlarına, bugünkü kutsal ayinin gerçekleşmesi için sağladıkları tüm kolaylık ve ilgiden dolayı teşekkürlerimizi ifade ediyoruz. Yıllar önce Patriğimizin dile getirdiği şu sözleri bir kez daha tekrarlamak istiyorum, ’yerel yöneticilere ve burada yaşayan halka güvence veriyoruz ki bugün aranızda, sevgi ve dostluk duygularıyla dolu, barış ve dayanışmanın elçileri ve habercileri olarak bulunuyoruz. Yüce Allah’tan, Kutsal Meryem Ana’nın şefaatleriyle, Cumhurbaşkanına ve tüm çalışma arkadaşlarına barış, sağlık ve başarı vermesini; ülkenin refahı için olan gayretlerini güçlendirmesini diliyoruz. Yüce Allah’tan tüm kalbimizle diliyoruz ki, Meryem Ana’nın şefaatleriyle, herkese sağlık, barış, refah ihsan etsin ve bizleri her yıl buraya, Sümela’ya, atalarımızın tarihine ve inancına bağımızı yenilemek üzere, derin bir duyguyla ve şükranla gelmeye layık kılsın" ifadelerini kullandı.
Şehir hastanesi yolunun trafiğiyle ilgili arayışlar sürüyor
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 09:53 Şehir hastanesi yolunun trafiğiyle ilgili arayışlar sürüyor Trabzon’da yapımı süren Şehir Hastanesi’nin 2026 yılı Ağustos ayında hizmete girmesi planlanırken, özellikle hastane çevresindeki yol zaman zaman tartışmaların hedefinde oluyor. Özellikle maç saatlerinde trafik konusunda yaşanacak olumsuzlukların önüne geçilebilmek için farklı arayışlara gidilirken, konuyla ilgili bir değerlendirmede bulunan Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, "Şehrin ileri gelenleri, bu şehrin dinamikleri ve şehri yönetecek kişiler olarak bir araya gelip, trafiğin en iyi ve en verimli şekilde işlemesi için neler yapılması gerekiyorsa birlikte hayata geçireceğiz" dedi. Trabzon’da Şenol Güneş Spor Kompleksi’nin yanındaki dolgu alanında, yapımı süren 900 yataklı Şehir Hastanesi inşaatının yaklaşık yüzde 80’lik bölümü tamamlandı. Önümüzdeki yıl Ağustos ayında hizmete girecek hastanenin yolu ile ilgili konuşan Topsakal, "Bizim trafik mühendisliği alanında o bölgenin hangi şartlarda en kaliteli hizmeti verebileceğiyle ilgili olarak üniversiteden de teknik destek talep ediyoruz. Şehrin ileri gelenleri, bu şehrin dinamikleri ve şehri yönetecek kişilerle bir araya gelip, trafiğin en iyi ve en verimli şekilde işlemesi için neler yapılması gerekiyorsa birlikte hayata geçireceğiz. Muhtemeldir ki, şu anda orada yapılan akıllı kavşak bir çözüm olması için düşünüldü; ancak tek başına yeterli değildir. Diğer çözümlerle birlikte ele alındığında inşallah sorunsuz bir süreç yaşanacaktır" diye konuştu.
Olaigbe: "Trabzonspor’a gelmek çok doğru bir karar oldu"
21 Ağustos 2025 Perşembe - 18:27 Olaigbe: "Trabzonspor’a gelmek çok doğru bir karar oldu" Trabzonspor’un yeni transferi Kazeem Olaigbe, kulübe gelmeden önce Felipe Augusto’nun kendisine olumlu bilgiler verdiğini belirterek, taraftarların ilgisinin kararında etkili olduğunu söyledi. Trabzonspor’un yaz transfer döneminde kadrosuna kattığı Kazeem Olaigbe, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya gelerek soruları yanıtladı. Kulübün kendisine olan ilgilisini arkadaşı Felipe Augusto’dan duyduğunu belirten Olaigbe, "Sonrasında sosyal medyaya girdiğimde gerek takip istekleri gerek gelen mesajlarla bana olan ilgiyi gördüm. Felipe ile bu görüşmeyi yaptıktan sonra dedim ki; ‘Gerçekten çok olumlu bir yerdeyim.’ Felipe, kulüp, şehir ve taraftarlar hakkında çok güzel şeyler söyledi. Bu da bir oyuncuyu en çok etkileyen faktörlerden bir tanesi oldu" ifadelerini kullandı. Sahadaki en güçlü yönünün hücum bölgesindeki birebir performansı olarak gösteren Olaigbe, "Topu aldığımda rakibimi geçip gol, asist veya paslarla takımıma katkı vermeyi hedefliyorum. Eksiklerim var ama antrenmanlarda yüzde yüzümü vererek geliştirmeye çalışıyorum" dedi. "Çok iyi bir hoca olduğunu düşünüyorum" Teknik Direktör Fatih Tekke ile iyi bir iletişim kurduğunu dile getiren genç oyuncu, "Hem saha içinde hem saha dışında ondan çok önemli şeyler öğreniyorum. Çok iyi bir hoca olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Gelecekten çok bugüne odaklandığını vurgulayan Olaigbe, "Şu an Trabzonspor’dayım ve buraya yüzde yüzümü vermek istiyorum. Geleceği konuşmaktan çok anı yaşamayı tercih ediyorum" sözlerini sarf etti. Türkiye Süper Lig’in agresif ve kaliteli bir lig olduğunu söyleyen oyuncu, "Bizim takımımız da çok kaliteli bir takım. Bu oyuncu grubuyla daha fazla sahaya çıkmak için sabırsızlanıyorum" ifadelerini kullandı. "Trabzonspor’a gelmek benim adıma çok doğru bir karar oldu" Transfer kararından dolayı mutlu olduğunu kaydeden Olaigbe, "Trabzonspor’a gelmek benim adıma çok doğru bir karar oldu. Sağ ve sol kanatta oynayabiliyorum, önemli olan sahada yüzde yüzümü vermek" diye konuştu. Taraftarlardan gördüğü ilginin kendisini çok etkilediğini dile getiren Olaigbe, "Taraftarlarımızın karşılama anı inanılmaz bir duyguydu. Onlara karşılık verebilmek için sahada elimden geleni yapacağım" şeklinde konuştu Türk mutfağından da övgüyle bahseden Nijeryalı futbolcu, "Yemekler harika. Türk yemeklerinin zaten iyi olduğunu biliyordum, buraya geldiğimde de hepsini çok sevdim" sözleriyle açıklamalarını tamamladı. Trabzonspor, Antalyaspor maçı hazırlıklarını sürdürdü Trabzonspor, 24 Ağustos Pazar günü sahasında konuk edeceği Antalyaspor maçı hazırlıklarını sürdürdü. Antrenmana tedavisi devam eden Nwakaeme katılmadı.
Karadeniz’de sık görülmeleri vatandaşları tedirgin etmişti, uzmanı konuştu
21 Ağustos 2025 Perşembe - 11:52 Karadeniz’de sık görülmeleri vatandaşları tedirgin etmişti, uzmanı konuştu Karadeniz’de son günlerde denizde sık rastlanan su samurları vatandaşları tedirgin ederken, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, su samurlarının etraftaki insan baskısının az olması durumunda gündüzden de faaliyet halinde olabileceklerine dikkat çekerek yoğun insan faaliyeti olan yerlerde daha temkinli hareket ettiklerini söyledi. Başkaya, su samurlarının durduk yere insana saldırmayacağını belirterek "Sıkıştırılırsa; yuvasına, yavrusuna herhangi bir şey yapmaya kalkılırsa insana da saldırabilir" ifadelerini kullandı. Su samuru suya bağımlı olarak yaşayan yırtıcı bir hayvan olduğunu ifade eden Başkaya, "Yarı sucul bir memeli türü olan su samuru ekvatordan kuzey kutbuna kadar, Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika’da yayılış göstermektedir. Türkiye’de bütün bölgelerdeki akarsularda, göllerde ve denizlerin sahil kısımlarında yaşarlar. Yükseltisel olarak, denizden dağların doruklarına kadar her yükseltide bulunurlar. Akarsu boylarında akarsudan çıkarak 3-5 km uzaktaki ormanlık, bozkır veya tarım alanlarında da avlanabilirler" diye konuştu. "Güçlü bir yırtıcı; Yuvasına veya yavrusuna bir şey yapılmazsa saldırmaz" Su samurlarının güçlü bir yırtıcı olduğunu kaydeden Başkaya, "Sucul ekosistemlerde, besin zincirinin en üst basamağında yer alan, oldukça iyi yüzen, su altında uzun süre kalabilen, güçlü bir yırtıcıdır. Başlıca besinleri balıklardır. Bunun yanında yediği diğer türler; kurbağalar; yılanlar; su böcekleri; deniz salyangozu, tatlı su salyangozu, karides, deniz yengeci, tatlı su yengeci ve midye gibi kabuklular; köstebek, orman faresi, tarla faresi gibi küçük memeli hayvanlar; geyik, karaca gibi büyük memeli türler ve yavruları; su kuşları ve yumurtaları; tavuk, kaz, hindi gibi kümes hayvanları; koyun, keçi gibi evcil türler; bazı yörelerde bitkisel besinler" dedi. "Su samurunun sucul habitatta bulunması, o habitatın genel olarak sağlıklı bir ekosistem olduğunun başlıca göstergelerinden biridir" diyen Başkaya, "Yüzme sırasında sadece başlarının bir kısmı, burun ve gözleri suyun dışında kalır. Su samuru, genellikle gececidir. Etraftaki insan baskısı az ise gündüzden de faaliyet halinde olabilirler. Yoğun insan faaliyeti olan yerlerde daha temkinli hareket ederler. Su samuru popülasyonlarını tehdit eden unsurlar; su kirliliği, besin yetersizliği, habitatların tahribi, kaçak avcılık, trafik kazaları ve balık tuzaklarına bağlı ölümler gibi çok çeşitli faktörlerdir. Günümüz dünyasında, yaşadıkları birçok olumsuzluğa rağmen, Türkiye’de hemen hemen bütün bölgelerdeki popülasyonları orta ve üzeri seviyelerde yani iyi durumdadır. Durduk yere insana saldırmaz. Sıkıştırılırsa; yuvasına, yavrusuna herhangi bir şey yapmaya kalkılırsa insana da saldırabilir" şeklinde konuştu.