Yerel Haberler
Trabzon
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:25 Trabzonspor, kupada Başakşehir’in konuğu oluyor Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası A Grubu 4. haftasında yarın RAMS Başakşehir’e konuk olacak. Ziraat Türkiye Kupası A Grubu 4. haftasında Trabzonspor, yarın 20.30’da Fatih Terim Stadyumu’nda RAMS Başakşehir ile karşılaşacak. Bordo-mavililer, grupta Corendon Alanyaspor’a 1-0 mağlup olurken, İstanbulspor’u 6-1, Fethiyespor’u 3-0 mağlup ederek topladığı 6 puanla 3. sırada yer alıyor. Kupada 292. müsabaka Trabzonspor, Başakşehir ile oynanacak maçla beraber Türkiye Kupası’nda 292. maçına çıkacak. Geride kalan 291 maçta 176 galibiyet, 54 beraberlik ve 61 yenilgi aldı. Bu maçlarda rakip filelere 506 gol gönderen bordo-mavililer, kalesinde ise 234 gol gördü. İki takım Ziraat Türkiye Kupası’nda 5. kez rakip Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda, Başakşehir ile 4 kez karşılaştı. Söz konusu maçlarda bordo-mavililer rakibi karşısında 3 galibiyet ve 1 beraberlik aldı. Karadeniz ekibi, bu maçlarda rakip ağları 5 kez sarsarken kalesinde de 2 gol gördü. Ziraat Türkiye Kupası maçlarında rakibine boyun eğmedi. Bordo-mavililer, 17 kez final oynadığı kupayı 9 kez müzesine götürdü Türkiye Kupası’nda bugüne kadar 17 kez final oynayan ve 9 kez mutlu sona ulaşan Karadeniz ekibi, Galatasaray ve Beşiktaş’ın ardından bu organizasyonda en çok kupa kazanan üçüncü kulüp konumunda yer alıyor. Trabzonspor, son iki sezonda ise Ziraat Türkiye Kupası’nda finalde kaybetti.
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:57 Üç şeritli yolda tehlikeli yaya geçidi korkutuyor Trabzon’un Moloz mevkiinde yayalar, üç şeritli yolda canlarını hiçe sayarak karşıya geçmeye çalışıyor. Üst ve alt geçidin bulunmadığı bölgede, camiye gitmek ya da ilçe minibüslerine binmek isteyen vatandaşlar yoğun trafikte tehlikeyle burun buruna kalıyor. Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkiinde inşa edilen Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en büyük camisi olan Hanife Hatun Camii çevresinde yaşanan yaya güvenliği sorunu, vatandaşları endişelendiriyor. Camiye ibadet için gelenler ile ilçelere giden minibüs hatlarını kullanmak isteyenler, üç şeritli karayolunda bulunan yaya geçidini kullanarak karşıya geçmeye çalışıyor. Bölgede üst ya da alt geçidin bulunmaması nedeniyle yayalar, yoğun araç trafiği arasında zaman zaman koşarak ya da araçların önüne atlayarak yolun karşısına geçmek zorunda kalıyor. Özellikle namaz saatlerinde ve hafta sonlarında artan yaya yoğunluğu, tehlikeyi daha da büyütüyor. Yapıldığı günden bu yana birçok trafik kazasının yaşandığı bölgede, yolun karşısına geçmeye çalışan vatandaşlara araç çarpması sonucu yaralanmalar meydana geldi. "Her gün kullandığımız bir geçit; Korkuyoruz" Sürücülerin hızla seyrettiği üç şeritli yolda yalnızca yaya geçidinin bulunması, güvenlik açısından yetersiz kaldığını belirten vatandaşlar, üst geçit ya da alt geçit yapılmasını istiyor. Yolun karşısına geçmeye çalışan Hasan Şahin, "Burada üst veya alt geçit olması gerekiyor. Can güvenliği yok. Minibüsler kalkış noktası değişti. Herkes karşıya geçmeye çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde beni az kalsın araba eziyordu. Her gün kullandığımız bir geçit. Korkuyoruz" dedi. Şahin Nas isimli vatandaş ise, "Burada büyük bir cami yapıldı. İnsanların karşıya geçmesi büyük bir tehlike oluşturuyor. Mutlaka alt geçit yapılması gerekiyor. Karşıya koşarak geçiyorum. Hayati bir önem taşıyor. Yapılmasında fayda var" ifadelerini kullandı.
Türkiye orman yangınlarıyla mücadelede alarmda: Risk altındaki alan 12,5 milyon hektar
29 Temmuz 2025 Salı - 09:01 Türkiye orman yangınlarıyla mücadelede alarmda: Risk altındaki alan 12,5 milyon hektar Türkiye’nin yaklaşık 23 milyon hektarlık orman alanının yüzde 55’inin yangın riski taşıdığı belirtildi. Bu oran, yaklaşık 12,5 milyon hektarlık alanın yüksek risk altında olduğunu gösterirken, yangınların çıkış nedeninin yüzde 98 insan kaynaklı olduğu bildirildi. Türkiye’de yıllık ortalama 14 bin hektarlık ormanlık alan yanarken, bu da yılda ortalama 2 bin 200 orman yangınına denk geliyor. Ancak bu yıl, yanan alan miktarının 40 ila 50 bin hektar arasında olduğu tahmin edilirken sadece ormanlar değil, tarım arazileri ve yerleşim yerleri de yangınlardan zarar görüyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Mühendisliği Bölümü Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Alperen Coşkuner, Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle orman yangınlarına en açık ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Coşkuner "Ülkemiz, bulunduğu coğrafi konum itibarıyla orman yangınlarına son derece hassastır. Yaklaşık 12,5 milyon hektarlık orman alanı yangın riski altındadır. Özellikle Hatay’dan başlayıp Batı Karadeniz’e kadar uzanan sahil şeridi boyunca bu ormanlık alan, uzun yangın sezonu olarak tanımladığımız dönemde yangınlara açık hale gelir. Mayıs ayından Ekim ayına kadar süren bu dönem, yangın sezonu olarak kabul edilmektedir. Farklı dönemlerde yangınlar çıkmakla birlikte, özellikle 2021 yılında zaman zaman ekstrem hava koşulları yaşanmıştır. Örneğin, Temmuz başı ile Haziran sonu arasındaki periyotta İzmir’in Çeşme bölgesinde ciddi yangınlar meydana gelmiştir. Bu dönemde poyrazın etkisiyle rüzgar hızının 50 kilometrelere, hatta rüzgar hamlesi dediğimiz ani artışlarla 80 kilometreye ulaştığı görülmüştür. Aynı zamanda hava sıcaklıklarının çok yüksek, bağıl nemin ise çok düşük olduğu bu süreçte, yanıcı maddelerin nem oranı da azaldığı için olağandışı ve şiddetli yangınlar meydana gelmiştir" dedi. "Bu yıl tahmini olarak 40-50 bin hektar civarında bir alanın yangınlardan etkilendiğini düşünüyorum" Bu yıl 40-50 bin hektar civarında alanın yangından etkilendiğini belirten Coşkuner, "Ülkemizde toplamda yaklaşık 23 milyon hektarlık orman alanı bulunmaktadır ve bunun yüzde 55’i orman yangınlarına hassastır. Uzun yıllara ait istatistiklere göre, yılda ortalama 14 bin hektarlık orman alanı yanmakta, bu da yaklaşık 2 bin 200 orman yangınına denk gelmektedir. Ancak bu yıl yanan alan miktarının oldukça fazla olduğunu, tahmini olarak 40-50 bin hektar civarında bir alanın yangınlardan etkilendiğini düşünüyorum. Bu alanlara sadece ormanlar değil tarım alanları ve yerleşim yerleri de bu kapsama dâhildir" diye konuştu. Yüzde 98’i insan kaynaklı Yangınların yüzde 98’inin insan kaynaklı olduğunu kaydeden Coşkuner, "Ülkemizdeki orman yangınlarının yüzde 98’i insan kaynaklıdır. Bazı istatistiklerde bu oran yüzde 80-90 arasında gösterilse de, esas değerlendirme yanan alan miktarı üzerinden yapılmalıdır. Yangın sayısı değil, yanan alan daha belirleyicidir. Bu kapsamda sadece yüzde 2’lik bir kısmın yıldırım gibi doğal nedenlerle çıktığını söyleyebiliriz. Geri kalan büyük çoğunluk, maalesef insan hatasından kaynaklanmaktadır. Orman yangınlarını bina yangınlarından ayırmak gerekir. Bina yangınları daha statik, kontrol altına alınabilirken, orman yangınları açık alanda serbest yayılma eğilimindedir ve atmosferik koşullardan doğrudan etkilenir. Eğer yangına ilk müdahale sırasında kontrol sağlanamazsa ve yangının ilerlediği yönde rüzgar etkisiyle birlikte çok miktarda yanıcı madde bulunuyorsa, yangını durdurmak oldukça zorlaşır" şeklinde konuştu. En büyük kayıp: insan hayatları Yangınların en acı yönünün can kayıpları olduğunu ifade eden Coşkuner, "Bu tür olaylarda en büyük sorun, insan kayıplarıdır. Yangını hızlıca kontrol altına almak için mücadele edenler, zaman zaman yangının içinde kalabilmektedir. Yüksek ısı nedeniyle vücut sıcaklığı artar ve kişi fark etmeden bilinç kaybı yaşayabilir. Aynı anda yoğun duman da görüşü engellediğinden, olay öngörülemez bir hale gelir. Genellikle önce dumandan zehirlenme gerçekleşir, ardından bilinç kaybı sonrası yangın bedeni etkiler. Ne yazık ki bu süreç genelde böyle ilerlemektedir" ifadelerini kullandı.
Nöroloji Uzmanı Dr. Ramazan Akpınar: "Doğru alışkanlıklarla beyin sağlığınızı koruyun"
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:36 Nöroloji Uzmanı Dr. Ramazan Akpınar: "Doğru alışkanlıklarla beyin sağlığınızı koruyun" Beyin sağlığını korumanın yaşam kalitesini artırdığını belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Ramazan Akpınar "Beynimiz vücuttaki kaslara benzer; kullanıldıkça gelişir, kullanılmadığında zayıflar. Beyni formda tutmak için aktif olmak, egzersiz yapmak ve doğru alışkanlıklar geliştirmek gerekir" dedi. Medical Park Karadeniz Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ramazan Akpınar, beyin sağlığını korumaya yönelik bilgilendirmelerde bulundu. Uzm. Dr. Ramazan Akpınar, uzayan yaşam süreleriyle birlikte beyin sağlığının önem kazandığına dikkat çeken beyin hastalıklarına karşı bireysel farkındalık ve koruyucu önlemlerin büyük rol oynadığını vurguladı. Uzm. Dr. Akpınar, "Beyin sağlığınıza dikkat ederek hem kendi yaşam kalitenizi artırabilir hem de beyin hastalıklarıyla mücadele eden kişilere destek olabilirsiniz" diye konuştu. "Uyku, beyin sağlığı için vazgeçilmezdir" Uyku bozukluklarının Parkinson ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar için risk oluşturduğunu ifade eden Uzm. Dr. Akpınar, "Uyku sadece süresiyle değil, kalitesiyle de önemlidir. Kaliteli uyku, Alzheimer hastalarında biriken toksik proteinlerin beyinden temizlenmesine yardımcı olur. Yetişkinlerin her gece 7-8 saat düzenli uyuması beyin sağlığı açısından gereklidir" dedi. "Baş yaralanmalarını hafife almayın" Günlük yaşamda alınacak basit önlemlerin beyin travmalarını önleyebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Akpınar, "Kask kullanımı, emniyet kemeri takılması gibi önlemler, baş yaralanmalarına karşı ilk savunma hattını oluşturur. Küçük gibi görünen kafa travmaları bile uzun vadede ciddi nörolojik sorunlara yol açabilir" diye konuştu. "Egzersiz beyne giden kan akışını artırıyor" Düzenli fiziksel aktivitenin beyin sağlığına olan katkısına değinen Uzm. Dr. Akpınar, "Haftada 150 dakika orta tempolu egzersiz yapmak, beyne giden kan akışını artırır ve hafızayı güçlendirir. Egzersiz, Alzheimer riskini azaltır ve yaşla birlikte gelişen beyin fonksiyonlarındaki gerilemeyi yavaşlatır" ifadelerini kullandı. Beyni formda tutmanın yollarından birinin de zihinsel aktiviteler olduğunu belirten Uzm. Dr. Akpınar, "Beynimizi okumak, bulmaca çözmek, el sanatlarıyla uğraşmak gibi aktivitelerle sürekli meşgul etmeliyiz. Sosyal etkileşimler, hobiler ve yeni şeyler öğrenmek beyin sağlığı için çok değerlidir" dedi. Ruh sağlığının da beyin sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Akpınar, "Depresyon ve stres, hafıza sorunlarına yol açabilir. Bu yüzden sosyal ilişkileri güçlendirmek, sanat ve müzik gibi terapötik aktivitelerle uğraşmak önemlidir. Kendimize iyi bakmadan önce beynimize iyi bakmalıyız" açıklamasında bulundu.
Arap turistlerden balığa yoğun ilgi
27 Temmuz 2025 Pazar - 13:06 Arap turistlerden balığa yoğun ilgi Trabzon’da balık tezgahları yaz sıcağına rağmen boş kalmazken, özellikle Arap turistlerin balığa olan ilgisi dikkat çekiyor. Kentte yaz aylarında büyük balıklara gösterilen ilgi balıkçı esnafının yüzünü güldürüyor. Trabzon’da balık tezgahları sezon dışında da hareketli günler yaşıyor. Havanın sıcak olması nedeniyle yerli vatandaşlar balığa beklenen ilgiyi göstermese de, Arap turistler büyük balıklara yoğun talep gösteriyor. Özellikle çupra, levrek ve somon gibi iri balıklar, Körfez ülkelerinden gelen turistler tarafından çok büyük ilgiyle satın alınıyor. Trabzon Balık Hali esnaflarından Turgay Memiş, balık satışlarının yaz döneminde de sürdüğünü belirterek, "Şu an satışlar normal şekilde devam ediyor. Küçük balıklar olan istavrit, mezgit ve seyrek de olsa barbun geliyor. Yetiştirme alabalık, çupra ve levrek de bol miktarda tezgahlarda yerini alıyor. Ancak sıcak havalar nedeniyle vatandaş çok ilgi göstermiyor, balık sezonunu bekliyor. Buna rağmen Arap turistlerin balığa ilgisi oldukça yüksek. Özellikle somon, çupra ve levrek gibi büyük balıklara yöneliyorlar" dedi. Balıkçı esnaflarından Aziz Özsandıkçı ise balık çeşitliliğinin azaldığını ancak Arap müşterilerin ilgisinin artarak devam ettiğini ifade ederek, "Şu an mezgit ve istavrit gibi küçük balıklar az olduğu için fiyatlar yüksek. Vatandaş daha uygun fiyatlı balık için sezonu bekliyor. Ama Arap turistler bu dönemde genelde büyük balıkları tercih ediyor. Tezgahta şu an en fazla mezgit ve somon var. Çupra ve levrek ise özellikle Arap müşterilerin favorisi" diye konuştu. Fiyatların balık türüne göre değiştiği tezgahlarda; istavrit 300-350 TL, mezgit 200 TL, somon 250 TL, alabalık 200-250 TL, çupra ve levrek ise 300-500 TL arasında satışa sunuluyor. Esnaf, yaklaşan sezon öncesi Arap turistlerin gösterdiği bu ilgiden memnun olduklarını dile getirirken, yeni balık sezonunun bereketli geçmesi temennisinde bulundu.
Arap turistlerden balığa yoğun ilgi
27 Temmuz 2025 Pazar - 13:02 Arap turistlerden balığa yoğun ilgi Trabzon’da balık tezgahları yaz sıcağına rağmen boş kalmazken, özellikle Arap turistlerin balığa olan ilgisi dikkat çekiyor. Kentte yaz aylarında büyük balıklara gösterilen ilgi balıkçı esnafının yüzünü güldürüyor. Trabzon’da balık tezgahları sezon dışında da hareketli günler yaşıyor. Havanın sıcak olması nedeniyle yerli vatandaşlar balığa beklenen ilgiyi göstermese de, Arap turistler büyük balıklara yoğun talep gösteriyor. Özellikle çupra, levrek ve somon gibi iri balıklar, Körfez ülkelerinden gelen turistler tarafından çok büyük ilgiyle satın alınıyor. Trabzon Balık Hali esnaflarından Turgay Memiş, balık satışlarının yaz döneminde de sürdüğünü belirterek, "Şu an satışlar normal şekilde devam ediyor. Küçük balıklar olan istavrit, mezgit ve seyrek de olsa barbun geliyor. Yetiştirme alabalık, çupra ve levrek de bol miktarda tezgahlarda yerini alıyor. Ancak sıcak havalar nedeniyle vatandaş çok ilgi göstermiyor, balık sezonunu bekliyor. Buna rağmen Arap turistlerin balığa ilgisi oldukça yüksek. Özellikle somon, çupra ve levrek gibi büyük balıklara yöneliyorlar" dedi. Balıkçı esnaflarından Aziz Özsandıkçı ise balık çeşitliliğinin azaldığını ancak Arap müşterilerin ilgisinin artarak devam ettiğini ifade ederek, "Şu an mezgit ve istavrit gibi küçük balıklar az olduğu için fiyatlar yüksek. Vatandaş daha uygun fiyatlı balık için sezonu bekliyor. Ama Arap turistler bu dönemde genelde büyük balıkları tercih ediyor. Tezgahta şu an en fazla mezgit ve somon var. Çupra ve levrek ise özellikle Arap müşterilerin favorisi" diye konuştu. Fiyatların balık türüne göre değiştiği tezgahlarda; istavrit 300-350 TL, mezgit 200 TL, somon 250 TL, alabalık 200-250 TL, çupra ve levrek ise 300-500 TL arasında satışa sunuluyor. Esnaf, yaklaşan sezon öncesi Arap turistlerin gösterdiği bu ilgiden memnun olduklarını dile getirirken, yeni balık sezonunun bereketli geçmesi temennisinde bulundu.
Başkan Genç : "Şehir trafiğini rahatlatmak için çalışıyoruz"
27 Temmuz 2025 Pazar - 11:39 Başkan Genç : "Şehir trafiğini rahatlatmak için çalışıyoruz" Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, otopark sorununun çözüleceğini vurgulayarak, "Meydan kısmımız trafik yönüyle en çok sıkışan lokasyonlarımızdan bir tanesi. Çalışıyoruz, UKOME kararı alacağız. Şu anda belediyemiz ve odamız süreci paylaşıyor. Tespit yapıldıktan sonra kararımızı alıp, uygulayacağız" dedi. Dolmuşların depolama süreci ile ilgili açıklamalarda bulunan Genç, "Meydan kısmımız trafik yönüyle en çok sıkışan lokasyonlarımızdan bir tanesi. Pazarkapı’da yeni yaşam alanımızı yaptıktan sonra bir tarafından doğu dolmuşlarımızı bir tarafında batı dolmuşlarımızı konuşlandıracak şekilde ortaya bir projeksiyon koyduk. Şimdi hem Meydan bölgesinde viyadük altındaki dolmuşlarımıza hem de postane bölgesinde sıkışık bir ortam oluşmasına neden olan dolmuşlarımıza nihai olarak Pazarkapı’da depolama alanı oluşturmak için hazırlığını yapıyoruz. Meydan duraklarımızla ilgili bir alternatif doğdu, onu da değerlendiriyoruz. Odamızın ve vatandaşlarımızın talebi şu: mutlaka meydan bölgemizde dolmuşumuz hangi yönden gelirse gelsin yolcu indirme ve bindirme olsun. Trafik oluşturacak ama bir ihtiyaç, temin etmemiz lazım. Diğeri postane bölgesinde özellikle batı dolmuşlarının indirme ve bindirme yeri olsun, bu da haklı bir talep. Bu işe de vaziyet ediyoruz. Tur otobüslerimize de bu vesileyle alan açmış olacağız. Bu bölgemizi yeniden düzenlemiş olacağız. Şu anda çalışıyoruz, bununla ilgili UKOME kararı alacağız. Şu anda belediyemiz ve odamız süreci paylaşıyor. Tespit yapıldıktan sonra kararımızı alıp, uygulayacağız" diye konuştu. Dolmuşlardaki klima sorunu Dolmuşlardaki klima sorunu ve yığılmalarla ilgili açıklamalarda bulunan Genç, "Dolmuşlarımız bizim önemli bir esnaf kesimimiz, vatandaşlarımıza erişim ve ulaşım hizmeti veriyorlar. Murat Zorluoğlu Başkanımız 2019-2020 yıllarında bir dönüşüm çalışması başlattı. O zaman ben şunu savundum: burada rehabilitasyon mu yapmalıyız? Yoksa radikal bir dönüşüm mü yapacağız. Rehabilitasyon yapacaksak on kişilik minibüsü 12 kişi yapacağız, ayakta yolcu almayacağız. Benim savunduğum radikal bir dönüşüm. Dolmuş 17 kişi olacak, hem trafiğimizi daha kontrol altına alacağız, aracı eksilttiğimiz için trafik yoğunluğumuzu kontrol altına alacağız hem de kart okuma sistemi ile olmasıydı. Ama bu gerçekleşmedi mevcut hali ile dönüşüm oldu. Şu anda ciddi eğitimler veriyoruz, 6 binin üzerinde esnafımıza Büyükşehir Belediyesi olarak eğitimler verdik ve eğitimlere gitmeyip sertifikasını almayanlara sürüş izni vermiyoruz. Çünkü vatandaşın memnuniyeti benim asıl sorumluluğumdur. Denetim yetkisi Büyükşehirdeyse vatandaş memnuniyeti asıldı. Odamızla karşılıklı anlayışla bu süreci yürütüyoruz ifadelerini kullandı. "Usulsüz parklar en önemli sorunumuz" Otopark sorunu ile ilgili konuşan Başkan Genç, "Usulsüz parklar önemli bir konumuz ve sorunumuz. Özellikle Tanjant aksımızı Emniyet Müdürümüz görüştüm, Sayın Valimize de teşekkür ediyorum, tedbir aldılar. Şu anda Trabzon’da trafik çok yoğun, çok sayıda araç var şehrimizde. Gurbetçiler ve ziyaretçilerin olması ayrı bir yük getiriyor. Karşılama kapasitesi olarak zorlanıyoruz; ancak şunu da istemiyoruz: Meydan bölgesinde otopark talebi demek o bölgede trafik oluşturmak demek aynı zamanda. Farklı ya da yabancı şehirlerde, meydan bölgelerinin belli bir mesafelerinde veya merkezlerinde trafik olmaz, kenarlarında otoparklar olur. Bu manada Trabzon’da biraz zayıfız. Gerek emniyetimiz gerek zabıtamız işe vaziyet ediyorlar. İnşallah dolmuş yönetimimiz yerleşkelerimize geçtikten sonra özellikle meydan kısmındaki yoğunluğu biraz hafifleteceğiz. Postane ve Maraş Caddesi kısmındaki yoğunluğumuz biraz hafifleyecek" şeklinde konuştu.