Yerel Haberler
Trabzon
Chibuike Nwaiwu: "Taraftarın gönlünde yer edinmiş oyuncu olarak hatırlanmak isterim" 05 Mart 2026 Perşembe - 10:39:55 Trabzonspor’un Nijeryalı oyuncusu Chibuike Nwaiwu, bordo-mavili takımdan ayrıldığında kupalar kazanmış ve taraftarın gönlünde yer edinmiş bir futbolcu olarak hatırlanmak istediğini söyledi. Trabzonspor’un Nijeryalı savunma oyuncusu Chibuike Nwaiwu, kariyer yolculuğu, Trabzon’daki futbol atmosferi ve hedefleri hakkında kulüp dergisine açıklamalarda bulundu. Futbola Nijerya’da başladığını belirten Nwaiwu, zorlu şartlara rağmen hayalinin peşinden gittiğini belirterek, "Her şey için ve bu yolculuk için Tanrı’ya şükrediyorum. Başlangıçtan itibaren hiç kolay değildi çünkü ülkem çok zor bir ülke. Nijerya’da çok fazla yetenek var ama futbol oynamak ve destek bulmak zor olabiliyor. Kimse beni futbola yönlendirmedi. Kendi yeteneğimi gördüm ve başarılı olabileceğime inandım. Çok çalıştım, çok mücadele ettim. Ailem ve dostlarım da her zaman yanımda oldu" dedi. "Onuachu, Trabzonspor’a gelmem gerektiğini söyledi" Transfer sürecinde Paul Onuachu ile konuştuğunu aktaran Nwaiwu, "Paul benim ağabeyim gibi. Sosyal medyadan ona yazdım ve fikir almak istediğimi söyledim. Açıkçası bana cevap vereceğini düşünmüyordum ama bana geri döndü. Kulüp hakkında çok güzel şeyler anlattı. Kariyerimde bir sonraki adıma geçmek istiyorsam Trabzonspor’a gelmem gerektiğini söyledi. Şehrin güzelliğinden, taraftarın büyüklüğünden ve kulüpteki aile ortamından bahsetti. Ona her zaman saygı duyacağım" ifadelerini kullandı. "Trabzon’da kendimi evimde gibi hissediyorum" Trabzon’daki futbol atmosferinin kendisini etkilediğini belirten Nwaiwu, "Ülkemde de futbol çok seviliyor ama burada tutku çok büyük. Taraftarlar bana çok sevgi gösteriyor ve kendimi evimde gibi hissettiriyorlar. Bunun için çok minnettarım. Ben de çok çalışarak onları mutlu etmek istiyorum" diye konuştu. "Türkiye Ligi gerçekten çok zor" Nijerya, Avusturya ve Türkiye liglerini kıyaslayan Nwaiwu, Süper Lig’in oldukça yüksek tempoya sahip olduğunu belirterek, "Nijerya Ligi fiziksel olarak çok güçlü ve zorlayıcıdır. Avusturya Ligi daha disiplinli bir yapıya sahip. Ancak Türkiye Ligi gerçekten çok zor. Tempo çok yüksek ve ligde çok kaliteli oyuncular var. Burası bambaşka bir seviye" değerlendirmesinde bulundu. "Agresif ve korkusuz bir oyuncuyum" 1.93’lük boyuyla hava toplarında etkili olduğunu dile getiren Nwaiwu, oyun tarzını ise şöyle anlattı: "Kendimi agresif ve korkusuz bir oyuncu olarak tanımlarım. Saha içinde risk almayı sevmem. Daha çok garanti ve sağlam oynamayı tercih ederim. Top kazanmayı seviyorum. Hem stoper hem de ön libero pozisyonunda oynayabilmem benim için bir avantaj. Nijerya’daki hocalarım Finidi George ve Koç Yem bana çift pozisyonda oynama özelliğini kazandırdı. Bu da kariyerimde ilerlememe yardımcı oldu." "Milli takım hayalim için çalışıyorum" Nijerya Milli Futbol Takımı’nda oynamanın her futbolcu gibi kendi hayali olduğunu belirten Nwaiwu, "Kendime ve Tanrı’ya inanıyorum. Milli takımın beni izlediğini biliyorum. Davet edip etmemek onların kararı ama ben zirveye ulaşmak için çalışmaya devam edeceğim, her oyuncunun hayali ülkesiyle kupalar kazanmaktır. Trabzonspor’un bana ülkemi en üst seviyede temsil edeceğim platformu sağlayacağına inanıyorum" şeklinde konuştu. "Taraftarın gönlünde yer edinmek en büyük hedefim" Trabzonspor’dan ayrıldığında nasıl hatırlanmak istediği sorusuna ise Nwaiwu, "Takımımla birlikte kupalar kazanmış ve buna katkı sağlamış bir oyuncu olarak hatırlanmak isterim. Taraftarın gönlünde yer edinmek en büyük hedefim" yanıtını verdi. "Gençlere tavsiyem pes etmemeleri" Genç futbolculara tavsiyelerde bulunan Nwaiwu, "Küçükken bana ’asla pes etme, çok çalış ve hedeflerine ulaşacaksın’ diye öğüt verilirdi. Ben de hep bunu yaptım. Eğer bugün buradaysam bunun nedeni çok çalışmak ve pes etmemektir. Gençler de hayallerinden vazgeçmemeli" ifadelerini kullandı. Saha içinde en sevmediği davranışın bazı oyuncuların kolay faul almaya çalışması olduğunu belirten Nwaiwu, "Dokunmasanız bile kendilerini yere bırakabiliyorlar. Bunun dürüst olmadığını düşünüyorum ve buna tahammül edemiyorum" diye konuştu. "Futbol dışında vakıf çalışmalarıyla ilgileniyorum" Boş zamanlarında Nijerya’daki futbol akademisiyle ilgilendiğini ve ayrıca yardım faaliyetleri yürüttüğünü belirten Nwaiwu, "Chibuike Charity Foundation adında bir vakfımız var. Yoksul insanlara, eşlerini kaybetmiş kadınlara ve imkanı olmayan çocuklara yardım ediyoruz. Tıbbi destek ve temel ihtiyaç yardımları sağlıyoruz. İnsanlara yardım etmek beni mutlu ediyor" dedi. Her maçtan önce annesini arayıp dua aldığını da dile getiren Nwaiwu, "Kız arkadaşım da bana ’git ve parılda’ der. Bunun bana şans getirdiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Nwaiwu’nun rüya 11’i Nijeryalı oyuncu rüya kadrosunu ise şu isimlerden oluşturdu: "Gianluigi Buffon, Marcelo Vieira, Pepe, Sergio Ramos, Philipp Lahm, Toni Kroos, Kaka, Xavi Hernandez, Cristiano Ronaldo, Lionel Messi ve Zlatan Ibrahimovic."
04 Mart 2026 Çarşamba - 19:07 Vali Şahin Akçaabat’ta muhtarlarla buluştu Trabzon Valisi Tahir Şahin başkanlığında düzenlenen Muhtarlar Toplantısı, Akçaabat’ta geniş katılımla gerçekleştirildi. Erol Günaydın Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı. Toplantıda mahallelerde yürütülen çalışmalar, vatandaşlardan gelen talepler, sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı. Muhtarların mahallelerinde tespit ettikleri ihtiyaç ve beklentileri doğrudan dile getirdiği toplantıda, kamu kurumları ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmetlerin daha etkin şekilde yürütülmesi konularında istişarelerde bulunuldu. Programda konuşan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Trabzon Valisi Tahir Şahin’e yeni görevinde başarılar dileyerek Akçaabat’ın geniş coğrafyaya yayılan güçlü bir ilçe olduğunu vurguladı. Başkan Ekim konuşmasında "Akçaabat’ımız 78 mahalleden oluşan, sahiliyle, yaylasıyla ve kırsalıyla geniş bir coğrafyaya yayılmış güçlü bir ilçedir. Yaklaşık 3 bin 300 kilometrelik yol ağımızla oldukça geniş bir alana hizmet sunuyoruz. Bu genişlik beraberinde önemli bir sorumluluğu da getiriyor. Bu noktada en önemli çözüm ortaklarımız mahallelerimizin gözü, kulağı ve sesi olan kıymetli muhtarlarımızdır. Muhtarlarımızla kurduğumuz güçlü iletişim ve koordinasyon sayesinde sorunları daha hızlı tespit ediyor ve öncelik sırasına göre çözüme kavuşturuyoruz. Çünkü biliyoruz ki yerelde başarı istişareyle ve ortak akılla mümkündür" dedi. Toplantı, muhtarların mahalleleriyle ilgili talep ve önerilerini dile getirmesi ve kurum temsilcileriyle yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 12:05 Ertuğrul Doğan: "Her sezon yarışan bir Trabzonspor inşa etmek en temel amacımızdır" Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, hedeflerinin asla bir sezonluk çıkış olmadığını belirterek, amaçlarının her sezon yarışan bir Trabzonspor inşa etmek olduğunu söyledi. Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, Kulüp Dergisi’nde yer alan yazısında, sportif akıl ve kurumsal güç üzerine kurulu bir modelle kulübü kalıcı bir yapıya kavuşturmak istediklerini belirtti. Doğan, Trabzonspor’un köklü karakterine vurgu yaparak, "Trabzonspor camiası kurulduğu günden bu yana kendi şartları içinde düşünme cesareti gösteren bir spor aklının temsilcisi olmuştur. Merkezden beslenmemiş, kendi dinamiklerini üreten bir yapı kurmuştur. Bugün hedefimiz bu karakteri çağın gereklilikleriyle buluşturmaktır" dedi. "Finansal yapılanma öncelikli başlığımız oldu" Göreve geldiklerinde kulübün ekonomik ve sportif anlamda kalıcı bir güce nasıl dönüştürüleceği sorusuna odaklandıklarını ifade eden Doğan, bu hedef doğrultusunda üç ana eksen belirlediklerini kaydetti. Finansal yeniden yapılanmanın öncelikli başlık olduğunu belirten Doğan, "Kulübümüzün sürdürülebilirliği için mali disiplin vazgeçilmezdir. Gelir-gider dengesini sağlamak, borç yükünü azaltmak ve kaynak kullanımında rasyonel davranmak temel önceliğimiz olmuştur. Kısa vadeli rahatlama sağlayan geçici çözümler yerine uzun vadeli bir finansal mimari kurmayı tercih ettik. Amacımız Trabzonspor’un geleceğini ipotek altına almadan büyüyen bir ekonomik model oluşturmaktır. Şu ana kadar gayet iyi bir yolda olduğumuzu söyleyebilirim" ifadelerini kullandı. "Her sezon yarışan bir Trabzonspor inşa etmeyi hedefliyoruz" Modern futbolda planlamanın önemine dikkat çeken Doğan, transfer politikalarında dengeyi esas aldıklarını belirtti. "Modern futbolu tek başına tutkuyla yönetemeyiz. Bunun için planlama ve veri temelli yaklaşım gerekir" diyen Doğan, genç oyuncu yatırımı ile tecrübeli isimleri doğru oranda bir araya getirdiklerini ifade etti. Altyapı yatırımlarını artırdıklarını vurgulayan Doğan, "Kulübümüzün kendi üretim gücünü yükseltmeyi stratejik öncelik haline getirdik. Hedefimiz asla bir sezonluk çıkış olmadı, olmayacak da. Her sezon yarışan bir Trabzonspor inşa etmek en temel amacımızdır" dedi. "Kurumsal disiplin yönetim anlayışımızın temelidir" Trabzonspor’un marka değerini artırmaya yönelik çalışmalara da değinen Doğan, sponsorluk yapısının güçlendirilmesi, dijitalleşme süreçlerinin hızlandırılması ve kurumsal yönetim standartlarının yükseltilmesi için sistemli bir dönüşüm başlattıklarını belirtti. Doğan, "Trabzonspor çok büyük bir markadır. Bu markanın değerini artırmak için şeffaflık, hesap verebilirlik ve kurumsal disiplin yönetim anlayışımızın temelidir" diye konuştu. "Yol uzun, hedef büyük" Trabzonspor’un geleceğinin stratejik sabır ve ortak akılla şekilleneceğini dile getiren Doğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün geldiğimiz noktada önemli mesafeler kat edildi. Ancak yol uzun ve hedef büyüktür. Trabzonspor’un geleceği, günü kurtaran reflekslerden tamamen uzak stratejik sabır ve ortak akılla şekillenecektir. Trabzonspor ekonomik akılla, sportif cesaretle, kurumsal disiplinle ve toplumsal birliktelik üzerine yükselişini sürdürecektir. Gelecek bu ilkelerin oluşturduğu zeminde inşa edilecektir."
Trabzon Ticaret Borsası Başkanı Ergan:
26 Haziran 2025 Perşembe - 14:33 Trabzon Ticaret Borsası Başkanı Ergan: Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, 10 yıl önce dünya genelinde yıllık fındık tüketimi yaklaşık 900 bin ton civarında iken bugün bu rakamın 1 milyon 200 bin tona ulaştığını belirterek, "Fındıkta verim artıyor, hedef 4 milyar dolar ihracat" dedi. Ergan, fındık üretimi ve zararlılarla mücadele konularında önemli açıklamalarda bulunarak geçtiğimiz yıl fındıkta büyük zarara yol açan kahverengi kokarca ile mücadelede bu yıl ciddi adımlar atıldığını belirtti. Ergan, "Kokarca, geçen yıl ürünümüze ciddi zarar verdi. Bu yılki etkisini önümüzdeki dönemlerde daha net göreceğiz. Ancak bu zararlıyla mücadele kapsamında hem biyolojik yöntemler hem de samuray arısı salımı konusunda önemli çalışmalar yapıldı. Türkiye genelinde yaklaşık bir milyon samuray arısı doğaya bırakılacak. Bu arı, kokarcanın yumurtalarına yuva yaparak üremesini engelliyor. Umuyoruz ki bu çalışmalar başarıya ulaşır ve ülkemiz bu zararlıdan en kısa sürede kurtulur" diye konuştu. Rekolte beklentisi yüksek Trabzon’da bu yıl fındık rekoltesinin geçen yıla göre oldukça iyi olduğunu vurgulayan Ergan, "Tarım Bakanlığı, Trabzon için 62 bin tonluk bir rekolte tahmini açıkladı. Eğer bu rakama ulaşabilirsek, son yılların en yüksek üretim miktarına erişmiş olacağız. Zararlılarla mücadelede başarı sağlanır ve üreticilerimiz bahçelerine gereken ilgiyi gösterirse, bu yıl çok verimli geçecek" ifadelerini kullandı. Hedef: 1,5 milyon ton üretim, 4 milyar dolar gelir Fındık ihracatında yeni pazarlara açıldıklarını belirten Ergan, küresel tüketimin her geçen yıl arttığını ifade ederek "10 yıl önce dünya genelinde yıllık fındık tüketimi yaklaşık 900 bin ton civarındaydı. Bugün bu rakam 1 milyon 200 bin tona ulaştı. Üretim arttıkça tüketim de artıyor. Bu nedenle üretim ve kaliteyi artırmaya yönelik projeler geliştiriyoruz. Hedefimiz, 750 bin ton değil, 1,5 milyon ton üretmek. Bu miktarı hem iç piyasada tüketebilir hem de ihraç edebiliriz. Böylece 2,5 milyar dolar yerine 4 milyar dolara yakın bir gelir elde edebiliriz. Bu rakam, Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıyor" dedi. Türkiye’nin şu anda yaklaşık 120 ülkeye fındık ihraç ettiğini belirten Ergan, "Yurtiçinde yıllık ortalama 100-150 bin ton fındık tüketiyoruz. Kalan 600-650 bin ton civarındaki ürünü ise ihraç ediyoruz. Önümüzdeki süreçte hem ihracat yaptığımız ülke sayısı hem de tüketim miktarı daha da artacaktır" şeklinde konuştu.
Sebat Gençlik’te Kazancıoğlu sesleri
26 Haziran 2025 Perşembe - 11:13 Sebat Gençlik’te Kazancıoğlu sesleri TFF 3. Lig’de mücadele eden Trabzon temsilcisi Sebat Gençlik FK’ da, mevcut başkan Cemil Kalkışım’ın aday olmayacağını açıklamasının ardından kırmızı-beyazlılarda sessizlik Temel Kazancıoğlu’nun adaylığını açıklamasıyla son buldu. TFF 3. Lig’de mücadele eden Trabzon temsilcisi Sebat Gençlik FK’da, 28 Haziran’da gerçekleştirilecek Olağan Genel Kurul öncesi Temel Kazancıoğlu adaylığını açıkladı. Akçaabat’ın köklü ailelerinden gelen ve hem Trabzonspor hem de Sebatspor’da uzun yıllar yöneticilik yapmış olan Kazancıoğlu, aldığı güçlü destekle başkanlığa hazırlanıyor. Mevcut Başkan Cemil Kalkışım’ın adaylıktan çekilmesiyle doğan belirsizlik, Kazancıoğlu’nun etrafında kenetlenen camia sayesinde yerini umut ve heyecana bıraktı. Geniş destekle geliyor Sebat Gençlik’in yeni lideri olmaya hazırlanan Kazancıoğlu, yalnızca tecrübesiyle değil, arkasındaki güçlü destekle de dikkat çekiyor. Trabzonspor’un efsane yöneticilerinden Atalay Armutçu ile iş birliği yapan Kazancıoğlu, camianın tamamının desteğini alarak büyük bir dönüşüm sürecine liderlik etmeye hazırlanıyor. 28 Haziran’daki kongrede güçlü bir yönetim yapısıyla üyelerin karşısına çıkacak olan Kazancıoğlu ve ekibinin hedefi, kulübü önce 2. Lig’e, ardından kurumsal bir yapıyla Türk futbolunun zirvesine taşımak. Sebat camiasında yeniden doğuş heyecanı Kazancıoğlu ve Armutçu’nun öncülüğünde oluşacak yeni yönetim, Sebat Gençlik taraftarları arasında büyük heyecan oluşturdu. Kulübün uzun süredir özlemini çektiği vizyoner yönetim anlayışının geri geleceğine dair beklentiler artarken, camiada birlik ve beraberlik havası hakim olmaya başladı. Kazancıoğlu: "Birlik ve beraberlikle başaracağız" Yıllara dayanan yöneticilik deneyimi ve yerel-ulusal düzeydeki güçlü bağlantılarıyla dikkat çeken Temel Kazancıoğlu, yaptığı açıklamada, "Birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek ilçemizi yeniden tek yürek haline getireceğiz. Temel hedefimiz Sebat Gençlik’i hak ettiği yerlere taşımak ve tarihi günleri geri getirmek" ifadelerini kullandı.
Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan: "Çocuklarda kafa travmaları ihmal edilmemeli"
26 Haziran 2025 Perşembe - 09:11 Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan: "Çocuklarda kafa travmaları ihmal edilmemeli" Çocuklarda yazın kazaların daha sık olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan, özellikle yaşanabilecek kafa travmalarının göz ardı edilmemesinin altını çizdi. Demirhan, "Kafa travması sonrası çocukta bilinç düzeyinde bozulma veya koma, geçici bilinç kaybı, davranış değişiklikleri, bulantı ve/veya tekrar eden kusmalar olayı ciddiye almanıza yönelik belirtilerdir. Bu durumlarda acil olarak hastaneye başvurulması şarttır" dedi. Yazın gelip havaların ısınması sonucu çocukların daha fazla dışarıda zaman geçirmeye başlaması, kaçınılmaz olarak kaza risklerini de artırıyor. Özellikle düşmelerde meydana gelen kafa travmalarının çocuklarda yaygın görülen yaralanmalar arasında ilk sıralarda geldiğini belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. "Baş ağrısı, kusma, uyku hali, mide bulantısı, kusma ve havaleye dikkat" Kafa travmalarının en sık nedenlerinin trafik kazaları, bisikletten düşme, oyun bahçelerinde kaydıraktan düşme, ev ortamında koltuktan düşme gibi olaylar sonucu meydana geldiğini ifade eden Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan, "Kafa travmaları çocuklarda hiçbir semptom vermeyeceği gibi, baş ağrısı, kusma, uyku halinin olması, mide bulantısı, kusma, nöbet (havale) ile kendini gösterebilir" diye konuştu. Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan, kafa travması sonrasında görülebilecek belirtiler hakkında şu bilgileri paylaştı: "Kafa travması sonrası çocuklarda hiçbir anormal beyin bulgusu görülmeyeceği gibi en sık sırasıyla kafa kemikleri kırıkları, kafa kemiklerinin çökme kırıkları (kemiklerde seviye farkı oluşması), epidural hematom (beyin kemikleri ile beyin zarı arası kanama), subdural hematom (beyin zarı ile beyin yüzeyi arası kanama), intraserebral hematom (beyin dokusu içi kanamalar) ve beyin ödemi görülebilir." "Önemli olan kafa travmasının oluş mekanizması ve şiddeti" Kafa travmalarına nasıl müdahale edilmesi gerektiğine değinen Op. Dr. Demirhan, "Hafif kafa travmalarında, herhangi bir şikâyeti ve muayene bulgusu olmayan çocuklarda belirgin bir beyin hasarının ortaya çıkma ihtimali düşüktür. Önemli olan kafa travmasının oluş mekanizması ve şiddetidir. Kafa travması sonrası çocukta bilinç düzeyinde bozulma veya koma, geçici bilinç kaybı, davranış değişiklikleri, bulantı ve/veya tekrar eden kusmalar olayı ciddiye almanıza yönelik belirtilerdir" uyarısında bulundu. "Hastane ortamında ayrıntılı muayene ve tetkik şart" Travma sonrası hastanın mutlaka hastane ortamında ayrıntılı muayene ve tetkik edilmesi gerektiğini söyleyen Op. Dr. Demirhan, "Muayene sonrası Direkt Kafa Grafileri (Röntgen), Bilgisayarlı Tomografi veya MR isteyebiliriz. Muayene sonucunda herhangi bir problem görmediğimizde; hastadan bazen hiçbir tetkik istemeyebilir ve hasta yakınlarını travma konusunda bilgilendirerek evine göndeririz. Bazen de gerekli müdahalenin yapılması sonrası travmanın durumuna göre cerrahi de dâhil olmak üzere gerekli tedavi planı oluşturulur" dedi. "Bu belirtilerden bir ya da birkaçı görülürse acilen hekime başvurun" Op. Dr. Demirhan, hafif kafa travması sınıfında değerlendirilen, erişkin veya çocuk hastalarda taburculuktan birkaç gün sonrasına kadar "Bilinç kaybı, bilinç bulanıklığı, bayılma, anlama ve konuşma problemi. 5-6 kez fışkırır tarzda kusma. Uyanık olunması beklenen saatlerde bebeğin uyuklaması. Bebeklerde etrafa ilginin azalması, emme veya yeme bozukluğu. Burun veya kulaktan saydam sıvı ya da kan gelmesi. Baş ağrısı yakınması. Denge kaybı veya yürümede problem. Bulanık, çift görme veya ani görme kaybı. Her iki kolda veya bacakta güçsüzlük. Epilepsi yani sara nöbeti veya kasılmalar" gibi belirtilerden bir ya da birkaçı görüldüğünde en kısa sürede bir uzmana başvurulması gerektiğini belirtti:
Sel suları ile kirlenen denizde yüzmek enfeksiyon riskini artırıyor
26 Haziran 2025 Perşembe - 09:10 Sel suları ile kirlenen denizde yüzmek enfeksiyon riskini artırıyor Sel suları ile kirlenen denizlerde yüzmenin enfeksiyon riskini artırdığını belirten uzmanlar, özellikle yaz aylarında denize girecek vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulundu. İmperial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hava Aydın, artan yağışlar ve sel sularının halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekerek özellikle yaz aylarında denize giren vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Sel ve kirli sularla denize taşınan mikroorganizmaların enfeksiyonlara neden olabileceğini kaydeden Aydın, "Karadeniz bölgemiz yıl boyunca yoğun yağış alan bir coğrafyaya sahiptir. Yağışların fazla olması, toprakta bulunan mikroorganizmaların veya atık sulardaki zararlı mikroorganizmaların yüzey sularına, derelere, nehirlere ve yer altı su şebekelerine geçişini kolaylaştırmaktadır. Bu durum, çeşitli enfeksiyon risklerini beraberinde getirmektedir. Özellikle sel suları ve kirli sular aracılığıyla bu mikroorganizmalar denize kadar taşınabilmekte ve deniz suyunu kirletebilmektedir. Bu kirli sularla temas sonucunda bazı enfeksiyon hastalıkları ortaya çıkabilmektedir. Özellikle denize girme ya da suyla doğrudan temas yoluyla enfeksiyonların bulaşması mümkündür. En yaygın görülenler bağırsak enfeksiyonlarıdır. Bununla birlikte Hepatit A ve Hepatit E gibi bulaşıcı hastalıklar da kirli sular yoluyla vücuda alınabilir. Ayrıca açık yarası olan kişilerde, özellikle yaşlılarda ve diyabet gibi kronik hastalığı bulunan bireylerde, kirli sularla temas sonucunda yara enfeksiyonları sıkça görülmektedir. Bu enfeksiyonlar genellikle ayak ve bacaklarda meydana gelmekte, tedavi sürecini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, yalnızca temizliği onaylanmış ve denetlenen alanlarda denize girilmesini öneriyoruz. Herhangi bir hastalık belirtisi (örneğin ishal, ateş, mide bulantısı, yara iltihabı vb.) görülmesi durumunda, vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu enfeksiyonlara yol açan mikroorganizmalar oldukça çeşitlidir ve doğru tedavi ancak uygun tanıyla mümkündür. Gelişigüzel ilaç kullanımı enfeksiyonun seyrini kötüleştirebilir" dedi. Havuzlarda da risk var "Kirli sulardan kaynaklanan enfeksiyonlar yalnızca denizlerde değil, havuz gibi toplu kullanım alanlarında da görülebilir" diyen Aydın, "Özellikle göz ve kulak enfeksiyonları yaygındır. Kirli havuz sularının yutulması halinde mide bulantısı, karın ağrısı, ishal, ateş, kulak ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Gözde iltihaplanma, kaşıntı ve alerjik reaksiyonlar da bu duruma eşlik edebilir. Bu nedenle havuzların düzenli dezenfekte edilmesi ve kişisel hijyen kurallarına uyulması, olası enfeksiyonların önlenmesi açısından son derece önemlidir" diye konuştu.
Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu: "Ozon gazı için en iyi ağaç; Türk fındığıymış"
25 Haziran 2025 Çarşamba - 14:56 Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu: "Ozon gazı için en iyi ağaç; Türk fındığıymış" İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, sıcaklığın artmasıyla salgın hastalıklarında arttığını işaret ederek "Ozon gazı için en iyi ağaç, Türk fındığıymış. Literatürde böyle geçiyor. Burada ağaç dikerken süslü püslü ağaçlar yerine faydalı ağaçlar dikin" dedi. Sıcaklıkların artması ile birlikte yeni tropikal hastalıkların da türediğini belirten Kadıoğlu "Kene bile evrim geçirdi. Kene müthiş bir hayvandır. İnceleseniz, hayran kalırsınız. Akşam toprağın altına iniyor, gündüz güneşle birlikte en tepeye çıkıyor ve karbondioksit ölçüyor. Belli bir mesafeye atlayarak bir canlının üzerine atlıyor ve hayatına devam ediyor. Keneler, ‘Lyme hastalığı’ ya da ‘Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden oluyor. ‘Lyme hastalığı’na yakalanırsanız doktor bulamıyorsunuz" diye konuştu. Trabzon Kent Konseyi tarafından düzenlenen Ulusal İklim Değişikliği ve Su Sempozyumu ikinci gününde sürüyor. Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun ikinci gününde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, ‘Küresel iklim değişikliği ve Trabzon’ konularında bilgiler verdi. Sıcaklığın artmasıyla salgın hastalıklarında arttığını işaret eden Kadıoğlu, "Ozon gazı için en iyi ağaç, Türk fındığıymış. Literatürde böyle geçiyor. Burada ağaç dikerken süslü püslü ağaçlar yerine faydalı ağalar dikin. Sıcaklık artıkça salgın hastalıklar artıyor. Burnumuzun vazifesi; dışarıdaki havanın sıcaklığını ve nemi akciğere göre ayarlamak. Hava sıcaklığı bu sıcaklığa yaklaştığı zaman buruna gerek kalmıyor. Afrika’ya gidin, burunlar küçüktür. Çünkü uzun bir buruna ihtiyaç yok. Yeni tropikal hastalıklar türüyor. Kene bile evrim geçirdi. Kene müthiş bir hayvandır. İnceleseniz, hayran kalırsınız. Akşam toprağın altına iniyor, gündüz güneşle birlikte en tepeye çıkıyor ve karbondioksit ölçüyor. Belli bir mesafeye atlayarak bir canlının üzerine atlıyor ve hayatına devam ediyor. Keneler, ‘Lyme hastalığı’ ya da ‘Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden oluyor. ‘Lyme hastalığı’na yakalanırsanız doktor bulamıyorsunuz. Türkiye’de bu konuda uzman çok az" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ülgen Aytan: "Hayatınızı dikkatlice incelerseniz, bir kapanın içerisinde yer aldığımızı hissedersiniz" Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Aytan ise yaptığı konuşmada, plastik bir yaşamın içerisinde olunduğunu kaydederek, "Bu bizim için çok normalleşti. Aslında hayatınızı dikkatlice incelerseniz, bir kapanın içerisinde yer aldığımızı hissedersiniz. Plastiğin, istilacı ve patojen türleri taşıma potansiyeli, üretim esnasında eklenen kalıcı toksik kimyasallar ki bunların çoğu kansorejen ve hormon bozucu kimyasallar. Bunların canlı bünyesine ve suya geçmesi ve deniz suyunda bulunan her türlü kirleticiyi üzerinde absorbe edebilme kapasitesi ile gerçekten tahmin edilemez bir kirletici. Suyu girdiği andan itibaren fiziksel ve kimyasal özellikler aşınmaya bağlı olarak sürekli değişiyor. Her an başka bir kirletici gibi davranıyor. Biz bilim insanları bunları deneysel çalışmalarla anlayama çalışsak da şu an ki kabiliyetimizle bunu başaramıyoruz. Karadeniz yüzey suyundan kilometre karede milyonlarca plastik topladığımda her bir mikroplastik farklı bir kirletici gibi davranıyor. Plastik adı altında; çok komplike, sınır tanımaz, baş etmesi zor, tahmin edilemez bir kirleticiden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Dönüş Gençer: "2024 yılındaki afetlerde en fazla ölüme sıcak hava dalgaları ve seller neden oldu"
25 Haziran 2025 Çarşamba - 09:25 Doç. Dr. Dönüş Gençer: "2024 yılındaki afetlerde en fazla ölüme sıcak hava dalgaları ve seller neden oldu" Dünyada 2024 yılında toplam 16 bin 753 kişinin afetler nedeniyle hayatını kaybettiği, en çok ölümlerin ise sıcak hava dalgaları ve seller nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde Trabzon Kent Konseyi tarafından düzenlenen Ulusal İklim Değişikliği ve Su Sempozyumu’nda söz alan Trabzon Üniversitesi Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dönüş Gençer, 2024 yılına ait uluslararası afet verilerini katılımcılarla paylaştı. Doç. Dr. Dönüş Gençer, Uluslararası Acil Durum Veri Tabanı’nın 2024 yılı istatistiklerine göre Asya kıtasının 167 afetle en fazla doğal afet yaşayan bölge olarak ilk sırayı aldığını, Asya kıtasını ise Amerika kıtasının 118 afetle ikinci sırada yer aldığını söyledi. Gençer, bu afetler sonucunda dünya genelinde toplam 16 bin 753 kişinin hayatını kaybettiğini ifade ederek en fazla can kaybının sıcak hava dalgaları ve seller nedeniyle yaşandığına dikkat çekti. En yüksek can kaybı Suudi Arabistan, Afganistan ve ABD’de görüldü sıcak hava dalgaları ve seller nedeniyle en fazla can kayıplarının Suudi Arabistan, Afganistan ve ABD’de görüldüğünü kaydeden Gençer, "2024 yılının Uluslararası Acil Durum veri tabanına göre afet sayılarına baktığımızda, Asya kıtası 167 afetle birinci sırada yer almakta, Amerika kıtası ise 118 doğal afetle ikinci sırada bulunmaktadır. 2024 yılında toplam 16 bin 753 kişi afetler nedeniyle hayatını kaybetmiştir. En çok ölümler ise sıcak hava dalgaları ve seller nedeniyle gerçekleşmiştir. Yine 2024 verilerinde en yüksek can kaybı Suudi Arabistan, Afganistan ve ABD’de görülmüştür. 2024 yılında afetlerden etkilenen kişi sayılarına baktığımızda, en çok etkilenenler 48,8 milyon ile sellerden, 36,4 milyon kişi ise sıcak hava dalgalarından etkilenmiştir" dedi. "Afetlerde en büyük maddi kayıplar fırtınadan kaynaklanıyor" Afetlerin yıllık ekonomik kayıplarıyla ilgili en büyük kaybın fırtınalardan kaynaklı olduğunu ifade eden Gençer "Dünya genelinde 2024 yılı ekonomik kayıplarına bakıldığında, en büyük ekonomik kaybın 172,6 milyar dolarla fırtınalardan kaynaklandığı kayıt altına alınmıştır. Seller dolayısıyla 32,8 milyar dolar, depremler dolayısıyla ise 18,1 milyar dolarlık ekonomik kayıp söz konusudur. Ülkemizde, 2023 yılında meydana gelen depremde 53 bin insanımız hayatını kaybederken, 100 milyar dolarlık ekonomik kaybımız olmuştur. 2023 yılından sonra, 2024 yılında Uluslararası Acil Durum Veri Tabanı’nda Türkiye şu an ilk on sıralamada bulunmamaktadır" diye konuştu. Küresel iklim değişikliğini azaltmak için önlemler alınması gerektiğine dikkat çeken Gençer, "Küresel iklim değişikliğini azaltmak için hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bazı önlemler almamız gerekmektedir. Bunun ilk adımı, afet risklerini azaltmaya yönelik iyi bir planlama yapılarak uygulamaya konulmasıdır. Aynı zamanda risklerin önüne geçilmesi de büyük önem arz etmektedir. Bireysel olarak da evimizde yapacağımız en ufak değişikliklerle bu sorunların önüne geçebiliriz" diye konuştu.
KTÜ SEM ile Lokma Tatlı arasında eğitim iş birliği
24 Haziran 2025 Salı - 21:04 KTÜ SEM ile Lokma Tatlı arasında eğitim iş birliği Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (KTÜ SEM) ile Lokma Tatlı Limited Şirketi arasında personel gelişimi için kapsamlı eğitim protokolü imzalandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (KTÜ SEM) ile Lokma Tatlı Ltd. Şti. arasında personel gelişimini hedefleyen kapsamlı bir eğitim protokolü imzalandı. Protokole KTÜ adına Rektör Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Lokma Tatlı Dünyası Ltd. Şti. adına ise iş yeri sahibi Bekir Aktürk imza attı. Protokol çerçevesinde; çalışanların iletişim becerilerini güçlendirmeye, stresle başa çıkma yetkinliklerini artırmaya, kurumsal sorumluluk bilincini geliştirmeye ve mesleki yeterliliklerini yükseltmeye yönelik çeşitli eğitimler düzenlenecek. Ayrıca, gıda üretimi ve hizmet sektöründe görev yapan personelin ihtiyaçlarına özel teknik ve uygulamalı hizmet içi eğitimler de verilecek. Eğitimler, KTÜ SEM tarafından planlanacak; içerikler, eğitmen görevlendirmeleri ve değerlendirme süreçleri akademik standartlara uygun şekilde yürütülecek. Eğitimleri başarıyla tamamlayan katılımcılar, e-Devlet üzerinden doğrulanabilir sertifikalarla belgelendirilecek. Bu iş birliğiyle, Lokma Tatlı çalışanlarının kişisel ve profesyonel gelişimine katkı sağlanması, aynı zamanda sektördeki hizmet kalitesinin artırılması amaçlanıyor.