Yerel Haberler
Tunceli
08 Mart 2026 Pazar - 10:58 Tunceli’de yönetimde kadın imzası Emniyetten teknik kurumlara, sosyal hizmetlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar birçok alanda kadın yöneticiler Tunceli’nin yönetiminde aktif rol alıyor. Tunceli’de kadınlar, kamu yönetiminden güvenlik hizmetlerine, sosyal destek çalışmalarından teknik kurumlara kadar birçok alanda etkin görevler üstlenerek kentin yönetiminde söz sahibi oluyor. Kent genelinde birçok kurumun başında kadın yöneticiler bulunurken, emniyet teşkilatında da önemli görevlerde kadın personelin tercih edilmesi dikkat çekiyor. Kentte; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Zabıta Müdürlüğü, Karayolları 86’ncı Bölge Şefi ve İl Özel İdaresi, 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Tunceli İl Müdürlüğü ile Kızılay İl Başkanlığı gibi kurumların başında kadın isimler yer alıyor. Kadınların kentin güvenliği, sosyal yapısı ve yönetiminde üstlendikleri rol, Tunceli’de kadınların kamusal alandaki etkinliğini ortaya koyuyor. "Kadınlarımız hayatımızın her anında olduğu gibi hizmetlerimizin de her anındalar" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Tunceli Valisi Şefik Aygöl de kadınların şehir yönetimindeki yerinin önemine dikkat çekti. Vali Aygöl, "Ülkemizde bir ilk çalışma yapıldı, Asayiş Şube Müdürü olarak bir kadın müdürümüzü tercih ettik, Ahlak Büro Amiri olarak da kadın personel tercih ettik. Kadınların ülkede olduğu kadar Tunceli’de de çok kıymetli bir yönü var. Kadınlarımız çok kıymetli, çok değerli. Sadece emniyette, asayişte kadınlarımız etkin olarak ön planda değil. Şehrimizin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürümüz bir kadın, Zabıta Müdürümüz bir kadın, teknik bir kurum olan Karayolları Müdürümüz bir kadın, İl Özel İdaremizin teknik konularına bakan Genel Sekreter Yardımcımız bir kadın. Açıkçası kadınlarımız hayatımızın her yerinde hem başarılı bir şekilde çalışıyor, hem de bu şehrin güvenliği, imarı ve yapımında bize destek veriyor. Ayrıca bugün belediyemizin güvenliğini kadın özel güvenlik görevlilerimiz sağlamakta. İşin özü; kadınlarımız hayatımızın her anında olduğu gibi hizmetlerimizin de her anındalar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yeniden tebrik ediyorum" dedi.
08 Mart 2026 Pazar - 10:39 Tunceli’de yönetimde kadın imzası Emniyetten teknik kurumlara, sosyal hizmetlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar birçok alanda kadın yöneticiler Tunceli’nin yönetiminde aktif rol alıyor. Tunceli’de kadınlar, kamu yönetiminden güvenlik hizmetlerine, sosyal destek çalışmalarından teknik kurumlara kadar birçok alanda etkin görevler üstlenerek kentin yönetiminde söz sahibi oluyor. Kent genelinde birçok kurumun başında kadın yöneticiler bulunurken, emniyet teşkilatında da önemli görevlerde kadın personelin tercih edilmesi dikkat çekiyor. Kentte; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Zabıta Müdürlüğü, Karayolları 86’ncı Bölge Şefi ve İl Özel İdaresi, 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Tunceli İl Müdürlüğü ile Kızılay İl Başkanlığı gibi kurumların başında kadın isimler yer alıyor. Kadınların kentin güvenliği, sosyal yapısı ve yönetiminde üstlendikleri rol, Tunceli’de kadınların kamusal alandaki etkinliğini ortaya koyuyor. "Kadınlarımız hayatımızın her anında olduğu gibi hizmetlerimizin de her anındalar" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Tunceli Valisi Şefik Aygöl de kadınların şehir yönetimindeki yerinin önemine dikkat çekti. Vali Aygöl, "Ülkemizde bir ilk çalışma yapıldı, Asayiş Şube Müdürü olarak bir kadın müdürümüzü tercih ettik, Ahlak Büro Amiri olarak da kadın personel tercih ettik. Kadınların ülkede olduğu kadar Tunceli’de de çok kıymetli bir yönü var. Kadınlarımız çok kıymetli, çok değerli. Sadece emniyette, asayişte kadınlarımız etkin olarak ön planda değil. Şehrimizin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürümüz bir kadın, Zabıta Müdürümüz bir kadın, teknik bir kurum olan Karayolları Müdürümüz bir kadın, İl Özel İdaremizin teknik konularına bakan Genel Sekreter Yardımcımız bir kadın. Açıkçası kadınlarımız hayatımızın her yerinde hem başarılı bir şekilde çalışıyor, hem de bu şehrin güvenliği, imarı ve yapımında bize destek veriyor. Ayrıca bugün belediyemizin güvenliğini kadın özel güvenlik görevlilerimiz sağlamakta. İşin özü; kadınlarımız hayatımızın her anında olduğu gibi hizmetlerimizin de her anındalar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yeniden tebrik ediyorum" dedi.
Halk sağlığı uzmanından “kurban” uyarısı
16 Haziran 2024 Pazar - 13:15 Halk sağlığı uzmanından “kurban” uyarısı Tunceli Toplum Sağlığı Merkezi Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Gülnaz Ulusoy, kurban kesiminde dikkat edilmesi gerekenler, kurbanlıklardan geçebilecek zoonotik hastalıklar, etlerin saklanma ve tüketme şartlarına ilişkin bilgilendirmede bulundu. Tunceli Toplum Sağlığı Merkezi Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Gülnaz Ulusoy, Kurban Bayramı nedeniyle bir dizi uyarılarda bulundu. Kurban bayramı nedeniyle hayvanlarla daha fazla temas edilmesi ve kurban eti tüketilmesinin bazı t-zoonotik hastalıklara yakalanma riskini artırdığını söyleyen Dr. Ulusoy, “Bu hastalıklardan bazıları tüberküloz, brusellozis, şarbon, kuduz ve kist hidatiktir. Bu nedenle hastalık yapan ve bozulmaya neden olan mikroorganizmaların ete bulaşmasının önlenmesi için kesim işlemlerinin tercihen belediyeler tarafından belirlenmiş kesim alanlarında, eğer mümkün değilse serin yerlerde yapılması gerekmektedir. Su tesisatı, depo, okul gibi alanlara yakın yerlerde kesim gerçekleştirilmemelidir” dedi. Hayvanların kesilmesi, yüzülmesi ve tüketime sunulması aşamalarında kişisel temizlik kurallarının ihmal edilmemesi gerektiğine vurgu yapan Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Gülnaz Ulusoy, “Özellikle çiğ etle ellerde açık yara ve çatlak gibi bütünlüğü bozulmuş derilerin doğrudan temasından kaçınılmalıdır. Çevre sağlığı yönünden de kesimi takiben ortaya çıkan kan, mide ve bağırsak içeriğinin gelişi güzel bir şekilde etrafa atılmaması ve akarsulara dökülmemesi gerekmektedir. Bu içerikler usulüne uygun bir şekilde imha edilmeli. Su deposu gibi yerlerden uzak yerlere uzak çukurlara gömülmelidir. Çünkü bu organlar insanların başta karaciğer olmak üzere akciğer ve beyin gibi organlarına yerleşerek bugün için ilaçla tedavisi mümkün olmayan cerrahi müdahale gerektiren kist hidatik hastalığının yayılmasına yol açmaktadır” diye konuştu. Etlerin kesinlikle çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmemesi gerektiğini dile getiren Dr. Ulusoy, “Özellikle iç parazitler brusellozis, tüberküloz ve şarbon gibi bazı zoonotik hastalıkların bu şekilde bulaşabildiği unutulmamalıdır” şeklinde konuştu. Kurban Bayramı’nda kırmızı et tüketim miktarının arttığını kaydeden Dr. Ulusoy, “Hipertansiyon, kalp-damar, mide ve diyabet hastalarının beslenmelerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Kolesterol ve kalp-damar hastalığı olanlar sakatat tüketmemelidir. Etlerin kurban kesim alanlarında uzun süre açıkta kalmaması, sinek ve toprakla temas edilmemesine özen gösterilmelidir. Etin uzun süre muhafazası için derin dondurucu kullanılmalı, dondurulduktan sonra kullanılacak etler oda sıcaklığında değil buzdolabının alt kısmında çözülmelidir. Çözdürülen etler hemen kullanılmalı, bekletilmemeli ve tekrar dondurulmamalıdır. Kurban bayramında sağlıklı beslenmenin temel prensiplerinin herkes için geçerli olduğu unutulmamalı ve özen gösterilmelidir” ifadelerini kullandı.
Dünya turuna çıkan İspanyol genç, Tunceli’ye hayran kaldı
15 Haziran 2024 Cumartesi - 13:03 Dünya turuna çıkan İspanyol genç, Tunceli’ye hayran kaldı İspanya’dan bisikletiyle 9 ay önce yola çıkan 24 yaşındaki Edgar Innerevo, 7 bin kilometre yol kat etti. Türkiye’de birçok ili gezen Innerevo, uğradığı Tunceli’ye hayran kaldığını söyledi. 24 yaşındaki İspanyol Edgar Innerevo, 9 ay önce Valencia’dan bisikletiyle yola çıktı. 9 ayda 14 ülke gezen Innerevo, Türkiye turu kapsamında geldiği Tunceli’ye hayran kaldığını söyledi. Dünya turuna devam edeceğini söyleyen Innerevo, Türk insanı ve yemeklerini çok beğendiğini ifade etti. Tur kapsamında 14 ülkeyi gezdiğini ve şimdi de Türkiye’de olduğunu belirten Innerevo, “Ben, İspanya’dan geldim ve Çin’e gidiyorum. 9 aydır yoldayım ve 6 ay daha gideceğim. Belki sonra dünya turu kapsamında Japonya, Kore ve Amerika’ya gideceğim. İspanya, İtalya, Fransa, İsveç, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan, Bosna, Arnavutluk, Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan’ın ardından Türkiye’ye geldim. Tunceli ve Pülümür çok güzel. Ben, Munzur’a gittim. İnsanları çok iyi. Burada pide, lahmacun, Türk kahvaltısı çok güzel. Çay içmeyi seviyorum. Türkiye’yi seviyorum. Türkiye’de 10 şehir gezdim” dedi. Tunceli’nin ardından Kafkaslara gideceğini söyleyen Edgar Innerevo, “Gürcistan, Ermenistan, Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’ın ardından Çin’e gideceğim” diye konuştu. 11 dil konuşabildiğini ifade eden Innerevo, “Tunceli’de biraz Zazaca öğrendim. Zazaca’yı tam öğreneceğim. Çok güzel bir dil, çok enteresan bir kültür” şeklinde konuştu. Innerevo, Türkiye’de insanların kendisini sıcak karşılamasından ötürü son derece memnun kaldığını da sözlerine ekledi.
Enfeksiyon hastalıkları uzmanından ’KKKA’ uyarısı
15 Haziran 2024 Cumartesi - 10:53 Enfeksiyon hastalıkları uzmanından ’KKKA’ uyarısı Tunceli Devlet Hastanesi enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Meral Gülbenat Şimşek, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hakkında bilgilendirmede bulundu. Uzm. Dr. Şimşek, kene yapışması durumunda yapıl ası gerekenler ile alınabilecek tedbirler hakkında uyarılarda bulundu. KKKA’nın keneler tarafından taşınan virüs ile insanlara bulaştığını belirten Tunceli Devlet Hastanesi enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Meral Gülbenat Şimşek, “Bu virüs, hayvanlarda hastalık yapmaz ancak insanları hasta eder. Kene tutunma döneminin geldiği ilkbahar ve yaz aylarında bu hastalıkla karşılaşmaktayız” dedi. Hastalığın Orta Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ve İç Anadolu’nun kuzey bölümlerinde görüldüğünü aktaran Uzm. Dr. Şimşek, “Tunceli de bu riskli bölgeler içinde yer almaktadır. Hastalık kene tutunmasının yanında hasta olmayıp taşıyan hayvanla temasla da bulaşmaktadır. Bu nedenle hayvancılıkla uğraşan insanlar risk altındadır” diye konuştu. KKKA’dan korunmak için tarla, bahçe, ormanlık alan, piknik alanlarına giderken açık renkli kıyafetler giyilmesi, pantolon paçalarının çorap içine yerleştirilmesi uyarısında bulunan Uzm. Dr. Meral Gülbenat Şimşek, ’’Kene tutunduktan sonra 10 gün süreyle şikayetlerimizi takip etmeliyiz. Ateş, halsizlik, kas ağrısı, eklem ağrısı, ishal ve herhangi bir yerde kanama olabilir. Bu tür durumlardan herhangi biri görüldüğünde en yakın sağlık kuruluşuna başvurmamız gerekmektedir. Vücuda tutunan ve hayvanların üstünde bulunan kenelere çıplak elle temas etmemeli, öldürmemeli, yağ, alkol ve sigara söndürme gibi girişimlerde bulunmamalıyız” şeklinde konuştu.
Tunceli Sağlık Müdürü Duran,  sıcaklara karşı uyardı
13 Haziran 2024 Perşembe - 11:06 Tunceli Sağlık Müdürü Duran, sıcaklara karşı uyardı Tunceli Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran, aşırı sıcaklara karşı vatandaşları uyardı Son günlerde hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği Tunceli’de, İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran, aşırı sıcaklarda alınması gereken önlemlere ilişkin bilgilendirmede bulundu. Aşırı sıcakların çeşitli sağlık problemlerini beraberinde getirdiğini dile getiren Dr. Duran, “Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılır. Ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz. Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlarda terleme mekanizması ile vücut ısısının dengede tutulması her zaman mümkün olmayabilir. Yine ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısı yeterli düzeyde düşmeyebilir. Ayrıca şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon), kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi amaçlı bazı ilaçların (tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler vb.) kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir” dedi. Duran, “Bu vatandaşlar, günün en sıcak saatlerinde (10.00-16.00) mecbur kalınmadıkça dışarı çıkmamalıdır. Dışarıda çalışması gerekenler mümkün oldukça güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar almaya dikkat etmelidirler. Dışarıda bulunulduğunda açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli; geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapka giyilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10.00-16.00) denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir. Bu saatlerin dışında denize girmek isteyenler güneşten koruyucu krem (en az 15 koruma faktörlü) kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir. Yoğun fiziksel aktivite ve spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir. Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır. Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır. Güneş gören pencereler perde vb. güneşliklerle gölgelendirilmelidir. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir” diye konuştu. Beslenme ve sıvı alımı konusunda da uyarılarda bulunan Dr. Muhammet Duran, “Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır. Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir. Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir. Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir” ifadelerine yer verdi.
Tunceli’de öğretmenlere depremde arama kurtarma eğitimi ve tatbikatı
12 Haziran 2024 Çarşamba - 14:03 Tunceli’de öğretmenlere depremde arama kurtarma eğitimi ve tatbikatı Tunceli’de afetlere hazırlık çalışmaları kapsamında kurtarma eğitimleri devam ediyor. Tunceli’de, afetlere hazırlık çalışmaları kapsamında AFAD arama kurtarma eğitmenleri Murat Okçu ve Özgür Aydoğdu tarafından öğretmenlere yönelik, teorik ve pratik olarak "depremde arama kurtarma" eğitimleri verildi. Eğitimlerin ardından gerçeği aratmayan kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirildi. AFAD Arama Kurtarma Eğitmenlerinin rehberliğinde 36 kişilik gönüllü öğretmen grubuna verilen eğitimler yaklaşık bir hafta sürdü. Deprem anında ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda öğretmenlere bilgi ve beceri kazandırıldı. Teorik eğitimlerde, depremin nedenleri, etkileri ve arama kurtarma teknikleri üzerinde durulurken, pratik uygulamalarda ise öğretmenler enkaz alanında müdahale yöntemlerini öğrenme fırsatı buldu. Bir hafta süren yoğun eğitimlerin ardından, AFAD Eğitmenleri Murat Okçu ve Özgür Aydoğdu’nun refakati ve yönlendirmeleriyle gerçeği aratmayan bir deprem senaryosu oluşturularak enkaz altında kalan kişilerin kurtarılması ve ilk yardım gibi kritik müdahaleler uygulamalı gösterildi. Öğretmenler, öğrendikleri teorik bilgileri pratikte uygulayarak, afet durumlarında nasıl hareket etmeleri gerektiğini, okullarda güvenliği artırmak, muhtemel bir deprem anında hem kendilerini hem de öğrencilerini koruma konusunda daha donanımlı hale geldi. Afet durumlarına karşı daha dirençli bir toplum oluşturulması açısından eğitimleri önemsediklerini aktaran öğretmenler, eğitimleri veren AFAD’a ve eğitmenleri Murat Okçu ve Özgür Aydoğdu’ya teşekkür etti.
Tunceli’de öğretmenlere depremde arama kurtarma eğitimleri devam ediyor
12 Haziran 2024 Çarşamba - 14:00 Tunceli’de öğretmenlere depremde arama kurtarma eğitimleri devam ediyor Tunceli’de afetlere hazırlık çalışmaları kapsamında kurtarma eğitimleri devam ediyor. Tunceli’de, afetlere hazırlık çalışmaları kapsamında AFAD arama kurtarma eğitmenleri Murat Okçu ve Özgür Aydoğdu tarafından öğretmenlere yönelik, teorik ve pratik olarak "depremde arama kurtarma" eğitimleri verildi. Eğitimlerin ardından gerçeği aratmayan kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirildi. AFAD Arama Kurtarma Eğitmenlerinin rehberliğinde 36 kişilik gönüllü öğretmen grubuna verilen eğitimler yaklaşık bir hafta sürdü. Deprem anında ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda öğretmenlere bilgi ve beceri kazandırıldı. Teorik eğitimlerde, depremin nedenleri, etkileri ve arama kurtarma teknikleri üzerinde durulurken, pratik uygulamalarda ise öğretmenler enkaz alanında müdahale yöntemlerini öğrenme fırsatı buldu. Bir hafta süren yoğun eğitimlerin ardından, AFAD Eğitmenleri Murat Okçu ve Özgür Aydoğdu’nun refakati ve yönlendirmeleriyle gerçeği aratmayan bir deprem senaryosu oluşturularak enkaz altında kalan kişilerin kurtarılması ve ilk yardım gibi kritik müdahaleler uygulamalı gösterildi. Öğretmenler, öğrendikleri teorik bilgileri pratikte uygulayarak, afet durumlarında nasıl hareket etmeleri gerektiğini, okullarda güvenliği artırmak, muhtemel bir deprem anında hem kendilerini hem de öğrencilerini koruma konusunda daha donanımlı hale geldi. Afet durumlarına karşı daha dirençli bir toplum oluşturulması açısından eğitimleri önemsediklerini aktaran öğretmenler, eğitimleri veren AFAD’a ve eğitmenleri Murat Okçu ve Özgür Aydoğdu’ya teşekkür etti.