Yerel Haberler
Tunceli
Gülistan Doku’nun ablası: "Ben kardeşimin cinayete kurban gittiğini Altaş ailesinden öğrendim" 15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:01:26 Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürerken, genç kızın ablası Aygül Doku, kardeşimin cinayete kurban gittiğini, Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü bizzat Altaş ailesinden öğrendiğini söyledi. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Tunceli’ye getirilen şüphelilerin sorgulanması sürerken, abla Aygül Doku açıklamalarda bulundu. Aygül Doku, Mustafa Türkay Sonel ismini Altaş ailesinden öğrendiklerini ifade ederek, "Celal Altaş, Nurşen Altaş ve Amerika’ya kaçan Umut Altaş. Altaş ailesinden bu cinayeti öğrendik. Umut beni o süreçte arıyor. 2-3 kere arıyor, aslında bu olayı bana anlatmak istiyor ama anlatamıyor. Bir türlü cesaret edemiyor" dedi. "Belgesiz hiçbir bilgi paylaşmam" Umut Altaş’ın ardından bir not bıraktığını ve notta Gülistan’ın katilinin Mustafa Türkay Sonel olduğunun yazdığını iddia eden Doku, "O nottan sonra biz ‘Altaş ailesi niye bunu söylüyor’ dedik. Umut Altaş bizi arıyor, biz aileyi araştırıyoruz. Annesi Nurşen Altaş ile babası Celal Altaş’mış. Aileyle görüşmeye gittik. Biz daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Orada kuşkulandık. Bugüne kadar kimse Adalet Bakanı, savcı bile bize böyle bir şey söylemedi. Bunlar bir şey biliyor dedik. ‘Siz bize neden başınız sağ olsun diyorsunuz? Bir şey mi biliyorsunuz’ dedik. Ses kayıtları var. Belgesiz hiçbir bilgi paylaşmam" ifadelerini kullandı. Aygül Doku, ailenin kendilerine "Biz oğlumuzu çok uyardık" dediğini aktararak şöyle devam etti: "Çocuk (Mustafa Türkay Sonel) tekin biri değildir, bununla uğraşma. Benim çocuğum onunla arkadaş oldu. Benim çocuğumun başını yaktı’ dedi. ‘Başını yaktı’ deyince biz de ‘Siz niye oğlunuz için başını yaktı diyorsunuz’ dedik. Sonra araştırınca oğlu Amerika’ya kaçmış. ‘Amerika’ya kaçtığına göre sizin oğlunuz Gülistan’ı öldürdü’ dedik. ‘Hayır kesinlikle, alın Umut’un telefonu. Bizim oğlumuz Gülistan’ı öldürmedi’ dedi. Umut’un telefonunu bize verdiler. Ben Umut’la bizzat görüştüm. Bunları ilk defa açıklıyorum. Çünkü artık bu dosya çok kritik bir aşamada." Doku, kardeşinin cinayete kurban gittiğini, Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü bizzat Altaş ailesinden öğrendiğini tekrarlayarak, "Şu anda Altaşlar gözaltında, Umut da Amerika’ya kaçmış" diye konuştu. "Gökhan bize kardeşimin ’delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldım’ dedi" Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ihraç polis memuru Gökhan Ertok hakkında iddialarda bulunan Doku, "Gökhan şu an gözaltında. Gülistan’ın bütün bilgilerini sildi. Dosyada gizlilik kararı vardı diye size söylemiyorduk. 6-7 ay önce Gökhan bize ulaştı. Elimizde belgeleri var. Ben hangisine üzüleyim? Gökhan bize kardeşimin ’delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldım’ dedi. Gülistan’ın delillerini silmenin fiyatı 10 bin dolar. ‘10 bin dolarla Gülistan’ın kayıtlarını sildirdiler’ dedi. Gökhan bize ‘Gülistan o gün öldürülmedi. Gülistan’ın o gün görüntüsü bende var. O kaydı bizzat ben sildim’ dedi. Yani emniyet 5 Ocak’ta tutanak tutmuştu ya ‘5 Ocak saat 11.00’de köprüden atladı’ diye. Gülistan Gökhan’ın deyişiyle saat 7’ye kadar zaten yaşıyormuş. ‘O görüntüyü de bizzat ben sildim’ dedi" ifadelerini kullandı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 14:13 Doku ailesinin avukatı Çimen’den açıklamalar Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, Gülistan Doku soruşturması kapsamında bilgi verdi. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonların ardından 13 şüpheli gözaltına alındı. Tunceli’ye getirilen şüphelilerin sorgulanması sürerken ailenin avukatı Ali Çimen açıklamalarda bulundu. Soruşturma hakkında bilgi veren Avukat Çimen, Gülistan Doku’ya ait telefonun sim kartının kaybolduktan kısa bir süre sonra bir polis memuruna teslim edildiğini ve bu polis memurunun da 18.01.2020 tarihinde Gülistan’a ait delilerin bulunduğu görüşmeleri sildiğini ileri sürdü. Çimen, "Tuncay Sonel’in şuan bu eylemi yapan kişiyle HTS kayıtları var. Dosyanın içerisine alındı" dedi. Çimen, "Geldiğimiz bu aşamada Tuncay Sonel’in mülkiye başmüfettişi olarak halen görevini sürdürüyor olması dosyamız açısından sorundur. İçişleri tarafından biz bu kişinin görevden alınmasını talep ediyoruz. Adalet Bakanlığı soruşturmasını yaptı, faillerinin tamamını gözaltına aldı. İçişleri Bakanlığı bu tasarrufta bulunursa rahat bir şekilde soruşturma izni olmaksızın Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı da bu fail hakkında gerekli işlemi yapacaktır" diye konuştu. PTS kayıtlarına ilişkin sorulan soruyu yanıtlayan Çimen, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısının değişimine kadar herhangi bir işlem yapılmadığını söyledi.
Tunceli’de 10 yıl sonra ilk kez tiroit ameliyatı yapıldı
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:34 Tunceli’de 10 yıl sonra ilk kez tiroit ameliyatı yapıldı Tunceli Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 10 yıl sonra ilk defa tiroit ameliyatı yapıldı. Tunceli Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nde yaklaşık 10 yıl sonra ilk kez uygulanan tiroit (guatr) operasyonu başarıyla tamamlandı. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Baran Demir’in takibinde olan 53 yaşındaki Fadime Genç’in ameliyatı, hastanenin ameliyathanesinde gerçekleştirildi. Operasyonda, hastanın tedavisini sürdüren Op. Dr. Demir’e, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gülberk Uslu da eşlik etti. İki uzman hekimin yer aldığı cerrahi müdahale, ameliyathane ekibinin koordineli çalışmasıyla sorunsuz şekilde tamamlandı. Operasyon sonrası servise alınan hastanın genel durumunun iyi olduğu ve tedavisinin planlandığı şekilde devam ettiği bildirildi. Tiroit cerrahisinin uzun bir aradan sonra yeniden uygulanmaya başlanmasıyla vatandaşların bu tedavi için çevre illere gitme gerekliliğinin azalacağı ifade edildi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Baran Demir, "2 hastamıza troit cerrahisi uyguladık. Her iki hastamızın da patolojisi temizdi. Bir hastamızda sadece troidin sol lobunu aldık, diğer hastamızın troit bezinin tamamını aldık. Hastalarımızın bugünkü kontrollerinde herhangi bir problemimiz yok. Troit cerrahisi ile ilgili bizim çekindiğimiz sorun, hastalarımızın da en büyük korkuları ses telleriyle ilgili sorun oluşması. Bunun için de ameliyat sırasında ses tellerini kontrol eden sinirleri bize sinyal aracılığıyla gösteren monitörizasyon kullanıyoruz. 2 hastamızın da genel durumu iyi, inşallah yarın taburcu edeceğiz. Troit cerrahisi Tunceli Devlet Hastanesinde uzun süredir yapılmıyordu. Bu vesileyle biz gerçekleştirmiş olduk" dedi.
Tunceli’de 10 yıl sonra ilk kez tiroid ameliyatı yapıldı
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:27 Tunceli’de 10 yıl sonra ilk kez tiroid ameliyatı yapıldı Tunceli Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 10 yıl sonra ilk defa tiroid ameliyatı yapıldı. Tunceli Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nde yaklaşık 10 yıl sonra ilk kez uygulanan tiroid (guatr) operasyonu başarıyla tamamlandı. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Baran Demir’in takibinde olan 53 yaşındaki Fadime Genç’in ameliyatı, hastanenin ameliyathanesinde gerçekleştirildi. Operasyonda, hastanın tedavisini sürdüren Op. Dr. Demir’e, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gülberk Uslu da eşlik etti. İki uzman hekimin yer aldığı cerrahi müdahale, ameliyathane ekibinin koordineli çalışmasıyla sorunsuz şekilde tamamlandı. Operasyon sonrası servise alınan hastanın genel durumunun iyi olduğu ve tedavisinin planlandığı şekilde devam ettiği bildirildi. Tiroid cerrahisinin uzun bir aradan sonra yeniden uygulanmaya başlanmasıyla birlikte, vatandaşların bu tedavi için çevre illere gitme gerekliliğinin azalacağı ifade edildi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Baran Demir, "2 hastamıza troid cerrahisi uyguladık. Her iki hastamızın da patolojisi temizdi. Bir hastamızda sadece troidin sol lobunu aldık, diğer hastamızın troid bezinin tamamını aldık. Hastalarımızın bugünkü kontrollerinde herhangi bir problemimiz yok. Troid cerrahisi ile ilgili bizim çekindiğimiz sorun, hastalarımızın da en büyük korkuları ses telleriyle ilgili sorun oluşması. Bunun için de ameliyat sırasında ses tellerini kontrol eden sinirleri bize sinyal aracılığıyla gösteren monitörizasyon kullanıyoruz. 2 hastamızın da genel durumu iyi, inşallah yarın taburcu edeceğiz. Troid cerrahisi Tunceli Devlet Hastanesinde uzun süredir yapılmıyordu. Bu vesileyle biz gerçekleştirmiş olduk" dedi. (FD-CK-
Yedisu fayında "biriken enerji" uyarısı: 6 il etkilenebilir
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:08 Yedisu fayında "biriken enerji" uyarısı: 6 il etkilenebilir Geçtiğimiz günlerde Tunceli’nin Pülümür ilçesinde meydana gelen 4,2’lik depremle ilgili Doç. Dr. Alper Polat, depremin Yedisu fayına oldukça yakın bir bölgede yaşandığına ve büyük risk oluştuğuna dikkat çekerek, "Bu fay kırıldığı takdirde yaklaşık 6 ilimizin ciddi şekilde etkileneceğini düşünüyoruz" dedi. Tunceli’nin Pülümür ilçesinde 9 Aralık’ta meydana gelen 4,2 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki aktif fay hatlarının durumu ve muhtemel senaryoları yeniden gündeme taşıdı. Depremin ardından özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın doğu ucunda yer alan Yedisu segmentine dikkat çekilirken, uzmanlar bölgede uzun süredir büyük bir kırılma yaşanmamış olmasının oldukça büyük risk teşkil ettiğini belirtiyor. Munzur Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Mekanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Polat, son depremin konum itibarıyla Yedisu fayıyla ilişkili bölgede meydana geldiğini belirterek, bu fayın tarihsel deprem periyodunu doldurduğunu ifade etti. Polat, Yedisu fayındaki enerji birikimi nedeniyle Tunceli, Elazığ, Bingöl, Muş, Erzincan, ve Erzurum’un ciddi olarak etkileneceği, güçlü bir depremin mümkün olduğunu, ayrıca Tunceli’nin yalnızca Yedisu değil Ovacık ve Nazımiye faylarının durumu nedeniyle de çoklu kırılma ihtimalinin olduğunu ve bu sebeple oldukça kritik bir konumda bulunduğunu vurguladı. "Yedisu fayının her iki ucunda ciddi bir enerji birikmesi meydana gelmiş durumda" Doç. Dr. Alper Polat, "Deprem, Kuzey Anadolu fay hattının doğu ucunda yani Yedisu fay hattının olduğu bölgede meydana geldi. Yedisu fayı bizi endişelendiren faylardan bir tanesidir. 6 Şubat depremlerinde Doğu Anadolu fayının çok büyük bir kısmı kırılmıştı. Öncesinde de Elazığ ve Bingöl depremiyle bu bölgedeki fayın belli bölümleri kırılmıştı ancak Yedisu fayı bölgesi yani yaklaşık 75 kilometre uzunluğundaki bölgede bir kırılma meydana gelmedi. Öte yandan Kuzey Anadolu fayında da Erzincan bölgesinde kırılma meydana gelmişti, tam birleşim noktasında. Yedisu fayının her iki ucunda ciddi bir enerji birikmesi meydana gelmiş durumda. Bu fay üzerinde en son büyük deprem 1784 yılında meydana gelmiş. Fayın deprem periyodunun da ortalama 200-250 yıl arasında olduğu biliniyor. Dolayısıyla 1784’ten günümüze 240 yıl geçmiş ve fayın ömrü bilimsel olarak tamamlanmış durumda. Her iki uçtan da ciddi enerji birikimleri de meydana geldiği için bu fayın büyük bir deprem oluşturma riski çok yüksek" diye konuştu. "Aynı anda 3 fayın kırılması durumunda en az 7,5 büyüklüğünde bir deprem bekleniyor" Yedisu fayının kırılmasıyla Ovacık ve Nazımiye faylarının da harekete geçme ihtimalinin yüksek olduğunu ve bölgede ciddi bir yıkıma sebep olabileceğini belirten Doç. Dr. Polat, "Burada yapılması gereken şey, o bölgede yaşayan insanların ve ilgili kamu kurumlarının ellerini daha çabuk tutup gerekli önlemleri alması. Bu fay kırıldığı takdirde yaklaşık 6 ilimizin ciddi şekilde etkileneceğini düşünüyoruz. Bunlar; Bingöl, Tunceli, Erzincan, Erzurum’un bir bölümü, Muş ve Elazığ. Tunceli için farklı senaryolar söz konusu çünkü sadece Yedisu fay hattının kırılmasıyla ilimiz elbette etkilenecektir ancak, Yedisu fayı gibi Ovacık ve Nazımiye fayları da periyodik ömrünü doldurmuş durumda. Bizim endişemiz, Yedisu fayıyla beraber diğer fayların da birlikte kırılması. Bu durum yaşanırsa ilimizde beklenenden daha yüksek büyüklükte bir deprem olma ihtimali oldukça yüksek. Aynı anda 3 fayın kırılması durumunda en az 7,5 büyüklüğünde bir deprem bekleniyor. Bu konuda çalışan hocalarımızın da ortak görüşü bu şekilde" şeklinde konuştu.
Unutulan "cacım" dokuma yeniden hayat buluyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:47 Unutulan "cacım" dokuma yeniden hayat buluyor Tunceli’nin Hozat ilçesinde kadınlar, Halk Eğitim Merkezi kurslarında unutulmaya yüz tutmuş "cacım" dokuma geleneğini sürdürerek hem üretime katılıyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor. Tunceli’nin Hozat ilçesinde kadınlar, yöreye özgü el emeği ürünlerden biri olan "cacım" dokumasını yaşatıyor. Halk Eğitim Merkezine bağlı açılan cacım kursları sayesinde hem sosyalleşen hem de üretime katılan kadınlar, geleneksel motifleri gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor. Kurslar aracılığıyla çanta, cüzdan, heybe, yastık ve yolluk gibi ürünler hazırlayan kadınlar, yaptıkları el işlerini satarak ev ekonomilerine de destek sağlıyor. Yörelerine ait gelenekleri kaybetmek istemediklerini belirten Usta Öğretici Hanife Bozkurt, "Bizimki halı değil, cacımdır. Cacım çok eski bir dokumadır. Halalarımızdan, ninelerimizden kalma, bizim yöremize aittir. Kaybetmek istemiyoruz, yaşatmak istiyoruz. Burada cacım dokumasıyla çanta, cüzdan, sırt çantası, küçük halılar, büyük yolluklar, yastık, kırlent, heybe yapıyoruz. Motiflerimiz çizim falan değil, modeli kendi içgüdülerimizle kafamızdan değiştiririz" dedi. 52 yaşındaki kursiyer Neslişah Özcivan ise, "Hocamız Hanife Hanım’ın böyle bir girişimde bulunduğunu duyunca çok sevindik. Evde boş boş oturmaktansa gelip burada cacım öğrenmek daha iyi bir fikirdi. Annelerimizin, ninelerimizin el emeğidir. Onların kaybolan bir geleneğini tekrar yürütmeye başladık. En azından evde oturmuyoruz. Buraya geliyoruz, hem sosyal hayatımız oluyor hem de bir çanta da kilim satınca kendi evimize destek olmuş oluruz. En azından mutfak masrafımızı çıkartırız" şeklinde konuştu.
Tunceli Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Merkezinde Bütüncül Hizmet Sunuluyor
08 Aralık 2025 Pazartesi - 19:53 Tunceli Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Merkezinde Bütüncül Hizmet Sunuluyor Tunceli Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi, disiplinli ve geniş ekibiyle hastalar ve aile bireylerine yönelik kapsamlı bakım ve destek hizmeti veriyor. Tunceli Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi, yaşamın hassas dönemlerinde hastalar ile ailelerine yönelik bütüncül bakım hizmetlerini sürdürüyor. Merkez bünyesinde hekim, hemşire, psikolog, diyetisyen, fizyoterapi uzmanı, sosyal hizmet uzmanı ve manevi danışmanlardan oluşan ekip, ağrı ve semptom yönetimi, beslenme düzenlemeleri, psikososyal destek ve bakım planlaması gibi alanlarda koordineli şekilde hizmet sunuyor. Tunceli Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Birim Sorumlu Hemşiresi Rojda Özkaymaz, "Palyatif bakım yalnızca tıbbi bir hizmet değildir. Hayatın hassas dönemlerinde hem hastalarımızın hem de aile yakınlarının fiziksel, duygusal, sosyal ve ruhsal ihtiyaçlarını bütüncül bir yaklaşımla değerlendiren çok özel bir bakım modelidir. Bizim için önemli olan sadece hastanın değil, bu süreci birlikte yaşayan aile bireylerinin de kendini güvende, anlaşılmış ve desteklenmiş hissetmesidir. Birimimizde hekimler, hemşireler, psikologlar, diyetisyenler, fizyoterapi uzmanımız, sosyal hizmet uzmanları ve manevi danışmanlardan oluşan geniş bir ekiple çalışıyoruz" dedi. Merkez yönetimi, her hastanın ve her ailenin ihtiyaçlarının farklı olduğunu belirterek bakım süreçlerinin kişiye özel olarak planlandığını ifade etti. Ayrıca aile bireylerinin süreç boyunca düzenli bilgilendirildiği, sorularının yanıtlandığı ve ihtiyaç duydukları her aşamada destek sağlandığı bildirildi. Tunceli Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi, hastalara güvenli ve profesyonel bakım sunmaya, aile bireylerine ise güçlü bir destek ağı oluşturmaya devam ediyor.