Yerel Haberler
Tunceli
Gülistan Doku’nun ablası: "Ben kardeşimin cinayete kurban gittiğini Altaş ailesinden öğrendim" 15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:01:26 Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürerken, genç kızın ablası Aygül Doku, kardeşimin cinayete kurban gittiğini, Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü bizzat Altaş ailesinden öğrendiğini söyledi. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Tunceli’ye getirilen şüphelilerin sorgulanması sürerken, abla Aygül Doku açıklamalarda bulundu. Aygül Doku, Mustafa Türkay Sonel ismini Altaş ailesinden öğrendiklerini ifade ederek, "Celal Altaş, Nurşen Altaş ve Amerika’ya kaçan Umut Altaş. Altaş ailesinden bu cinayeti öğrendik. Umut beni o süreçte arıyor. 2-3 kere arıyor, aslında bu olayı bana anlatmak istiyor ama anlatamıyor. Bir türlü cesaret edemiyor" dedi. "Belgesiz hiçbir bilgi paylaşmam" Umut Altaş’ın ardından bir not bıraktığını ve notta Gülistan’ın katilinin Mustafa Türkay Sonel olduğunun yazdığını iddia eden Doku, "O nottan sonra biz ‘Altaş ailesi niye bunu söylüyor’ dedik. Umut Altaş bizi arıyor, biz aileyi araştırıyoruz. Annesi Nurşen Altaş ile babası Celal Altaş’mış. Aileyle görüşmeye gittik. Biz daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Orada kuşkulandık. Bugüne kadar kimse Adalet Bakanı, savcı bile bize böyle bir şey söylemedi. Bunlar bir şey biliyor dedik. ‘Siz bize neden başınız sağ olsun diyorsunuz? Bir şey mi biliyorsunuz’ dedik. Ses kayıtları var. Belgesiz hiçbir bilgi paylaşmam" ifadelerini kullandı. Aygül Doku, ailenin kendilerine "Biz oğlumuzu çok uyardık" dediğini aktararak şöyle devam etti: "Çocuk (Mustafa Türkay Sonel) tekin biri değildir, bununla uğraşma. Benim çocuğum onunla arkadaş oldu. Benim çocuğumun başını yaktı’ dedi. ‘Başını yaktı’ deyince biz de ‘Siz niye oğlunuz için başını yaktı diyorsunuz’ dedik. Sonra araştırınca oğlu Amerika’ya kaçmış. ‘Amerika’ya kaçtığına göre sizin oğlunuz Gülistan’ı öldürdü’ dedik. ‘Hayır kesinlikle, alın Umut’un telefonu. Bizim oğlumuz Gülistan’ı öldürmedi’ dedi. Umut’un telefonunu bize verdiler. Ben Umut’la bizzat görüştüm. Bunları ilk defa açıklıyorum. Çünkü artık bu dosya çok kritik bir aşamada." Doku, kardeşinin cinayete kurban gittiğini, Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü bizzat Altaş ailesinden öğrendiğini tekrarlayarak, "Şu anda Altaşlar gözaltında, Umut da Amerika’ya kaçmış" diye konuştu. "Gökhan bize kardeşimin ’delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldım’ dedi" Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ihraç polis memuru Gökhan Ertok hakkında iddialarda bulunan Doku, "Gökhan şu an gözaltında. Gülistan’ın bütün bilgilerini sildi. Dosyada gizlilik kararı vardı diye size söylemiyorduk. 6-7 ay önce Gökhan bize ulaştı. Elimizde belgeleri var. Ben hangisine üzüleyim? Gökhan bize kardeşimin ’delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldım’ dedi. Gülistan’ın delillerini silmenin fiyatı 10 bin dolar. ‘10 bin dolarla Gülistan’ın kayıtlarını sildirdiler’ dedi. Gökhan bize ‘Gülistan o gün öldürülmedi. Gülistan’ın o gün görüntüsü bende var. O kaydı bizzat ben sildim’ dedi. Yani emniyet 5 Ocak’ta tutanak tutmuştu ya ‘5 Ocak saat 11.00’de köprüden atladı’ diye. Gülistan Gökhan’ın deyişiyle saat 7’ye kadar zaten yaşıyormuş. ‘O görüntüyü de bizzat ben sildim’ dedi" ifadelerini kullandı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 14:13 Doku ailesinin avukatı Çimen’den açıklamalar Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, Gülistan Doku soruşturması kapsamında bilgi verdi. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonların ardından 13 şüpheli gözaltına alındı. Tunceli’ye getirilen şüphelilerin sorgulanması sürerken ailenin avukatı Ali Çimen açıklamalarda bulundu. Soruşturma hakkında bilgi veren Avukat Çimen, Gülistan Doku’ya ait telefonun sim kartının kaybolduktan kısa bir süre sonra bir polis memuruna teslim edildiğini ve bu polis memurunun da 18.01.2020 tarihinde Gülistan’a ait delilerin bulunduğu görüşmeleri sildiğini ileri sürdü. Çimen, "Tuncay Sonel’in şuan bu eylemi yapan kişiyle HTS kayıtları var. Dosyanın içerisine alındı" dedi. Çimen, "Geldiğimiz bu aşamada Tuncay Sonel’in mülkiye başmüfettişi olarak halen görevini sürdürüyor olması dosyamız açısından sorundur. İçişleri tarafından biz bu kişinin görevden alınmasını talep ediyoruz. Adalet Bakanlığı soruşturmasını yaptı, faillerinin tamamını gözaltına aldı. İçişleri Bakanlığı bu tasarrufta bulunursa rahat bir şekilde soruşturma izni olmaksızın Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı da bu fail hakkında gerekli işlemi yapacaktır" diye konuştu. PTS kayıtlarına ilişkin sorulan soruyu yanıtlayan Çimen, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısının değişimine kadar herhangi bir işlem yapılmadığını söyledi.
Tunceli 200 araç ve 842 arama kurtarma personeliyle kışa hazır
03 Aralık 2025 Çarşamba - 14:42 Tunceli 200 araç ve 842 arama kurtarma personeliyle kışa hazır Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, kış aylarında yaşanabilecek risklere karşı 200 araç ve 842 personelden oluşan güçlü bir ekiple hazırlıklarını tamamladıklarını söyledi. Türkiye’de kışı en sert geçiren illerden biri olan Tunceli’de, kış mevsimine yönelik tedbirler, valilik koordinasyonunda düzenlenen kış tedbirleri koordinasyon toplantısında ele alındı. Yüksek rakımı, sarp topoğrafyası ve geçmiş yıllarda yaşanan çığ olayları nedeniyle riskli iller arasında bulunan Tunceli’de, AFAD, jandarma, emniyet, karayolları ve İl Özel İdaresi ekipleri 7 gün 24 saat hazır hale getirildi. Kritik noktalarda ekipler görevlendirilirken, sağlık ihtiyaçları bulunan vatandaşlar için adres bazlı takip sistemi oluşturuldu. Kamu kurumlarına ait tesisler ise muhtemel acil durumlarda barınma alanı olarak planlandı. ‘’Tunceli çığ tehlikesi ile uzun yıllardır karşı karşıya’’ Vali Şefik Aygöl, hem kurumların hem de vatandaşların alacağı önlemlerin kış aylarında yaşanabilecek olumsuzlukları azaltmak açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Tunceli’nin çığ tehlikesiyle uzun yıllardır karşı karşıya kaldığını belirten Tunceli Valisi Aygöl, "Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte yoğun kar yağışı, tipi, buzlanma ve çığ tehlikesi nedeniyle oluşabilecek riskleri değerlendirmek, alınacak tedbirleri güçlendirmek ve kurumlarımız arasındaki koordinasyonu artırmak amacıyla bugün kış tedbirleri koordinasyon toplantımızı gerçekleştirdik. Tunceli, coğrafi yapısı, yüksek rakımı ve eğimli topoğrafyası nedeniyle ülkemizde çığ riski en yüksek illerden biri olma özelliğini taşımaktadır. AFAD kayıtlarına göre 1950’li yıllardan bu yana ilimizde çok sayıda çığ olayı meydana gelmiş; can kayıpları yaşanmış, vatandaşlarımız mahsur kalmış ve ulaşım hatlarında ciddi aksamalar oluşmuştur. Yapılan analizler, 1974-2006 yılları arasında gerçekleşen veya riski bulunan çığ afetleri nedeniyle 344 vatandaşımızın hak sahibi olarak tescil edildiğini göstermektedir. Bu veriler, çığ tehlikesinin Tunceli açısından dönemsel değil; tarihsel ve sürekli bir risk olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, tüm kurumlarımızla birlikte toplam 200 arama kurtarma aracı ve 842 arama kurtarma personeli ile gerekli hazırlıklarımızı tamamlamış durumdayız. AFAD İl Müdürlüğümüz 7 gün 24 saat esasına göre teyakkuz haline getirilmiş, jandarma, emniyet, İl Özel İdaresi ve karayolları ekiplerimiz kritik güzergâhlarda hazır kuvvet olarak görevlendirilmiştir. Diyaliz, doğum ve düzenli tedavi gerektiren hastalar için adres bazlı takip sistemi oluşturulmuş, çığ riski bulunan köy ve mezralar yeniden değerlendirilerek gerekli uyarı ve bilgilendirmeler yapılmıştır. Kamu misafirhaneleri, yurtlar ve spor salonları muhtemel acil barınma durumları için hazır hâle getirilmiş; kurumlar arası koordinasyon ise İçişleri Bakanlığımızın 2023/9 sayılı Kış Tedbirleri Genelgesi doğrultusunda güçlendirilmiştir. Bu süreçte vatandaşlarımızın da dikkat etmesi gereken bazı önemli hususları sizlerle paylaşacağım. Zincirsiz ve kış lastiği bulunmayan araçlarla kesinlikle trafiğe çıkılmamalı, çığ riski olan yamaçlarda yürüyüş yapılmamalı, Meteoroloji ve AFAD tarafından yapılan uyarılar düzenli olarak takip edilmelidir. Ayrıca, olumsuz hava koşullarında zorunlu olmadıkça özel araçlarla yola çıkılmaması, muhtemel risklerin azaltılması açısından son derece önemlidir. Valiliğimiz, tüm kurumlarımızla birlikte kış mevsimini güven içinde geçirmek için gerekli tüm hazırlıkları tamamlamış olup çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki afet yönetimi yalnızca kurumların değil; devlet ile vatandaşın omuz omuza yürüttüğü ortak bir sorumluluktur" diye konuştu. (FD-YRT
Tunceli’de 621 yıllık tarihi cami ve denge sütunları görselliğiyle göz kamaştırıyor
02 Aralık 2025 Salı - 10:33 Tunceli’de 621 yıllık tarihi cami ve denge sütunları görselliğiyle göz kamaştırıyor Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde 1404 yılında yapılan Selçuklu eseri Yelmaniye Camii ve denge sütunları, sanatsal motifleriyle dikkat çekiyor. Çemişgezek ilçesi Tepebaşı Mahallesi’nde bulunan ve Timur döneminde Emir Taceddin Yelman Bin Keykubat tarafından 1404 yılında yaptırılan tarihi cami, giriş kapısının her iki yanında bulunan denge sütunlarıyla görenlerin ilgisini çekiyor. 621 yıldır ayakta kalan Yelmaniye Camisi’nin en ayrıcalıklı özelliği, giriş kapısının her iki tarafında bulunan denge sütunları. Bu sütunlar, caminin statik dengesini ve geçirdiği depremlerde herhangi bir hasar alıp almadığını gösteriyor. Yaşanan bir afet sonrasında sütunlar dönmezse, caminin temelinde veya dengesinde bir bozukluk olduğu anlaşılıyor. Halen ibadete açık olan tarihi cami, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de uğrak noktaları arasında yer alıyor. Cami hakkında bilgiler aktaran yöre sakinlerinden İbrahim Köse, "Bu cami aslında bir medresenin mescididir. Miladi takvime göre 1404 yılında dönemin Çemişgezek Beyi Emir Taceddin Yelman Bin Keykubat tarafından yapılmış. Bu caminin en büyük özelliklerinden biri sekizgen sütunlara sahip olmasıdır. Kapının her iki yanındaki bu sekizgen sütunlar, yapının depreme olan mukavemetini anlayabilmek için yapılmış. Herhangi bir göçük veya çökme oluştuğunda varlık sebebini gösteriyor. Bu sütunlar kendi ekseni etrafında dönebilme özelliğine sahip. Cami günümüzde hala ibadete açıktır ve Çemişgezek ilçemizin çok kıymetli eserlerinden biridir. Osmanlı ve Selçuklu mimarisini yansıtmaktadır. Cami girişinde bulunan her iki sütun da çok güzel bir işçilikle yapılmış. Üzerindeki işlemeler taşa adeta bir ruh katmış. Depremin oluşturabileceği herhangi bir yapısal bozukluğu anlayabilmek için kendi ekseni etrafında dönebilen sütunlardır. Bu sütunların en önemli özelliklerinden biri de, Türkiye’de bu örneklerin çok nadir bulunmasıdır. Türkiye’deki birçok camide bu sütunlar yoktur. Tunceli’nin Çemişgezek gibi küçük bir ilçesinde bulunması buraya büyük bir önem katıyor"
Dr. Küçükyalçın: "Tütün dumanı 7 binden fazla kanserojen madde içermektedir"
29 Kasım 2025 Cumartesi - 10:00 Dr. Küçükyalçın: "Tütün dumanı 7 binden fazla kanserojen madde içermektedir" Tunceli Devlet Hastanesi’nde Göğüs Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan Dr. Sedef Küçükyalçın, Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Tütün dumanı 7 binden fazla kanserojen madde içermektedir. Bunlardan en az 70’inin akciğer kanserine sebep olduğu bilinmektedir" dedi. Akciğer kanserinin Türkiye’de ve dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirten Tunceli Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Sedef Küçükyalçın, özellikle tütün kullanımının ve tütün dumanına maruziyetin en büyük risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Küçükyalçın, akciğer kanseri belirtilerinin çoğu zaman sinsi ilerlemesi nedeniyle tanının geç konabildiğini vurgulayarak vatandaşlara tütün ürünlerinden uzak durma ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirme çağrısında bulundu. Akciğer kanseri belirtilerinin sinsi ve belirsiz ilerlediğini ve bu yüzden tanının geç konulduğunu belirten Dr. Sedef Küçükyalçın, "Akciğer kanseri günümüz dünyasında en sık görülen kanser çeşitlerinden biri. Özellikle erkeklerde 1’inci sırada, kadınlarda 2’nci sırada. Akciğer kanseri için risk faktörlerine bakacak olursak en önemli sebeplerden biri sigara dumanı. Sigara, tütün, nargile gibi tütün dumanına maruz kalmak. Çevresel ve mesleki maruziyetler, özellikle aspest maruziyeti, herhangi bir nedenden ötürü radyasyona maruz kalmak, hava kirliliği ve ailede akciğer kanseri öyküsü olması sayılabilir. Tütün dumanı 7 binden fazla kanserojen madde içermektedir. Bunlardan en az 70’inin akciğer kanserine sebep olduğu bilinmektedir. Akciğer kanseri ile ilgili belirtileri sayacak olursak özellikle nefes darlığı, geçmeyen ve uzun süren öksürük, öksürmekle ağızdan kan gelmesi ya da öksürmekle kanlı balgam tükürmek, istemsiz kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, ses kısıklığı gibi sebeplerle hastalar polikliniğimize başvurabiliyor. Akciğer kanseri belirtileri sinsi ve belirsiz seyretmekte. Bundan ötürü kanser tanısı geç konabilmektedir. Bizler de akciğer kanseri farkındalık ayı vesilesi ile hastalarımızın tütün ve tütün ürünleri içeren ürünleri kullanmamalarını, dumansız hava sahası uygulamalarını desteklemelerini ve sağlıklı yaşam tarzını benimsemelerini önermekteyiz" şeklinde konuştu.
Tunceli Halk Eğitim’den 62 kursla, bin 162 kursiyere eğitim desteği
29 Kasım 2025 Cumartesi - 09:57 Tunceli Halk Eğitim’den 62 kursla, bin 162 kursiyere eğitim desteği Tunceli Halk Eğitim Merkezi, eylül ayından itibaren açtığı 62 kursla bin 162 kursiyere hem mesleki hem sosyal gelişim imkanı sunuyor. Tunceli Halk Eğitim Merkezi, yeni eğitim döneminde açtığı kurslarla kentte geniş bir kitleye ulaşmaya devam ediyor. Eylül ayından itibaren 62 farklı alanda kurs açan kurum, bin 162 kursiyere mesleki beceri kazandırmanın yanı sıra sosyal hayata katılım fırsatı oluşturdu. Halk Eğitim Merkezi’nin sunduğu imkanlarla kendini geliştiren bazı kursiyerlerin kendi işletmelerini açtığı belirtilirken, kurum yönetimi bu sürecin önemli bir toplumsal katkı oluşturduğunu ifade ediyor. Halk Eğitim Merkezi Müdürü Özkan Yurtsever konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Halk eğitim merkezi olarak Tunceli’de eylül ayıdan itibaren 62 tane kursla bin 162 kursiyerimize hizmet vermiş bulunmaktayız. Tunceli Valiliği ve Milli Eğitim Müdürlüğü’müzün bize vermiş olduğu imkanlar sayesinde 7’den 70’e tüm vatandaşlarımıza kurs açmaktayız. Bu kurslarımıza gelen vatandaşlarımız hem meslek öğreniyorlar, hem sosyalleşiyorlar, aynı zamanda ilimizdeki ara eleman ihtiyacını karşılamaktalar. Hatta burada kendini geliştiren kursiyerlerimiz kendi işletmelerini açmaktalar. Böyle bir şeye vesile olmaktan dolayı kurum olarak büyük bir memnuniyet içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.
Tunceli’de kan bağışı oranları Türkiye ortalamasının üzerinde
28 Kasım 2025 Cuma - 10:00 Tunceli’de kan bağışı oranları Türkiye ortalamasının üzerinde Tunceli’de vatandaşlar, kurumlar ve gençlerin katılımıyla Kızılay’ın kan ve kök hücre bağışlarına büyük destek verdi; kentte bağış oranları Türkiye ortalamasının üzerine çıktı. Tunceli’de kan ve kök hücre bağışı çalışmaları, son dönemlerde kentin dört bir yanından gelen yüksek katılımla dikkat çekiyor. Kızılay’ın yürüttüğü kampanyalara hem vatandaşlar hem kamu kurumları hem de üniversite öğrencileri güçlü bir şekilde dahil olurken, bağış oranlarının Türkiye ortalamasının üzerine çıkması kurum yetkilileri tarafından memnuniyetle karşılandı. Tunceli Devlet Hastanesi’nin kan ihtiyacının büyük ölçüde karşılanması, kentte yürütülen gönüllü bağış çalışmalarının etkisini gözler önüne serdi. Kızılay’ın Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü işbirliğiyle gerçekleştirdiği çalışma kapsamında, kurum önüne konuşlandırılan kan alma aracına emniyet personeli büyük ilgi gösterdi ve gün boyu bağışlar sürdü. Ayrıca Türk Kızılay’ından bronz madalya almaya hak kazanan bağışçı Eren Telli’nin madalya ve beratını Tunceli Kızılay İl Merkezi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İlksen Orhan teslim etti. Kentte yapılan kan ve kök hücre bağışlarından bahseden Tunceli Kızılay İl Merkezi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İlksen Orhan, söz konusu bağışlarla geçtiğimiz ay Tunceli Devlet Hastanesinin kan ihtiyacının yüzde 98’inin Kızılay tarafından karşılandığını belirtti. Başkan Orhan, "Tunceli Kızılay İl Merkezi olarak bir süredir devam ettiğimiz kan ve kök hücre bağışına çok yoğun bir talep aldık. Türkiye ortalamasının üzerinde bir destekle karşılaştık. Geçen ay itibariyle Tunceli Devlet Hastanemizin kan talebinin yüzde 98’ini karşılamış bulunmaktayız. Kan bağışı kadar kök hücre bağışı da bu süreçte destek bekleyen hastalarımız için büyük önem arz etmekte. Yapılan bu bağışlarla kök hücre noktasında bağış bekleyen vatandaşlarımıza umut olmaya devam ediyoruz. Bu süreçte bizlere destek veren Tunceli halkına, kamu kurumlarımızın çalışanlarına ve yöneticilerine, üniversitemizin kıymetli gençlerine tekrar teşekkür ederim" dedi.
Çemişgezek’te ilk kez sahnelenen opera ve baleye yoğun ilgi
27 Kasım 2025 Perşembe - 23:15 Çemişgezek’te ilk kez sahnelenen opera ve baleye yoğun ilgi Tunceli’nin Çemişgezek ilçesi, kültür sanat tarihinde ilk kez sahnelenen opera ve bale ile bir ilke tanıklık etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Samsun Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen "2. Anadolu Opera ve Bale Festivali" çerçevesinde, ilçede ilk kez opera ve bale gösterisi sahnelendi. Çemişgezek Kültür Merkezi’nde hem yetişkinlere hem de minik izleyicilere özel olarak sahnelenen gösteri salonu dolduran sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Geleneksel Anadolu motiflerinin modern sahne sanatlarıyla buluşturulduğu gösteri, büyük beğeni toplandı. Etkinliğe; Çemişgezek Kaymakamı Levent Küçük, Mazgirt Kaymakamı Emrah Karaduman, Pülümür Kaymakamı Mehmet Anıl Çolak, Tunceli İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kaya, ilçe adliyesinde görevli savcı ve hakimler, kamu kurumlarının yöneticileri ile farklı yaş gruplarından çok sayıda vatandaş katıldı. İlk defa opera izlediğini dile getiren vatandaşlardan Neslihan Kaycı, "İlk defa Çemişgezek’te bugün opera dinledim. Çok güzeldi. Çok keyif aldım. Sanal alemde görüyordum, televizyonda izliyordum. İnternette görüyordum ama ilk defa canlı dinledim. Çok güzeldi, bu kadar güzel olduğunu bilseydim daha önceden de izlemeye giderdim. Opera ve balenin Çemişgezek’e gelmesi bizim için bir ayrıcalık oldu. Ben keyif alarak dinledim. Bundan sonra operaya sık sık gideceğim" dedi. Etkinliği düzenleyenler ve sanat ekibine teşekkür eden Ahmet Eren Özen, "Tunceli Çemişgezek’te böyle bir etkinliğin yapılmasından son derece mutluyum. İlçemizde ilk defa olan bu program için Devlet Opera Balesi’ne teşekkür ediyoruz. Gerçekten opera gibi sahne sanatları herkesin izlemesi gereken, dinlemesi gereken özel programlardır. Bu program için son derece mutluyum, son derece müteşekkirim. İzmir’de Istanbul’da, Ankara’da operayı izliyordum. Ama ilk defa Çemişgezek’te böyle bir etkinlik yapılmasından özel bir mutluluk duyduğumu belirtmek isterim" şeklinde konuştu. Çemişgezek’te opera sayesinde özel bir an yaşadıklarını aktaran Serap Altuntaş ise, "Heyecanla beklediğim bir konserdi. Duyduğum zaman gerçekten çok heyecanlanmıştım. Harika bir konser oldu. Çok özlemişim böyle ortamları diye düşündüm. Gerçekten sanatçılarımızın ellerine, emeklerine, yüreklerine sağlık. Performansları çok güzeldi. İlçemiz için de çok güzel bir anı bıraktılar diye düşünüyorum. Özellikle opera, bale gibi sanat etkinlikleri sanıyorum Çemişkezek’te ilk defa oluyor. Anadolu şehirleri bunlardan biraz daha mahrum kaldılar. İlçemiz insanlarına da çok güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Daha fazla, daha sık gelmelerini, daha uzun konserler vermelerini istiyorum. Bana çok kısa geldi mesela bu konser. Göz açıp kapayıncaya kadar bitti diye düşünüyorum. Gençlerimizin, çocuklarımızın, hanımlarımızın çok memnun kalacağını düşünüyorum. Çok güzel bir örnekti. Umarım daha sık gelirler" diye konuştu.