Yerel Haberler
Tunceli
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:42 Tunceli’de "Menopoz Okulu" hizmete başladı Tunceli’de kadınlara ücretsiz tarama, eğitim ve danışmanlık hizmeti sunulan "Menopoz Okulu" hizmete başladı. Tunceli’de menopoz dönemindeki kadınların bu süreci daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmelerini sağlamak amacıyla "Menopoz Okulu" hizmete başladı. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen program kapsamında vatandaşlar kurum araçlarıyla ikametgahlarından alınarak merkeze ulaştırılıyor, burada gerekli sağlık taramaları yapıldıktan sonra dört oturumdan oluşan eğitim programına katılıyor. Ovacık ilçesinden davet edilen kadınların da taramaları tamamlanarak eğitim süreci başlatıldı. Program; SHM Sorumlu Hekimi Dr. Adar Bulut, Diyetisyen Ezgi Böler, Psikolog Ebru Murat ve Fizyoterapist Sami Yıldırım eşliğinde yürütülüyor. Eğitimlerde menopozun fizyolojisi, sık görülen semptomlar, kemik sağlığı, kardiyovasküler riskler, beslenme, fiziksel aktivite, ruh sağlığı ve gerektiğinde tedavi seçenekleri ele alınıyor. Menopozun yalnızca hormonal değişimlerden ibaret olmadığını belirten SHM Sorumlu Hekimi Dr. Adar Bulut, "Menopoz, kadın yaşamının doğal ve fizyolojik bir dönemidir. Ancak bu süreç yalnızca hormonal değişimlerden ibaret değildir; fiziksel, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Bu noktada Sağlıklı Hayat Merkezi olarak her zaman yanınızdayız" şeklinde konuştu. Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran ise yaptığı değerlendirmede, "Koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirmek ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak amacıyla Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde birçok alanda ücretsiz danışmanlık ve eğitim hizmeti sunuyoruz. Tüm vatandaşlarımızı düzenli taramalarını yaptırmak ve sağlıklı yaşam danışmanlığı almak üzere Sağlıklı Hayat Merkezlerimize davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Tunceli Valisi Aygöl: "14 blok, 214 daire ve 3 dükkan olmak üzere çalışmalarımız şu anda bitmiş durumda"
01 Ekim 2025 Çarşamba - 18:07 Tunceli Valisi Aygöl: "14 blok, 214 daire ve 3 dükkan olmak üzere çalışmalarımız şu anda bitmiş durumda" Tunceli’de TOKİ tarafından 214 konut ve 3 dükkanın inşaatının tamamlandığı Örenönü Mahallesi’nde konutlar 13 Ekim’den itibaren hak sahiplerine teslim edilmeye başlanacak. Tunceli Valisi Şefik Aygöl, "14 blok, 214 daire ve 3 dükkan olmak üzere çalışmalarımız şu anda bitmiş durumda. 13 Ekim’de vatandaşlarımızın dairelere yerleşmesini yavaş yavaş başlatacağız" dedi. Tunceli’nin Merkez ilçesi Örenönü Mahallesi’nde TOKİ tarafından yapımı tamamlanan 214 konut ve 3 dükkan, 13 Ekim itibarıyla hak sahiplerine teslim edilmeye başlanacak. 225 milyon TL ihale bedeliyle hayata geçirilen projede 8 blok halinde 142 adet 2+1 daire, 4 blok halinde 72 adet 3+1 daire yer alıyor. Proje kapsamında ayrıca 2 aparkman görevlisi dairesi, 335 metrekarelik çocuk oyun alanı, 145 metrekarelik fitness salonu, 175 metrekarelik basketbol sahası ve toplam 11 bin 435 metrekarelik yeşil alan da bulunuyor. 10 Temmuz’da geçici kabulü yapılan projede çevre düzenlemesi ve altyapı çalışmaları da tamamlandı. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, tamamlanan konutları yerinde inceledi. "14 blok, 214 daire ve 3 dükkan olmak üzere çalışmalarımız şu anda bitmiş durumda" Vali Aygöl yapımı tamamlanan konutlara ilişkin yaptığı açıklamada, "Şu anda Örenönü bölgesindeyiz ve burada sosyal konut olarak TOKİ tarafından yapılan dairelerimiz var. Gerçekten şehrimize yakışır, memlekete yakışır çok güzel evlerimiz, binalarımız yapıldı.14 blok, 214 daire ve 3 dükkan olmak üzere çalışmalarımız şu anda bitmiş durumda. 13 Ekim’de vatandaşlarımızın dairelere yerleşmesini yavaş yavaş başlatacağız. Hayırlı olsun dileklerinde bulunmak istiyorum. Birkaç aydır, görev yaptığımız süre içerisinde sürekli buranın ne zaman bitirileceği ile ilgili olarak sorular soruluyordu. Bu soruların hepsi cevabını buldu. Ufak tefek eksiklikler var, çevre düzenlemesi yapılıyor. Ayrıca buranın su, özellikle atık su sorunuyla ilgili olarak çözümler getirildi. Ancak buranın su ve atık su kesin çözümüyle ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımızdan güzel bir haber aldık. Buranın geleceğe yönelik yatırımını da gelecek ay yapacağımız TİMAŞ Konutları dediğimiz ihalenin içerisine dahil ederek çözmüş olacağız. Ancak şu anda vatandaşımızın kullanımıyla ilgili olarak herhangi bir problemin olmadığını belirtmek istiyorum" ifadelerini kullandı. "Şu anda il genelinde 702 tane sosyal konut yapıyoruz" Vali Aygöl, "Bu konutları kullanacak olan vatandaşlarımıza hayırlı olsun dileklerimizi iletiyorum. Şu anda il genelinde 702 tane sosyal konut yapıyoruz. Bunun bir bölümünü teslim ediyoruz. Aktuluk tarafında da önümüzdeki ay tamamlayacağımız alanlarla beraber şehir genelinde ilçelerimiz dahil 702 tane konut yapıyoruz ve bunlar vatandaşlarımıza tek tek teslim edilmeye devam ediyor. Ayrıca hem Elazığ hem de Kahramanmaraş depremlerinden hak sahipliği olan 2 bin 52 tane konutun da çalışmaları çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Bunun bir bölümünü teslim ettik, diğerlerinin yapımları devam ediyor. Son ihalemizi de Ekim ayının ortalarında yaparak şehrimizde yapılması gereken bütün konutların yapımlarını başlatmış, bir bölümünü sonuçlandırmış, bir bölümünü devam ettirmiş olacağız. Onların özellikle kırsaldaki altyapıyla ilgili olarak da AFAD Başkanlığımızdan gerekli olurlar alındı. İl Özel İdaremiz tarafından o konutlarımız bittiğinde altyapıları tamamlanmış bir şekilde biteceği müjdesini de vermek istiyorum" şeklinde konuştu.
Tunceli’de 1 ayda 187 firmada 1050 ürün denetlendi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 17:49 Tunceli’de 1 ayda 187 firmada 1050 ürün denetlendi Tunceli Ticaret İl Müdürlüğü, eylül ayında merkez ve ilçelerde toplam 187 firmada bin 50 ürünü denetledi. Mevzuata aykırı uygulamalar tespit edilen firmalara yaptırım uygulanırken, haksız fiyat artışı şüphesi taşıyan işletmeler kurula bildirildi. Tunceli Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, eylül ayı boyunca kent merkezi ve ilçelerde geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Atatürk, Moğultay ve Cumhuriyet Mahalleleri ile Pertek, Çemişgezek, Ovacık ve Pülümür ilçelerinde yürütülen çalışmalarda zincir ve yerel marketler başta olmak üzere pek çok işletme mercek altına alındı. Zincir ve yerel marketlerin yanı sıra lokanta, restoran, kafe, pastane, kırtasiye, okul kantini, manav ve köy ürünleri satış noktalarının da dahil olduğu denetimlerde toplam 187 firmada bin 50 ürün incelendi. Denetimlerde tüketicilerin güvenliği ve haklarının korunması amacıyla ürünlerin mevzuata uygunluğu, etiket ve fiyat kontrolleri detaylı şekilde incelendi. Mevzuata aykırı uygulamaları tespit edilen 5 firmaya idari yaptırım uygulanırken, haksız fiyat artışı yaptığı öngörülen 2 firma ise Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na bildirildi. Tunceli Ticaret İl Müdürü Kayahan Topal konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada,"Piyasa denetim faaliyetlerimiz sadece şehir merkezinde değil, ilçelerimizde de aynı titizlikle devam etmektedir. Vatandaşlarımızın güvenli, kaliteli ve doğru fiyatlandırılmış ürünlere ulaşabilmesi için çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Rektör Peker: "İnsanlık ağır bir sınav veriyor. Gazze’de çocuklar, gençler, kadınlar ve yaşlılar ölüyor"
01 Ekim 2025 Çarşamba - 15:33 Rektör Peker: "İnsanlık ağır bir sınav veriyor. Gazze’de çocuklar, gençler, kadınlar ve yaşlılar ölüyor" İnsanlığın ağır bir sınav verdiğini belirten Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, "Gazze’de çocuklar, gençler, kadınlar ve yaşlılar ölüyor. Toprak kan ve barut kokuyor. Bu ağır sınavı fark etmek, algılamak ve ‘Ben ne yapabilirim’ sorusuna cevap arayarak plan yapmak, uygulamak ve organize olmak için buradayız" dedi. Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker öğrencilerle bir araya gelerek Gazze’de yaşanan insani dramı hatırlattı ve Filistin meselesinin insanlık sorunu olduğunu vurguladı. Rektör Prof. Dr. Peker, "Bugün insanı tanımlamak ve insanlığı yaşatmak için bir aradayız. İnsanlık ağır bir sınav veriyor. Gazze’de çocuklar, gençler, kadınlar ve yaşlılar ölüyor; toprak kan ve barut kokuyor. Bu ağır sınavı fark etmek, algılamak ve ‘Ben ne yapabilirim’ sorusuna cevap arayarak plan yapmak, uygulamak ve organize olmak için buradayız. Bizlerin görevi bu vicdansızılığa bilim, sanat ve spor aracılığıyla farkındalık oluşturmak; sevgiyi, barışı ve adaleti yaşamak ve yaşatmak için bir kültür oluşturmaktır. Bilim üretmek, akıl, mantık, muhakeme ve ilimle ilerlemektir. Yaşamı sürdürülebilir kılmak ve insanlığa faydalı işler yapmak için çok çalışmaktır" diye konuştu. Uluslararası dayanışmanın önemine değinen Peker, farkındalık oluşturmanın yanı sıra yükseköğretimin de bu konularda bilimsel çalışmalar, araştırmalar ve yayınlarla katkı sunması gerektiğini vurguladı. Akademik hayatın yalnızca derslerden, araştırmalardan ve projelerden ibaret olmadığını dile getiren Peker, "Gazze’nin ve Filistin halkının yanında olunduğunu gösterecek bir üniversite topluluğu kurmak, düşünce ve eylemlerimizle zulmü reddetmek; barışın ve adaletin sesini daha gür çıkarmak en büyük sorumluluğumuzdur" şeklinde konuştu.
Tunceli’de eğitimde gelişim ve işbirliği için ‘E Vizyon 62’ çalıştayı başladı
30 Eylül 2025 Salı - 22:03 Tunceli’de eğitimde gelişim ve işbirliği için ‘E Vizyon 62’ çalıştayı başladı Tunceli’de eğitimde gelişim ve işbirliği amacıyla birçok kamu kurumu ve STK’nın katıldığı ‘E Vizyon 62’ eğitim çalıştayı düzenlendi. Tunceli’de Milli Eğitim İl Müdürlüğü tarafından, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hedefleri doğrultusunda ‘E Vizyon 62’ isimli eğitim çalıştayı düzenlendi. Çalıştay kapsamında, eğitimde gelişim ve iş birliği için bir araya gelen katılımcılar, 8 konu başlığı altında fikir alışverişinde bulundu. Program, açılış konuşmaları ve çalıştayın hedeflerinin anlatılmasının ardından Türk Telekom Fen Lisesi öğrencilerinin seslendirdiği şarkılarla devam etti. Daha sonra akademik gelişim, dijital okuryazarlık, teknoloji kullanımı ve yenilikçi yaklaşımlar olmak üzere birçok konu üzerinde fikri alışverişinde bulunuldu. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, "E Vizyon 62 adında bir çalıştaya başlıyoruz. Tunceli’ye geldiğim gün 15 dakikalık bir konuşma yaptım. O konuşmayı arada bir hatırlatmaya devam edeceğiz. ‘7 bin 774 kilometrelik ayak basmadık yer bırakmayacağız’ demiştik. Bu her insanımıza ulaşacağız, her insanımız da bize ulaşabilecek. Bizim ortak paydamız bu şehir olduktan sonra anlaşamayacağımız hiçbir husus yoktur. Farklı düşünceler, farklı fikirler, farklı inanışlar, farklı yaşayışlar olabilir. Ancak ortak paydamız bu şehir, bu memleket olduktan sonra anlaşılmayacak hiçbir husus olmayacağını ifade etmiştik. Bugün de bu ortak paydanın bir örneğini sergileyeceğiz. Fikirleriniz ne olursa olsun, düşünceniz inancınız ne olursa olsun burada muhtarlarımız var, ortaokul ve lise temsilcilerimiz var, okul aile birliği var, STK’larımız var, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri var. Bilimsel olarak bize destek verecek hocalarımız var, öğretmenlerimiz var. Yani her kesimde eğitimler ilgili konuşabilecek herkes bugün burada. Biz bu memleketin eğitimine katkı sağlamak istiyoruz. Biz ‘bu memleketin evlatları tarih yazacak’ diyorsak sizlerin göstereceği yolda ve destekle olacak" dedi. Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, "Eğitim, beşer olan insanın doğal ve sosyal dengede sağlıklı yaşamasının mühendisliğini kültür, sanat ve spor etkinlikleriyle yapmaktır. Bu şekilde düşündüğümüzde, beşeri bilimler vardır. Burada güzel bir Alevilik kültürü var. Bunun ‘beşeri bilimlerde kültürden, kültürel çeşitlilik, kültürel çeşitlilikten bilgi, bilgiden halk bilimi elde edilir’ aşamaya getirilmesi lazım. Tunceli’ye baktığımızda bununla ilgili her türlü lisenin kurulduğunu görüyoruz. Ekosistem buna altyapı olarak uygun. Bugün burada başlatılmış olan bu vizyon çalıştayıyla da kentin çok iyi yere geleceğine inanıyorum. Beşeri bilimlerde bu farklılığımız varken biz farklılaşıp uluslararasına açılacaksak -eğitim evrenseldir- bunu bir fırsata dönüştürmek gerekiyor. Doğa bilimlerinde ise Tunceli’yi sürdürülebilirliğin dünya baş şehri olarak ifade edebiliriz. Böyle güzel bir ekolojiyi bulamayız" şeklinde konuştu. Tunceli Milli Eğitim İl Müdürü Bahameddin Karaköse, "Tunceli ili tarihsel birikimi olan, kültürel zenginlikleriyle, sosyal ve toplumsal sorumluluklarıyla, eğitimde öncü olabilecek bir potansiyele sahip. Bizler ilimizde akademik, sosyal, kültürel, sportif, teknolojiyi kullanım alanlarında, örnek bir atmosfer oluşturma yolunda önemli adımlar atmaktayız. Bulunduğumuz nokta itibariyle eğitimde sadece nicelik değil, niteliği daha çok önemseyen, okulu bir öğrenme merkezi olmanın ötesinde düşünmenin gelişmenin, iş birliğinin ve üretmenin merkezi haline gelmesi için büyük gayret içerisindeyiz. Eğitimde sadece okul başarısını değil, hayat başarısını daha çok önemsemekteyiz. Eğitim sistemimizin anayasası olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde bireyin sadece akademin gelişimi değil, aynı zamanda ahlaki değerlerini, sosyal, toplumsal sorumluluğunu önceleyen, bireyin zihinsel, duygusal, sosyal ve manevi gelişimini bir bütüncül yaklaşımla değerlendiren bir vizyona ve sisteme sahibiz" ifadelerini kullandı. Çalıştaya Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, Munzur Üniversitesi Rektörü Kenan Peker, Tunceli İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bülent Baykal, Tunceli Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay, Tunceli Ticaret İl Müdürü Kayahan Topal, kurum müdürleri, STK temsilcileri, çok sayıda öğretmen ve öğrenci katıldı.
Tunceli’de hak sahipliği skandalı: Ahırları ev gibi, yıkılmış evleri varmış gibi göstermişler
29 Eylül 2025 Pazartesi - 11:19 Tunceli’de hak sahipliği skandalı: Ahırları ev gibi, yıkılmış evleri varmış gibi göstermişler Tunceli’de, CİMER ve diğer kanallardan yapılan şikayetlerle başlayan incelemelerde usulsüzlük yaptığı tespit edilen 715 kişinin hak sahipliği askıya alındı. Asrın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş depremleri sonrası afetzedelere sağlanan hak sahipliği sürecinde, Tunceli’de beklenmedik bir tablo ortaya çıktı. Vatandaşlardan gelen 391 şikayetin ardından Tunceli Valiliği ve AFAD tarafından detaylı bir araştırma başlatıldı. Yapılan incelemelerde, uzun yıllar önce yıkılmış ya da terk edilmiş yapıları ev gibi gösteren, başkasına ait mülkü kendi hakkıymış gibi beyan eden ve ahırları konut gibi sunan çok sayıda usulsüzlük tespit edildi. AFAD ekiplerinin titiz çalışması sonucunda 715 kişinin hak sahipliği askıya alınırken, 200 kişinin sahte hak sahipliği başvurusu ortaya çıkarılarak iptal edildi. AFAD Tunceli İl Müdürü Veysi Kaya, "Vatandaş başkasının evini, 1992’de ya da 2020’de hak sahipliği olan evi bir daha gösterip hak sahipliği almaya çalışmış. Bunları detaylı inceledik, küçümsenmeyecek derecede yaklaşık 200 kişiye yakın bir tespitimiz oldu. Tamamını iptal ettik" dedi. "Ahırları ev gibi göstermişler" CİMER ve diğer kanallardan gelen 319 şikayet üzerine detaylı inceleme başlattıklarını belirten AFAD Tunceli İl Müdürü Veysi Kaya, "715 kişinin hak sahipliğini askıya aldık. Valimiz de o dönem açıklama yaptı. Ne yazık ki bu durumu fırsata çevirmek isteyen insanlar vardı. CİMER ve diğer şikayetler totalde 391’i bulunca valiliğimiz bununla ilgili bir çalışma başlattı. Gerçekten inceleyince biz de çok şaşırdık. Bu derecede rakam beklemiyorduk. Vatandaşlar bizi şaşırtıyor ama olacak sonuç itibarıyla nefsi bir şey bu. Herkes kendine bir şey istiyor, olmayan eve ev verilmiş, mesela 2010’da yıkılmış bir ev ortofoto görüntülerinden incelediğimiz zaman uzun süredir orada konut yok, ahırları ev gibi göstermişler. Başkalarının malını kendilerininmiş gibi göstermeye çalışmışlar" diye konuştu. "200 kişiye yakın bir tespitimiz oldu, tamamını iptal ettik" Afetzedelere yardım etmeye çalışırken böyle durumlara karşılaşmanın kendilerini üzdüğünü dile getiren Kaya, "Vatandaş, başkasının evini 1992’de ya da 2020’de hak sahipliği olan evi bir daha gösterip hak sahipliği almaya çalışmış. Bunları detaylı inceledik küçümsenmeyecek derecede yaklaşık 200 kişiye yakın bir tespitimiz oldu. Tamamını iptal ettik. 8 insan yanlış, 1 insan doğruysa bile her zaman o doğruyu bulmaya çalıştık. O yüzden ince eleyip sık dokuduk. Olabildiğince minimize etmeye çalıştık. Gerçekten maddi durumu kötü olan vatandaşlarımız oluyor. Konutlarına bakınca eski, metruk gibi görünen yapıları yerinde inceledik. Bir daha teknik ekipler oluşturduk. Valimizin emriyle 2 çalışma komisyonu oluşturduk. Vali yardımcımızın başkanlığında bir üst komisyon oluşturduk. Bir de teknik komisyon oluşturduk. Burada bizim derdimiz 8 kişi hak etmiyorsa bile hak eden 1 kişiyi bulalım. O 9’uncu kişi yanlış olmasın. Olabildiğince detaylı incelemelerin sonucunda yaklaşık 200 kişinin hak sahipliğini iptal ettik" şeklinde konuştu. "Bu kadar insanımızı kaybettik, bundan hiç ders çıkarmadık mı" 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde yaşananları da hatırlatan Müdür Kaya, "Evi olmayan, evle ilişkisi olmayan ahır, ağıl, uzun süre önce terk edilmiş yerlere hak sahipliği vermemiz mümkün değil. Ne kamu yararına ne de etik vicdana uyar. Ülkemiz 2023 gibi koskoca bir deprem yaşamışken böyle bir şeyden menfaat sağlamanın bir mantığını da bulamıyorum. Biz bu kadar büyük bir afet atlattık ama arkasından bundan çıkar sağlamaya çalışıyorlar. Hiç mi ders çıkarmadık bu işten. Bu kadar insanımızı kaybettik, bundan hiç ders çıkarmadık mı. Vatandaş 30-40 yıl önce köyünü terk etmiş, orada kalan köylüler onun evinden hak sahipliği almaya çalışmış. Çok ironik bir tablo, yaklaşık 60 kişinin konutla hiçbir illiyet bağının olmadığını tespit ettik. Başkasının evinden hak sahipliği almaya çalışıyor. O yüzden biz 7269 sayılı kanunumuz, hak sahipliği yönetmeliğimiz çerçevesinde iş ve işlemlerimizi yürütüyoruz. Hiç kimsenin mağdur edilmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. 100 kişiyi tekrar inceleyip 1 kişiyi kabul etmemiz gerekirse bile bir daha yapacağız. Bıkmayacağız, usanmayacağız. Hiç kimsenin bizden dolayı mağdur olmasına müsaade etmeyeceğiz" dedi.
Tunceli’de hak sahipliği skandalı: Ahırları ev gibi, yıkılmış evleri varmış gibi göstermişler
29 Eylül 2025 Pazartesi - 11:02 Tunceli’de hak sahipliği skandalı: Ahırları ev gibi, yıkılmış evleri varmış gibi göstermişler Tunceli’de, CİMER ve diğer kanallardan yapılan şikayetlerle başlayan incelemelerde usulsüzlük yaptığı tespit edilen 715 kişinin hak sahipliği askıya alındı. Asrın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş depremleri sonrası afetzedelere sağlanan hak sahipliği sürecinde Tunceli’de beklenmedik bir tablo ortaya çıktı. Vatandaşlardan gelen 391 şikayetin ardından Tunceli Valiliği ve AFAD tarafından detaylı bir araştırma başlatıldı. Yapılan incelemelerde, uzun yıllar önce yıkılmış ya da terk edilmiş yapıları ev gibi gösteren, başkasına ait mülkü kendi hakkıymış gibi beyan eden ve ahırları konut gibi sunan çok sayıda usulsüzlük tespit edildi. AFAD ekiplerinin titiz çalışması sonucunda 715 kişinin hak sahipliği askıya alınırken, 200 kişinin sahte hak sahipliği başvurusu ortaya çıkarılarak iptal edildi. AFAD Tunceli İl Müdürü Veysi Kaya, "Vatandaş başkasının evini, 1992’de ya da 2020’de hak sahipliği olan evi bir daha gösterip hak sahipliği almaya çalışmış. Bunları detaylı inceledik küçümsenmeyecek derecede yaklaşık 200 kişiye yakın bir tespitimiz oldu. Tamamını iptal ettik" dedi. "Ahırları ev gibi göstermişler" CİMER ve diğer kanallardan gelen 319 şikayet üzerine detaylı inceleme başlattıklarını belirten AFAD Tunceli İl Müdürü Veysi Kaya, "715 kişinin hak sahipliğini askıya aldık. Valimiz de o dönem açıklama yaptı. Ne yazık ki bu durumu fırsata çevirmek isteyen insanlar vardı. CİMER ve diğer şikayetler totalde 391’i bulunca valiliğimiz bununla ilgili bir çalışma başlattı. Gerçekten inceleyince biz de çok şaşırdık. Bu derecede rakam beklemiyorduk. Vatandaşlar bizi şaşırtıyor ama olacak sonuç itibariyle nefsi bir şey bu. Herkes kendine bir şey istiyor, olmayan eve ev verilmiş, mesela 2010’da yıkılmış bir ev ortofoto görüntülerinden incelediğimiz zaman uzun süredir orada konut yok, ahırları ev gibi göstermişler. Başkalarının malını kendilerininmiş gibi göstermeye çalışmışlar" diye konuştu. "200 kişiye yakın bir tespitimiz oldu. Tamamını iptal ettik" Afetzedelere yardım etmeye çalışırken böyle durumlara karşılaşmanın kendilerini üzdüğünü dile getiren Kaya, "Vatandaş, başkasının evini 1992’de ya da 2020’de hak sahipliği olan evi bir daha gösterip hak sahipliği almaya çalışmış. Bunları detaylı inceledik küçümsenmeyecek derecede yaklaşık 200 kişiye yakın bir tespitimiz oldu. Tamamını iptal ettik. 8 insan yanlış, 1 insan doğruysa bile her zaman o doğruyu bulmaya çalıştık. O yüzden ince eleyip sık dokuduk. Olabildiğince minimize etmeye çalıştık. Gerçekten maddi durumu kötü olan vatandaşlarımız oluyor. Konutlarına bakınca eski, metruk gibi görünen yapıları yerinde inceledik. Bir daha teknik ekipler oluşturduk. Valimizin emriyle 2 çalışma komisyonu oluşturduk. Vali yardımcımızın başkanlığında bir üst komisyon oluşturduk. Bir de teknik komisyon oluşturduk. Burada bizim derdimiz 8 kişi hak etmiyorsa bile hak eden 1 kişiyi bulalım. O 9’uncu kişi yanlış olmasın. Olabildiğince detaylı incelemelerin sonucunda yaklaşık 200 kişinin hak sahipliğini iptal ettik" şeklinde konuştu. "Bu kadar insanımızı kaybettik, bundan hiç ders çıkarmadık mı" 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde yaşananları da hatırlatan Müdür Kaya, "Evi olmayan, evle ilişkisi olmayan ahır, ağıl, uzun süre önce terk edilmiş yerler hak sahipliği vermemiz mümkün değil. Ne kamu yararına ne de etik vicdana uyar. Ülkemiz 2023 gibi koskoca bir deprem yaşamışken böyle bir şeyden menfaat sağlamanın bir mantığını da bulamıyorum. Biz bu kadar büyük bir afet atlattık ama arkasından bundan çıkar sağlamaya çalışıyorlar. Hiç mi ders çıkarmadık bu işten. Bu kadar insanımızı kaybettik, bundan hiç ders çıkarmadık mı. Vatandaş 30-40 yıl önce köyünü terk etmiş, orada kalan köylüler onun evinden hak sahipliği almaya çalışmış. Çok ikonik bir tablo, yaklaşık 60 kişinin konutla hiçbir illiyet bağının olmadığını tespit ettik. Başkasının evinden hak sahipliği almaya çalışıyor. O yüzden biz 7269 sayılı kanunumuz, hak sahipliği yönetmeliğimiz çerçevesinde iş ve işlemlerimizi yürütüyoruz. Hiç kimsenin mağdur edilmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. 100 kişiyi tekrar inceleyip 1 kişiyi kabul etmemiz gerekirse bile bir daha yapacağız. Bıkmayacağız, usanmayacağız. Hiç kimsenin bizden dolayı mağdur olmasına müsaade etmeyeceğiz" dedi.
Türkiye’de ilk kez baraj gölü üzerinde, feribot içerisinde defile düzenlendi
28 Eylül 2025 Pazar - 09:30 Türkiye’de ilk kez baraj gölü üzerinde, feribot içerisinde defile düzenlendi Tunceli’nin Pertek ilçesinde, Keban Baraj Gölü üzerinde Türkiye’de ilk kez bir feribotta defile düzenlendi. Renkli görüntülere sahne olan defile büyük ilgi çekti. Tunceli’nin Pertek ilçesinde, Keban Baraj Gölü üzerinde Türkiye’de ilk kez bir feribotta defile gerçekleştirildi. "Kaleden Podyuma, Bir Pertek Rüyası" adıyla düzenlenen etkinlik, terörsüz bir Türkiye’nin sanat ve kültürle buluşmasının simgesi oldu. Pertek Kaymakamlığı ve belediyesi öncülüğünde Pertek Kalesi manzarası eşliğinde gerçekleşen defileye çok sayıda davetli katıldı. Gecede, Tunceli’nin köklü kültürel mirası ve modern tasarımlar birleşerek podyuma yansıdı. Tunceli’nin artık bir turizm ve huzur şehri olarak Türkiye’nin cazibe merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirten Vali Şefik Aygöl, "Biliyoruz ki bir şehirde barış hakimse orada sanat filizlenir, kültür kök salar ve turizm canlanır" dedi. "Barış hakimse orada sanat filizlenir" Açıklamalarda bulunan Vali Aygöl, "Tunceli artık sadece doğal güzellikleriyle değil, köklü tarihi mirası, zengin kültürü, sanatla iç içe geçmiş yapısı ve en önemlisi huzuruyla anılan bir şehir konumundadır. Hepimizin bildiği gibi huzur olmadan ne turizmden ne de kalkınmadan bahsetmek mümkün değildir. Hamd olsun bugün Tunceli güven ve barış iklimiyle birlikte artık bir turizm ve huzur şehri olarak Türkiye’nin cazibe merkezlerinden biri olma yolunda ilerlemektedir. Pertek ise bu yolculuğun en önemli duraklarından biridir. Sahip olduğu tarihi kale kültürel değerler, baraj gölüyle birleşen eşsiz doğası ve misafirperver insanıyla adeta Anadolu’nun saklı bir hazinesidir. İşte bu akşam burada düzenlenen ’Kaleden Podyuma Bir Pertek Rüyası’ defilesi de bu hazineyi gün yüzüne çıkaran değerli bir adımdır. Bu defile sadece bir moda etkinliği değil, aynı zamanda Tunceli’nin huzur ve güven ortamında, sanatla kültürle, estetikle buluşmasında en güçlü sembollerinden biridir. Çünkü biliyoruz ki bir şehirde barış hakimse orada sanat filizlenir, kültür kök salar, turizm canlanır. Bu şehir artık göçün ya da olumsuz algıların değil, turizmin, huzurun, kardeşliğin ve gelişmenin şehridir" diye konuştu.
Şair ve yazarların kayıp eserleri asırlar sonra gün yüzüne çıkıyor
27 Eylül 2025 Cumartesi - 12:44 Şair ve yazarların kayıp eserleri asırlar sonra gün yüzüne çıkıyor Türk edebiyatına yön vermiş önemli müelliflerin kayıp eserleri, Doç. Dr. İlyas Kayaokay’ın çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkıyor. Munzur Üniversitesi TÖMER Müdürü ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi olan Doç. Dr. İlyas Kayaokay, akademik çalışmalarının yanı sıra el yazma eser koleksiyoneri olarak da tanınıyor. Henüz 31 yaşında doçent unvanı alan Kayaokay, bugüne kadar 15 kitap ve 140’dan fazla akademik makaleye imza attı. Kayaokay, ayrıca uzun yıllardır sahaf, müzayede ve çeşitli koleksiyonlardan Osmanlı dönemine ait eserler toplamaya devam ediyor. Arşivinde 200 yıllık altın varaklı tezhipli Kur’an nüshası, şair divanları, cönkler, mecmualar ve risaleler gibi yüzlerce el yazma bulunuyor. Kayaokay, bu eserleri akademik yayınlarla literatüre kazandırıyor. Koleksiyonundaki yazmalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Kayaokay, "Bugün Yazma Eserler Kurumu veri tabanında kayıtlı 640 bin civarında yazma ve matbu eser vardır. Kanaatimce kayıt dışı olan eser ve belgelerle birlikte bu sayı 3 milyonu aşmaktadır. Yaklaşık 8 yıldır akademik çalışmalarımın temelini kütüphanelere intikal etmemiş bu yazmalar teşkil etmektedir. Sahaflardan, müzayedelerden, koleksiyonerlerden bazen de köylerden el yazma ve eski basma eser toplamaktayım. Her eseri alamıyorum umumiyetle ünik nüsha dediğimiz nadide yazmaları almaya çalışıyorum. Ekseriyeti yalnızca şahsî kütüphanemde yer alan kırk kadar ünik nüsha mevcuttur. İçlerinde müellif hattı dediğimiz bizzat yazarın kendi eliyle yazdığı bir kısmı literatürde kayıp olarak addedilen eserler de mevcuttur. Tabi bunların pek çoğunu ilmî çalışmalarla neşrettim" dedi. "İlk defa toplu şekilde yayımlamak da bize nasip oldu" Pir Sultan Abdal ve Yeminî’nin yeni şiirleri ve Tevfik Fikret’in Ahmed Şuayb için yazdığı mersiyeden bahseden Doç. Dr. Kayaokay, "Yakın zamanda aldığım bir Alevî-Bektaşî cönkü içerisinde, yaşadığımız coğrafyanın Yedi Ulu Ozan’ı arasında gösterilen Pir Sultan Abdal’ın daha evvel hiçbir kaynakta yayımlanmamış bir manzumesini buldum. H.1230/M.1814-15 yılında istinsah edilmiş 18 sayfalık bu cönkteki şiir, devriyye türünde ve 11’li hece ölçüsüyle yazılmış beş bendlik bir nefestir. Muhtemelen bir Alevî-Bektaşî’nin tertip ettiği bu cönkte, Fazilet-nâme adlı eseriyle meşhur Yeminî’nin de bilinmeyen bir gazeli bulunmaktadır. Yeminî’nin başka cönk ve mecmualarda tespit edebildiğim şiirlerini ilk defa toplu şekilde yayımlamak da bize nasip oldu. Ayrıca Recep Vahyî’nin bizzat kendi eliyle yazdığı, bugüne kadar kayıp olarak bilinen İhtisâsât adlı eseri içinde Tevfik Fikret’in hiçbir şiir külliyatına girmemiş bir şiirini de keşfettim. Bu şiir, terza-rima şeklinde yazılmış 12 üçlükten oluşmaktadır. Mezkur manzume, 15 Aralık 1910 tarihinde henüz 34 yaşındayken ani bir apandisit rahatsızlığından vefat eden Servet-i Fünûn devrinin meşhur münekkitlerinden Ahmed Şuayb için kaleme alınmış bilinmeyen bir mersiyedir" şeklinde konuştu. "Ülkemizdeki yazma eserler bizim millî hazinemizdir" Doç Dr. Kayaokay, "Şimdi yeni aldığımız bu mecmuada da birkaç şairin yanı sıra Aziz Mahmud Hüdayî’nin yayımlanmamış şiirleri olduğunu görüyoruz. İnşallah yakın zamanda bu ve diğer yazmaları da ilim âlemine tanıtacağız. Ülkemizdeki yazma eserler bizim millî hazinemizdir; bunları korumak, gün yüzüne çıkarmak ve yurtdışına kaçırılmasını önlemek vatani bir vazifedir" dedi.
Şair ve yazarların kayıp eserleri asırlar sonra gün yüzüne çıkıyor
27 Eylül 2025 Cumartesi - 11:35 Şair ve yazarların kayıp eserleri asırlar sonra gün yüzüne çıkıyor Türk edebiyatına yön vermiş önemli müelliflerin kayıp eserleri, Doç. Dr. İlyas Kayaokay’ın çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkıyor. Munzur Üniversitesi TÖMER Müdürü ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi olan Doç. Dr. İlyas Kayaokay, akademik çalışmalarının yanı sıra el yazma eser koleksiyoneri olarak da tanınıyor. Henüz 31 yaşında doçent unvanı alan Kayaokay, bugüne kadar 15 kitap ve 140’dan fazla akademik makaleye imza attı. Kayaokay, ayrıca uzun yıllardır sahaf, müzayede ve çeşitli koleksiyonlardan Osmanlı dönemine ait eserler toplamaya devam ediyor. Arşivinde 200 yıllık altın varaklı tezhipli Kur’an nüshası, şair divanları, cönkler, mecmualar ve risaleler gibi yüzlerce el yazma bulunuyor. Kayaokay, bu eserleri akademik yayınlarla literatüre kazandırıyor. Koleksiyonundaki yazmalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Kayaokay, "Bugün Yazma Eserler Kurumu veri tabanında kayıtlı 640 bin civarında yazma ve matbu eser vardır. Kanaatimce kayıt dışı olan eser ve belgelerle birlikte bu sayı 3 milyonu aşmaktadır. Yaklaşık 8 yıldır akademik çalışmalarımın temelini kütüphanelere intikal etmemiş bu yazmalar teşkil etmektedir. Sahaflardan, müzayedelerden, koleksiyonerlerden bazen de köylerden el yazma ve eski basma eser toplamaktayım. Her eseri alamıyorum umumiyetle ünik nüsha dediğimiz nadide yazmaları almaya çalışıyorum. Ekseriyeti yalnızca şahsî kütüphanemde yer alan kırk kadar ünik nüsha mevcuttur. İçlerinde müellif hattı dediğimiz bizzat yazarın kendi eliyle yazdığı bir kısmı literatürde kayıp olarak addedilen eserler de mevcuttur. Tabi bunların pek çoğunu ilmî çalışmalarla neşrettim" dedi. "İlk defa toplu şekilde yayımlamak da bize nasip oldu" Pir Sultan Abdal ve Yeminî’nin yeni şiirleri ve Tevfik Fikret’in Ahmed Şuayb için yazdığı mersiyeden bahseden Doç. Dr. Kayaokay, "Yakın zamanda aldığım bir Alevî-Bektaşî cönkü içerisinde, yaşadığımız coğrafyanın Yedi Ulu Ozan’ı arasında gösterilen Pir Sultan Abdal’ın daha evvel hiçbir kaynakta yayımlanmamış bir manzumesini buldum. H.1230/M.1814-15 yılında istinsah edilmiş 18 sayfalık bu cönkteki şiir, devriyye türünde ve 11’li hece ölçüsüyle yazılmış beş bendlik bir nefestir. Muhtemelen bir Alevî-Bektaşî’nin tertip ettiği bu cönkte, Fazilet-nâme adlı eseriyle meşhur Yeminî’nin de bilinmeyen bir gazeli bulunmaktadır. Yeminî’nin başka cönk ve mecmualarda tespit edebildiğim şiirlerini ilk defa toplu şekilde yayımlamak da bize nasip oldu. Ayrıca Recep Vahyî’nin bizzat kendi eliyle yazdığı, bugüne kadar kayıp olarak bilinen İhtisâsât adlı eseri içinde Tevfik Fikret’in hiçbir şiir külliyatına girmemiş bir şiirini de keşfettim. Bu şiir, terza-rima şeklinde yazılmış 12 üçlükten oluşmaktadır. Mezkur manzume, 15 Aralık 1910 tarihinde henüz 34 yaşındayken ani bir apandisit rahatsızlığından vefat eden Servet-i Fünûn devrinin meşhur münekkitlerinden Ahmed Şuayb için kaleme alınmış bilinmeyen bir mersiyedir" şeklinde konuştu. "Ülkemizdeki yazma eserler bizim millî hazinemizdir" Doç Dr. Kayaokay, "Şimdi yeni aldığımız bu mecmuada da birkaç şairin yanı sıra Aziz Mahmud Hüdayî’nin yayımlanmamış şiirleri olduğunu görüyoruz. İnşallah yakın zamanda bu ve diğer yazmaları da ilim âlemine tanıtacağız. Ülkemizdeki yazma eserler bizim millî hazinemizdir; bunları korumak, gün yüzüne çıkarmak ve yurtdışına kaçırılmasını önlemek vatani bir vazifedir" dedi. (FD-CK-