Yerel Haberler
Tunceli
19 Nisan 2026 Pazar - 16:05 Gülistan Doku soruşturmasında Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadeleri ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Son tutuklanan isim ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel olmuştu. Sonel’in jandarmadaki ifadeleri ortaya çıktı. Umut Altaş’ı lise arkadaşı olmasından dolayı tanıdığını aktaran Mustafa Türkay Sonel, "Umut Altaş’ın aile düzeni bozuktur. Bunu da şahit olduğum beraber olduğumuz bir ortamda anne babasının sürekli kavga ettiğini ve durumlardan çok rahatsız olduğunu hatta 2 dayanılmaz bir hale gelerek bileğini cama vurarak kestiğinden dolayı biliyorum. Umut Altaş’ın abisi Sidar Altaş’ın ismini bilmediğim sevgilisi benim hakkımda Umut’a yönelik olarak sürekli ‘valinin oğlu ile arkadaşlık mı yapılır’ dediğini başkalarından duymuştum. Ancak Sidar Altaş kız arkadaşının dediği konulara hiçbir zaman katılmamış, bana boş ver onun söylediklerine takılma demiştir. Umut Altaş’ın babası Celal Altaş da arkadaşımın babası olmasından dolayı tanırım. Umut Altaş ile Tunceli’den ayrıldıktan sonra çok görüşmedim ancak üniversiteye başladığım zaman bana hayırlı olsuna Uğurcan Açıkgöz, Umut Altaş, Ercem Çelebi ziyarete İstanbul’a bir kaz defa gelmişlerdi. Umut Altaş ile son fiziki görüşmem o tarihtir" "Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir" Gülistan Doku’yu tanıyor musun sorusuna Sonel, "Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Her hangi bir yerde herhangi bir sürekle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişim olmadı. Sadece kaybından sonda herkes gibi bende basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiç birisi Gülistan Doku tanımazdı. Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün 2019-2020 yıllarında kullandıkları hatlardan başka hatları veya patates hat diye tabir edilen hatlar konusunda ne desem yalan olur, bilmiyorum çünkü. Mesela benim numaram çocukluğumdan beri aynıdır, hiç değişmedi, yıllardır da benden başkası bu hattı kullanmaz" diye konuştu. Alınan tanık beyanlarında bir kadını hamile bıraktığının sorulması üzerine Sonel, "Böyle bir durum söz konusu bile olamaz, öyle bir durum varsa ispatlasınlar" dedi. "Benim ateşli silahım yoktur" Umut Altaş’ın "Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum" ifadelerine yanıt veren Sonel, "Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur. Bana AİRSOFT sporunu lise arkadaşım olan o dönem MİT müdürünün oğlu Oğulcan öğretmişti. Bu spor hobilerim arasında olduğu için bu sporda kullanılan boncuk atan (fosforlu, kırmızı, yeşil, beyaz renk) Hatta bu spora ait evin bahçesinde oynadığımıza dair birçok fotoğraf ve video telefonumda mevcuttur hatta bu sporda kullanılan silahların hepsinin faturası mevuttur. Bu sporda kullanılan silahları İzmir Av Market Airsoft isimli sarı renkli internet sitesinden sipariş verirdik. Hatta bu sporda kullanılan silahların boncuklarını da bu siteden sipariş verirdik. Bu silahlarda kullanılan boncuklara B.B denir ve pahalı olduğu için bir sonraki için kullandığımız zamanlarda tekrar yerden toplardık" cümlelerini kullandı. "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum" Gençlik merkezine gidip gitmediği sorulan Sonel, "Ben gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir. Ben o dönem arkadaşlarımla okuduğum Özel Uğur Temel Lisesinin karşısında bulunan kütüphaneye ders çalışmaya giderdik. Bu kütüphaneye genelde soy ismini hatırlamadığım Ünsal, Uğurcan, Şafak ve hatırlayamadığım birkaç dershane ve okul arkadaşlarımla giderdim" Ardında ekipler, daraltılmış baz raporunda gençlik merkezi binasında bulunduğunun tespit edildiği ve kimlerle ne amaçla gittiğini sorması üzerine Sonel, aradan çok zaman geçtiği için bu konuyla ilgili bir fikrinin olmadığını söyledi. "Tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur" Uğurcan Açıkgöz ile 04 Ocak 2020 günü 54 saniyelik görüşme ve gizli tanık beyanındaki tecavüz olayı soruldu. Sonel ifadesinde, "Bana bahsettiğiniz telefon konuşmalarının içeriklerini uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Bu konu çok korkunç ve iğrenç bir durumdur. Benim de bir kız kardeşim var. Yanlış hatırlamıyorsam bahsettiğiniz Hanımeli cafenin sahibinin oğlu Sidar Elma bizim arkadaş grubunda okul arkadaşımdır. Hatta kendisine apple diyerek takılırdık. Bu arada ben bu hanımeli isimli kafeye bir yada iki kere gitmişimdir. O da arkadaşlarım Umut Altaş ve Ekincan’ın bu kafenin tatlılarını sevmeleridir. Ben zaten tatlı seven bir insan değilim geçerken onlar için oraya uğrar paket olarak tatlıları alırdık. Hatta bana da tatlı yememi ısrar ederlerdi ancak ben tatlı yemezdim. Ben en çok Balkon isimli kafeye giderdim" diye konuştu. "Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum" Umut Altaş ile yapılan telefon görüşmelerinin yönetilmesi sonrası Sonel, "Ben bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği hatırlamam mümkün değildir. Belki bir oyun ile ilgili, belki sınav dönemi ile ilgili, belki üniversite seçimi ile ilgili olarak konuşmuş olabilirim. Birisinin doğum günü için konuşmuş olabilirim. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir bilgim ve ilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa yapan kişi aşağılık birisidir. Tekrar ediyorum benimde bir kız kardeşim var. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Bende bir üniversite öğrencisiyim benimde çevrem, komşularım, kız ve erkek arkadaşlarım var. Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistanın gözü yaşlı annenin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum"
Tunceli’de Vefa Ekipleri 80 haneyi temizliyor
05 Ağustos 2025 Salı - 14:08 Tunceli’de Vefa Ekipleri 80 haneyi temizliyor Tunceli’de Vefa Ekipleri 80 haneye ayda iki kez temizlik hizmeti veriyor. Tunceli Valisi Vali Şefik Aygöl, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nü ziyaret ederek il genelinde yürütülen sosyal yardım ve hizmet çalışmaları hakkında detaylı bilgi aldı. Ziyarette, Tunceli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde vatandaşlara sunulan destekler ve projeler masaya yatırıldı. Yapılan bilgilendirmede bin 250 haneye düzenli olarak ayni ve nakdi yardım ulaştırıldığı, ’Vefa Projesi’ kapsamında 80 haneye ayda iki kez temizlik hizmeti verildiği, ’Aşevi Projesi’ ile 280 haneye günlük sıcak yemek sağlandığı, 2022 sayılı Kanun kapsamında 800 vatandaşın engelli, yaşlı ve engelli yakını maaşından yararlandığı belirtildi. Vali Aygöl, "Tunceli’de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımızı ziyaret ettik. Arkadaşlarımızın bize ihtiyacı olan vatandaşlarımıza şefkatle ve vefa ile hizmet ettiklerini gördük. Bin 250 hanemize aktif olarak destek verdiğimizi gördük. Ayrıca ülke genelinde olduğunu gibi şehrimizde de çok güzel bir şekilde uygulanan vefa guruplarımız var. Bu vefa guruplarımız belediyemizle birlikte vatandaşlarımızla günlük sıcak yemek ulaştırdığımız gibi ayrıca 80 haneye temizlik hizmeti götürüyoruz. İhtiyaçlar halinde guruplar evlere gidip vatandaşlarımızın temizlik hizmetini yaparak yardımcı oluyorlar. Bize ihtiyacı olan vatandaşlarımızın bugüne kadar yanında olduğumuz gibi bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Baba-oğul her yaz memleketlerini gezerek davul-zurna çalıyor
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 12:09 Baba-oğul her yaz memleketlerini gezerek davul-zurna çalıyor İstanbul’da yaşayan Tuncelili mey ve zurna eğitmeni, oğluyla birlikte her yıl geldiği memleketinde ilçeleri gezerek oğluna hem yöresel kültürü öğretiyor hem de birlikte davul-zurna çalarak gelişimine katkı sunuyor. Baba oğula bu yıl mey ve zurna eğitimi alan öğrencisi de eşlik etti. İstanbul’da yaşayan Tuncelili mey ve zurna eğitmeni Ali Basık (49) oğlu Ali’nin henüz 6 aylıkken, çaldığı mey ve zurnaya tepki verdiği görünce 2 yaşında kendisine küçük bir asma davul aldı. O tarihten beri babasının verdiği eğitimle asma davul çalan Ali, şimdilerde 12 yaşında. Babasının çaldığı zurnaya davuluyla eşlik eden Ali, bu süreç içerisinde kendisini son derece geliştirdi. Her yıl memleketi Tunceli’ye gelen Baba Ali Basık, ilçeleri gezerek oğluna hem yöresel kültürü öğretiyor hem de zaman zaman oğluyla düğünlere katılıyor. Bu yıl oğlunun yanı sıra mey ve zurna eğitimi veren öğrencisi Umut Rüzgar Yıldırım’ı da alan baba Ali Basık, Pülümür ilçesinde hem oğlu hem de öğrencisiyle birlikte mini bir dinleti gerçekleştirdi. İstanbul’un Sultangazi ilçesinde mey ve zurna eğitmenliği yaptığını dile getiren Ali Basık, "Şu anda memleketime geldim. İlçelerimi dolaşıyorum. Oğlumla, öğrencimle beraber buradaki kültürü onlara anlatmaya çalışıyorum. Bu gün öğrencimle kayıt yaptık. Mey ve zurna dersleriyle ilgili bilgiler paylaştık. Pülümür’de düzenlenen Müzik Köyü etkinliklerine katıldık. Yöremize her yıl geliyorum. Burada oğlumla beraber düğünlerde çalıyoruz" dedi. Oğlu Ali’nin 2 yaşından beri asma davul çaldığını aktaran baba Ali Basık, "Oğlum 6 aylıkken kundakta üç, dört nota sesi veriyordum ve tepki gösteriyordu. Bundan dolayı bu çocukta müzik kulağı var dedim. Sonra kendisine küçük bir asma davul aldım. O davulla çalmaya başladı. Bu arada kısa hem oğluma hatıra olsun hem de kültürümüz için kısa videolar çekip kayıt altına aldım . Şu anda 12 yaşında ve 2 yaşından beri davul çalıyor. Ayrıca bateri de çalabiliyor" diye konuştu. 2 yaşından beri davul çaldığını ifade eden Ali ise, "Tunceli Ovacık Eğripınar köylüyüm. Düğünlere gidiyorum. Babam, yanlış bir şey çaldığım zaman beni uyarıyor ve hemen düzeltiyorum. Babam, benimle çok ilgileniyor. Bu işi yaptığım için çok mutluyum" şeklinde konuştu. Basık’ın öğrencisi Umut Rüzgar Yıldırım da Bakırköy Güzel Sanatlar Lisesi Türk Halk Müziği bölümünde okuduğunu belirterek, "Müzik serüvenine korona zamanlarında Soner Altıkulaç bağlama hocamla başladım. İlerleyen zamanlarda aslında müzik okumayı düşünmüyordum. Ama sonra müziğin bana ve herkese huzur verdiğini ve insanlara sağlıklı geldiğini düşündüm. Beni iyileştirdiği gibi herkesi iyileştirebilir diye düşündüm. Okuluma başladığım zaman ana enstrüman olarak Azerbaycan Tarı çalıyorum. Lakin çocukluğumdan beri mey ve zurnaya bir merakım vardı. Bu merakımla Soner hocam beni Ali Basık hocamla tanıştırdı. 1,5 yıldır Ali Basık hocamla mey, turna çalışmaları yapıyoruz. Burada Müzik Köyü Atölyesi’ne katıldım. Bazı kurslara çalmanın yanında bağlama hocamla düğün dernek işlerine de gidiyorum" ifadelerini kullandı.
Baba-oğul her yaz memleketlerini gezerek davul zurna çalıyor
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:59 Baba-oğul her yaz memleketlerini gezerek davul zurna çalıyor İstanbul’da yaşayan Tuncelili mey ve zurna eğitmeni Ali Basık, oğlu Ali ile birlikte her yıl geldiği memleketinde ilçeleri gezerek oğluna hem yöresel kültürü öğretiyor hem de birlikte davul-zurna çalarak gelişimine katkı sunuyor. Baba oğula bu yıl mey ve zurna eğitimi alan Umut Rüzgar Yıldırım da eşlik etti. İstanbul’da yaşayan Tuncelili mey ve zurna eğitmeni Ali Basık (49) oğlu Ali’nin henüz 6 aylıkken, çaldığı mey ve zurnaya tepki verdiği görünce 2 yaşında kendisine küçük bir asma davul aldı. O tarihten beri babasının verdiği eğitimle asma davul çalan Ali, şimdilerde 12 yaşında. Babasının çaldığı zurnaya davuluyla eşlik eden Ali, bu süreç içerisinde kendisini son derece geliştirdi. Her yıl memleketi Tunceli’ye gelen Baba Ali Basık, ilçeleri gezerek oğluna hem yöresel kültürü öğretiyor hem de zaman zaman oğluyla düğünlere katılıyor. Bu yıl oğlunun yanı sıra mey ve zurna eğitimi veren öğrencisi Umut Rüzgar Yıldırım’ı da alan baba Ali Basık, Pülümür ilçesinde hem oğlu hem de öğrencisiyle birlikte mini bir dinleti gerçekleştirdi. İstanbul Sultangazi’de mey ve zurna eğitmenliği yaptığını dile getiren Ali Basık, "Şu anda memleketime geldim. İlçelerimi dolaşıyorum. Oğlumla, öğrencimle beraber buradaki kültürü onlara anlatmaya çalışıyorum. Bu gün öğrencimle kayıt yaptık. Mey ve zurna dersleriyle ilgili bilgiler paylaştık. Pülümür’de düzenlenen Müzik Köyü etkinliklerine katıldık. Yöremize her yıl geliyorum. burada oğlumla beraber düğünlerde çalıyoruz" dedi. Oğlu Ali’nin 2 yaşından beri asma davul çaldığını aktaran baba Ali Basık, "Oğlum 6 aylıkken kundakta üç, dört nota sesi veriyordum ve tepki gösteriyordu. Bundan dolayı bu çocukta müzik kulağı var dedim. Sonra kendisine küçük bir asma davul aldım. O davulla çalmaya başladı. Bu arada kısa hem oğluma hatıra olsun hem de kültürümüz için kısa videolar çekip kayıt altına aldım . Şu anda 12 yaşında ve 2 yaşından beri davul çalıyor. Ayrıca bateri de çalabiliyor" diye konuştu. 2 yaşından beri davul çaldığını ifade eden Ali ise, "Tunceli Ovacık Eğripınar Köylüyüm. Düğünlere gidiyorum. Babam, yanlış bir şey çaldığım zaman beni uyarıyor ve hemen düzeltiyorum. Babam, benimle çok ilgileniyor. Bu işi yaptığım için çok mutluyum" şeklinde konuştu. Basık’ın öğrencisi Umut Rüzgar Yıldırım da Bakırköy Güzel Sanatlar Lisesi Türk Halk Müziği bölümünde okuduğunu belirterek, "Müzik serüvenine korona zamanlarında Soner Altıkulaç bağlama hocamla başladım. İlerleyen zamanlarda aslında müzik okumayı düşünmüyordum. Ama sonra müziğin bana ve herkese huzur verdiğini ve insanlara sağlıklı geldiğini düşündüm. Beni iyileştirdiği gibi herkesi iyileştirebilir diye düşündüm. Okuluma başladığım zaman ana enstrüman olarak Azerbaycan Tarı çalıyorum. Lakin çocukluğumdan beri mey ve zurnaya bir merakım vardı. Bu merakımla Soner hocam beni Ali Basık hocamla tanıştırdı. Bir buçuk yıldır Ali Basık hocamla mey, turna çalışmaları yapıyoruz. Burada Müzik Köyü Atölyesine katıldım. Bazı kurslara çalmanın yanında bağlama hocamla düğün dernek işlerine de gidiyorum" ifadelerini kullandı. (ET-CK-