Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Tunceli
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 18:58:03
Gülistan Doku soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir tutuklandı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 10 şüpheli tutuklanırken 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Öte yandan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir, savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı. Bursa’dan Tunceli’ye getirilen ve Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’nda ifadesi alınan Özdemir, bugün adliyeye sevk edildi. Mahkeme karşısına çıkartılan Özdemir, tutuklandı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 18:16
Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten
Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında firari şüpheli Umut Altaş’ın geçici tutuklanması ve kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranması için resmi süreç başladı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 10 şüpheli tutuklanırken, 3 şüpheli de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir de bugün savcılığa sevk edilmişti. Öte yandan Adalet Bakanlığı, Amerika’da bulunan firari şüpheli Umut Altaş’ın iade dosyasını hem ABD makamlarına iletilmek hem de INTERPOL Genel Sekreterliği tarafından kırmızı bülten yayımlanmasını sağlamak amacıyla ilgili bakanlıklara gönderdi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 13:47
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir adliyeye sevk edildi
Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Devlet Hastanesi başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 10 şüpheli tutuklanırken 3 şüpheli de asli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Öte yandan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi kadın doğum uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı. Bursa’dan Tunceli’ye getirilen ve Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’nda ifadesi alınan Özdemir, adliyeye sevk edildi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 08:59
Gülistan Doku soruşturmasında koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı
Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 10 şüpheli tutuklanırken, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Tutuklanan dönemin Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Eroğlu, Gülistan Doku’nun yedek SIM kartını ihraç polis memuru Gökhan Ertok’a kimin talimatı ile gönderdiği sorusu üzerine ifadesinde, "Ben bu konuyu ayrıntılı ve uzun uzun anlatmak istiyorum. Doku ailesi arama çalışmaları sürerken yukarıda da belirttiğim üzere vali beyi arama çalışmalarını takip amaçlı ziyarete geldiler. Bu ziyaretlerin birinde aile makama geldi ve makamdan çıktıktan sonra vali bey bizzat kendisi yarım A4 zarfını bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. Zarfta bir şey yazmıyordu. Sonrasında bana ‘Bunu Gürkan’a gönder’ dedi. Ben de bu Gürkan isimli şahsı 2017 yılından beri valiliğin ve kişisel sosyal medya hesaplarımız ile ilgili retweet gibi işlemleri yapan ve telefonumda ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım. Ben de yakın koruma olmam nedeniyle diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine vererek, kime verdiğimi hatırlamıyorum, bir arkadaşa verdim. Ben de ismini şu an sizden öğrendiğim ve kendi hesabımdan valinin talimatıyla öncesinde de harçlık gönderdiğim kişinin dekontlarda isminin Gökhan Ertok olarak geçtiğini öğrendim. Fakat halen rehberimde ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlıdır. Gökhan Ertok’un polis olup olmadığını bilmiyorum, şahsı hiç görmedim. Ben zarfın içerisinde SIM kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Sonrasında vali bey bana aynı gün ‘zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun SIM kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini‘ söyledi. Gülistan’ın SIM kart şifresi, Instagram kullanıcı adı veya şifresi veya diğer şifrelerine dair hiçbir bilgim yoktur. Konusu da geçmemiştir. Bu SIM kartı ben diğer koruma arkadaşa verdikten sonra hatırladığım kadarıyla otobüsle Gökhan’a gönderimini sağlamıştım. Gönderdiğim zarfla ilgili vali bey ‘Ne oldu, SIM karta bakabildi mi, sinyal falan var mı’ tarzında şeyler sorunca ben de Gökhan’ı arayıp hatırladığım kadarıyla ’Bakabildin mi, en son sinyal nerede alınmış?’ tarzında sordum. O da bana ‘Bakıyorum, zaten rapor haline getirip göndereceğim’ dedi. Tarihini hatırlamıyorum ama Gökhan beni aradı ve ‘Zarfı gönderdim, teslim alırsınız’ şeklinde konuştu. Hatırladığım kadarıyla otobüsle gönderdi. Ben de otobüsten yine ya şoför ya da koruma arkadaşlara aldırıp, vali beye ’Gökhan’ın gönderdiği dosya efendim’ diyerek teslim ettim. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu. Zarfın büyüklüğü A4 ölçüsünde idi" dedi. Eroğlu ifadesinde şunları söyledi: "Burada şu kısımdan da bahsetmek istiyorum. Ya bu SIM kartı gönderdikten sonra ya da göndermeden önce vali beyin talimatıyla Gökhan Ertok ile görüştüm. O da bana iki ayrı konum attı. Bunun üzerine vali beye bilgi verdim. Onun ‘Gidin bir bakın şu konumlara’ demesi üzerine tekrar Gökhan Ertok’u arayarak bilgi istedim. Bana ‘Telefonun en son sinyali bu iki konumdan gelmiş, bir oralara bakın’ dedi. Bunun üzerine hangi araçla gittim hatırlamıyorum ama ya gri Santa Fe ya da koruma aracı ile iki ayrı günde, birinde akşam, birinde gündüz olmak üzere yanımda iki seferde de Akın Gül ve Emre Başel vardı. Ama diğer arkadaşları hatırlamıyorum. Bu konumlardan biri tam nokta olarak hatırlamıyorum ama Atatürk Mahallesi’nde bulunan Öğretmenevi’nin Elazığ istikametinde yolun alt tarafında suya yakın bir bölge idi. Binaların arasında bir yerdi. Bu noktaya gittiğimizde akşamdı. Araçtan inip etrafa bakındık ve döndük. Diğer bildirilen nokta ise Tunceli-Kovancılar yolu üzeri Uzunçayır Barajı üzerindeki Köprü Karakolu’nun karşısında bulunan Kovancılar istikametine doğru köprüye girmeden sol taraftaki toprak yola girdik, yaklaşık 200-300 metre falan ilerledik, ormanlık değil, açık alandı. 5 dakika oralara bakındık. Sonra vali beyi arayıp, ’Bir şey yok sayın valim’ dedikten sonra o da ‘Tamam’ dedi ve biz de dönüşe geçtik. Benim bahsettiğim bu hususlara ilişkin görüşme, gönderilen konumlar ve WhatsApp yazışma kaydım halen telefonumda duruyor. Gökhan Ertok ile iletişimim; 2017’den itibaren sosyal medya üzerinden vali beye hakaret ve küfür olaylarında şahısların tespit edilerek, vali beyin dava açması amacıyla yardım aldığımız kişidir. Gökhan Twitter’dan konum çıkartabileceğini söylüyor ve birkaç olayla ilgili de bize tweet atıldığı konumları tespit ederek göndermişti. Ben bu Gökhan Ertok ile vali beyin bana numarasını vermesiyle tanıştım. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi olduğunu biliyordum. Polis olduğunu ve atıldığını sizden öğrendim." "Vali beyin talimatı ile gönderdim" Gökhan Ertok’a SIM kartı kimin talimatıyla gönderdiği sorusu üzerine Eroğlu, "Yukarıda da bu sorunun cevabı bulunmakta olup, vali beyin talimatı ile gönderdim" cevabını verdi. "Hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum" Telefonunun daraltılmış baz raporuna göre 13 Ocak 2020 günü saat 11.34-13.46 arası Doku’nun cesedinin bulunduğu iddia edilen Pertek Koçpınar köyünü de içine alan bölgede sinyal verdiğinin tespit edildiği belirtilerek, Şükrü Eroğlu’na bu bölgeye neden gittiği soruldu. Eroğlu, "Ben bu köye kesinlikle hiç gitmedim ama bilmediğim halde program gereği o bölgeye gittiysem ya da geçtiysem ekipçe ve vali beyle birlikte gitmişimdir. Ayriyetten hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum" dedi.
21 Haziran 2025 Cumartesi - 18:46
Munzur Çayı’na düşen genç kız, kalp masajıyla hayata tutundu
Tunceli’de Munzur Çayı’na düşen ve doktorların yoğun çabasının ardından kalbi yeniden çalıştırılan genç kız, Tunceli Devlet Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Ovacık karayolu Venk Köprüsü mevkiinde arkadaşlarıyla piknik yapmaya gittiği belirtilen 17 yaşındaki Eylül Y. iddialara göre dengesini kaybederek Munzur Çayı’na düştü. Arkadaşlarının ihbarı üzerine bölgeye 112, AFAD, jandarma, itfaiye ve Munzur Arama Kurtarma (MUDAK) ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çayda yaptığı aramada genç kız, düştüğü yerden yaklaşık 400 metre aşağıda karşı kıyıda bulundu. Kalp ve solunumu duran genç kız burada yapılan müdahalelere cevap vermeyince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede doktorların yoğun çabası sonucu genç kızın kalbi yeniden çalıştırıldı. Genç kız, Tunceli Devlet Hastanesi yoğun bakım servisine kaldırılırken olayla ilgili inceleme başlatıldı.
21 Haziran 2025 Cumartesi - 11:37
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeyrek için Tunceli’de lokma dağıtıldı
Evinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek için Tunceli’nin Pülümür ilçesinde çıralar yakılar dua edilip lokma dağıtıldı. Ferdi Zeyrek’i anmak için Pülümür ilçesinde bulunan Düldül Ayağı ziyaretgahına gelen ve aralarında Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun’un da bulunduğu vatandaşlar burada Zeyrek için mumlar yakarak dua etti. Daha sonra Zeyrek için vatandaşlar tarafından pişirilen niyaz ve lokmalar Alevi dedesinin dua vermesinin ardından katılımcılar ile yoldan geçenlere dağıtıldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i yad etmek için bir araya geldiklerini kaydeden Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, "Bizim için çok özel bir yer olan Düldül Ayağında insanlar, hemşehrilerimiz lokmalarıyla katılıp hem Ferdi Zeyrek’e rahmet dilediler hem de onun adına lokma dağıttılar. Ferdi Zeyrek partili olmaktan öte insani ilişkileriyle siyaset değil vatandaşa dokunmasıyla öne çıktı ve ölümü Türkiye için acı oldu. Pülümür’de kendisini yad edip ailesine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun" dedi.
20 Haziran 2025 Cuma - 15:07
Tunceli’de karne heyecanı
Tunceli’de eğitim gören 10 bin 158 öğrenci karne heyecanı yaşadı. Tunceli’de 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı’nın sona ermesiyle birlikte öğrenciler karne heyecanı yaşadı. Karne Dağıtım Töreni, Vali Mehmet Ali Türker İlkokulu’nda gerçekleştirildi. Törene katılan Tunceli Valisi Şefik Aygöl, öğrencilere karnelerini vererek sevinçlerine ortak oldu. Tunceli İl Milli Eğitim Müdürü Bahaeddin Karaköse’nin de katıldığı törende Vali Aygöl, veli ve öğretmenlerle sohbet etti. Karnelerin verilmesiyle birlikte Tunceli’de 100 okulda eğitim ve öğretim gören 10 bin 158 öğrenci ile bin 234 öğretmen için yaz tatili başlamış oldu.
20 Haziran 2025 Cuma - 12:30
Tunceli’de uygulamalı ipekböcekçiliği eğitimi düzenlendi
Tunceli’de, ipekböcekçiliği alanında bilgi ve becerileri artırmak amacıyla düzenlenen eğitim sona erdi. Tunceli’de, ipekböcekçiliği alanında bilgi ve becerileri artırmak amacıyla düzenlenen ’Uygulamalı İpekböcekçiliği Eğitimi’ başarıyla tamamlandı. Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) koordinasyonunda gerçekleştirilen eğitim, 18-20 Haziran 2025 tarihleri arasında Munzur Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi ev sahipliğinde yapıldı. Eğitimin açılış programına HAYGEM Arıcılık ve Kanatlı Daire Başkanı İslam Köse, Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürü Yavuz Suat Pala ile Kozabirlik temsilcileri katıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı personeline yönelik düzenlenen bu hizmet içi eğitimde, ipekböceği yetiştiriciliğinde verimlilik, kalite artışı ve sektörel gelişmeler üzerine uygulamalı bilgiler aktarıldı. Eğitim, katılımcılara katılım belgelerinin verilmesiyle sona erdi. Yetkililer, bu tür eğitimlerin ipekböcekçiliğinin yeniden canlanmasına katkı sağladığını ve üreticiye doğrudan fayda sunduğunu belirtti.
20 Haziran 2025 Cuma - 11:53
Tunceli’de yoğun bakteri tespit edilen çeşme kapatıldı
Tunceli merkez Demiroluk mevkiinde bulunan çeşme, yoğun bakteri tespiti nedeniyle kapatılırken, belediye vatandaşların çeşmeden su almaması konusunda uyarıda bulundu. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 16 Haziran 2025 tarihinde yapılan su analizleri sonucunda, Demiroluk mevkiinde bulunan çeşme suyunda yoğun bakteri tespit edildi. Alınan analiz sonuçlarına göre, halk sağlığını tehdit edebilecek düzeyde kirlilik saptanması üzerine Demiroluk Çeşmesi geçici olarak kullanıma kapatıldı. Tunceli Belediyesi yetkilileri, çeşmeden su kullanımının durdurulmasının önlem amaçlı olduğunu ve yeni analiz sonuçlarına göre çeşmenin durumu tekrar değerlendirileceğini belirtti. Yetkililer, mahalle sakinlerini uyararak, çeşme suyunun yeniden güvenli olduğuna dair resmi açıklama yapılana kadar kullanılmaması gerektiğini vurguladı.
20 Haziran 2025 Cuma - 11:03
Tunceli’de asayiş ve güvenlik toplantısı
Tunceli’de il asayiş ve güvenlik toplantısı gerçekleştirildi. Tunceli Valiliği Gamer toplantı salonunda, Vali Şefik Aygöl başkanlığında il asayiş ve güvenlik toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya il genelinde görev yapan kurum amirleri katıldı. Toplantıda, kentte huzur ve güvenliğin temini amacıyla yürütülen çalışmalar tüm yönleriyle ele alındı. Asayişin sağlanması, mali ve organize suçlarla mücadele, uyuşturucuyla etkin ve kararlı mücadele stratejileri, okul çevrelerinde güvenliğin artırılması, dijital ortamda işlenen suçlara karşı alınacak önlemler ile trafikte can ve mal güvenliğine yönelik yapılacak çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Vali Şefik Aygöl, Tunceli’de vatandaşların huzur ve güvenliği için tüm güvenlik birimlerinin 7 gün 24 saat görev başında olduğunu ve tam teyakkuz halinde çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı. Toplantı sonunda, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve alınan kararların sahaya hızlı bir şekilde yansıtılması yönünde mutabakata varıldı. Tunceli Valiliği, "Huzur Şehri Tunceli" anlayışıyla kamu düzenini sağlamaya yönelik çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
19 Haziran 2025 Perşembe - 12:41
Tunceli’de bina çatısında çıkan yangın söndürüldü
Tunceli’de kentsel dönüşüm kapsamında boşaltılan binada çıkan yangın ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü. Binanın boş olması olası bir faciayı önledi. Yangın, Tunceli merkez Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 5 katlı ve kentsel dönüşüm kapsamında boşaltılan bir binanın çatı katındaki yangını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede yangına müdahale eden ekipler yangını söndürürken soğutma çalışmalarına devam ediliyor. Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.
19 Haziran 2025 Perşembe - 12:04
Tunceli’de koca engerek yılanının ısırdığı kadın, tedavi altına alındı
Tunceli’de bayramda kabir ziyaretinde koca engerek yılanı tarafından bacağından ısırılan kadının tedavisi sürüyor. Kadına ilk müdahaleyi yapan acil tıp uzmanı Dr. Zeki Doğan hastaya yapılan müdahaleyi, yılan ısırması durumunda yapılması ve yapılmaması gerekenler konusunda önemli bilgiler verdi. Tunceli merkezde yaşayan 76 yaşındaki Emine Gündüz, bayramda Kutudere’deki aile mezarlığına ziyarete gitti. Bu esnada koca engerek yılanı tarafından ısırılan kadın, yanında bulunan oğlu tarafından hastaneye götürülmek üzere yola çıkarıldı. 112 ekiplerine haber verilmesi üzerine hastayı yolda karşılayan ekipteki acil tıp uzmanı Dr. Zeki Doğan, kadının engerek tarafından ısırıldığı söylemesi üzerine hemen yılan serumu yaptı. Tunceli Devlet Hastanesine kaldırılan kadının tedavisine dahiliye servisinde devam ediliyor. Yaşadığı talihsiz olayı anlatan Emine Gündüz, "Bayramda mezar ziyaretine gittim, mum yaktım. Su getirip mezara dökecektim. Yılanı ne hissettim ne de sesini duydum. Sadece bir anda sanki bacağıma kurşun sıkıldı. Pantolonumu tutup çekince bacağımdan kocaman bir yılan düştü. Yere düştü. Bağırıp oğlumu çağırdım. Yılan oğluma da saldırmaya çalıştı. Kafasına su şişesi attı yine durmadı sonra taş vurdu yılana. Beni oğlum son sürat Kutudere’ye kadar getirdi. Bir yandan da 112 ile konuşuyordu. Oradaki doktor hızlıca gelmesini söyledi. Ben bilemedim oğlumun son sürat gelmesine mi dayanayım yoksa acıma mı dayanayım. Yolda ambulans bizi aldı. Yılanın ısırdığı yeri yıkayıp ambulansta ilk müdahaleyi yaptılar" dedi. ’’Dünyada yılda binlerce insan yılan ısırığından ölüyor’’ Tunceli Devlet Hastanesi Acil Servis Sorumlusu acil tıp uzmanı Dr. Zeki Doğan, yılandan kaynaklı ölümler hakkında bilgi vererek, "Literatürde 3 bin civarında yılan olduğu belirtilmektedir. Bunların bazı kaynaklarda yüzde 15 bazı kaynaklarda yüzde 25 oranında zehirli olduğu yönünde yayınlar mevcut. Dünya Sağlık Örgütünün yapmış olduğu yayınlarda yıllık yaklaşık 4 buçuk milyon ile 5 milyon 400 bin arasında değişen yılan ısırığı vakası var. Ve bu vakaların 81 bin ile 138 bin arasında ölümle sonuçlanıyor. Dolayısıyla önemli. Yaz dönemlerinde bu vakalar görülüyor. Yaz dönemiyle birlikte üreme, yavruların çıkmasıyla birlikte popülasyon artıyor. Türkiye’de yılan popülasyonu genelde en çok güney bölgesi ile Güneydoğu Anadolu bölgesi. Fakat iklim değişikliğiyle birlikte bana göre kuzeye doğru bu popülasyon gittikçe artacak" diye konuştu. Türkiye’de 59 yılın türü bulunduğunu, bunlardan 17’sinin zehirli, zehirli olan 17 türden 14’ünün ise engerek kategorisinde bulunduğunu kaydeden Dr. Doğan, "Vakamız geldiği zaman sol ayak bileğinin yaklaşık on santim kadar üst kısmında iki diş izi vardı. Hastamız hayvanı tanıyordu ve engerek yılanı olduğunu söyledi. Bu aslında tanımlama açısından önemli. Çoğunlukla bu hasta grubu panik atak ve anksiyoz tarzı bir tabloyla acil servise başvuruyor. Dolayısıyla hangi hayvanın ısırdığı yılanın türü muğlak olarak kalmakta. Genelde eskiden yılan ısırdığı zaman turnike bağlamak, veya yara yerini kesmek, ısırılan yeri emerek tükürmek gibi yöntemler artık önerilmiyor. Bunun bazı nedenleri var. Yılan ısırığının içinde bir çok enzim, proteinleri parçalayarak hastalık tablosunu veya zehirlenme tablosunu oluşturuyor. Hastamız geldiğinde ayak bileğinde lezyon giriş izi vardı, ağrı ön plandaydı. Şişlik geldiği ilk dönemde klinik olarak yansımadı. Özellikle bu tür ısırıklarda yüzde 80-90 oranında bacaklarda ısırık izi oluyor. En tehlikeli grup başında ve gövdesinde olan ısırıklar. Bunların ölümle sonlanma ihtimali biraz daha yüksek oluyor" diye konuştu. ’’Isırıklar evre evre tanımlanıyor’’ Isırıkların evreleri hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Zeki Doğan, "Bazı ısırıklar evre sıfır olarak tanımlanan kuru ısırık olan geçen, ısırma olan, zehrin vücuda naklinin olmadığı evredir. Bunlar genelde acil servislerde 8 saatlik bir gözlemin ardından taburcu edilir. Evre birde ise ağrı ve kızarıklık ile kılcal damarların çatlaması, kısmen kanama dolayısıyla morluklar oluşur. Onun dışında herhangi bir bulgusu olmayan hastalar genelde 12 saatlik gözlemden sonra taburcu edilir. Evre iki ve üçte ise, kalp, böbrek, beyin fonksiyonları etkilenebiliyor. Mide, bağırsak sisteminde kanamalar olabiliyor. Dolayısıyla hastane yatırılması gerekiyor. Hastamızın evresi bir. Normalde sıfır ve birde yılan serumu verilmez. Fakat hastamızın tabiri engerek olduğu için biz direkt başladık. Takiplerinde herhangi bir problem, patoloji yoktu. Fakat uzayan süreçlerde lenf ödem tablosu ortaya çıkabiliyor. Çünkü ısırılan yerin lokalizasyonu, kanamasına bağlı olarak bazen toksinler kan vasıtasıyla bazen de lenf kanalları vasıtasıyla yayılır. Kan yoluyla yayılan vakalarda ölüm ihtimali çok daha yüksek. Bizim vakamızda ise daha sonraki süreçte lenf ödem tarzı bir klinik ortaya çıkıyor. Zehirli yılan ısırıklarında bazen el ve ayak kesilmesine kadar gidebilen patolojiler ortaya çıkabiliyor. Tehlikeli evre üç ve dördü bulan vakalarda genelde yoğun bakımda bazen yılan serumunun tekrar tekrar verilmesi gerekebilir. İlk bize başvurduğunda tansiyonu, çarpıntıları olan bir hastaydı; stabildi. Ağrı ön plandaydı. Ağrı biraz süreç gerektiren bir yapı. Bacaklarda ödem artması, morarmanın artması yani donanım bozukluğu ortaya çıkması halinde hastaneye tekrar başvurması önerisiyle hasta gönderilir. Takiplerinde bir patoloji yoktu. Ciddi bir problem yok fakat bazen damar tıkanıklığına neden olan bilmekte bu tür hastalarda. Aynı zamanda bazı hasta gruplarında şeker hastalığı veya damar hastalıkları gibi yaşa bağlı olarak damarlarda daralma olan hastalarda bu yılan ısırıkları daha patolojik bir sonuç getiriyor. Beslenmeyi sağlayan damarlarda bozulma ön planda olduğu için o hasta grubunda daha dikkat etmek gerekiyor. Tedaviyi aslında hastaya göre seçmek gerekiyor. Dolayısıyla dikkatli bir bilgi alışverişi açısından bu önemli" şeklinde konuştu. Sahada alınması gereken önlemler Sahada alınması gereken önlemlere ilişkin konuşan acil tıp uzmanı Dr. Zeki Doğan, "Sahada çizme giyilmesi, eldiven takılması, sopa taşımak, biraz gürültü yürümek hayvanın kaçmasına yardımcı olacak. Kendi doğası içinde çok zararlı olduğunu düşündüğüm bir varlık değil. Sonuçta kemirgenleri tüketerek kendi yaşamını sürdüren bir canlı türü. Belki bizler onun yaşam alanlarına müdahale ettiğimiz için bunlarla sık karşılaşmaya başlıyoruz. Onun da yaşam alanına saygı göstererek bir biçimde yaklaşım sergilemek, önleyici olarak yaklaşmak gerekiyor. Bu tür ısırıklarda her hastanın engerek deme şansı olmayabilir. Üçgen kafa, göz bebeğinin horizontal görüntüsünün dikey seyretmesi ayırıcı tanılar içerisinde. Yine dişlerin ön tarafta ve kesin olması. Zehirsizlerin dişleri küçük ve geride oluyor. Böyle bir olayla karşılaşan bir insanın bunu tanımlaması biraz düşük olabiliyor. Acil servislere başvuran hastalara zehirli yılan ısırdı protokolü üzerinden müdahale etmek daha mantıklı geliyor bana. Evre sıfır ve birde yılan serumu yapılmıyor fakat bekleme süreci çok uzadığı zaman klinik artabiliyor. Zehir aktive olacak, etkinliği çok daha fazla olacak. Evre sıfır ve bir kitabi bir bilgidir. Kronik hastalıkları da düşünecek olursak verilmesi gerekir diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Uzm. Dr. Doğan, bu tür vakalarda turnike yapılmaması, kesilmemesi, emilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Sadece yılanın ısırmış olduğu yerin temiz suyla yıkanması sahada yeterli bir yaklaşım tarzı olur. Ondan sonra 112 aracılığıyla direkt acile başvurmak gerekiyor" dedi.
19 Haziran 2025 Perşembe - 11:58
Tunceli’de koca engerek yılanının ısırdığı kadın, tedavi altına alındı
Tunceli’de bayramda koca engerek yılanı tarafından bacağından ısırılan kadının tedavisi sürüyor. Kadına ilk müdahaleyi yapan acil tıp uzmanı Dr. Zeki Doğan hastaya yaptıkları müdahaleyi, yılan ısırması durumunda yapılması ve yapılmaması gerekenler konusunda önemli bilgiler verdi. Tunceli merkezde yaşayan 76 yaşındaki Emine Gündüz, bayramda Kutudere’de bulunan aile mezarlığına ziyarete gitti. Bu esnada koca engerek yılanı tarafından ısırılan kadın, yanında bulunan oğlu tarafından hastaneye götürülmek üzere yola çıkarıldı. 112 ekiplerine haber verilmesi üzerine yolda hastayı yolda karşılayan ekipte bulunan acil tıp uzmanı Dr. Zeki Doğan, kadının engerek tarafından ısırıldığı söylemesi üzerine hemen yılan serumu yaptı. Tunceli Devlet Hastanesine kaldırılan kadının tedavisine dahiliye servisinde devam ediliyor. Yaşadığı talihsiz olayı anlatan Emine Gündüz, "Bayramda mezar ziyaretine gittim, mum yaktım. Su getirip mezara dökecektim. Yılanı ne hissettim ne de sesini duydum. Sadece bir anda sanki bacağıma kurşun sıkıldı. Pantolonumu tutup çekince bacağımdan kocaman bir yılan düştü. Yere düştü. Bağırıp oğlumu çağırdım. Yılan oğluma da saldırmaya çalıştı. Kafasına su şişesi attı yine durmadı sonra taş vurdu yılana. Beni oğlum son sürat Kutudere’ye kadar getirdi. Bir yandan da 112 ile konuşuyordu. Oradaki doktor hızlıca gelmesini söyledi. Ben bilemedim oğlumun son sürat gelmesine mi dayanayım yoksa acıma mı dayanayım. Yolda ambulans bizi aldı. Yılanın ısırdığı yeri yıkayıp ambulansta ilk müdahaleyi yaptılar" dedi. ’’Dünyada yılda binlerce insan yılan ısırığından ölüyor’’ Tunceli Devlet Hastanesi Acil Servis Sorumlusu acil tıp uzmanı Dr. Zeki Doğan, yılandan kaynaklı ölümler hakkında bilgi vererek, "Literatürde 3 bin civarında yılan olduğu belirtilmektedir. Bunların bazı kaynaklarda yüzde 15 bazı kaynaklarda yüzde 25 oranında zehirli olduğu yönünde yayınlar mevcut. Dünya Sağlık Örgütünün yapmış olduğu yayınlarda yıllık yaklaşık 4 buçuk milyon ile 5 milyon 400 bin arasında değişen yılan ısırığı vakası var. Ve bu vakaların 81 bin ile 138 bin arasında ölümle sonuçlanıyor. Dolayısıyla önemli. Yaz dönemlerinde bu vakalar görülüyor. Yaz dönemiyle birlikte üreme, yavruların çıkmasıyla birlikte popülasyon artıyor. Türkiye’de yılan popülasyonu genelde en çok güney bölgesi ile güneydoğu Anadolu bölgesi. Fakat iklim değişikliğiyle birlikte bana göre kuzeye doğru bu popülasyon gittikçe artacak" diye konuştu. Türkiye’de 59 yılın türü bulunduğunu, bunlardan 17’sinin zehirli, zehirli olan 17 türden 14’ünün ise engerek kategorisinde bulunduğunu kaydeden Dr. Doğan, "Vakamız geldiği zaman sol ayak bileğinin yaklaşık on santim kadar üst kısmında iki diş izi vardı. Hastamız hayvanı tanıyordu ve engerek yılanı olduğunu söyledi. Bu aslında tanımlama açısından önemli. Çoğunlukla bu hasta grubu panik atak ve anksiyoz tarzı bir tabloyla acil servise başvuruyor. Dolayısıyla hangi hayvanın ısırdığı yılanın türü muğlak olarak kalmakta. Genelde eskiden yılan ısırdığı zaman turnike bağlamak, veya yara yerini kesmek, ısırılan yeri emerek tükürmek gibi yöntemler artık önerilmiyor. Bunun bazı nedenleri var. Yılan ısırığının içinde bir çok enzim, proteinleri parçalayarak hastalık tablosunu veya zehirlenme tablosunu oluşturuyor. Hastamız geldiğinde ayak bileğinde lezyon giriş izi vardı, ağrı ön plandaydı. Şişlik geldiği ilk dönemde klinik olarak yansımadı. Özellikle bu tür ısırıklarda yüzde 80-90 oranında bacaklarda ısırık izi oluyor. En tehlikeli grup başında ve gövdesinde olan ısırıklar. Bunların ölümle sonlanma ihtimali biraz daha yüksek oluyor" diye konuştu. ’’Isırıklar evre evre tanımlanıyor’’ Isırıkların evreleri hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Zeki Doğan, "Bazı ısırıklar evre sıfır olarak tanımlanan kuru ısırık olan geçen, ısırma olan, zehrin vücuda naklinin olmadığı evredir. Bunlar genelde acil servislerde 8 saatlik bir gözlemin ardından taburcu edilir. Evre bir de ise ağrı ve kızarıklık ile kılcal damarların çatlaması, kısmen kanama dolayısıyla morluklar oluşur. Onun dışında herhangi bir bulgusu olmayan hastalar genelde 12 saatlik gözlemden sonra taburcu edilir. Evre iki ve üçte ise, kalp, böbrek, beyin fonksiyonları etkilenebiliyor. Mide, bağırsak sisteminde kanamalar olabiliyor. Dolayısıyla hastane yatırılması gerekiyor. Hastamızın evresi bir. Normalde sıfır ve birde yılan serumu verilmez. Fakat hastamızın tabiri engerek olduğu için biz direkt başladık. Takiplerinde herhangi bir problem, patoloji yoktu. Fakat uzayan süreçlerde lenf ödem tablosu ortaya çıkabiliyor. Çünkü ısırılan yerin lokalizasyonu, kanamasına bağlı olarak bazen toksinler kan vasıtasıyla bazen de lenf kanalları vasıtasıyla yayılır. Kan yoluyla yayılan vakalarda ölüm ihtimali çok daha yüksek. Bizim vakamızda ise daha sonraki süreçte lenf ödem tarzı bir klinik ortaya çıkıyor. Zehirli yılan ısırıklarında bazen el ve ayak kesilmesine kadar gidebilen patolojiler ortaya çıkabiliyor. Tehlikeli evre üç ve dördü bulan vakalarda genelde yoğun bakımda bazen yılan serumunun tekrar tekrar verilmesi gerekebilir. İlk bize başvurduğunda tansiyonu, çarpıntıları olan bir hastaydı; stabildi. Ağrı ön plandaydı. Ağrı biraz süreç gerektiren bir yapı. Bacaklarda ödem artması, morarmanın artması yani donanım bozukluğu ortaya çıkması halinde hastaneye tekrar başvurması önerisiyle hasta gönderilir. Takiplerinde bir patoloji yoktu. Ciddi bir problem yok fakat bazen damar tıkanıklığına neden olan bilmekte bu tür hastalarda. Aynı zamanda bazı hasta gruplarında şeker hastalığı veya damar hastalıkları gibi yaşa bağlı olarak damarlarda daralma olan hastalarda bu yılan ısırıkları daha patolojik bir sonuç getiriyor. Beslenmeyi sağlayan damarlarda bozulma ön planda olduğu için o hasta grubunda daha dikkat etmek gerekiyor. Tedaviyi aslında hastaya göre seçmek gerekiyor. Dolayısıyla dikkatli bir bilgi alışverişi açısından bu önemli" şeklinde konuştu. Sahada alınması gereken önlemler Sahada alınması gereken önlemlere ilişkin konuşan acil tıp uzmanı Dr. Zeki Doğan, "Sahada çizme giyilmesi, eldiven takılması, sopa taşımak, biraz gürültü yürümek hayvanın kaçmasına yardımcı olacak. Kendi doğası içinde çok zararlı olduğunu düşündüğüm bir varlık değil. Sonuçta kemirgenleri tüketerek kendi yaşamını sürdüren bir canlı türü. Belki bizler onun yaşam alanlarına müdahale ettiğimiz için bunlarla sık karşılaşmaya başlıyoruz. Onun da yaşam alanına saygı göstererek bir biçimde yaklaşım sergilemek, önleyici olarak yaklaşmak gerekiyor. Bu tür ısırıklarda her hastanın engerek deme şansı olmayabilir. Üçgen kafa, göz bebeğinin horizontal görüntüsünün dikey seyretmesi ayırıcı tanılar içerisinde. Yine dişlerin ön tarafta ve kesin olması. Zehirsizlerin dişleri küçük ve geride oluyor. Böyle bir olayla karşılaşan bir insanın bunu tanımlaması biraz düşük olabiliyor. Acil servislere başvuran hastalara zehirli yılan ısırdı protokolü üzerinden müdahale etmek daha mantıklı geliyor bana. Evre sıfır ve birde yılan serumu yapılmıyor fakat bekleme süreci çok uzadığı zaman klinik artabiliyor. Zehir aktive olacak, etkinliği çok daha fazla olacak. Evre sıfır ve bir kitabi bir bilgidir. Kronik hastalıkları da düşünecek olursak verilmesi gerekir diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Uzm. Dr. Doğan, bu tür vakalarda turnike yapılmaması, kesilmemesi, emilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Sadece yılanın ısırmış olduğu yerin temiz suyla yıkanması sahada yeterli bir yaklaşım tarzı olur. Ondan sonra 112 aracılığıyla direkt acile başvurmak gerekiyor" dedi. (ET-YRT
19 Haziran 2025 Perşembe - 11:34
DKMP Munzur Vadisinde temizlik yaptı
Tunceli Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri, Munzur Vadisi Milli Parkında çevre temizliği çalışması gerçekleştirdi. Özellikle vatandaşların yoğun olarak kullandığı piknik alanlarında yürütülen temizlik faaliyetleriyle, bölgedeki atıklar titizlikle toplandı. Doğa Koruma ekipleri, çevre bilincinin önemine dikkat çekerek vatandaşlara "En güzel temizlik kirletmemektir" mesajını iletti. Yapılan açıklamada, doğal alanların korunması ve gelecek nesillere temiz bir çevre bırakılması için toplumun tüm kesimlerine büyük görevler düştüğü vurgulandı. Munzur Vadisinin eşsiz doğasının korunması için bu tür çalışmaların düzenli olarak sürdürüleceği belirtilirken, vatandaşlardan da doğaya karşı daha duyarlı olmaları istendi.
19 Haziran 2025 Perşembe - 11:33
4. bölge 13. ASKOM toplantısı Tunceli’de yapıldı
Acil sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik bölgesel koordinasyon toplantısı Tunceli’de yapıldı. 2025 yılı birinci 4. bölge illeri 13. Acil Sağlık Koordinasyon Merkezi (ASKOM) toplantısı, Malatya İl Sağlık Müdürlüğü başkanlığında, Tunceli İl Sağlık Müdürlüğünün ev sahipliğinde düzenlendi. Toplantıya Elazığ, Bingöl ve Malatya İl Sağlık Müdürlükleri ile bölgedeki kamu ve özel sağlık kurumlarının temsilcileri katılım sağladı. Ev sahibi kurum adına toplantıya katılan Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran, katılımcıları selamlayarak toplantıya ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Malatya İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Cezmi Karaca, acil sağlık hizmetlerinin önemine değinerek bölgesel iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıya ayrıca Bingöl İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Samet Tatlı ve Elazığ Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Ramazan Gürgöze de katılım sağladı. İl temsilcileri tarafından yapılan sunumlarla, illerdeki mevcut acil sağlık hizmetlerinin genel durumu değerlendirildi. Toplantı kapsamında, 4. bölge illerinde yürütülen acil sağlık hizmetlerinin işleyişi, karşılaşılan sorunlar, çözüm önerileri ve iyi uygulama örnekleri detaylı şekilde ele alındı. Özellikle vaka yönetimi, ambulans hizmetleri, hastane öncesi acil sağlık müdahaleleri ile hastane transfer süreçlerinde yaşanan aksaklıkların giderilmesine yönelik öneriler gündeme taşındı. Toplantının kapanışında, bölge illerinde sunulan acil sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve bu hizmetlerin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması açısından ASKOM toplantılarının taşıdığı stratejik öneme dikkat çekildi. Ayrıca sağlık hizmet sunucularının kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanmalarının, acil sağlık hizmetlerinin kalitesini ve etkinliğini artıracağı vurgulanarak, bu doğrultuda kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde ortak temenniler dile getirildi.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 12:07
Tunceli’de su üstü arama kurtarma eğitimleri başladı
Tunceli’de, doğal ve beşeri afetlere karşı toplumsal farkındalığı ve müdahale kapasitesini artırmayı amaçlayan "Doğal ve Beşeri Afetlere Karşı Toplumsal Dirençlilik Projesi" çerçevesinde eğitim faaliyetleri hız kesmeden devam ediyor. Tunceli Valiliği öncülüğünde, Tunceli Belediyesi, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Munzur Üniversitesi, Afet Platformu ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülen proje kapsamında yeni bir adım daha atıldı. Projenin önemli ayaklarından biri olan su üstü arama kurtarma eğitimleri, AFAD bünyesindeki uzman eğitmenler tarafından başlatıldı. Munzur Arama Kurtarma Derneği (MUDAK) üyelerine yönelik olarak verilen bu eğitimlerle, özellikle su kaynakları açısından zengin olan Tunceli’de yaşanabilecek muhtemel su afetlerine karşı daha hazırlıklı ve etkin bir şekilde müdahale edilmesi hedefleniyor. Uzmanlar tarafından verilen teorik ve uygulamalı derslerde, su üstü arama-kurtarma teknikleri, müdahale stratejileri, ekipman kullanımı ve güvenlik prosedürleri gibi konular ele alınıyor. Eğitimlerin tamamlanmasının ardından katılımcıların muhtemel afet durumlarında profesyonel düzeyde müdahalede bulunabilecek bilgi ve beceriye sahip olmaları bekleniyor. Yetkililer, afet bilincinin artırılması ve gönüllü arama kurtarma ekiplerinin güçlendirilmesinin, toplumsal dirençliliği artırmada kilit rol oynadığını vurgularken, benzer eğitimlerin ilerleyen süreçte farklı alanlarda da devam edeceğini belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder