Yerel Haberler
Tunceli
Tunceli’de turizm hamlesi: Destinasyon çalışmalarıyla Urartu mağaraları turizme açılıyor
20 Nisan 2025 Pazar - 09:22 Tunceli’de turizm hamlesi: Destinasyon çalışmalarıyla Urartu mağaraları turizme açılıyor Kültür, doğa ve tarihi güzellikleriyle dikkat çeken Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde, Tağar Çayı vadisinde bulunan Urartu mağaralarına yapılan asma köprü, kafeterya ve çevre düzenlemeleriyle bölge cazibe merkezi haline getiriliyor. Tunceli Valiliğinin himayesi, Çemişgezek Kaymakamlığının koordinasyonda başlatılan çalışmalarla, Tağar Çayı vadisindeki, Urartular dönemine ait olan tarihi in delikleri bir başka adıyla Derviş Hücrelerine ulaşımı kolaylaştırmak için asma köprü yapıldı. Tağar Çayı kıyısında, kalker kayaya oyulmuş birbiriyle bağlantılı 20 odadan oluşan tarihi in delikleri, modern turizm projeleriyle yeniden hayat buluyor.Tunceli Valiliğinin ve Çemişgezek Kaymakamlığının yürüttüğü çalışmalarla, ilk olarak Fırat Kalkınma Ajansının da desteğiyle yapılan asma köprü, Doğu Anadolu Projesi (DAP) desteğiyle ise yapılan Kitap Kafe ve çevre düzenlemeleri ilçeye olan ilgiyi arttırıyor. 20 odasıyla göz kamaştırıyor İlçenin değerlerine sahip çıktıklarını aktaran Çemişgezek Kaymakamı Cüneyt Zor, "İn delikleri, diğer adıyla Derviş Hücreleri, Urartular’dan kalma bölgemizin en önemli turistik yapılardan biridir. İn delikleri mağaralarında yaklaşık 20 oda bulunmaktadır. Bu tarihi mağaraların içerisinde bir tane de kral odası bulunmaktadır. Zamanla içerisinde meydana gelen tahribatlardan dolayı yenileme çalışmalarına ihtiyaç duyuyoruz. Nasip olursa Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve valimizin önderliğinde, valiliğimizle birlikte tarihi in deliklerinin içerisindeki düzenlemeleri de tamamlayacağız. Çemişgezek ilçemiz çok kadim bir ilçe. Biz Çemişgezek’te bu projeyi yaparken, tarihi in deliklerinin turistik önemini daha da arttırmak, ilçemize gelen yerli ve yabancı turistleri ağırlamak amacıyla asma köprü projemizi Fırat Kalkınma Ajansı, kitap kafemizi de DAP Kalkınma Başkanlığımızla beraber tamamladık. Bu projeyle beraber buraya gelen turistleri hem ağırlamak hem de in delikleri, Derviş Hücrelerinde misafir etmeyi hedefliyoruz. Asma köprümüz yaklaşık 40 metre uzunluğunda, 2 metre genişliğinde inşa edilen kafeteryamız da kapalı alan olarak 92 metrekaredir. Biz burada farklı bir projede hedefledik aslında. Kafeterya projesiyle beraber ilçemizdeki kadınlarımızı ekonomik olarak rahatlatmak, ekonomik olarak bir gelir elde etmelerini sağlamak amacıyla kendi evlerinde ürettikleri ürünleri, burada kaymakamlığımıza ait kafeteryada satışlarını yaparak, bir nevi onlara harçlık, bir nevi maddi bir gelir elde etmelerini sağlıyoruz. Nasip olursa, in deliklerin içerisindeki temizleme çalışmaları tamamlandıktan sonra önümüzdeki dönemde, özellikle bahar ve yaz dönemlerinde, Çemişgezek ilçemize ciddi anlamda yerli ve yabancı turistin geleceğini düşünüyoruz. İlçemizin değerlerine sahip çıkıyoruz. Bu projenin özellikle köprü ve Kitap Kafe projemizin tamamlanmasında ilk günden son güne kadar, bizlerden desteğini esirgemeyen Tunceli Valimiz Bülent Tekbıyıkoğlu’na şükranlarımı arz ediyorum. İlçemize bu çalışmalar inşallah hayırlı olur’’ dedi. ’’Asma köprü sayesinde ulaşımımız kolaylaştı’’ Tarihi in delikleriyle ilgili bilgiler veren Nazlıcan Aydın, "Derviş Hücreleri, diğer adıyla da tarihi in delikleri, Tağar Çayı vadisinde bulunmaktadır. Üç katlı bir yapıya sahip olup yaklaşık 20 odadan oluşmaktadır. Odalar birbirleriyle bağlantılı haldedir ve uzun koridorlara sahiptir. Geniş pencereli bir yapısı bulunmaktadır. Bu pencereler gün ışığını almak açısından veya gün ışığının sıcaklığından yararlanmak açısından kullanılmaktadır. Bu yapının Urartular dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir. Yapıyı çok sayıda kişi ziyaret etmektedir. Herkesin ziyaret etmesini tavsiye ediyoruz" diye konuştu. Yapılan çalışmaların tarihi dokuya ulaşmayı kolaylaştırdığını belirten, yöre sakinlerinden Mehmet Cem Özgül, "Çemişgezek ilçemizde bulunan tarihi in diriklerine olan ulaşım oldukça zordu. Yapılan asma köprü sayesinde ulaşımımız kolaylaştı. Emeklerinden dolayı başta Kaymakamımız Cüneyt Zor’a ve bütün kurumlara teşekkür ederiz" şeklinde konuştu. Bölgeye Hatay’dan gelen İlayda Yolcu, "Ben buraya Hatay’dan geliyorum. Daha önceden Urartu mağaralarına ulaşım çok zordu. Fakat şimdi burada çok güzel bir destinasyon alanı oluşturulmuş. Köprü ve kitap kafe yapılmış. Tarihi dokuyu gezdikten sonra muhteşem doğanın eşliğinde buraları gezdik, gördük. Muhteşem bir yer. Muhteşem bir doğası var. Herkesin gelip görmesini tavsiye ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Türkiye’nin ilk taşınan tarihi camisi Sungur Bey, cemaatini ağırlamaya devam ediyor
19 Nisan 2025 Cumartesi - 11:32 Türkiye’nin ilk taşınan tarihi camisi Sungur Bey, cemaatini ağırlamaya devam ediyor Tunceli’nin Pertek ilçesinde 1577 yılında inşa edilen Sungur Bey Camii, ODTÜ tarafından yürütülen çalışmada, caminin taşları tek tek numaralandırılıp orijinal hali korunarak 55 yıl önce yeni yerine taşındı. Türkiye’de taşınan ilk büyük tarihi eser olan cami, günümüzde hala ibadete açık olarak kullanılıyor. Tunceli’nin Pertek ilçesinde bulunan Sungur Bey Camii, 1577 yılında Çemişgezekli Pis Hüseyin Bey’in torunu Sungur Bey tarafından inşa edildi. 1971 yılında, Keban Baraj Gölünün suları altında kalma tehlikesi nedeniyle caminin korunması için büyük bir taşınma operasyonu gerçekleştirildi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün ortak çalışmasıyla yürütülen çalışmada, caminin taşları tek tek numaralandırıldı ve orijinal hali bozulmadan yeni yerine taşındı. Bu özellikleriyle Sungur Bey Camii, Türkiye’de taşınan ilk büyük tarihi eser olma unvanını taşıyor. Konuyla ilgili bilgi veren ilçe halkında Mehmet Zülfü Yolga, "Bu cami, Bey Sungur Camii veya Sungur Bey Camii olarak anılıyor. 1577 yılında Pir Hüseyin Bey’in torunu Bay Sungur tarafından yapılmış. Eski Pertek’te, şu anki konumundan 5 kilometre daha güneyde bulunuyordu. Keban Baraj Gölü’nün sularına gömülmemesi için 1971 yılında ODTÜ tarafından taşınmıştır. Daha önce küçük eserler, çeşmeler taşınmıştı ama bu, Türkiye’de taşınan ilk büyük tarihi eser olarak kayıtlara geçti" dedi. Yolga, caminin mimari yapısına da değinerek, "Bu kare planlı bir yapı olup Selçuklu ve beylikler dönemi mimarisinin izlerini taşıyor. Üzerindeki süslemeler ve akustik özellikler, o dönemin izlerini yansıtıyor. Ancak yapıldığı dönem Osmanlı dönemi olarak kaydedilmiş. Yaklaşık 500 yıllık bir cami ve taşınmasının üzerinden de 54 yıl geçti. Günümüzde halen ibadete açık ve kullanılmaya devam ediyor" şeklinde konuştu.
Türkiye’nin en önemli dut merkezini zirai don vurdu
13 Nisan 2025 Pazar - 11:00 Türkiye’nin en önemli dut merkezini zirai don vurdu Türkiye’deki en önemli dut üretim merkezlerinden olan Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde coğrafi işaretli Ulukale dutu, kar yağışı ve don sebebiyle büyük zarar gördü. Bölgede inceleme yapan ekipler, bölgedeki ağaçlarda yaklaşık yüzde 100 oranında bir zarar oluştuğunu tespit etti. Meteorolojinin günlerdir uyarı yaptığı kar yağışı ve zirai don, Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde de etkili oldu. Yaşanan kar yağışı ve don, coğrafi işaretli Ulukale dutunu vurdu. Üreticiler, ürünlerini kurtarmak için ağaçların altında ateş, saman ve ot yaktı fakat başarılı olamadı. Geçtiğimiz yıl ani sıcaklık değişimleri dolayısıyla zarar gören Ulukale dutu, bu yıl da kar ve dondan dolayı ciddi zarar gördü. Çemişgezek ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, günün ilk ışıklarıyla birlikte zirai dondan zarar gören bölgede incelemelerde bulundu. Yetkililer bölgedeki ağaçlarda yaklaşık yüzde 100 oranında bir zarar oluştuğunu tespit etti. "Hasarımız çok büyük" Ürünlerin büyük bir don darbesi yediğini belirten dut üreticilerinden Tarkan Altınoluk, "Hasarımız çok büyük. Bu dutumuz coğrafi işaretli olup, Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır. Köyümüzün geçim kaynağı dut olduğundan dolayı ne yapacağımızı biz üreticiler olarak bilemiyoruz. Ürünümüzün coğrafi işaretli olması ve sadece bu bölgede yetişmesi değerli bir ürün olduğunu gösteriyor. Ekonomik katkı değeri yüksek olan bu üründen bu sene hiçbir şey alamayacağız. Üreticiler olarak çaresiz bir durumdayız. Ne yapacağımızı da bilemiyoruz. Sağ olsunlar yetkililerimiz ilçe tarımdan gelip bizim bu şikayetlerimizi göz önünde bulunduruyor ve bizimle ilgileniyorlar. Tarım Bakanlığımızın da bu konuda bize destek olmasını istiyoruz" diye konuştu. "Sabaha doğru kar yağdı, ürünlerin hepsini aldı gitti" Zararlarının sigorta kapsamına alınması gerektiğini aktaran Altınoluk, "15 yıldan beri dut üreticiliği yapıyorum. Hemen hemen her yıl bu sorunları yaşıyoruz. Geçen sene aynı durumu yine yaşadık. Bu sene yine aynı şekilde ağaçlarımızın hepsi dondu. Büyük bir ihtimalle bu sene hiç ürün alamayacağız. Köylülerimizin tamamı dut üretimi yapıyor ve geçim kaynakları dut. İnsanlar mağdur. 2-3 gün öncesinden meteoroloji don olacağını duyurdu. Biz bir faydası olmayacağını biliyoruz ama imkanlarımızı zorlayarak ağaçların dibinde ateş, saman, ağaç ve ot yaktık ama nafile. Bir faydası olmadı. Sabaha doğru kar yağdı, ürünlerin hepsini aldı gitti" dedi. Dut üreticilerinden Güner Altınoluk, "Dut üreticisiyiz. Bu sene çok mağdur olduk. Geçim kaynağımız olan dutlarımızı don vurdu. Yetkililerden yardım bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Yüzde 100’e yakın verim kaybına uğramıştır" Çemişgezek İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli ziraat mühendisi Ramazan Görgüç, "Dün gece saat 7-8 saatlerinden itibaren bölgemizde kar yağışı, rüzgar, tipi ve don etkili oldu. Bölgemizde özellikle Ulukale köyünde, dut ağaçlarında çok ciddi anlamda don zararı oluşmuştur. Bugün sabah saatlerinden itibaren bölgemizdeki çiftçileri yalnız bırakmayarak bölgede incelemeler başlattık. Bölgedeki bahçelere birer birer girip hepsini inceledik. Genel olarak ağaçlarda açılmış olan tomurcuklarda kararmalar meydana gelmiştir. Soğuktan bölgemizdeki ağaçlarda yaklaşık yüzde 90, yüzde 100 oranında bir zarar oluşmuştur. Bu sene ne yazık ki bölgemizde dut verimi tamamen düşmüştür. Yani yüzde 100’e yakın verim kaybına uğramıştır. Sadece dut ağaçlarında değil, genel itibariyle ceviz, özellikle de yerli cevizler de ciddi anlamda zarar oluşmuştur. Diğer meyve ağaçlarımız da dün gece aynı şekilde zarar görmüşlerdir. Bugün yapmış olduğumuz incelemelerde görmüş olduğumuz zararlar, bir iki gün sonra daha da kendini belirgin bir hale getirecektir. Kararmalar meydana gelecektir. Tüm üreticilerimize geçmiş olsun diyoruz" ifadelerini kullandı.