Yerel Haberler
Van
Van’da kadın emeği sanata ve ekonomiye katkı sağlıyor
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:26 Van’da kadın emeği sanata ve ekonomiye katkı sağlıyor Van Kadın Sanatçılar Derneği tarafından, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü destekleriyle yürütülen "Van’da Sanatın Kalbi Yeniden Atıyor" projesi kapsamında açılan kurslarda kadınlar, hem geleneksel el sanatlarını öğreniyor hem de ürettikleri ürünleri satarak aile bütçelerine katkı sağlıyor. Proje kapsamında açılan sepet örücülüğü ve keçe sanatı kursları Vanlı kadınlardan yoğun ilgi görüyor. Kurslarda, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatları modern tasarımlarla buluşturulurken, kadınlar eğitim sürecinde ürettikleri el emeği ürünleri sosyal medya ve internet üzerinden satışa sunarak gelir elde ediyor. Van Kadın Sanatçılar Derneği tarafından yürütülen proje ile kadınların üretim yoluyla güçlenmesi, geleneksel el sanatlarının yaşatılması ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Proje sonunda düzenlenecek sergiyle, kadınların el emeği ürünlerinin daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanıyor. İHA muhabirine konuşan Van Kadın Sanatçılar Derneği Başkanı Merve Esra Erez, proje kapsamında çini sanatı, keçe sanatı ve sepet örücülüğü kurslarının devam ettiğini belirtti. Dernek Başkanı Erez, "Alanında uzman ve nitelikli eğitmenlerimizle, özellikle Vanlı kadınlarımıza unutulmaya yüz tutmuş kadim sanatları tanıtmayı ve öğretmeyi amaçlıyoruz. Bu eğitimler sayesinde kadınlarımızın ilerleyen süreçte ev bütçelerine katkı sunabilmelerini hedefliyoruz. Projemiz tamamlandığında bir sergi planlıyoruz. Kurslarımızın ardından derneğimiz bünyesinde workshop ve eğitim atölyelerimiz de devam edecek. Hedef kitlemiz kadınlar ve çocuklardır. İlerleyen süreçte yeni projelerle desteklenmeyi umut ediyoruz" dedi. "Öğrencilerimiz satış yaparak ev ekonomisine katkı sağlıyor" El sanatları usta öğreticisi Tuba Arslan ise keçe sanatının geçmişten günümüze uyarlanan kadim bir teknik olduğunu ifade ederek, "Keçe iğneleme tekniğiyle pano, şal ve çanta üzerine çalışmalar yapıyoruz. Birçok öğrencimiz şu anda sosyal medya ve internet üzerinden satış yaparak ev ekonomisine katkı sağlıyor" diye konuştu. Sepet örücülüğü kursu eğitmeni Seval Mendi de kursların hem ekonomik hem de kültürel açıdan önemli olduğuna dikkat çekerek, "Öğrencilerimiz hem öğreniyor hem de üretime katkı sağlıyor. Bir şeyler üretmek ve bunu paylaşmak bizler için büyük bir mutluluk ve onur" şeklinde konuştu.
Karabet Geçidi’nde kar kalınlığı 2 metreyi geçti
07 Şubat 2026 Cumartesi - 09:55 Karabet Geçidi’nde kar kalınlığı 2 metreyi geçti Van’da Ocak ayından bu yana etkili olan kar yağışı nedeniyle Van-Bahçesaray Karabet Geçidi’nde kar kalınlığı 2 metre 17 santimetreye ulaştı. 1 Ocak 2026 tarihinden bu yana yurdun büyük bir bölümü etkisi altında alan kar yağışı Van’da da hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Ocak ayından bu yana etkili olan kar yağışı nedeniyle Van-Bahçesaray kara yolu üzerinde bulunan ve Türkiye’nin 3 bin rakımı ile en yüksek geçidi olan Karabet Geçidi’nde kar kalınlığı 2 metre 17 santimetreye ulaştı. "3 bin rakımlı Karabet Geçidi’nde kar kalınlığı 2 metre 17 santimetre" Kar yağışı ile birlikte kapanan yolların yeniden ulaşıma açılması için belediyesi karla mücadele ekiplerinin çalışması devam ediyor. Kar kalınlığı Van merkezde 2, kırsal mahallelerde 15 ila 50, yüksek kesimlerde Çaldıran ilçesinde 72, Gevaş Abalı Kayak Merkezi’nde 37, Gevaş Aydınocağı Mahallesi’nde 50, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde 11 ve Van-Bahçesaray kara yolu üzerinde bulunan ve Türkiye’nin en yüksek geçidi olan 3 bin rakımlı Karabet Geçidi’nde ise yaklaşık 2 metre 17 santimetreye ulaştı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre kar kalınlıkları şu şekilde kaydedildi: Karabet Geçidi 2 metre 17, Erzurum Palandöken Kayak Merkezi 2 metre 5, Tunceli Ovacık Kayak Merkezi 2 metre, Erzincan Ergan Kayak Merkezi 1 metre 95, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi 190 ve Hakkari Mergabütan Kayak Merkezi 189 santimetre. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, bölgede önümüzdeki günlerde soğuk havayla birlikte kar yağışının aralıklarla süreceğini, buzlanma ve çığ riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini bildirdi. Van-Bahçesaray kara yolu 43 gündür kapalı 27 Aralık 2025 tarihinden bu yana kapa olan Van-Bahçesaray yolunun ne zaman açılacağına çığ komisyonu karar verecek. Bahçesaraylılar ulaşımlarını Bitlis’in Hizan ilçesi bağlantılı yolundan sağlıyor.
Dr. Akgül: "Kanser erken tanıyla kontrol altına alınabilen bir hastalık"
06 Şubat 2026 Cuma - 16:59 Dr. Akgül: "Kanser erken tanıyla kontrol altına alınabilen bir hastalık" Lokman Hekim Van Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, kanserin artık korkulan değil, erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalık haline geldiğini söyledi. Lokman Hekim Van Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Dr. Faruk Şaylık ile Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, Kanser Haftası dolayısıyla hastane bünyesinde hizmet veren 10 koltuklu modern kemoterapi ünitesinde tedavi gören hastaları ziyaret etti. Kemoterapi ünitesinde tedavileri süren hastalarla bir süre sohbet eden Başhekim Yardımcısı Şaylık ve Uzman Dr. Akgül, hastalara moral verirken tedavi süreçleri hakkında da bilgi aldı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül, kanserle mücadelede farkındalığın ve erken tanının önemine dikkat çekti. Çeşitli kanser türleri adına düzenlenen farkındalık haftaları ve etkinliklerin ortak bir amacı olduğunu ifade eden Uzman Dr. Akgül, "Amaç, insanları korkutmak değil, bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve erken tanı almalarını sağlamak. Çünkü artık biliyoruz ki erken tanı alan hastalarda tedavi ve şifa şansı oldukça yüksek. Bu nedenle sosyal medya, televizyon programları ve afişler aracılığıyla halkı bilgilendirmeyi ve bu konudaki farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede özellikle bölgemizde görülen özofagus (yemek borusu) ve mide kanserlerine dikkat çekmek istiyorum. Genellikle ileri yaşlarda görülen özofagus ve mide kanserleri, günümüzde genç yaşlarda da karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada beslenme alışkanlıkları büyük önem taşıyor. Özellikle tütsülenmiş ve tuzlanmış gıdalar, obezite, reflü hastalığı, sigara ve alkol kullanımı ile meyve-sebze tüketiminin az olması bu iki kanser türü için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor" dedi. "Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksek" Yutma güçlüğü, yutkunma sırasında takılma hissi, uzun süren mide şikâyetleri, kansızlık, siyah renkli dışkılama ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini dile getiren Akgül, "Erken tanı bu noktada hayati önem taşıyor. Günümüzde endoskopi yöntemiyle hem yemek borusu hem de mide detaylı bir şekilde görüntülenebiliyor, yeni oluşan lezyonlar erken aşamada tespit edilebiliyor. Erken evrede yakalanan vakalarda ise tedavi başarısı oldukça yüksek. Kemoterapi tedavileri de artık geçmişe kıyasla çok daha kişiye özel planlanıyor. Hastaların boyu, kilosu, yaşı ve ek hastalıkları göz önünde bulundurularak doz ayarlamaları yapılıyor. Her hasta standart bir tedavi almıyor. Yan etkilere karşı daha hazırlıklıyız ve bu süreç, eskiye oranla çok daha konforlu bir şekilde geçirilebiliyor" diye konuştu. "Bitkisel ürün ve takviyelerin mutlaka doktor önerisiyle kullanılması önemli" Kanser tanısı almış hastalara özellikle protein ağırlıklı beslenmelerini önerdiklerini ifade eden Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yumurta, yoğurt, beyaz et ve kırmızı et gibi besinler bu açıdan önemli. Bunun yanı sıra meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, az ve sık beslenme tercih edilmeli. İşlenmiş gıdalar ile nitrat ve nitrit içeren ürünlerin ise mümkün olduğunca azaltılması gerekiyor. Bitkisel ürün ve takviyelerin mutlaka doktor önerisiyle kullanılması önemli. Kontrolsüz kullanılan bitkisel ürünler, uygulanan tedavilerle etkileşime girerek tedavinin etkinliğini azaltabilir ya da yan etkilerin artmasına neden olabilir. Bu nedenle ‘mucize bitki’ veya ‘mucize ilaç’ söylemlerine itibar edilmemeli." Erken teşhisin önemini her fırsatta vurguladıklarının altını çizen Akgül, "Bu özel günler de bir hatırlatma vesilesi oluyor. Belirtileri olan hastaların gecikmeden doktora başvurması büyük önem taşıyor. Erken tanı ve doğru tedavi yönetimiyle kanser, günümüzde kontrol altına alınabilen bir hastalık haline gelmiştir. Bu vesileyle herkese sağlıklı günler diliyorum" şeklinde konuştu. "Tedavimden olumlu sonuçlar alıyorum" Yemek borusu kanseri tanısı alan 52 yaşındaki Orhan Erip de, yaşadığı süreci anlattı. Şikâyetlerinin yemek yerken göğsünde hissettiği hafif ağrıyla başladığını belirten Erip, yapılan tetkikler sonucu özofagus kanseri tanısı aldığını söyledi. Tedavi sürecinin başında endişe yaşadığını dile getiren Erip, "İlk kürden sonra sürece alıştım. Tedavimden olumlu sonuçlar alıyorum. Doktorlarımdan, hemşirelerden ve hastanenin ilgisinden çok memnunum. Ailemin desteğiyle şu ana kadar dört kür kemoterapiyi tamamladım" dedi.