Yerel Haberler
Van
Van’da "Çorba Günü" etkinliği: Veliler pişiriyor, öğrenciler tadıyor
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:19 Van’da "Çorba Günü" etkinliği: Veliler pişiriyor, öğrenciler tadıyor Van’ın Muradiye ilçesinde başlatılan "Çorba Günü" projesiyle öğrenciler her hafta farklı bir çorba çeşidini tadıyor ve sağlıklı besleniyor. Muradiye ilçesi Cumhuriyet İlkokulu’nda hayata geçirilen "Çorba Günü" etkinliğiyle öğrenciler sağlıklı beslenme alışkanlıklarını eğlenceli bir şekilde öğreniyor. İlçedeki bir okulda başlatılan proje kapsamında öğretmenler ve veliler iş birliği yaparak haftanın bir günü öğrenciler için çorba hazırlıyor. Her hafta farklı bir veli tarafından hazırlanan çorbalar, öğrencilerin sınıflarına sıcak sıcak ulaştırılıyor ve çocuklar çeşitli çorba lezzetlerini deneyimleme fırsatı buluyor. Etkinlik, hem öğrencilere sağlıklı beslenme bilinci kazandırmayı hem de veliler ile öğretmenler arasında güçlü bir iş birliği oluşturmayı amaçlıyor. Öğretmen ve veli iş birliğiyle başlatılan projeyle ilgili İHA Muhabirine konuşan veli Sabiha Bozan, "Sultan hocamızın başlatmış olduğu çorba dayanışması günü güzel bir şekilde devam ediyor. Böylesi güzel bir etkinlikte biz aileler her hafta cuma günü çorba yapıp öğrencilerimize ikram ediyoruz" dedi. Öğrenciler, okul öğretmeni Sultan hoca tarafından başlatılan "Çorba Günü" projesi sayesinde sağlıklı beslendiklerini belirtti. Soğuk havalarda çorba tüketiminin sağlık açısından faydalı olduğunu vurgulayan öğrenciler, öğretmen ve velilere teşekkür etti.
Van’da tüm okullarda eş zamanlı afet tatbikatı gerçekleştirildi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:13 Van’da tüm okullarda eş zamanlı afet tatbikatı gerçekleştirildi Van’daki tüm okullarda "Afetler ve Dayanıklılık Ayı" çerçevesinde eş zamanlı afet tatbikatı gerçekleştirildi. Millî Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) "Yeşil Vatan- Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri kapsamında, 2025-2026 eğitim öğretim yılı tematik takviminde Ekim ayının "Afetler ve Dayanıklılık Ayı" olarak belirlenmesiyle birlikte, il genelindeki bin 611 okulda eş zamanlı afet ve tahliye tatbikatları gerçekleştirildi. Tatbikatlarda öğrenciler, öğretmenlerinin rehberliğinde afet anında doğru davranış biçimlerini uygulamalı olarak öğrenirken; okul yöneticileri de acil durum planlarının işleyişini test etme fırsatı buldu. Etkinlikler, öğrencilerin afet bilincini artırmayı ve bu bilinci aile ortamına taşımayı amaçlıyor. İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Nurettin Aras, yapılan tatbikatların önemine vurgu yaparak, "Afetlere karşı en büyük gücümüz bilgi, hazırlık ve dayanışmadır. Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve velilerimizin bu konuda gösterdiği duyarlılık bizleri son derece mutlu ediyor. Afet bilinci küçük yaşta kazanıldığında hem bireysel hem toplumsal dayanıklılığımız güçlenir. Bu kapsamda yapılan her etkinlik, geleceğe daha hazırlıklı bir nesil yetiştirme hedefimize katkı sunmaktadır. Emeği geçen tüm okul yöneticilerimize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Tatbikatların ardından öğrencilere, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in mesajını da içeren "Afet ve Acil Durum Kartı" dağıtıldı. Kartta ailelerin evlerinde afet çantası hazırlamaları, toplanma alanı belirlemeleri ve "tehlike avı" çalışmaları yapmaları teşvik edildi. Ekim ayı boyunca AFAD, Türk Kızılayı ve Tarım ve Orman Bakanlığı gibi paydaş kurumların katkılarıyla, afet bilinci, ilk yardım ve dayanıklılık temalı etkinlikler ilimizdeki tüm okul ortamlarında sürdürülecek.
Yaban hayatın sessiz kahramanı: 9 ayda 500’e yakın hayvana müdahale etti
12 Ekim 2025 Pazar - 10:22 Yaban hayatın sessiz kahramanı: 9 ayda 500’e yakın hayvana müdahale etti Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkez olarak Van Gölü Havzası’nda yaşayan tüm yaban hayvanlarının adeta yaşam sigortası haline geldiklerini belirterek, bu yılın 9 aylık döneminde 500’e yakın yaban hayvanına müdahale ettiklerini söyledi. Yaban hayatının sessiz kahramanı olarak ekolojik dengenin korunması için mücadele eden Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkezin doğadan kopmuş, yaralı veya annesinden ayrılmış hayvanlara yeniden yaşam umudu sunduğunu söyledi. Prof. Dr. Lokman Aslan, "Van Gölü Havzası, ülkemizin beşte bir sulak alanını barındıran son derece zengin bir bölge. Bu zenginlik bize hem biyoçeşitlilik hem de maalesef hasta ve yaralı yaban hayvanı olarak yansıyor" dedi. "2025’in ilk dokuz ayında 500’e yakın yaban hayvanı tedavi edildi" YYÜ Yaban Hayvanları Merkezi’ne yılın her döneminde çok sayıda yaban hayvanı getirildiğini dile getiren Prof. Dr. Lokman Aslan, bahar aylarında genellikle yuvadan düşen, annesinden ayrılan yavruları misafir ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Aslan, "Bu yıl da yine doğaya tutunamayan tilki, kurt, karga ve şahin yavruları merkezimize ulaştırıldı. Yaklaşık 100 yavruyu rehabilite ettik, bunlardan 60’ını yeniden doğaya kazandırdık. Sadece yavrular değil; trafik kazaları, ateşli silah yaralanmaları veya güçsüz düşme sonucu zarar gören yetişkin hayvanlar da merkezin kapısını çalıyor. 2025’in ilk dokuz ayında 500’e yakın yaban hayvanı merkezde tedavi edildi" diye konuştu. "Yaralı kartallardan kurtlara her tür için yaşam mücadelesi veriyoruz" Merkeze getirilen hayvanlar arasında kurt, tilki, şahin, kaya kartalı, arı şahini, kerkenes ve doğan gibi yırtıcı türlerin de bulunduğunu dile vurgulayan Prof. Dr. Aslan, "Bu yıl tedavisi tamamlanan 20 yırtıcı kuşu yeniden özgürlüğüne kavuşturduk. Onların gökyüzüne kanat çırpışını görmek, tüm emeğimizin karşılığıdır. Nesli tehlike altında olan sakallı akbaba ve toy kuşu gibi türler de merkezimizde koruma altına alınarak tedavileri yapıldı" ifadelerini kullandı. "Bilinçlenme artıyor, yaralanmalar azalıyor" Merkez olarak yalnızca tedavi değil, aynı zamanda eğitim ve farkındalık çalışmaları da yürüttüklerini sözlerine ekleyen Aslan, "Haftalık seminerler, öğrenci ziyaretleri ve çevre bilinci etkinlikleriyle özellikle çocukları doğa sevgisiyle büyütmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmaların sonuçlarını da almaya başladık. Ateşli silah yaralanmalarında belirgin azalma görüyoruz. Aynı zamanda Van’ın farklı ilçelerinde yürütülen farkındalık çalışmaları sayesinde, vatandaşların yaralı hayvanları merkeze ulaştırma konusunda çok daha duyarlı hale geldiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Doğaya dönemeyenler için güvenli bir yuva Merkeze getirilen her hayvanın doğaya dönemediğini de sözlerine ekleyen Aslan, şöyle devam etti: "Bizim birinci amacımız; doğadaki hayvanı tekrar doğasında, kendi yaşam alanında yaşatmak. Yaban hayvanı, insanla temasa geçmemiş canlı demektir. Bu nedenle biz onları tedavi edip güçlendirdikten sonra ait oldukları yere, doğaya geri gönderiyoruz. Bu, hem doğaya hem insanlığa karşı sorumluluğumuzdur. Ancak kanadı kırılmış, kalıcı sakatlığı olan hayvanlar merkezde uzun süreli misafir ediliyor. Bahçemizde hem sulak alan türleri için göletli yaşam alanları hem de karasal türler için özel barınaklar oluşturduk. Sakallı akbabalardan vaşaklara kadar birçok tür burada güvenli şekilde yaşamını sürdürüyor. Ayrıca merkezimiz, bilimsel araştırmalara da kaynak oluşturuyor. Merkezimiz yalnızca tedavi değil, aynı zamanda bilimsel bilgi üreten bir laboratuvar niteliğindedir."
Yaban hayatın sessiz kahramanı: 9 ayda 500’e yakın hayvana müdahale etti
12 Ekim 2025 Pazar - 09:59 Yaban hayatın sessiz kahramanı: 9 ayda 500’e yakın hayvana müdahale etti Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkez olarak Van Gölü Havzası’nda yaşayan tüm yaban hayvanlarının adeta yaşam sigortası haline geldiklerini belirterek, bu yılın 9 aylık döneminde 500’e yakın yaban hayvanına müdahale ettiklerini söyledi. Yaban hayatının sessiz kahramanı olarak ekolojik dengenin korunması için mücadele eden Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkezin doğadan kopmuş, yaralı veya annesinden ayrılmış hayvanlara yeniden yaşam umudu sunduğunu söyledi. Prof. Dr. Lokman Aslan, "Van Gölü Havzası, ülkemizin beşte bir sulak alanını barındıran son derece zengin bir bölge. Bu zenginlik bize hem biyoçeşitlilik hem de maalesef hasta ve yaralı yaban hayvanı olarak yansıyor" dedi. "2025’in ilk dokuz ayında 500’e yakın yaban hayvanı tedavi edildi" YYÜ Yaban Hayvanları Merkezi’ne yılın her döneminde çok sayıda yaban hayvanı getirildiğini dile getiren Prof. Dr. Lokman Aslan, bahar aylarında genellikle yuvadan düşen, annesinden ayrılan yavruları misafir ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Aslan, "Bu yıl da yine doğaya tutunamayan tilki, kurt, karga ve şahin yavruları merkezimize ulaştırıldı. Yaklaşık 100 yavruyu rehabilite ettik, bunlardan 60’ını yeniden doğaya kazandırdık. Sadece yavrular değil; trafik kazaları, ateşli silah yaralanmaları veya güçsüz düşme sonucu zarar gören yetişkin hayvanlar da merkezin kapısını çalıyor. 2025’in ilk dokuz ayında 500’e yakın yaban hayvanı merkezde tedavi edildi" diye konuştu. "Yaralı kartallardan kurtlara her tür için yaşam mücadelesi veriyoruz" Merkeze getirilen hayvanlar arasında kurt, tilki, şahin, kaya kartalı, arı şahini, kerkenes ve doğan gibi yırtıcı türlerin de bulunduğunu dile vurgulayan Prof. Dr. Aslan, "Bu yıl tedavisi tamamlanan 20 yırtıcı kuşu yeniden özgürlüğüne kavuşturduk. Onların gökyüzüne kanat çırpışını görmek, tüm emeğimizin karşılığıdır. Nesli tehlike altında olan sakallı akbaba ve toy kuşu gibi türler de merkezimizde koruma altına alınarak tedavileri yapıldı" ifadelerini kullandı. "Bilinçlenme artıyor, yaralanmalar azalıyor" Merkez olarak yalnızca tedavi değil, aynı zamanda eğitim ve farkındalık çalışmaları da yürüttüklerini sözlerine ekleyen Aslan, "Haftalık seminerler, öğrenci ziyaretleri ve çevre bilinci etkinlikleriyle özellikle çocukları doğa sevgisiyle büyütmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmaların sonuçlarını da almaya başladık. Ateşli silah yaralanmalarında belirgin azalma görüyoruz. Aynı zamanda Van’ın farklı ilçelerinde yürütülen farkındalık çalışmaları sayesinde, vatandaşların yaralı hayvanları merkeze ulaştırma konusunda çok daha duyarlı hale geldiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Doğaya dönemeyenler için güvenli bir yuva Merkeze getirilen her hayvanın doğaya dönemediğini de sözlerine ekleyen Aslan, şöyle devam etti: "Bizim birinci amacımız; doğadaki hayvanı tekrar doğasında, kendi yaşam alanında yaşatmak. Yaban hayvanı, insanla temasa geçmemiş canlı demektir. Bu nedenle biz onları tedavi edip güçlendirdikten sonra ait oldukları yere, doğaya geri gönderiyoruz. Bu, hem doğaya hem insanlığa karşı sorumluluğumuzdur. Ancak kanadı kırılmış, kalıcı sakatlığı olan hayvanlar merkezde uzun süreli misafir ediliyor. Bahçemizde hem sulak alan türleri için göletli yaşam alanları hem de karasal türler için özel barınaklar oluşturduk. Sakallı akbabalardan vaşaklara kadar birçok tür burada güvenli şekilde yaşamını sürdürüyor. Ayrıca merkezimiz, bilimsel araştırmalara da kaynak oluşturuyor. Merkezimiz yalnızca tedavi değil, aynı zamanda bilimsel bilgi üreten bir laboratuvar niteliğindedir."