Yerel Haberler
Van
Van’da optisyenlerden sahte güneş gözlüğü uyarısı 27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:09:54 Van’da havaların ısınmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımı artarken, optisyenler ise vatandaşları uyararak bijuteri ve sokak tezgâhlarında satılan sahte ürünlerin göz sağlığında kalıcı hasarlara yol açabileceğini söyledi. Kentte havaların ısınmasıyla birlikte artış gösteren güneş gözlüğü kullanımı, merdiven altı ürün tehlikesini de beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri, bijuteri ve sokak tezgahlarında satılan kalitesiz gözlüklerin göz sağlığını korumak yerine kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yeni sezon hazırlıklarının tamamlandığı kentte, optik mağazalarında yoğunluk yaşanırken uzmanlar, vatandaşların bilinçsiz seçimlerden kaçınması gerektiğini vurguladı. Özellikle Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ve camları işlevsiz ürünlerin uzun vadede ciddi göz kusurlarına zemin hazırladığına dikkat çekildi. "Güneş gözlüğü, gözü zararlı ışınlardan korur" İHA muhabirine konuşan Optisyen Uğur Özbek, güneş gözlüğünün sadece bir aksesuar olmadığını, bir sağlık gereci olduğunu belirtti. Yeni sezonla ilgili tüm hazırlıklarını tamamladıklarını ifade eden Optisyen Özbek, "Şu an yeni sezonla ilgili süreç başladı ve ürünlerimizin tamamı dizildi. Stoklarımızı hazırladık; gelen misafirlerimize ve hastalarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yeni sezonda öncelikle kaliteli, markalı ve Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin kullanılmasını öneriyoruz. Bu sezon özellikle bu hususlara dikkat edilmesi gerekiyor. Güneş gözlüğü, gözü zararlı UV ışınlarından korur. Bu nedenle başta uzun yol şoförlerimiz olmak üzere; çocuklardan yetişkinlere, tüm gençlerimize ve her yaş grubuna güneş gözlüğü kullanmasını tavsiye ediyoruz. Güneş gözlüğü alırken ürünün orijinalliğine ve camların UV koruma özelliğine mutlaka dikkat edilmelidir" dedi. "Tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır" İşportada veya kozmetik mağazalarında satılan gözlüklerin göz sağlığı için büyük risk taşıdığını dile getiren Özbek, "Gözlük alırken tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır. Kozmetik mağazası gibi yerlerde satılan ürünler orijinal değildir; bunların hiçbir koruyucu özelliği bulunmadığı gibi garantileri de yoktur. Camları işlevsiz olan bu basit gözlükleri kesinlikle önermiyoruz. Göz sağlığı için gözlüğün mutlaka bir optisyenden, profesyonel bir optik mağazasından alınması gerekmektedir" diye konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:51 Van Gölü havzasında ’Mavi Gaga’ heyecanı: Nadir misafirler geri döndü Türkiye’nin en önemli sulak alanlarını barındıran Van Gölü havzasında yürütülen koruma çalışmaları, nesli tükenme tehlikesi altındaki dikkuyruk (Oxyura leucocephala) popülasyonunun artmasını sağladı. Türkiye’deki yaklaşık 513 kuş türünden 240’ının görülebildiği Van Gölü havzasında, yaban hayatının korunabilmesi için yapılan çalışmalar sürüyor. Havzanın önemli göllerinden Erçek Gölü de her yıl binlerce kuşa ev sahipliği yapıyor. Havzanın en nadide kuşlarından olan dikkuyruklar da yine bu alanda yaşıyor. Dünya genelinde nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ve kendine has mavi gagasıyla tanınan Dikkuyruk ördekleri, göç yolculuklarının en kritik duraklarından biri olan Van Gölü havzasındaki sulak alanlara ulaşmaya başladı. Van’ın Erçek Gölü ve çevresindeki sulak alanlarda gözlemlenen bu nadir tür, bölgedeki kuş gözlemcileri ve doğa tutkunları arasında büyük bir sevinçle karşılandı. Van Gölü havzası: Dikkuyruklar için güvenli liman Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından "Tehlike Altındaki Türler" listesinde yer alan Dikkuyruklar, Türkiye’de en çok Burdur Gölü ile anılsa da, Van Gölü havzası bu türün hem konaklaması hem de üremesi için hayati bir önem taşıyor. Özellikle sodalı ve tuzlu göl yapısına uyum sağlayan bu kuşlar, havzanın zengin biyolojik çeşitliliğinin en zarif göstergelerinden biri.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:38 Akdamar Adası’nda renk cümbüşü Van Gölü’nün incisi Akdamar Adası, baharın gelişiyle birlikte adeta renklerin dans ettiği bir doğa şölenine sahne oldu. Havaların ısınmasıyla birlikte çiçeklerin açması ve badem ağaçlarının beyaz-pembe tonlara bürünmesi, adayı ziyaret edenlere kartpostallık manzaralar sundu. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Gevaş ilçesindeki Akdamar Adası, ilkbaharda açan badem ağaçlarıyla güzel manzaralar oluşturdu. Özellikle tarihi kilise çevresinde yoğunlaşan çiçeklenme, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekti. Doğanın uyanışıyla birlikte yeşilin ve rengârenk çiçeklerin oluşturduğu uyum, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler ortaya çıkardı. Baharın en güzel tonlarını yansıtan ada, hafta sonu yoğunluğu yaşarken, ziyaretçiler hem doğanın tadını çıkardı hem de Van Gölü’nün eşsiz manzarası eşliğinde keyifli vakit geçirdi. Yetkililer, ziyaretçilerin doğaya zarar vermemeleri ve çevre temizliğine dikkat etmeleri konusunda uyarılarda bulundu. Her yıl bu dönemde farklı bir güzelliğe bürünen Akdamar Adası, doğaseverlerin ve fotoğraf meraklılarının vazgeçilmez adreslerinden biri olmaya devam ediyor. İstanbul’dan geldiklerinin ifade eden Aysel Cenikli, "Van, Kars, Erzurum turuna çıktık. Ama Van’ı çok beğendim. Çok güzel bir yer. İlk defa geldim ama çok pişman oldum daha önce gelmediğime. Çok güzel bir yer gerçekten. Hele ağaçlara bayıldık. Kilise çok güzel. Çok hoş. Her şey çok güzel"
Van’da "4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü" etkinliği
04 Ekim 2025 Cumartesi - 15:36 Van’da "4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü" etkinliği Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü’nün düzenlediği "4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü" programında minik öğrenciler yaban hayvanları konusunda bilgi aldı. YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü, "4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü" dolayısıyla bir dizi etkinlik düzenledi. Öğretmenleri gözetiminde merkezi ziyaret eden minik öğrenciler, doğada yaralanıp merkezde tedavi gören yaban hayvanlarını görme imkanı buldu. Minik öğrenciler, canlı hayvanların yanı sıra merkez bahçesinde sergilenen yaban hayvanlarının tahnitlerini de yakından görme fırsatı buldu. Etkinlikte Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ise tedavisi tamamlanan kuşları doğaya saldı. İHA muhabirine konuşan Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, hayvanla insanların doğada hep birlikte yaşadığını belirtti. Prof. Dr. Aslan, "Eğer temiz bir çevre, sağlıklı bir hayvan ve mutlu insan üçgenini kuramazsak, bu dengeye ulaşamayız. Yaban hayvanları, evcil hayvanlar ve çiftlik hayvanları olmak üzere tüm hayvanların yaşam hakkı vardır. Hayvanları korumak, onların haklarını gözetmek demektir. Eğer bir çiftlik hayvanının ürünlerinden faydalanıyorsak, onun yem ihtiyacını, aşılamasını ve sağlık durumunu karşılamak zorundayız" dedi. Bütün hayvanları koruyarak gerçek anlamda medeni bir toplum olunabileceğini dile getiren Aslan, "Can dostlarımız dediğimiz kedi, köpek, kuşların yanı sıra; yılan, sürüngen, egzotik hayvanlar ve yaban hayvanları için de gerekli koruma tedbirlerini almamız gerekiyor. Günümüzde tek sağlık çatısı altında insan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı bir bütündür. Eğer biz hayvanları korumayı ihmal edersek, bunun sonucu bize Covid-19, tüberküloz, zoonoz hastalıklar veya Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi gibi salgınlar olarak geri döner. Zamanında gerekli önlemler alınmazsa bu hastalıklar önümüzde yeni pandemiler olarak karşımıza çıkabilir. Bu Hayvanları Koruma Günü’nde, elimizdeki bütün canlıların haklarını gözeterek koruma tedbirlerini artırmalı, onlara hak ettikleri değeri vermeliyiz" diye konuştu.
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Gazze ablukasının kırılması, tarihi bir başarıdır"
04 Ekim 2025 Cumartesi - 14:44 HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Gazze ablukasının kırılması, tarihi bir başarıdır" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, 2011’den bu yana ilk kez Gazze ablukasının kırılmasının tarihi bir başarı olduğunu söyledi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HİZMET-İŞ Sendikası Van Şube Başkanlığının 10. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Evliya Çelebi MTAL Van Uygulama Oteli’nde düzenlenen genel kurulda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Genel Başkan Arslan, Van’da DEM Partili belediyeler tarafından işten çıkarılan işçiler için uzun bir hukuk mücadelesi verdiklerini hatırlatarak, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın tensipleri ve Van Valisi Ozan Balcı’nın çabalarıyla özellikle Van Büyükşehir Belediyesi’nden çıkarılan işçilerin büyük bölümünün işe iade edildiğini söyledi. "Herkes 27 Şubat deklarasyonuna uymak zorunda" Son bir yıl içerisinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" sürecini desteklediklerini vurgulayan Arslan, "Bu sürecin geçmişte olduğu gibi yeniden sabote edilmemesi, inkıtaya uğramaması için herkesin dikkatli olması gerekiyor. Meclisteki komisyonda da ifade ettiğimiz gibi herkes 27 Şubat deklarasyonuna uymak zorundadır. Yeni öneriler ve teklifler getirerek bu deklarasyonun içini boşaltmak isteyenlere asla prim verilmemelidir" diye konuştu. "2 Ekim, dünya tarihine geçebilecek bir gündür" İsrail ablukasını kırarak Gazze kara sularına giren Sumud Filosu’nu tarihi bir başarı olarak nitelendiren Arslan, "2011’den bu yana ilk kez Gazze ablukasının kırılması tarihi bir başarıdır. Uluslararası güçlerin, ABD’nin, Avrupa Birliği’nin, BM Güvenlik Konseyi’nin, Arap Birliği’nin, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın içi boş temennilerinin ötesinde; yaklaşık 50 ülkeden 500’e yakın aktivist ve 50’den fazla Türk, sadece ellerindeki bayraklarla ve yardım malzemeleriyle Gazze kara sularına girmiştir. Bu büyük bir başarıdır. Bana göre 2 Ekim, dünya tarihine geçebilecek önemli bir gün olarak yerini alacaktır" şeklinde konuştu. "Yeni bir ‘Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ oluşturalım" Asgari ücret tartışmalarının her yıl aralık ayında başlayıp ocak ayına kadar sürdüğünü hatırlatan Arslan, yeni bir model önerisinde bulunarak, "Geçen yıl Asgari Ücret Tespit Komisyonu görüşmelerine katılan Türk-İş, bu mevzuat devam ettiği sürece artık komisyonda yer almayacağını açıkladı. Nihayet 50 yıl sonra Türk-İş de gerçeği gördü. Bizim de bu şartlarda katılma imkânımız yok. Bu durumda komisyon, hükümet ile işverenin belirlediği bir yapı haline gelir ki bu da işçilerin aleyhine olur. O nedenle buradan çağrı yapıyoruz, Bakanımız aralık ayını beklemeden sosyal tarafları toplasın. ‘Asgari Ücret Tespit Komisyonu nasıl olmalıdır?’ Bunu tartışalım. Dünyadaki örnekleri masaya yatıralım. İşçi ve işverenin yer aldığı, hükümetin hakemlik yaptığı yeni bir komisyon modelini hep birlikte inşa edelim" şeklinde konuştu.
Van’da beyin anevrizması ameliyatsız yöntemle tedavi edildi
03 Ekim 2025 Cuma - 15:16 Van’da beyin anevrizması ameliyatsız yöntemle tedavi edildi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Radyoloji Merkezi’nde beyin damarlarında baloncuk (anevrizma) bulunan ve buna bağlı beyin kanaması geçiren 44 yaşındaki kadın hasta, kapalı yöntemle yapılan anjiyografi sayesinde ameliyatsız tedavi edildi. Bitlis Devlet Hastanesine bilinç bulanıklığı ve baş ağrısı şikâyetiyle başvuran 44 yaşındaki Sacide Derman, yapılan tetkiklerde beyin kanaması geçirdiği belirlenince ileri tedavi için Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada gerçekleştirilen anjiyografi sonucunda hastanın beyin damarlarında anevrizma (damar baloncuğu) tespit edildi. Girişimsel Radyoloji Merkezi’nde uygulanan kapalı anjiyografik yöntemle, kasıktan girilerek beyin damarlarına ulaşıldı ve anevrizma platin tel (coil) kullanılarak kapatıldı. İşlem sonrası takibi yapılan hastanın sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, her türlü komplike hastanın merkezlerine sevk edildiğini belirtti. Doç. Dr. Sarıkaya, "Hastamızın dış merkezde yapılan tomografi incelemesinde beyin kanaması ve beyin damarlarında anevrizma tespit edildi. Bunun üzerine hasta 112 ambulansı ile Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Kasıktan girilerek beyin damarlarına ulaşıldı ve endovasküler (kapalı yöntem) tedaviye uygun olduğuna karar verildi. Yaklaşık 1,5 saat süren işlemde, anevrizmanın içine platin teller (coil) yerleştirildi. Bu sayede baloncuğun kanla dolması engellenerek yeniden kanama ihtimali ortadan kaldırıldı" dedi. Bitlis Devlet Hastanesi’ne baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı şikâyetiyle başvuran hastanın daha sonra kendilerine sevk edildiğini aktaran Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Berat Demiral ise "Yapılan tomografi incelemesinde beyin kanaması tespit ediliyor. Ardından çekilen tomografik anjiyoda beyin damarlarında anevrizma (damar baloncuğu) tespit ediliyor. Bunun üzerine hasta, tedavi amacıyla 112 ambulansı ile Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk ediliyor. Hastaya ilk olarak anjiyo işlemi yapıldı. Kasıktan girilerek beyin damarlarına özel kateterlerle ulaşıldı ve anevrizmanın endovasküler (kapalı yöntem) tedaviye uygun olduğuna karar verildi. Yaklaşık 1,5 saat süren işlemde, anevrizmanın ağzına mikrokateterle ulaşılarak içine platin teller (coil) yerleştirildi. Bu yöntemle baloncuğun kanla dolması engellendi ve yeniden kanama ihtimali ortadan kaldırıldı" diye konuştu. "Kapalı yöntem, hasta açısından daha konforludur" Anevrizma tedavisinde iki farklı yöntemin bulunduğunu hatırlatan Demiral, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlki bizim uyguladığımız kapalı yöntemdir. Bu yöntemde kasıktan girilerek beyin damarına ulaşılır, baloncuk platin telle kapatılır. İkincisi ise açık beyin ameliyatıdır. Bu yöntemde kafatası açılarak anevrizmanın boynuna klips adı verilen özel bir kıskaç yerleştirilir ve baloncuğun kanla dolması önlenir. Her iki yöntemde de amaç aynıdır; baloncuğu devre dışı bırakmak. Ancak kapalı yöntem, hasta açısından daha konforludur. Açık yara olmadığından komplikasyon riski daha düşüktür ve hastanede kalış süresi daha kısa olup hastalar daha kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Hastamızı bir hafta önce işlem için almıştık. Şu anda durumu gayet iyi olup takibi ve ilaç tedavisi devam etmektedir."
Van’da "5 Soru ve 5 Cevap" konferansı
03 Ekim 2025 Cuma - 13:24 Van’da "5 Soru ve 5 Cevap" konferansı Van İl Müftülüğü tarafından liselerde "5 Soru ve 5 Cevap" temalı konferanslar başlatıldı. Van İl Müftülüğü tarafından her yıl eğitim öğretim döneminde liselerde düzenlenen konferansların bu yılki teması "5 Soru ve 5 Cevap" olarak belirlendi. Konferansın ilki; İpekyolu ilçesinde bulunan Mesut Özata Anadolu Lisesinde gerçekleştirildi. Konferansın başlangıcında İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, gençlere hitaben, "Gençler, kendimize bu 5 soruyu soralım ve cevaplarını beraberce münazara ederek alalım! Birincisi insanlık, Gazze örneğinde olduğu gibi hiçbir ahlaki ve insani değerle bağdaşmayan durumlardan geçerken, kurtuluşu nerede aramalıdır? İkincisi dinî hayattaki gevşeklik ve yozlaşmanın sebebi inanç problemleri mi, yoksa inanca göre yaşama zorluğu algısı mı? Üçüncüsü gençler; aile başta olmak üzere sosyal hayatta kendini değersiz hissettiğinde ve ailevi sorunlar yaşadığında nasıl bir yol izlemelidir? Dördüncüsü Müslüman gençler olarak çevremizde ve dünyada olup bitenleri akışına bırakıp kabullenmek mi, yoksa bunlara itiraz etmek mi lazım? Beşincisi de Allah’ın insanları farklı imkan ve mekanlarda yaratmasındaki sebep ve hikmet ne olabilir" dedi. İl Müftüsü Şık, konferans boyunca etraflıca bu soruların cevabını gençlerle hasbihal ederek hem gençlerde görüş aldı hem de görüşünü paylaştı. Konferanstan sonra açıklamalarda bulunan Müftü Şık, "Van’daki genç kardeşlerimizle buluşup dertlerini dinlemek, sorularını cevaplamak ve kendileriyle sohbet etmek üzere ilimizin tamamını kapsayan gençlik çalışmalarımız her yıl olduğu gibi bu yılda kaldığı yerden devam etmektedir" dedi. Allah’ın inayetiyle ulaşılmadık tekbir genç kalmayıncaya kadar çalışmalarının devam edeceğini belirten Müftü Şık, gençlerin soramadıkları sorularının ileride sorun haline gelmemesi için Kur’an ve sünnet ışığında genç dimağların aydınlatılmasının büyük önem arz ettiğini söyledi. Şık, programların hazırlanması ve icrası ile ilgili emeği geçen herkese de teşekkür etti.