Yerel Haberler
Van
09 Mart 2026 Pazartesi - 10:57 Van’ın tescilli savat sanatı genç kuşaklara aktarılıyor Van’da tescilli savat sanatı, atölyelerde genç ustalara öğretilerek geleceğe taşınıyor. Van’da yaklaşık 2 bin 800 yıllık geçmişi olan ve 1915 öncesinde 120’den fazla atölyede icra edilen savatlı gümüş işlemeciliği, yok olma tehlikesini geride bırakarak yeniden ilgi odağı oldu. 90’lı yıllarda yeniden canlandırılan ve 2017 yılında tescil alan sanatın günümüzdeki temsilcilerinden 44 yıllık savat ustası Sadık Binici, üretim kapasitesini ve eğitim faaliyetlerini genişletti. Daha önce ürünlerini sadece toptan satışa sunan Binici, Van Bedesten Çarşısı’nda açtığı yeni iş yerinde hem üretim yapıyor hem de sanatı doğrudan vatandaşların beğenisine sunuyor. İHA muhabirine konuşan savat ustası Sadık Binici, kadim sanatı gelecek kuşaklara aktarmak için eğitim odaklı bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Binici, "Savat, Urartulardan günümüze gelen kadim bir Van sanatıdır. Urartu Devleti’nden sonra Roma döneminde de bu bölgede icra edilmiştir. Selçuklular bu sanata büyük önem vermiş, Osmanlı döneminde ise sanat zirveyi yaşamıştır. Osmanlı’nın son dönemlerinde, 1915 öncesinde burada 125 civarında kuyumcu atölyesi bulunmaktaydı. O zamanki nüfusun yüzde 7’sine tekabül eden bir sanatkâr kitlesi bu işle uğraşıyordu. Ben de bu sanatı şimdiki gençlere öğretmeye çalışıyorum. Şu anda yanımda 5-6 kişi çalışıyor. Gençler hakikaten hem hevesliler hem de bu işi yapmak için ellerinden geldiğince uğraşıyorlar. İnşallah bu işi öğrenip benden sonra da devam ettirirler ve daha çok insana öğretirler, amacımız budur" dedi. Osmanlı’nın son dönemlerinde bu bölgede yapılan savatlı takıları ve tabakaların, günümüz şartlarında teknolojinin de ilerlemesiyle daha da geliştirdiklerini dile getiren Binici, "Artık tespihler ve çok değişik takılar da üretiyoruz. Urartu figürlerini kullanıp savatla birleştiren, bu alandaki tek atölyeyiz. Selçuklu figürlerini işliyoruz; bölgeye ait olan çiçek modellerini, ters lale figürlerini kullanıyoruz. Bu alanı epey bir geliştirdik. Hem Van’ı daha iyi tanıtmak için elimizden geleni yapıyor hem de bu işi daha da ilerletmek istiyoruz" diye konuştu. "Türkevi’nde tanıtılması gurur kaynağı oldu" Savat sanatının uluslararası düzeyde gördüğü ilgiden bahseden Binici, sözlerini şöyle sürdürdü: "Amerika New York’taki Türkevi’nde Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın ürünlerimizi oraya götürüp tanıtması, Van’ımız için büyük bir gurur kaynağı oldu. Biz de bu işi artık geriye değil, daima ileriye götürmek için elimizden geleni yapıyoruz. Daha önceleri ürünlerimizi toptan yapıp satıyorduk; ancak şimdi kendi iş yerimizi açtığımız için ürünlerimizi doğrudan insanların takdirine ve beğenisine sunuyoruz. İsteyenler gelip görebilirler; yeni açılan Van Bedesten Çarşısı’nda iş yerimiz bulunmaktadır."
Yüzme havuzu ile hem yarışmalara hazırlanıyorlar hem serinliyorlar
12 Ağustos 2025 Salı - 13:07 Yüzme havuzu ile hem yarışmalara hazırlanıyorlar hem serinliyorlar Van’da, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Van Valiliği tarafından yapılan yarı olimpik yüzme havuzları yoğun ilgi görüyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Van Valiliği tarafından yapılan yarı olimpik yüzme havuzları vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. 2023 yılında Van merkez ve tüm ilçelerinde hizmete başlayan yarı olimpik yüzme havuzları, 6-65 yaş arası herkese hizmet veriyor. İpekyolu ilçesi Yalım Erez Mahallesi’nde 2024 yılında hizmete açılan Toprakkale Yarı Olimpik Yüzme Havuzunda çocuklar bir yandan yüzme öğrenirken bir yandan da yarışmalara hazırlanıyor. Yaşları 5 ila 12 arasında değişen çocukları yüzme ile buluşturduklarını ifade eden yüzme antrenörü Zeynep Sürücü, 2024 yılında hizmete başlayan havuza yoğun bir talebin olduğunu belirterek, "5-12 yaş arası öğrencilerimizle aktif olarak ders yapıyoruz. İki antrenör ve 2 cankurtaran ile hafta içi 09.00 ila 16.00 saatleri arası eğitimlerimiz oluyor. İlk başta çocukların suya alışmalarını sağlıyoruz. Çok küçük yaş grubunda nefes kontrolü, özgüven edinebilme becerilerini geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sonra teknik aşamalarına geçiyoruz" dedi. Çocuklara yüzme öğretmenin yanı sıra sporcu yetiştirme odaklı da hizmet sunduklarının altını çizen Sürücü, "Yarışmalara hazırlanan sporcularımızın yanı sıra özel öğrencilerimiz de var. Onlara odaklı da ders yapıyoruz. Hepsi cıvıl cıvıl, hepsi çok mutlular. Suyu çok seviyorlar. Sudan korkan da var ama suya alışma süreleri bizim onlara yaklaşımımızla kısa sürüyor. Bunun yanında Van Gölü’ne ulaşamayan çocukların burada suya alışmalarını, su ile içli dışlı olmalarını sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. Yüzme havuzuna çocuklarını getiren ailelerin mutlu olduklarını vurgulayan Sürücü, "Aileler, çocuklarını başta suya alıştırma, su da durabilmeleri için getiriyor ama çocuklarındaki yeteneği görünce, bu sefer sporcu olmaları yöneliminde bulunuyorlar. Tabi bizim burada temel amacımız Van’dan Türkiye şampiyonlarını çıkarmaktır" diye konuştu. Öte yandan havuza gelen çocuklar ise yüzmeyi çok sevdiklerini belirterek hedeflerinin Türkiye şampiyonluğu olduğunu söylediler.
Sıcak hava dalgası Van’da acil servislerde yoğunluğu artırdı
12 Ağustos 2025 Salı - 11:36 Sıcak hava dalgası Van’da acil servislerde yoğunluğu artırdı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Acil Tıp Uzmanı Dr. Ahmet Aykut, öğle saatlerinde güneşe maruz kalan vatandaşlarda sıcak çarpmasına bağlı şikâyetlerde artış yaşandığını söyledi. Türkiye genelinde etkisini artıran sıcak hava dalgası, Van’da acil servis başvurularını artırdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, hava sıcaklıkları bu hafta birçok ilde mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Düşük nem oranı ise hissedilen sıcaklığı daha da artırarak özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı olanlar için ciddi risk oluşturuyor. Uzmanlar, sıcak havanın yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmakla kalmadığını, aynı zamanda sağlık üzerinde de ciddi tehditler oluşturduğuna dikkat çekiyor. İHA muhabirine konuşan Başhekim Yardımcısı Acil Tıp Uzmanı Dr. Ahmet Aykut, sıcaklıkların artmasıyla birlikte acil servis başvurularında sıcak çarpmasına bağlı semptomlarla ilgili ciddi bir artış yaşandığını belirtti. Acil Tıp Uzmanı Dr. Aykut "Vatandaşlarımızın özellikle bu konuda dikkat etmesi gereken bazı hususlar var. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte özellikle öğle saatlerinde, yani 11.00 ile 16.00 arasında vatandaşlarımızın mümkün olduğunca güneş altında kalmamasını öneriyoruz. Eğer mecburen güneş altında kalacaklarsa ya da kapalı ama sıcak ortamlarda çalışıyorlarsa, bu durumlarda daha ince, açık renkli ve pamuklu, nefes alabilen kumaşlardan yapılmış kıyafetleri tercih etmeleri kendileri için faydalı olacaktır" dedi. "Sıvı tüketmeleri büyük önem taşıyor" Vatandaşların sıcak çarpması konuda dikkat etmeleri gereken bazı belirtiler olduğunu dile getiren Aykut, "Bu belirtiler basit kas kramplarından başlayarak, daha ileri düzeyde sıcağa aşırı maruz kalmaya bağlı idrar çıkışında azalma, nöbet geçirme ve bilinç bozukluğu gibi geniş bir yelpazeye yayılabiliyor. Özellikle kronik hastalığı olan yaşlı bireyler ile bebek ve çocukların, yaz aylarında dışarıda geçirdikleri süre boyunca bol sıvı tüketmeleri büyük önem taşıyor. Acil servise genellikle 40 derecenin üzerinde yüksek ateş şikayetiyle başvuruyorlar. Bunun yanında mide bulantısı, kusma, ishal atakları, ciddi kas ağrıları ve kramplar gibi semptomlar görülebiliyor. Daha ileri vakalarda bilinç değişikliği, konuşma bozukluğu ve çevreyle iletişim kuramama gibi durumlarla karşılaşıyoruz" diye konuştu. Dışarıda baygın halde bulunan vatandaşlar için hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Aykut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Acil servise hem kendi imkanlarıyla gelen hem de 112 aracılığıyla getirilen hastalarımız oluyor. Bu tür hastalara uyguladığımız tedavi süreci genellikle vücut ısısını düşürmeye yönelik oluyor. Bunun için buz paketleri veya fan sistemleriyle soğutma yöntemlerini kullanıyoruz. Ayrıca, sıcak çarpmasına bağlı olarak gelişen aşırı ısınma nedeniyle vücutta sıvı ve elektrolit kayıpları meydana geliyor. Bu kayıpları yerine koymak için damar yolu açılarak serum tedavisi uyguluyoruz. Çok ileri seviyedeki vakalarda ise sıvı kaybı ve elektrolit bozukluklarına bağlı olarak böbrek yetmezliği ya da diğer organ yetmezlikleri gibi ciddi komplikasyonlarla karşılaşabiliyoruz."
Sıcak hava dalgası Van’da acil servislerde yoğunluğu artırdı
12 Ağustos 2025 Salı - 11:34 Sıcak hava dalgası Van’da acil servislerde yoğunluğu artırdı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Acil Tıp Uzmanı Dr. Ahmet Aykut, öğle saatlerinde güneşe maruz kalan vatandaşlarda sıcak çarpmasına bağlı şikâyetlerde artış yaşandığını söyledi. Türkiye genelinde etkisini artıran sıcak hava dalgası, Van’da acil servis başvurularını artırdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, hava sıcaklıkları bu hafta birçok ilde mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Düşük nem oranı ise hissedilen sıcaklığı daha da artırarak özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı olanlar için ciddi risk oluşturuyor. Uzmanlar, sıcak havanın yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmakla kalmadığını, aynı zamanda sağlık üzerinde de ciddi tehditler oluşturduğuna dikkat çekiyor. İHA muhabirine konuşan Başhekim Yardımcısı Acil Tıp Uzmanı Dr. Ahmet Aykut, sıcaklıkların artmasıyla birlikte acil servis başvurularında sıcak çarpmasına bağlı semptomlarla ilgili ciddi bir artış yaşandığını belirtti. Acil Tıp Uzmanı Dr. Aykut "Vatandaşlarımızın özellikle bu konuda dikkat etmesi gereken bazı hususlar var. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte özellikle öğle saatlerinde, yani 11.00 ile 16.00 arasında vatandaşlarımızın mümkün olduğunca güneş altında kalmamasını öneriyoruz. Eğer mecburen güneş altında kalacaklarsa ya da kapalı ama sıcak ortamlarda çalışıyorlarsa, bu durumlarda daha ince, açık renkli ve pamuklu, nefes alabilen kumaşlardan yapılmış kıyafetleri tercih etmeleri kendileri için faydalı olacaktır" dedi. "Sıvı tüketmeleri büyük önem taşıyor" Vatandaşların sıcak çarpması konuda dikkat etmeleri gereken bazı belirtiler olduğunu dile getiren Aykut, "Bu belirtiler basit kas kramplarından başlayarak, daha ileri düzeyde sıcağa aşırı maruz kalmaya bağlı idrar çıkışında azalma, nöbet geçirme ve bilinç bozukluğu gibi geniş bir yelpazeye yayılabiliyor. Özellikle kronik hastalığı olan yaşlı bireyler ile bebek ve çocukların, yaz aylarında dışarıda geçirdikleri süre boyunca bol sıvı tüketmeleri büyük önem taşıyor. Acil servise genellikle 40 derecenin üzerinde yüksek ateş şikayetiyle başvuruyorlar. Bunun yanında mide bulantısı, kusma, ishal atakları, ciddi kas ağrıları ve kramplar gibi semptomlar görülebiliyor. Daha ileri vakalarda bilinç değişikliği, konuşma bozukluğu ve çevreyle iletişim kuramama gibi durumlarla karşılaşıyoruz" diye konuştu. Dışarıda baygın halde bulunan vatandaşlar için hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Aykut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Acil servise hem kendi imkanlarıyla gelen hem de 112 aracılığıyla getirilen hastalarımız oluyor. Bu tür hastalara uyguladığımız tedavi süreci genellikle vücut ısısını düşürmeye yönelik oluyor. Bunun için buz paketleri veya fan sistemleriyle soğutma yöntemlerini kullanıyoruz. Ayrıca, sıcak çarpmasına bağlı olarak gelişen aşırı ısınma nedeniyle vücutta sıvı ve elektrolit kayıpları meydana geliyor. Bu kayıpları yerine koymak için damar yolu açılarak serum tedavisi uyguluyoruz. Çok ileri seviyedeki vakalarda ise sıvı kaybı ve elektrolit bozukluklarına bağlı olarak böbrek yetmezliği ya da diğer organ yetmezlikleri gibi ciddi komplikasyonlarla karşılaşabiliyoruz." (YLM-ŞAK-
Tahir Paşa Konağı aslına uygun şekilde yeniden inşa ediliyor
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:06 Tahir Paşa Konağı aslına uygun şekilde yeniden inşa ediliyor Van’ın tarihi değerlerinden biri olan Tahir Paşa Konağı, aslına uygun şekilde kerpiçle yeniden inşa ediliyor. Van Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca yürütülen rekonstrüksiyon çalışmalarıyla birlikte Tahir Paşa Konağı, Van’ın geleneksel sivil mimarisine yeniden kazandırılıyor. Yaklaşık 850 metrekarelik kapalı alana sahip yapı, 19. yüzyıl sonlarından itibaren Osmanlı yönetici sınıfı tarafından kullanıldı. Geçmişte Van Valisi Tahir Paşa’nın konutu olarak bilinen yapı, bir dönem Kazım Karabekir Paşa’nın çocukluğuna da ev sahipliği yaptı. 1979 yılında Ankara Yüksek Anıtlar Kurulu tarafından tescillenen konak, iki katlı, düz toprak damlı ve geleneksel Van konut mimarisinin önde gelen örnekleri arasında gösteriliyor. 1980’li yıllara kadar ayakta kalan yapı, 1990’lara dek kısmen kullanılmaya devam edildi. Ancak ilgisizlik ve bakımsızlık sonucu üst örtüsü çöktü, beden duvarları yıkıldı ve yapı zamanla harabeye dönüştü. Hazırlanan rekonstrüksiyon projesiyle birlikte, konak geleneksel yapım tekniklerine uygun olarak yeniden inşa ediliyor. Kullanılan kerpiçler, özel olarak kaya tuzu, odun külü, saman ve doğal toprak karışımıyla üretildi. Üç ay önce hazırlanan bu kerpiçler, binanın duvarlarında özgün dokuya uygun olarak kullanılıyor. ’’Konak, birçok devlet yetkilisi tarafından kullanılmış’’ İHA muhabirine konuşan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şahabettin Öztürk, Van’ın önemli tarihi yapılarından biri olan Tahir Paşa Konağı’nda rekonstrüksiyon çalışmalarının bir ay önce başladığını belirtti. Çalışmaların yapı mülk sahibi Elmas Öztürk ile Van Valiliği arasında imzalanan protokol kapsamında devam ettiğini hatırlatan Doç. Dr. Öztürk, "Tahir Paşa Konağı, 1980’li yıllara kadar ayakta kalmış, 1990’lara kadar da kısmen kullanılan bir yapıydı. Ancak zamanla bakım eksikliği ve ilgisizlik nedeniyle önce üst örtüsü, ardından beden duvarları yıkılarak harabe haline geldi. Günümüze oldukça yıpranmış bir şekilde ulaşan yapının, hazırlanan rekonstrüksiyon projesiyle aslına uygun olarak yeniden inşası sürmektedir. Konak 1979 yılında Ankara Yüksek Anıtlar Kurulu tarafından tescillenerek koruma altına alındı. Yapı, 2 bin 660 metrekarelik bir alan üzerinde kurulu, iki katlı, düz toprak damlı geleneksel bir konaktı. Van’daki geleneksel sivil mimarinin önemli örneklerinden biri olan bu yapı, geçmişte Van Valisi Tahir Paşa başta olmak üzere birçok devlet yetkilisi tarafından kullanılmıştır" dedi. "Kazım Karabekir Paşa’nın çocukluğu bu yapıda geçti’’ Konağın tarihi önemine dikkat çeken Öztürk, "Kazım Karabekir Paşa’nın babası Mehmet Emin Bey, bu yapıda görevliydi. Paşa’nın yaklaşık 5 yıllık çocukluk dönemi burada geçmiştir. Daha sonra mülkiyet devletten şahıslara geçmiş ve yapı uzun yıllar Mustafa Dileverzade adlı bir aile tarafından kullanılmıştır. 1990’lara kadar kullanılan yapı, daha sonra Elmas Öztürk Hanımefendi’ye geçmiştir" ifadelerini kullandı. Projenin, Van’ın kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel sivil mimarisine büyük katkı sağlayacağını söyleyen Öztürk, Tahir Paşa Konağı’nın dış yapısının ekim ayı ortalarında yüzde 90 oranında tamamlanması hedeflendiğini kaydetti. Yapının inşaat ustası Nasır Afgan ise Van’da şu ana kadar birçok tarihi projede yer aldığını dile getirerek, "Tahir Paşa Konağı yapımında 15 kişilik ekibimle çalışıyorum. Kerpiçleri üç ay önce kestik. Bu kerpiçlerin içine kaya tuzu, odun külü ve saman katıldı. Şu an yapının zemin katı bitmek üzeredir" diye konuştu.