Yerel Haberler
Van
Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:21:18 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var" Küresel çalkantıların milletin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldığını ve atlatılmaya devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, "Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız." AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz" Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz" dedi. "2002’ye kıyasla tarımsal destekler 23 kat arttı" "Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum" ifadelerini kullanan Bakan Yumaklı, "İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:18 Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan bir milletin herkesin gözü önünde soykırıma uğradığını belirterek, "Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece ‘dur’ diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Öğle saatlerinde Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik" diyen Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu küresel çalkantılar; elbette milletimizin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldı, atlatılmaya devam ediyor. Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Yani bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız" ifadelerini kullandı. AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz. Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum. İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:46 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Eğer üretim gücünüz yoksa aslında elinizdeki imkanların çok da önemli olmadığını gösteriyor" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bugün itibarıyla bütün dünyada herkesin çok yakından takip etetiği gelişmeler yaşandığını belirterek, "Eğer üretim gücünüz yoksa aslında elinizdeki imkanların çok da önemli olmadığını gösteriyor" dedi. Öğle saatlerinde havayoluyla Ankara’dan Van’a gelen Bakan İbrahim Yumaklı, Ferit Melen Havalimanı’nda Van Valisi Ozan Balcı ve kurum müdürleri tarafından karşılandı. Buradan Erciş yolu üzerinde bulunan Kırmızı Et Üreticileri Birliği’ne ait damızlık düve üretim merkezini ziyaret eden Bakan Yumaklı, 2024 yılında hayvancılık yol haritasını açıkladıklarını hatırlatarak, "Bunun temel amacı hem kırmızı et üretimimizi verimli ve kaliteli bir düzeye çıkarmak hem de halihazırda mevcut sürümüzün de yine verimli bir şekilde artırılmasını sağlamak, üretimi artırmak ve lazım. Bunu neden söylüyoruz? Bugün itibarıyla bütün dünyada hepimizin çok yakından takip etmiş olduğu gelişmeler, eğer üretim gücünüz yoksa aslında elinizdeki imkanların çok da önemli olmadığını gösteriyor bizlere. Biz de bu ülkeden yola çıkarak; yani ülkemizin üretim potansiyelini en üst seviyede harekete geçirmek vizyonundan yola çıkarak, özellikle anaç hayvanların sayısını artırmak ve buradan doğacak buzağılarla hem sürülerimizi artırmak hem de onların verimli ve kaliteli bir üretime konu olmasını sağlamak istedik. Ve bunun için yetiştiricilerimize, üreticilerimize, bu işin çilesini çekenlere avantaj sağlayacak ve onların belli bir dönem değil sürekli bir şekilde bu üretimi gerçekleştirebileceği ortamları hazırlamak adına çalıştık. Tabii ilk projemiz buydu. Yani Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi ve bu projenin ilk teslimlerini de 9 ay önce Iğdır’da gerçekleştirmişiz. Bugün burada dediğim gibi bir sivil toplum kuruluşumuzun yani sektörün temsilcisinin, sektörün hep birlikte bütün bileşenleriyle bir araya gelerek ikinci bir hem bir üretim alanı oluşturması hem de hayvanlarını dağıtacak olması bizler açısından gurur verici bir husus" dedi. Projenin amacından da bahseden Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Peki ne idi bu projenin ana amacı? Başvuruları aldık. Bunları yapabilecek kabiliyette olanların 18 kriterde bir yazılımla eşleştirmesini gerçekleştirdik. Gerçekten 200 bine yakın kardeşimiz bunlara başvurdu ve hak sahibi olma yolunda önemli bir mesafe kat etmiş oldu. Bu belli bir döneme ait bir proje değil. Devam edecek bir proje. Biz sadece 3 yıllık bir bölümünü açıkladık. Ancak çok önemli bir hususu da buradan belirtmeden geçemeyeceğim. Özellikle genç kardeşlerimizin ve kadın girişimcilerin bu üretimin içerisinde olabilmesi için de onlara ilave avantajlar sağlamış olduk. Eğer bir de meslek mensubuysa yani bunun eğitimini almışsa, halihazırda mevcutta o işi yapıyorsa onlara da ilave ek avantajlar sağladık. Değerlendirme sonunda 4 bin 351 kardeşimiz ilk etabın hak sahibi oldu. Bir rakam vermek istiyorum size. 4 bin 351 kardeşimizin yüzde 42’si kadın, yüzde 81’i genç, yüzde 90’ı da halihazırda aktif hayvancılık yapan kardeşlerimizden oluşuyor. Yani bu proje başından sonuna kadar hedeflemiş olduğu bütün unsurları bünyesinde barındırmış durumdadır." Projenin yetiştiricilere yönelik avantajlarından da bahseden Bakan Yumaklı, "Peki bu projenin yetiştiricilerine ne avantajı var? Bunu 4 başlıkta sayacağım. Birincisi TİGEM’in, yani Bakanlığımıza bağlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün çiftliklerindeki kaliteli etçi gebe düveleri uygun maliyetle ki burada Ziraat Bankası’ndaki arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum, 2 yılı ödemesiz toplam 7 yıllık bir sürede geri ödemek üzere üreticilere sağlamış olacağız. İkincisi, yani bu sağlanan kredinin en önemli unsuru da yüzde 85’e varan faiz indiriminin gerçekleşmesi. Yani önce hayvanlar sağlanacak. Bunun finansmanı da bunun bedeli de uygun şartlarda Ziraat Bankası tarafından sağlanacak. Üçüncüsü, hak sahibi kardeşlerimize 12 ay boyunca hayvan başına bin 500 lira bakım ve besleme desteği sağlayacağız. Bu bir asgari ücrete denk geliyor. Toplam itibarıyla şöyle söyleyeyim, bir yılda 15 hayvan almış olan bir yetiştiricimiz 270 bin liralık bir bakım ve besleme desteği almış olacak. Dördüncüsü de bu hayvanların sigortalanmış olmasıdır. Yani bir yıl boyunca bu hayvanları alan kardeşlerimiz bunlarla ilgili herhangi bir problem yaşadığında sigortanın bunu karşılamasını sağlamış durumdayız. Peki ilk proje böyleydi. Şimdi burada açacağımız ve ‘haydi bismillah’ diyeceğimiz Van’dan artık sadece devletin değil; yine altını özellikle çizerek ifade etmek istiyorum, sektörün, bir sivil toplum kuruluşunun ve yerel yönetimin, valiliğin ve üreticilerin bir arada olduğu bu projede ne olacak? Aynısı olacak. Aynı şartlarla devam edecek inşallah. Ben hem TİGEM’in Iğdır’daki Kazım Karabekir işletmesinde hem de Şanlıurfa Ceylanpınar’dan ülkemizin 4 yanındaki üreticilerimize, yetiştiricilerimize hayvanlarını verirken buna bir destinasyonun, bir merkezin daha ilave olacak olmasının gururunu yaşıyorum. Bunun asıl aktörü, asıl kahramanları bu işi yapacak olan sizlersiniz, üreticilersiniz. Ben hepinize buradan canı gönülden teşekkür ediyorum" diye konuştu. Geldiğimiz noktanın projenin özünü özetlediğini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Devlet yatırım yaptı. Yetiştirici sahip çıktı. Sürü büyüdü. Bir tarafta bir şeyin aksaması onun olmasına engel bir husustur. Ama Van’da hepsi oldu. Dolayısıyla ben Van’da 7’den 70’e kimler varsa bu projenin olması için kimler elini taşın altına koyduysa tekrar hepinize teşekkür ediyorum. Bakanlığımızla bu oluşumun arasındaki protokol kapsamında yaklaşık 2 bin düveyi burada Van’da teslim etmiş durumdayız. Dedik ki siz burada bunlara bakın, gebelik süreci tamamlansın ve yalnızca bu projedeki hak sahiplerine bizimle aynı şartlarda teslim edilsin. İnşallah bunları da bugün belli bir bölümünü teslim etmiş olacağız. ‘Kırsalda Bereket’ artık sadece devletin yaptığı bir proje değil; yetiştiricilerimizin ve üretici birliklerimizin de omuz omuza verdiği, birlikte yürütülen bir üretim hareketidir. Çünkü projede yola çıkarken hedefimiz şuydu: Etçi damızlık materyal ihtiyacımızı bizzat kendi yetiştiricilerimizden, kendi toprağımızdan karşılamak. Eğer üretim gücünüz yoksa sizler için önemli, kritik, stratejik alanlarda bağımlı haldeyseniz o zaman bağımsızlığınıza şüphelerin, lekelerin olması kaçınılmazdır. İşte bunu sağlamaya çalışıyoruz. Özellikle gıda arz güvenliği konusunda bugün dünyanın sadece savaşlarla değil, aynı zamanda ticaretin de çok başka hale geldiği bir ortamda inşallah biz bunu hep birlikte sağlamış olacağız" diye konuştu. Diğer illerde yapılacak çalışmalar için de çağrıda bulunan Bakan Yumaklı, "Ben buradan diğer, halihazırda çalışmalarına devam eden ve yakında kendileriyle birlikte de aynı şekilde bu projelerin açılışını yapacağımız illerimize de çalışmalarını hızlandırma, sadece fikir aşamasında, düşünce aşamasında olanlara da bunları bir an önce aktif hale getirme çağrısı yapmış oluyorum. Hedefimiz açık. Bir an önce bu projeyi hızlı bir şekilde yaygınlaştırmak, sadece kendi ülkemizin değil etrafımızda da bu üretim kabiliyetine sahip olmayan ülkelerin de ihtiyacını birlikte karşılamak. Kapımız herkese açık. ‘Ben üretirim’ diyen, ‘ben varım’ diyen bütün sivil toplum kuruluşlarına, bütün kurumlara kapımız açık. Bu adımın bir diğerini de küçükbaş hayvancılıkta da attık. ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek’ projemizin adı. Tabii Van gibi hem küçükbaş hayvan rakamında 1. sırada, mera varlığında 1. sırada olan bir ilimizden bunu bütün Türkiye’ye duyurmak, tekraren aynı şekilde bugün yaptığımız modelin uygulanacağını söylemekten de büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sadece şöyle bir şey var. Ben buraya geldiğim zaman hayvan varlığımız yaklaşık 3.2 milyon civarındaydı, küçükbaş hayvan varlığı. Şimdi 3.5 milyon. Yani sadece 300 bin artmış. Şu 2-3 yıl içerisinde yeterli değil. Geldiğimizde de söylemiştik. Van’ın çok önemli bir potansiyeli var. İşte görüyorsunuz şöyle etrafımıza baktığımızda çok muazzam bir kaynağı var. Bunu harekete geçirmemiz gerekiyor ve tekrar küçükbaşla alakalı bu projenin kaynağı ve yine ihracat yapabilir bir hale gelecek unsuru da inşallah Van’ın çok önemli bir rol alacak olması sebebiyle önemli görüyorum" şeklinde konuştu. Daha fazla ve daha farklı projeler geliştirmeleri gerektiğini dile getiren Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "Yaptığımız her işimizde bu ülke için gecesini gündüzüne katan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çok çok önemli bir etkisinin olduğunu ifade etmek istiyorum. Çok yakından bütün illeri takip ediyor elbette ama bu projeleri söylediğimizde bizlere verdiği cesaret ve destek bizlerin de sizlerin karşısında bu şekilde bu projeleri açıklamak ve açılışını yapmakla sonlanıyor. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a da huzurlarınızda şükranlarımı arz ediyorum. Teşekkürlerimi arz ediyorum. Van çok önemli. Çünkü bu güzel ilin, bu güzel insanlarının üretimle alakalı bir şeyi tuttuğu zaman sonuna kadar devam ettirdiğini görüyorum. Sadece biraz daha gayret etmemiz gerekiyor. Daha fazla, daha farklı projeler geliştirmemiz gerekiyor. Onlardan bir tanesi de bu tesisin içerisinde bir çiftçi eğitim merkezi olacak. Bunun çok önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Yani Türkiye’de de bu işleri yapacak olan üreticilerimizin bunun nasıl yapıldığına dair bütün bilgileri de buradan yine bu Çiftçi Eğitim Merkezimizden elde edeceklerini söylemek istiyorum." Bakan Yumaklı, konuşmasının ardından yetiştiriciye düvelerini teslik ettikten sonra AK Parti’nin İl Danışma Meclisi Toplantısına katılmak üzere buradan ayrıldı.
Van Gölü su kaybetmeye devam ediyor
31 Temmuz 2025 Perşembe - 11:40 Van Gölü su kaybetmeye devam ediyor Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, son yıllarda önemli etkili olan kuraklık nedeniyle çekilmeye devam ediyor. Türkiye’nin en büyük gölü ve dünyanın en geniş sodalı gölü olan Van Gölü, iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık nedeniyle her geçen gün küçülüyor. 3 bin 712 kilometrekarelik alana sahip göldeki çekilme, belirgin şekilde gözlemleniyor. Yağışların azalması ve aşırı buharlaşma dolayısıyla önemli miktarda su kaybının yaşandığı gölün sığ noktalarındaki çekilme yüzlerce metreyi buluyor. Oluşumu asırlar süren mikrobiyalitler, geçmiş dönemlerde seviyenin yükselmesiyle su altında kalan tarihi yapılar ve yerleşim alanlarının, kuraklığın etkisiyle ortaya çıktığı gölün kıyılarındaki değişim uydu görüntülerine de yansıyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversite (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü 3 bin 712 kilometre kare yüzey alanı ile beraber ülkemizin en büyük gölü ve en fazla buharlaşmanın gerçekleştiği göl. Van Gölü kapalı bir göl, dışarıya hiçbir su çıktısı yok. Bundan dolayı Van Gölü’nün su bütçesini kışın yağan kar yağışı oluşturuyor. Bu sebepten dolayı Van Gölü’nün çok basit su bütçesi var. Kar ve yağmur yağışlar göle su girdisini oluştururken buharlaşma ile beraber göl den su çıktısı geçekleşiyor. Geçtiğimiz kış mevsimi, özellikle Şubat ayı mevsim normallerin çok çok altında bir yağış gerçekleşti. Şubat ayındaki yağışlar, geçen yıllara göre yüzde 60 daha az gerçekleşti. Yaz mevsimindeki sıcaklıklar göldeki buharlaşmayla beraber su çıktısı olunca Van Gölü’nün biraz daha geri çekildiğini görüyoruz" dedi "Van Gölü su kaybetmeye devam ediyor" Van Gölü’nün su kaybetmeye devam ettiğinin altını çizen Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, "Su kaybını esas önümüzdeki Eylül-Ekim ayında bunu çok daha bariz göreceğiz. Van Gölü’nün yüzey suyunun muhtemelen şimdikine göre biraz daha düştüğünü, geriye doğru çekildiğini göreceğiz. Bu durumda en kötü etkilenen şüphesiz balıkçı limanları oluyor. Çünkü göl kenarında olan balıkçı limanlarındaki teknelerinin limana girişi ve çıkışı git gide zorlaşıyor. Çünkü su seviyesi biraz daha geriye çekildiği zaman maalesef limanlara girişi çıkış zorlaşıyor" dedi. "Çalışmayan arıtma tesisleri Van Gölü’nü tehdit ediyor" Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, "Van Gölü için aslında en büyük tehlike çalışmayan atık su arıtma tesisleri. Van Gölü kapalı bir göl ve göle giren her bir damla kirlilik burada maalesef kalıyor dışarıya çıktısı yok. Bu sebepten dolayı çekilme kadar en büyük tehlike Van Gölü kenarındaki çalışmayan arıtma tesisler. Bu saatten sonra Van gölü için her bir damla kirlilik bile fazla. Arıtma tesislerin her birinin çalıştırılması gerekiyor" diye konuştu.
Gevaş Selçuklu Mezarlığı’nda 6 yeni mezar daha gün yüzüne çıkarıldı
31 Temmuz 2025 Perşembe - 10:53 Gevaş Selçuklu Mezarlığı’nda 6 yeni mezar daha gün yüzüne çıkarıldı Van’ın Gevaş ilçesinde yer alan ve Türkiye’nin en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olarak kabul edilen Selçuklu Mezarlığı’nda sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmalarında bu yıl 6 mezar daha gün yüzüne çıkarıldı. Ortaçağ Dönemine ait Anadolu’nun en büyük Türk İslam mezarlığından biri olan ve yaklaşık 50 bin metrekarelik bir alanı kaplayan Gevaş Selçuklu Mezarlığı’nda bugüne dek tespit edilen mezar taşlarının sayısı bini buluyor. Birçoğu 14. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen mezarlıktaki mezar taşları ise Ahlat mezar taşlarından farklı olarak ‘beyaz kalker’ taşından yapıldı. Türk tarihi ve sanatı açısından büyük bir öneme sahip olan mezarlıkta bulunan şahide ve sandukaların tüm yönleriyle gün yüzüne çıkarılması ve hak ettiği değere kavuşturulması amacıyla 2022 yılında restorasyon çalışmaları başlatıldı. Bu yıl Cumhurbaşkanlığı himayesinde yürütülen "Geleceğe Miras Projesi" kapsamına alınan çalışmalar, Van Müzesi başkanlığında ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış’ın bilimsel danışmanlığında yürütülüyor. Bu yıl gün yüzüne çıkarılan 6 mezarın üzerindeki kitabeler, akademik ekip tarafından incelenmeye alındı. Yazı ve süslemeleriyle dikkat çeken bu mezar taşları, bölgenin tarihi ve kültürel mirasına ışık tutmaya devam ediyor. "Şu ana kadar 180 mezar taşının zemin blokajı yapıldı" Konuya ilişkin konuşan Van YYÜ Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış, çalışma alanının ‘Geleceğe Miras’ projesine dahil edilmesiyle birlikte kapasitesinin artırıldığını belirtti. Bu yıl çalışmalara hızlı başladıklarını ve yaklaşık 50 adet mezar taşına müdahale edildiğini ifade eden Doç. Dr. Çalış, "Bunlardan 40 mezar taşının zemin blokaj işlemleri yapılırken, yaklaşık 10 taşın da liken temizliği yapıldı. Bu taşlar arasında 6 adet taş tamamıyla toprak altındayken gün yüzüne çıkarıldı. Yani daha önce pafta numarası olmayan, herhangi bir yerde göremeyeceğiniz bu taşlar, ilk defa 750 yıl sonra kelimenin tam anlamıyla gün ışığı görmüştür ve şu anda onlarla ilgili çalışmalarımız devam etmektedir. Tüm süreç içerisinde yapılan çalışmalara baktığımızda, 180 mezar taşının zemin blokajı yapılmıştır. Bunların dışında 85 taşın liken temizliği yapılmış, 15 taşın kırık parçaları birleştirilerek tümleme çalışmaları gerçekleştirilmiş ve 25 taşın da toprak altındayken gün yüzüne çıkarıldığı söylenebilir" dedi. "Mezarlıkta çevre düzenlemesine başlandı" Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Müzeler Genel Müdürlüğü’nün destekleri ve Van Valiliği’nin organizasyonuyla, alanda büyük ölçüde bir çevre düzenlemesi yapıldığını dile getiren Çalış, çevre düzenlemesinin yaklaşık olarak birkaç ay içerisinde tamamlanmasının beklendiğini söyledi. Halime Hatun Kümbeti’nin de yer aldığı tarihi mezarlıkta kadınlara verilen değerin bir kez daha ortaya konulduğunu ifade eden Çalış, "Halime Hatun Kümbeti, 1335 tarihinde Melik İzzettin tarafından kızı için yaptırılmış olan bir kümbettir. Selçuklu üslubunun bir şaheseri olduğunu söylemek mümkündür. Aslında şöyle bir durum da söz konusudur: Bu mezarlıkta Halime Hatun Kümbeti’nin bulunması, o dönemde Anadolu’nun kadına verdiği değeri göstermesi açısından da önemlidir" diye konuştu.
Van Büyükşehir Belediyesi 7 ayda 7 bin 180 bakım onarım işi yaptı
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 09:56 Van Büyükşehir Belediyesi 7 ayda 7 bin 180 bakım onarım işi yaptı Van Büyükşehir Belediyesi, makine ikmal yerleşkesinde bulunan 18 atölyede idari iş gücü ile 7 aylık sürede 7 bin 180 tamir, bakım ve onarım işi yaparak ciddi anlamda tasarruf sağladı. Kamu kaynaklarını daha verimli ve etkin kullanmak için idari işgücünü kullanan Van Büyükşehir Belediyesi, envanterinde bulunan araç filosunun bakım, onarım ve tamirini kendi atölyelerinde gerçekleştiriyor. Edremit ilçesinde yaklaşık 3 bin metrekarelik alan üzerinde kurulu olan Makine İkmal Bakım ve Onarım Daire Başkanlığına ait alandaki 18 atölyede çalışan 80 personel, 7 aylık süre içerisinde 7 bin 180 adet iş üreterek belediye bütçesine büyük bir katkı sağladı. İş makineleri atölyesi, kamyon ve binek atölyesi, otobüs atölyesi, torna freze atölyesi, kaynak atölyesi, egzoz ve makas atölyesi, akü şarj atölyesi, lastik atölyesi, radyatör atölyesi, kaporta atölyesi, hortum pres atölyesi, döşeme atölyesi, marangoz atölyesi, oto elektrik atölyesi, TEMSA otobüs elektrik atölyesi, yağ atölyesi, tesisat atölyesi ile Erciş ilçesinde hizmet veren otobüs tamir atölyesi olmak üzere toplam 18 atölyede hummalı bir çalışma yürütülüyor. Özellikle dışarıda çok büyük maliyetlerle yapılacak olan işler burada büyük bir özveri ile belediyenin kendi öz kaynaklarıyla yapılıyor. Belediye envanterinde bulunan 624 otobüs, iş makinesi, kamyon ve binek aracın rutin bakımları ve oluşan arızalar burada giderilirken, yedek parçalar da temin edilerek belediye bütçesine ciddi anlamda katkı sağlanıyor. Ayrıca akaryakıt otomasyon sistemi ile akaryakıt kontrolü sağlanırken, tüm araçlar ‘araç takip sistemi’ ile takip edilerek amaç dışı kullanımın önüne geçiliyor.
Vanlı Melek engelleri resim sanatıyla aştı
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 09:54 Vanlı Melek engelleri resim sanatıyla aştı Van’da yaşayan 17 yaşındaki Melek Gül Uçar, doğuştan bedensel engeline rağmen küçük yaşlardan itibaren tutkuyla bağlandığı resimle hayata tutundu. İlkokul yıllarında resim çizmeye başlayan Melek Gül Uçar, zamanla bu alana olan ilgisini daha da artırdı. Lise döneminde resim dersinde öğretmeninin "Senin bir yeteneğin var" sözleriyle özgüven kazanan Uçar, bu destekle resimle ilgilenmeye başladı. Önceleri yağlı boya üzerine çalışmalar yapan genç yetenek, lise son sınıfta üniversitelerin yetenek sınavlarına hazırlanmak için kara kaleme yöneldi. İlk başta kara kaleme alışmakta zorlansa da hayali olan resim öğretmenliği için zamanla bu alanda da başarılı çalışmalar ortaya koydu. Son günlerde yetenek sınavı için Van Kadın Sanatçılar Derneği’ndeki eğitmenlerden de destek alan Uçar, azimle çalışmalarına devam ediyor. Engelinden dolayı okul hayatında akranlarıyla iletişim kuramayan ve çoğu zaman arka sıralarda yalnız oturan Uçar, iç sesine kulak vererek hayallerinden vazgeçmedi. İHA muhabirine konuşan Melek Gül Uçar, resim sanatına olan ilgisinin ilkokul yıllarında başladığını belirtti. Bu yeteneğini ise lise yıllarında geliştiren Uçar, "Lisede bir gün resim dersi vardı ve ben yine resim çiziyordum. O sırada resim öğretmenim, ‘Senin bir yeteneğin var. Bunu değerlendirmeliyiz’ dedi. Sonrasında öğretmenim ve ailem de bana destek oldu ve böylece daha iyi yerlere geldim. Sonrasında yağlı boya yapmaya devam ettim. 12. sınıfa kadar bu böyle sürdü. Ancak 12. sınıfta, yetenek sınavları genellikle kara kalemle yapıldığı için ben de kara kalem çalışmalarına başladım. Açıkçası öncesinde kara kalemle çok ilgim yoktu, yağlı boya yapmayı daha çok seviyordum. Ama sınavlara hazırlanmak için mecburen kara kalem çalışmaya başladım" dedi. "Asla kendime engel olarak görmedim" Bedensel engelini hiçbir zaman engel olarak görmediğini dile getiren Uçar, "Elbette herkesin zorlandığı anlar olur. Özellikle büyük ve detaylı çalışmalarda epey yorulduğum, çok uzun süreler çalıştığım zamanlar oldu. Ama hiçbir zaman bu zorluklar beni yolumdan alıkoymadı. Sınıfta hep arka sırada, tek başıma otururdum. Yanımda hiç arkadaşım olmazdı. Bu durum liseye kadar bu böyle devam etti. Ama ben dışarıdaki sesleri dinlemek yerine kendi iç sesime kulak verdim. Herkese de bunu tavsiye ederim" diye konuştu. Hedefinin resim öğretmeni olmak olduğunu ifade eden Uçar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Benim gibi öğrenciler, yani yeteneği fark edilmemiş ya da destek görmemiş öğrenciler için bir umut olmak istiyorum. Benim gibi öğrencilerin topluma katılmasını istiyorum. Daha özgüvenli olmasını istiyorum. Özgüvenli olmak da doğuştan gelen bir şey değil, sonradan inşa edilen bir şeydir."
Vanlı Melek, engelleri resim sanatıyla aştı
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 09:53 Vanlı Melek, engelleri resim sanatıyla aştı Van’da yaşayan 17 yaşındaki Melek Gül Uçar, doğuştan gelen bedensel engeline rağmen küçük yaşlardan itibaren tutkuyla bağlandığı resimle hayata tutundu. İlkokul yıllarında resim çizmeye başlayan Melek Gül Uçar, zamanla bu alana olan ilgisini daha da artırdı. Lise döneminde bir resim dersinde öğretmeninin "Senin bir yeteneğin var" sözleriyle özgüven kazanan Uçar, bu destekle resimle ilgilenmeye başladı. Önceleri yağlı boya üzerine çalışmalar yapan genç yetenek, lise son sınıfta üniversitelerin yetenek sınavlarına hazırlanmak için kara kaleme yöneldi. İlk başta kara kaleme alışmakta zorlansa da hayali olan resim öğretmenliği için zamanla bu alanda da başarılı çalışmalar ortaya koydu. Son günlerde yetenek sınavı için Van Kadın Sanatçılar Derneği’ndeki eğitmenlerden de destek alan Uçar, azimle çalışmalarına devam ediyor. Engelinden dolayı okul hayatında akranlarıyla iletişim kuramayan ve çoğu zaman arka sıralarda yalnız oturan Uçar, iç sesine kulak vererek hayallerinden vazgeçmedi. İHA muhabirine konuşan Melek Gül Uçar, resim sanatına olan ilgisinin ilkokul yıllarında başladığını belirtti. Bu yeteneğini ise lise yıllarında geliştiren Uçar, "Lisede bir gün resim dersi vardı ve ben yine resim çiziyordum. O sırada resim öğretmenim, ‘Senin bir yeteneğin var. Bunu değerlendirmeliyiz’ dedi. Sonrasında öğretmenim ve ailem de bana destek oldu ve böylece daha iyi yerlere geldim. Sonrasında yağlı boya yapmaya devam ettim. 12. sınıfa kadar bu böyle sürdü. Ancak 12. sınıfta, yetenek sınavları genellikle kara kalemle yapıldığı için ben de kara kalem çalışmalarına başladım. Açıkçası öncesinde kara kalemle çok ilgim yoktu, yağlı boya yapmayı daha çok seviyordum. Ama sınavlara hazırlanmak için mecburen kara kalem çalışmaya başladım" dedi. "Asla kendime engel olarak görmedim" Bedensel engelini hiçbir zaman engel olarak görmediğini dile getiren Uçar, "Elbette herkesin zorlandığı anlar olur. Özellikle büyük ve detaylı çalışmalarda epey yorulduğum, çok uzun süreler çalıştığım zamanlar oldu. Ama hiçbir zaman bu zorluklar beni yolumdan alıkoymadı. Sınıfta hep arka sırada, tek başıma otururdum. Yanımda hiç arkadaşım olmazdı. Bu durum liseye kadar bu böyle devam etti. Ama ben dışarıdaki sesleri dinlemek yerine kendi iç sesime kulak verdim. Herkese de bunu tavsiye ederim" diye konuştu. Hedefinin resim öğretmeni olmak olduğunu ifade eden Uçar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Benim gibi öğrenciler, yani yeteneği fark edilmemiş ya da destek görmemiş öğrenciler için bir umut olmak istiyorum. Benim gibi öğrencilerin topluma katılmasını istiyorum. Daha özgüvenli olmasını istiyorum. Özgüvenli olmak da doğuştan gelen bir şey değil, sonradan inşa edilen bir şeydir."
Van Büyükşehir Belediyesi temizlik filosunu güçlendiriyor
29 Temmuz 2025 Salı - 12:33 Van Büyükşehir Belediyesi temizlik filosunu güçlendiriyor Van Büyükşehir Belediyesi, temizlik filosuna kattığı 2 yeni vakumlu süpürme aracı ile 72 ana arterde profesyonel temizlik hizmeti sunacak. Van Büyükşehir Belediyesi, daha temiz ve sağlıklı bir kent için çalışmalarını sürdürüyor. Temizlik hizmetlerinde kullanılan araç filosunu daha güçlü ve nitelikli hale getiren Van Büyükşehir Belediyesi, çevre dostu çözümlerle temizlik çalışmalarını bir adım daha ileri taşıdı. Bu kapsamda belediye kaynakları ile alınan ve yüzde yüz yerli olan 2 vakumlu süpürge aracı ilk mesaisine Erek Dağı Caddesi’nde başladı. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı bünyesinde kent genelindeki 72 ana arterde hizmet verecek olan araçlar, kaldırım ve yaya yolu temizliği başta olmak üzere cadde, park ve bulvar gibi alanlarda daha profesyonel, hızlı ve güvenli bir temizlik hizmeti sunacak. Yeni araçlar; hidrostatik yürüyüşlü, kamera monitör sistemi, güçlü vakum, dar alanlarda çalışabilme, çöp konteynerine boşaltabilme, yüksek basınçlı yıkama ve 4 teker manevra yetenekleri ile ön plana çıkıyor. Daha yaşanabilir ve temiz bir Van için çalışan Büyükşehir Belediyesi kent genelinde 10 adet çift kabin, 8 süpürge aracı ve 4 arazöz olmak üzere 22 araç ve 180 personel ile 72 ana arterde temizlik hizmeti yürütüyor. Ayrıca alım aşamasında olan 5 adet butik çöp toplama aracının da yakın zamanda belediyenin temizlik filosuna katılacağı bildirildi.
Van’da mahalle aralarında bulunan ahırlar için son uyarı
29 Temmuz 2025 Salı - 12:17 Van’da mahalle aralarında bulunan ahırlar için son uyarı Van Büyükşehir Belediyesi, şehir içinde ve sahil kesimlerinde bulunan ahırlara yönelik çalışmalarına hız verdi. İpekyolu, Tusba ve Edremit ilçesi ile Van Gölü sahil yolu başta olmak üzere birçok mahallede vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine çalışma yürüten Van Büyükşehir Belediyesi, ahırların özellikle içme suyu kaynakları, toprak kalitesi ve hava kirliliği üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ile merkez ilçe belediyeleri zabıta ekipleri, gerçekleştirdikleri saha taramasında mahalle aralarında besicilik yapanlara daha önce tebliğ edilen tutanak eşliğinde hatırlatmada bulunarak bir an önce hayvanların tahliyesi istendi. Yetkililer, hayvancılık yaptığı belirlenen şahıslar hakkında verilen süre içinde hayvanlarını tahliyesini yapmadığı takdirde yasal işlemin uygulanacağı belirtirken, mahalle aralarında da hayvan besiciliğin yapılmaması konusunda vatandaşlardan duyarlı olmalarını istedi. Ahırların hem ekolojik dengeyi bozduğunu hem de kent estetiğini olumsuz etkilediğini vurgulayan belediye ekipleri; kentin siluetini bozan, Van Gölü’nün kirliliğini ve halkın sağlığını tehdit eden ahır yıkımlarının hız kazanacağını da belirtti. Ekipler, merkez ilçelerde tespiti yapılan yaklaşık 40 ahırın tahliyesi ve yıkımı için hayvan besiciliği yapanlara son uyarılarda bulundu.
Van’da asırlık ceviz ağacı iş yerinin ortasında yaşatılıyor
29 Temmuz 2025 Salı - 11:11 Van’da asırlık ceviz ağacı iş yerinin ortasında yaşatılıyor Van’da bir esnaf, iş yerinin tam ortasında bulunan asırlık ceviz ağacını kesmek yerine koruma altına alarak örnek bir davranışa imza attı. İpekyolu ilçesinde hizmet veren kuyumcu dükkânı, doğaya duyarlı yaklaşımıyla dikkat çekti. Tadilat çalışmaları sırasında karşılarına çıkan yaşlı ceviz ağacını kesmek yerine yaşatmayı tercih eden iş yeri sahipleri, ağacın bulunduğu noktaya özel bir alan ayırdı. Gövde kısmı camla çevrilen ağaç, estetik bir dokunuşla iş yerinin iç mimarisine uyumlu hale getirildi. "Biz bu ağaca kıyamadık, çünkü üzerinde bir hayat var" İHA muhabirine konuşan esnaf Yunus Baytok, meyve veren ve üzerinde canlıların yaşadığı ağaca kıyamadıklarını belirtti. Daha önceki esnafın da hiçbir şekilde ağaca dokunmadığını ifade eden Baytok, "İlk gördüğümüzde kararımız netti, kesmeyeceğiz. Zaten bizden önce burada esnaflık yapanlar da ağacı kesmemiş. Biz de kesmeyi hiç düşünmedik. Neden düşünelim ki? Ağaç canlı. Meyvesi var, yaprakları var. Üzerinde böcekler, kuşlar yaşıyor. Bu ağaca kıyamazdık. Dükkanın tam kapısında olmasına rağmen yine de kesmeyi düşünmedik. Asırlık bir ağaç bu 100 yıllık bir ömrü var" dedi. "O bizimle, biz onunla yaşıyoruz" Son günlerde ülkenin birçok noktasında orman yangınlarının meydana geldiğini hatırlatan Baytok, "Türkiye’de, dünyada her yer yanıyor. Bu yüzden bizim de içimiz yanıyor. O yangınlarda sadece ağaçlar değil; böcekler, kuşlar, çiçekler, nice canlılar da yok oluyor. Böyle bir ortamda kalkıp da elimizdeki ağacı kesmek, ne insaniyete ne de vicdana sığar. Bu ağaç bizimle yaşayacak. Dükkânımızda yeri başımızın üstündedir. Peygamber Efendimizin de bir hadis-i şerifi var, ‘Kıyametin koptuğunu görseniz bile elinizde bir fidan varsa onu dikin’ buyuruyor. Böyle bir ümmetin mensubu olarak biz nasıl bir ağacı kesebiliriz? Bize yakışmaz. Ağacımızla birlikte uzun yıllar yaşayacağız inşallah. Sulamasını yapıyoruz, bakımını yapıyoruz. Ona her türlü önemi veriyoruz. O bizimle, biz onunla yaşıyoruz. İkimiz de canlıyız. Aramızda bir fark yok" diye konuştu.