Yerel Haberler
Van
Vanlı annelerin evlat nöbeti devam ediyor 07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:32:55 Van’da çocukları terör örgütü tarafından dağa kaçırılan ailelerin DEM Parti il binası önündeki evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor. Ellerinde Türk bayrakları ve çocuklarının fotoğraflarıyla parti binası önüne gelen aileler, terör örgütüne ve destekçilerine tepki göstererek çocuklarına "teslim ol" çağrısında bulundu. "Kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık" Eylemde aileler adına açıklamalarda bulunan ve kızı Şeyma için nöbet tutan anne Nazlı Sancar, yıllardır süren mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Sancar, "2019’dan beri yılmadan, usanmadan; yaz, kış, yağmur, çamur demeden biz bu haklı mücadelemizden vazgeçmedik. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Korkmadan, geri adım atmadan bu haklı mücadelemizi son nefesimize kadar devam ettireceğiz" dedi. "DEM Parti önüne gideceğiz" Seslerini daha gür duyurmak için Ankara’ya gideceklerini belirten Sancar, "Biz artık bu saatten sonra bütün anne ve babalar olarak Ankara’ya, DEM Parti önüne gideceğiz. Orada haklı mücadelemize yine devam edeceğiz. Çünkü durmayacağız. Artık kimse bize sahip çıkmıyor, kimse yanımıza gelmiyor. Bizim yaptığımızı bugüne kadar kimse yapmadı. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Ne olursa olsun biz hiçbir şeyden korkmadan, geri adım atmadan bu yola çıktık" ifadelerini kullandı. "Bizi sahipsiz bırakmasınlar" Devlet büyüklerine seslenerek destek taleplerini yineleyen anne Sancar, "İçişleri Bakanımızdan, Cumhurbaşkanımızdan, ilk günden beri yanımızdalar yine bize sahip çıkmalarını istiyoruz. Bizi sahipsiz bırakmasınlar. Çünkü bu bir evlat mücadelesidir, bunun ötesi yoktur. Canımız, ciğerimiz yanıyor" şeklinde konuştu. "Kaleminizi kırdılar, siz silahlarını kırın" Kızı Şeyma’ya seslenen Nazlı Sancar, "Şeyma kızım, eğer beni duyuyorsan, görüyorsan Allah rızası için bir telefon aç. Seni çok özledim. Dağdaki bütün çocuklara sesleniyorum; gelin devlet güçlerimize teslim olun. Bu mücadele oradaki bir kuru silahla devlet kuramazlar. Kaleminizi kırdılar ama siz onların silahını kırın. Gelin, kaldığınız yerden hayatınıza devam edin. Biz burada hasretle, özlemle sizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Başka annelerin evi yıkılmasın" Eylemin sadece kendi evlatları için olmadığını belirten Sancar, "Bu mücadele sadece Şeyma için değil; bütün dağdaki çocuklar, torunlarımız, komşularımız, herkes içindir. Benim evim yıkıldı, başka annelerin evi yıkılmasın, gözyaşı dökmesinler. Yeter artık, edi besse (artık yeter) diyoruz" dedi.
Van’da yılsonu sergisi
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 12:22 Van’da yılsonu sergisi İpekyolu Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu, ‘Hayat Boyu Öğrenme Haftası’ çerçevesinde yıl içerisinde yapılan çalışmalar sergilendi. İpekyolu Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen sergide açılış konuşmasını yapan İpekyolu Halk Eğitim Merkezi Müdürü Arif Yılmaz, halk eğitim merkezlerinin sadece bilgi aktaran, beceri kazandıran kurumlar olmadığını ifade ederek, "Halk eğitim, misyonu gereği toplumun her kesimine hitap eden, her alanda eğitim ihtiyacı duyan, eğitimini tamamlamak isteyen, becerisini geliştirmek isteyen her vatandaşımıza ufuklar açan, imkanlar sunan bir yaygın eğitim kurumudur. Halk eğitim, sadece kurslar açan kurumlar değildir. İnsanların yaşamlarında yeni ufuklar açan, onların kendi ayakları üstünde durmasını sağlayan, özellikle bayanların kendi becerilerini geliştirerek, toplum içerisinde ciddi anlamda ekonomiye katkı sunan bireyler olması yönünde çalışmalar yapıyor. Sergimiz çok zengin bir sergi. Sergimizde giyimden bilişim alanına, geleneksel sanatlardan çiniciliğe kadar her alanda örnek teşkil eden çalışmalarımız var. Bu çalışmalar usta öğreticilerimizin, öğretmenlerimizin yıl boyunca el emeği göz nuru ile ortaya çıkardıkları ve sanatsal değeri olan çalışmalardır. Ben kendilerini kutluyor, sergimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. Van’da üç gün boyunca sürecek olan sergilerde el emeği göz nuru ürünlerini sergileme fırsatı bulduklarını belirten kursiyerler ise sergiye gösterilen ilginin güzel olduğunu belirterek, herkesi sergiye beklediklerini söylediler. Yılsonu sergisine il ve ilçe şube müdürleri, usta öğreticiler ve kursiyerler katıldı.
Van’da bir ilk: Yapay zeka ile uyku apnesi tespiti
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 11:07 Van’da bir ilk: Yapay zeka ile uyku apnesi tespiti Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) bünyesinde görev yapan uzman hekimler ve akademisyenlerin ortak çalışmasıyla geliştirilen yapay zekâ destekli sistem sayesinde, uyku apnesi hastalarına dakikalar içinde yüksek doğruluk oranıyla tanı konulabiliyor. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan sistem, uyku merkezlerinde yaşanan yoğunluğu azaltmayı ve ölümcül risklerin önüne geçmeyi hedefliyor. Gece uykuda horlama ile birlikte solunum durması yaşayan uyku apnesi hastaları, sabah baş ağrısı, yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları ve hatta felç gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Uzmanlar, hastalığın erken teşhisinin hayati önem taşıdığına dikkat çekerken; mevcut tanı sürecinin hem uzun sürdüğü hem de yüksek maliyetli olduğu vurgulanıyor. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Siahmet Atlı, Klinik Nörofizyoloji Uzmanı Dr. Leyla Köse Leba ile Van YYÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Dr. Hasan Hataş ve Dr. Ramin Rajabioun’un öncülüğünde yürütülen projeyle, yapay zekâ destekli bir tanı sistemi geliştirildi. Derin öğrenme tabanlı bu sistem sayesinde, hastaların uyku laboratuvarında gece boyunca kalmasına gerek kalmadan, yalnızca dakikalar içinde yüzde 98,5 doğruluk oranıyla teşhis konulabiliyor. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan sistem, uyku merkezlerinde yaşanan yoğunluğu azaltmayı ve ölümcül risklerin önüne geçmeyi hedefliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Siahmet Atlı, İHA muhabirine uyku apnesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti. Dr. Atlı, "Hastalar gece uykusunda horlama olabilir ya da olmayabilir. Ancak horlamaya eşlik eden ani solunum durmaları, kişide ciddi kaygı oluşturabiliyor. Sabahları yeterli uyku alınamaması, baş ağrısı, stres, düşmeyen tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp ve ileri safhalarda akciğer yetmezliği ile felç gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle tanı süreci son derece önemli. Ancak bu süreç hem maliyetli hem de oldukça uzun. Örneğin, şu anda elimizde sadece iki yatak bulunduğu için hastalarımıza ancak altı ay sonrasına randevu verebiliyoruz" dedi. "Yüzde 98,5 doğruluk oranıyla tanı koyabiliyoruz" Bu nedenle daha hızlı, düşük maliyetli ve yüksek doğruluk oranına sahip bir yöntem geliştirme amacıyla derin öğrenme tabanlı yapay zekâ destekli sistem üzerine çalıştıklarını dile getiren Atlı, "Bu sistem sayesinde hastaların uyku merkezinde bir gece kalmasına gerek kalmıyor. Böylece yatak işgali, personel ihtiyacı ve raporlama süreçleri ortadan kalkıyor. Dakikalar içinde yüzde 98,5 doğruluk oranıyla tanı koyabiliyoruz. Bu yöntem, Türkiye’de bir ilk olmasının yanı sıra, dünyada da çok az sayıda örneği bulunan yenilikçi bir yaklaşımdır" diye konuştu. "Tanıyı erken koyarak ölümlerin önüne geçmek istiyoruz" Van YYÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hasan Hataş ise obstrüktif uyku apnesinin sınıflandırılmış verilerle görselleştirilip yapay zekâya aktarıldığını ve bu sayede hastanın hangi grupta yer aldığının yüksek doğrulukla belirlenebildiğini ifade etti. Hataş, "Bu çalışma sayesinde uyku odasında uzun süre sıra bekleyen hastalara ciddi bir zaman avantajı sağlanacak. Normalde 1-2 yıl randevu bekleyecek hastaların tanısı, bir bilgisayar başında günde yaklaşık 250 hasta kapasitesiyle konulabilecek. Amacımız tanıyı çok daha erken koyarak ölümlerin önüne geçmektir" şeklinde konuştu. Kişilerin evlerinde kaydettikleri 7-8 saatlik horlama sesinin yaklaşık 5 dakikada görsele çevrilip analiz edilebildiğini belirten Dr. Hataş, bu sayede hekimlerin iş yükünün önemli ölçüde azalacağını ve düşük maliyetli, hızlı bir tanı sisteminin elde edileceğini kaydetti.
İnci kefalinin varoluş mücadelesi
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:37 İnci kefalinin varoluş mücadelesi Van Gölü’nde yaşan inci kefali, varlığı sürdürmek için kendisinden kat kat büyük engelleri aşarak yumurtalarını bırakmak için akarsulara göçü var oluş mücadelesini ortaya koyuyor. Van Gölü’nde yaşayan inci kefali, üreme dönemi olan 15 Nisan-15 Temmuz’da zorlu bir yolculuğu devam ediyor. Gölün tuzlu ve sodalı suyundan akarsulardaki tatlı sulara doğru yüzmeye başlayan milyonlarca inci kefali varlığını devam ettirebilmesi için yoğun çaba sarf ediyor. Kendisinden kat kat büyük engelleri aşarak yumurtalarını bırakmak için akarsulara göçü var oluş mücadelesini ortaya koyuyor. "Ümidini kaybeden her kim varsa inci kefalinin mücadelesini görsün" Van Gölü’nün yaklaşık 800 bin yıllık bir göl olduğunun altını çizen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "İnci kefalleri yüzbinlerce yıldır Van Gölü’ne dökülen akarsulara üreme dönemleri olan Nisan ve Mayıs ayları arasında göçünü gerçekleştiriyor. İnci kefali 20 santimlik bir balık fakat gölde belki onlarca kilometrelik yol kat ediyor. Akarsuya girmek için fizyolojik uyumu tamamlarken uzun zaman göle dökülen akarsuların ağzında bekliyor. Akarsuya girdikten sonra kilometrelerce yukarısına çıkıyor. Şu anda bulunduğumuz nokta Bendimahi Çayı. Balık dere ağzından akarsuya girdikten sonra yaklaşık 23 kilometre mesafe kat ediyor ve suyun yukarı kesimlerine çıkıyor. İnci kefali akıntı ile mücadele ediyor martılarla, yılanlarla yeri geliyor kaçak avcılarla mücadele diyor ve hiçbir şekilde vazgeçmiyor. 20 santimlik bir balık 4 metrelik kayaları zıplayarak geçiyor. Hemen arkamızdaki gördüğünüz kayalar yaklaşık 4-5 metrelik üstünden su akan kayalar. Bu yüzden inci kefalinden hayatla ilgili alacağımız çok büyük dersler var. Vaz geçmemeyi, mücadele etmeyi, bize öğretiyor. Çünkü 20 santimlik bir balık içindeki mücadele aşkıyla beraber yüzbinlerce yıldır bu havzada yok olmadan varlığını devam ettirdi. Kayaları gerekiyorsa aşmak için binlerce kez zıplıyor ve bir sürü zorluğa göğüs gerdi. Bu noktada ümidini kaybeden her kim varsa Van Gölü’ne dökülen akarsuların yanına geldiği zaman ümit adına inci kefalinden alacağı çok büyük dersler var" dedi.
Van’da 4 ilçe kaymakamı değişti
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 05:43 Van’da 4 ilçe kaymakamı değişti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Atama Kararnamesiyle Van’ın dört ilçesinde kaymakamlar değişirken, iki yeni vali yardımcısı ataması gerçekleştirildi. Yayımlanan kararnameye göre, Edremit Kaymakamı Yücel Erdem, Kayseri’nin Bünyan İlçesi’ne kaymakam olarak atanırken, yerine Manisa’nın Kula İlçesi Kaymakamı Ömer Ahmet Özdemir getirildi. İpekyolu Kaymakamı Abdulkadir Umut Kasman, Kırıkkale’nin Yahşihan İlçesi Kaymakamlığı görevine atanırken, Bingöl’ün Karlıova İlçesi Kaymakamı Tufan Bağır Gilan, İpekyolu Kaymakamı oldu. Saray Kaymakamı Eyüp Gürdal, Rize’nin Güneysu İlçesi Kaymakamlığına atanırken, yerine Erzincan’ın Kemah İlçesi Kaymakamı Ökkeş Sefa Türkoğlu getirildi. Muradiye Kaymakamı Melih Aydoğan, Ankara’nın Kalecik İlçesi Kaymakamlığına atanırken, Elazığ’ın Ağın İlçesi Kaymakamı Furkan Taha Türkmenoğlu, Muradiye Kaymakamı olarak görevlendirildi. İki yeni vali yardımcısı atandı Ayrıca kararname kapsamında Kars’ın Digor İlçesi Kaymakamı Hasan Musab Okatan ile Aydın’ın Köşk İlçesi Kaymakamı Tuğba Polat, Van Vali Yardımcısı olarak atandı. Öte yandan Van Vali Yardımcısı Murat Yayabaşı, Bilecik’in Söğüt İlçesi Kaymakamlığına atanırken, Van Vali Yardımcısı Ahmet Tozlu ise Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı Şube Müdürlüğü görevine getirildi.
Van’da kurbanlıklar görücüye çıktı
27 Mayıs 2025 Salı - 11:37 Van’da kurbanlıklar görücüye çıktı Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Van’da, besiciler Kurban Bayramı yaklaşırken bin bir emekle yetiştirdikleri kurbanlıkları görücüye çıkardı. Sabahın erken saatlerinde hayvan pazarına gelen besiciler, bayramın yaklaşmasıyla birlikte pazarda hareketliliğin başladığını belirtti. Bu yıl kurbanlık fiyatlarında geçen yıla kıyasla büyük bir artış olmadığını vurgulayan besiciler, Kurban Bayramı’ndan umutlu olduklarını ifade etti. Van’ın İpekyolu ilçesinde kurulan canlı hayvan pazarında küçükbaş hayvanlar 10 bin liradan başlayan fiyatlarla alıcı bulurken, büyükbaş hayvanların fiyatı 100-150 bin liradan başlayıp 200 bin liraya kadar çıkabiliyor. "Elimde 3 büyükbaş hayvan kaldı" İHA muhabirine konuşan besici Erhan Kuşak, bu mesleğe yeni başladığını ve keyifle yaptığını söyledi. Bu yıl kurbanlık pazarının oldukça hareketli geçtiğini belirten Kuşak, "İnşallah bu pazarda herkes kazanır. Pazara 30 hayvan getirdim, şu an elimde yalnızca 3 büyükbaş hayvan kaldı. Büyükbaş hayvan fiyatları 150 bin liradan başlayıp 200 bin liraya kadar çıkabiliyor. Geçen yıla göre fiyatlarda pek bir değişiklik yok. Ancak yine de kazanç sağlıyoruz" dedi. Koyunculuk projesi dahilinde destek aldığını belirten bir diğer besici Bülent Çiftçi ise "Kısır koyun çiftinin fiyatı 30 bin lira civarında. Koçların fiyatı ise yaklaşık 20 bin lira. Bayram yaklaştıkça pazar daha da yoğunlaşacaktır. Şu an pazara getirilen hayvan sayısı henüz az" diye konuştu.
Van’da koruma tedbirleri, dikkuyruk sayısını artırdı
27 Mayıs 2025 Salı - 10:55 Van’da koruma tedbirleri, dikkuyruk sayısını artırdı Türkiye’nin en önemli sulak alanlarının bulunduğu Van Gölü Havzası’nda doğal yaşam alanlarının koruma altına alınması nesli tehdit altındaki dikkuyrukların (Oxyura leucocephala) sayısını artırdı. Türkiye’de yaklaşık 450 kuş türünden 215’inin görülebildiği Van Gölü Havzası’nda yaban hayatının korunabilmesi için yürütülen çalışmalar, havzanın kuş türleri açısından en zengin dönemlerinden birini yaşamasını sağladı. "Vatandaşlarımız sulak alanları bataklık olarak görmemeli" Havzanın biyoçeşitlilik yönünden çok zengin olduğunu, yaban hayatı yönünden hem sucul hem karasal hem de ekosisteme bağlı olarak yaban hayvanı çeşitliliği fazla olduğunu ifade eden Van YYÜ Yaban Hayvanlarını Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Bunlardan bazıları da kırmızı listede nesli tükenmekte olan hayvanlar. Van’da da bunun bayrak türü dikkuyruklar. Dikkuyruklar genellikle Erçek yolu üzerindeki üreme alanları mevcut. Türkiye’nin en büyük kolonilerden biri. Daha önceden yok olmak üzere olan ve şu anda Edremit sazlıklarında, Gevaş’ın Göründü sazlık alanlarında artık dikkuyruk üremesi arttı. Eğer korumayı devam edersek nesli tükenmekte olan bir hayvanın neslini devam ettirebilmesi için çalışma alanlarına Van Gölü Havzası hizmet etmiş olacak. Bunun için vatandaşlarımız sulak alanları bataklık olarak görmemeli. Sulak alanlar tabiatın rahimleridir. Buralar üretken yerler ve canlılığın devamını sağlayan yerlerdir. Ne kadar sulak alan varsa, ne kadar biyoçeşitlilik varsa hayat o kadar güzeldir. Eğer tek tip insan dünyada tek yaşasa en fazla belirli süre sonra kendi sonunu da hazırlamış olur. Van Gölü Havzası’nda bu doğal miraslarımız olan sulak alanda nesli tükenmekte olan dikkuruklar, allıturnalar, yaban kazları, karabataklar, kara tavuklar yani bir dünya hayvan ekosistem dahilinde çok güzel şekilde yaşamakta. Bu sene dik kuyrukların fazla olması da bizi memnun etmekte" dedi.