Yerel Haberler
Van
Gürpınar Devlet Hastanesi hemodiyaliz ünitesi hizmete başladı
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:15 Gürpınar Devlet Hastanesi hemodiyaliz ünitesi hizmete başladı VAN (İHA) – Van’daki Gürpınar Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan hemodiyaliz ünitesi hasta kabulüne başladı. Kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalar için hayati önem taşıyan hemodiyaliz tedavisi, genellikle haftada iki ya da üç gün düzenli olarak uygulanıyor. Ulaşım imkânının sınırlı olduğu kırsal ilçelerde ise bu süreç, hastalar açısından hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorluklara yol açabiliyor. Özellikle kış aylarında ağırlaşan hava şartları, tedaviye erişimi daha da güçleştiriyor. İlçede uzun süredir ihtiyaç olarak dile getirilen hemodiyaliz ünitesinin hizmete alınmasıyla birlikte diyaliz hastaları il merkezine gitmek zorunda kalmadan tedavilerini yaşadıkları ilçede sürdürebilecek. Hastane Başhekimi Dr. İshak Peynirci, daha önce hastane bünyesinde diyaliz ünitesinin bulunmadığı için hastaların il merkezine veya başka ilçelere gitmek zorunda kaldıklarını ifade ederek, "Bölgemizde kış şartlarının zaman zaman ağır seyretmesi nedeniyle ulaşımda ciddi sıkıntılar yaşanabiliyordu. Özellikle yatalak bir hastamız için bu gidiş gelişler daha da zorlayıcı oluyordu. İnşallah ünitenin hizmete açılmasıyla birlikte bu sıkıntıları büyük ölçüde aşacağız. Hastalarımız artık daha rahat bir şekilde gelip, diyalizlerini yaptırarak evlerine dönebilecek. Şu an 5 hastamızı takip ediyoruz. Yaz aylarında hasta sayısının artmasını bekliyoruz. İl dışında ikamet eden bazı hastalarımız kışın farklı illerde kalıp, yazın bölgemize dönüyor. Bu nedenle yaz döneminde hasta sayısının 13-14’e çıkabileceğini öngörüyoruz" dedi. Organ naklinin önemine de dikkat çeken Peynirci, "Organ nakli ise hemodiyalize kıyasla hem hasta konforu hem de maliyet açısından daha avantajlı bir tedavi yöntemi. Ancak ülkemizde organ nakli sayıları istenilen düzeyde değil. Dünya genelinde kadavradan nakil daha yaygınken, ülkemizde canlı vericiden yapılan nakiller kadavradan yapılan nakillerin önünde yer alıyor. Bu durum, toplumda organ bağışı bilincinin yeterince gelişmediğini gösteriyor. Sağlık Bakanlığı da organ bağışının artırılması ve vatandaşların bu konuda teşvik edilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyor" diye konuştu. "Evimden çıkıp 5 dakika içinde diyalize gelebiliyorum" 6 yıllık diyaliz hastası Vehbi Güngör (60), daha önce yaşadıkları ulaşım zorluklarına dikkat çekerek, "Gelip giderken elbette zorluk yaşıyorduk. Allah, buranın açılmasına vesile olanlardan binlerce kez razı olsun. Şimdi evimden çıkıp 5 dakika içinde diyalize gelebiliyorum. Seans bittikten 5 dakika sonra da servisle evime dönüyorum. Artık yorulmuyorum. Daha önce gidiş gelişler bizi çok yıpratıyordu. Sürekli yolu düşünüyorduk, diyalizi değil" diye konuştu. "Kış aylarında ulaşım bizim için oldukça yıpratıcı oluyordu" Özellikle kış aylarında ulaşımın kendileri için oldukça zorlayıcı olduğunu dile getiren 2 yıllık diyaliz hastası Adem Koç (35) da, "Daha önce Van merkezine giderken hem yol hem de hava şartları nedeniyle ciddi zorluklar yaşadık. Özellikle kış aylarında ulaşım bizim için oldukça yıpratıcı oluyordu. İlçemize böyle bir hizmetin kazandırılması bizim için iyi oldu. Gerçekten çok güzel bir hizmet. Her hasta aynı imkânlara sahip olamıyor. Yağmur, kar, kış demeden yollara düşüyorduk ve zaman zaman zor durumda kalıyorduk. Hava şartları çoğu zaman elverişli olmuyordu. Elbette kimse diyaliz hastası olmak istemez, ancak bu tedavi bizim için bir zorunluluk. Bu nedenle ünitenin ilçemizde açılması büyük bir ihtiyaçtı. İlçemiz adına çok önemli ve değerli bir hizmet oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Çaldıranlı öğrenciler hem eğlendi hem öğrendi
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:01 Çaldıranlı öğrenciler hem eğlendi hem öğrendi Van’ın Çaldıran ilçesinde eğitim gören ortaokul öğrencileri, Ramazan ayının ruhuna uygun hem bedensel hem de zihinsel gelişimi destekleyen anlamlı bir etkinlikte bir araya geldi. Altıyol Mahallesi Ortaokulu öğrencileri, "Geleceğe Değer" temalı program kapsamında ilçedeki spor ve kültür merkezlerini keşfettikten sonra manevi bir atmosferde ağırlandı. Manevi Danışman Cumali Erörs’ün eşliğinde düzenlenen programda, öğrencilerin ilk durağı spor tesisleri oldu. Gençlik merkezini, spor salonunu ve yüzme havuzunu ziyaret eden grup, burada çeşitli kültürel ve sportif faaliyetlere katılarak keyifli vakit geçirdi. Fiziksel aktivitenin ardından rotayı Yeni Merkez Camii’ne çeviren öğrenciler, burada ilçe protokolü tarafından sıcak bir ilgiyle karşılandı. Çaldıran İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani ve Din Hizmetleri Uzmanı Nevzat Şahin, öğrencilere caminin bölümlerini tanıtarak Ramazan ayının kardeşlik, paylaşma ve hoşgörü üzerindeki etkilerini anlattı. Ziyaret sırasında öğrencilerle yakından ilgilenen İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, gençlerin hem sosyal hayatta aktif olmalarını hem de manevi değerlerle donanmalarını hedeflediklerini belirterek, "Bugün Altıyol Ortaokulu’ndan gelen evlatlarımızı misafir etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gençlerimizin sadece akademik başarıyla değil; sporla, sanatla ve en önemlisi bizi biz yapan manevi değerlerimizle büyümesini istiyoruz. Ramazan’ın bu bereketli ikliminde, camimizin huzurunu onlarla paylaştık. Onların gözlerindeki ışık, yarınlarımıza olan güvenimizi artırıyor. Kapılarımız ve gönlümüz gençlerimize her zaman sonuna kadar açık" dedi. Programın sonunda öğrencilere, İlçe Müftülüğü tarafından hazırlanan çeşitli hediyeler takdim edildi. Etkinlik, çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.
Van’da karla gelen güzellik: Yerleşim yerleri beyaz gelinliğini giydi
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:44 Van’da karla gelen güzellik: Yerleşim yerleri beyaz gelinliğini giydi Van ve çevresinde etkili olan kar yağışı, yerleşim yerlerini adeta bir gelinlik gibi süsleyerek güzel manzaraların ortaya çıkarmasına neden oldu. Geçtiğimiz hafta Doğu Anadolu Bölgesi’nde etkisini artıran kar yağışı, Van merkez ve ilçelerinde hayatı yer yer olumsuz etkilese de güzel görüntülerin oluşmasını sağladı. Kenti tamamen beyaza bürüyen kar, yerleşim yerlerinde eşsiz manzaralar sundu. "Sokaklar ve evler beyaza büründü" Hava sıcaklığının hissedilir derecede düşmesiyle birlikte kentin yüksek kesimleri başta olmak üzere, Edremit, Gevaş, İpekyolu ve Tuşba ilçelerindeki mahalleler tamamen kar altında kaldı. Evlerin çatılarında biriken kar kütleleri ve ağaç dallarının üzerindeki beyaz örtü, kış mevsiminin tüm güzelliğini gözler önüne serdi. Özellikle Van Gölü kıyısındaki yerleşim yerlerinde, gölün mavisi ile karın beyazının buluşması fotoğraf tutkunları için doğal bir stüdyo ortamı oluşturdu. "Tarihi Selçuklu Mezarlığında kar şöleni" Kar yağışı sonrası Gevaş ilçesindeki Selçuklu Mezarlığı beyaza büründü. Halime Hatun Kümbeti’nin de bulunduğu yaklaşık 50 dönümlük alanda, işleme ve yazılarıyla öne çıkan mezar taşları karla kaplandı. Mezar taşları, Halime Hatun Kümbeti, Artos Dağı’nın karla kaplı manzarası ile Van Gölü’nün mavi suları havadan görüntülendi.
Uzmanından ailelere uyarı: İşitme testini ihmal etmeyin
03 Mart 2026 Salı - 12:06 Uzmanından ailelere uyarı: İşitme testini ihmal etmeyin Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak, "Dünya Kulak ve İşitme Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, işitme kaybının tedavi edilebilir olduğuna dikkat çekti. Dünya genelinde 90 milyon çocuğun işitme kaybıyla yaşamak zorunda kaldığını belirten uzmanlar, çocukluk çağı işitme kayıplarının büyük bölümünün erken tanı ve basit önlemlerle önlenebileceğine dikkat çekerek, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla toplumsal farkındalık çağrısında bulundu. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak, işitme kaybının; eğitimden istihdama, sosyal ilişkilerden toplumsal katılıma kadar yaşamın pek çok alanını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde 5-19 yaş aralığında yaklaşık 90 milyon çocuğun işitme kaybıyla yaşadığını ifade eden Dr. Tarık, "3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü vesilesiyle işitmenin önemini vurgulamak ve toplumda işitme kayıpları konusunda bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. İşitme kayıpları bilinenin aksine tedavi edilebilir bir duyu kaybıdır. Bu sebeple başvuran hastaların işitme testlerinin yapılması ve işitme kayıplarının derecelendirilmesiyle medikal tedavi, cerrahi tedavi veya işitmeye yardımcı cihazlar aracılığıyla tedavi seçenekleri sunabilmekteyiz" dedi. Çocukluk çağı işitme kayıplarının ayrı bir önem taşıdığını dile getiren Kavak, "Çocukluk çağında erken tanı koymak ve tedaviye başlamak; çocukların zihinsel gelişimleri, zeka gelişimleri, sosyal ve dil becerileri açısından büyük önem arz etmektedir. Sağlık Bakanlığımızca yürütülen Ulusal İşitme Tarama Programı bu noktada son derece kıymetlidir" diye konuştu.
Van Gölü Havzası’nda 2026 su ihtiyacı büyük ölçüde karşılandı
03 Mart 2026 Salı - 11:40 Van Gölü Havzası’nda 2026 su ihtiyacı büyük ölçüde karşılandı Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, ocak ve şubat aylarında kar şeklinde ve düşük yoğunlukta gerçekleşen yağışların toprağa sızarak yeraltı su kaynaklarını beslediğini, bu sayede 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu suyun büyük ölçüde karşılandığını söyledi. Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle belirgin şekilde su kaybı yaşarken, yağış rejimindeki düzensizlikler ve özellikle kış aylarında kar yağışının azalması göl seviyesinde ciddi çekilmelere neden olmuştu. Son olarak 2025 yılında da yeterli düzeyde yağış alınamaması, hem yüzey sularını hem de yeraltı su rezervlerini olumsuz etkilemişti. Ancak 2026 yılının ocak ayı itibarıyla rekor seviyede etkili olan ve uzun süreli devam eden yoğun kar yağışı, toprağın suyla buluşmasını sağlayarak yüzey akışını artırdı, yeraltı su kaynaklarını besledi ve havza genelinde su bilançosuna olumlu katkı sundu. İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu suyun büyük ölçüde karşılandığını belirtti. Yağışların bahar aylarına kadar devam etmesi halinde su bilançosunun daha da güçleneceğini ifade eden Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, "Şunu rahatlıkla diyebiliriz, 2026 yılı için havzanın ihtiyaç duyduğu su büyük ölçüde karşılandı. Çünkü bu düşen yağış hem kar şeklinde olması hem de sağanaklar değil, daha düşük bir yoğunlukta yere düşmesi nedeniyle toprakla buluşmasını, zemine sızmasını sağladı. Yeraltı su kaynakları bundan beslendi. Bu özellikle bizim beklediğimiz; esasında mart, nisan ve son yıllarda mayısa da kayan yağışlarla da birleşirse ki uzun yıllık veriler bize bu aylarda da yağışların gerçekleşeceğini gösteriyor; bunlarla birleşirse havza gerçekten 2026 yılının ihtiyaç duyduğu yağışı karşılamış oluyor" dedi. "2026 yılında ihtiyaç duyduğumuz yağışı karşılayacak" İhtiyarşahap Dağları ile kuzey, doğu ve batıdaki dağlık alanlara düşen yağışların Van Gölü’nü büyük ölçüde etkilemediğini dile getiren Alaeddinoğlu, "Daha çok doğuya düşen yağışlar Van Gölü’nü ve diğer gölleri besliyor. Çünkü göller de akarsular da büyük ölçüde doğuya yönelik ve doğudan gelen yağışların ortaya çıkardığı hem yüzey akışı hem yeraltı suları hem de yeraltından kaynaklar şeklinde havzayı besleyen yağışlarla bizim en çok ilgilendiğimiz alan burasıdır. Çünkü burası hem nüfusun en yoğun yaşadığı yer hem uzun yıllık verilerde yağışın en az düştüğü alan hem de tarımsal faaliyetin gerçekleştirildiği alandır. Bu yıl yağışın buraya düşmesi şüphesiz havza açısından çok değerli ve önemli. Bu muhtemelen 2026 yılında ihtiyaç duyduğumuz yağışı karşılayacak. Yani hem çiftçinin hem de içme suyunun büyük ölçüde karşılanacağı bir yıl olacaktır" diye konuştu. "Geleceği planlarken sadece 2026’yı düşünmemeliyiz" Sadece 2026’nın düşünülmemesi gerektiğine dikkat çeken Alaeddinoğlu; 2030, 2050 ve 2100 yıllarının da planlanması gerektiğini belirtti. Havzanın kapalı bir havza olduğunu hatırlatan Alaeddinoğlu, "Havzanın tamamının geleceğine ilişkin su bilançosu ne olacak? Havzaya düşen su; havzanın içme, kullanma ve tarımsal su ihtiyacını hangi ölçüde karşılayacak? Bu bilgilere sahip olmamız lazım. Bizim ısrarla yıllardır ifade ettiğimiz, havzada bir su yönetimi oluşturulmasıdır. Kimin ne ekeceği üzerinden, şehrin ne kadar içme suyuna ihtiyaç duyduğu sorularının tamamına açıklık getirecek bir yapının kurulması ve bunun sürdürülebilir bir şekilde geleceğe aktarılması gerekiyor" dedi.