Yerel Haberler
Van
15 Mayıs 2026 Cuma - 09:07 Ramazanla öğreniyorum projesi ödül töreni yapıldı Van’ın Özalp ilçesinde "Ramazanla Öğreniyorum" projesi kapsamında dereceye giren 200 öğrenci, düzenlenen görkemli bir törenle ödüllerine kavuştu. Özalp Kaymakamlığı, İlçe Müftülüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen "Ramazanla Öğreniyorum" projesinin ödül töreni, Özalp Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplam bin 300 öğrencinin katılım sağladığı projede, hem akademik hem de manevi eğitim bir araya getirildi. İlçe protokolünün ve vatandaşların yoğun katılım gösterdiği program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Törenin ilerleyen saatlerinde Emek İlköğretim Okulu öğrencilerinden oluşan koro, seslendirdikleri ilahilerle katılımcılara duygulu anlar yaşattı. Törende konuşan Özalp Kaymakamı Rahmi Bulut, eğitimin çok yönlü olması gerektiğine dikkat çekerek, "Derdimiz ve gayemiz çocuklarımızın çift kanatlı yetişmesidir. Maalesef tek kanatla kuş uçmuyor. Çocuklarımıza akademik eğitimlerinin yanında manevi eğitimin de verilmesinin ne kadar kıymetli olduğunu bu proje ile bir kez daha gördük. Bu projede emeği geçen herkese teşekkür ederim. Proje Koordinatörü Hakan Zorlu, projenin kapsamı ve sonuçları hakkında bilgi vererek sürecin detaylarını paylaştı. Zorlu, projeye toplamda bin 300 öğrencinin katıldığını, yapılan yazılı ve uygulamalı sınavlar sonucunda 200 öğrencinin dereceye girmeye hak kazandığını belirtti. Dereceye giren öğrencilere proje kapsamında başarılı olan öğrencilere 50 adet bisiklet, 4 adet gram altın toplam 200 bin Türk lirası ödülü verildi. Program ödüllerini takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 09:07 Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kayar: "Yanlış beslenme çölyak riskini artırıyor" Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, özellikle market ürünleri ve yüksek glüten içerikli gıdalarla gelişen yanlış beslenme alışkanlıklarının çölyak hastalığı görülme sıklığını geçmişe oranla 100 kat artırdığını söyledi. Uluslararası Çölyak Farkındalık Günü çerçevesinde, toplumda bu kronik rahatsızlığa karşı duyarlılığın artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, özellikle genetik yatkınlığı olan bireylerin ve benzer belirtileri gösteren vatandaşların farkındalık düzeyinin yükseltilmesinin, hastalığın yönetimi açısından kritik rol oynadığını ifade ediyor. İHA muhabirine konuşan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, çölyak hastalığının bir glüten duyarlılığı olduğunu belirtti. Dr. Kayar, "İçinde glüten ihtiva eden herhangi bir gıda aldığında vücudunun buna karşı alerjik bir reaksiyon vermesi durumudur. Aslında böyle özetleyebiliriz; tabii öncelikle bağırsaklarda bir iltihaplanma söz konusu oluyor. Bağırsaklardaki iltihaplanma sonrası, hastalar emilimle ilgili ciddi sorunlar yaşayabiliyor. Tabii bu durum sadece bağırsaklarla sınırlı kalmıyor ve zamanla bütün vücuda yayılarak neredeyse bütün organları etkisi altına alabiliyor. Hastalığın hem genetik hem de çevresel birçok nedeni söz konusu. Özellikle 1950’li yıllardan itibaren baktığımızda, hastalıkta ciddi manada bir artış görülmektedir. O zamanla kıyas yaparsak yaklaşık 100 kat civarında bir artıştan bahsedebiliyoruz. Bunun da en büyük nedeni maalesef yanlış beslenme. Özellikle market ürünleri ve içeriğinde fazla miktarda glüten barındıran gıdalar tüketildiğinde, maalesef çölyak hastalığı ortaya çıkabiliyor. Tabii ki diğer bir neden genetik yatkınlıktır. Genetik etkenlere baktığımızda; özellikle ikiz kardeşinde çölyak hastalığı olan bir kişide, bu hastalığın görülme ihtimali yaklaşık 10 kat artış göstermektedir" dedi. "Çölyak hastalığının tedavisi basittir" Çölyak hastalığının kişinin sağlığı açısından çok önemli olduğunu ve tedavisinin de bir o kadar basit olduğunu dile getiren Kayar, "Kişi eğer glütensiz beslenmeye devam ederse hiçbir sorun kalmıyor; yani normal popülasyondaki bir insandan hiçbir farkı olmuyor. Ama eğer diyetine dikkat etmezse, başta bağırsaktaki iltihapla beraber bu durumun bütün vücuda yayıldığını ve zamanla hastaların kansere bile eğilim gösterdiğini görebiliyoruz. Bu noktada farkındalık oluşturmak gerekir. Eğer bir kişide kilo kaybı, karın ağrısı, ishal, şişkinlik, reflü veya anemiyle ilgili şikayetler, kemik bozuklukları gibi durumlar varsa muhakkak bir doktora başvurması gerekir. Doktorun da çölyak hastalığı ihtimalini göz önünde bulundurup bu açıdan detaylı bir araştırma yapması şarttır" diye konuştu. "Hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir" Hastaların glütensiz ürünlere ulaşması konusunda gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini ifade eden Kayar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günümüzde glüten birçok ürünün içinde var; ancak özellikle market ürünlerindeki ve üretilen ekmeklerdeki glüten oranı çok fazla olduğu için hastalar zaman içerisinde bu hastalığa daha yatkın hale gelebiliyor. Hastalığın tek tedavisi diyettir; hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir. Ancak maalesef günümüzde kamu kurum ve kuruluşlarının bu yöndeki desteğinin çok zayıf olduğunu görüyoruz. Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarının bu yönde bir eğilim göstermesini ve hastaların bu gıdalara daha rahat ulaşması için ellerinden geleni yapmasını istiyoruz. Bu konu gerçekten çok önemli."
Yarıyıl tatilini fırsat bilen aileler Muradiye Şelalesi’ne akın etti
02 Şubat 2025 Pazar - 09:17 Yarıyıl tatilini fırsat bilen aileler Muradiye Şelalesi’ne akın etti Yarıyıl tatilini fırsat bilen aileler Van’ın Muradiye ilçesindeki Muradiye Şelalesi’ne akın etti. İlçe merkezine 8 kilometre mesafedeki Muradiye Şelalesi yaz-kış misafir ağırlamaya devam ediyor. Pazartesi sona erecek yarıyıl tatili öncesi aileler çocuklarıyla iyi zaman geçirebilmek için şelaleye akın etti. Buz sarkıntılarının görsel şölen oluşturduğu şelale çevresinde aileler fotoğraf çektirerek anı ölümsüzleştirdi. İHA muhabirine konuşan ebeveynler yarıyıl tatilinin sona ermesiyle çocukların tekrar eğitime başlayacağı ve bu nedenle iyi zaman geçirilebilmek için şelaleyi ziyaret etmek istediklerini söyledi. Şelalenin her mevsim farklı bir görsel şölen oluşturduğunu söyleyen Şehriban Bulut, "Hafta sonunu değerlendirmek için buraya geldik. Yaz-kış fark etmez, her türlü çok güzel. Gelmek isteyenleri bekleriz" dedi. Adem Eminoğlu da fırsat buldukça buraya geldiklerini ifade ederek, "Hafta sonları ve tatillerde şelaleye gelip dinleniyoruz. İlçemizin ve bölgemizin en güzel yerlerinden biri. Stres atmak için harika bir ortam sunuyor. Kış mevsimindeyiz, ancak bu yıl yeterince kar yağmadığı için manzara beklediğimiz kadar etkileyici değil. Yine de her mevsim güzel" diye konuştu. "Turizm potansiyeli artırılmalı" Şelalenin her zaman ziyaretçilerle dolup taştığını belirten Eminoğlu, "Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından buraya gelenler var. Fotoğraf çekip gezmeyi çok seviyorlar. Umarım ilerleyen zamanlarda burası daha da gelişir, daha iyi restoranlar ve konaklama alanları yapılır. Böylece turizm canlanır ve hem ülkemiz hem de ilçemiz ekonomisine katkı sağlanır" şeklinde konuştu. Yarıyıl tatilinde keyifli vakit geçirdiklerini ifade eden öğrenciler ise şelaleye geldikleri için mutlu olduklarını, pazartesi ders başı yapacaklarını söyledi.
AFAD’dan ‘yaşam sinyal cihazı’ ile çığ tatbikatı
01 Şubat 2025 Cumartesi - 10:01 AFAD’dan ‘yaşam sinyal cihazı’ ile çığ tatbikatı Van İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) öncülüğünde; Sivas, Diyarbakır, Siirt ve Ağrı’dan gelen personelin katılımıyla gerçekleştirilen çığ tatbikatında, arama-kurtarma çalışmalarında kullanılan ‘yaşam sinyal cihazı’ etkin bir şekilde test edildi. Türkiye’nin en fazla kar alan illerinden biri olan Van’da, çığ felaketlerine karşı önlem almak ve muhtemel can kayıplarını önlemek amacıyla AFAD tarafından düzenli eğitimler veriliyor. Bu kapsamda, Van İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) eğitmenleri, çığ risklerine karşı hazırlıklı olmak amacıyla Van-Hakkari kara yolu üzerindeki 2 bin 225 rakımlı Kurubaş Geçidi’nde 5 günlük bir eğitim programı düzenledi. Eğitime katılan personellere, çığ riski analizi, çığ bölgesinde güvenli çalışma yöntemleri, arama-kurtarma ekipmanlarının doğru kullanımı ve operasyon sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar detaylı bir şekilde aktarıldı. Programın sonunda, 70 metrelik bir alanda 16 metre derinliğe kadar sinyal alabilen ve 240 saat alıcı, 340 saat verici modunda çalışabilen yaşam sinyal cihazı kullanılarak tatbikat gerçekleştirildi. Ekipler, cihazın yardımıyla kar kütlesi altında kalan sinyalleri başarılı bir şekilde tespit etti. Tatbikatın ardından yapılan değerlendirmede, ekiplerin olaylara daha hızlı ve etkili müdahale edebilmesi için bu tür eğitimlerin büyük önem taşıdığı kaydedildi.
50 yataklı Gevaş Devlet Hastanesi hizmete başladı
31 Ocak 2025 Cuma - 14:57 50 yataklı Gevaş Devlet Hastanesi hizmete başladı Van’ın Gevaş ilçesinde yapımı tamamlanan 50 yataklı devlet hastanesi hizmet vermeye başladı. Van-Tatvan kara yolu üzerinde Gevaş ilçe girişinde kurulan 50 yataklı hastanede; 18 poliklinik, 4 yoğun bakım, 7 diyaliz yatağı ve 3 ameliyathane bulunuyor. Hastaneyi ziyaret eden İl Sağlık Müdürü Operatör Dr. Muhammed Tosun, Gevaş Devlet Hastanesinin 50 yatak kapasiteli olup 3 ameliyathane odası, 4 yoğun bakım yatağı, 18 poliklinik odası ve 7 diyaliz yatağı ile hizmet verdiğini söyledi. Tosun, “Gevaş Devlet Hastanesi; fiziki olarak eski hastaneye oranla yaklaşık 4 kat büyümüş durumda olup, 18 poliklinik ve poliklinikteki uzman hekimlerimizle 7/24 Gevaş halkına hizmet vermektedir” dedi. Van’da sağlık yatırımlarının hız kesmeden devam ettiğini ifade eden Tosun, “Başkale Devlet Hastanemiz hariç, hastanelerimizin hepsi son yıllarda yapılmış ve fiziki olarak çok iyi durumda olan hastanelerdir. İnşallah Başkale’deki 75 yataklı devlet hastanesinin de ihalesi sonuçlandırılır ve ilkbaharla birlikte kazma vurulup inşaat çalışmaları başlayacak. Tahmini 2 yılda Başkale ilçemize yeni bir 75 yataklı devlet hastanesi kazandırmayı hedefliyoruz. Şu anki yatak kapasitemiz ilimize hizmet vermek için yeterli durumda ama yeni projelerle hem fiziki alanlarımızı arttırıp hem özellikli birimlerimizi arttırarak daha kaliteli hizmet vermeyi hedefliyoruz. Şu an yatırımda olan ve proje çalışmalarında sona gelinmiş olan İpekyolu Bostaniçi 150 yataklı devlet hastanemiz, Muradiye’de 150 yataklı devlet hastanemiz ve Erciş ilçesinde yapılacak olan 150 yataklı ek bina devlet hastanemizin proje çalışmalarında sona gelindi. İnşallah bu yıl içerisinde ihaleleri yapılıp, inşaat çalışmalarına başlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. 2025 yılı yatırım programının açıklandığını da ifade eden Tosun, “Edremit Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ve 100 yataklı Tuşba Devlet Hastanesi de yatırım programına alındı. Bununla ilgili proje çalışmalarının başlatılması için Sağlık Bakanlığımızla görüşme halindeyiz. İnşallah kısa zamanda proje çalışmaları sonrası bunları da halkımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz. İlimizdeki sağlık hizmetlerini üniversite, özel hastane, birinci basamaktaki aile sağlığı merkezi ve ikinci basamaktaki kamu hastanelerimizle bir bütün olarak değerlendirip, daha kaliteli seviyelere çıkarmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Van’da tüm branşlarda uzman doktorların hizmet verdiğini ve çok aciliyet gerektiren herhangi bir branşta doktor ihtiyacının olmadığını vurgulayan Tosun, “İlimizde şu an herhangi bir branşta çok aciliyet gerektiren olmayan bir branşta hekimimiz yok. Şu an çalışmalarımız; elimizde olan branş hekimlerimizin sayılarını arttırıp, hizmet kalitelerini daha da yüksek noktalara çevirmek, hekimlerimizin günlük baktığı hasta sayılarını belli seviyelerin altına çekmek, insanlara daha uzun vakitler ayırıp, hastalıklarına daha uzun vakitlerde çözüm üretmelerini sağlamaktır. Tabi bunları yaparken, ekip sayılarımız artarken; halkımızın da birinci basamak sağlık hizmetleri başvurusunu arttırması gerekiyor. Her insanın hastaneye gelmeden önce çok acil durumlar haricinde hastaneye başvurmadan önce aile hekimlerine mutlaka başvurmalarını, çünkü hastaneye gelmeden de bu ihtiyaçlarının yüzde 75’ini aile hekimlerinde karşılayacaklarını biliyoruz. Böyle olursa hem hastanelerimizdeki yoğunluklar belli seviyelin altına inip daha kaliteli hizmet vereceğimizi umuyoruz” dedi. Gevaş Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Mehmet Maruf Kayran ise 25 Ocak’ta faaliyete geçen hastanenin 50 yataklı olduğunu belirterek, "Hastanemiz 18 poliklinik, 7 diyaliz, 4 yoğun bakım ve 3 ameliyathane ile hizmet veriyor. Hastanemizde şu an 11 uzman ve 13 pratisyen hekimle hizmet vermekteyiz. Hastane kapasitemizin artmasıyla beraber daha özellikli birimler açılacaktır. Şu an 50 hemşire, 18 ebe, 19 temizlik personeli ve teknik personelimizle yaklaşık 220 personelle hizmet vermekteyiz. Daha önce 25 yataklı Gevaş Devlet Hastanesinde, kesintisiz hizmet sunumunda bazen aksaklıklar yaşanabiliyordu ama bu hastanemiz gayet yeterli. İnşallah vatandaşlarımız daha kaliteli hizmet alacaklardır" ifadelerine yer verdi. Hastanenin açılmasına çok sevinen vatandaşlar da, tek isteklerinin tüm branşlarda uzman doktorların olması ve tüm sağlık hizmetlerini yaşadıkları ilçede almak olduğunu söylediler.
AK Parti Van İl Başkanı Arvas, çarpıtılan sözlerine tepki gösterdi
31 Ocak 2025 Cuma - 12:36 AK Parti Van İl Başkanı Arvas, çarpıtılan sözlerine tepki gösterdi Adalet ve Kalkınma Partisi Van İl Başkanı Abdulahat Arvas, düzenlenen devir teslim töreninde yaptığı konuşmasının çarpıtıldığını ifade ederek, "Yaklaşık bir saatlik konuşmamın içerisinden cımbızla bir kelime seçip ona farklı anlamlar yükleyerek fitne ateşini yakıp niyet okuyarak, Küresunni ailesini ve şahsımı hedefe koydular" dedi. AK Parti Van İl Başkanı Abdulahat Arvas, 27 Ocak 2025 Pazartesi günü AK Parti il binasında düzenlenen il başkanlığı devir teslim töreninde yapmış olduğu konuşmasının, yönetim kurulu listesinde yer almayan bazı art niyetli şahıslar tarafından çarpıtılmasıyla ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "İl başkanlığı devir teslim töreninde yaklaşık bir saat süren konuşmamda, başından sonuna kadar bölgenin birlik ve beraberliği, kardeşlik hukuku, saygı ve sevgi, ötekileştiren değil birleştiren ve bütünü ile yapıcı ve kucaklayıcı olan cümlelerimin içerisinden, yönetim kurulu listesinde yer almak isteyip de yer almayan bazı art niyetli şahısların adeta cımbızla bir kelime seçip ona farklı anlamlar yükleyerek fitne ateşini yakıp niyet okumaları, Küresunni ailesini ve şahsımı hedefe koyarak, hakaret içerikli paylaşımlar yapmaları şahsımı ve Kürhesini aşiret mensuplarını derinden üzmüştür. Peygamber Efendimiz, son peygamber ve son nebi olarak Allah tarafından bütün insanlık alemine gönderilmiştir. Bölgede konuşulan dil Arapça olduğu için ve Peygamber Efendimiz’in bütün ümmetin Peygamberi olarak gelmesinden dolayı, Arapların dışında kalan diğer bütün kavim ve topluluklara ’Acem’ olarak hitap edilmiştir. Kuranı Kerim’de “Bilmeliler ki fitne katilden beterdir” hadiste “Fitne uykudadır, uyandırana Allah lanet etsin” buyurmaktadır. Oysa benim kastım Küresunni aşireti değildir. ’Acem’ kelimesini ifade ederken Küresunni aşiretini kastetmedim. Küresunni ailesi şahsımı iyi bilir. Benim bu ailede çok sayıda dost, arkadaş ve partililerimiz mevcuttur. İlimizde bir çok aşiret mensubu yaşamaktadır. Bütün aşiretlerimizi o sırada tek tek sıralayamacağım gibi sadece birkaç aşiretten söz ettim. Konuşmamın henüz başlarında da Küresunni aşiretini anmış kendilerinden övgüyle bahsetmişimdir. Fakat art niyetli şahıslar konuşmamı çarpıtarak Küresunnileri kastetmediğimi bildikleri halde fitneye sebep olmuşlardır. Lakin ne ben nede Küresunni ailesi bu fitneye fırsat vermeyecek, şehrimize ve halkımıza yapacağımız hizmetleri bu kötü emelli şahısların düşüncelerine kurban etmeyeceğiz" dedi. "Emeline ulaşamayan birkaç müfterinin oluşturmaya çalıştıkları polemikler, şahsımca Küresunni aşiretince ve toplumca karşılık bulmayacaktır" Arvas, "Ermeni katliamı sonrası büyük tahribata uğramış Van iline, Kürhesini ailesinin büyük bir kısmı takriben 1925 yıllarında İran’dan göç etmiş, merkez, ilçe ve köylere yerleşmişlerdir. O günden bu zamana değin varlıklarını bölgede aktif bir şekilde sürdürmüşlerdir. Emeline ulaşamayan birkaç müfterinin oluşturmaya çalıştıkları polemikler, şahsımca Küresunni aşiretince ve toplumca karşılık bulmayacaktır. Bilmeliler ki benim çıkarsız yaşamım, onların menfaat terazisini bozar. Eğer benim Küresunni aşiretine karşı bir ön yargım ve ötekileştirme çabam olsaydı yönetim listemin içerisine bu aşirete mensup insanlar yer almamış olurdu. Burada sadece niyet okumadan öteye gidilmeyen, Küresunni aşiretini partimize cephe almaya yönlendirmek isteyen birkaç şahsın emellerine ulaşamayacaklarını bilmelerini istiyorum. Nitekim milletvekili olduğum dönem içerisinde bölgede yaptığım çalışmalar Van merkez ve bütün ilçeler dahilince, bütün aşiretlerin istekleri üzerine şekillenmiştir. İl başkanlığı görevim süresince de aynı özveri ve tevazu ile ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir yaklaşım ile değil, aksine ilimizde yaşayan yediden yetmişe hangi görüşten ve hangi aşiretten olursa olsun, halkımızın hizmetinde olup onların yanıda yer alacağım. Akli selim ve vicdan sahibi Küresunni aşiretinin her bir ferdi, konuşmamın tamamını dinledikleri vakit amacımın ve niyetimin bu olmadığını, aksine aşiretlerine çok değer verdiğimi anlayacaklardır. Türkiye’nin yeni yüzyılında, Van’da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diye konuştu. "1914-1915 yıllarında yaşanan Rus Ermeni katliamları sırasında Bitlis ilinin alim müftüsü Molla Abdulgaffar Arvas talebeleri ve müridanı ile şehirde küffara karşı mücadele etmiş ve şehit olmuşlardır" Moğolların Bağdat’ı istilası sırasında yapmış oldukları büyük katliamlar ile şehri yok etmelerinden dolayı, Arvas ailesi Bağdat’ı terk ederek Anadolu topraklarına göç etmişlerdir. Osmanlı Devletinin kayıtlarında yer alan bilgilere göre, aile büyüğü Seyyid Kasım Bağdadi ve ailesi Bursa şehrine gelerek Sultan Orhan’ı ziyaret edip bir süre misafirleri olmuşlardır. Ardından Seyit Kasım Bağdadi ailesi ile birlikte doğu Anadoluya gelmiş, oğlu Seyyid Muhammed Kutup ise Bahçesaray’a (Müküs) yerleşmiştir. Alim olan Molla Muhammed Kutup (tıbba mele muğammede kutub Arvasi) adı ile insan, hayvan ve bitki sağlığı ile alakalı eserler yazmış ve bölge halkının istifadesine sunmuştur. Bölgede Van, Hakkari, Ağrı ve Bitlis illerine nüfuz ederek medreseler kurmuş ve büyük alimlerin yetişmelerine ve bölgenin aydınlanmasına vesile olmuşlardır. 1914-1915 yıllarında yaşanan Rus Ermeni katliamları sırasında Bitlis ilinin alim müftüsü Molla Abdulgaffar Arvas talebeleri ve müridanı ile şehirde küffara karşı mücadele etmiş ve şehit olmuşlardır, ayrıca Bitlis ilinin Hizan ilçesinde ve Van ilinin Gevaş, Gürpınar, Bahçesaray’da yaşayan Arvas ailesine mensup alimleri şehit edilmiş ve ilim irfan tahsil ettikleri medrese ve camileri yakılmış, içerisinde bulunan kitapların tamamı yok edilmiştir. Başkale’de yaşanan Ermeni katliamında Arvas’ların alim büyüğü 150 kişilik ailesi ile beraber Irak ve Suriye’ye göç etmek zorunda kalmış ve göç esnasında aile bireylerinden yaklaşık 80 kişi hayatını kaybetmiştir. Doğubeyazıt’ta bulunan İshak Paşa Sarayını Rusların işgalinden kurtarmak için Arvas ailesinin büyük alimi ve ailesi şehit edilmiştir. Van merkezde Ermenilere karşı mücadele için hiçbir menfaat beklemeksizin Arvas ailesi bireylerince komite kurulmuş, şehri ve vatan topraklarını müdafaa sırasında aile bireyleri şehit olmuştur. Van’da Ermeni katliamlarına maruz kalan bir çok aile mensupları çok sayıda şehit vermiş, hayatta kalanlar ise şehri terk etmek zorunda kalmışlardır, Van merkezi, ilçeleri ve bir çok köy boşalmıştır" ifadelerine yer verdi.