Yerel Haberler
Van
Van TSO’da "Gözetim ve Analiz Programı" toplantısı düzenlendi 17 Nisan 2026 Cuma - 17:38:53 Van Ticaret ve Sanayi Odası ile Van Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası iş birliğinde ‘Vergi İdaresince Başlatılan Gözetim ve Analiz Programı Kapsamında Vergi Mükelleflerini Neler Bekliyor? Nelere Dikkat Etmeliler?’ konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantının açılışında konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, "Bugün; Vergi İdaresince Başlatılan Gözetim ve Analiz Programı hakkında bilgilenmek üzere bir aradayız. Yeminli Mali Müşavir İlhan Güneri ile Vergi ve Yatırım Danışmanı, Eski Maliye Başmüfettişi Mehmet Abanoz’un yapacağı bilgilendirmeler büyük önem taşıyor. İl Defterdarımız ve deftardalık yetkililerimiz yine bugün aramızdalar. Yaşanabilecek muhtemel riskleri ortadan kaldırmaya yönelik Van SMMMO ile birlikte böyle bir toplantı gerçekleştiriyoruz. Hızlı bir değişim, dönüşüm var. Üyelerimizde; yeni uygulamalar konusunda değişim, dönüşüm ve alınacak tedbirler hakkında bizlere bilgilendirme yapılması konusunda talepleri oluyor. Bizde bu doğrultuda böyle bir programı gerçekleştiriyoruz" dedi. Van SMMMO Başkanı Yakup Örenci ise "Günümüzde vergi idareleri, klasik denetim anlayışından hızla uzaklaşmakta; bunun yerine veri analitiğine dayalı, risk odaklı ve proaktif denetim modellerine geçmektedir. Ülkemizde de bu dönüşümün en somut örneklerinden biri; Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen gözetim ve analiz programlarıdır. Artık vergi denetimi sadece geçmişe dönük bir inceleme süreci değil; aynı zamanda eş zamanlı izleme, karşılaştırma ve risk tespiti üzerine kurulu bir yapıya dönüşmüştür" dedi. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken çok önemli hususlar bulunduğunu vurgulayan Örenci, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu yeni dönemde; mükelleflerin beyanları, sektörel ortalamalarla anlık olarak karşılaştırılmakta, elektronik belgeler, banka hareketleri ve üçüncü taraf verileri entegre şekilde analiz edilmekte, uyum düzeyi düşük görülen mükellefler sistem tarafından otomatik olarak riskli kategorilere alınmaktadır. Bu gelişmeler mükellefler açısından yalnızca bir denetim baskısı olarak görülmemelidir. Aksine, doğru okunduğunda bu sistem; kayıt dışı ile mücadelede adaleti güçlendiren, dürüst mükellefi koruyan, vergide gönüllü uyumu teşvik eden bir yapıyı da beraberinde getirmektedir. Ancak bu süreçte dikkat edilmesi gereken çok önemli hususlar bulunmaktadır. Beyan ile fiili durum arasındaki tutarlılık, sektörel kârlılık oranlarına uyum, nakit ve banka hareketlerinin açıklanabilirliği, elektronik belge düzenine tam uyum ve en önemlisi, mali kayıtların şeffaf, izlenebilir ve savunulabilir olması gerekmektedir. Biz mali müşavirler olarak bu yeni dönemde yalnızca kayıt tutan değil; aynı zamanda riskleri önceden öngören, rehberlik eden ve stratejik danışmanlık yapan bir rol üstlenmekteyiz. Ancak bunun gerçekleştirebilmek için iş ve işlemlerinize ait tüm bilgileri zamanında mali müşavirlerinize teslim etmeniz, bu konularda mali müşavirinizi bilgilendirmeniz son derecece önem arz etmektedir. Bugünkü seminerimizin amacı da tam olarak budur. Sizleri bu yeni denetim yaklaşımı hakkında bilgilendirmek, karşılaşılabilecek riskleri ortaya koymak ve alınması gereken önlemleri somut şekilde paylaşmak." Toplantı; Yeminli Mali Müşavir İlhan Güneri ile Vergi ve Yatırım Danışmanı Eski Maliye Başmüfettişi Mehmet Abanoz’un ’Vergi İdaresi Gözetim ve Analiz Programı’ hakkındaki sunumları ile devam etti. ’Vergi Mükelleflerini Neler Bekliyor?’ ve ’Nelere Dikkat Edilmeli?’ gibi akıllarda yer alan sorularla ilgili bilgilendirmelerin yapıldığı toplantı, soru-cevap bölümü ile son buldu.
17 Nisan 2026 Cuma - 14:28 Van’da şehitler için Mevlid-i Şerif programı düzenlendi Van’da 14-20 Nisan Şehitler Haftası dolayısıyla vatan uğruna canlarını feda eden şehitler için Mevlid-i Şerif programı düzenlendi. Yeni Nurşin Camii’nde cuma namazı sonrası düzenlenen programda, vatan savunmasında canlarını feda eden aziz şehitlerin yanı sıra Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda gerçekleştirilen saldırılarda hayatını kaybedenler de unutulmadı. Program kapsamında Kur’an-ı Kerim tilaveti yapılarak mevlit okundu. İlgiyle takip edilen programda, vatanın birliği ve beraberliği için can veren tüm şehitler için hep birlikte el açılıp dualar edildi. Programın ardından açıklamalarda bulunan Van Şehit Aileleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Hakan Kahraman, Şehitler Haftası vesilesiyle bu organizasyonu tertip ettiklerini belirterek, aziz şehitlerin hatıralarını yaşatmak ve ruhlarına dua göndermek amacıyla bir araya geldiklerini ifade etti. Başkan Kahraman, "Vatanımızın bölünmez bütünlüğü, halkımızın huzur ve güvenliği için gözünü kırpmadan şehadet mertebesine eren şehitlerimizi anmak, aynı zamanda Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen elim olaylarda hayatını kaybeden yavrularımızı yad etmek adına bugün bir program düzenledik. Hem şehitlerimiz hem de meleklerimiz için Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve mevlid-i şerifler okutup dualarımızı onların aziz ruhlarına armağan ediyoruz" dedi. Mevlid-i şerif programına dernek üyeleri, şehit yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Camiden ayrılan vatandaşlara program sonunda çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Dondurucu soğukta Van Gölü’nde yüzdüler
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:53 Dondurucu soğukta Van Gölü’nde yüzdüler "Türkiye’ye denizi sevdiren adam" olarak bilinen sosyal medya fenomeni Aydın Aydıner, ekip arkadaşlarıyla birlikte şubat ayının dondurucu soğuğunda Van Gölü’ne girdi. İstanbul Bebek’te yaz kış demeden her gün denize girerek ülke genelinde bir akım başlatan Aydın Aydıner, bu kez Van’da soğuk havaya rağmen yüzerek kış turizmine dikkat çekti. İstanbul Bebek’te her mevsim düzenli olarak denize giren ve özellikle kış aylarında yaptığı paylaşımlarla geniş kitlelere ulaşan Aydıner, Van’dan gelen davetler üzerine kente geldi. Sabah saatlerinde Edremit ilçesinin Van Gölü kıyısında hazırlıklarını tamamlayan Aydıner ve ekibi, hava sıcaklığının sıfırın altında 2 ile 3 dereceyi gösterdiği anlarda göle girerek yüzdü. "Van denizi muhteşem bir yer ve çok keyifli" Konuya ilişkin konuşan Aydın Aydıner, İstanbul Bebek’te her sabah denize girdiğini hatırlattı. Kar kış kıyamet demeden 8 yıldır aralıksız denize girdiğini ifade eden Aydıner, "Van’dan takipçilerim sürekli mesaj atıyordu, ‘Abi Van’a gel, seni burada da görmek istiyoruz’ diye. Ben de ‘Geliyorum’ dedim. Gelir gelmez çok güzel bir şehirle karşılaştım. İnsanları muhteşem. Doğu’nun insanı gerçekten çok misafirperver. Sağ olsunlar bizi buraya kadar getirdiler, yanımızda oldular, destek verdiler. Deniz soğuk ama benim için çok soğuk değil. Suyu da gerçekten çok güzel, değişik bir tadı var. Deniz diyorum çünkü ucu bucağı yok; muhteşem bir yer ve çok keyifli" dedi. "Sadece yazın değil, kışın da denize girilebilir" Kış turizmine dikkat çekmek amacıyla soğuk havalarda denize girdiğine dikkat çeken Aydıner, "Bu sene özellikle böyle bir akım başlattım. Herkes denize giriyor, buza atlıyor, karda ve soğuk suda yüzüyor. Hep birlikte şunu göstermek istedik: Sadece yazın değil, kışın da denize girilebileceğini. Türkiye bir kış turizmi cenneti haline gelsin; sadece karda, buzda kayılmasın, snowboard yapılmasın, denizlerimize de girilsin. Böylelikle inşallah Van’ı da kalkındırmış oluruz. İnsanları buraya davet ediyorum. Çok güzel bir yer, çok misafirperver insanlar var ve muhteşem bir doğası var. Aynı gün içinde dört mevsimi yaşadık; yağmur yağdı, ardından kar yağdı, sonra denize girdik. Enteresan bir gün yaşıyoruz. Çok mutluyum. Muhteşem bir ile geldim, muhteşem insanların yanındayım" diye konuştu. "Herkes gelsin, Van Gölü’nde yüzsün" Öte yandan Aydıner’in ekibinde yer alan Hayriye Çetin de ilk kez geldiği Van’da Van Gölü’nde yüzmenin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu belirterek, "Van’ın gerçekten bu kadar keyifli geçeceğini beklemiyordum. İlk kez geldim. Van Gölü’nde yüzmek benim için inanılmaz bir deneyim oldu, herkese tavsiye ediyorum. Biz Bebek’te yüzüyorduk, herkese çıkın çıkın gelin diyorduk; artık Van’a kesinlikle gelin diyorum. Herkes gelsin, Van Gölü’nde yüzsün. Bizim için gerçekten inanılmaz, güzel ve çok keyifli bir deneyimdi" ifadelerini kullandı.
Dondurucu soğukta Van Gölü’nde yüzdüler
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:39 Dondurucu soğukta Van Gölü’nde yüzdüler "Türkiye’ye denizi sevdiren adam" olarak bilinen sosyal medya fenomeni Aydın Aydıner, ekip arkadaşlarıyla birlikte şubat ayının dondurucu soğuğunda Van Gölü’ne girdi. İstanbul Bebek’te yaz kış demeden her gün denize girerek ülke genelinde bir akım başlatan Aydıner, bu kez Van’da soğuk havaya rağmen yüzerek kış turizmine dikkat çekti. İstanbul Bebek’te her mevsim düzenli olarak denize giren ve özellikle kış aylarında yaptığı paylaşımlarla geniş kitlelere ulaşan Aydıner, Van’dan gelen davetler üzerine kente geldi. Sabah saatlerinde Edremit ilçesinin Van Gölü kıyısında hazırlıklarını tamamlayan Aydıner ve ekibi, hava sıcaklığının sıfırın altında 2 ile 3 dereceyi gösterdiği anlarda göle girerek yüzdü. "Van denizi muhteşem bir yer ve çok keyifli" Konuya ilişkin konuşan Aydın Aydıner, İstanbul Bebek’te her sabah denize girdiğini hatırlattı. Kar kış kıyamet demeden 8 yıldır aralıksız denize girdiğini ifade eden Aydıner, "Van’dan takipçilerim sürekli mesaj atıyordu, ‘Abi Van’a gel, seni burada da görmek istiyoruz’ diye. Ben de ‘Geliyorum’ dedim. Gelir gelmez çok güzel bir şehirle karşılaştım. İnsanları muhteşem. Doğu’nun insanı gerçekten çok misafirperver. Sağ olsunlar bizi buraya kadar getirdiler, yanımızda oldular, destek verdiler. Deniz soğuk ama benim için çok soğuk değil. Suyu da gerçekten çok güzel, değişik bir tadı var. Deniz diyorum çünkü ucu bucağı yok; muhteşem bir yer ve çok keyifli" dedi. "Sadece yazın değil, kışın da denize girilebilir" Kış turizmine dikkat çekmek amacıyla soğuk havalarda denize girdiğine dikkat çeken Aydıner, "Bu sene özellikle böyle bir akım başlattım. Herkes denize giriyor, buza atlıyor, karda ve soğuk suda yüzüyor. Hep birlikte şunu göstermek istedik: Sadece yazın değil, kışın da denize girilebileceğini. Türkiye bir kış turizmi cenneti haline gelsin; sadece karda, buzda kayılmasın, snowboard yapılmasın, denizlerimize de girilsin. Böylelikle inşallah Van’ı da kalkındırmış oluruz. İnsanları buraya davet ediyorum. Çok güzel bir yer, çok misafirperver insanlar var ve muhteşem bir doğası var. Aynı gün içinde dört mevsimi yaşadık; yağmur yağdı, ardından kar yağdı, sonra denize girdik. Enteresan bir gün yaşıyoruz. Çok mutluyum. Muhteşem bir ile geldim, muhteşem insanların yanındayım" diye konuştu. "Herkes gelsin, Van Gölü’nde yüzsün" Öte yandan Aydıner’in ekibinde yer alan Hayriye Çetin de ilk kez geldiği Van’da Van Gölü’nde yüzmenin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu belirterek, "Van’ın gerçekten bu kadar keyifli geçeceğini beklemiyordum. İlk kez geldim. Van Gölü’nde yüzmek benim için inanılmaz bir deneyim oldu, herkese tavsiye ediyorum. Biz Bebek’te yüzüyorduk, herkese çıkın çıkın gelin diyorduk; artık Van’a kesinlikle gelin diyorum. Herkes gelsin, Van Gölü’nde yüzsün. Bizim için gerçekten inanılmaz, güzel ve çok keyifli bir deneyimdi" ifadelerini kullandı.
Van YYÜ Danışma Kurulu ‘Sürdürülebilir Su Yönetimi’ gündemiyle toplandı
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:42 Van YYÜ Danışma Kurulu ‘Sürdürülebilir Su Yönetimi’ gündemiyle toplandı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Danışma Kurulu Toplantısı, "Van Gölü Havzası Su Kaynakları ve Sürdürülebilir Su Yönetimi" başlığıyla yapılarak, Van Gölü Havzası’ndaki su kaynaklarının mevcut durumu ve geleceğe yönelik yönetim stratejileri ele alındı. Van YYÜ Danışma Kurulu, Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli ile Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenay Baydaş, Prof. Dr. Cemil Göya ve Prof. Dr. Aydın Görmez’in yanı sıra alanında uzman akademisyenler ile ilgili kurumların yetkililerinin katılımıyla Üniversite Senato Salonu’nda gerçekleştirildi. Akademik birikim ile kamu yönetimi deneyiminin aynı zeminde buluşturulduğu toplantıda, Van Gölü Havzası’ndaki su kaynaklarının mevcut durumu, karşılaşılan çevresel baskılar ve sürdürülebilir yönetim yaklaşımları bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı. Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli’nin açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda; havza ölçekli su yönetimi, yeraltı ve yüzey sularının korunması, iklim değişikliğinin bölgesel etkileri, tarımsal ve kentsel su kullanımı, ekosistem temelli yaklaşımlar ile kurumlar arası veri paylaşımı ve koordinasyon mekanizmaları üzerinde duruldu. Van’ın içme suyu ihtiyacında büyük paya sahip olan Bejingir kaynağı başta olmak üzere havzadaki su kaynakları üzerinde katılımcıların görüş belirttiği toplantıda, büyükşehir belediyesini temsilen toplantıya katılan Prof. Dr. Ali Özvan, Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürü Cihan Aksoy ve Van Su ve Kanalizasyon İdaresi (VASKİ) Genel Müdürü Emre Eşme, kurum olarak yaptıkları çalışmalar hakkında detaylı bilgi sundu. Toplantı sonunda, Van Gölü Havzası’nda sürdürülebilir su yönetimine yönelik kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesi, ortak veri altyapısının geliştirilmesi ve bilimsel temelli politika önerilerinin somut eylem planlarına dönüştürülmesi konusunda görüş birliğine varıldı. İlgili başlıklara ilişkin değerlendirme ve önerilerin Van YYÜ Sürdürülebilirlik Ofisi tarafından raporlanarak paydaş kurumlarla paylaşılması ve konu ile ilgili kısa süre içerisinde bir çalıştay yapılması kararlaştırıldı. Ayrıca Danışma Kurulu Toplantısı’nda, Van YYÜ Senatosuna Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi (BAP) tarafından bu konuda proje çağrısına çıkılması önerisinin sunulması kararı alındı. Toplantıya; mimarlık ve tasarım, mühendislik, ziraat, edebiyat ve su ürünleri fakültelerinden öğretim üyelerinin yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Millî Parklar, Maden Tetkik ve Arama (MTA) ile İller Bankası yetkilileri katıldı.
Van’da el emeğiyle üretilen bağlamalar birçok ülkeye gönderiliyor
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:12 Van’da el emeğiyle üretilen bağlamalar birçok ülkeye gönderiliyor Van’da bağlama ustası Tevhid Topal tarafından tamamen el emeğiyle üretilen ve 25-30 yıl kullanılabilen bağlamalar, Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye gönderiliyor. Van’da bağlama ustalığı yapan Tevhid Topal, 1979 yılında Erzurum’da babası Aşık Dermani olarak bilinen İbrahim Topal ile başladığı mesleğini 1992 yılında Van’a taşıdı. Babasından devraldığı bağlama yapımını kültürel bir miras olarak sürdüren Topal, atölyesinde tamamen el emeğiyle kişiye özel ve üst düzey bağlamalar üretiyor. Makine kullanmadan çalışan Topal’ın atölyesinden ayda ortalama bir ya da bir buçuk bağlama çıkıyor. Seri üretim yerine kaliteyi önceleyen usta, bağlama yapımında ağacın seçimi, kuruluğu ve işçiliği ön planda tutuyor. Ürettiği bağlamalar 25-30 yıl kullanılabiliyor. Üretilen her bağlama teslim edilmeden önce detaylı şekilde test ediliyor. Ses dengesi ve performansı kontrol edilen enstrüman, ardından sahibine ulaştırılıyor. Amerika, Almanya ve Yeni Zelanda başta olmak üzere birçok ülkeye bağlama gönderen Topal, Türkiye’nin farklı illerinden de özel sipariş alıyor. İHA muhabirine konuşan bağlama ustası Tevhid Topal, 1979 yılında babasıyla birlikte Erzurum’da bağlama yapımına başladıklarını belirtti. Şu anda ağırlıklı olarak özel sipariş üzerine çalıştığını ifade eden Topal, "Yurt dışına da gönderiyorum, il dışına da. Kişiye özel, üst düzey bağlamalar üretiyorum. Yaptığım bağlamalar 25-30 yıl kullanılabiliyor. Örneğin geçen yıl, 28 yıl önce yaptığım bir bağlama bakım için tekrar bana geldi. Bu da işi doğru ve sağlam yaptığımızın bir göstergesidir. Amerika, Almanya, Yeni Zelanda gibi ülkelere bağlama gönderdik; hatırladıklarım bunlar. Ayda ortalama bir ya da bir buçuk bağlama yapıyorum; iki olmuyor. Çünkü her şeyi elle yapıyorum, makine kullanmıyorum. Sonuç güzelse ki yüzde 98 oranında güzel oluyor elhamdülillah. Bağlama yaptığımız müşteri mutlu olduğunda biz daha da mutlu oluyoruz. Çok güzel duygular yaşıyoruz" dedi. "Bir ağaca ses vermek anlatılmaz bir duygu" Yaptığı bağlamaları ilk etapta kendisinin test ettiğini dile getiren Topal, "İnceliyorum, çalıyorum, deneyimliyorum; ardından müşterimize teslim ediyoruz. Bir ağaca ses vermek anlatılmaz bir duygu. Gerçekten harika bir histir. Şu ana kadar yaklaşık 10 çırak yetiştirdim. Ancak bu işi doğrudan meslek edinmek için gelen çırak pek yok. Bu biraz üzücü. Yine de gönüllü, hobi olarak yapan arkadaşlar var; bildiğimiz her şeyi onlara aktarıyoruz" diye konuştu. Fabrikasyonla günde 15-20 bağlama üretildiğini hatırlatan Topal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Genelde büyük şehirlerde, belli başlı iki ilde yapılıyor bu üretim. Bende ise ayda bir bağlama çıkıyor. Aradaki fark; ağacın seçimi, kuruluğu, kalitesi ve işçilikten kaynaklanıyor. Başta da söylediğim gibi, benim yaptığım bağlama 30 yıl kullanılırken, seri üretim bir bağlama en fazla 5 yıl, hatta 2-3 yıl içinde ömrünü tamamlayabiliyor."
VEDAŞ’tan çalışanlarına akran zorbalığı eğitimi
10 Şubat 2026 Salı - 18:02 VEDAŞ’tan çalışanlarına akran zorbalığı eğitimi Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş. (VEDAŞ), çalışma hayatında sağlıklı iletişim kültürünü güçlendirmek ve akran zorbalığına karşı kurumsal farkındalık oluşturmak amacıyla Van İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle çalışanlarına yönelik seminer düzenledi. Van, Bitlis, Hakkari ve Muş illerinde elektrik dağıtım hizmeti sunan VEDAŞ’ın Artos Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen seminere, Van İl Sağlık Müdürlüğü’nden Uzman Psikolog Fadıl Berk konuşmacı olarak katıldı. Seminerde; akran zorbalığının tanımı ve türleri, iş yaşamındaki yansımaları ile bireyler üzerindeki psikolojik etkileri ele alındı. Katılımcılara ayrıca zorbalıkla baş etme yöntemleri, sağlıklı iletişim becerileri ve kurum içi dayanışmanın önemi hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Seminere ilişkin değerlendirmelerde bulunan VEDAŞ Dağıtım Direktörü Pervin Acar, güçlü kurumların yalnızca teknik yeterliliklerle değil, çalışanların psikososyal iyi oluşlarıyla da inşa edildiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "İletişim Sohbetleri programımız kapsamında her ay farklı başlıklarda çalışanlarımızla bir araya geliyoruz. Bu ay ise anne ve babaların da sıkça endişe duyduğu ‘akran zorbalığı’ konusunu ele aldık. Van İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu seminerle çalışanlarımızın akran zorbalığı konusunda bilinçlenmesini ve çocuklarıyla daha güçlü, sağlıklı bir iletişim kurabilmelerine katkı sağlamayı hedefledik. Önümüzdeki dönemde de çalışan odaklı eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Son olarak, işbirliği ve değerli katkıları için Van İl Sağlık Müdürlüğümüze de ayrıca teşekkür ediyorum."
Van’da Ramazan öncesi tahin üretimi zirve yaptı
10 Şubat 2026 Salı - 14:53 Van’da Ramazan öncesi tahin üretimi zirve yaptı Van’da sahur sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan tahinin üretimi yaklaşan Ramazan’la birlikte zirve yaptı. Ramazanın ayına sayılı günler kala Van’da tahin üretiminde ciddi artış yaşanıyor. El değmeyen yöntemlerle üretilen ve katkı maddesi içermeyen tahin, özellikle sahurda tercih edilmesi nedeniyle vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Van’da normal dönemlerde aylık 2 ila 3 ton arasında üretilen tahin, Ramazan ayıyla birlikte 10 ila 15 ton seviyelerine kadar çıkıyor. "Ramazan ayında daha çok tercih ediliyor" Konuya ilişkin konuşan işletme müdürü Murat Varlı, tahin üretiminde yaklaşık 7 yıldır faaliyet gösterdiklerini belirtti. Ramazan ayı öncesi siparişlere yetişmekte zorlandıklarını ifade eden Varlı, "Kaliteli ve doğal üretime önem veriyoruz. Yaklaşık 7 yıldır bu işi yapıyoruz. Sürekli kalitemizi artırmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar da her zaman güzel, lezzetli ve doğal bir tahin ürettik. Tahinin tok tutması, vücudu koruyucu özellikleri ve faydaları nedeniyle özellikle Ramazan ayında daha çok tercih ediliyor" dedi. "Ramazan ayında 10-15 tonlara kadar üretim yapıyoruz" Satışlarda ciddi bir artış yaşandığını dile getiren Varlı, "Normal aylarda 2-3 ton üretim yaparken, Ramazan döneminde bu rakam 10-15 tonlara kadar çıkıyor. Şu an siparişlere yetişmekte zorlanıyoruz. Vatandaşlarımızdan alışverişlerini son günlere bırakmamalarını, şimdiden gelerek doğal ve sıcak tahinlerini temin etmelerini istiyoruz" diye konuştu.
Van’da Ramazan öncesi tahin üretimi zirve yaptı
10 Şubat 2026 Salı - 14:47 Van’da Ramazan öncesi tahin üretimi zirve yaptı Ramazan ayına sayılı günler kala, uzun süre tok tutması ve enerji vermesiyle sahur sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan tahinin üretimi Van’da hız kazandı. Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Van’da tahin üretiminde ciddi artış yaşanıyor. El değmeyen yöntemlerle üretilen ve katkı maddesi içermeyen tahin, özellikle sahurda tercih edilmesi nedeniyle vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Van’da normal dönemlerde aylık 2 ila 3 ton arasında üretilen tahin, Ramazan ayıyla birlikte 10 ila 15 ton seviyelerine kadar çıkıyor. "Ramazan ayında daha çok tercih ediliyor" Konuya ilişkin konuşan işletme müdürü Murat Varlı, tahin üretiminde yaklaşık 7 yıldır faaliyet gösterdiklerini belirtti. Ramazan ayı öncesi siparişlere yetişmekte zorlandıklarını ifade eden Varlı, "Kaliteli ve doğal üretime önem veriyoruz. Yaklaşık 7 yıldır bu işi yapıyoruz. Sürekli kalitemizi artırmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar da her zaman güzel, lezzetli ve doğal bir tahin ürettik. Tahinin tok tutması, vücudu koruyucu özellikleri ve faydaları nedeniyle özellikle Ramazan ayında daha çok tercih ediliyor" dedi. "Ramazan ayında 10-15 tonlara kadar üretim yapıyoruz" Satışlarda ciddi bir artış yaşandığını dile getiren Varlı, "Normal aylarda 2-3 ton üretim yaparken, Ramazan döneminde bu rakam 10-15 tonlara kadar çıkıyor. Şu an siparişlere yetişmekte zorlanıyoruz. Vatandaşlarımızdan alışverişlerini son günlere bırakmamalarını, şimdiden gelerek doğal ve sıcak tahinlerini temin etmelerini istiyoruz" diye konuştu. (YS-MSA-Y)