Yerel Haberler
Van
Bakan Göktaş: "28 Şubat’ın karanlık izlerini silmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz" 28 Şubat 2026 Cumartesi - 20:08:41 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün Türkiye, demokrasiye sahip çıkan, milli iradeyi esas alan kararlı yürüyüşünü sürdürüyor. Ve ülkemiz bir daha asla eski karanlık günlerine dönmeyecek. Milletimizle el ele vererek, 28 Şubat’ın karanlık izlerini silmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Van Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Edremit Sosyal Hizmet Merkezi açılış töreninde konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bu rahmet ikliminin şehrimize, ülkemize ve tüm İslam âlemine hayır ve bereket getirmesini diliyorum. Bugün ülkemize değer katan, her bireyin hayatına dokunan güçlü hizmetlerimize bir yenisini eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Eşsiz güzelliklerle dolu Van şehrimizde yeni İl Müdürlüğümüz ve Sosyal Hizmet Merkezimizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu anlamlı günde bizlerle birlikte olduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni hizmet binamızın Van için hayırlı olmasını diliyorum " dedi. "Yaptığımız 45,7 milyar liralık yatırım ve desteklerle Van’ı güçlü bir hizmet altyapısına kavuşturduk" Vatandaşlarımızın huzurunu büyüten, her bireyin güven içinde yaşamasını sağlayan bir anlayışla hizmetlerini sürdürdüklerini ifade eden Bakan Göktaş, "Bakanlık olarak, toplumun tüm kesimlerini kuşatan güçlü bir destek ağı kuruyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve milletine adanmış vizyonu doğrultusunda, sosyal devletin şefkat elini her haneye ulaştırıyoruz. Bu kapsamda Bakanlık olarak yaptığımız 45,7 milyar liralık yatırım ve desteklerle Van’ı güçlü bir hizmet altyapısına kavuşturduk. 2023 yılında 13 ilçede açılışını gerçekleştirdiğimiz. 100 Aile Destek Merkezi ile destek ağımızı daha da yaygınlaştırdık. Yine aynı yıl içinde Başkale Sosyal Hizmet Merkezi ile Vanlı kardeşlerimizin sosyal hizmetlere daha kolay erişimini sağladık. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni il müdürlüğü binamız ve sosyal hizmet merkezimizle hizmet zincirine bir halka daha ekledik. Böylece çocuklarımızdan büyüklerimize, kadınlardan engelli kardeşlerimize kadar herkesin ihtiyaç anında daha hızlı yanında olacağız. Çok yakında hizmete sunacağımız çocuk evleri sitemiz ile engelsiz yaşam bakım ve rehabilitasyon merkezimizle, iki yeni güvenli adres daha kazandıracağız. Van’ın güzel insanları için, yeni eserler, yeni hizmetler sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Bakan Göktaş, "Bugün açılışını yaptığımız bu yeni hizmet binasını, Van’da aileyi güçlendiren, dayanışmayı büyüten bir "ilk temas noktası" olarak görüyoruz. Çünkü aile güçlü olduğunda; çocuğumuz daha güvende, gencimiz daha umutlu, yaşlımız daha huzurlu, kadınlar daha iyi imkanlara kavuşur. Burası, rehberlikten sosyal desteğe, koruyucu-önleyici hizmetlerden sahadaki koordinasyona kadar tüm hizmet süreçlerini hızlandıran bir merkez olacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2026-2035 "Aile ve Nüfus 10 Yılı" vizyonuyla 81 ilimizde olduğu gibi Van’da da her haneye ulaşan, bir hizmet anlayışıyla çalışacağız. Aile kurumunu ve nüfus yapımızı koruyan, kuşaklar arası bağı güçlendiren uygulamaları kararlılıkla sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. "28 Şubat’ın karanlık izlerini silmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz" 28 Şubat’a da değinen Bakan Göktaş, "Bugün 28 Şubat, 29 yıl önce milletimizin inancına, değerlerine ve özgür iradesine yönelen vesayetçi bir anlayışın ülkemize ağır bedeller ödettiği bir süreci yaşadık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde bu vesayetçi düzenle etkili bir mücadele yürüttük. Bugün Türkiye, demokrasiye sahip çıkan, milli iradeyi esas alan kararlı yürüyüşünü sürdürüyor. Ve ülkemiz bir daha asla eski karanlık günlerine dönmeyecek. Milletimizle el ele vererek, 28 Şubat’ın karanlık izlerini silmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla sözlerime son verirken tüm 28 Şubat mağdurlarını hürmetle yâd ediyorum. Yeni hizmet binamızın şehrimize kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İl Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Merkezimizin Van için, bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:40 Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’nda geçişler normal seyrinde devam ediyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon yükselirken, gözler Türkiye-İran sınırına çevrildi. Muhtemel bir hareketlilik ihtimali nedeniyle Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’ndaki durum merak konusu oldu. Sınır kapısında yapılan gözlemlerde ise herhangi bir yoğunluk yaşanmadığı görüldü. Giriş ve çıkışlarda sakinlik hakim olurken, araç ve yolcu trafiğinin olağan seyrinde devam ettiği belirtildi. Kapıdan hem Türkiye’ye girişlerin hem de İran’a çıkışların rutin şekilde sürdüğü görüldü. Ziyaretçiler programlarını yarıda bıraktı İran’da bir organizasyon için bulunan Fikret Hakan Öngür, yaşanan olaylar nedeniyle planlarını tamamlayamadan Türkiye’ye dönmek zorunda kaldıklarını belirtti. Öngür, konakladıkları otelin yakınında şiddetli bir patlamaya tanıklık ettiklerini ve bölgedeki durumun endişe verici olduğunu ifade etti. Tahran, İsfahan ve Tebriz’e yönelik saldırıların gerçekleştiğini dile getiren İran vatandaşı Nasır Selim ise saldırıların hedefi ve nedenleri hakkında net bir bilgiye ulaşılamadığını belirtti. Selim, bölgedeki ekonomik şartların birçok vatandaşın güvenli bölgelere geçişini zorlaştırdığını söyledi. "Korkumuz yok, ülkemizden ayrılmıyoruz" Tebriz şehrinde yaşayan Mehin Karahan, bölgedeki gerilime rağmen ülkelerini terk etmediklerini ve durumun zorluğuna rağmen dayanışma içinde olduklarını ifade etti. Karahan, çatışma atmosferine rağmen kimseden korkuları olmadığını ve gerekirse kendilerinin de ülkeleri için savaşacağını dile getirdi.
Su arıtma cihazlarının gizli gücü: Bazı zararlı metalleri ortadan kaldırıyor
21 Kasım 2025 Cuma - 11:08 Su arıtma cihazlarının gizli gücü: Bazı zararlı metalleri ortadan kaldırıyor Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, evlerde kullanılan su arıtma cihazlarının zararlı mineraller üzerindeki etkilerini bilimsel verilerle ortaya koyduklarını belirterek, "Literatüre göre zararlı kabul edilen bazı ağır metallerin cihazlar tarafından tutulduğunu, özellikle beşli ve altılı filtrasyon sistemlerinin bu unsurları suyun dışına çıkardığını tespit ettik" dedi. Van YYÜ Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, danışmanlığını yürüttüğü evsel su arıtma cihazlarının mineral giderimi isimli kapsamlı bilimsel tezli yüksek lisans çalışmasının sonuçlarını İhlas Haber Ajansı ile paylaştı. Yüksek lisans öğrencisi Yüksek Çevre Mühendisi Zümrüt Ünal tarafından yapılan tez çalışmasında hem arıtma cihazlarının mineral seviyeleri üzerindeki etkisini hem de tüketicilerin dikkat etmesi gereken kritik noktaları ortaya koyduğunu dile getiren Prof. Dr. Vahap Yönten önemli bilgiler verdi. "Su arıtma cihazlarının faydalarını hepimiz yaşıyoruz" Prof. Dr. Vahap Yönten, su arıtma cihazlarının artık birçok evde yaygın olarak kullanıldığını hatırlatarak, "Malumunuz, hepimiz su arıtma cihazları kullanıyoruz. Suyun fiziksel ve kimyasal parametrelerini referans değer aralıklarına getirmek amacıyla kullanılan bu cihazların faydalarını hepimiz tecrübe edinmişizdir. Bilinçli tüketiciler olmak adına bu konuyla ilgili bir tez çalışması yaptık ve çalışmamızı üniversitemizin ilgili enstitüsünde yayınladık. Araştırmamız YÖK Tez Merkezi kayıtlarına da geçti" dedi. "Oldukça ilginç ve değerli sonuçlara ulaştık" Prof. Dr. Vahap Yönten, "Su Arıtma Cihazlarındaki Mineral Değişiminin İncelenmesi" başlıklı tez kapsamında suyun içeriğini detaylı biçimde analiz ettiklerini vurgulayarak, "Tezimizde oldukça ilginç ve değerli sonuçlara ulaştık. Vücudun ihtiyaç duyduğu bazı mineraller bizler için son derece önemlidir. Su arıtma cihazlarının, bu kıymetli elementlerin bir kısmını belirli düzeylerde tuttuğunu ve bazı istenmeyen elementleri de immobilize ederek içme suyuna katkı sağladığını gözlemledik" ifadelerini kullandı. "Zararlı ağır metallere karşı etkili filtreleme görevi yapıyor" Prof. Dr. Yönten, cihazların zararlı metalleri etkili biçimde filtrelediğini söyleyerek, "Literatüre göre zararlı kabul edilen bazı ağır metallerin cihazlar tarafından tutulduğunu, özellikle beşli ve altılı filtrasyon sistemlerinin bu unsurları suyun dışına çıkardığını tespit ettik. Dolayısıyla su arıtma cihazlarının hem faydalı hem de zararlı minerallere karşı belirli bir giderim sağladığını bilimsel verilerle kanıtlamış olduk" diye konuştu. "Filtre kalitesi ve değişim süresi hayati öneme sahip" Çalışmanın önemli bulgularından birinin de cihaz bakımının tüketici sağlığı açısından kritik olduğuna değinen Prof. Dr. Vahap Yönten, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Araştırmamızın bir başka önemli sonucu ise tüketicilerin kullandıkları su arıtma cihazlarının filtre kalitesine, filtrasyon sistemine ve filtre değişim periyotlarına mutlaka dikkat etmeleri gerektiğidir. Çalışmamızda 15 farklı mineralin değerlerini tek tek inceleyerek bu sonuca ulaştık. Elbette, her mineral sudan yeterli düzeyde alınamıyor. Bu nedenle günlük yaşamda alkali veya mineral takviyeli gıdaların tüketilmesi, örneğin günde bir soda içmek ya da mineral seviyesi yüksek su ve gıdaları tercih etmek oldukça önemlidir. Hem mineral takviyesi yaparak hem de bilinçli şekilde su arıtma cihazı kullanarak sağlıklı su tüketiminin mümkün olabileceğini bilimsel çalışmalarımızla ortaya koyduk. " Konu ile ilgili bilgi almak isteyenler Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kütüphanesi’nden veya YÖK Tez Merkezinden yayınlanan teze ulaşabilirler."
Su arıtma cihazlarının gizli gücü: Bazı zararlı metalleri ortadan kaldırıyor
21 Kasım 2025 Cuma - 10:34 Su arıtma cihazlarının gizli gücü: Bazı zararlı metalleri ortadan kaldırıyor Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, evlerde kullanılan su arıtma cihazlarının zararlı mineraller üzerindeki etkilerini bilimsel verilerle ortaya koyduklarını belirterek, "Literatüre göre zararlı kabul edilen bazı ağır metallerin cihazlar tarafından tutulduğunu, özellikle beşli ve altılı filtrasyon sistemlerinin bu unsurları suyun dışına çıkardığını tespit ettik" dedi. Van YYÜ Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, danışmanlığını yürüttüğü evsel su arıtma cihazlarının mineral giderimi isimli kapsamlı bilimsel tezli yüksek lisans çalışmasının sonuçlarını İhlas Haber Ajansı ile paylaştı. Yüksek lisans öğrencisi Yüksek Çevre Mühendisi Zümrüt Ünal tarafından yapılan tez çalışmasında hem arıtma cihazlarının mineral seviyeleri üzerindeki etkisini hem de tüketicilerin dikkat etmesi gereken kritik noktaları ortaya koyduğunu dile getiren Prof. Dr. Vahap Yönten önemli bilgiler verdi. "Su arıtma cihazlarının faydalarını hepimiz yaşıyoruz" Prof. Dr. Vahap Yönten, su arıtma cihazlarının artık birçok evde yaygın olarak kullanıldığını hatırlatarak, "Malumunuz, hepimiz su arıtma cihazları kullanıyoruz. Suyun fiziksel ve kimyasal parametrelerini referans değer aralıklarına getirmek amacıyla kullanılan bu cihazların faydalarını hepimiz tecrübe edinmişizdir. Bilinçli tüketiciler olmak adına bu konuyla ilgili bir tez çalışması yaptık ve çalışmamızı üniversitemizin ilgili enstitüsünde yayınladık. Araştırmamız YÖK Tez Merkezi kayıtlarına da geçti" dedi. "Oldukça ilginç ve değerli sonuçlara ulaştık" Prof. Dr. Vahap Yönten, "Su Arıtma Cihazlarındaki Mineral Değişiminin İncelenmesi" başlıklı tez kapsamında suyun içeriğini detaylı biçimde analiz ettiklerini vurgulayarak, "Tezimizde oldukça ilginç ve değerli sonuçlara ulaştık. Vücudun ihtiyaç duyduğu bazı mineraller bizler için son derece önemlidir. Su arıtma cihazlarının, bu kıymetli elementlerin bir kısmını belirli düzeylerde tuttuğunu ve bazı istenmeyen elementleri de immobilize ederek içme suyuna katkı sağladığını gözlemledik" ifadelerini kullandı. "Zararlı ağır metallere karşı etkili filtreleme görevi yapıyor" Prof. Dr. Yönten, cihazların zararlı metalleri etkili biçimde filtrelediğini söyleyerek, "Literatüre göre zararlı kabul edilen bazı ağır metallerin cihazlar tarafından tutulduğunu, özellikle beşli ve altılı filtrasyon sistemlerinin bu unsurları suyun dışına çıkardığını tespit ettik. Dolayısıyla su arıtma cihazlarının hem faydalı hem de zararlı minerallere karşı belirli bir giderim sağladığını bilimsel verilerle kanıtlamış olduk" diye konuştu. "Filtre kalitesi ve değişim süresi hayati öneme sahip" Çalışmanın önemli bulgularından birinin de cihaz bakımının tüketici sağlığı açısından kritik olduğuna değinen Prof. Dr. Vahap Yönten, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Araştırmamızın bir başka önemli sonucu ise tüketicilerin kullandıkları su arıtma cihazlarının filtre kalitesine, filtrasyon sistemine ve filtre değişim periyotlarına mutlaka dikkat etmeleri gerektiğidir. Çalışmamızda 15 farklı mineralin değerlerini tek tek inceleyerek bu sonuca ulaştık. Elbette, her mineral sudan yeterli düzeyde alınamıyor. Bu nedenle günlük yaşamda alkali veya mineral takviyeli gıdaların tüketilmesi, örneğin günde bir soda içmek ya da mineral seviyesi yüksek su ve gıdaları tercih etmek oldukça önemlidir. Hem mineral takviyesi yaparak hem de bilinçli şekilde su arıtma cihazı kullanarak sağlıklı su tüketiminin mümkün olabileceğini bilimsel çalışmalarımızla ortaya koyduk. " Konu ile ilgili bilgi almak isteyenler Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kütüphanesi’nden veya YÖK Tez Merkezinden yayınlanan teze ulaşabilirler." (YLM-MSA-Y)
Depremin en karanlık günlerinden doğan ışık: Melike’nin 14 yıllık tedavi yolculuğu
21 Kasım 2025 Cuma - 10:10 Depremin en karanlık günlerinden doğan ışık: Melike’nin 14 yıllık tedavi yolculuğu Van’da 2011 depremi sonrası kurulan konteyner kentte dünyaya gelen Melike Gülşen Cesur, gözündeki şaşılık ve kaymadan dolayı 14 yıldır Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Bülent Timuçin tarafından takibi yapılıyor. 2011 depremi sonrası kurulan konteyner kentte dünyaya gelen Melike Gülşen Cesur, yaşamının ilk günlerinden itibaren zorlu bir mücadelenin içine doğdu. Aile depremin izlerini atlatamadan bu kez bir trafik kazasıyla sarsıldı; Gülşen’in babası ağır yaralı kurtulsa da kalıcı sakatlık nedeniyle çalışamaz hale geldi. Bu süreçte Gülşen’in hayatına umut olan kişi ise onu 14 yıldır ücretsiz takip eden Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Bülent Timuçin oldu. Depremin en karanlık günlerinde başlayan hikâye 2011’de yaşanan büyük Van depremi, binlerce aile gibi Cesur ailesini de evsiz bıraktı. Melike Gülşen, o günlerde kurulan konteyner kentte dünyaya geldi. Aile hem maddi hem psikolojik açıdan zor bir sürecin içindeyken, Melike Gülşen’in sağlık sorunları da düzenli takip gerektiriyordu. Trafik kazası ailenin yükünü daha da ağırlaştırdı Depremden birkaç yıl sonra meydana gelen trafik kazası, ailenin yükünü dayanılmaz bir noktaya taşıdı. Baba ağır yaralandı ve kalıcı sakatlık nedeniyle çalışamaz hale geldi. Tam bu zorlu dönemde devreye giren isim, Van’da birçok sosyal soruna dokunan çalışmalarıyla bilinen Gazeteci Deniz Başdinç oldu. Ailenin durumunu öğrendikten sonra Melike Gülşen’i, halk tarafından çok sevilen ve insani yönüyle tanınan Dr. Özgür Bülent Timuçin ile buluşturdu. Bu buluşma, küçük bir kızın geleceğini değiştiren dönüm noktası oldu. Gönüllere taht kuran doktor: Dr. Özgür Bülent Timuçin Dr. Timuçin, Melike Gülşen’i tam 14 yıldır ücretsiz olarak takip ediyor. Yalnızca bir doktor olarak değil, bölge halkının gönlünde yer edinmiş bir insan olarak tanınıyor. Bir dönem özel bir merkezde çalışmasına rağmen hastasının takibini ücretsiz sürdüren Timuçin, hastalarına yaklaşımı, yardımseverliği ve vicdani tutumu nedeniyle Van’da "gönüllere taht kuran doktor" olarak anılıyor. Bugün Melike Gülşen’in kontrolleri Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde devam ederken, aile her ziyaretinde aynı ilgiyi ve desteği görmeye devam ediyor. "Bu destek olmasaydı ayakta duramazdık" Cesur ailesi, yıllara yayılan bu dayanışmanın kendileri için ne anlama geldiğini şu sözlerle ifade ediyor: "Deprem, yoksulluk, hastalık… Çok şey yaşadık ama Deniz Başdinç’in desteği ve doktorumuzun vicdanı olmasaydı bugünlere gelemezdik. 14 yıldır yanımızdan ayrılmayan bir doktorumuz var, bu bize güç veriyor." Dayanışmanın en güzel örneği Büyüyünce doktor olacağını ve kendisini tedavi eden doktorunu hiç unutmayacağını ifade eden Melike Gülşen Cesur’un hikâyesi, Van’da depremle başlayan acıların, iyilikle ve dayanışmayla nasıl hafifletilebildiğini gösteriyor. Bir gazetecinin duyarlılığı, bir doktorun gönüllülüğü ve bir ailenin umuda tutunma çabası, bir çocuğun hayata daha güçlü tutunmasını sağladı.
Aynı anda iki kalp krizi geçiren hasta zamanında müdahaleyle kurtarıldı
21 Kasım 2025 Cuma - 10:01 Aynı anda iki kalp krizi geçiren hasta zamanında müdahaleyle kurtarıldı Van’da aynı anda iki damarının tıkanması sonucu kalbi duran 69 yaşındaki Gülmehmet Akdağ, Lokman Hekim Van Hastanesinde yapılan zamanında müdahaleyle hayata döndürüldü. Van’ın Edremit ilçesinde yaşayan 4 çocuk babası Gülmehmet Akdağ, yaklaşık 10 gün önce hastane yakınlarında arkadaşlarıyla oturduğu sırada fenalaştı. Kalp krizi geçirdiği değerlendirilen Akdağ, arkadaşları tarafından ambulans beklenmeden hızla Lokman Hekim Van Hastanesi’ne ulaştırıldı. Acil servise kalbi durmuş halde getirilen Akdağ’a burada dakikalarca kalp masajı uygulandı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tuncer ve ekibinin başarılı müdahalesiyle hayata döndürülen Akdağ’ın taburculuk işlemleri için hazırlıklar sürüyor. "İki ana damarının tamamen tıkalı olduğu görüldü" Konuya ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Mustafa Tuncer, hastanın yakınları tarafından kalbi durmuş şekilde acile getirildiğini belirtti. Tuncer, "Yapılan EKG’de hem kalbin arka yüzünü besleyen sağ damar hem de ön yüzünü besleyen sol damar olmak üzere iki ana damarının tamamen tıkalı olduğu görüldü. Bu süreçte hastamızın kalbi sürekli duruyordu. Biz de aralıksız olarak kalp masajına ve elektriksel kardiyoversiyon dediğimiz şoklamaya devam ettik. Hastada ciddi bir umut kalmayınca, yakınlarını beklemeden acilen anjiyoya aldık. Yapılan anjiyografide, EKG ile uyumlu olarak hem kalbin arka yüzünü besleyen sağ damar hem de ön yüzünü besleyen sol damar, iki ana damar ağızdan tamamen tıkalıydı. Uyguladığımız işlem sonucu her iki damarı açtıktan sonra hastanın ritim bozuklukları ve kalp durması düzeldi" dedi. "Çok nadir karşılaştığımız bir durum" Hastanın tedavi sürecinin olumlu ilerlediğini dile getiren Tuncer, "Takiplerimizde beyninde herhangi bir hasar olmadığını gördük ve hasta uyandı. Bu sonucun alınmasında kalp masajının başarılı olması ve hastanın zayıf yapılı olması en önemli etkenlerdi. Çok nadir karşılaştığımız bir durum. Daha önce benzer şekilde kurtardığımız hastalar oldu ancak bu hastamızda aynı anda iki damarın tıkalı olması çok nadir görülen ve kurtulma ihtimali çok düşük bir durumdu. Hastamızın vadesi yetmemiş, öyle söyleyelim. Biz de yaşamasına vesile olduk. Şu anda hastamız gayet iyi, gelen gideni tanıyor. Aksilik olmazsa yarın taburcu edeceğiz" diye konuştu. "Keşke herkes benim gibi şanslı olsa" Başarılı müdahaleyle hayata döndürülen Gülmehmet Akdağ ise yaşadıklarını şöyle anlattı: "Çarşıda emekli arkadaşlarımla oturup sohbet ediyorduk. Bir anda gözlerim kararmaya başladı. Şu an anlıyorum ki hastaneye çok yakındım. Arkadaşlar ambulans çağırmadan beni apar topar hastaneye yetiştirdiler. Hastaneye ulaştıktan sonra kendimde değilmişim. Kalbim birkaç kez durmuş, tekrar çalıştırmışlar. Direnç gösterdiğim anlarda da müdahaleye devam etmişler. Sağ olsunlar, benim kurtuluşuma vesile olmuşlar. Aynı anda iki kalp krizi geçirmişim; binde bir görülen bir durum. Mustafa Tuncer hocamızın bunu fark ederek her iki damarı da açması büyük bir başarı. Keşke herkes benim gibi şanslı olup böyle kritik bir durumda işini layıkıyla yapan bir doktora denk gelebilse."
Van’ın güneş potansiyeli avantaja dönüşüyor
21 Kasım 2025 Cuma - 08:33 Van’ın güneş potansiyeli avantaja dönüşüyor Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Van’ın güneş potansiyelini avantaja dönüşmek istediklerini belirterek, "Van OSB’nin yaklaşık yüzde 40’ında güneş enerji sistemleri kuruldu ve sanayicimiz kendi elektriğini üretmeye başladı" dedi. Van’ın istihdam ve üretim üssü olarak bilinen Van OSB’de çalışmalar hummalı bir şekilde devam ediyor. Başkan Memet Aslan, sanayicinin en büyük yükü olan enerji maliyetlerini azaltmak ve dışa bağımlılığı minimize etmek için yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırdıklarını söyledi. Aslan, özellikle güneş enerji sistemlerinin bölgenin geleceğinde kritik rol oynadığını vurguladı. "Sanayide en büyük girdi maliyeti enerji" Memet Aslan, enerji maliyetlerinin hem işletmelerin rekabet gücünü hem de Türkiye’nin dış ticaret dengesini doğrudan etkilediğini belirtti. Aslan, "Organize sanayi bölgelerinde üretimin en büyük girdisi enerjidir. Hem çalışma kapasitesi hem maliyet açısından en yüksek yükü oluşturuyor. Enerjide ciddi oranda dışa bağımlı olmamız da ülke ekonomisini zorlayan bir unsurdur. Bu nedenle alternatif, yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelmek zorundayız" dedi. Van’ın güneş potansiyeli avantaja dönüşüyor Van’ın Türkiye’nin en yüksek güneş ışınım değerlerine sahip illerinden biri olduğunu hatırlatan Aslan, bu doğal avantajın artık sanayiye doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Aslan, "İlimiz güneş alma kalitesi bakımından ülkenin en iyi bölgelerinden biridir. Biz de bu avantajı değerlendirmek için güneş enerji sistemlerine yöneldik. Hem girdi maliyetlerini düşürmek hem çevresel etkileri azaltmak hem de ülkenin dış ticaretine katkı sunmak açısından bu yatırım çok değerli" diye konuştu. "Van OSB’nin yüzde 40’ı artık güneşle üretiyor" Aslan, güneş enerjisi yatırımlarının hızla büyüdüğüne dikkat çekerek, konuşmasına şöyle devam etti: "Şu anda Van OSB’nin yaklaşık yüzde 40’ında güneş enerji sistemleri kuruldu. Sanayicimiz kendi elektriğini üretmeye başladı. Böylece hem uygun maliyetli hem de verimli enerji üretim hatlarına dâhil edildi. Yenilenebilir enerjiye yapılan bu yatırım, önümüzdeki yıllarda OSB’nin enerji bağımsızlığını güçlendirecek ve işletmelerin rekabet gücünü artıracak." "Gelecek stratejisi: Daha çok güneş, daha az maliyet" Van OSB olarak hedeflerini de açıklayan Memet Aslan, "Hedefimiz; güneş enerjisi kullanım oranını daha da artırarak hem çevresel sürdürülebilirliği güçlendirmek hem de sanayiciyi enerji maliyetleri karşısında korumaktır. Bölgemiz gelecekte yenilenebilir enerji merkezlerinden biri olmaya doğru hızla ilerliyor. Sanayici uygun maliyetli enerji ürettikçe, hem rekabet gücü artıyor hem de ülke ekonomisi kazanıyor" şeklinde konuştu.
Parkinson hastasının üretim mücadelesine kaymakamdan destek
21 Kasım 2025 Cuma - 08:30 Parkinson hastasının üretim mücadelesine kaymakamdan destek Van’ın Özalp ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki İkram Vergili, parkinson hastalığına rağmen gösterdiği azim ve iyilik mücadelesiyle herkese örnek oluyor. Özalp ilçesine bağlı Yukarı Mollahasan Mahallesi’nde ikamet eden Vergili, 6 yıl önce halk arasında "titrek felç" olarak bilinen parkinson hastalığına yakalanmasına rağmen hayata küsmedi, aksine kendisine yeni bir yol açtı. Doktorların tavsiyesiyle becerilerini geliştirmek amacıyla evinin bir odasını küçük bir atölyeye çeviren İkram Vergili, burada atık malzemelerden ahşap oyma, maket ve oyuncaklar üretmeye başladı. Kısıtlı imkanlarla ortaya çıkardığı bu eserleri sadece bir uğraş olarak görmeyen Vergili, elde edilecek geliri kimsesiz çocuklara bağışlama kararı alarak iyiliğin en sade ve en güçlü örneklerinden birini sergiliyor. Özalp Kaymakamı Rahmi Bulut, örnek davranışından dolayı İkram Vergili’yi evinde ziyaret ederek desteklerini iletti. Vergili’nin evinin bir odasında oluşturduğu sergiyi gezen Kaymakam Bulut, yapılan eserleri tek tek inceleyerek Vergili’nin mücadelesine büyük bir takdirle yaklaştı. Ziyaret sırasında açıklama yapan Kaymakam Bulut, ilçede ilerleyen günlerde planlanan sergi alanında İkram Vergili için özel bir stant açılacağını belirtti. Bulut, "İkram amcamızın hem hastalığıyla mücadelesi hem de iyilik için üretmesi hepimize ilham veren bir davranıştır. Kaymakamlık olarak her zaman yanında olacağız. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum" dedi.