Yerel Haberler
Van
10 Nisan 2026 Cuma - 16:20 Bakan Tekin’den o sendikaya tepki: "Burası muz cumhuriyeti değil, hukuk devletidir" Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Burası muz cumhuriyeti değil, hukuk devletidir" diyerek sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan iş birliklerinde hukuki prosedürlerin kırmızı çizgileri olduğunu vurgularken, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni okumadan eleştirenlere de tepki gösterdi. Sabah saatlerinde Van’a gelen ve ilk olarak Muradiye ilçesine geçen Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Uluşar Zincirli İlkokulunu ziyaret etti. Kaymakam Furkan Taha Türkmenoğlu, kurum amirleri ve öğretmenler tarafından karşılanan Tekin, sınıfları gezerek öğretmenlerle görüştü. Bakan Tekin, Hacettepe Üniversitesi İlköğretim Bölümü Topluluğu üyelerinin "Yedi Bölge Yedi Okul Projesi" kapsamında okul bahçesinde düzenlediği etkinlikleri izledikten sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesine geçti. Buradaki Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "İhtisas Akademisi ’26" konferansına katılan Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Model" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuştu. Bakan Tekin, 1990’lı yıllarda yaşanan olaylardan örnekler vererek, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli böyle bir toplumsal ihtiyacın doğal sonucu olarak çok geniş katılımlı ve yoğun çalışmalar neticesinde hayata geçirecek bir model olarak kurguladık, uygulamaya başladık. Şu an 2. yılındayız. Her eğitim öğretim kademesinin, yani ilkokullarda 1 ve 2, ortaokullarda 5 ve 6, ortaöğretim kurumlarında yani liselerde 9 ve 10. sınıflarda artık Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulanıyor" dedi. "Bir hususun altını çizmem lazım. Biz bunları yaparken iç kamuoyunda bazen çok gereksiz tartışmalara konu olabiliyoruz" diyen Bakan Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sivil toplum örgütleriyle herhangi bir işbirliği yaparken bizim ilkelerimiz var. Hukuk devletinin prensiplerini yazıyoruz. Diyoruz ki bizinle beraber iş yapmak istiyorsanız benim prensiplerim var. Anayasamız, Milli Eğitim Temel Kanunumuz, bizim mevzuatımıza uygun iş yapacaksanız gelin beraber yapalım. Şimdi bir sendika çıkıyor. Diyor ki ‘ben okulda yarışma yapacağım.’ Biz de diyoruz ki kardeşim bak bu yarışmayı yapman için bizim şu 7 tane şart önermişiz onlara uyman lazım. Bu yarışmayı ne zaman yapacaksın? Ödülü ne? Bütçesi ne? Öğrenciden para alacak mısın? Bunları açık açık yazalım. ‘Yazmıyorum, sen de bana karışamazsın, yasaklayamazsın. Ben okulda bu yarışmayı yapacağım’ diyor. Arkadaşlar burası Muz Cumhuriyeti falan değil. Burası Türkiye Cumhuriyeti ve biz bir hukuk devletiyiz. Hukuki prosedüre uyarak iş yapan bütün sivil toplum örgütleri baş tacıdır, Hepsiyle çalışırız. Ama kimseye de kusura bakmayın da hukuk devleti ilkesiyle hukukla bağdaşmayacak bir biçimde böyle bir şey yapma hakkı da vermeyiz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ilgili olarak da okumadan, dinlemeden soruyorum eleştiri yapan gazeteciye, siyasetçiye mesela neresini okudunuz, neyini beğenmiyorsunuz? ‘Ya aslında hocam okumadım da arkadaşlar not getirdiler.’ Böyle bir şey olmaz arkadaşlar. Utanıyorum bundan." "Türkiye’de siyasi muhalefet sırf laf olsun diye muhalefet yapıyor" diyen Bakan Tekin, yapay zeka ile ilgili de açıklamalarda bulundu. Tekin, "Tabii modernitenin toplumsal yaşantımıza getirdiği veya getirebileceği şeyler hep hem devlet hayatında hem toplum yaşamında çok önemli tartışma başlıklardan bir tanesi olmuş. Şöyle bir şey söyleyeyim. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak hem programlarımızda hem de eğitim öğretim teknolojideki yeni gelişmelerin teknolojik anlamda eğitim öğretim süreçlerine adapte edilmesi ile ilgili olarak çok dikkatli ve özenli bir çalışmanın içerisindeyiz. Şu anda yapay zeka politika belgesini Türkiye’de ilk yayınlayan bakanlık Milli Eğitim Bakanlığı. Milli Eğitim Bakanlığı bakın şöyle söyleyeyim size; 18 milyon öğrenci, 1.2 milyon öğretmen, yaklaşık 75 bin adet okul, toplamda 130 bin civarında kurum. Şimdi böyle devasa bir yapı. Burada karar alırken analiz yapmak artık manuel yöntemlerle analiz yaparak aldığımız kararlar çok sağlıklı olmayabilir. Dolayısıyla biz Milli Eğitim Bakanlığında, Bakanlık Merkez Teşkilatı’ndan Taşra’ya Bakanlık Yönetim Sistemi’ni yapay zekâyı ile desteklenmiş bir hâle getirmekten tutun hizmet içi eğitimlerimizde teknolojik gelişmeleri kullanmaya kadar çocuklarımızın kademeler arası geçişte sınavlara hazırlanmasında yapay zekâ destekli robotların kendisine destek olduğu uygulamalara kadar yapay zekayı çok yoğun olarak kullanıyoruz. Hem temel eğitimden orta öğretime geçişte hem de orta öğretime yüksek öğretime geçişte bireyselleştirilmiş öğrenme portalimiz var. Orada bizim ’Kanka’ diye bir yapay zeka robotumuz var. Onunla çocuklarımız şu anda hiç başka hiçbir şeye ihtiyaç duymaksızın rahatlıkla hem yükseköğretime hem de ortaöğretime hazırlanabilecekler. Şu anda biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak yapay zeka konusunda hem programımızı bu anlamda revize etmek anlamında hem de yapay zeka konusunda teknoloji üreten bir kuşak yetiştirmek konusunda mesleki ve teknik eğitimde bu anlamda altyapı oluşturacak çok yoğun bir etkinliğin içerisindeyiz diye söyleyeyim" şeklinde konuştu. Bakan Tekin, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı.
Muradiye’de Kütüphane Haftası etkinlikleri
01 Nisan 2026 Çarşamba - 11:56 Muradiye’de Kütüphane Haftası etkinlikleri Van’ın Muradiye ilçesinde 62. Kütüphane Haftası düzenlenen etkinliklerle kutlanmaya devam ediyor. Kütüphane Haftası bu yıl tüm Türkiye’de "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla kutlanırken, Muradiye ilçesinde ise anlamlı bir buluşmaya imza atıldı. Muradiye İlçe Halk Kütüphanesi ile Muradiye Bebek ve Çocuk Kütüphanesi, kütüphane dostu okurlarla birlikte Kaymakam Furkan Taha Türkmenoğlu’nu makamında ziyaret etti. Kütüphanelerin iyileştirici ve birleştirici gücünün vurgulandığı ziyarette, kitaplara olan tutkularıyla örnek olan minik öğrenciler unutulmadı. Yıl boyunca kütüphane imkânlarından en aktif şekilde yararlanan ve ellerinden kitap düşmeyen öğrencilere, Kaymakam Türkmenoğlu tarafından "Kütüphane Kurdu Belgesi" ve çeşitli hediyeler takdim edildi. Ziyaret sırasında çocuklarla yakından ilgilenen ve onlarla kitaplar üzerine sohbet eden Kaymakam Furkan Taha Türkmenoğlu, kütüphanelerin toplumun kültürel hafızası olduğunu belirterek; kütüphane kullanım alışkanlığının küçük yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çekti. Türkmenoğlu, "Kütüphanelerimiz, çocuklarımızın hayal dünyasını genişleten ve onları geleceğe hazırlayan en güvenli limanlardır. Bugün burada ’Kütüphane Kurdu’ belgelerini alan evlatlarımızın azmi, ilçemizin kültürel geleceği adına bizlere büyük bir umut veriyor" dedi. Etkinlik sonunda, kütüphane personeli ve minik okurlar desteklerinden dolayı Kaymakam Türkmenoğlu’na teşekkürlerini sundu.
Çaldıran’da hafız adaylarına anlamlı proje: Her ay bir kitap tahlili
01 Nisan 2026 Çarşamba - 09:12 Çaldıran’da hafız adaylarına anlamlı proje: Her ay bir kitap tahlili Van’ın Çaldıran Müftülüğü, ilçede hafızlık eğitimi alan öğrencilerin çok yönlü gelişimini desteklemek amacıyla örnek bir projeye imza atarak, her ay düzenli olarak "Kitap Tahlili Programı" gerçekleştiriyor. Geleceğin hafızlarının manevi eğitimlerinin yanı sıra kültürel ve entelektüel anlamda da donanımlı bireyler olarak yetişmesini hedefleyen proje kapsamında, ilçe müftülüğü her ay belirlenen bir kitabı öğrencilere ücretsiz olarak hediye ediyor. Bir ay boyunca kitabı dikkatle okuyan öğrenciler, ay sonunda düzenlenen tahlil programlarında bir araya geliyor. Uzman öğreticilerin rehberliğinde yapılan bu etkinliklerde öğrenciler, okudukları eser üzerine fikir alışverişinde bulunarak hem okuma alışkanlığı kazanıyor hem de analitik düşünme ve kendilerini ifade etme becerilerini geliştiriyor. "Okuyan, düşünen ve fikir üreten hafızlar yetiştirmeyi hedefliyoruz" Düzenlenen okuma ve tahlil etkinlikleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Çaldıran İlçe Müftüsü M. Faruk Geylani, bu projenin gençlerin ufkunu genişlettiğini belirterek, "Hafızlık, zihnin ve kalbin yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim ile nakşedildiği çok kıymetli bir süreçtir. Ancak bizler istiyoruz ki yavrularımız sadece ezber yapan değil; aynı zamanda okuyan, anlayan, çağı okuyabilen, düşünen ve fikir üreten bireyler olarak yetişsinler. Bu gaye ile başlattığımız kitap tahlili programlarımızda, her ay özenle seçtiğimiz bir eseri yavrularımıza hediye ediyor, ay sonunda da hep birlikte o kitabın derinliklerine inerek tahlilini yapıyoruz. Kitapların sayfaları arasında ufuklarını genişleten hafızlarımız, bu sayede hem manevi hem de kültürel anlamda güçlü bir donanımla geleceğe hazırlanıyorlar. Bu güzel tabloya vesile olan hocalarımıza ve büyük bir gayretle okuyan tüm öğrencilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Öğrenciler ve aileleri tarafından da büyük takdir toplayan uygulamanın, yıl boyunca farklı edebi, tarihi ve dini eserlerle kesintisiz olarak devam edeceği bildirildi.
Van’da 20 düzensiz göçmen yakalandı
31 Mart 2026 Salı - 20:07 Van’da 20 düzensiz göçmen yakalandı Van’ın İpekyolu ilçesinde polis ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucu 20 düzensiz göçmen yakalandı. Van Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince ülkemize yasa dışı yollardan giren düzensiz göçmenlerin yakalanmasına ve göçmen kaçakçılığı yapan şahısların deşifresine yönelik yürüten çalışmaların devam ettiği belirtildi. Açıklamada, "Çalışmalar kapsamında ilimiz İpekyolu ilçesinde tespit edilen bir ikamette yapılan aramada; yurda yasa dışı yollardan giriş yapan 20 düzensiz göçmen ile ülkemize girişlerini organize eden 1 organizatör şahıs yakalanmıştır. İkamette yapılan çalışmaların devamında; 2 adet ruhsatsız tabanca, 3 adet şarjör, 39 adet fişek, 360 gram metamfetamin maddesi, 3 adet hassas terazi ve suçtan elde edildiği değerlendirilen toplam 299.590,00 Türk Lirası ele geçirilerek el konulmuştur. Yakalanarak gözaltına alınan ve müdürlüğümüzde ki işlemlerinin ardından adli makamlara sevki sağlanan 1 organizatör şahıs tutuklanarak ceza evine teslim edilmiştir. Yakalanan düzensiz göçmenler müdürlüğümüzdeki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edilecektir. İlimiz genelinde ülkemize yasa dışı yollardan giren düzensiz göçmenlerin ve düzensiz göçmenlerin ülkemize girişlerini organize eden şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir" denildi.
Van Gölü Havzası’nın sismik risk haritası çıkarıldı
31 Mart 2026 Salı - 10:34 Van Gölü Havzası’nın sismik risk haritası çıkarıldı Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van Gölü Havzası’ndaki fay hatlarını inceleyerek, kısa vadede bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem öngörmediklerini ancak zemin yapısının zayıflığı nedeniyle tedbirli olunması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin deprem gerçeğiyle en sık yüzleşen şehirlerinden biri olan Van, çok sayıda fay hattının buluştuğu bir noktada yer alıyor. Uzmanlar, yerin altındaki hareketliliği her an takip ederken, özellikle şehir merkezinin zemin yapısı dikkat çekiyor. Van’ın büyük bir bölümü, geçmişte göl sularının çekilmesiyle oluşan yumuşak bir toprak yapısına sahip olmasıyla risk oluşturuyor. Kayalık bölgeler sarsıntıyı daha az iletirken, Van şehir merkezi gibi yumuşak zeminli yerlerde yapı güvenliği hayati önem taşıyor. "Gölün doğusu batısına göre daha yüksek stresli görünmektedir" Konuya ilişkin konuşan Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van Gölü çevresinde çok sayıda aktif fay hattı bulunduğunu ve özellikle gölün doğu kısmında daha yüksek bir enerji birikimi gözlemlediklerini belirtti. Birçok farklı bilimsel veriyi birlikte analiz ettiklerini ifade eden Alkan, "Van Gölü ve civarına baktığımızda gölün çevresinde birçok fay ve fay zonu bulunmaktadır. Özellikle gölün doğusuna baktığımızda kuzeyde Çaldıran, güneyde Hasan Timur, Başkale ve Saray fay zonları bizim için oldukça önemlidir. Bu zonlar aynı zamanda doğuya doğru İran içerisine giren Hoy ve Salmas gibi fay zonlarıyla da etkileşim halindedir. Yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz sonuçlara göre, tek bir parametreden değil de birden çok parametreyi hesaplayıp o parametreler üzerinden bir değerlendirme yapmaya çalışıyoruz ki doğru olan yöntem de budur. Birden çok parametreyi hesapladığımızda, gölün doğusu göreceli olarak batısına göre daha yüksek stresli görünmektedir. Biz bunları Coulomb stres parametresi, B değeri değişimi, sismik durgunluk, RIPI skor algoritması, depremlerin derinlikleri, odak mekanizması çözümleri ve depremlerin yıllara göre dağılımı gibi birçok parametreden faydalanarak belirliyoruz" dedi. "7’den büyük bir deprem beklemenin doğru bir öngörü olmadığını gördük" Geçmişteki büyük depremlerin tekrarlanma süreleri dikkate alındığında, kısa vadede Van Gölü ve civarında 7’den büyük bir deprem beklemenin doğru bir yaklaşım olmayacağını dile getiren Alkan, "Yakın zamanda büyük depremlerin olmasıyla ilişkili olarak geri dönüşüm ve tekrarlama periyotlarını hesapladığımızda, kısa vadede Van Gölü ve civarında 7’den büyük magnitüdlü bir deprem beklemenin doğru bir öngörü olmadığını gördük. Tabii ki bu durum önlem almayacağımız anlamına gelmez; çünkü büyük depremlerin belli bir geri dönüşümü, fayların göreceli hareketlerine göre de bir enerjinin birikmesi ve boşalması durumu vardır. Burada asıl dikkat etmemiz gereken konu, Van şehir merkezi ve civarının, yani Van Gölü havzasının jeolojisidir. Şehir merkezinin özellikle göle yakın kısımlarında göl çökelleri dediğimiz kalın alüvyal sedimanter birimler mevcuttur. Edremit ilçesinden batıya gittiğinizde metamorfik, yani daha sağlam bir yapı varlığından bahsedebiliyoruz. Erciş ve civarına baktığınızda ise göle yakın yerlerde yumuşak birimler varken, uzaklaştıkça volkanizmanın arttığını görüyoruz. Dolayısıyla şehir merkezi ve civarında çok sağlam olmayan bir zemine sahibiz. Ancak güncel deprem yönetmeliğini dikkate alarak yapılarımızı bu şekilde inşa ettiğimizde, bu sorunun da üstesinden gelmiş oluruz" diye konuştu.
2026 yılının ilk Van kedisi yavruları doğdu
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:43 2026 yılının ilk Van kedisi yavruları doğdu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Van Kedisi Araştırma Merkezi’nde 2026 yılının ilk yavruları doğdu. Şu ana kadar 8 anne kedi 20 sağlıklı yavru doğurdu. Dünyaca ünlü Van kedilerinin neslinin korunması ve popülasyonunun artırılması amacıyla Van Kedi Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesindeki Kedi Villası’nda yürütülen çalışmalar devam ediyor. Cana yakınlığı, beyaz ipeksi tüyleri, farklı göz renkleri ve suya olan düşkünlüğüyle bilinen, Türkiye’nin milli ırkı olarak tescilli Van kedilerinde 2026 yılının ilk doğum heyecanı yaşandı. Bu yılın ilk doğum döneminde 8 Van kedisi toplam 20 yavru doğdu. Yavruların sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilirken, merkezdeki uzman ekiplerce bakımları titizlikle sürdürülüyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği merkezde, yeni doğan yavrularla birlikte kedi popülasyonunun sağlıklı bir şekilde artırılması hedefleniyor. "20 yavru dünyaya geldi" İHA muhabirine konuşan Van Kedi Villası Hayvan Sorumlusu Mehmet Atar Bayır, merkez olarak 2026 yılının ilk parti doğumlarını almaya başladıklarını belirtti. Bayır, "Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Van Kedisi Araştırma Merkezi’nde her sene olduğu gibi bu sene de heyecanlı bir dönem yaşanıyor. 2026 yılının ilk yavruları dünyaya gözlerini açtı. Şu ana kadar yaklaşık 8 anne kedinin doğum yaptığı merkezde, toplam 20 yavru dünyaya geldi. Kontrollü olarak gerçekleştirilen çiftleştirmeler, her yıl olduğu gibi bu sene de üç parti halinde planlandı. Birinci parti doğumların başladığı merkezimizde, doğum sürecinin peyderpey devam edecek" dedi.