Yerel Haberler
Van
Çaldıran Müftülüğünden öğretmenlere "Geçmiş Olsun" çiçeği 21 Nisan 2026 Salı - 10:47:21 Van’ın Çaldıran İlçe Müftülüğü, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırının ardından eğitim camiasına destek olmak amacıyla okulları ziyaret ederek öğretmenlere çiçek takdim etti. Okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılar, tüm Türkiye’de olduğu gibi Van’ın Çaldıran ilçesinde de derin üzüntüyle karşılandı. Çaldıran İlçe Müftülüğü, şiddetin her türlüsüne karşı olduklarını belirtmek ve öğretmenlerin yanında olduklarını hissettirmek adına kapsamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Programa; Çaldıran İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yılmaz Çoban, Milli Eğitim Şube Müdürleri, din görevlileri ve ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum) projesi kapsamında eğitim gören öğrenciler katıldı. Heyet, okulları tek tek dolaşarak öğretmenlerle bir araya geldi. Ziyaret sırasında öğretmenlere hitaben duygusal ve kapsayıcı bir konuşma yapan İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, eğitimin ve eğitimcinin kutsallığına vurgu yaptı. Müftü Geylani, "Kıymetli öğretmenlerimiz, bugün burada sadece bir protokol ziyareti için değil, gönül köprülerimizi pekiştirmek ve acınızı paylaştığımızı bizzat ifade etmek için bulunuyoruz. Kahramanmaraş’ta meslektaşlarınıza yönelik gerçekleştirilen menfur saldırı, sadece eğitim camiasına değil, milletimizin geleceğine ve huzuruna yapılmıştır. Bugün yanımızda getirdiğimiz ÇEDES projesi öğrencileriyle aslında şu mesajı vermek istiyoruz; sizlerin yetiştirdiği bu pırıl pırıl nesiller, değerlerine sahip çıkarak şiddetin karşısında, sevginin ve saygının yanında duracaktır. Bizim inancımızda ’Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ düsturu esastır. Sizler, cehaletin karanlığına karşı irfan meşalesini taşıyan kahramanlarsınız. Bir öğretmene kalkan el, aslında toplumun vicdanına uzanmış demektir. Bizler din görevlileri olarak, her zaman sizlerin yanındayız. Camilerimizle okullarımız, minberlerimizle kürsüleriniz birdir; hedefimiz ise ahlaklı ve donanımlı nesiller yetiştirmektir. Bu vesileyle, yaşanan bu üzücü olay nedeniyle tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, şiddetin her türlüsünü bir kez daha lanetliyorum" dedi. Programın en anlamlı anları ise ÇEDES projesi öğrencilerinin öğretmenlerine çiçek takdim ettiği anlar oldu. "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum" projesi kapsamında milli ve manevi değerleri benimseyen öğrenciler, öğretmenlerine sarılarak "Her zaman yanınızdayız" mesajı verdiler. İlçe Milli Eğitim Müdürü Yılmaz Çoban da, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Zor zamanlarda kenetlenmek bizim en büyük gücümüzdür. Müftülüğümüzün ve geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin bu hassasiyeti, öğretmenlerimize büyük moral olmuştur. Bizleri bu anlamlı günde yalnız bırakmayan müftümüze, ekibine ve sevgili öğrencilerimize şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Program boyunca ilçedeki okullar tek tek ziyaret edilerek öğretmenlere çiçekler sunuldu. Eğitimciler, bu anlamlı jestin kendilerini çok duygulandırdığını ifade ederek, kurumlar arası dayanışmanın ve öğrencilerin gösterdiği vefanın her türlü takdirin üzerinde olduğunu belirttiler.
21 Nisan 2026 Salı - 10:38 Van Gölü Havzası’ndaki yaban hayatı emin ellerde Van ve çevresinde yaralanan ya da kaçak avcıların elinden kurtarılan yaban hayvanları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi edilerek yeniden doğaya bırakılıyor. Van ve çevresinde yaralanan veya yuvasından düşen birçok kanatlı ve memeli yaban hayvanı, merkezin sunduğu ileri derece tedavi imkanlarıyla hayata tutunuyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri, jandarma, polis ve vatandaşların desteğiyle merkeze ulaştırılan hayvanlar, kapsamlı bir rehabilitasyon sürecinin ardından yeniden doğal habitatlarına kazandırılıyor. İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Van Gölü Havzası’ndaki tüm yaban hayvanlarının sorunlarıyla yakından ilgilendiklerini belirtti. Prof. Dr. Aslan, "Merkezimizde; yaralı ve güçten düşmüş yaban hayvanlarını tedavi ederek yeniden doğaya kazandırmanın yanı sıra, sınır ticareti yoluyla ya da av sezonu dışında kanunsuz şekilde yakalanan ve ticareti yapılan hayvanları da misafir ederek rehabilitasyon süreçlerini yönetmekteyiz. Son yıllarda ticareti yapılan ve CITES belgesi bulunmayan hayvanları da merkezimizde ağırlayarak, bu hayvanların tekrar doğaya kazandırılması veya DKMP 14. Bölge Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde uygun hayvanat bahçelerine nakledilmesi için gerekli süreçleri yürütmekteyiz. Bölgedeki tek merkez olma özelliği taşıyan kurumumuza, bu kapsamda yılda en az birkaç defa hayvan girişi olmaktadır" dedi. "Tür ayırımı yapmaksızın doğaya kazandırıyoruz" Yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamında el konulan kekliklerden, memeli ve yırtıcı türlere kadar geniş bir yelpazede hizmet verdiklerini dile getiren Aslan, "Doğadan yasa dışı yollarla toplanan keklikler başta olmak üzere; memeli, kanatlı ve yırtıcı tüm türlerin rehabilitasyonunu merkezimizde tamamlayarak yeniden doğal yaşam alanlarına dönmelerini sağlamaktayız" diye konuştu.
21 Nisan 2026 Salı - 09:35 Van’da iki mevsim bir arada: Bir yanda bahar, diğer yanda kış Van’da ilkbaharın gelişiyle birlikte meyve ağaçları çiçek açarak doğayı renklendirmeye başladı. Kent merkezinde ve alçak kesimlerde badem, kayısı ve erik ağaçlarının açan çiçekleri baharın yüzünü gösterirken, yüksek rakımlı ilçelerde ise kış mevsimi etkisini sürdürüyor. Özellikle Çatak ve Bahçesaray ilçelerinde kar örtüsü halen yer yer kalınlığını korurken, soğuk hava ve zaman zaman etkili olan kar yağışı bölgeyi adeta kış ortasındaymış gibi gösteriyor. Dağlık alanlarda beyaza bürünen manzaralar ile kent merkezindeki çiçek açmış ağaçlar, aynı il sınırları içinde iki farklı mevsimin yaşandığını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, Van’ın coğrafi yapısı ve rakım farklarının bu tür mevsimsel zıtlıkların yaşanmasına neden olduğunu belirtiyor. Baharın etkisini artırmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde yüksek kesimlerde de karların erimesi ve doğanın uyanmaya başlaması bekleniyor. "Merkezde bahar coşkusu, yüksek kesimler kış" Van Gölü havzasında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte doğa uyandı. Kent merkezinde ve göl kıyısındaki yerleşim yerlerinde: çiğdemler, kayısı ve badem ağaçları beyaz ve pembe çiçekleriyle görsel bir şölen sunuyor. Çatak ve Bahçesaray’da kış mevsimi hakim. Van merkeze sadece onlarca kilometre uzaklıktaki Çatak ve Bahçesaray ilçelerinde ise manzara tamamen farklı. Bu bölgelerde: kar kalınlığı yüksek kesimlerde yer yer bir metreyi buluyor.
Van İl Müftüsü Şık: "Taziye yemekleri aileleri borca sürüklüyor"
26 Aralık 2025 Cuma - 09:01 Van İl Müftüsü Şık: "Taziye yemekleri aileleri borca sürüklüyor" Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, taziye kültüründe zamanla oluşan yanlış uygulamalara dikkat çekerek, özellikle taziye evlerinde yemek verme adetinin birçok aileyi maddi açıdan zor durumda bıraktığını söyledi. Taziyelerin İslam’da acıların paylaşıldığı, duaların edildiği ve kederli ailelerin teselli edildiği önemli bir dayanışma örneği olduğunu belirten İl Müftüsü Şık, bu güzel geleneğin abartılı uygulamalar nedeniyle amacından uzaklaştığına dikkat çekti. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İl Müftüsü Şık, taziye; acıların paylaşıldığı, duaların edildiği, kederli ailelerin teselli edildiği ve aynı zamanda İslam’ın da istediği güçlü bir dayanışma örneği olduğunu belirtti. Ancak bu güzel adetin zamanla abartılı bir hâl aldığını ve çoğu insan için bir yük olmaya başladığını ifade eden Müftü Şık, "Özellikle taziyelerde yemek verme adeti, kardeşlerimizi ciddi anlamda zora sokmaktadır. Öyle ki bazı aileler, sırf taziye yemeği masrafını karşılayabilmek için borç altına girebilmekte, hatta faizli kredi çekmek zorunda kalanların olduğu dile getirilmektedir. Oysa hüzün ve kederle imtihan edilen bir ailenin, taziye için gelenlere ikram hazırlamakla meşgul olması insani de değildir, vicdani de değildir. Nitekim Hazreti Peygamberimiz, bu anlayışın tam aksine taziye evine yemek götürülmesini emretmiştir. Yardımlaşma budur, dayanışma budur, acıyı paylaşmak tam olarak budur" dedi. "Yemek saatlerinde taziyeye gitmesi doğru bir davranış değildir" Bazı yerlerde akrabalar, köylüler ya da mahalle halkı kendi aralarında para toplayarak taziye sahibine destek olduğunu dile getiren Şık, "Bu elbette güzel bir davranıştır. Ancak bu uygulamanın da kendine göre sakıncaları bulunmaktadır. Çünkü birçok insan, vermek istemediği hâlde mahalle baskısı ya da utanma duygusuyla katkı sunmak zorunda kalabilmektedir. İslam’da ve kültürümüzde misafirperverlik ve ikram elbette önemli bir meziyettir; buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak adet ve kültür gerekçe gösterilerek misafire ikram yükünün taziye evine ve yakınlarına bindirilmesi doğru değildir, yeri de değildir. Varlıklı insanlar olabilir; onlar için taziye yemeği vermek bir külfet sayılmayabilir. Fakat maddi durumu iyi olanların alışkanlıklarını ve tercihini herkese dayatmak adil değildir. Özellikle uzaktan gelen misafirler konusunda da hassas davranılmalıdır. Onlar için taziye sahibine yük olmadan bir çorba ikramı yapılabilir. Ancak diğer kardeşlerimizin sırf yemek yemek için taziye evinde beklemesi ya da özellikle yemek saatlerinde taziyeye gitmesi doğru bir davranış değildir" diye konuştu. "Herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz" Teselli amacı taşıması gereken taziyelerin zamanla bir gösteriş yarışına dönüşmesi de İslam’da asla kabul edilemez olduğunun altını çizen Şık, sözlerini şöyle sürdürdü: "Zengin ya da makam sahibi kişilerin taziyelerine özel ilgi gösterilirken, garibanların taziyelerinin adeta görmezden gelinmesi birçok yüreği incitmektedir. Bu durum, zamanla İslam’ın asla tasvip etmediği bir sınıflaşmaya yol açmaktadır. Ayrıca taziyelerde, teselli ve irşat amaçlı konuşmalar dışında gündem dışı konulara girilmesi taziye adabına aykırıdır. Bundan özellikle sakınılmalıdır. Hakikat budur. Ne mutlu hakikate tabi olanlara. Bu konuda özellikle sözü geçen, yetki sahibi ve toplum üzerinde etkisi bulunan herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz. Çünkü bu mesele son derece ciddi bir meseledir."
Prof. Dr. Lokman Aslan: "Afet yönetimi veteriner hekimsiz olmaz"
26 Aralık 2025 Cuma - 08:58 Prof. Dr. Lokman Aslan: "Afet yönetimi veteriner hekimsiz olmaz" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, afetlerde insanlar kadar hayvanların da etkilendiğini belirterek, veteriner hekimlerin yangın, salgın ve kriz durumlarında etkin rol alması gerektiğini söyledi. Van YYÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı ile Uluslararası Veteriner Öğrencileri Topluluğu (IVSA Van) tarafından düzenlenen "Kriz anında veteriner hekimin rolü" başlıklı IVSA Van Zirvesi gerçekleştirildi. Cengiz Andiç Konferans Salonu’nda düzenlenen programa akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Zirvede konuşan Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, meydana gelen afetlerde insanlar kadar hayvanların da etkilendiğinin unutulmaması gerektiğini belirtti. Afet durumlarında veteriner hekimlerin etkin rol alması gerektiğini vurgulayan Aslan, "Veteriner hekimleri de bir afet durumunda sivil örgütler kurmalıdır. Yangın gibi bir afette yangın ekibimizin olması lazım. Türk Veteriner Hekimleri Birliği veya gönüllü kuruluşlar bünyesinde yangına nasıl müdahale edileceğine yönelik tatbikatlar yapılması gerekiyor. Projeler çerçevesinde bu ekiplerimizi kurmamız gerekiyor. Çünkü afet yönetimi veteriner hekimsiz olmaz. İleride zoonoz hastalıklarla ve krizlerle mücadele etmek zorundayız. Çünkü köpekleri topladığımız yerlere tilkiler geldi. Eğer tilkiler geliyorsa kuduzla mücadeleye hazırlanın" dedi. Karantina uygulamalarında veteriner hekimlerin önemine de dikkat çeken Aslan, "Bunu Covid-19 sürecinde gördük. En iyi karantinayı, dezenfeksiyonu ve sterilizasyonu veteriner hekim bilir. Çünkü kuduz çıkar karantina uygular, şap çıkar karantina uygular. Bu yüzden afet ve kriz durumlarında veteriner hekimle birlikte çalışılması gerekir" ifadelerini kullandı.