Yerel Haberler
Van
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:16 Van’da girişimcilik zirvesi düzenlendi Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) ile Van Genç Girişimciler Kurulu iş birliğiyle düzenlenen "VANGİZ-Van Girişimcilik Zirvesi" geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Van Genç Girişimciler Kurulu ve Van TSO’nun koordinasyonunda hayata geçirilen "VANGİZ" projesi kapsamında düzenlenen programda, bölgedeki girişimcilik sisteminin geliştirilmesi ve genç girişimcilerin desteklenmesi konuları ele alındı. Van TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda düzenlenen zirveye çok sayıda iş adamı, genç girişimci ve öğrenciler katılım sağladı. İki oturum şeklinde düzenlenen program süresince girişimcilik fırsatları, yerel kalkınma projeleri ve iş dünyasındaki yeni trendler üzerine istişarelerde bulunuldu. Zirvede bir konuşma yapan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Türkiye’nin markalaşma yolundaki önemli üretim kuruluşlarının genç girişimcilere ilham verdiğini belirtti. Başkan Takva, "Birkaç kuşaktır çok önemli işler başaran, ülkemizde markalaşma yolunda faaliyetler gösteren önemli üretim kuruluşları ve özel sektörün gurur duyduğu temsilciler bugün buradalar. Bizleri kırmadılar ve bugün girişimcilik zirvesinde bizlerle beraberler. Gerçekten bu konuda önemli işlere imza atan Genç Girişimciler Kurulu Başkanımız Ümit Can Sari, değerli ekibi ve kıymetli arkadaşları çok iyi çalıştılar. Bir süredir sürekli bizi bu konuda motive ediyorlar. Bu sürece destek veren yönetim kurulu üyelerimin tamamına çok teşekkür ediyorum. Meclis divanımıza, oda çalışanlarımıza, genel sekreterimize ve çalışma arkadaşlarımıza; bu organizasyonun kusursuz bir şekilde Van’daki genç girişimcilere ve hayalleri olanlara erişimini sağladıkları için minnettarlığımı ve teşekkürlerimi iletiyorum" dedi. Van Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ümit Can Sarı ise etkinliğin temel amacına dikkat çekerek, "Biz bu zirveyi planlarken temel düşüncemiz; gençlerimizi ilham veren isimlerle buluşturmak, bölgemizin girişimcilik potansiyeline katkı sunmak ve yeni iş birliklerine zemin oluşturmaktı. Biz de bu anlayışla birlikte üretmeye, birlikte büyümeye ve girişimcilik ekosistemimizi birlikte güçlendirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Van 112 Acil Çağrı Merkezi bu yıl 1 milyon 277 bin çağrı karşıladı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:54 Van 112 Acil Çağrı Merkezi bu yıl 1 milyon 277 bin çağrı karşıladı Van’da acil çağrıların tek numara altında toplandığı 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, bir yılda 1 milyon 277 bin çağrı karşılarken, bunun yüzde 75’i asılsız olarak kayıtlara geçti. İçişleri Bakanlığınca Van’ın Edremit ilçesinde 2 Eylül 2020 tarihinde faaliyete başlayan merkez, açıldığı günden bu yana milyonlarca çağrıya cevap verdi. 112 ambulansın yanı sıra 155 Polis İhbar, 110 İtfaiye, 156 Jandarma, 177 Orman Yangın, 158 Sahil Güvenlik gibi tüm acil ihbar hatlarını tek çatı altında toplayan merkez, 2025 yılında da yoğun bir çalışma yürüttü. Merkezin kurulduğu ilk yıllarda asılsız çağrı oranı yüzde 98’lere kadar çıkarken, yapılan bilgilendirme çalışmalarıyla bu oran yüzde 75’e kadar geriledi. "Yüzde 75’in büyük bölümü çocukların açıp kapattığı çağrılar" İHA muhabirine konuşan 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Ebru Özcanan, geçen yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin çağrı aldıklarını ve bunların yüzde 80’inin asılsız olduğunu hatırlattı. Bu yıl ise rakamın 1 milyon 277 bin olduğunu ifade eden Merkez Müdürü Özcanan, "Asılsız çağrı oranı yüzde 75’e düştü. Ancak bu yüzde 75’in önemli bir bölümü, anons esnasında kapanan çağrılardan oluşuyor. Bu durum, çocukların anne ve babalarına danışmadan telefonu açıp karşı tarafa konuşmadan kapatmalarından kaynaklanıyor ve sistemde asılsız çağrı olarak görünüyor. Bunun dışında, son 7 ayda 13 ilçemizin 9’unda tüm muhtarlara ve okullara gidilerek bilgilendirme ve tanıtım çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalar sayesinde asılsız çağrıların önüne büyük oranda geçildi" dedi. "İlk asılsız çağrıda bin 500 lira ceza uygulanıyor" Türkiye’de muhtarlara yönelik bu kapsamda bilgilendirme çalışması yapan ilk il olduklarını dile getiren Özcanan, "Kalan 4 ilçedeki muhtarlara da önümüzdeki bir ay içinde gidilerek tanıtım yapılması planlanıyor. Muhtarlarımızın desteğiyle mahalle sakinlerinin bilinçlendirilmesi sağlanacak ve asılsız çağrıların önüne geçilmiş olacak. Aynı şekilde okullarda da para cezası konusu öğrencilere anlatıldı. Normalde asılsız çağrı yapıldığında bin 500 lira para cezası uygulanıyor. Tekrarı halinde bu ceza 3 bin lira oluyor. Ayrıca, ekiplerin olay yerine sevk edildiği asılsız ihbarlarda, çağrının gerçek dışı olduğunun tespit edilmesi halinde ceza 15 bin lira, tekerrüründe ise 30 bin lira olarak uygulanıyor. Bu bilgiler hem vatandaşlara hem öğrencilere aktarıldı" diye konuştu. Yapılan çalışmalar neticesinde asılsız çağrıların giderek düştüğünü ifade eden Özcanan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu çalışmalarla asılsız çağrı oranının düşürülmesi hedefleniyor. Yüzde 80’den yüzde 75’e gerilese de, bu oranın önemli kısmının çocukların kısa süreli aramalarından kaynaklandığı tespit edildi. Asılsız çağrıların önüne geçebilmek için özellikle anne ve babaların çocukları uyarması ve telefon kullanımı konusunda dikkatli olması büyük önem taşıyor. Vatandaşlarımızın desteğinin bu süreçte önemli katkılar sağlayacağı düşünülüyor."
Vanlı çocuklar TEGV’de nitelikli eğitim almaya devam ediyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:24 Vanlı çocuklar TEGV’de nitelikli eğitim almaya devam ediyor Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) Van Muradiye Fatma Tülin-Prof. Dr. Mustafa Gediktaş Öğrenim Birimi, Muradiye Kaymakamı Furkan Taha Türkmenoğlu ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Yakup Alhan’ı ağırladı. "Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir" vizyonuyla Türkiye genelinde ilköğretim çağındaki çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan TEGV, Muradiye’deki öğrenim biriminde yürütülen çalışmaları protokol üyelerine tanıttı. Kaymakam Türkmenoğlu ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Alhan, birimdeki etkinlikleri, gönüllü faaliyetlerini ve çocuklara yönelik eğitim programlarını yerinde inceledi. Ziyarette TEGV çalışanları ve gönüllüleriyle de bir araya gelen Kaymakam Türkmenoğlu ile Alhan, vakfın yürüttüğü eğitim faaliyetleri hakkında bilgi aldı ve geleceğe yönelik işbirliği projelerini değerlendirdi. Ziyaretin ardından açıklama yapan Muradiye Kaymakamı Furkan Taha Türkmenoğlu, TEGV’in ilçede üstlendiği rolün önemli olduğunu belirterek, "TEGV’in Muradiye’de yürüttüğü çalışmalar takdire şayan. Çocukların eğitimine katkı sunan tüm gönüllü ve çalışanlara teşekkür ediyorum. Eğitime yapılan her yatırım, geleceğe yapılan en değerli yatırımdır. İlçe genelinde çocukların nitelikli eğitim desteklerini artırmaya yönelik çalışmalarımız devam edecek" dedi. Kurulduğu günden bu yana eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi hedefleyen TEGV, Türkiye genelindeki 62 etkinlik noktasında uyguladığı özgün eğitim modeliyle öne çıkıyor. Vakıf, 30 yılda 108 bini aşkın gönüllünün desteğiyle 3,2 milyondan fazla çocuğa ulaştı.
Van’da binlerce kelebeğin korunduğu araştırma koleksiyonu
09 Aralık 2025 Salı - 09:33 Van’da binlerce kelebeğin korunduğu araştırma koleksiyonu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren Böcek Araştırma Koleksiyonu, uluslararası müze standartlarında hazırlanan zengin faunasıyla binlerce kelebek ve böcek türünün bilimsel yöntemlerle korunup kayıt altına alınmasına ev sahipliği yapıyor. Uluslararası unvana sahip Yüzüncü Yıl Üniversitesi Böcek Araştırma Koleksiyonu, Türkiye’nin en önemli bilimsel merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’de yaklaşık 27 yıldır kelebek ve böcek faunası üzerine araştırmalar yürüten Van YYÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Muhabbet Kemal Koçak, lisans eğitiminden beri bu araştırmaya gönül veren ve entomoloji alanında doktorasını tamamlayan Dr. Hanife Uçak ile birlikte çalışmalarını merkezde titizlikle sürdürüyor. Van Gölü Havzası başta olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinden toplanan kelebek örnekleri, türleri belirlendikten sonra özel yöntemlerle hazırlanarak uzun yıllar boyunca devam edecek bilimsel araştırmalar için saklanabilir hale getiriliyor. Merkezde özenle muhafaza edilen irili ufaklı yüzlerce renkte kelebek, güve ve diğer böcek gruplarından araştırma materyalleri, bilimsel araştırmalar için önemli bir arşiv niteliği de taşıyor. Örneklerin uzun yıllar korunabildiği bu yöntem sayesinde Van Gölü Havzası, Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan kelebeklerin kayıtları geleceğe ışık tutacak. "Van Gölü Havzası’nda 10 binin üzerinde böcek türü olduğu düşünülüyor" İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Muhabbet Kemal Koçak, yapılan çalışmaların bölgenin biyolojik çeşitliliğinin ortaya konulması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. 24 yıl önce YYÜ’de eşi merhum Prof. Dr. Ahmet Ömer Koçak ile birlikte çalışmalara başladıklarını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Koçak, "O dönem resmi kayıtlara ve çeşitli makalelere göre Van’da 500-600 tür böcek biliniyordu. Daha sonra yaptığımız saha araştırmalarıyla ilk etapta 2 bin türlük bir liste hazırlayıp yayımladık; kelebek, böcek, güve gibi tüm gruplar bu listenin içindeydi. Sonrasında 3 bin türün üzerinde ikinci bir liste daha oluşturduk (2018 yılı sonrasındaki bulgular bu sayıya dahil değildir. Sadece Van böcek faunasının tespiti çalışmaları 56 ayrı makalede yayınlanmıştır). Aradan geçen 7-8 yıl içinde tür sayısı daha da artmış olmalı. Beklentimiz, yalnızca Van Gölü Havzası’nda 10 binin üzerinde böcek türünden bahsedebileceğimiz yönünde. Kelebekler, güveler, kız böcekleri, çekirgeler, kın kanatlılar, sinekler, sivrisinekler, arılar. Hepsi bu grubun içinde yer alıyor" dedi. "İnsanlar çevresel etkilerden böcekler kadar hızlı etkilenmez" Van Gölü Havzası’nın biyolojik çeşitlilik, özellikle de böcek çeşitliliği bakımından son derece zengin olduğunu dile getiren Koçak, "Türkiye’nin böcek faunası genel olarak çok zengin, ancak bölgesel dağılımlar tam olarak bilinmiyor. Amacımız faunayı ortaya koyarak neyi nerede, nasıl korumamız gerektiğini belirlemek. Bu çalışmalar sırasında nadir türler, endemik türler ve yeni türlerle de karşılaşıyoruz. Geleneksel olarak böceklere karşı bir mesafe var ancak böcekler; sağlık, ekonomi, ekoloji ve çevresel gelişim açısından son derece önemli canlı gruplarından biridir. Ayrıca çevre şartlarındaki değişimlere çok hassas oldukları için indikatör türler olarak kabul edilirler. Omurgalı hayvanlar ya da insanlar çevresel etkilerden böcekler kadar hızlı etkilenmez. Bu nedenle böcek popülasyonlarındaki değişimler, çevredeki bozulmayı gösteren önemli veriler sunar. Örneğin 2000’li yılların başında Bahçesaray yolu üzerinde yol kenarlarında binlerce kelebek bir arada görülürdü; yüzlerce türü aynı anda gözlemlemek mümkündü. Şimdi yok. Bu, kelebeklerin tamamen yok olmasından değil; popülasyonların düşmesinden, iklim şartlarının değişmesinden ve yaşam alanlarının daralmasından kaynaklanıyor" diye konuştu. Van Gölü Havzası’nda kelebeklerin yüzde 90’ının dağ stebindeki bitkilerle beslendiğine dikkat çeken Koçak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu alanlar yok olunca kelebeklerin yaşam döngüsünü sürdürebileceği ortam kalmıyor. Geven gibi bitkiler toprağı ve yer altı suyunu tutar; aynı zamanda diğer bitkilerin gelişmesine de imkan sağlar. Kelebekler de bu alanlarda gelişir. Ancak bu bitkileri kaldırıp alanları tarlaya dönüştürdüğünüzde belki 5-30 yıl ürün alınabilir, fakat yağışların azalmasıyla birlikte o bölgeler zamanla verimsiz hale gelir. Böylece hem bitkileri hem canlıları kaybederiz. Diğer taraftan habitatlar aşırı otlatma baskısına maruz kaldığında, taş ocaklarıyla dağ stepleri tahrip edildiğinde bu canlıların yaşam alanları geri dönülmez biçimde zarar görecektir." Bölümü Böcek Araştırma Koleksiyonu’nun amacı nedir? Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Böcek Araştırma Koleksiyonu’nun temel amacı; Van Gölü Havzası başta olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşayan böcek ve kelebek türlerini bilimsel yöntemlerle toplayarak kayıt altına almak, bu türleri uzun yıllar korunabilir şekilde arşivlemek, biyolojik çeşitliliği belgeleyerek gelecekte yapılacak ekolojik, taksonomik ve faunistik araştırmalara sağlam bir kaynak oluşturmaktır. Koleksiyon ayrıca araştırmacılar, yüksek lisans ve doktora öğrencileri için referans niteliğinde bilimsel materyal sağlayarak, yeni türlerin keşfi ve bölgesel fauna çalışmalarının gelişimine önemli katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Doç. Dr. Alkan: "Önümüzdeki 10 yıl içinde orta büyüklükte bir deprem beklentisi göz ardı edilmemelidir"
08 Aralık 2025 Pazartesi - 14:05 Doç. Dr. Alkan: "Önümüzdeki 10 yıl içinde orta büyüklükte bir deprem beklentisi göz ardı edilmemelidir" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Tuşba ilçesinde meydana gelen depremin deformasyonun sürdüğünü belirterek, "Önümüzdeki 10 yıl içinde orta büyüklükte bir deprem beklentisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini gösteriyor" dedi. Van’ın Tuşba ilçesine bağlı Derebey Mahallesi merkezli 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. AFAD’ın verilerine göre sarsıntı dün saat 22.17’de, yerin 6.11 kilometre derinliğinde kaydedildi. Deprem Van merkez başta olmak üzere çevre ilçelerde de hissedildi. Depremle ilgili değerlendirmelerde bulunan Van Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, depremin derinliği ve odak mekanizmasının önemli işaretler verdiğini belirtti. Farklı kurumların çözümlerine göre depremin 13-17 kilometre derinlikler arasında hesaplandığını ifade ederek, bu özelliklerin bölgedeki tektonik sıkışmanın ve deformasyonun devam ettiğini söyledi. Doç. Dr. Alkan, "Bu derinlik ve mekanizma bize bölgenin hâlâ stres biriktirdiğini, kuzey-güney yönlü sıkışmanın sürdüğünü gösteriyor. Bu nedenle önümüzdeki 10 yıl içinde orta büyüklükte bir deprem beklentisi göz ardı edilmemelidir" diye konuştu. "Beklenti içinde olunan bir bölgede yaşanmış olması dikkat çekiyor" Şehir merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta gerçekleşen bu depremin, küçük-orta büyüklükte sınıflandırılabilecek bir sarsıntı olarak değerlendirildiğini ifade eden Alkan, "Depremin odak mekanizması ve moment tensörü çözümlerine baktığımızda, dikkat edilmesi gereken iki önemli nokta ortaya çıkıyor. İlki, depremin doğrultu atımlı bir mekanizmaya sahip olması; ikincisi ise normalden daha derin bir odakta meydana gelmesi. Andilli, AFAD, NEIC, USGS ve EMSC gibi farklı kuruluşların çözümlerine bakıldığında, deprem derinliklerinin 13-17 kilometre arasında hesaplandığı görülüyor. Her ne kadar bu deprem küçük ölçekte olsa da verdiği işaretler bakımından önemli. Van Gölü’nün doğusunda, Van’ın hemen kuzeyinde olması nedeniyle beklenti içinde olunan bir bölgede yaşanmış olması dikkat çekiyor. Bölgenin genel tektoniği incelendiğinde, kuzey-güney yönlü bir bindirme sistemi ve bölgede hâkim olan sıkışma hareketi mevcut. Ayrıca, doğudan Hoy civarından Van il merkezine kadar uzanan çok sayıda fay ve fay zonu bulunuyor. Zaman zaman orta ve orta-büyük depremler üretebilen bu fay hatlarıyla ilişkili bir aktivite olabileceği değerlendiriliyor" şeklinde konuştu. "Uygun yapılaşma konusunda önlemlerin alınması büyük önem taşıyor" Depremin konumuna bakıldığında MTA’nın aktif fay haritasında herhangi bir fayın üzerinde görünmemesine rağmen bu bölgede sıkışma, deformasyon ve stres birikiminin devam ettiğinin anlaşıldığına dikkat çeken Alkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu durum, bölgenin deprem potansiyelinin sürdüğüne işaret ediyor ve dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. Son bir ayın deprem aktivitesine bakıldığında, ana şokun çevresinde kuzeydoğu-güneybatı yönlü küçük depremlerin yoğunlaştığı görülüyor. Depremin özellikle Tuşba ve İpekyolu’nun kuzeyinde (İskele Mahallesi civar) daha fazla hissedilmesinin nedeni ise bölgedeki göl çökelleri, kalın alüvyonlar ve yumuşak zeminlerin deprem enerjisini büyüterek yüzeye iletmesi. Bu tür jeolojik birimler, deprem dalgalarının süresinin ve şiddetinin artmasına neden oluyor. Vatandaşların depremin beklenenden daha uzun sürdüğünü hissetmesinin temel nedeni bu zemin özellikleri. Bu nedenle bölgede yapı güvenliği ve zemin şartlarına uygun yapılaşma konusunda önlemlerin alınması büyük önem taşıyor."