Yerel Haberler
Yalova
AK Parti Yalova İl Başkanı Güçlü: "Yalova’yı bu hale tedbirsizlik getirdi" 10 Ocak 2026 Cumartesi - 19:48:25 AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, yaşanan su krizinin kuraklıktan değil, Yalova Belediyesi’nin ihmali ve yönetim zafiyetinden kaynaklandığını söyledi. AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su sorunu, DSİ tarafından açılıp Yalova Belediyesi’ne devredilen kuyular, baraj projeleri ve Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in açıklamalarıyla ilgili açıklamada bulundu. Belediye Başkanı Gürel’i eleştiren Güçlü, "Mehmet Başkanın durumlardan haberi yok. Belediye başkanlığı yapıyor ama DSİ’nin Yalova Belediyesi’ne devrettiği kuyularla alakalı hiçbir bilgisi yok. Ben o kuyuların nerede olduğunu biliyorum ama şu an Yalova Belediyesi’ne DSİ tarafından 2014 yılında teslim edilmiş kuyuların kendi nerede olduğunu biliyor mu acaba? Ben o kuyuların hangisinin nerede olduğunu çok iyi biliyorum. 2014 yılında hep birlikte bir kuraklık yaşadık. O süreçte DSİ, Yalova genelinde kuyular açmıştı. 2014 yılında yaşadığımız kuraklık ciddi bir kuraklıktı. Şu an dip suyu için kullanılan motorlar da 2014 yılında alınmıştı. Mehmet Başkan genelde her zaman yaptığı gibi bir hizmet yapamadığı zaman ‘Benim önüm mü açık?’ diyerek topu taca atıyor. Hizmet yaparak değil, gündem oluşturarak bir şeyler yapmaya çalışıyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz: Yalova’yı ilgilendiren, kentsel dönüşüm dahil kitleyi ilgilendiren her konuda elimizden geleni yaparız. Mehmet Başkan ‘Bu iş için siyaset yapılmasın’ diyor ama her zaman siyaseti yapan taraf kendisi oluyor. 2014 yılında DSİ Yalova’da bu kuyuları açtı. Açtıktan sonra da bir protokolle bu kuyuların tamamını Yalova Belediyesi’ne devretti. Dolayısıyla kuyularla ilgili DSİ’ye soru sormasının da bir anlamı yok. Kendi bünyesinde olan bir şey için neden DSİ’ye soruyor?" dedi. "Hizmetle alakalı bir şey sorulduğunda ‘önüme engel çıkıyor’ diyor. Yalova’da iki yıl genel olarak böyle geçti. Yapılanı da yapılmayanı da vatandaş görüyor" diyen Güçlü, "Ne yazık ki kalan yıllar da böyle geçecek. Yapacak bir şey yok. Mehmet Bey seçimden önce videolar paylaşıyordu. Derenin kenarına geçip burnunu tutuyordu. Bu yaz dere ağzından denize nelerin aktığını hepimiz gördük. ‘İşin ehliyim’ diye ortaya çıktı ama kendi ehli olduğu durumda bile Yalova’ya hiçbir şey yapmadığını gördük. Kalan yılları da izlemek zorundayız. DSİ bu konuyla ilgili de bir açıklama yaptı. Kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini söyledi. İddia edildiği gibi ortada 6 yıldır hazır bekleyen bir proje, Ankara’da onaylanmış bir yatırım ya da raflarda tozlanan bir dosya yok. Bir baraj ya da içme suyu tesisi, hazır bir kararla, tek bir proje denilerek yapılamaz. Böyle büyük yatırımlar kanunlarla ve bilimsel kurullarla ilerlemek zorundadır. Bu süreç aşamalardan oluşur. Önce master planlama yapılır. Yalova havzasında ne kadar su var bakılır. Hangi alanların baraj yapımına uygun olduğu tespit edilir. Planlama aşaması yapılır, ÇED süreci yürütülür, zemin etütleri yapılır. Türkiye’de bir barajın yapılma süresi ortalama 12 yıldır. Mehmet Bey barajlarla ilgili konuşuyor ama yanlış konuşuyor. Yalova’da baraj yapımıyla alakalı aşamalardan biri bile eksikse, o projeye ‘hazır’ demek yanlıştır. Şu an Yalova’da Şenköy ve Kurtköy projeleri master plan aşamasındadır. Çağlayan ve Esenköy barajlarında ilk aşamalar tamamlandı, planlama aşamasına geçildi. Kınalı Barajı proje aşamasındadır. Karadere Göleti ise şu an inşaat halindedir. Yalova’da DSİ’nin yaptığı yatırımlar bunlardır. Yalova’da her şeyi bitmiş, Ankara’da bekleyen bir proje yoktur. Altınova’daki barajımız da 2026 yılında yapılması planlanan projelerden biridir. Altınova için de her şey bitmiştir, sadece stratejiden ödenek beklenmektedir" ifadelerine yer verdi. Yalova’da yaşanan kuraklığın tedbirsizlik yüzünden olduğunu söyleyen Güçlü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başkan Bey aylar öncesinden ‘Yağış olacağını biz mi öngörecektik’ gibi açıklamalar yapıyor ve yaşanan süreci doğal bir süreç gibi göstermeye çalışıyor. Gerçek şudur: Bu bir kuraklık meselesi değil, Yalova’yı bu hale getiren tedbirsizliktir. DSİ, 11 Nisan’da bir yazı gönderdi. 27 Mart’ta DSİ’den bilgi istemiştik. Başkan Gürel’in bahsettiği 15 adet kuyu, Yalova’ya ilave su kaynağı olsun diye DSİ tarafından açılmış ve ardından protokol ile Yalova Belediyesi’ne devredilmiştir. Bu kuyuların bakımı, onarımı, çalışır halde tutulması ve gerektiğinde devreye alınması, ayrıca nerede olduklarının bilgisi tamamen Yalova Belediye Başkanı’nın sorumluluğundadır. Yalova Belediyesi, kuyuların akıbetiyle ilgili DSİ’den bilgi talep ediyor. Ama kuyular belediyenin kendi bünyesinde. Bunun mantığı nedir? Bu, başkanın konuya vakıf olmadığını gösteriyor. Kuyularla ilgili DSİ’ye bilgi sorması tamamen bir yönetim zafiyetidir. DSİ zamanında uyarısını yapmıştır. Olası bir kuraklık durumunda kuyuların acilen bakım ve onarımdan geçirilmesi gerektiğini bildirmiştir. Ancak Yalova Belediyesi bu yazıyı ciddiye almamıştır. Yalova Belediye Başkanı, Yeşil Körfez Su Birliği’ne yazı yazıyor. Yeşil Körfez Su Birliği, Yalova Belediyesi’ne yazı yazıyor. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Yeşil Körfez Su Birliği Başkanı da Mehmet Gürel. Hıdırlar bize, biz Hıdırlar’a." Güçlü, sözlerini şöyle tamamladı: "Yapılması gereken çok açıktı. Kasım-aralık ayları gelmeden, protokolle belediyeye devredilen kuyular çalışır hale getirilecekti. Bu kuyulardan alınan su içme ve sanayi suyuna verilerek, Gökçe Barajı üzerindeki yük azaltılacaktı. ‘Ben o kuyuları Yalova’ya mı aktarayım’ diyor. Teknik olarak işin farkında olmadığı buradan belli. Oradan buraya aktarmaktan bahsetmiyoruz. Kuyuları mevcut şebekeye bağlayacaksın. Şebekeden giden su miktarı azalacak. Suyun bir kısmı kuyulardan karşılandığında barajdaki su daha sakin bir şekilde korunur. Ama her şeyi çarpıtıyor. Bu sağlıklı bir yaklaşım değil. Acil durum önlemi, acil durum gelmeden alınır. Bu kuyulardan alınan su doğrudan şebekeye verilmek zorunda da değildir. Gerekli teknik düzenlemelerle bu sular depolara aktarılabilir, depolardan arıtmalara, oradan da içme suyuna dönüştürülebilir. Mehmet Gürel’in Kurtköy hattında yaşanan bir sabotaj nedeniyle 35 günlük su kaybı olduğu yönündeki açıklaması da gerçeği yansıtmıyor. Yalova’nın günlük su ihtiyacı yaklaşık 100 bin metreküptür. 35 günlük kayıp denildiğinde bu 3 milyon 500 bin metreküp su demektir. Bu kadar büyük bir kayıp için sistemin çok uzun süre devre dışı kalması gerekir. Oysa arıza 2-3 gün içinde giderilmiştir. Bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: Kurtköy hattından neden su alınmaya devam edilmedi?" AK Parti İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su krizinin yanlış yönetim ve ihmal sonucu olduğunu vurgulayarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
09 Ocak 2026 Cuma - 11:57 "Kamuda şiddetle mücadele tek yasa ile olmalı" Büro Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Cemal Üstün, kamuda şiddetin önlenmesi için öncelikli yapılması gerekenin bütün kamu görevlilerini kapsayan bir yasanın çıkartılması olduğunu söyledi. Üstün, meslek gruplarına ayrı ayrı yasa çıkartılarak şiddetle mücadele edilemeyeceğini de belirterek, "Bütün memurları kapsayan, caydırıcı tedbir ve cezalar içeren bir yasanın çıkması kaçınılmazdır" dedi. Genel Başkan Yardımcısı Cemal Üstün, Yalova SGK İl Müdürlüğü’nde görevli Avukat Zekeriya Polat’ın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi üzerine SGK il binası önünde basın açıklaması yaptı. Memur-Sen İl Temsilcisi Halil İbrahim Sözer, Büro Memur-Sen Yalova Şube Başkanı Durmuş Akçal, şube yönetim kurulu üyeler, STK ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı basın açıklamasında konuşan Üstün, menfur saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat’a Allah’tan bir kez daha rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve mesai arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diledi. Üstün, daha fazla canımız yanmadan, daha fazla ocaklar sönmeden, evlerin camından anne babasını bekleyen bir çocuğun daha boynu bükülmeden, ailesine kavuşma özlemini taşırken, kimse evi yerine mezara gitmeden, annesine, babasına kimsenin bir daha acı haber gitmeden, kamuda şiddetin; amasız, fakatsız, hemen, şimdi çözülmesi gerektiğini söyledi. Üstün, şiddeti önlemenin, hem insani, hem vicdani bir sorumluluk hem de makamların görevi olduğunu belirtti. Üstün, gencecik hayatların kör kurşunlarla son bulması karşısında içimizin yandığını ifade ederek, neredeyse memurların ölmeyip şiddete maruz kaldıkları için şükreder duruma geldiğini söyledi. Üstün: "Her gün ülkemizin bir köşesinden şiddet haberi alıyor, ya can kaybı yaşıyor ya da şiddete şükreder duruma geliyoruz. Zekeriya Polat kardeşimiz, görevini yerine getirirken, kurumun sınırları içinde, kendisiyle görüşmeye gelen bir şahıs tarafından silahla vurularak hayatını kaybetti. Gencecik bir hayat, bugün kör bir kurşunla sona ermiş, geride gözü yaşlı evlat, eş, anne-baba bırakmıştır" dedi. Üstün, ‘bıçak kemiğe dayandı, tahammülümüz kalmadı’ gibisinden açıklamaların çok ötesine geçmiş bulunduğumuzu da belirterek, "Bir gün gümrük personeli, bir gün adliye, bir gün emniyet mensuplarımız, bir gün SGK, bir gün maliye, bir gün icra memurları ve diğer mesleklerden herkes şiddet görmektedir." şeklinde konuştu ve Büro Memur-Sen olarak kamuda şiddetin tamamına karşı olduğumuzu, şiddetle mücadelenin, bazı mesleklere indirgenerek, özel yasalar çıkarılmasına da karşı olduğumuzu aktardı. Genel Başkan YardımcısıCemal Üstün, bazı meslek gruplarına yönelik çıkarılan yasaların, kamu görevlilerinin tamamını koruyamadığını, şiddetle mücadelenin bütüncül bir yasa ve uygulama birliği ile çözülebilecek toplumsal bir sorun olduğunu dile getirdi. Üstün, Sendika olarak baştan beri söylediğimiz çağrımızı tekrarladı: "Bütün kamu görevlilerini şiddetten koruyucu bir yasa hazırlanmalı, kamu görevlilerine karşı işlenen şiddet dahil her suç katalog suç kapsamına alınmalıdır. Kamu görevlilerine şiddet uygulayanlar öncelikle tutuklu yargılanmalıdır. Bunun yanında ek müeyyideler hayata geçirilmeli, şiddet uygulanan kamu hizmetlerinin tekrar sunumu-alımında, güvenlik güçleri refakati uygulanmalıdır." Genel Başkan Yardımcısı Üstün, şiddetle mücadele konusunda atılması gereken adımları sıralayarak konuşmasını şöyle sonlandırdı: "Görevini yaparken bir kamu görevlisinin hayatını kaybetmesi, kabul edilebilir bir olay değildir. Kamuda şiddetin önlenmesini sağlayacak ağırlaştırıcı cezaların hayata geçmesi, caydırıcılık açısından büyük önem taşımaktadır. Kamuda şiddet en kısa sürede sona erdirilmelidir. Gerekli yasal çalışmalara başlanmalıdır. Partiler arası ayrım yapılmadan bir ortak görüş oluşturulmalıdır. Kamu görevlileri, sabah evlerinden çıkarken, akşama evlerine sağ-salim dönüp dönemeyecekleri endişesinden uzak olmalıdır."
Yalova’da ıslah çalışması yapılan deredeki kaplumbağalar nakledildi
02 Haziran 2024 Pazar - 16:43 Yalova’da ıslah çalışması yapılan deredeki kaplumbağalar nakledildi Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde bulunan Sultaniye Deresi’ndeki çizgili kaplumbağalar ıslah çalışmalarından etkilenmemeleri için Armutlu ilçesindeki Sarp Deresi’ne nakledildi. Yalova Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Şube Müdürlüğü ekiplerine, Sultaniye Deresi’nde taş duvar yapımı sırasında bölgede çok sayıda kaplumbağanın bulunduğu bilgisi geldi. Ekipler, çalışmalar esnasında alanda bulunan kaplumbağaların zarar görmemesi ve proje tamamlandığında beton duvarlı kesit içinde bulunan su debisi azalacağından alanda bulunan kaplumbağaların yeni bir yaşam alanına taşınması için çalışmalara başladı. Teknik personelin yaptığı incelemeler sonucunda Sultaniye 1 ve 2. kısım taş duvar yapımı işinde taş duvarın toplamda 6 bin 500 metre uzunlukta olacağı ve çalışmanın yapılacağı alanın 2 bin 400 metresi ve 2 bin 700 metresinde çizgili kaplumbağa türünün olduğu belirlendi. Ekiplerin türün yaşadığı alandaki incelemelerinde bölgede yaklaşık 50 ile 80 arası kaplumbağa olduğu tespit edildi. Ekipler ayrıca türün bulunduğu mevkiin denize bağlantılı akış hızı minimum derecede olan dere yatağı özelliğinde olup sahada erişkin ve genç bireyler bulunduğunu belirledi. Ekipler ayrıca mevcut dere suyunun türün yaşayacağı habitat için yeterli yükseklikte olamayacağından çizgili kaplumbağaların yaşamı tehlikeye gireceğinden hareketle Doğa Koruma ve Milli Parklar 2. Bölge Yalova İl Şube Müdürlüğü çalışmalara hız verdi. Yalova İlinin Karasal ve İç Su Ekosistemleri Envanter ve İzleme Projesi çerçevesinde mauremys rivulata (çizgili kaplumbağa) türünün gözlemlendiği habitatlar incelendi. Araştırmalar sonucunda taşınması en uygun yaşam alanının Armutlu ilçesi Sarp Deresi olduğu kanaatine varıldı. Bölgeden toplanan kaplumbağalar Armutlu’ya nakledildi.
Yalova Basın Birliği’nde Erdoğan dönemi
01 Haziran 2024 Cumartesi - 23:08 Yalova Basın Birliği’nde Erdoğan dönemi Yalova Basın Birliği (YBB) 2. Olağan Kongresi’nde gazetecilerin seçim heyecanı yaşandı. İhlas Haber Ajansı İl Sorumlusu Erhan Erdoğan başkanlığa seçildi. Yalova Basın Birliği’nde gerçekleşen kongreye Erhan Erdoğan ve Çağatay Köse başkan adayı olarak katıldı. Üyelerin yüzde 98 oranında katılımıyla gerçekleşen kongrenin Divan Başkanlığı’nı Faruk Kırtay yaparken divanda Yalova Kent Konseyi Başkanı ve Yalova Muhtarlar Birliği Başkanı Mustafa Kandemir ile Nagihan Atik yer aldı. Kongrenin açılışı konuşmasını yapan YBB Başkanı Cem Mete Okur, iki adaya da başarılar diledi. Kongrede faaliyet raporu, gelir gider hesapları ve Denetleme Kurulu’nun ibrasının ardından yönetim ve denetim kurulu seçimlerine geçildi. Ardından üyeler tek tek oylarını kullandı. Seçim sonuçlarına göre, Erhan Erdoğan 28 oy olarak Yalova Basın Birliği’nin yeni başkanı oldu. Diğer aday Çağatay Köse ise 15 oy aldı. Seçim sonrası tebrikleri kabul eden Erdoğan, yaptığı açıklamada, “Yalova’mız, birliğimiz ve kentimizde görev yapan tüm gazeteciler için sonucun hayırlı olmasını diliyorum. Yüksek katılım ile gerçekleşen seçimden birliğimizin daha da güçlü olarak çıktığına inanıyorum. Bundan sonraki süreçte tasarruf tedbirleri nedeniyle sıkıntılı günler yaşamaya başlayan basın sektörünün bu süreçte sesi olacağız. Geride bir seçim bıraktık. Yönetimimize oy veren vermeyen herkese çok teşekkür ediyorum. Birlikte yönetmek arzusuyla yola çıktık. Biz ne kadar bir olursak o kadar çok güçlü oluruz. Bundan sonra birleştirici bir güç olarak yolumuza devam etmek istiyoruz” diye konuştu.
Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı Yalova’da öğrencilerle buluştu
31 Mayıs 2024 Cuma - 12:23 Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı Yalova’da öğrencilerle buluştu Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Yalova İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen konferansa konuşmacı olarak katıldı. Gezeravcı, Raif Dinçkök Kültür Merkezi’nde öğrencilerle buluştu. Öğrencilerin büyük ilgi gösterdiği programda konuşan Gezeravcı, uzay görevinin bir seferlik yapılmış, heves gidermek için gerçekleştirilmiş bir görev olmadığına vurgu yaptı. 2018’in aralık ayında, sadece 4-5 yıl önce Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulduğunu hatırlatan Gezeravcı, “Geçmişte böyle bir tecrübemiz, bilgimiz yoktu. Sadece 2 yıllık bir hazırlık sürecinin ardından 2021 şubat ayında Türkiye Uzay Ajansı tarafından, Türkiye Cumhuriyeti’nin gelecek 10 yılda uzayda ne yapmak istediğiyle ilgili hedefler ortaya çıkarıldı. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından halkla paylaşıldı” dedi. Gezeravcı, Türkiye’nin uzay alanında 10 hedef belirlediğini ve bu hedeften 1’inin gerçekleştirildiğini söyledi. Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlarına hak ettiği daha nice mutluluk ve gururları önümüzdeki birkaç yıl içinde yaşatmaya devam edeceklerini belirten Gezeravcı, şöyle konuştu: “Daha devamında 9 hedefle ilgili kendi takvimi içinde çalışmalar devam ediyor. Mesela bunlardan bir tanesi Ay Araştırma Programı. Ülkemiz takribi 2 ile 4 sene içinde, 2026-2028 yılları arasında Ay’a bir tane roket göndereceğiz. Niye göndereceğiz Ay’a roket, çünkü Ay’ın görünen tarafında bugüne kadar yapılan araştırmalarla geçmişte farklı oluşumlar, farklı kütlelerden ayrılmasının neticesinde su birikimi ve insan yaşamına yönelik farklı altyapıların olabileceği ile ilgili bulguları var. İnsanın orada hayatını sürdürebileceği ortam var mı yok mu, konuyla ilgili araştırmalar devam ediyor. Dolayısıyla bilimsel araştırmaların olduğu bir platform. Biz Ay’a kendi yaptığımız bir roketi, kendi yaptığımız bir motorla 2026-2028 yılları aralığında göndermeyi planlıyoruz. Buna yönelik olarak çalışmaların aslında büyük kısmı tamamlanmış vaziyette. Eğer biz Ay’ın üzerine inmek istemezsek ayın etrafında bir tane roketi dolaştırıp geri getirecek imkana şu anda sahibiz.” Gezeravcı, yaklaşık 5-6 hafta içinde de ülke mühendislerinin beyin gücü ve el emekleri ile yüzde 80 yerli yapım olan bir uydunun daha uzaya gönderileceğini söyledi. Programı İl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Akmeşe de takip etti.
Yalova’da tırmanış sporcuları zor şartlarda antrenman yapıyor
30 Mayıs 2024 Perşembe - 11:53 Yalova’da tırmanış sporcuları zor şartlarda antrenman yapıyor Yalova Dağcılık Spor Kulübü tırmanış sporcuları, Yalova Belediyesi’nin sağlayamadığı çalışma koşullarına rağmen şampiyonalara hazırlanıyor. Kulüp; alkol ve uyuşturucu bağımlılarının mesken edindiği metruk binadaki tek göz odada aralarında Türkiye şampiyonlarının da olduğu sporcuları yetiştirmeye çalışılıyor. Yalova Dağcılık Spor Kulübü, kent merkezine en uzaktaki mahallesi olan Paşakent’te Kalıcı Konutlar’daki metruk iş merkezinde zor koşullarda antrenmanlarını gerçekleştiriyor. Yaşları 7’den başlayan sporcular, duvarları yazılarla dolu, uyuşturucu ve alkol kullanan şahısların mesken edindiği binada antrenman yapmak zorunda kalıyor. Çöp yığınına dönen binada çocuklar pis kokular içinde kendilerine yetersiz gelen tırmanış duvarında çalışıyor. "Yalova’da maalesef başka tırmanış duvarı olmayışı bizi çok üzüyor" Yalova Dağcılık ve Spor Kulübü Başkanı Yusuf İşsever, tırmanış duvarlarının yanı sıra eğitim verdikleri yerin çok kötü durumda olduğunu belirterek, “Şu anki salon sporcular için çok yetersiz, çok ufak. Yalova’da maalesef başka tırmanış duvarı olmayışı bizi çok üzüyor. Çocukların gelişimine çok faydası olan bir spor, bir branş. Türkiye’de ve dünyada trend haline gelmiş bir spor. Özellikle fiziksel ve mental gelişimleri için oldukça yararlı bir spordur. Yalova’da büyük bir spor tırmanış duvarı yok. Bu spor tırmanışlarda 3 disiplin var. Boulder, speed ve hız duvarı var. Maalesef Yalova’da bunların bir tanesi bile yok. Sporcuların gelişiminde inanılmaz bir şekilde etki ediyor bu. Şu anki küçük salonda, oldukça yetersiz bir alamda ve gerçekten kötü alanda, metruk bir bina içinde antrenman yapma fırsatı buluyor çocuklar. Buna rağmen yarışmalara katılıyorlar, dereceler alıyorlar ama daha sağlıklı bir duvar olsa, daha iyi seviyelere geleceklerine inancımız sonsuz” şeklinde konuştu. İşsever, Yalova Dağcılık Spor Kulübü’ne üye 200 kişiden 100’ünün tırmanış sporu yaptığını ifade etti. "Bu duvar yeterli gelmiyor" Çocukları bu sporu yapan Elçin Soyman fiziksel şartlardan dolayı sıkıntı yaşadıklarını anlatırken bir diğer sporcu annesi Banu Kaya da yetkililerden eğitime daha elverişli bir yer bir duvar istediklerini ifade etti. 2 Türkiye birinciliği ve 6 altın madalyası bulunan 10 yaşındaki tırmanış sporcusu Aras Soyman ise, “Tek kişi için ideal bir salon ama bu spor Türkiye’de daha yaygın olduğu için küçük yerlerde de bu davarların büyük olması lazım. Yeni bir duvar istiyorum. Bu duvar benim için yeterli gelmiyor. Çünkü geçen gittiğim yarışmada çok kötü bir derece yaptım ve öbür yıl yarışmaya katılmayıp biraz daha çalışıp iyi bir duvarımız olduğu zaman sonraki yıldaki yarışmaya katılmayı düşünüyorum” dedi.