Yerel Haberler
Yalova
Çiftlikköy Belediyesi’nin işgaliye bedelini 23 gram altın karşılığı aldığı iddiası 07 Mart 2026 Cumartesi - 13:21:57 Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde lunapark işletmeciliği yapan Celal Balcı, 2024 yılında 60 bin liralık işgaliye bedelini talep üzerine 23 gram altın karşılığında verdi. 2024 yılına ait gecikme faizleriyle 113 bin 273 TL işgaliye borcu olduğuna yönelik yazı gönderilen ve tahliyesi istenen esnaf şok yaşadı. Balcı, Belediye Başkanı Adil Yele ve 3 belediye çalışanı hakkında suç duyurusunda bulundu. Sahil Mahallesi Mokamp’ta 2013 yılından bu yana lunapark işletmeciliği yapan Celal Balcı, 2024 yılında kendisinden 60 bin TL olan işgaliye bedeli yerine 23 gram altın istendiğini fakat bunu vermesine rağmen borç ve tahliye yazısını kendisine ulaştığını söyledi. 113 bin 273 TL işgaliye borcu çıkarılan esnaf 30 gün içinde yeri boşaltılması talep edildi. Balcı, durumu belediyeye bildirse de sonuç alamadı. Başkan doğum ve düğünlerde takı olarak kullanacak denildi Yaşadığı olayı anlatan Balcı, "2024 yılında belediye başkanının yanına yaz sezonu sözleşmesi yapmak adına, fiyat belirlenmesi için gittim. Orada projesinin olduğunu ama daha henüz projenin şekillenmediğini proje oluşturduktan sonra tekrar görüşeceğini söyledi. Ben de kendisine projenin kenarında köşesinde yer almak istediğimi söyledim. Bunu da düşüneceğini söyleyince fiyat belirlemesine geçti. İşte enflasyon oranları şey yapalım derken 60 bin lira karşılığında biz uzlaştık. Birkaç gün sonraydı zabıtadan Haluk Aydın yanıma geldi kendisi işte belediye başkanının doğumlarda, düğünlerde ikram ettiği gram altınlar olduğunu, belediyenin borcundan dolayı bunu cebinden karşıladığını, bu da birazcık külfet geldiğini söyledi. Bu ödemeyi sen bize altın olarak yapabilir misin? Sen bu güzelliği yaparsan başkan da bunun altında kalmaz. Sana da burada küçükte bir alan bırakacağını söyleyince ben de kabul ettim" dedi. 23 gram altını teslim etti Zabıta Müdürlüğü’nde 2024 yılı sözleşmesini imzaladıklarını belirten Balcı, "Haluk Aydın 60 bin lira karşılığında, 23 gram altın olduğunu söyledi. Ben sözleşmeyi aldım, yanından ayrıldım. Daha sonrasında Kurban Bayramından sonraydı. Yalova’da bir kuyumcudan ben bu altınları satın aldım. Haluk Aydın’a bunu teslim edecektim ama Haluk Aydın o gün izne çıkmış, memleketine gidiyormuş. Ben daha sonrasında başkanlık makamındaki görevli personel Barış Sarısoy’a bunu teslim ettim. Ettiğimde de bu benim işgaliye bedelimin olduğunu, bununla ilgili haberinizin olduğunu, zabıtanın da bilgisinin olduğunu falan söyledim. Yanımdan ayrıldım" diye konuştu. Defalarca talep etti, makbuz verilmedi Balcı, 2025 yılı haziran ayı başında belediyeden yazı geldiğini ve 30 gün içinde tahliye istendiğini dile getirdi. İtiraz ettiğini fakat olumsuz yanıt aldığını anlatan Balcı, şöyle konuştu: "Bunlar olurken 2024 senesinde yaz sezonu bittiğinde ben bu Haluk Aydın’a sözlü olarak hani ben bu parayı ödedim ama bana bunun karşılığına makbuz vermediniz diye söyledim. ‘Şu an işte atamalar gerçekleşiyor, işte yer değişiklikleri falan yapılıyor. O yüzden biraz zaman ver, biz sana makbuzu vereceğiz’ dedi, öteledi. 2025 şeyine geldiğimiz zaman yine söyledim. Gelir emlak, gelir şefliğinden alabilirsin dediler. Gelir şefliğine gidiyorum, sözleşmemi gösteriyorum. Bunun sözleşmenin makbuzunu vermediler. Orada bana bu konu zabıta müdürlüğüne ait işgali şeyleri, bu konu bizimle alakalı değil. Siz bunu zabıtadan almanız gerekir diye söylediler. Zabıtaya gidiyorum. Yine cevap yok. Mesela resmi olarak ben dilekçeler yazdım. Makbuzumu istediğime dair. Resmi olarak yazdığım dilekçeler evrak kayıta veriyorum ama bana geri dönüş yapılmıyor. Cevap yazmıyorlar." 113 bin lira borç çıkardılar Daha sonrasında belediyeden arandığını ve 113 bin lira kendisin borç çıkartıldığını ifade den Balcı, "Encümen kararında 113 bin lira gibi bir borç çıkartılmış. 2024 Sözleşmesi diye yazılmış. Dedim ki benim 2024 Sözleşmem zaten 60 bin lira. Bu 113 bin lira bu nerede çıkıyor onu bilemedim dedim. Hatta 2024 senesinde ilgili ben dedim dilekçeler verdim. Makbuz istediğime dair. Benden makbuzlarımın evrak kayıt numaralarını istedi. Kendisine verdim. Evrak kayıttan çıkarttılar. Evet istediğimi beyan etmişim. Bana bu sefer baskı şu şekilde işte kaymakamlık oraya gelecek. Emniyeti oraya taşıyacak. Makinelerin Kaldıracaklar, bak orada malından dolacaksın, bir de orada yapılan hizmetten dolayı sana ayrıyeten de takip kesilecek, çok paran gidecek, sen hiç bu konulara girme, makinelerini bir an önce kaldır diye böyle de bir baskı yaptılar bana" ifadesini kullandı. Geriye dönük işlem yapıldı. Balcı, çıkarılan borç ile ilgili detay bilgi talep ettiğini dile getirerek, "Borç dökümünü çıkarttım zabıtadan. Borç dökümünde tahakkukun 2025 ama son ödeme tarihinin 2024 olduğu yazıyor. Geriye dönük işlem siz nasıl yapabiliyorsunuz. 2024 sözleşmesine 2025’te mi giriyorsunuz? Bunun nasıl olduğunu, usule aykırı olduğunu, bunun bana bir açıklamasının yapılmasını istedim fakat bununla ilgili de bir cevap verilmedi. Ve arkasından da şimdi de tahliye işlemini başlattılar ve benim makinelerimi kaldırdılar. Savcılığa suç duyurusunda bulundum. Valiliğe de idari soruşturulması için de gereken başvuruyu yaptım. Valilik olayın incelenmesi için kaymakamlığa bildirdi. Kaymakamlık beni aradı. Gittim oraya ifademi verdim. Bekliyorum artık ne olacaksa" dedi. Öte yandan, Çiftlikköy Belediyesi’nin de olayla ilgili yasal süreç başlattığı ve suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.
06 Mart 2026 Cuma - 14:30 Yalova’da eşini sokak ortasında öldüren zanlı hakim karşısında Yalova’nın Altınova ilçesinde eşini tabancayla göğsünden ve kafasından vurarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Altınova’da 6 Ekim 2025 tarihinde boşanma aşamasında oldukları ve ayrı yaşadıkları öğrenilen 39 yaşındaki Belgin A. ile eşi Özgür A. (43) arasında sokak ortasında tartışma yaşandı. Özgür A., burada eşini göğsü ve başından tabancayla ateş ederek vurdu. Belgin A., olay yerinde yaşamını yitirdi. Olay sonrasında kaçan cinayet zanlısı koca Çiftlikköy ilçesinde yakalandıktan sonra tutuklanırken öldürülen eşin cenazesi ise Kocaeli ilinde toprağa verilmişti. Eşini öldüren cinayet zanlısı Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yarılanmasına başlandı. Hakkında "kadına ve eşe, karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve "kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri bulundurma" suçundan da 3 yıla kadar hapis cezası istenen sanık Özgür A. duruşmada hazır bulundu. Özgür A., 2017 yılında tanıştığı eşi Belgin A’nın 2019 yılında cezaevine girdiğini ve 7 yıl boyunca ona baktığını söyledi. Sanık eşinin psikolojisinin bozuk olduğunu ilaç kullandığını belirtti. Özgür A., eşinin cezaevinden çıktıktan sonra Diyarbakır’a gittiklerini sonrasında da Yalova’ya geri döndüklerini ve Çiftlikköy’de ev tuttuklarını anlattı. Sanık Rus olan eski eşi nedeniyle karısıyla tartıştığını anlattı. Olaydan bir gün önce eşinin babasının evine gittiğini, babasının hastaneye götürmesinde eşlik etmek istediği için tartıştıklarını kaydetti. Özgür A., eşiyle çok sık tartışsalar da yine de barıştıklarını belirtti ve eşinin kendisini sevdiğini ifade etti. Cinayette kullanılan tabancanın eşine ait olduğunu belirten Özgür A., "Silah 5-6 senedir bendeydi. Belgin cezaevine girdikten sonra bana verdi. Bende kaldı o silah. ’Belgin bunu ne diye alıyoruz’ dediğimde ’Tedbir amaçlı bulunsun’ dedi. Silah çalışıyor mu, çalışmıyor mu haberim yok. Ben zaten silahla ateş etmesini bilmeyen biriyim" dedi. Cinayet anını anlattı Olay günü sabahında eşinin babasını hastaneye götüreceğini bildiği için evin önüne geldiğini kaydeden Özgür A., şunları kaydetti: "Beni görünce ’ben de geliyorum’ dedim. Orada yine hakaretler, küfürler etmeye başladı. ’Belgin yeter artık. Beni sen çağırdın buraya bir yuva kuralım diye. Niye böyle yapıyorsun?’ deyince bir daha küfür etmeye başladı. O anda dayanamadım zaten. Silahım poşetin içinde değildi, çantanın içindeydi. Çıkardım, ’Belgin ölmemizi mi istiyorsun. Gel beraber ölelim’ dedim. Doğrulttum ona, tetiğe basınca ilk patlamadı. Bir mermi dışarı atmış. Kurdum ateş ettim bende. Ondan sonra Belgin arabalarının yanında duran 2 kişiye doğru koşmaya başlayınca polisi ara dedi. Ben de o anda koşmaya başladım. Değmiş mi değmemiş mi haberim yok. Çünkü koşmaya başladı. Belki o silahın sıcaklığından mı artık bilmiyorum. Belgin o anda yere düşünce gözü açıktı, bana doğru baktı. Ben de yanına gidince bir şeyler fısıldamaya başladı. Gene orada bir hakaret etti, özür dedi. O anda ben de bir el ateş ettim rastgele. Ondan sonra köşeyi döndüm kaçtım gittim." Sanık eşinin önceki evliliğinden olan kızıyla ilgili cinsel taciz olayından takipsizlik verildiğini, müşterek çocukları Y.A’ya ise anne ve babasının baktığını anlattı. Mahkemede dinlenen Belgin A’nın babası A.K, hastaneye kızıyla gideceği için önceden çalıştığı kahvehanede beklediğini belirterek, "Bekledim bekledim gelmedi. Şüphelendim, canım sıkıldı. Telefon açtım geline. ’Baba buraya polisler geldi, bir sıkıntı var. Hemen gel’ dedi. Kızımı vurdular. Onunla hastaneye gidecektik. Benim yanıma geliyordu. Önüne çıktı bu, onu sokakta vurdu. Onunla Gölcük’e gidecektik hastaneye. Sokaktan geçerken sokak ortasında öldürdüler" diye konuştu. Belgin A’nın kardeşi T.K. ise müşterek çocuk Y.A’nın aslında Özgür A.’dan olmadığını ileri sürdü. Sanığın Diyarbakır’daki çocuğu göstermediği için kardeşi ile tartıştığını belirterek, "Ablam Diyarbakır’da bununla beraber kalmak istemedi. Çünkü sürekli ablamı tehdit ediyor. Ablamın bundan boşanmasını istemesinin nedenlerinden bir tanesi de ablamın ilk eşinden olan kızı M.M’dir. Kendisi ablam cezaevindeyken M.M. ile gönül ilişkisi vardı. Ablam bunu öğrenince onunla birlikte olmadı. Hatta cinsel istismarda bulunduğunda M.M. şikayet ediyor. Bunun polis karakolunda kayıtları da mevcut. Ablam bu yüzden ayrılmak istiyor. Kendisi saplantılı biri" dedi. Olayla ilgili görgü tanıklarının da dinlendiği duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Melek onun için örnek oldu, o da organlarını bağışladı
22 Mayıs 2024 Çarşamba - 16:09 Melek onun için örnek oldu, o da organlarını bağışladı Yalova’da geçirdiği trafik kazası sonrasında 5 günlük yaşam mücadelesini kaybeden 22 yaşındaki Melek Karakaş’ın organları 4 kişiye hayat olmuştu. Olaydan etkilenen Ahmet Bakır da organ bağışında bulundu. 12 Nisan 2024 tarihinde yaşanan kazadan 3 gün önce organlarını bağışlayan Melek Karakaş’ın kalbi, karaciğeri ve böbrekleri Ankara, Bursa ve Çanakkale’de bekleyen 4 hastaya nakledilmişti. Olay sonrası bu durumdan etkilenen ve organlarını bağışlayan Ahmet Bakır (40) İl Sağlık Müdürü Osman Karakuş’u ziyaret etti. Müdür Karakuş, Melek’in örnek bir davranışta bulunduğunu dile getirerek, "Kızımıza Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Yapmış olduğu örnek davranışla bizi çok sevindirdi. Halka da gerçekten güzel mesajlar verdi. Bunu fark edip bize müracaat ettiğiniz için çok çok teşekkür ederim. Çünkü halkta sizin gibi bilinçli insanların sayısının artmasına ihtiyaç var. Göze, böbreğe, karaciğere, kalbe ihtiyaç duyan çok insanımız var. Dolayısıyla yaşamış olduğumuz duygusal farkındalık ve gelip bize moral ve motivasyon noktasında katkılarda bulunmuş olmanız, söylediğiniz o sözler, yaklaşımlar, ifadeler bizleri çok memnun etti" diye konuştu. Ahmet Bakır ise organ bağışı için ilk olarak aile hekimine başvurduğunu, oradan da Sağlıklı Hayat Merkezi’ne yönlendirildiğini söyledi. Bakır, burada evrakları doldurarak organ bağışçısı olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bu teorik olarak çok uzun bir süreç. Zaten çok uzun süreden beri aklımda olan bir şey ama hayata geçirmemiştim. Melek olan Melek’le beraber tetiğe basmış oldum. Çünkü günün birinde ben de herkes gibi sonsuzluğa gideceğim. Hayatını en güzel anlamda yaşamak isteyenler var olacaktır. Yarım hayalleri kalanlar olacaktır organ yetmezliğinden dolayı. İstedim ki onlara elim uzansın. Yarına kalacak olanlar da en güzel hatıralardır. Verebilirim veya veremem, en azından niyetimi ortaya koymuş oldum." Aynı zamanda gönüllü kan bağışçısı olduğunu anlatan Bakır, "Yaklaşık 10 seneden fazla süredir zamanı geldiğinde sürekli kan veriyorum, bir sorunum yoksa. Bu şekilde de insanlara dokunmak istiyorum. Çünkü çaresizliğin ne olduğunu da 2 sene önce yaşadım. Babamın vefatıyla ve ondan öncesinde yaşadığımla. Babam lösemi hastasıydı. Bunun zor bir süreç olduğunu biliyorum. Onun dışında deprem arama kurtarma derneğinde aktif olarak üyeyim, AKDF bünyesinde. Bir şekilde insanlara elimin dokunmasını istiyorum ve böyle de devam edecek. Doğadaki her canlı gibi günün birinde sonsuzluğa gideceğiz. Bunun zincirleme olarak devam etmesini istiyorum. Vicdanen mutlu olabilmek için, mutlu edebilmek için, yarına güzel bir şeyler bırakabilmek için. 7 milyarlık insan nüfusuyuz biz ve birbirimize görünmez iplerle bağlıyız. Bunun için çok değerli olduğunu düşünüyorum" dedi.
Yalova’da hastane koridorları sanat galerisine döndü
21 Mayıs 2024 Salı - 17:02 Yalova’da hastane koridorları sanat galerisine döndü Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından ’Resimlerle Şifa Projesi’ çerçevesinde hazırlanan röprodüksiyon tablolarla, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi koridorları adeta sanat galerisine döndü. İl Sağlık Müdürlüğü, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Yalova Güzel Sanatlar Lisesi iş birliğiyle Resimlerle Şifa Projesi hayata geçirildi. 17 öğrenci 10 ay boyunca hastane koridorlarında 7 röprodüksiyon tabloya fırça darbeleriyle şekil verirken çocuk servisi duvarlarında bulunan resimlerin de tadilatlarını gerçekleştirdi. Sanat galerisine dönüştürülen hastane koridorlarında tamamlanan projenin açılışı yapıldı. Burada konuşan Vali Yardımcısı Bahattin Atçı, yapılan çalışmaları çok beğendiklerini ifade ederek, “Bu projenin devamını diliyoruz. İnşallah boş kalan diğer duvarları veya diğer sağlık kuruluşlarımızda çalışmalar yapılacak. Hem buraya gelen hasta, hasta yakını ve personellerimiz için güzel bir görsel alanı oluşturuyor. Aynı zamanda da öğrencilerimiz için de bir pratik bir çalışma oluyor. Güzel resimler de olunca ortaya güzel sonuçlar çıkıyor” dedi. İl Sağlık Müdürü Osman Karakuş, hastanelerin sadece hastaların tedavi edildiği yerler olmadığına vurgu yaparak şöyle konuştu: “Hastaneler hastaların yaşam alanıdır, sahasıdır. Hastaların boş duvarlara bakmaları, gerekmiyor. Konuşan, gülen, kokan duvarlar, onların hissiyatını onlara yansıtan duvarlarla karşılaşmaları gerekir. Çocuklar tarihimizi, masallarımızı, dinleyen duvarlarla döşenmiş, dizayn edilmiş odalarda kalması gerekiyor düşüncesiyle bir yola çıktık. Hastanemizi farklı bir konsepte konuşan, yaşayan, tabiatın içinde resimle olsa dâhi yeşerdiği bir alan haline getirmek istedik. Gençlerin de içinde çok güzel duyguların, değerlerin olduğunu bir tabloya bakara görebiliyoruz. Kimisi derinliğe, kimisi duygulara, değerlere önem vererek güzel tablolar yapmışlar. Tarihin derinliklerindeki sanat eserlerini ve tabiatın güzelliklerini duvarlarımızda yansıtmışlar. Biz devam edeceğiz. Dolayısıyla onların ellerine gönüllerine teşekkür ediyoruz. Halkımızı da bu güzel resimlere doya doya bakmasını, hastalarımızı da bu resimlere bakarak şifa bulmasını niyaz ediyorum.” İl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Akmeşe ise hastane ortamlarının dertli insanların dertlerine derman aradığı, hastaların hastalıklarına şifa aradıkları mekanlar olduğunu hatırlattı. Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdiğini anlatan Akmeşe, “Eğitim kurumları olarak toplumun her meselesinin içinde olmakla ilgili çalışmalarımız vardı. Burada okulumuzun yapmış olduğu çalışma da esasında bunu ifade etmektedir. Burada hastalarımıza bir şifa verilmesine bir katkı sunulması anlamında yapılan bir çalışmadır. Devamı da gelecektir. Hastanemiz büyük. Arzu edilen, ihtiyaç duyulan tüm yerlere bu çalışmaları yapmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı. Yalova Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Haydar Kılıç da projenin temel amacının hasta, hasta yakını, doktorlar ve hastane personellinin moral ve motivasyonunu yükseltmek olduğuna vurgu yaparak, “Onlara bir nebze olsun tebessüm katabilmek amacıyla yapmış olduğumuz bir projedir. Proje yaklaşık 10 ay boyunca, 17 öğrencimizle sürdü. Önemli ressamların röprodüksiyon çalışmalarını burada gerçekleştirmiş olduk. Hayat ortak bir yaşam alanı ve bu yaşam alanı içinde sanat icra etmekle ilgili bir sorumluluğumuz var. Dolayısıyla burada bu sorumluluğu paylaşmak bizi ayrıca onurlandırdı” dedi. Lise öğrencilerinden Eda Nur Çamur ise böyle bir çalışma içinde bulunduklarından dolayı mutluluk duyduğunu söyledi. Diğer bir öğrenci Elif Kılıçarslan da, “Hastane duvarlarını renklendirmek ve burada hem bir yaşam hem şifa bulunduğunu, tekrardan hastalara moral vermek adına böyle bir iş yapmak istedik. Bu işi yaparken çok mutlu oldum” diye konuştu. Etkinliğe Kültür ve Turizm Müdürü Ziya Karatekin, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Laçin, Başhekim Hasan Ergenç de katıldı.
Uçurumdan düşmüştü, kaza değil cinayet çıktı
21 Mayıs 2024 Salı - 13:08 Uçurumdan düşmüştü, kaza değil cinayet çıktı Yalova’nın Altınova ilçesinde 24 Ocak 2023 tarihinde fotoğraf çektirmek için çıktığı kayalıklardan düşerek ölen Semiha Sözer’in cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. Eşini 20 metrelik uçurumdan ittiği ileri sürülen E.N.S., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Alınan bilgiye göre, Altınova ilçesi Soğuksu köyü Ballıkaya mevkiinde 24 Ocak 2023 tarihinde Semiha Sözer (34), yanında eşi E.N.S. (41) varken yaklaşık 20 metre yükseklikteki kayalıklardan düşmesi sonucunda olay yerinde hayatını kaybetmişti. Eşi ise ifadesinde, fotoğraf çektirmek için kayalıklara çıktıklarını söylemişti. Olay yerinde jandarma tarafından yapılan incelemeler ile olayın oluş şekline ilişkin maktulün eşinin çelişkili beyanları üzerine olayın kazaen düşme veya intihar olmadığı değerlendirilerek, adli makamlardan alınan izin doğrultusunda şüpheli E.N.S. hakkında teknik ve fiziki takibe başlandı. Yalova İl Jandarma Komutanlığınca, olayı aydınlatmak amacıyla oluşturulan özel ekip tarafından 15 ay boyunca her türlü iz, delil ve emare değerlendirilerek yürütülen çok yönlü ve titiz çalışmalar sonucunda; olayla ilgili şüpheli durumların ortaya çıktığı görüldü. Bunun üzerine Cumhuriyet Savcılığına yapılan teklif ve koordine ile ülke çapında alanında uzman akademisyenlerden oluşan bir heyet bilirkişi olarak görevlendirilerek olayın incelenmesi sağlanmış ve elde edilen bilgiler ışığında olayın intihar ya da kaza sonucu olmadığı, maktulün itilmek suretiyle ölümüne sebebiyet verildiği kanaatine varıldı. E.N.S. adlı şüpheli ise “Eşe Karşı Kasten Öldürme” suçundan yakalanıp, sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı. Öte yandan, Semiha Sözer öldükten sonra Orhangazi Hamzalı köyüne defnedilmişti.