Yerel Haberler
YEREL HABERLER
12 Mayıs 2026 Salı - 11:29 Tekirdağ’da Sahipsiz Hayvan Bakımevi 2. Etabı hizmete açıldı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nce yapımı tamamlanan Sahipsiz Hayvan Bakımevi 2. Etap Genişleme Projesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Başkan Dr. Candan Yüceer, bir kentin gelişmişliğinin doğasına, insanına, hayvanına ve dezavantajlı gruplara verdiği değerle ölçüldüğünü söyledi. Süleymanpaşa ilçesi Karacakılavuz Mahallesi’ndeki Sahipsiz Hayvan Bakımevi, ikinci etap çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte kapasitesi artırılarak modern bir yaşam merkezine dönüştürüldü. Yaklaşık 44 bin metrekarelik alana yayılan tesiste köpek kapasitesi 1.500’e çıkarıldı. Açılış programına yerel yönetim temsilcileri, protokol üyeleri ve hayvanseverler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmaların yalnızca yasal değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, "Doğa ve içindeki tüm canlılar bizlere emanet. Bu emanetlere sahip çıkmak, onların yaşam hakkını korumak ve daha iyi yaşam şartlarına sahip olmalarını sağlamak hem yasal hem de vicdani bir sorumluluktur" dedi. Göreve geldikleri günden bu yana can dostların yaşam şartlarını iyileştirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini belirten Yüceer, Vali Recep Soytürk’ün destekleriyle sürecin hızlı şekilde tamamlandığını ifade ederek Sahipsiz Hayvan Bakımevi’nin ikinci etabını hizmete açmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Başkan Yüceer, 2023 yılında hizmete açılan birinci etap tesis kapsamında bugüne kadar 2 bin 192 köpek ile 2 bin 783 kediye bakım ve tedavi hizmeti verildiğini belirtti. Bu süreçte köpeklerin 827’sinin, kedilerin ise 419’unun kısırlaştırıldığını, 1.562 sahipsiz hayvana kuduz aşısı uygulandığını ifade eden Yüceer, sahiplendirme çalışmalarının da sürdüğünü kaydetti. Sahiplendirme oranlarının henüz istenilen seviyede olmadığını dile getiren Yüceer, bugüne kadar 160 köpek ve 94 kedinin sahiplendirildiğini söyledi. Artan ihtiyaç nedeniyle mevcut kapasitenin yetersiz kaldığını belirten Yüceer, ikinci etap yatırımıyla tesis alanının 44 bin metrekareye çıkarıldığını ve köpek kapasitesinin 150’den 1.500’e yükseltildiğini ifade etti. Yüceer, tesis içerisinde doğal yaşam alanları, bakım alanları, teknik hizmet bölümleri ve sosyal alanların bulunduğunu belirterek vatandaşlara "Satın almayalım, sahiplenelim" çağrısında bulundu. Öte yandan Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulacak mama üretim tesisinin de mayıs ayı sonuna kadar hizmete alınacağı belirtildi. Tesiste günlük yaklaşık bir ton yemek atığının mamaya dönüştürülerek hem sıfır atık hedeflerine katkı sağlanacağı hem de bakımevinin mama ihtiyacının karşılanacağı ifade edildi. Vali Recep Soytürk de konuşmasında sokak hayvanları konusunda yerel yönetimlerle koordineli şekilde çalıştıklarını belirterek tesisin Tekirdağ’a kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek Sahipsiz Hayvan Bakımevi’nin ikinci etabı hizmete açıldı. Açılışın ardından katılımcılar tesisi dolaşarak incelemelerde bulundu. Programa Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Ali Güngör, Malkara Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk, Şarköy Belediye Başkanı Alpay Var, Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Mustafa Onur Bozkurter, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 11:28 Sunay Akın, Cumhuriyet’in zorlu yolunu anlattı Şair ve yazar Sunay Akın "Cumhuriyete Giden Yol" gösterisiyle Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde izleyiciyle buluştu. Etkinlikte, izleyiciyi insan hikayeleri, anılar ve belgelerle Kurtuluş Savaşı yıllarına uzanan duygu dolu bir yolculuğa çıkaran Sunay Akın, seyirciden tam not aldı. Küçükçekmece Belediyesi tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, izleyiciyi insan hikâyeleri, anılar ve belgelerle Kurtuluş Savaşı yıllarına uzanan duygu dolu bir yolculuğa çıkaran Sunay Akın, seyirciden tam not aldı. 13 Kasım 1918’den Cumhuriyet’in ilanına uzanan zorlu mücadeleyi, bilinmeyen hikâyeler ve etkileyici anlatımıyla sahneye taşıyan Akın, izleyenleri duygu dolu bir yolculuğa çıkardı. Gösteride, işgal altındaki İstanbul’un atmosferinden Anadolu’da başlayan direnişe, halkın fedakârlıklarından Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan süreç, şiirsel ve etkileyici bir dille anlatıldı. Sunay Akın’dan duygulandıran anekdot Sunay Akın, Cumhuriyet’e giden yolun en zorlu günlerinde en çok İstiklal Marşı’nın yazılış hikâyesinden etkilendiğini ifade ederek, o atmosferi şöyle anlattı: "Cumhuriyet’in kuruluş sürecine baktığımızda, 23 Nisan 1920’de TBMM açılır; ancak hiçbir şey yolunda gitmemektedir. Salgın hastalıklar binlerce insanın canını almakta, neredeyse her iki kişiden biri hastalığa yakalanmaktadır. Mecliste elektrik bile yoktur; az ilerideki kahvehaneden gaz lambası ödünç alınır. "Ya istiklal ya ölüm" diyenler, ülkeyi bağımsızlığa nasıl kavuşturacaklarını düşünmeye başlarlar. Her şey kötü giderken, TBMM’deki cesur bir yürek, "Bize güzel bir şiir lazım" der. "Dize gelmeyen dizeler bulalım." Akın, "İstiklal Marşı’ndan söz ediyoruz. Meclis kurulmuştur fakat ortada henüz bir başarı yoktur. İşgal güçleri, salgın hastalıklar ülkeyi kuşatmıştır. Buna rağmen Anadolu’ya haber gönderilir: "Bize şiirler yazın" Anadolu’nun dört bir yanından Ankara’ya 724 şiir gelir. O yıllarda Anadolu’da okuma yazma bilen insan sayısının son derece az olduğu düşünüldüğünde, milletin bu çağrıya verdiği karşılık çok daha anlamlı hâle gelir. İnsanlar salgının ve işgalin ortasında bile şiir yazmaktadır. Böylesine zor şartlar altında bile umudunu ve bağımsızlık ruhunu kaybetmeyen bir milletin asaleti. Dünyada böyle bir asalet var mı?" ifadelerini kullandı. Türk gençlerine büyük güven duyduğunu ifade eden Sunay Akın, "Mustafa Kemal Atatürk, ünlü söylemine ‘Ey Türk seçmeni!’ diye başlamadı; ‘Ey Türk gençliği!’ diyerek başladı. Gençler pırıl pırıl, her şeyi görüyor ve en doğrusunu yapıyorlar" sözleriyle gençlere olan inancını dile getirdi. Gösteri sonunda ayakta alkışlanan Sunay Akın’a Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, teşekkür ederek çiçek takdim etti.
Gediz’de bilim rüzgarı: Uluslararası sosyal bilimler kongresi kapılarını açtı
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:30 Gediz’de bilim rüzgarı: Uluslararası sosyal bilimler kongresi kapılarını açtı Kütahya’nın Gediz ilçesi, bilim dünyasını bir araya getiren dev bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Gediz Belediyesi, Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Gediz Meslek Yüksekokulu ve Gediz Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle düzenlenen "Uluslararası Gediz Sosyal Bilimler Kongresi", Gediz Gençlik Merkezi’nde düzenlenen görkemli bir törenle başladı. Üç gün sürecek olan kongre, ilçenin bilimsel ve kültürel vizyonuna yeni bir boyut kazandırıyor. Gediz’de ilk kez düzenlenen kongre, geniş katılımıyla dikkat çekiyor. 20 farklı ilden 65 değerli akademisyenin yüz yüze katılım sağladığı organizasyonda, toplamda 120 bilimsel bildiri yayınlanacak. Kongrenin açılış törenine; Gediz Kaymakamı Emrah Uzun, Belediye Başkanı Necdet Akel, DPÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Arif Özgür, Kütahya Kültür ve Turizm Müdürü Zekeriya Ünal, Gediz Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Vedat Öztürk, Gediz MYO Müdürü Öğr. Gör. Dr. Gökhan Dağılgan, Gediz Sağlık Hizmetleri MYO Müdürü Öğr. Gör. Dr. Yusuf Güner ve çok sayıda bilim insanı katıldı. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Gediz MYO Müdürü Öğr. Gör. Dr. Gökhan Dağılgan, organizasyonun Gediz için tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Dağılgan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada yalnızca bir akademik etkinliğin açılışını gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda Gediz’in bilimsel, kültürel ve entelektüel bir buluşma noktası olma yolunda attığı önemli bir adımı kutluyoruz. Kongremizin temasını ‘Dijital Çağda Yerelden Küresele Sosyal Bilimler: Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik’ olarak belirledik. Kütahya’nın bir köyündeki kültürel veri, artık saniyeler içinde küresel bir tartışmanın öznesi olabiliyor. Amacımız, bu ilk kongreyi gelenekselleştirerek Gediz’i sosyal bilimler alanında önemli bir merkez haline getirmektir." Gediz’in turizm potansiyeline de değinen Dağılgan; Murat Dağı Kayak Merkezi ve Ilıca Termal Kaplıcaları gibi ekoturizm değerlerinin bilimsel platformlarda ele alınmasının, bölgenin sürdürülebilir kalkınması açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Konuşmasının sonunda projeye destek veren Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Kaymakam Emrah Uzun, Belediye Başkanı Necdet Akel ve TSO Başkanı Vedat Öztürk’e kurumsal iş birliği örnekleri için teşekkürlerini sundu. Dağılgan’ın ardından kürsüye çıkan Gediz TSO Başkanı Vedat Öztürk, İl Kültür Turizm Müdürü Zekeriya Ünal, Belediye Başkanı Necdet Akel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Arif Özgür ve Kaymakam Emrah Uzun, yaptıkları konuşmalarda bilimsel faaliyetlerin yerel kalkınmadaki rolüne dikkat çekerek kongrenin hayırlı olmasını dilediler. İlk Oturumun Gündemi: Yapay Zeka Açılış konuşmalarının ardından kongrenin ilk bilimsel oturumu gerçekleştirildi. Akademisyenlerin yoğun ilgi gösterdiği oturumda, günümüzün en sıcak başlıklarından biri olan "Yapay Zeka" konusu sosyal bilimler perspektifiyle masaya yatırıldı. Gediz’in akademik potansiyelini ve turizm değerlerini ulusal çapta tanıtan kongre, iki gün boyunca devam edecek olan çeşitli oturum ve bildirilerle sona erecek.
Simav’da geleneksel büyük hayır ve toplu sünnet töreni düzenlendi
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:31 Simav’da geleneksel büyük hayır ve toplu sünnet töreni düzenlendi Kütahya’nın Simav ilçesinde geleneksel hale gelen "Büyük Hayır ve Toplu Sünnet Şöleni", bu yıl da 9-10 Mayıs tarihlerinde Fuar Alanı’nda yoğun katılım ve coşkulu etkinliklerle gerçekleştirildi. Programa katılan Kütahya Valisi Musa Işın, sünnet olan çocuklarla yakından ilgilenerek ailelerini tebrik etti ve çeşitli hediyeler takdim etti. Etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.Programda konuşan Vali Musa Işın, yardımlaşma ve dayanışma kültürünün Türk milletinin en önemli manevi değerlerinden biri olduğunu belirterek, Simav’da yaşatılan bu geleneğin toplumsal birlik ve beraberliğe önemli katkı sunduğunu ifade etti. Sürdürülen hayır organizasyonunun vatandaşların takdirini kazandığını belirten Işın, belediye öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmaların örnek bir dayanışma modeli oluşturduğunu söyledi. Türk milletinin tarih boyunca paylaşma ve yardımlaşma kültürüyle öne çıktığını ifade eden Vali Işın, vakıf geleneğinin Osmanlı’dan günümüze uzanan köklü bir medeniyet mirası olduğunu belirtti. Anadolu irfanının temelinde paylaşma, dayanışma ve komşuluk hukukunun bulunduğunu dile getiren Işın, "Komşusu açken tok olan bizden değildir." anlayışının milletin mayasında yer aldığını kaydetti. Simav’ın geçmişte yaşadığı depremleri de hatırlatan Vali Işın, ilçenin ve ülkenin her türlü afetten korunması temennisinde bulundu. Yapılan hayır ve yardımların manevi anlamda toplumu güçlendirdiğini belirten Işın, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Program kapsamında halk oyunları ve mehteran takımı gösterileri vatandaşlardan büyük beğeni topladı. Helva karma şenliği ile konvoy etkinlikleri de programa renk kattı. Etkinliğe; Milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı, Mehmet Demir, Ahmet Erbaş, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Simav Kaymakam Vekili Pazarlar Kaymakamı Alper Açıkgöz, Simav Belediye Başkanı Kübra Tekel Aktulun, il protokolü, hayırseverler ve vatandaşlar katıldı
Yüksekova’da bir annenin ömre bedel fedakarlığı: 38 yıldır 4 engelli evladına gözü gibi bakıyor
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:23 Yüksekova’da bir annenin ömre bedel fedakarlığı: 38 yıldır 4 engelli evladına gözü gibi bakıyor Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki Naciye Erekli, doğuştan zihinsel ve bedensel engelli 4 çocuğuna 38 yıldır büyük bir özveriyle bakarak örnek bir fedakarlık sergiliyor. Orman Mahallesi’nde ikamet eden 7 çocuk annesi Erekli, çocukları Hasan, Şiyar, Feyruz ve Fatma’nın tüm ihtiyaçlarını tek başına karşılıyor. Çocuklarının yemesinden içmesine, giyiminden kişisel bakımına kadar her detayla titizlikle ilgilenen fedakar anne, hayatını tamamen çocuklarına adamış durumda. Sergilediği bu örnek tutum nedeniyle Erekli, 2017 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından "Yılın Annesi" seçilerek onurlandırılmıştı. "Onlar benim canım, ciğerim" Yaşadığı tüm zorluklara rağmen çocuklarını bir an bile yalnız bırakmadığını ifade eden Naciye Erekli, "4 çocuğumun bakımıyla her gün aynı titizlikle uğraşıyorum. Ben yaşadıkça onlara bakmaya devam edeceğim. Onlar benim canım, ciğerim. Devletimizden Allah razı olsun, çocuklarımın ihtiyaçlarını her şekilde karşılıyorlar. Bazıları bir çocuğa bakmakta zorlanırken, ben 4 engelli evladıma bakıyorum. Bunlar bize Allah’ın bir lütfudur. Çocuklarım yaşça büyümüş olabilirler ama benim gözümde hala bebekler. Onları bir dakika bile yalnız bırakamadığım için yıllardır ne bir taziyeye ne de bir misafirliğe gidebildim" dedi. "Eşimin hakkı ödenmez" Eşinin gösterdiği sabır ve sevgi karşısında duyduğu minneti dile getiren baba Mikail Erekli ise çocuklarının dünyadan habersiz yaşadıklarını belirterek, "Eşim 38 senedir hiç bıkmadan, gece gündüz demeden çocuklarına annelik yapıyor. Onun hakkını ödeyemem. Bu çocuklar hayal dünyasında yaşıyorlar, ne büyürler ne de konuşurlar. Biz nefes aldığımız sürece onlara gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
13 yıllık emek görücüye çıktı
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:19 13 yıllık emek görücüye çıktı Kültür ve Turizm Bakanlığı "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanına sahip olan deri işleme sanatçısı Yasemin Akbulut, 13 yıllık birikimini yıl sonu sergisinde sanatseverlerle buluşturdu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK), bu yıl "Biz Birlikte Türkiye’yiz" temasıyla kapılarını açan yıl sonu sergisi el emeği eserlere ev sahipliği yapıyor. Serginin en çok dikkat çeken çalışmalarından biri ise deri işleme sanatçısı Yasemin Akbulut’un Selçuklu motifleri ve rumi desenlerle hazırladığı özel eser oldu. Yaklaşık 13 yıldır deri sanatıyla ilgilendiğini belirten Akbulut, 2018 yılında aldığı unvanla memleketi Kocaeli’de dericiliği yaşatmaya ve dünyaya tanıtmaya çalıştığını söyledi. "Deriyi hayatın her alanında kullanabiliyoruz" Deri üzerinde dövme ve rölyef kabartma teknikleri kullandıklarını anlatan Akbulut, derinin kullanım alanlarının çok geniş olduğunu vurgulayarak, "Çantalardan aksesuarlara, kıyafetlerden duvar tablolarına kadar deriyi hayatın her alanında değerlendirebiliyoruz. Hatta runner olarak yaptığımız bir ürünü duvar halısına dönüştürebiliyoruz" dedi. Sergi için hazırladığı eserde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki değerlerden ilham aldıklarını ve bu çalışmanın daha büyük projelerin ön hazırlığı niteliğinde olduğunu belirten Akbulut, şunları kaydetti: "’Biz Birlikte Türkiye’yiz’ teması kapsamında gönlümüzden geleni yaptık. Selçuklu motifleri Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan bir miras. Rumi desenlerle çalışmayı taçlandırdık. Bu motifler adeta bir güneş gibi Türkiye’nin üzerine doğuyor ve güçlü bir ülke olduğumuzu simgeliyor. Sekiz köşeli Selçuklu yıldızının merkezde yer aldığı tasarım; merhamet, sabır, şükür ve sadakat gibi değerleri temsil ediyor." Kentin kültürel kimliğine önemli katkılar sunan KO-MEK’in imkanlarına da değinen Akbulut, "Kocaeli Büyükşehir Belediyesi çatısı altında çalışmaktan gurur duyuyorum. Tüm imkanlar bize sunuluyor, herkes gönülden destek oluyor. KO-MEK ailesinde olmaktan gerçekten çok mutluyum" ifadelerini kullandı.
Roman annelerin renkli Anneler Günü
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:20 Roman annelerin renkli Anneler Günü Adana’nın Kozan ilçesinde yıllar önce kurdukları çadır ve kerpiç evlerde yaşamlarını sürdüren Roman vatandaşlar, Anneler Günü’nü kutladı. Tarlada, bağda ve bahçede çalışarak, kamıştan sepet örüp geçimlerini sağlayan Roman aileler, zorlu yaşam şartlarına rağmen yüzlerindeki tebessümü kaybetmiyor. Kozan’ın Gazi Mahallesi’nde kendi düzenlerini kuran Roman anneler, Anneler Günü için sac başına geçerek çocukları için yemek hazırladı. Kerpiç evlerin önünde kurulan sofralar renkli görüntülere sahne oldu. Yalın ayak sokaklarda oyun oynayan çocukların kahkahaları mahallede yankılanırken, anneler hem yaşam mücadelesi sürdürüyor, hem de çocuklarıyla Anneler Günü’nün mutluluğunu yaşıyor. Kimi ocak başında ekmek yaptı, kimi kamıştan sepet ördü. Zorlu yaşamlarına rağmen birbirine sıkı sıkıya bağlı ailelerin sıcak görüntüleri dikkat çekti. İki çocuk annesi Rabia Demir, Anneler Günü için ocak başına geçerek ailesine ekmek ve kebap hazırladığını belirterek, "Biraz zorluk yaşıyoruz. Yağmur yağınca iş olmuyor. Ama yine de mutluyuz. Mutluluğumuzu ailemize ve çocuklarımıza borçluyuz. Anneler Günü’nde eşlerimize kebap yapacağız, annemi de akşam davet edeceğim. Çocuklarım çamurda oynamasın, güzel bir evimiz olsun isterdim. Evimin içinde oyuncaklar olsun isterdim" dedi. İki çocuk annesi Emine Fidan ise daha güzel şartlarda yaşamak istediklerini ifade ederek, "Müstakil ev dışında yaşayamam ama evlerimiz daha güzel ve bakımlı olsa bizim için daha iyi olurdu" diye konuştu.
Üç kuşak kadın serada: Nineden toruna hem üretime hem aile ekonomisine katkı sağlıyorlar
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:18 Üç kuşak kadın serada: Nineden toruna hem üretime hem aile ekonomisine katkı sağlıyorlar Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Boztepe Mahallesi’nde yaşayan Teslime Uçkan, kızı Nebise Tekerek ve torunu Teslime Tekerek, üç kuşaktır seracılıkla uğraşarak hem üretime hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor. Yaklaşık 25 yıldır patlıcan üretimi yapan aile, sıcağa rağmen sabahın ilk ışıklarıyla seraya girdiklerini, gün boyu büyük emekle hasat yaptıklarını söyledi. On dönümlük serada üretim yapan aile, patlıcan sezonunun ardından yaylada domates üretimine geçiyor. Nesilden nesile aktarılan üretim kültürüyle çalışan kadınlar, tarımı sadece bir geçim kaynağı değil aynı zamanda yaşam biçimi olarak görüyor. "Üç kuşaktır bu mesleğin içindeyiz" Teslime Tekerek, hemşirelik mezunu olduğunu ve atama beklediğini belirterek, boş durmak yerine ailesine destek olmaya devam ettiğini söyledi. Küçük yaşlardan beri üretimin içinde olduğunu anlatan genç kadın,"Anneannem Teslime Uçkan, annem Nebise Tekerek, biz üç kuşaktır patlıcan topluyoruz, sera işi yapıyoruz. Sabah çok erken kalkıp seraya geliyoruz. Öğlen hava aşırı ısınınca eve gidip biraz dinleniyoruz, sonra tekrar seraya dönüp hasada devam ediyoruz. Haziran sonuna kadar burada patlıcan topluyoruz. Ardından yayladaki üretim başlıyor. Yaylada da üç dönüm domatesimiz var. Burayı bitirmeden orayı ekiyoruz. Sürekli üretimin içindeyiz." İlk yıllarda sera işinin kendisine zor geldiğini ancak zamanla alıştığını söyleyen Teslime Tekerek, "İnsan kendi işi olunca severek yapıyor. Baba mesleği olduğu için ben de alıştım. Şu anda severek yapıyorum. Eğer atanamazsam çiftçiliğe devam ederim. Şu anda patlıcanın kilosu 15 lira civarında. Ama yaptığımız iş gerçekten çok zor. Sıcak, soğuk demeden çalışıyoruz. Hastalanıyoruz, tozun içinde kalıyoruz. O kadar emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını bazen alamıyoruz. Şu anki fiyat bir ekmek parası bile değil" diye konuştu. Ailenin en büyüğü olan 67 yaşındaki Teslime Uçkan ise yıllardır üretim yaptıklarını belirterek çalışmayı bırakmadığını söyledi. Kış aylarını Aksu’da, yaz aylarını ise yaylada geçirdiklerini anlatan Uçkan, "Patlıcan topluyoruz, dolama yapıyoruz. Yıllardır bu işi yapıyoruz. Genç çiftçi kadınlara Allah yardımcıları olsun diyorum. Yapacak bir şey yok, mesleğimiz bu" ifadelerini kullandı. "Sağlığımız el verdiği sürece üretmeye devam edeceğiz" Anne Nebise Tekerek de üretimin ailece sürdürüldüğünü belirterek, "Annem, kızım, eşim hep birlikte seracılık yapıyoruz. Üretmeyi seviyoruz. Sağlığımız el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğiz. Bu bizim hayatımız oldu" dedi. "Tarım bir bilgelik işidir" Aileyi ziyaret eden İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise üç kuşaktır üretim yapan kadın çiftçilerin örnek olduğunu söyledi. Tarımın kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültür olduğuna dikkat çeken Boğatimur, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Boztepe Mahallemizin üç kuşak hanımıyla bir aradayız. Bu hanımlar bana göre bilgeliğe sahip. Çünkü tarım bir bilgelik işidir. Elden ele geçer. Teslime Hanım’dan Nebise Hanım’a, Nebise Hanım’dan genç Teslime’ye geçmiş. Bunu görmek bizi çok mutlu ediyor." Seradaki çalışma şartlarının zorluğuna dikkat çeken Boğatimur, "Şu anda yaklaşık 45 derece sıcaklık var. Bu sıcaklıkta ürünlerin hazırlanıp sofralara ulaşması gerçekten takdir edilesi bir emek. İnsanlar marketten ürünü alırken belki fark etmiyor ama bu işin arkasında çok büyük bir emek var" dedi. "Üretmek haz veren bir iş" Kadın üreticilerin çalışma azmine hayran kaldığını ifade eden Boğatimur, "Teslime teyzemiz bize ilham veriyor. Enerjik, mutlu ve üretmeye devam ediyor. Üretmek aslında haz veren bir iş. Belki günümüzde unutulan bir duygu ama burada bunu net şekilde görüyoruz" diye konuştu. Genç Teslime’nin eğitimli bir genç olmasına rağmen tarıma değer vermesinin önemli olduğunu belirten Boğatimur, "Bugünün gençlerinden onu farklı kılan şey tarıma olan saygısı ve sevgisi. Bizi güler yüzle karşıladılar. Üretime olan bağlılıklarını görmek çok kıymetli" ifadelerini kullandı.
Muhtardan Anneler Günü’ne özel leopar gecesi
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:17 Muhtardan Anneler Günü’ne özel leopar gecesi Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Kemerdamları Mahallesi’nde muhtarlık tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Anneler Günü Leopar Gecesi", renkli görüntülere sahne oldu. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte hem eğlence hem de milli birlik mesajları ön plana çıktı. Kemerdamları Mahallesi sosyal etkinlik alanında gerçekleştirilen program yaklaşık 3 saat sürdü. Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen geceye mahalle sakinleri yoğun katılım sağladı. Müzik, yarışmalar ve çeşitli etkinliklerle kadınlar doyasıya eğlendi. Kemerdamları Mahallesi Muhtarı Ahmet Ayyıldız, etkinliğin geleneksel hale geldiğini belirterek, "Annelerimiz, bacılarımız ‘Leopar Gecesi’ düzenlememi istediler, ben de seve seve kabul ettim. Zaten 2 yıldır farklı isimler altında etkinlikler yapıyorduk. Artık bizim gecemiz geleneksel hale geldi" dedi. Programın en dikkat çeken bölümü ise geçtiğimiz günlerde Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde Türk bayrağı açan öğrencilere destek verilmesi ve bayrağa yönelik saygısızlıkların protesto edilmesi oldu. Ellerinde Türk bayrakları taşıyan kadınlar, "Bayrağa uzanan eller kırılsın" ve "Bayrak bizim namusumuz, şerefimiz" sloganları attı. Gece boyunca düzenlenen yarışmalar renkli anlara sahne olurken, katılımcılara lokum, karışık çerez ve limonata ikram edildi. Kadınlar, organizasyondan dolayı Muhtar Ahmet Ayyıldız’a teşekkür etti.
Çölyak Farkındalık Şenliği’nde renkli görüntüler
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:17 Çölyak Farkındalık Şenliği’nde renkli görüntüler Manisa’da Dünya Çölyak Günü’ne özel düzenlenen şenlikte çocuklar doyasıya eğlenirken, glütensiz yaşam konusunda farkındalık oluşturuldu. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Çölyak Organik Beslenme Derneği iş birliğinde Dünya Çölyak Günü kapsamında düzenlenen "Çölyak Farkındalık Şenliği", yoğun katılımla gerçekleştirildi. Atatürk Kent Parkı’nda düzenlenen etkinlikte çocuklar eğlenceli anlar yaşarken, çölyak hastalığına dikkat çekildi. Şenlik kapsamında çocuklar için özel oyun alanları oluşturulurken, yüz boyama etkinlikleri, sihirbaz gösterileri ve çeşitli atölye çalışmaları büyük ilgi gördü. Gün boyunca gönüllerince eğlenen çocuklar sosyal etkinliklerle keyifli vakit geçirdi. Etkinlikte ayrıca çölyak hastalarının tüketimine uygun olarak hazırlanan glütensiz kurabiyeler katılımcılara ikram edildi. Düzenlenen organizasyonla hem glütensiz beslenmenin önemine vurgu yapıldı hem de çölyak hastalarının yaşadığı zorluklara karşı toplumsal duyarlılığın artırılması hedeflendi. Farkındalık etkinliğine Manisa Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Volkan Sert, Koordinatör Derya Hüner, Mutlu Beslen Kadın Kooperatifi Başkanı Özlem Şivecan, Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği Başkanı Halim Şivecan, dernek üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kökten Hayata Şenliği’ne yoğun ilgi
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:17 Kökten Hayata Şenliği’ne yoğun ilgi Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, lösemi nedeniyle hayatını kaybeden emekli öğretmen ve eski belediye meclis üyesi Bilge Altan’ın anısını yaşatmak amacıyla düzenlenen "Kökten Hayata Şenliği", yoğun katılımla gerçekleştirildi. Alaşehir Belediyesi, Türk Kızılay Alaşehir Şubesi ve Altan ailesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte vatandaşlar kök hücre ve kan bağışı konusunda bilgilendirilirken, çok sayıda kişi bağışçı oldu. Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda 9-10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen "Bilge Öğretmen Anısına Kökten Hayata Şenliği’nde kök hücre ve kan bağışının önemine dikkat çekildi. Eğlence, farkındalık ve sosyal dayanışmanın bir araya geldiği etkinlikte oyun alanları, workshoplar, ikram stantları, çekilişler ve çeşitli gösteriler yer aldı. Alan genelinde kök hücre bağışını teşvik eden afişler asılırken halk oyunları gösterileri de vatandaşlardan ilgi gördü. Etkinliğin açılışına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Türk Kızılay Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak, geçtiğimiz yıl lösemi nedeniyle hayatını kaybeden Bilge Altan’ın kızı Avukat İpek Altan Paker, Altan ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Anneler Gününde en anlamlı hediye" Annesinin yaşadığı süreçte insanlara yardım etmeyi hiç bırakmadığını anlatan Avukat İpek Altan Paker, duygusal anlar yaşadı. Hastalığının en ağır dönemlerinde bile annesinin öğrencilerinin sorunlarıyla ilgilenmeye devam ettiğini anlatan Paker, "Geçen sene lösemi hastalığından dolayı hayatını kaybettiğimiz annemizin anısını yaşatmak ve bu süreçte yaşadığımız zorlukları başkalarının yaşamamasına katkı sağlamak istedik. İnsanların kök hücre bağışının ne kadar kolay olduğunu öğrenmesini amaçlıyoruz. Sadece üç tüp kanla bir insana umut olabilirsiniz. Anneler Günü’nde anneme verilebilecek en anlamlı hediyenin bu olduğuna inanıyorum" dedi. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise Bilge Altan ile yıllara dayanan dostluklarına değinerek, "Bilge hocamız Cumhuriyet kadını, Atatürkçü ve binlerce öğrenci yetiştirmiş çok değerli bir öğretmendi. Kızı İpek’in annesinin anısını yaşatmak için düzenlediği bu etkinlik çok kıymetli. Üç tüp kan deyip geçmeyeceğiz. Belki bir gün vereceğimiz bağış bir insanın yeniden hayata tutunmasına vesile olacak" diye konuştu. Türk Kızılay Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak da kan ve kök hücre bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, "Kan bağışı bir cana nefes, kök hücre bağışı ise bir hastaya yeniden yaşam umudu olabilir. Unutmayalım ki kanın tek kaynağı insandır" ifadelerini kullandı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise Kızılay’ın toplum için büyük önem taşıyan bir kurum olduğunu belirterek, "Kızılay siyaset üstü bir kurumdur. Kan ve kök hücre bağışı konusunda herkesin destek olması gerekiyor. Üç tüp kan vererek birçok insanın hayatına dokunabiliriz" dedi. Gün boyu süren etkinliklerde vatandaşlar hem çeşitli aktivitelerle keyifli vakit geçirdi hem de kök hücre ve kan bağışı hakkında bilgi aldı. Çok sayıda vatandaş bağışçı olarak farkındalık çağrısına destek verdi. Öte yandan etkinlik kapsamında vatandaşlara kimlerin kan ve kök hücre bağışında bulunabileceği konusunda da bilgilendirme yapıldı. Yetkililer, 18-65 yaş arasında sağlıklı bireylerin kan bağışı yapabileceğini, kök hücre bağışı için ise 18-50 yaş arasında sağlıklı bireylerin üç tüp kan örneği vermesinin yeterli olduğunu belirtti. Kök hücre bağışının ameliyat olmadığı, genelde koldan kan alınarak gerçekleştirilen güvenli bir işlem olduğu vurgulandı.