Yerel Haberler
YEREL HABERLER
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 06:51 Orhaneli’de 13 bin 500 dekarlık alana modern sulama yatırımı Bursa’nın Orhaneli ilçesinde hayata geçirilen kapalı sistem sulama projeleri kapsamında yürütülen çalışmalar yerinde incelendi. Projelerin tamamlanmasıyla birlikte Orhaneli ve çevresindeki toplam 13 bin 500 dekar tarım arazisinin modern kapalı sistem sulama hattına kavuşacağı belirtildi. Sahadaki inceleme programına AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Orhaneli Kaymakamı Muhammet Furkan Tuna, DSİ 1. Bölge Müdürü İnan Gündüz, Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır, AK Parti Bursa İl Başkan Vekilleri, AK Parti Orhaneli İlçe Başkanı Serdar Başak, yüklenici firma yetkilileri ve mahalle muhtarları katıldı. Orhaneli Ovası başta olmak üzere Kusumlar, Serçeler, Sadağı, Çöreler, Deliballılar ve Akçabük mahallelerini kapsayan projelerle bölgedeki tarımsal üretimin daha verimli hale gelmesi hedefleniyor. Projeler kapsamında toplam 52 bin 500 metre uzunluğunda, farklı çaplarda PE100 boru hattı döşeneceği belirtilirken; modern sulama sistemleri sayesinde hem su tasarrufu sağlanacağı hem de üreticilerin sulama konusunda önemli bir kolaylık elde edeceği vurgulandı. Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır yaptığı açıklamada, projeye destek veren başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Bursa milletvekilleri, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve DSİ yetkililerine teşekkür ederek yatırımların Orhaneli’ne ve bölge çiftçisine hayırlı olması temennisinde bulundu.
ASKON: "Erzurum için faydalı olacak işlerde sorumluluk üstleneceğiz"
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:10 ASKON: "Erzurum için faydalı olacak işlerde sorumluluk üstleneceğiz" Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan Başkanlığında Yönetim Kurulu Üyeleri, Erzurum Valisi Aydın Baruş’u makamında ziyaret etti. Ziyarette, ASKON’un kentte yürüttüğü projeler, iş dünyasına yönelik faaliyetler ve girişimcilik destekleri ele alındı. ASKON’nun çalışma proje faaliyetlerinden bilgi veren Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, "ASKON, ülkemizin ve dünyamızın adalet temelinde yeniden şekillendirilmesi adına haklı zenginlikler üreten, üyelerinin kurumsal altyapılarını güçlendiren, üyeleri arasındaki sosyal, ticari ve milli şuuru geliştiren, aynı misyonu paylaşan ulusal ve uluslararası kuruluş ve müteşebbislerle sağlıklı ilişkiler kuran etkin bir kuruluştur. Yönetim Kurulu Üyelerimizin özverili destekleri ile Kadim şehrimiz Erzurum için faydalı olacak işlerde sorumluluk üstlenecek ve Erzurum’un sosyal, ekonomik gelişimi noktasında tüm gayretimiz ile çalışacağız" dedi. STK’ların ülke bürokrasisinde önemli bir yerinin olduğu ve kamu yararına birçok konuda STK’lara önemli görevler düştüğünü vurgulayan Vali Aydın Baruş ise, "İktisadi hayatın ahlaki temelde gelişmesi önemli. Türkiye’nin önde gelen Sivil Toplum Kuruluşlarından biri olan ASKON’un Erzurum Şubesinin açılması Erzurum’un ekonomik gelişimi ve istihdamı açısından faydalı olmuştur. Erzurum’a değer katacak çalışmalarınızda kolaylıklar ve başarılar dilerim."temennisinde bulundu. Başkan Turan, Vali Aydın Baruş’a ’ASKON’ porselen tabak hediye ederek teşekkür etti.
19 yıl ömür biçilen 39 yaşındaki Müge 11 gündür süren yaşam mücadelesini kaybetti
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:10 19 yıl ömür biçilen 39 yaşındaki Müge 11 gündür süren yaşam mücadelesini kaybetti Bursa’da doğumundan itibaren nadir görülen Rubistein-Taybi Sendromu ile mücadele eden 39 yaşındaki Müge Demirci, Bursa Kestel Devlet Hastanesi’nde 11 gündür süren yaşam mücadelesini kaybetti. Doktorların en fazla 19 yıl ömür biçtiği evladını azmi ve sevgisiyle 39 yıl hayatta tutmayı başaran annesi organ bağışına onay vererek, üç hastanın hayata tutunmasına vesile oldu. Kestel’de bulunan özel bir rehabilitasyon merkezinde tedavi gören Müge Demirci, 17 Nisan’da kalp durması teşhisi ile Kestel Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakımda 11 gün süren yaşam mücadelesinin ardından 28 Nisan’da Demirci’nin beyin ölümü gerçekleşti. Hastane organ nakli koordinatörlerinin görüştüğü aile, organ bağışına onay verdi. 30 Nisan’da gerçekleştirilen operasyonla Demirci’nin karaciğeri ve iki böbreği, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere alındı. Kızı Müge Demirci’ye henüz 16 günlükken Rubestein-Taybi Sendromu teşhisi konulduğunu anlatan anne Sema Öztekin, yıllar boyunca hastalıkla mücadele ettiklerini vurguladı. Müge’nin en son Kestel’de özel bir rehabilitasyon merkezinde tedavi gördüğünü ifade eden Öztekin, "Orada da ses getirdi. ’Nasıl yetiştirdiniz?’ dediler ve özel görevler üstlendi, saf sevgiyi yaydı. Sonra 13 gün önce kalbi durmuş kurumda ve bu hastaneye getirilmiş. Kalbi iki kez burada da durmuş. Ben Yalova’dan acil geldim. Dün akşam tekrar çağırıldım. Beyin ölümünün gerçekleştiğini ve artık geri dönüşün olmadığını söylediler. Ertesi gün Ayşegül Hanım, Büşra Hanımlarla ağlayarak konuşmalar yaptık. Organ bağışını ağlayarak kabul ettim. O annesinin inci çiçeğiydi. Giderken bile üç cana can oldu" şeklinde konuştu. "İyi ki onun annesi oldum" Doktorların hastalığı nedeniyle kızına en fazla 19 yıl ömür biçtiğini belirten Öztekin, "Bize dediler ki ’En fazla 19 yaşına kadar yaşar’. Onunla anne-kız sevgi seli olduk. Oğlum da bize dahil oldu. Özel bakımla gecemizi gündüzümüze kattık. Sevgiyle 39 yaşına kadar baktım. İyi ki öyle bir evladın annesi olarak bunları tatmışım. İyi ki o beni anne olarak seçmiş. Onun annesi olmaktan gurur duyuyorum" diye konuştu. Operasyon hakkında bilgi veren Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Ayşegül Aydemir ise, aileye beyin ölümünün tıbbi gerçeklerini titizlikle anlattıklarını belirtti. Aydemir, "Beyin ölümünün geri dönüşsüz bir durum olduğunu, bitkisel hayattan farklı olduğunu, tıbbi olarak ölü olduğunu hasta yakınlarına bildirdik. Hasta yakınlarıyla bu süreçte uzun konuşmalar yaptık. Onlara durumu, gerekliliğini, organ naklinin önemini anlattık. Aile için zor bir karardı ama hasta yaşadığı süre boyunca zorluklar yaşamış, bu zorluklardan insanlara faydası olabilmiş bir insandı. Onlar da hayattaki misyonunun bir parçası olarak ölürken de insanlara faydalı olabileceği kanaatine vardı ve organ naklini kabul ettiler. Hastanemiz, Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi, İl Sağlık Müdürlüğü, üniversite, tüm ekip bir arada çalıştık. Hastamızdan karaciğer ve iki böbrek alındı. Organların üç insana umut olmasını umuyoruz" dedi.
Rektör Özkan’dan lise öğrencileriyle ufuk açıcı sohbet
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:07 Rektör Özkan’dan lise öğrencileriyle ufuk açıcı sohbet Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, lise öğrencileriyle bir araya gelerek önce meslek sonra üniversite seçimi yapın uyarısında bulundu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Döşemealtı’nda bulunan Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsünü ziyaret ederek lise öğrencileriyle bir araya geldi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsü Kurucu Temsilcisi Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı karşıladı. "Sevdiğiniz işi yapın" Ortaokul ve lise öğrencileriyle bir araya geldiği söyleşide Rektör Özkan, kariyer planlama, tıp eğitimi ve Akdeniz Üniversitesi’nin yürüttüğü bilimsel çalışmalar üzerine öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Kendi eğitim hayatından ve cerrahlık deneyimlerinden örnekler veren Rektör Özkan, öğrencilere sevdikleri işi yapmalarını tavsiye etti. Kariyer planlamasında ‘kendini tanıma’ vurgusu Öğrencilere meslek seçimi konusunda tavsiyelerde bulunan Rektör Özkan, üniversite veya şehirden ziyade meslek seçiminin öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Akdeniz Üniversitesi’nin sunduğu eğitim ve sosyal imkanlardan bahseden Rektör Özkan, "Lütfen meslek seçerken karakter özelliklerinizi ortaya koyun. Önce meslek, daha sonra üniversite seçimi yapın" dedi. Rektör Özkan, kişinin ne yapmak istemediğini bilmesinin de zaman kazandıran önemli bir etken olduğunu belirtti. "Yapay zeka insanı merkeze alanı işinden etmeyecek" Öğrencilerin sorularını cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, geleceğin meslekleri ve yapay zeka tartışmalarına ilişkin ise teknolojinin değişimi beraberinde getirdiğini ancak insan odaklı çalışan, merak eden ve sorunlara çözüm üreten bireylerin her zaman başarılı olacağını söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yapay zekaya teslim olmak akıllıca değil. Eğer yaptığınız işi severek yapıyor ve bir sorunu çözebiliyorsanız başarılı olursunuz. Yapay zeka ancak sizin işinizi kolaylaştıran bir araç olabilir." dedi. CAR-T merkezinde ilk hasta Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yürütülen kanser tedavisine yönelik çalışmalarla ilgili bir soruyu da cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Hücresel Tedaviler Merkezi (CAR-T) hakkında güncel bilgileri paylaştı. Merkezin ruhsat işlemlerinin tamamlandığını müjdeleyen Rektör Özkan, "Muhtemelen 15-20 gün içinde ilk hastamızı tedavi edeceğiz. Bütün dünyada kanser tedavileri kişiselleşiyor. Biz hâlâ onkolojik hastalıklarda kemoterapi kullanıyoruz. Ama şu anda CAR-T tedavisinde kan kanserli hastanın kanını alıyorsunuz, kan kanserine yönelik olan bazı hücrelerini hedefliyorsunuz, onları güçlendiriyorsunuz ve tekrar iade ediyorsunuz" dedi. Kişiye yönelik tedaviler yapılacak Kemoterapilerin birçok yan etkisi bulunduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Şimdi bu merkezde kişiye yönelik tedaviler yapılacak. Bu sadece kan kanseriyle kalmayacak. Bu genetik olarak oynayabildiğimiz bir alan olduğu için kan ve kan ürünleriyle bu anlamda birçok yolu açık. Muhtemelen daha sonra Alzheimer’da, beyin tümörlerinde, romatizmal hastalıklarda biz bunu kullanacağız. Bu yolun başındayız biz ama çok hızlı yol alacağız. Çok harika haberler gelecek diye düşünüyorum. Birçok insana çok farklı hastalıklarda tedavi şansı tanıyacak muhteşem bir teknoloji. Ben çok heyecanlıyım CAR-T Cell konusunda açıkçası" ifadelerini kullandı. "Başarının anahtarı çok çalışmak" Gelen bir soru üzerine tıp fakültesini tercih edecek öğrencilere mesleğin zorluklarını ve etik boyutlarını anlatan Rektör Özkan, "Başarının anahtarı çok çalışmak. Dünyanın en zeki insanı da olsanız, çok çalışmadan ve emek vermeden kalıcı bir başarı elde edilemez. Biz etik tarafta durarak, hastanın yararını gözeterek bu yolda ilerliyoruz" dedi. Nakillerde yaşanan zorlu süreçleri anlattı "Yaptığınız en riskli ameliyat hangisiydi" sorusuna Rektör Özkan her ameliyatın kendine has zorlukları olduğunu belirterek Türkiye’nin ilk çift kol nakli ve dünyanın ilk kadavradan rahim nakli ameliyatlarında yaşanan süreçleri anlattı. Rektör Özkan, 2004 yılında kol nakli yapmayı hedeflediklerini ancak mevzuat eksiklikleri nedeniyle 2010 yılında yaptıklarını ifade etti. Rektör Özkan, "2010 yılında özel izni aldığımızda zamanla yarıştık. Beyin ölümü gerçekleşmiş donörden organı almak için sadece 5 saatimiz kalmıştı. O ameliyata dualarla girdik" dedi. Dünyanın ilk rahim nakli Manevi anlamda kendisini en çok zorlayan sürecin dünyanın ilk rahim nakli ameliyatı olduğunu ifade eden Rektör Özkan, hastası Derya Sert ile olan 9 yıllık bağını dile getirdi. Operasyonun sadece nakille bitmediğini, asıl zorluğun çocuk sahibi olma sürecinde yaşandığını vurgulayarak "Başka hastalara da nakil yapıp şansımızı artırabilirdik. Ama hastamıza bir söz vermiştik; çocuk sahibi olacaktı. Ona odaklandık. O 9 yıl boyunca ne çektiğimizi bir Allah bilir. Her an tetikte beklediğimiz bir süreçti. Derya, COVID-19 döneminde hamile kaldı. Bugün o bebek kucağımızdaysa, bu 9 yıllık emeğin sonucudur" şeklinde konuştu. "Hastalarımı kardeşim gibi gördüm" En zor ameliyatın hangisi olduğuna dair net bir ayrım yapmanın güç olduğunu belirten Rektör Özkan, başarısının sırrını hastalarıyla kurduğu duygusal bağa dayandırdı. Rektör Özkan, "Hepsinde ayrı bir zorluk vardı ama ben hastalarımı anne-babam, kardeşim gibi gördüm. Günlerce baş uçlarında beklediğimiz zamanlar oldu. Bu süreçler bize sadece tıbbı değil, hayatı öğretti" diyerek sözlerini noktaladı. Söyleşi esnasında söz alan bir öğrenci Rektör Özkan’a teşekkür ederek "Ben tıp fakültesinde okumak istiyordum ve kendimi daha önce hiçbir yerde hiç farklı alanda hayal bile etmedim. Alanınızla ve kariyerinizle ilgili bahsettiklerinizden sonra bu yol için ne kadar istekli olduğumu tekrar bana hatırlatmış oldunuz. Teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda okul kurucuları Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı tarafından Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür plaketi takdim edildi.
Restore edilen Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi töenle açıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:05 Restore edilen Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi töenle açıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaklaşık 4 yıllık çalışmayla restore edilen Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi, düzenlenen törenle açıldı. Kastamonu’da bulunan Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaklaşık 4 yıldır sürdürülen restoran çalışmaları tamamlandı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam’ın katıldığı törenle Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi yeniden hizmete açıldı. Kastamonu Valisi Meftun Dallı ve protokol üyelerinin de katıldığı açılış törenine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Törende konuşan Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, "Güzel bir çalışmayla konağımızın restorasyonu tamamlandı. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Rahmetli Paşamızı minnetle, şükranla yad ediyorum. Onun hatırasını devletimiz en güzel şekilde yaşatmaya devam edecek, müzemizde faaliyetlerine en güzel şekilde devam edecek. Bundan sonraki süreçte de geçmişten gelen birikimlerimizin geleceğe taşınması noktasında çalışmalarımız artarak, devam edecek" dedi. Konuşmanın ardından İl Müftüsü Bekir Derin tarafından dua edildi. Müzenin açılışı dular eşliğinde kurdele kesimiyle gerçekleştirildi. Daha sonra Bakan Yardımcısı Çam, Vali Dallı ve Emniyet Müdürü Taş, beraberindeki heyet ile birlikte müzeyi gezdi. Davetlilere konak hakkında bilgi veren Kastamonu Müze Müdürü Erol Kale, "Livapaşa Konağı 1879-1881 yılları arasında Mirliva Sadık Paşa tarafından kendisine malikane olarak yaptırılıyor. Mirliva Sadık Paşa Kastamonu’lu Pınarbaşı Çankışlı köyünde dünyaya geliyor. 12-14 yaşlarında askere alınıyor. Hayatı askerlikte geçiyor. Kastamonu o dönemde önemli, büyük bir eyalet. Bu eyaletin de aynı zamanda komutanı oluyor. Hayatı cephelerde geçiyor ama ailesi burada yaşıyor. Konak içinde bulunduğumuz Livapaşa Konağı, geleneksel Kastamonu mimarisini yansıtır bir şekilde yapılmış. Haremlik-selamlık olmak üzere iki ayrı bölümden oluşuyor. İki ayrı gidiş kapısı var. 1978 yılında Kültür Bakanlığı burayı kamulaştırıyor. Daha sonra restorasyon süreci başlıyor. 1997 yılında etnografya müzesi olarak hizmete açılıyor. Tabii yılların getirdiği bir olumsuz etkilerden dolayı konak yıpranıyor. Yeniden bir restorasyon sürecine girdi. Bugün burada tekrar müzemizi ziyaretçilerimizle buluşturduk. Müzemizde Kastamonu’nun el sanatları, yeme-içme kültürü, çağdaş müzecilik anlayışıyla birleştirilerek ziyaretçilere sunmaya çalıştık" diye konuştu. Tarihi kimliğini koruyarak modern müzecilik anlayışıyla düzenlenen konak, ziyaretçilerine geçmişin izlerini keşfettiriyor. Zengin koleksiyonu ve özgün sergileme kurgusuyla Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi, geleneksel yaşam biçimlerini, el sanatlarını ve kültürel değerlerimizi yansıtan önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. (Vİ-MK-
Başkan Yılmaz’dan emekçilere 1 Mayıs ziyareti
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:01 Başkan Yılmaz’dan emekçilere 1 Mayıs ziyareti Bursa’da Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla ilçede faaliyet gösteren işletmelerde çalışanları ziyaret etti. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla ilçede faaliyet gösteren parfüm fabrikasını ziyaret ederek çalışanlarla bir araya geldi. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayan Başkan Oktay Yılmaz, çalışanlara çiçek takdim etti. Oktay Yılmaz, fabrika yemekhanesinde emekçi çalışanlarla birlikte yemek yedi ve sohbet etti. Emek kutsaldır Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, emek ve üretimin hem Bursa’nın hem de Türkiye’nin kalkınmasında en büyük güç olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Alın teriyle kentimizin ve ülkemizin büyümesine katkı sağlayan tüm emekçi kardeşlerimin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum. Ülkemizin gelişiminde büyük paya sahip olan emekçi kardeşlerimin her zaman yanındayız" dedi. Başkan Yılmaz, Yıldırım Belediyesi olarak istihdama, üretime ve sanayiye katkı sağlayan projeleri önemsediklerini belirtti. Yılmaz, "Güçlü şehirler, güçlü üretimle yükselir. Bursa ve Türkiye’nin üretim gücünün temel taşı olan emekçi kardeşlerime teşekkür ediyorum. Üreten, çalışan ve emek veren herkesin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadesini kullandı. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, daha sonra fabrikanın üretim hattını dolaşarak yetkililerden bilgi aldı.
Isparta Belediyesi’ne ait ikinci akaryakıt istasyonu temmuzda faaliyete geçecek
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:00 Isparta Belediyesi’ne ait ikinci akaryakıt istasyonu temmuzda faaliyete geçecek Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, belediyeye ait ikinci akaryakıt istasyonunun temmuz ayı sonunda faaliyete geçeceğini açıkladı. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, yeni otogarın yanındaki alanda yapımı devam eden belediyeye ait ikinci akaryakıt istasyonunda incelemelerde bulundu. Başkan Başdeğirmen, yüklenici firma yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı. İncelemeleri sonrası açıklama yapan Başdeğirmen, "Isparta Belediyesi olarak şehrimize ikinci akaryakıt istasyonunu kazandırmak için çalışmalarımız devam ediyor. Alanımız yeni otogar alanımızın yanında bulunan park alanımız. Bu yaptığımız yatırım bölgedeki ihtiyacı karşılayacak. Diğer akaryakıt istasyonumuz da Antalya yolu üzerinde bulunuyor. Bu da ikinci olarak Ispartalı vatandaşlarımıza hizmet edecek. Burada bir üst geçit yapıldı. Bu nedenle otogarımızdaki hava bir farklı oldu. Müthiş bir güzellik ortaya çıktı. Yan tarafındaki yeşil alanlarıyla, büyük geçiş alanlarıyla ve servis yollarıyla bir büyükşehir havasında ortam oluştu. Bundan dolayı çok memnuniyet duyuyorum. Isparta Belediyesi’nin şirketi olan ISBAŞ adına bu işletmeyi yapıyoruz. İnşallah nasip olursa temmuz ayının sonunda faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Bu sayede hem istihdam sağlayacağız hem de vergi vereceğiz. Buradaki vatandaşlarımızın da ihtiyacını karşılamış olacağız. Bu yatırımımız Isparta’mıza hayırlı olsun" dedi.
Yağmur dualarının yerini şükür duaları aldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:56 Yağmur dualarının yerini şükür duaları aldı Yozgat’ın Kadışehri ilçesine bağlı Gümüşdiğin Mahallesi’nde etkili olan yağmurlar dolayısıyla şükür duası yapıldı. Öğle namazını müteakip gerçekleştirilen şükür duasına mahalle sakinlerinin yanı sıra çevre köylerden de çok sayıda vatandaş katıldı. Gümüşdiğin Aşağı Mahallesi Camii’nde kılınan öğle namazının ardından cemaat, mahalle meydanında bir araya geldi. Köy imam hatibi ve Kadışehri İlçe Müftü Vekili Osman Aksoy eşliğinde ellerini semaya açan vatandaşlar, yağışlar ve bereketin devam etmesi için hep birlikte dua etti. Programda yapılan konuşmalarda suyun hayatın kaynağı olduğu vurgulanarak, bereketli bir hasat dönemi için manevi birliğin önemi hatırlatıldı. "Son 30 yılın en verimli yağışlı mevsimini geçirdik" Duanın ardından mahalle halkı tarafından hazırlanan yemekler katılımcılara ikram edildi. Gümüşdiğin Muhtarı Süleyman Aslan, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da şükür duamızı yaptık, yemeğimizi ikram ettik. Bildiğim kadarıyla son 30 yılın en verimli ve yağışlı mevsimini geçirdik. Allah’a şükür niyazında kurbanımızı kestik. Köylülerime, uzaktan yakından maddi, manevi destek olan herkese, uzaktan yakından yemeğimize, duamıza ‘Amin’ diyen herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. Yağışlarımızın devamının geleceğini tahmin ediyorum. Allah emeği geçen herkese neyi nasip ederse onu versin. Ekinlerimiz de mükemmel. Dua babında şükür kurbanı kestik. Çok yoğun katılım oldu. Herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Şükür duasında bulunduk" Kadışehri İlçe Müftü Vekili Osman Aksoy ise, "Yöremizde adet olan yağmur duası hep devam ediyor. Bugün de bir vesileyle muhtarımızın davetiyle buraya geldik. Namazı kıldık. Namazdan önce duamızı yaptık. Namaz çıkışı Rabbimizin vermiş olduğu nimetlere karşı şükür duasında bulunduk. Bu sene çok güzel rahmet oldu. Bundan dolayı şükür amaçlı kurban kesildi, dualar edildi. Katılım epey güzel oldu Allah razı olsun cemaatimizden, eşten, dosttan. Birlik beraberlik içinde bu vazifeyi gerçekleştirmiş olduk. Teşekkür ederiz" diye konuştu.