Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Başkan Çolakbayrakdar: Tesislerimizle hemşehrilerimizin hayatına ve Kocasinan’a değer katıyoruz"
05 Nisan 2026 Pazar - 12:37 Başkan Çolakbayrakdar: Tesislerimizle hemşehrilerimizin hayatına ve Kocasinan’a değer katıyoruz" Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar; insanı merkeze alan ve hizmet odaklı belediyecilik anlayışıyla ilçeye kazandırılan sosyal yaşam alanlarının şehrin çehresini değiştirmeye devam ettiğini söyledi. Kayseri’nin geleceğine yönelik hayata geçirilen projeler kapsamında ilçenin sosyal tesislerle donatıldığını belirten Başkan Çolakbayrakdar, bu doğrultuda bugüne kadar toplam 46 modern sosyal tesisin vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti. Kocasinan’ı her geçen gün daha modern ve konforlu bir ilçe hâline getirdiklerine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, vatandaşların hayatına renk katmak amacıyla modern sosyal tesisler yaptıklarını vurgulayarak; "Kayserililerimize daha iyi imkânlarda hizmet verebilmek için durmadan çalışıyoruz. Yaptığımız modern sosyal tesisler, mahallelerin sosyal, kültürel ve sanatsal hayatına büyük bir canlılık katıyor. Mahallelerimizi cazibe merkezi hâline getiren tesislerimizin sayısını her geçen gün artırıyoruz. Vatandaşlarımızın tesislerimize olan yoğun ilgisi ve memnuniyeti, bizi yenilerini kazandırma konusunda teşvik ediyor. Bu çerçevede toplam 46 sosyal tesisi ilçemize kazandırdık. Özellikle iki yıl önce kazandırdığımız Erkilet Ertuğrulgazi Mahallesi’ndeki Kocasinan Akademi Sosyal Tesisi, Kayseri’nin en büyük ve her alanda hizmet veren tesisidir. Tesisimizde tam olimpik kadın ve erkek olmak üzere iki yüzme havuzu; fitness, pilates, aerobik gibi sporların yapıldığı bir spor merkezi ve çocuklar ile gençlerin farklı aktiviteler yaptığı alanlar bulunuyor. Ayrıca hizmete sunduğumuz Kuşçu Su Sporları Merkezi ile Kayseri’mizde su sporlarının yapılabildiği, nitelikli ve her türlü donanıma sahip tesisi kazandırdık. Geçen yıl ise Erkilet Hacı Mustafa Tarman Kültür Merkezi ile Uğurevler Aile Sağlığı Merkezi’ni hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. "Gençlerimiz bizim göz bebeğimizdir. Gençlerimiz için ne yapsak azdır." diyen Başkan Çolakbayrakdar, ihtiyaç olan bölgelere Sinan Kütüphanesi kazandırdıklarının altını çizerek; "Fevziçakmak Mahallesi’nde açtığımız Sinan Kütüphanesi ile gençlerimizin ders çalışabilecekleri ve verimli vakit geçirebilecekleri bir tesis daha kazandırdık. Osmangazi Mahallemizdeki kültür merkezimiz de kütüphane olarak hizmet vermeye başladı. Ayrıca burada bebek ve çocuk kütüphanesi bölümleri ile farklı bir merkez oldu. Tesisle birlikte bir de Kafe Sinan’ı bölgeye kazandırmış olduk. Yenişehir Kütüphane’mizde ayrı bir bölgeye değer kattı. Yaptığımız hizmetlerle her bir mahallemize renk ve heyecan katıyoruz. Bütün gayretimiz, hemşehrilerimizin mutlu ve huzurlu vakit geçirebilecekleri mekânları inşa etmek ve hayata geçirmektir" diye konuştu. Başkan Çolakbayrakdar, Kocasinan’ı hak ettiği şekilde daha ileriye taşımak için yoğun gayret gösterdiklerini vurgulayarak, ’Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıktır’ dedirtene kadar projeleri ve yatırımları artırarak devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Genç sanatçı alçıyla duvarları resim tablosuna dönüştürüyor
05 Nisan 2026 Pazar - 12:31 Genç sanatçı alçıyla duvarları resim tablosuna dönüştürüyor Kastamonu’da uzun yıllardır resimle ilgilenen 22 yaşındaki genç sanatçı, rölyef çalışmasıyla duvarları tabloya dönüştürüyor. Bir çalışma için günlerini harcayan sanatçı, yaptığı eserlerin yapay zeka ürünü sanıldığını ifade etti. Kastamonu’da yaşayan 22 yaşındaki Alperen Karaahmetoğlu, küçük yaşlardan itibaren resime duyduğu ilgiyi duvarlara yansıtıyor. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde son sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam eden Alperen Karaahmetoğlu, kabartma ve oyma teknikleriyle duvarlara rölyef çalışmaları yapıyor. İlk olarak çalıştığı bir kafenin duvarını rölyef sanatıyla buluşturan Karaahmetoğlu, gelen olumlu dönüşlerin ardından sanatını profesyonel hale getirmeye karar verdi. Daha sonra iş yerlerine, evlere, binalara alçı kullanarak kabartma ve oyma tekniğiyle rölyef çalışması yapmaya başlayan Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çizimleri tuval yerine duvara çiziyor. Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çalışmaları gören birçok kişinin yapay zeka ya da kalıp kullanılarak yapıldığını düşündüğünü ifade etti. "Ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım" Kardeşlerinin de kendisi gibi resimle ilgilendiğini söyleyen Alperen Karaahmetoğlu, "Küçükken elime geçen ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım. Resime de ilgim hep devam etti. Liseyi de Güzel Sanatlar Lisesi’nde bitirdim, üniversite eğitimimi de Güzel Sanatlar Fakültesinde sürdürüyorum. Duvar resmi sektörüne yaklaşık 5 sene önce girdim. Çalıştığım kafenin duvarına resim yapmıştım. O zaman ki şartlarında çok bilinen bir teknik olmadığı için fazla talep görmedi. Daha sonra farklı alanlarda çalışma sürecim oldu, kafelerde ve farklı sektörlerde çalıştım. Ama sanatım için vakit yeterli olmadı" dedi. "Benim yaptığım işe de ’yapay zeka’ diyorlar" Yaptığı sanata vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Karaahmetoğlu, "Günümüzde yoğun talep görüyor, insanlar ilgi gösteriyorlar. El yapımı sanat malzemelerine hasret kaldık. Günümüzün belası yapay zeka, benim yaptığım işe de ’yapay zeka’, ’kalıptan çıkartmış, oraya yapıştırmış’ dediler. Yapay zekaya yetişebildiysek ne mutlu bana" diye konuştu. "Bu işin en uzun süren safhası tasarım" Yaptığı eserlerin yapılma sürecini anlatan Karaahmetoğlu, "Bu teknik, Rönesans’tan, Orta Çağ’dan nasıl devam ediyorsa biz de ham maddeleri biraz değiştirerek aynı şekilde devam ediyoruz. O zaman mermer tozu kullanılıyorsa şu an alçı kullanılıyor, o zaman yumurta akı kullanılıyorsa şu an tutkallar ve akrilikler kullanılarak aynı emekle işliyoruz. Bu çalışmanın yapımında tasarımını da kendim yapıyorum. Bu işin en uzun süren safhası tasarım. Bu işi bir kez yaptıktan sonra bina yıkılana kadar göz önünde olacak. Toplum olarak el emeğine gereken değeri veren bir millet olduğumuzu düşünüyorum. Bir defa yapıldıktan sonra o eser orada hep kalacak. Tasarımdan sonra işçiliği başlıyor. Her çalışmada teknik değişiyor. Yüzeyler birbirini tutmuyor. Kastamonu’da yılın büyük kısmında havanın soğuk olmasından dolayı alçının kuruması zaman alıyor. Alçı kurumadığı için zaman istiyor" şeklinde konuştu. Türkiye’yi sanat dünyasında iyi bir yere taşımayı hedeflediğini dile getiren Karaahmetoğlu, "Oturduğum bir kafelerde, gittiğim bir yerde yaptığım tablonun olması, rölyefin olması beni çok mutlu ediyor. Yaptığım işten dolayı çok mutluyum. İnsanların olumlu dönüşleri beni çok mutlu ediyor. İnsanlar görmese sadece ben bile görsem seviniyorum. Çünkü bir duvara ruh katıyorsunuz. Tamamen zihninizden tasarladığınız işleri ortaya koymak mutlu ediyor. Bu işi mesleğim haline getirmek istiyorum. Amacım sanat adına ülkemizde ve ülkemiz dışında bir şeyler yapmak" ifadelerini kullandı.
"Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı
05 Nisan 2026 Pazar - 12:25 "Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı Rize’nin Ardeşen ilçesinde işletme sahibi Songül Önder, açılışa çiçek yerine oyuncak getirilmesini isteyerek 2 günde solacak çiçekler yerine sevgi evindeki çocuklar için birbirinden güzel oyuncaklar topladı. Rize’nin Ardeşen ilçesinde yeni açılışı yapılan bir mağaza için işletme sahibi Songül Önder farklı bir uygulamaya imza attı. Açılışın öncesinde sosyal medya hesabından bir video yayınlayan Önder "Çok fazla çiçek şimdiden gelmeye başladı. Bu çiçekler kuruyacak ve artık koyacak yer yok. Bu nedenle biraz faydalı bir şey olsun diye açılışa gelirken çiçeklerle değil oyuncaklarla gelin. Sonrasında bu oyuncakları sevgi evindeki çocuklara hediye etmek işitiyorum" diyerek işletmesinin açılışı için çiçek değil oyuncak istedi. Bu çağrısı karşılık buldu ve açılış günü vatandaşlar işletmeye birbirinden güzel oyuncaklarla geldi. Tereddütle yaptığı çağrının sonucunda insanların geri dönüşlerinin kendilerini çok mutlu ettiğini kaydeden Songül Önder "Aslında ilk başta tereddütle başlamıştım ama çok güzel tepkiler aldım. Çok güzel oyuncaklar geldi. Başka insanlar için nasıl katkıda bulunabilirim diye düşündüğümde sevgi evinde kalan çocuklarımız için böyle bir kampanya aklıma gelmişti. Zaten muhteşem de geri dönüşler aldık. İnşallah bundan sonra yapılacak açılışlarda bu uygulama açılışı yapacak kişilere örnek olur" ifadelerini kullandı.
TESK Genel Başkanı Palandöken: "Elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor"
05 Nisan 2026 Pazar - 12:25 TESK Genel Başkanı Palandöken: "Elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor" dedi. Enerji maliyetlerindeki artış ve İran-ABD savaşının etkisiyle yükselen petrol fiyatlarının esnafı olumsuz etkilediğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Palandöken esnaf ve sanatkarlara yönelik özel bir enerji ve ticari akaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, "Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor. Zaten zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız için enerji maliyetlerindeki bu yükseliş, iş yapmayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Artan elektrik, doğal gaz ve akaryakıt giderleri hem esnafın maliyetlerini yükseltiyor hem de fiyatlara yansıyarak enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor. Bu nedenle esnaf ve sanatkarlarımıza yönelik özel bir enerji ve ticari akaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesi çok önemli. Elektrik, doğal gaz ve akaryakıtta esnafımıza uygulanacak daha uygun bir tarife, işletmelerin maliyetlerini azaltacak ve piyasadaki fiyat artışlarının önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır. Esnafın ayakta kalması, piyasaların canlı kalması demektir. Esnaf ve sanatkara verilecek bu destek hem ticaretin sürdürülebilirliğine hem de enflasyonun düşmesine önemli katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
HAK-İŞ 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlayacak
05 Nisan 2026 Pazar - 12:24 HAK-İŞ 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlayacak HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün Bursa’da kutlanacağını bildirdi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in her yıl farklı bir ilde gerçekleştirdiği 1 Mayıs kutlama geleneği kapsamında, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün Bursa’da kutlanacağını açıkladı. Arslan, Bursa’da düzenlenecek kitlesel kutlamaların yanı sıra, 1 Mayıs haftası boyunca Türkiye’nin farklı illerinde gerçekleştirilecek etkinliklerle emeğin gündeminin ülke genelinde güçlü bir şekilde dile getirileceğini ifade etti. Arslan, 1 Mayıs’ta sadece çalışma hayatına ilişkin taleplerin değil, aynı zamanda küresel ölçekte yaşanan insanlık dramlarının da gündeme taşınacağını belirterek, "Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz" dedi. HAK-İŞ’in Bursa’daki 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ve beraberindeki heyetin de katılacağını ifade etti. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, her yıl ayrı bir ilde 1 Mayıs kutlama geleneğimize uygun olarak, bu yıl 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günü kutlamalarını emeğin ve alın terinin şehri Bursa’da saat 11.00’de Gökdere Meydanı’nda gerçekleştireceğiz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününü Genel Başkan Yardımcılarımızın katılımlarıyla bir haftalık takvim şeklinde ülkemizin farklı illerindeki etkinliklerle, 1 Mayıs günü de Bursa ve İstanbul Taksim başta olmak üzere tüm Türkiye’de gerçekleştireceğiz. HAK-İŞ’in, otomotivden tekstile Türkiye ekonomisinin lokomotifi, üretimin ve emeğin en önemli şehirlerinden biri olan Bursa’da gerçekleştireceği 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü kutlamalarında çalışanların talep ve beklentilerini dile getireceğiz. HAK-İŞ olarak, vergide adaletin sağlanmasından, hayat pahalılığı ile mücadeleye, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasından mevsimlik, geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümüne, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemine kadar pek çok konuyu gündeme getireceğiz. Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları en sert şekilde telin edeceğiz. Bursa’da gerçekleştireceğimiz kitlesel 1 Mayıs kutlamalarının yanı sıra, başta İstanbul Kazancı Yokuşu ve Taksim Anıtı olmak üzere, HAK-İŞ il Başkanlıklarımız aracılığıyla bütün illerde etkinlikler düzenlenecek ve HAK-İŞ 1 Mayıs bildirisi okunacak, taleplerimiz güçlü bir şekilde dile getirilecektir."
Rus güzele gönlünü kaptıran kangala kadınlardan tepki: "Bizim erkeklerimiz böyledir"
05 Nisan 2026 Pazar - 12:23 Rus güzele gönlünü kaptıran kangala kadınlardan tepki: "Bizim erkeklerimiz böyledir" Sivas’ta kaybolan yavru kangalını bir Sibirya kurdunun yanında bulan kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, hayvanların kurduğu bağ üzerinden ’savaşı bırakın’ çağrısı yaptı. Yıldız, görüntülere "Sibirya kurdunun burada ne işi var, bizim erkeklerimiz böyledir" şeklinde yorumların da geldiğini söyledi. Sivas’ta yaşayan uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, günlerdir aradığı yavru kangalını bir dişi Sibirya kurdunun yanında bulmuş ve büyük şaşkınlık yaşamıştı. İki hayvanın birbiriyle oyun oynadığını ve yakınlık kurduğunu gören Yıldız, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydederek sosyal medya hesabında paylaştı. Kısa sürede gündem olan görüntüler, çok sayıda yorumu da beraberinde getirmişti. Görüntülere hem olumlu hem de olumsuz dönüşler olduğunu belirten Yıldız, "Olumlu dönüşler geldi, esprili yorumlar yapanlar da oldu. Bunun yanı sıra olumsuz dönüşler de oldu. ’Sibirya kurdunun burada ne işi var, bizim erkeklerimiz böyledir’ gibi dönüşler de oldu" dedi. Yaşanan olayın insanlar için önemli bir mesaj içerdiğini ifade eden Yıldız, hayvanların farklılıklarına rağmen bağ kurabildiğine dikkat çekerek, "Dünyada aslında herkes aynı dili konuşuyor. Hayvanlardan öğrenecek çok şey var. Çok zıt kutuplardan gelseler bile aralarında gönül bağı kurabiliyorlar. Buna rağmen insanların neden savaştığını anlamak zor. Savaşları bırakıp hayvanları örnek almalıyız" ifadelerini kullandı. "Hayvanları örnek alın" Bir Sibirya kurdu ile bir Sivas kangalının bağ kurup, çok mutlu olduklarını gördüklerini söyleyen Hüseyin Yıldız, "Kangalımızı kaybetmiştik ve her yerde onu arıyorduk. Sonra kangalı aramaya başladık ve bizimkine benzemeyen bir ırk ile beraber gördük. O ırkın da Sibirya kurdu olduğunu anladık. Bizim kangalın bakışlarında bir utanma hissettim. Kangala ’sen sevgili mi yaptın’ dedim. O anları da kayda alarak, sosyal medyada paylaştım. Görüntüler çok ilgi gördü. Olumlu dönüşler geldi ve esprili bir şekilde yazanlar da oldu. Bunun yanı sıra olumsuz dönüşler de oldu. ’Sibirya kurdunun burada ne işi var, bizim erkeklerimiz böyledir’ gibi dönüşler de oldu. Hayatımızda hep vurma, kırma, patlatma, yakma ve öldürme gibi durumlardan bu görüntü ile insanları biraz uzaklaştırmış olduk. Dünya aslında aynı dille konuşuyor ama diller arasında bir fark var. Biz insanların barış içerisinde yaşamasını aslında hayvanlar aleminde görüyoruz. Hayvanlar çok zıt kutuplardan da gelse birbirleri ile gönül bağı kurabiliyorlar. Bu durum böyleyken insanlar neden savaşıyor bilemiyorum. Savaşları bırakın ve bununla alakalı hayvanları kendinize örnek alın. Bir Sibiryalı ile bir Sivaslının bağ kurup, çok mutlu olduklarını gördük" dedi.