Yerel Haberler
YEREL HABERLER
5 metrekarelik dükkanında 67 yıldır bıçakçılık yapıyor 09 Nisan 2026 Perşembe - 10:26:31 Gaziantep’te bıçak ustası Cemil Culfa, 10 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini 5 metrekarelik dükkanında 67 yıldır severek sürdürüyor. Kahramanmaraş’ta iken ilkokulu bitirdikten sonra bir bıçak ustasının yanında çırak olarak mesleğe ilk adımını atan 77 yaşındaki Cemil Culfa, 17 yaşındayken ailesi ile birlikte Gaziantep’e yerleşti ve bıçak ustası teyzesinin oğlunun yanında mesleğini sürdürmeye devam etti. 5 metrekarelik dükkanında mesaiye devam ediyor Uzun yıllar çırak ve kalfa olarak çalıştıktan sonra askere giden ve askerden gelir gelmez kendi iş yerini açan Culfa, koç ve keçi boynuzundan bıçak yapmaya başladı. Mesleğin tüm inceliklerini öğrendikten sonra kendi atölyesini açarak bıçak imalatı yapan Culfa, 5 metrekarelik dükkanında mesaiye devam ediyor. Kasap ve mezbahalardan edindiği keçi ve koç boynuzlarını elinde işledikten sonra bıçaklara sap yapan Culfa, yıllardır sürdürdüğü bıçak imalatını yaşı ilerleyince ara vermek zorunda kaldı. İş yerinde sadece bıçak alım-satımı ve bileme yapan Culfa, ilerlemiş yaşına rağmen gün boyu tezgahın başında kendisine getirilen bıçakları bileliyor. Mesleğinden kopamıyor Mesleğini ilk günkü aşk ve heyecanla sürdüren Culfa, çalışmakta zorlandığı halde çocukluğundan beri yaptığı mesleğinden kopamıyor. Mesleğin inceliklerini küçük yaşta ustasının yanında ve daha sonra da teyzesinin oğlundan öğrendiğini belirten Culfa, uzun yıllar el emeği bıçak yaptığını söyledi. "Çocukluğumdan beri bu mesleği yapıyorum" Bıçakçılık mesleğine ilginin her geçen gün azaldığını ve 67 yıldır devam ettirdiği mesleğini yaşlılık ve yetiştirecek eleman bulamadığından dolayı bıçak yapımını bıraktığını belirten Culfa, "10 yaşındayken mesleğe Kahramanmaraş’ta başladım. Daha sonra 17 yaşındayken Kahramanmaraş’tan Gaziantep’e geldik. O günden beri bu mesleğin içerisindeyim. Çocukluğumdan beri bu mesleği yapıyorum" dedi. "Bıçak yapımını bana teyzemin oğlu öğretti" Bıçak imalatı yaptığı dönemde koç ve keçi boynuzundan bıçaklar yaptığını belirten Culfa, "Daha çok cep bıçağı yapardım. Yine ev bıçağı yapardım. Her türlü bıçak yapardım. Bıçaklarımı kendi markamla yapardım. Bıçak yapımını bana teyzemin oğlu öğretti. Uzun yıllar teyzemin oğlunun yanında mesleğe devam ettim. Daha sonra ise kendi iş yerimi açtım ve bıçak imalatına başladım. 50 senedir kendi işimi yapıyorum" ifadelerini kullandı. "Çalışmayı bıraksam hasta olurum" Bıçak imalatı yaptığı dönemde mesleğinin çok zor olduğunu belirten Culfa, "Dövme çelikten bıçaklar yapardım. Önce çeliği döverdik. Daha sonra ateşte şekil verirdik. Şimdi paslanmaz bıçak çıktı. Cep ve ev bıçağı yapardık. Şimdi meslek daha iyi ve kolay oldu. Eskiden mesleğimiz çok zordu. Şu an sadece bıçak alım-satımı ve bileme yapıyorum. Çünkü artık yaşlandım. 50 sene boyunca kendi iş yerimde bıçak yaptım. Dükkanı ve çalışmayı bıraksam hasta olurum. Çünkü çocukluktan beri ben bu mesleğin içindeyim. Çok işim olmasa da günlük olarak iş yerimi gelip açıyorum" diye konuştu.
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:27 Depremlerde ayakta kalan hastane sağlık üssüne dönüştü Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerini hafif hasarla atlatan İslahiye Devlet Hastanesi, sismik izolatörler sayesinde ayakta kaldı. Afet döneminde bölgeden gelen binlerce yaralıya kesintisiz tedavi sağlanan hastanede, binlerce kişinin hayatı kurtarıldı. 6 Şubat 2023’te meydana gelen 7,6 ve 7,7 büyüklüğündeki Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ilde büyük yıkıma neden oldu. Deprem felaketinden en fazla etkilenen illerden biri olan Gaziantep’te depremler özellikle Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde büyük tahribata yol açtı. 5 bine yakın evin yıkıldığı İslahiye’de bin 500’e yakın kişi hayatını kaybetti. İki büyük depremde de ayakta kalmayı başardı Büyük yıkım ve kayıplar yaşandığı İslahiye’de depremler derin ve unutulmaz izler bırakırken, İslahiye Devlet Hastanesi iki büyük depremde de ayakta kalmayı başardı. 2010’da temeli atılan ve 2014 yılında hizmete açılan İslahiye Devlet Hastanesi sismik izolatör sistemi ile inşa edildi. Felaketin ilk saatlerinden itibaren vatandaşlara hizmet veren İslahiye Devlet Hastanesi, Nurdağı Devlet Hastanesi’nin de depremlerde yıkılması nedeniyle hem İslahiye’nin hem de Nurdağı ilçesi ile komşu il olan Hatay’ın yakın ilçelerinin de yükünü omuzladı. Sağlık çalışanlarının fedakarlığı İlk meydana gelen depremin ardından hemen hastaneye gelen sağlık çalışanlarının birçoğu depremde yakınlarını kaybetmelerine, evleri yıkılmasına ve ağır hasar görmesine rağmen vatandaşlara kesintisiz hizmet vermeyi sürdürdü. Yıkımın ve kayıpların en çok olduğu ilçelerden biri olan İslahiye’de, çevresindeki il ve ilçelerde ayakta kalan tek sağlık tesisi olan İslahiye Devlet Hastanesi, afet gecesinde de çok sayıda kişinin ağırlandığı sığınak görevi gördü. Depremzedelerin hayata tutunmasına büyük katkı sundu Yaralılara ilk müdahalelerin yapıldığı hastanedeki sağlık personeli ise acılarına ve kayıplarına rağmen depremzedelerin hayata tutunmasına büyük katkı sundu. Hem 6 Şubatta hem de sonrasında da çok sayıda afetzedeye tedavi hizmeti verilen hastanede, 72’si hekim 294 personel kendi branşında hizmet vermeyi sürdürüyor. Hafif hasarları iyileştirme ve güçlendirme çalışmasıyla giderilen hastaneden depremlerden bu yana yaklaşık bir buçuk milyon kişi yararlandı. Sismik izolatör sayesinde hafi hasar alan, bölgenin en kritik sağlık üssüne dönüşen, Nurdağı ve çevre komşu ilçelerden de sevk edilen binlerce yaralının hayata tutunduğu hastanede hem afet döneminde hem de sonrasında afetzedelere şifa dağıtıldı. 6 Şubat’tan bu yana 780 bebek doğdu Ayrıca Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünde de, ilk depremin meydana geldiği 6 Şubat’tan bu yana 780 bebek doğdu. İslahiye Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Doktor Yılmaz Menken, deprem günü tüm personelin hızla görev başına geçtiğini belirtti. "Binamız sağlam kaldı" Hastanenin fiziki şartlarının sağlam kalması sayesinde hastaneye gelen yaralılara kesintisiz hizmetin verildiğini belirten Menken, "Binanın kolonları oldukça sağlam ve kaliteli yapıldığı için 6 Şubat’ta yaşanan depremlerden sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığımızdan gelen mühendislerle birlikte raporlar düzenlendi. Binamız sağlam ve depremden bu yana hizmet vermeye devam ediyor" dedi. "Hizmetimizi aksatmadan sürdürdük" 6 Şubat’ta sağlık çalışanlarının acılarını bir kenara bırakıp depremzedelerin yardımına koştuğunu ifade eden Menken, "Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinden en çok etkilenen illerden birisi Gaziantep, Gaziantep’te de İslahiye ve Nurdağı ilçelerimiz oldu. Bizim hastanemiz depremlerde ayakta kaldı. Depremin hemen ardından hizmetimizi aksatmadan sürdürdük" ifadelerini kullandı. "Bölgenin adeta sağlık üssüyüz" Yaralılara acil müdahale yapıldığı sırada artçı sarsıntıların sürdüğünü ve buna rağmen sağlık hizmetini kesintisiz bir şekilde sürdürdüklerini belirten Menken, "Hastane olarak 17 tane şehidimiz var. Acılara ve kayıplara rağmen hem personellerimiz hem de hekimlerimiz depremin ilk anından bugüne kadar hem ilçemizdeki vatandaşlarımıza hem de çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlarımıza en iyi hizmeti verdik ve vermeye de devam ediyoruz. Çünkü biz sadece İslahiye’ye hitap etmiyoruz. Çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlarımız oluyor. Çünkü merkeze en uzak ilçeyiz. Merkeze 90 kilometre uzaklıktayız. Bundan dolayı bölgenin adeta sağlık üssüyüz" diye konuştu.
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:24 Hepsiburada süpürge kullanım alışkanlıklarını araştırdı Bahar temizliği dönemi yaklaşırken Hepsiburada ve FutureBright’ın gerçekleştirdiği ‘Süpürge Kullanım Alışkanlıkları Araştırması’, tüketicilerin tercihlerini ortaya koydu. Cihazlar ailenin vazgeçilmez bir yardımcısı olurken kullanıcılar süpürgelerine isim de veriyor. Dikey süpürgelerin yüzde 43’ü ve robot süpürgelerin yüzde 31’i evin görünür köşelerinde sergilenirken, geleneksel modellerin yüzde 53’ü dolap içlerinde saklanıyor. Hepsiburada, FutureBright ile gerçekleştirdiği ‘Süpürge Kullanım Alışkanlıkları Araştırması’ verilerini paylaştı. Kullanıcıların temizlik rutinlerinden farklı süpürge türlerine yönelik tercihlerine kadar geniş bir kapsamda açıklanan sonuçlar, tüketicilerin bu dönemdeki ihtiyaçlarını ve teknoloji tercihlerini ortaya koyuyor. Modern yardımcılar vitrine, geleneksel modeller dolaba Araştırmaya göre; hanelerin çoğunda 1’den fazla süpürge türü bulunuyor ve her cihaz ev içinde farklı bir rol üstleniyor. Robot süpürgeler günlük temizliğin sessiz asistanları olarak görev yaparken, dikey şarjlı modeller acil durumlarda ilk tercih oluyor. Özellikle evcil hayvan sahiplerinde süpürge kullanımları artış gösteriyor. Modern tasarımlarıyla dikey süpürgelerin yüzde 43’ü ve robot süpürgelerin yüzde 31’i evin en görünür köşelerinde sergilenirken, geleneksel kablolu modeller ise dolap içlerinde saklanıyor. Katılımcıların yüzde 56’sı, tek bir cihazla devam etmek zorunda kalması durumunda pratikliği ve çok yönlülüğüyle dikey şarjlı süpürgeyi seçeceğini belirtiyor. Her 10 kişiden 1’inde ise 3 farklı süpürge türü birden bulunuyor. Araştırmanın dikkat çeken bir diğer çıktısı ise süpürgelerin artık bir temizlik aracının ötesine geçmesi. İsim dahi verilen bu cihazlar, evin yükünü paylaşan vazgeçilmez yardımcılar haline dönüşmüş durumda. Süpürge değişiminde belirleyici arıza değil, inovasyon Satın alma motivasyonlarında da köklü bir dönüşüm yaşanıyor. Katılımcıların yüzde 35’i süpürgesini arızalandığı için değil, daha yeni bir teknolojiyle tanıştığı için yeniliyor. Satın alma kararında performans beklentisi yüzde 39 oranıyla fiyatın önüne geçerken, her 10 kişiden 7’si ürünü almadan önce detaylı araştırma yapıyor. Karar sürecinde tanıdık tavsiyesi yüzde 38, e-ticaret platformlarındaki kullanıcı yorumları ise yüzde 36 oranında belirleyici rol oynuyor. Tüketiciler satın almadan önce detaylı bir araştırma yaptıklarında, aldıkları üründen çok daha fazla memnun kalıyorlar; hatta bu memnuniyet oranı yüzde 96 ile rekor bir seviyeye ulaşıyor. Cihaz bazında ise kullanıcılar beklentilerinin dikey süpürgelerde yüzde 86, robot süpürgelerde yüzde 85, kablolu modellerde ise yüzde 72 oranında karşılandığını belirtiyor. Süpürge alışverişlerinde e-ticareti seçen müşterilerin yüzde 52’si indirimli fiyatları, yüzde 51’i ise taksit avantajlarını bu tercihlerindeki temel sebep olarak gösteriyor. Önümüzdeki 6 ayda süpürge almayı planlayanların ilk tercihi ise yine dikey şarjlı modeller olarak öne çıkıyor. Bahar ayları satış trendlerini belirliyor Hepsiburada’nın satış verileri, tüketicilerin süpürge alışverişinde belirli dönemlere odaklandığını ortaya koyuyor. Baharın gelişiyle birlikte dikey süpürge kategorisine talep artıyor. Mart ayında Şubat’a oranla yüzde 31 büyüyen talep, Nisan ayında ise bir önceki aya göre yüzde 55’lik bir artış sergiliyor.
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:24 Çekmecem’de Kitap Var’ın Konuğu Saba Tümer oldu Küçükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Çekmecem’de Kitap Var’ buluşmasının konuğu gazeteci ve sunucu Saba Tümer oldu. Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü yazar Bircan Usallı Silan’ın yaptığı söyleşide Saba Tümer, ‘Mutluluk 21 Günde’ adlı kitabını anlatarak Küçükçekmeceli kadınlarla samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Herkesin kendi hayatının yönetmeni olduğunu söyleyen Saba Tümer, ‘’Hepimiz kendi senaryomuzu kendimiz yazıyoruz ve ben buna çok dikkat ediyorum. Tabi ki de ilahi güç ve hayatın bir planı var ama bu plan çerçevesinde kendi planınla eşdeğer bir şekilde gitmek, keşke onu yapamasaydım demek yerine denedim olmadı. İyi ki yaptım demek ve keşkelerden sıyrılmak çok kıymetli. Kitapta da bunu yazdım başarısızlık diye bir şey yoktur bence. Başarısızlık Allah’ın bize yanlış yoldasın demesinin bir şeklidir. Bir şeyi deneyip deneyip olmuyorsa yolunu değiştirmelisin. Benim kariyerimde de aynı şey oldu. Ben ilk başta haber spikeriydim ve o dönemde en büyük hedefim ana haberleri sunmaktı. Ancak bir türlü olmadı, çok üzüldüm. Sonra hayat beni programcılığa götürdü. Aslında ben böyle kendim oldum, ana haber sunuculuğunda ısrar ediyormuşum ama benim planım aslında buymuş’’ dedi. ‘Çekmecem’de Kitap Var’ buluşmalarını çok başarılı bulduğunu ifade eden Saba Tümer, ‘’İyi ki gelmişim, çok güzel bir etkinlik oldu ve kadınlar bana çok güzel sorular sordular. Kitapların herkese ulaşması lazım. Ayrıca burada bir çocuk kütüphanesi kurulmuş, annelerin çocuklarıyla birlikte gelip kitap okuma alışkanlığı edinmesi adına çok güzel bir proje olmuş’’ diye konuştu. "Anne ve çocukların birlikte kitap okuyabileceği bir alan oluşturduk" Söyleşiye katılımdan dolayı Saba Tümer’e teşekkür ederek çiçek takdiminde bulunan Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, ‘’Geçen ay düzenlenen "Çekmecem’de Kitap Var" buluşmasında bir söz vermiştik. Küçükçekmeceli kadınlar buraya çocuklarıyla birlikte geliyor ve kadınları kitaplarla buluşturduğumuz gibi çocukları da kitaplarla buluşturalım dedik. Sözümüzü tuttuk ve bu binada çocuk kütüphanesini açtık. Anne ve çocukların birlikte kitap okuyabileceği bir alan oluşturduk. Dolayısıyla bu kütüphaneye sadece programlarımız olduğunda değil her zaman çocuklarınızı getirin’’ diye konuştu.
Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü
05 Nisan 2026 Pazar - 17:40 Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sahadan yaptığı telefon görüşmesiyle zırhlı araçlara erken ihtiyaç olduğunu ilettiğini ve sürece doğrudan dahil olarak Altay Tankı projesini yakından takip ettiğini aktardı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabı raflardaki yerini aldı. Türkiye’nin yerli savunma sanayi projelerine ışık tutan ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında dikkat çeken bir Süleyman Soylu detayı yer aldı. Murat Yalçıntaş, yılbaşı gecesi yaşanan kritik bir telefon görüşmesini aktararak Soylu’nun sürece doğrudan etkisini gözler önüne serdi. Yalçıntaş’ın anlatımına göre, 31 Aralık gecesi aile ortamında gelen telefonun ucunda dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı. Soylu, Hakkari Cudi Dağı üs bölgesinden arayarak yeni yıla sahada görev yapan jandarma ile birlikte girdiklerini ifade etti. Aynı hatta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in de bulunduğunu belirten Soylu, sahadaki ihtiyaçlara dikkat çekerek zırhlı araçların teslim sürecine ilişkin doğrudan talimat verdi. Teslim tarihini öne çekti Kitapta yer verilen bilgilere göre Soylu’nun, üretimi süren Vuran araçlarının planlanan takvimden daha erken teslim edilmesini talep ettiği ifade edildi. Araçların normal tarihinden daha erken ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Soylu’nun, sürece doğrudan dahil olarak projeyi yakından takip ettiğini bildirdi. Yalçıntaş’ın aktardığına göre Süleyman Soylu, görüşme sırasında süreci doğrudan takip ettiğini belirterek koordinasyonun hızlandırılmasını istedi. Bu yaklaşımın, savunma sanayi projelerinde sahadan gelen ihtiyaçların hızlı karşılanması açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Saha-üretim hattı doğrudan bağlandı Kitapta yer verilen bu anı, Soylu’nun görev süresi boyunca yalnızca idari değil, operasyonel süreçlerde de aktif rol üstlendiğini ortaya koydu. Sahadaki güvenlik güçleri ile üretim hattı arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan bu müdahale, projelerin hızlandırılmasında belirleyici oldu.
İlhan Palut: "Aldığımız 1 puan bizim için kazanç, Samsunspor daha iyi oynadı"
05 Nisan 2026 Pazar - 17:34 İlhan Palut: "Aldığımız 1 puan bizim için kazanç, Samsunspor daha iyi oynadı" SAMSUN (İHA) – Konyaspor Teknik Direkörü İlhan Palut, Samsunspor karşısında aldıkları 1 puan için mutlu olduklarını belirterek, Samsunspor’un maç boyunca galibiyete daha yakın ekip olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Konyaspor deplasmanda karşılaştığı Samsunspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamlarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Alt taraflar için mevcut tabloyu biliyorsunuz. Her puan inanılmaz değerli, önemli. Çok önemli bir karşılaşma oynadık. Çok önemli bir deplasmandı. Samsunspor da ligin kalburüstü takımlarından biri. Dönem dönem Süper Lig’de istemediği periyotları onlar da yaşadı. Fakat bu potansiyellerini değiştirmiyor. Zor bir maç olacağını maçın öncesinde biliyorduk. Ama rakibi önde baskıyla karşılamayı planlamıştık. Bunu gole kadar sürdürebildik. Gole kadar oyunumuzdan memnunum. Başa baş bir oyun vardı. Fakat golü yediğimiz dakikadan sonraki periyoda baktığınız zaman Samsunspor o süreçte yüzde 77’lik bir topla oynama oranına ulaştı. Gol attıktan sonra oyun planımızdan geri adım attık. Bu bizim için son derece kötü bir periyottu. Takım mücadelesinden memnun olsam da bu durum kötü yanımızdı" dedi. Deplasmandan alınan 1 puanı kazanç olarak gören Palut, "Soyunma odasında oyunculara ikinci yarı tekrar daha öne çıkalım, topa sahip olalım, kolay kaybetmeyelim dedik. Bir 10 dakikada ikinci yarı sürdürebildik. Ondan sonra doğruyu söylemek gerekirse stoperiyle, bekleriyle, oyunu domine eden, golü arayan bir Samsunspor gördük ve gerçekten basit hataları az yaptılar. Belki biz yeteri kadar rahatsız etmemiş olabiliriz. Maçın geneline baktığınız zaman, gol beklentileri birbirine yakın gibi görünüyor ama dürüstlükle kabul etmek lazım ki Samsunspor’un daha dominant olduğu bir oyun izledik. Ben genel manada mücadelemizden memnunum. Memnun olmadığım periyotlar var ama genel olarak mücadeleden memnunum. Bugün alınan bir puanda genel olarak oyuna baktığınız zaman bizim için bir kazanç olarak görülmeli" diye konuştu.
Aleksandar Stanojevic: "Hala ligde kalmak için şansımız var"
05 Nisan 2026 Pazar - 17:28 Aleksandar Stanojevic: "Hala ligde kalmak için şansımız var" Fatih Karagümrük Teknik Direktörü Aleksandar Stanojevic, Çaykur Rizespor galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, "Galibiyetten dolayı çok mutluyum. Hala ligde kalmak için şansımız var. Asla pes etmeyeceğiz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Fatih Karagümrük, Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda karşılaştığı Çaykur Rizespor’u 2-1 mağlup etti. Müsabaka sonrası basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Fatih Karagümrük Teknik Direktörü Aleksandar Stanojevic, "Galibiyetten dolayı çok mutluyum. Hala ligde kalmak için şansımız var. Asla pes etmeyeceğiz. İyi gidiyoruz. Bu performansı devam ettirmemiz lazım. Son ana kadar savaşacağız, bunun sözünü veriyorum. Bizi zor durumlarda da destekleyen taraftarımıza çok teşekkür ediyorum. Artık her maç çok kritik, bunu biliyoruz. Ama aynı zamanda inançlıyız ve umutluyuz" ifadelerini kullandı. İç sahada oynadıkları son 4 maçta 10 puan toplamalarını nasıl değerlendiğiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Sırp çalıştırıcı, "Her maçı kazanacak güçte değiliz maalesef. Evimizde rekabetçi gücümüzü çok iyi gösterebildiğimizi düşünüyorum. Kayseri deplasmanında dakika 30’da kırmızı kart gördük. Gaziantep deplasmanında da bence iyi oynadık ama maalesef olmadı. Şu anki dönemde deplasmanda da bu performansı gösterebileceğimizi düşünüyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
Thorsten Fink: "Ligdeki ilk 5 hedefi gerçekçi değil"
05 Nisan 2026 Pazar - 17:27 Thorsten Fink: "Ligdeki ilk 5 hedefi gerçekçi değil" SAMSUN (İHA) – Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, ana hedeflerinin Türkiye Kupası olduğunu, ligdeki ilk 5 hedefinin ise geçekçi olmadığını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Samsunspor, sahasında Konyaspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Teknik Direktör Thorsten Fink, "Çok iyi oynadık. Bugün kazanmak istemiştik. Galibiyeti taraftara hediye etmek istiyorduk. Tüm oyunu kontrol ettik. Rakibe 2 kontra şansı verdik. Bunlardan biri penaltı, biri de gol oldu. Gösterdiğimiz performans çok iyiydi. Takım halinde savaştık. Son dakikada penaltı kaçırdık. Galip gelmek için her şeyi ortaya koyduk ama olmadı. Taraftarımız oynadığımız oyundan memnun kalmıştır" dedi. Gelecek sezon Avrupa kupalarında yer almak için ana hedeflerinin Türkiye Kupası olduğuna da dikkat çeken Fink, "Olivier Ntcham, önceki karşılaşmalarda kullandığı penaltıyı gole çevirmişti. Bugün ise kaçırdı. Penaltı konusunda antrenmanlarda çalışacağız. Bu en küçük problemimiz ama bunu düzeltmek için de çalışacağız. İlk 5 için çok konuşmak istemiyorum. Maç maç bakmak istiyoruz. Bugün kazanamadık. Maç maç giderken de her maçı kazanmak istiyoruz. Bu sezon ilk 5’te olmak istiyorsak rakiplerin puan kaybedip, bizim her maçı kazanmamız gerekiyordu. Bu hedef gerçekçi değildi. Ana hedefimiz kupayı kazanıp, Avrupa’ya gitmek. Onu kazanmak da zor olacak. Zor maçlar bizi bekliyor. Gelecek sezon kadro planlamasını doğru yapmamız lazım. İlk 5 hedefi sezonun geri kalanı için gerçekçi değil. Bugün kazansak rakiplerle puan farkı korunacaktı ancak son dakikalarda kaçırdığımız penaltı ile bu şansımızı da kaybettik" diye konuştu.
Memur-Sen Antalya İl Temsilcisi Miran: "Acilen seyyanen zam yapılmalı"
05 Nisan 2026 Pazar - 17:07 Memur-Sen Antalya İl Temsilcisi Miran: "Acilen seyyanen zam yapılmalı" Memur-Sen Antalya İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Türkiye İstatistik Kurumunca (TÜİK) açıklanan mart ayı enflasyon verilerinin ardından kamu görevlilerinin ekonomik durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başkan Miran, memur ve emekli maaşlarının enflasyon karşısında eridiğini belirterek, hükümete çağrıda bulundu. "Yapılan artışlar yetersiz" Son iki yıllık süreçte yapılan artışların yetersizliğine dikkat çeken Eyüp Bülent Miran, Hakem Kurulu’nun geçmiş kararlarını "hatalı irade" olarak nitelendirdi. Mart ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte mevcut artışların hükmünün kalmadığını vurgulayan Miran, "Mart ayı enflasyonunun yüzde 1,94 olarak açıklanmasıyla birlikte Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı olan yüzde 11 artış oranının neredeyse tamamı daha yılın ilk çeyreğinde enflasyon karşısında tükenmiştir. Geride bıraktığımız 2 yıl boyunca da hakemin hatalı iradesi ve kararıyla kamu görevlilerimize yapılan maaş ve ücret artışları, maalesef 2 ya da 3 ay içerisinde erimiş ve enflasyona yenilmiştir" dedi. "Dar gelirli kesimlerin aleyhine işliyor" Enflasyonla mücadele yönteminin dar gelirli kesimlerin aleyhine işlediğini savunan Başkan Miran, mevcut tablonun sorumlularını işaret ederek, "Burada öncelikli hata ve bilinçli kusur Maliye Bakanlığı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nundur. Enflasyonu düşürme mücadelesinin özellikle emeğin alın terinden ve kamu görevlilerimizin cebinden yapılması nedeniyle mevcut tablonun sorumlusu bellidir. Kamu görevlilerimizin kaybı, tutmayan enflasyon hedefi, adil olmayan maaş/ücret artışı ve reel alım gücü kaybı olarak birden fazla başlıkta net bir şekilde görülmektedir" ifadelerini kullandı. Global riskler ve TÜİK’in sorumluluğu Açıklamasında küresel istikrarsızlıkların olumsuz etkilerine de değinen Memur Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, "Diğer taraftan, bölgemizde yaşanan, bitmeyen ve artarak devam eden savaşın etkileri de özellikle akaryakıt tarafında ciddi riskler ve beklenmedik artışlar meydana getirmektedir. Küresel belirsizliklerin arttığı ve enerji fiyatlarında sert dalgalanmaların yaşandığı bu dönemde ulaştırma maliyetlerinde yaşanan artış, iğneden ipliğe bütün ürünlerin fiyatlarına yansımaktadır. Bu çerçevede, TÜİK piyasada yaşanan gerçek dalgalanmayı görmeli, enflasyon gerçekliği tartışmalarına zemin hazırlamamalıdır. Beklentimiz ve talebimiz nettir: Hakemin hatasının görülmesi ve oluşan bu derin mağduriyetin giderilmesi için memur ve emeklisine temmuz ayı beklenmeden acilen seyyanen zam yapılmasıdır" şeklinde konuştu.