Yerel Haberler
YEREL HABERLER
13 Nisan 2026 Pazartesi - 09:20 Malatya’da kayısı ihracatı Mart ayında 20 milyon doları aştı Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, Mart ayı ve 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin ihracat rakamlarını açıkladı. Mart ayında 2 bin 400 tonun üzerinde kuru kayısı ihracatı gerçekleştirildiğini belirten Özcan, 20 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini söyledi. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, geride kalan aylarda ortalama 2 bin 500 ton seviyelerinde ihracat yapıldığını, Mart ayında da bu seviyeye yakın bir performans sergilendiğini kaydetti. 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özcan, Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsayan dönemde toplam 7 bin tonun üzerinde ihracat gerçekleştirildiğini belirterek bu süreçte yaklaşık 66 milyon dolar gelir sağlandığını belirtti. 2025 yılında yaşanan zirai donun üretimi ciddi şekilde etkilediğini ifade eden Özcan, bu nedenle ihracatın büyük ölçüde 2024 yılından kalan ürünler üzerinden sürdürüldüğünü ifade etti. Özcan, çiftçilerin, tüccarların ve ihracatçıların depolarında bulunan ürünlerin periyodik olarak değerlendirilerek ihracatın devam ettirildiğini aktardı. Kayısı sezonunun 1 Ağustos 2025 ile 31 Temmuz 2026 tarihlerini kapsadığını hatırlatan Özcan, bu sezonun başlangıcından itibaren geçen yaklaşık 8 aylık süreçte toplam 22 bin 414 ton kuru kayısı ihracatı gerçekleştirildiğini söyledi. Özcan, söz konusu ihracat karşılığında 197 milyon 999 bin dolar gelir elde edildiğini belirtti. İhracat miktarının sınırlı olmasına rağmen birim fiyatların yüksek seyretmesinin geliri artırdığını kaydeden Özcan, "Daha az miktarda ürünle daha yüksek gelir elde etme noktasında önemli bir süreçten geçiyoruz. Bu durumu fırsata çevirmek adına yoğun bir gayret içerisindeyiz" dedi. Önlerinde yaklaşık 4 aylık bir sürenin bulunduğunu belirten Özcan, bu süreçte de ihracatın periyodik şekilde devam edeceğini, oluşacak tabloyu ise önümüzdeki aylarda net olarak göreceklerini söyledi.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 09:21 Torul’da kar altında ayı nöbeti Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Kızılüzüm Yaylası’nda, Mart ayında aç kalan bir ayının evine verdiği büyük hasarın ardından pes etmeyen Hüseyin Çolakoğlu, yeni bir saldırıyı önlemek için kar esaretine rağmen "ayı nöbeti" tutuyor. Elektriğin olmadığı, ulaşımın kapandığı yaylada kar suyunu eriterek hayatta kalan Çolakoğlu, doğaya karşı verdiği bu amansız mücadeleyle dikkat çekiyor. ilçeye bağlı Yücebelen köyü sınırları içerisinde yer alan ve denizden yaklaşık 2 bin 200 metre yükseklikteki Kızılüzüm Yaylası, bugünlerde sıra dışı bir bekleyişe sahne oluyor. Kış uykusundan uyanan ayıların yayladaki evlere zarar vermesi, yaylacıları zorlu kış şartlarında nöbet tutmaya mecbur bıraktı. Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde ikamet eden ve yaz aylarını Gümüşhane’nin serin yaylalarında geçiren Hüseyin Çolakoğlu, geçtiğimiz Mart ayında yayla evinin bir ayı tarafından talan edildiğini fark etti. Ayının pencere çerçevelerini kırarak içeri girdiği, mutfak dolaplarından televizyon sehpasına kadar tüm eşyaları parçaladığı evde büyük maddi hasar meydana geldi. Hasarı kendi imkanlarıyla onaran Çolakoğlu, ayının bölgeden uzaklaşmadığını fark edince, ikinci bir saldırıyı önlemek adına yaylada kalma kararı aldı. Kar suyu içerek su ihtiyacını karşılıyor Nisan ayının başında yeniden etkili olan yoğun kar yağışı ile birlikte yayla yolları ulaşıma kapandı. Kızılüzüm Yaylası’ndaki evinde mahsur kalan Çolakoğlu, elektriğin olmadığı yaylada, ısınma ihtiyaçlarını soba ile karşılarken su ihtiyacını ise kapı önündeki karları eriterek gideriyor. Yolların kapalı olması nedeniyle yaylada mahsur kaldıklarını belirten Çolakoğlu, "Ayı evimi berbat etti. İkinci kattaki çerçeveyi kırıp içeri girmiş, alt kata inip dolapları yıkmış. Onca emeğimizi ziyan etti. Şimdi tamir ettik ama tekrar gelmesinden korkuyoruz. Mecburiyetten buradayız" ifadelerini kullandı.
Gaziantep’te 2 genci öldüren 6 sanık hakim karşısına çıktı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:15 Gaziantep’te 2 genci öldüren 6 sanık hakim karşısına çıktı Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde husumetliler arasında çıkan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Fatih Tekin ve Enes Şimşek’in davasında 3’üncü duruşma görüldü. Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde husumetliler arasında çıkan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Fatih Tekin ve Enes Şimşek cinayetine ilişkin davanın duruşması Gaziantep 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. ’Kasten öldürme’ suçu ile yargılanan 6 sanık, hakim karşısına çıktı. Duruşmada maktul aileler, maktul aile avukatları ve sanık avukatları hazır bulundu. Maktul yakınları suçluların en ağır cezayı almasını talep etti. Duruşmada savunma yapan sanık Ömer Yasin K., "Olay günü Ali Hamza K. ve Salman K.’nın elinde silah vardı. Ali Hamza K., Fatih’e doğru ateş etti. Salman K.’nın da Enes’e doğru ateş ettiğini gördüm. Maktullerin kullandığı aracın olay yerine geliş anını görmedim. Silah seslerini duyunca aşağı indim, ancak silahların kimde olduğunu ve araçtan iniş anını görmedim. Araba sesi gelince aşağıya indim. Fatih Tekin’in araçtan indiğini gördüm, elinde silah vardı ve iner inmez ateş etmeye başladı. Enes’e de ateş ettiğini gördüm. Bunun üzerine ben eve kaçtım. Biz Erikçe’den olay yerinden dönerken Fatih Tekin, Salman’ı arayarak, ’Sizi öldüreceğim’ dedi. Salman’ın ne cevap verdiğini alkollü olduğum için hatırlamıyorum. Maktulleri olay yerine biz çağırmadık. Aynı köylü olduğumuz için evimizin adresini biliyorlardı" dedi. "Silahları kimin getirdiğini bilmiyorum" Sanık Salman K., "Olay anında Samet P.’nin elinde silah vardı. Ben Samet’in elinden tüfeği alarak arabaya doğru bir el ateş ettim. Ali Hamza K.’nın da elinde silah vardı, ancak ateş edip etmediğini görmedim. Silahları kimin getirdiğini bilmiyorum. Araç bulunduğumuz yerin yaklaşık 10-15 adım mesafesinde durdu. Fatih Tekin araçtan indi, elinde silah vardı. Ateş edilince, çocukların yanında olduğu için Samet’in elindeki tüfeği aldım ve bir el ateş ettim. Umut Taşkesen’in elinde de silah vardı, başka bir tarafa kaçtığını gördüm ancak ateş ettiğini görmedim. Enes’in ateş ettiğini de görmedim. Cuma’nın kardeşi ile maktuller arasında husumet vardı, bu nedenle maktuller Cuma’ya saldırdı" dedi. "Cuma K. ile maktuller arasında husumet vardı" Sanık Ali Hamza K., "Cuma K. ile maktuller arasında husumet vardı. Olay günü bizi görünce Cuma K.’ya saldırdılar, biz de müdahale ettik. Benim maktullerle önceden bir husumetim yoktur. İlk olarak Fatih Tekin ateş etti. Biz de karşılık verdik. Ben Fatih Tekin’e doğru ateş ettim. Olay sırasında aramızda yaklaşık 10-15 metre mesafe vardı. Silahları evden ben getirdim. İki silah getirdim, birini önce Samet P.’ye verdim, o da Salman’a verdi. Olay günü Samet ile Salman telefonla konuştu. Fatih Tekin de Salman’ı arayarak ‘Sizi öldüreceğim’ dedi. Daha sonra maktuller araçla evin önüne geldiler. Araçtan ilk olarak Fatih Tekin indi, küfretti ve elindeki iki tüfekle peş peşe ateş etti. Enes de yanındaydı ve ateş ettiğini gördüm" ifadelerini kullandı. "Maktullerin bana neden saldırdığını bilmiyorum" Sanık Cuma K., "Maktuller ile abimin husumeti vardı. Maktullerin bana neden saldırdığını bilmiyorum. Olay yerinde Salman K. ve Ali Hamza K.’nın elinde pompalı tüfek vardı ve ateş ettiler. Karşıdan gelen araçtan Fatih ve Enes indi. İkisinin de elinde silah vardı. Fatih ateş etti. Enes’in elinde tabanca vardı ancak aracın arkasında olduğu için ateş edip etmediğini görmedim. Silahları Ali Hamza K.’nın evden getirip aşağı indirdiğini gördüm. Bekir’in elinde silah görmedim ve silah getirdiğini de bilmiyorum. Ben olay sırasında darp edildim ve polisin çağrılmasını istedim. Aracın arkasına saklandığım için kimin nereye ateş ettiğini görmedim, sadece silah seslerini duydum" ifadelerine yer verdi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteleyerek, tutuklu sanıklar Ali Hamza K., Ömer Yasin K., Cuma K. ve Salman K. ile suça sürüklenen çocuklar Bekir K. ve Muhammet Samet P.’nin tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına karar verdi. Olayın geçmişi Olay, 23 Mart 2025 tarihinde Şehitkamil ilçesi Sam Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, iftar saatinde Fatih Tekin (33) ve akrabası Enes Şimşek’in (25) bulunduğu aracın önü husumetli oldukları şahıslar tarafından kesildi. Araçtan inen ikili ile şahıslar arasında tartışma çıktı. 3-4 kişi olduğu tahmin edilen şahıslar, Fatih Tekin ve Enes Şimşek’e pompalı tüfekle ateş etti. Vücuduna isabet eden saçmalarla Fatih Tekin olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralanan Enes Şimşek de sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı Şehitkamil Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Fırat Üniversitesi’nde yapay zeka ve bilişim alanında yeni lisansüstü programlar açıldı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:11 Fırat Üniversitesi’nde yapay zeka ve bilişim alanında yeni lisansüstü programlar açıldı Fırat Üniversitesi Yazılım ve Bilişim Araştırma Enstitüsü bünyesinde yapay zeka ve bilişim alanında yeni lisansüstü programlar açıldı. Fırat Üniversitesi Yazılım ve Bilişim Araştırma Enstitüsü, açılan yeni lisansüstü programlarla bilişim, yapay zeka ve ileri teknoloji alanlarında önemli bir akademik genişlemeye imza attı. Enstitü bünyesinde Sağlıkta Veri Bilimi ve Yapay Zeka, Siber Güvenlik ve Şifreleme, Kuantum Bilişimi ile Yapay Zekaa ve Robotik anabilim dallarında yüksek lisans programları açılırken, Yapay Zeka ve Robotik alanında ayrıca doktora programı da öğrencilere sunuldu. Yeni açılan programların, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu nitelikli araştırmacı ve uzman insan kaynağının yetiştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Sağlık teknolojilerinden siber savunmaya, kuantum hesaplamadan akıllı sistemlere kadar uzanan bu yeni yapılanma, disiplinler arası akademik üretimi de güçlendirecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Yazılım ve Bilişim Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Türker Tuncer, Müdür Yardımcıları Prof. Dr. Şengül Doğan, ve Doç. Dr. Burak Taşcı’nın yönetiminde yürütülen yapılanma sürecinde, her bir program için güçlü ve çok disiplinli bir akademik kadro oluşturuldu. Üniversite yönetimi ve enstitü bünyesinde yürütülen hazırlıkların tamamlanmasının ardından, söz konusu programlara öğrenci alımına ilişkin sürecin yeni akademik dönemde ilan edilmesi bekleniyor. Yeni dönemde açılacak kontenjanlar ve başvuru şartlarının , Fırat Üniversitesi tarafından yapılacak resmi duyurularla kamuoyu ile paylaşılması öngörülüyor.
Kepez Belediyesi İSG Kurulu 2025’i değerlendirdi, 2026’yı planladı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:11 Kepez Belediyesi İSG Kurulu 2025’i değerlendirdi, 2026’yı planladı Kepez Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kurul Toplantısı’nda 2025’in değerlendirmesinin yanı sıra elde edilen veriler doğrultusunda 2026 yılına yönelik planlamalar ve iş hijyeni ölçüm sonuçları kurul üyeleriyle paylaşıldı. Kepez Belediyesi’nde İş Sağlığı ve Güvenliği Kurul Toplantısı, Kurul Başkanı Dr. Evrim Yalçın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları değerlendirildi. 2026 yılına yönelik planlamalar ve iş hijyeni ölçüm sonuçları kurul üyeleriyle paylaşıldı. Toplantıda İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi tarafından yapılan çalışmalara ilişkin sunum, İş Güvenliği Uzmanı Yavuz Ekiz tarafından yapıldı. Belediye bünyesinde yürütülen iş sağlığı ve güvenliği faaliyetleri, hazırlanan İSG prosedürleri, iş kazası istatistikleri ve iş hijyeni ölçüm sonuçları değerlendirildi. Hazırlanan prosedürlerle çalışma ortamlarının daha güvenli hale getirilmesi, iş kazalarının önlenmesi, kurumsal verimliliğin artırılması ve yasal mevzuata tam uyum sağlanmasının hedeflendiği belirtildi. Yapılan iş hijyeni ölçümlerinde bazı atölye alanlarında gürültü seviyelerinin yüksek olduğu tespit edilirken, ofis ortamlarının uygun seviyelerde olduğu ifade edildi. Toz ölçüm sonuçlarının ise tüm ölçüm noktalarında sınır değerlerin altında olduğu açıklandı. Gürültü bulunan alanlarda kişisel koruyucu donanım kullanımının artırılması ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği vurgulandı. Toplantı, iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının artırılması, eğitim faaliyetlerinin devam etmesi ve riskli alanlarda alınacak önlemlerin görüşülmesinin ardından sona erdi.
Gaziantep’te 2 genci öldüren 6 sanık hakim karşısına çıktı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:08 Gaziantep’te 2 genci öldüren 6 sanık hakim karşısına çıktı Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde husumetliler arasında çıkan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Fatih Tekin ve Enes Şimşek cinayetine ilişkin davanın 3’üncü duruşması görüldü. Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde husumetliler arasında çıkan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Fatih Tekin ve Enes Şimşek cinayetine ilişkin davanın duruşması Gaziantep 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. "Kasten öldürme" suçu ile yargılanan 6 sanık, hakim karşısına çıktı. Duruşmada maktul aileler, maktul aile avukatları ve sanık avukatları hazır bulundu. Maktul aile yakınları suçluların en ağır cezayı almasını talep etti. Duruşmada savunma yapan sanık Ömer Yasin K., "Olay günü Ali Hamza K. ve Salman K.’nın elinde silah vardı. Ali Hamza K., Fatih’e doğru ateş etti. Salman K. da Enes’e doğru ateş ettiğini gördüm. Maktullerin kullandığı aracın olay yerine geliş anını görmedim. Silah seslerini duyunca aşağı indim, ancak silahların kimde olduğunu ve araçtan iniş anını görmedim. Araba sesi gelince aşağıya indim. Fatih Tekin’in araçtan indiğini gördüm, elinde silah vardı ve iner inmez ateş etmeye başladı. Enes’e de ateş ettiğini gördüm. Bunun üzerine ben eve kaçtım. Biz Erikçe’den olay yerinden dönerken Fatih Tekin, Salman’ı arayarak ‘Sizi öldüreceğim’ dedi. Salman’ın ne cevap verdiğini alkollü olduğum için hatırlamıyorum. Maktulleri olay yerine biz çağırmadık. Aynı köylü olduğumuz için evimizin adresini biliyorlardı" dedi. "Silahları kimin getirdiğini bilmiyorum" Sanık Salman K., "Olay anında Samet P.’nin elinde silah vardı. Ben Samet’in elinden tüfeği alarak bir el ateş ettim. Arabaya doğru ateş ettim. Ali Hamza K. da elinde silah vardı, ancak ateş edip etmediğini görmedim. Silahları kimin getirdiğini bilmiyorum. Araç bulunduğumuz yerin yaklaşık 10-15 adım mesafesinde durdu. Fatih Tekin araçtan indi, elinde silah vardı. Ateş edilince, çocukların yanında olduğu için Samet’in elindeki tüfeği aldım ve bir el ateş ettim. Umut Taşkesen’in elinde de silah vardı, başka bir tarafa kaçtığını gördüm ancak ateş ettiğini görmedim. Enes’in ateş ettiğini de görmedim. Cuma’nın kardeşi ile maktuller arasında husumet vardı, bu nedenle maktuller Cuma’ya saldırdı" dedi. "Cuma K. ile maktuller arasında husumet vardı" Sanık Ali Hamza K., "Cuma K. ile maktuller arasında husumet vardı. Olay günü bizi görünce Cuma K.’ya saldırdılar, biz de müdahale ettik. Benim maktullerle önceden bir husumetim yoktur. İlk olarak Fatih Tekin ateş etti. Biz de karşılık verdik. Ben Fatih Tekin’e doğru ateş ettim. Olay sırasında aramızda yaklaşık 10-15 metre mesafe vardı. Silahları evden ben getirdim. İki silah getirdim; birini önce Samet P.’ye verdim, o da Salman’a verdi. Olay günü Samet ile Salman telefonla konuştu. Fatih Tekin de Salman’ı arayarak ‘Sizi öldüreceğim’ dedi. Daha sonra maktuller araçla evin önüne geldiler. Araçtan ilk olarak Fatih Tekin indi, küfretti ve elindeki iki tüfekle peş peşe ateş etti. Enes de yanındaydı ve ateş ettiğini gördüm" ifadelerini kullandı. "Maktullerin bana neden saldırdığını bilmiyorum" Sanık Cuma K., "Maktuller ile abimin husumeti vardı. Maktullerin bana neden saldırdığını bilmiyorum. Olay yerinde Salman K. ve Ali Hamza K.’nın elinde pompalı tüfek vardı ve ateş ettiler. Karşıdan gelen araçtan Fatih Tekin ve Enes indi. İkisinin de elinde silah vardı. Fatih ateş etti. Enes’in elinde tabanca vardı ancak aracın arkasında olduğu için ateş edip etmediğini görmedim. Silahları Ali Hamza K.’nın evden getirip aşağı indirdiğini gördüm. Bekir’in elinde silah görmedim ve silah getirdiğini de bilmiyorum. Ben olay sırasında darp edildim ve polisin çağrılmasını istedim. Aracın arkasına saklandığım için kimin nereye ateş ettiğini görmedim, sadece silah seslerini duydum" ifadelerine yer verdi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteleyerek, tutuklu sanıklar Ali Hamza K., Ömer Yasin K., Cuma K. ve Salman K. ile suça sürüklenen çocuklar Bekir K. ve Muhammet Samet P.’nin tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına karar verdi. Olay geçmişi Olay, 23 Mart 2025 tarihinde Şehitkamil ilçesi Sam Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, iftar saatinde Fatih Tekin (33) ve akrabası Enes Şimşek’in (25) bulunduğu aracın önü husumetli oldukları şahıslar tarafından kesildi. Araçtan inen ikili ile şahıslar arasında tartışma çıktı. 3-4 kişi olduğu tahmin edilen şahıslar, Fatih Tekin ve Enes Şimşek’e pompalı tüfekle ateş etti. Vücuduna isabet eden saçmalarla Fatih Tekin olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralanan Enes Şimşek de sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı Şehitkamil Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. (FA-SVY-Y)
Düzce’nin yeni cazibe merkezi olacak
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:09 Düzce’nin yeni cazibe merkezi olacak Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü tarafından ‘şehrin yeni cazibe merkezi’ hedefiyle hayata geçirilen Cedidiye Kent Meydanı Projesi tüm hızıyla devam ediyor. Proje kapsamında, meydanın ikinci etabında inşa edilen çarşı dükkanları gözle görülür şekilde yükselmeye başladı. Cami, meydan ve çarşı konseptiyle planlanan projede, iki bloktan oluşacak Cedidiye Çarşısı’nın inşaatı sürüyor. 24’ü bodrum katlı olmak üzere toplam 49 dükkânın inşası belirlenen takvime uygun şekilde ilerliyor. 30 ila 50 metrekare arasında değişen dükkânlar, Cedidiye Camii’nin silüetini koruyacak şekilde 4,70 metre yükseklikte inşa ediliyor. Ayrıca cephe tasarımında tercih edilen taş kaplama ile hem camiyle hem de projenin birinci etabındaki yapılarla estetik bir bütünlük sağlanması hedefleniyor. Düzce Belediyesi iştiraki Beltaş tarafından 5 Şubat’ta başlayan temel kazılarının ardından gelinen son noktada; A ve B blokların bodrum katları ile zemin kat kolon imalatları başarıyla tamamlandı. A blokta ise zemin kat döşeme kalıp imalatı bitirilerek bir üst aşamaya geçiş sağlandı. Sadece üst yapı değil, projenin uzun ömürlü ve sağlıklı bir işleyişe sahip olması için altyapı çalışmalarına da ağırlık veriliyor. Bu doğrultuda; blokların çevresel stabilitesini sağlayacak olan geri dolgu işlemleri tamamlandı. Modern şehircilik standartlarına uygun olarak A ve B blokların altyapı kanalizasyon ara toplamaları gerçekleştirildi. Projenin mimari siluetini ortaya çıkaracak olan duvar örme işlemleri de hız kazandı. Ekiplerin yoğun mesaisi neticesinde A ve B blokların bodrum kat duvarları örülerek katların iç bölümlendirme hazırlıklarına başlandı. Proje tamamlandığında Cedidiye Kent Meydanı’nın, hem ticaretin hem de sosyal yaşamın kalbinin attığı yeni bir cazibe merkezi olması bekleniyor.
Kadirli’de sel felaketi: Evler ve iş yerleri sular altında kaldı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:10 Kadirli’de sel felaketi: Evler ve iş yerleri sular altında kaldı Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde etkili olan sağanak yağış sonrası yaşanan taşkında çok sayıda araç, ev ve iş yeri zarar gördü. Edinilen bilgilere göre, dün akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak yağışın ardından debisi yükselen Bülbül Deresi ve Savrun Çayı çevresindeki yerleşim alanlarını su bastı. İlçede birçok araç sel sularına kapılırken, ev ve iş yerlerinde ciddi hasar meydana geldi. Yağmurda telefonunun da suya düştüğünü yardım için kimseyi arayamadığını söyleyen Melek Yapıcı, "Yalnız çiseliyordu, torunun evi var aşağıda. Oraya gidelim dedik, araba çağırmıştık. Araba gelmeye kalmadı, sel bastı. Bir oğlan var yanımda, o da sakat kolumla. Bir de benim, başka kimse yok. Komşular kurtardı. Ne buzdolabı kaldı, ne televizyon kaldı, ne çamaşır makinesi; yeni elime geçmişti, o da gitti. Hastaneye götürdüler sonra beni akşam da komşularda kaldım" diye konuştu. "Yağmur başladığında dükkanda çalışıyorduk" diyen Batuhan Çuhadar ise, "Biz içerideydik, uygulama aracı vardı içeride, müşteri arabası. Oto detay yapıyorduk. Zaten arkadaş burada oturuyordu, dışarıdan suyun geldiğini görünce, ’ileriden yüksek bir su geliyor’ dedi. Biz de kepenkleri açınca baktık; artık su rampanın seviyesine, girişin seviyesine gelmişti. Zaten kendimizi dışarı atmamızla su diz seviyesinin üstündeydi. Kapatmayı da unuttum artık sel suları içeriye girmiş. Sağlık olsun, yapacak bir şey yok. İçeriye de bakabilirsiniz, çekip. Olan oldu artık. Sağlık olsun, cana gelmesin" dedi.
Uludağ İçecek Türk A.Ş.’den tam isabet
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:06 Uludağ İçecek Türk A.Ş.’den tam isabet Uludağ İçecek Türk A.Ş., öğrenci ve genç sporculara basketbol şut makinesi hediye etti. Sporun ve sanatın destekçisi Uludağ İçecek Türk AŞ., 2000-2002 yılları arasında Çağdaş Eğitim Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten, Uludağ Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Ayhan Kızıl anısına, geçtiğimiz yıl aralık ayında açılışı gerçekleştirilen spor salonunda kullanılması ve genç sporcuların yetişmesine katkı sağlaması adına, basketbol şut makinesi bağışladı. Bursa’nın gelişimine ve değişimine büyük katkılar sunan Prof. Dr. Ayhan Kızıl’ın anısına, öğrencilerin kullanması ve sportif başarılara ulaşması amacıyla kuruma bağışlanan şut makinesinin teslim töreninde konuşan Uludağ İçecek Türk AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, "Bu makinenin, gençler arasından doğru basketbolcuların keşfedilmesine ve yeni sporcuların yetişmesine katkı sağlamasını temenni ediyoruz. Basketbolun, bireye disiplin kazandıran ve onu öne çıkaran önemli bir spor olduğuna inanıyoruz. Rahmetli babam Prof. Ayhan Kızıl, bu kurumda iki yıl boyunca yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlenmiş, Uludağ Üniversitesi tarihinde en uzun süre yöneticilik yapmış isimlerden biri olmuştur. Kendisiyle büyük gurur duyuyoruz. Onun temellerini attığı bu kıymetli kuruma, Uludağ İçecek’in katkılarıyla bir şut atma makinesi kazandırmış bulunuyoruz. Bu okulun futbol, basketbol ve diğer sportif - kültürel faaliyetlerinde her zaman gönülden destekçisi olmaya devam edeceğiz. Hepimiz için hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Uludağ İçecek Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’a teşekkür plaketini takdim eden ÇEK Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Alpay ise, "Çocukların ve gençlerin akademik başarılarının yanı sıra, sosyal, kültürel ve sportif gelişimlerini de destekleyen projeleri hayata geçirme hedefiyle durmaksızın çalışıyoruz. Bu spor salonu da bu anlayışın somut örneklerinden biri olarak geçtiğimiz aralık ayında tamamlandı. 2000-2002 yılları arasında yönetim kurulu başkanlığımızı yürüten, aynı zamanda Uludağ Üniversitesi geçmiş dönem Rektörlüğü görevini de üstlenen merhum Prof. Dr. Ayhan Kızıl’ı da bu vesileyle rahmetle anıyorum. Bugün de gördüğümüz üzere Kızıl ailesi değerli destekleriyle her zaman bizlerin yanında olmaya devam ediyor. Bu tesis sadece spor salonu kimliği taşıyan bir bina değil; aynı zamanda çocuklarımızın özgüven kazanacağı, disiplin geliştireceği, takım ruhunu öğreneceği ve sağlıklı bir yaşam kültürü edineceği bir eğitim birimidir. Spor salonumuzdan, okullarımızın kullandığı saatler dışındaki zamanlarda da katma değer üretecek şekilde faydalanmayı amaçlıyoruz. Salonumuzu bu amaç doğrultusunda sürdürülebilir gelir kaynağına dönüştürerek, buradan elde edeceğimiz gelirle çok daha fazla öğrencinin hayatına dokunacak Tam Bursluluk Programımıza destek sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Tören programı, toplu fotoğraf çekiminin ardından 3 Mart Azizoğlu Ortaokulu Basketbol Takımının özel gösterisiyle sona erdi.
Sanık Yılmaz: "Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:05 Sanık Yılmaz: "Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 18. oturumunda usulsüz bir şekilde seçim sandık verilerini kaydettiği ve yurt dışına sızdırılmasını sağladığı iddia edilen Orhan Gazi Erdoğan ve İstanbul Senin uygulaması içerisinden hukuka aykırı kaydettiği verilerin yurt dışına sızdırılmasını sağladığı iddia edilen sanık Ulaş Yılmaz savunma yaptı. Erdoğan savunmasında "Olmayan bir veriyi gönderdiğim iddiasıyla aylardır 4 duvar arasında günlerimi geçirmeye çalışıyorum" dedi. Sanık Yılmaz ise "İstanbul Senin’de benim hiçbir yetkim yok. İBB Hanem’in de ne olduğunu bilmiyorum. Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım" şeklinde savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 18. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada sanık Orhan Gazi Erdoğan ve Ulaş Yılmaz savunma yaptı. İddianamede, İBB Hanem uygulaması için usulsüz bir şekilde seçim sandık verilerini kaydettiği, hukuka aykırı kaydedilen verilerle konum bilgilerini eşleştirdiği ve yurt dışına sızdırılmasını sağladığı iddia edilen Orhan Gazi Erdoğan duruşmada savunma yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi bilgi işlem sorumlusu tutuklu sanık Orhan Gazi Erdoğan, görevinin partinin dijital alt yapısının geliştirmek ve kullanıcıların hizmetine sunmak olduğunu söyledi. Erdoğan, "Görevlerimden biri partinin talep ettiği listeleri indirip partinin sistemine aktarmak ve kullanımına açmaktır. Her partide vardır bu sistem ve hepsi kullanır. Ben savcımıza kişisel bir veri göndermediğimi söyledim. Sandık numarası bu ara listelerde olmaz. Savcı bunu pek dikkate almak istemedi. Ben böyle bir veri göndermediğimi söyledim. İlk defa da savcılığa çıkmışım. Benden 2 buçuk yıl önceki veriyi hatırlamamı istiyor savcı. Örnek veri olabilir dedim. ‘Seçmen listesi gönderdin mi?’ diye bana nöbetçi mahkemede de soruldu. Olmayan bir veriyi gönderdiğim iddiasıyla aylardır 4 duvar arasında günlerimi geçirmeye çalışıyorum. Olmayan bir şeyi nasıl gönderdim ben anlayamıyorum. İBB Hanem ile ilgili ne bir arkadaşın ifadesinde, ne başka bir yerde hakkımda söylem var. İBB Hanem’in ne olduğunu ben de burada öğreniyorum. Olmayan bir uygulama. İçinde kişisel veri olmayan işlenmiş data verilerini vermiş olabilirim. İşlenmiş data örneğinden kastım; bir ilçede kaç tane Erzurumlu var gibi istatistik veriler. Ben kişisel olmayan veriyi birçok kişiyle paylaşırım" dedi. Ardından iddianamede İstanbul Senin uygulaması içerisinden hukuka aykırı kaydettiği verilerle konum bilgilerini eşleştirdiği ve verilerin yurt dışına sızdırılmasını sağladığı belirtilen tutuklu sanık Ulaş Yılmaz’ın savunmasına geçildi. İBB Sosyal Medya danışmanı olan ve Ekrem İmamoğlu’nun sosyal medya hesaplarını yönettiği iddia edilen Ulaş Yılmaz "Ben burada olmayı gerçekten hak etmiyorum. Bu dosyada suçlu olduğumu gösterecek tek bir delil bulunmamaktadır. Hatta ve hatta şahsıma karşı somut bir iddia dahi yönetilmemektedir. Ciddi bir hatanın ya da kastın en hafif tabiriyle özensizliğin mağduruyum. Çıkar amaçlı hiçbir faaliyette bulunmadım. Çalıştığım kurumun legal ve olağan işleri dışında kimseden bir emir almadım. Kimseyle özel bir gizli bağım olmadı. Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım. Kamuya verilen zararı kişinin kendi varlığına, kendi aklına verdiği bir zarar olarak değerlendiren biriyim. Profesyonel iş yaşantıma Kadıköy Belediyesi ile başladım. Farklı birimlerde çalıştıktan sonra iletişim, kurumsal iletişim departmanında çalıştım. Ben İstanbul Senin uygulamasında çalışmadım, İBB Hanem’i de sizden duydum. İstanbul Senin’de benim hiçbir yetkim yok. İBB Hanem’in de ne olduğunu bilmiyorum" şeklinde savunma yaptı. Duruşmaya sanık savunmaları ile devam edilmek üzere öğle arası verildi.