Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
YEREL HABERLER
Tramvay yoluna giren otomobil direğe çarparak durabildi: 1 yaralı
24 Nisan 2026 Cuma - 04:38:38
Kayseri’nin Talas ilçesinde yağışlı havada kontrolden çıkan otomobil tramvay yoluna girerken, direğe çarparak durabildi. Kazada otomobil sürücüsü yaralandı. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Mevlana Mahallesi Turgut Özal Caddesi üzerinde meydana gelen trafik kazasında, M.K. yönetimindeki 06 ENC9 11 plakalı otomobil yağışlı havanında etkisiyle kontrolden çıkarak, tramvay yoluna girdi. Savrulan otomobil tramvay yolundaki direğe çarparak durabilirken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri de M.K.’yı ilk müdahalenin ardından ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırdı. Çalışmaların ardından otomobil tramvay yolundan çekiciyle kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
24 Nisan 2026 Cuma - 02:04
Yılların hasreti sona erdi, hacı adayları kutsal topraklara uğurlandı
Kırıkkale’de 164 hacı adayı, dualar eşliğinde kutsal topraklara uğurlandı. Aileleriyle vedalaşırken duygulanan hacı adayları, yıllardır bekledikleri hac yolculuğuna çıkmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşadı. Kırıkkale İl Müftülüğü tarafından Nur Camii’nde hac uğurlama programı düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından dualar edildi. Hacı adayları, aileleri ve yakınlarıyla vedalaşırken duygusal anlar yaşadı. İl Müftüsü Abdurrahman Kotan, hacı adaylarına seslenerek, "Siz Rahman’ın misafirlerisiniz. Gittiğiniz yer Beytullah, Allah’ın evi" sözleriyle kutsal yolculuğun önemini anlattı. Kotan, "Şunu iyi bilin, siz Rahman’ın misafirlerisiniz. Allah’a misafir olarak gidiyorsunuz. Misafirliğinizi iyi bilin. Gittiğiniz yer Beytullah, Allah’ın evi. Sizin evinize bir misafir gelirse nasıl davranmasını isterseniz, siz de orada sözlerinizle ve eylemlerinizle öyle olun. Şimdi siz de Allah’ın evine misafir gidiyorsunuz. Samimiyetinize ve gayretinize karşılık şunu bilin; Allah da size ikramda bulunacak. Ama gayret edeceksiniz" dedi. Yıllardır hac ibadetini bekleyen vatandaşlar, kutsal topraklara gitmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşadı. Hacı adayı Gürci Gündoğdu (68), "Allah herkese nasip etsin inşallah. Allah’a emanet olun. 16 yıldır bekliyordum" dedi. 15’ yıldır hacca gitmeyi beklediğini anlatan Aydın Deniz (61) ise, "Allah herkesten razı olsun. Güle güle gidelim, güle güle gelelim. Allah’a emanet olun cümleten. 15 yıldır bekliyorduk. 15’inci kurada çıktı. Allah bu sene nasip etti. Allah utandırmasın. Hayırla gidelim, hayırla gelelim inşallah" ifadelerini kullandı. Çok mutlu olduğunu ifade eden Fatma Özüak (77), yıllardır beklediği hac yolculuğuna çıkmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti. Özüak, "Allah’ım, 16 senedir bekliyordum. Çok şükür kapıları açtı. Yollarına gideceğim, dualarımı edeceğim Rabbime. Sizlere de nasip etsin yavrum. Çok mutluyum. Gelinimle birlikte gidiyoruz" diye konuştu. Hacı adayı Zeycan Özüak (50) da, "Kayınvalidemle birlikte gidiyoruz. Eşim, kayınvalidem ve ben, üçümüz gidiyoruz. Rabbim isteyen herkese nasip etsin. Çok güzel bir duygu. Herkes yaşasın inşallah" dedi.
24 Nisan 2026 Cuma - 01:56
Bursa İnegöl’de arazi kavgası: Baltalar ve sopalar konuştu, 4 yaralı
Bursa’nın İnegöl ilçesinde arazi meselesi nedeniyle çıkan baltalı ve sopalı kavgada 4 kişi yaralandı. Olay, saat 23.00 sıralarında İnegöl’e bağlı kırsal Sarıpınar Mahallesi’nde meydana geldi. İstanbul’da ikamet eden Yasin D. (29), beraberindeki üvey babası Mustafa S. (54) ile birlikte İnegöl’ün Sarıpınar Mahallesi’ne geldi. İddiaya göre, arazi anlaşmazlığı nedeniyle Özgür S. (40) ile Yasin D. arasında dava açıldı. Yasin D., beraberindekilerle birlikte davada Özgür S.’nin şahitliğini yapan Yüksel C. (39)’ye saldırdı. Bir anda büyüyen sopalı ve baltalı kavgada Yasin D. (29), Mustafa S. (54), Osman C. (68) ve Yüksel C. (39) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri ile jandarma sevk edildi. Kavganın sona ermesinin ardından yaralılardan Yasin D. ve Mustafa S. İnegöl Devlet Hastanesi’ne, Osman C. ile Yüksel C. ise özel bir hastaneye kaldırıldı. Jandarma komutanlığı ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.
24 Nisan 2026 Cuma - 01:26
Şırnak’ta 590 milyon TL’lik kaçak altın ve döviz yakalandı
Cizre’de şüphe üzerine durdurulan araçta milyonlarca lira değerinde altın ve döviz ele geçirildi; 3 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Emniyet Genel Müdürlüğünün paylaştığı bilgilere göre; Şırnak Emniyet Müdürlüğü KOM ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde Cizre ilçesinde durumundan şüphelenilen bir araç durduruldu. Araçta yapılan aramalarda, piyasa değeri yaklaşık 590 milyon TL olan kaçak altın ve döviz ele geçirildi. Yapılan operasyonda; 30 adet 1 kilogramlık külçe altın 85 kilo 939,5 gram (66 parça halinde) altın, 90 bin 600 Dolar ve 7 bin 470 Euro ele geçirildi. Operasyon kapsamında 3 şüpheli şahıs hakkında adli işlem başlatıldı.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:35
Bolu’da nisan ayında kar sürprizi
Bolu’da hava sıcaklıklarının aniden düşmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kar yağışı etkili oldu. Kent genelinde hava sıcaklıklarının aniden düşmesiyle birlikte soğuk hava etkisini gösterdi. Akşam saatlerinde ise Köroğlu Dağları’nın eteklerinde yer alan Sarıalan yaylasında kar yağışı etkisini gösterdi. Kar yağışının yüksek kesimlerde hafta boyunca aralıklarla devam etmesi bekleniyor.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:30
78 ilde arttı, bu 3 ilde azaldı
Bu yılın ilk 3 ayında Adana, Hatay ve Bitlis’te traktör sayısı azalış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın mart ayına ilişkin "Motorlu Kara Taşıtları" verilerini açıkladı. Verilere göre, ülke genelinde traktör sayısı yılın ilk çeyreğinde artış gösterse de, artış hızındaki yavaşlama ve bazı tarım şehirlerindeki sayısal azalış dikkati çekti. 2025 yılı aralık ayı sonunda 2 milyon 315 bin 504 olan toplam traktör sayısı, bu yılın ilk üç ayında 5 bin 749 adet artarak mart sonu itibarıyla 2 milyon 321 bin 253’e ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde traktör sayısındaki artışın 12 bin 359 olduğu göz önüne alındığında, bu yıl artış hızının yarı yarıya düştüğü görüldü. 3 ilde traktör sayısı azaldı Ülke genelindeki 78 ilde traktör varlığı artarken, sadece 3 ilde düşüş yaşandı. Bu illerden ikisinin Doğu Akdeniz bölgesinde yer alması verilerdeki en çarpıcı detay oldu. TÜİK verilerine göre, traktör sayısı, Adana’da 63 bin 157’den 63 bin 60’a, Hatay’da 27 bin 572’den 27 bin 562’ye ve Bitlis’te 4 bin 636’dan 4 bin 620’ye geriledi. Yağışlar ve finansal zorluklar etkili oldu Tarımsal üretimin lokomotif şehirlerinden Adana ve Hatay’da, yılın ilk aylarında aşırı yağışlar, su taşkınları ve sel felaketleri etkili oldu. Binlerce dönüm arazinin sular altında kalması ve seralarda yaşanan ağır hasarlar, üreticinin maliyetlerini artırırken yeni yatırım gücünü kısıtladı. Öte yandan, ülke genelindeki artış hızının düşmesinde kredi faiz oranlarının yüksekliği ve finansmana erişimde yaşanan zorlukların da temel etkenler olduğu ifade ediliyor.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:30
Esenyurt’ta kaza sonrası ortalık karıştı
Esenyurt’ta kaza yapan şahıs olay yerinden kaçtı. Sürücünün kaçmaya çalıştığını fark eden şahıslar ise otomobile saldırdıkları sırada ezilme tehlikesi atlattı.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:29
Bursa terminalinde yolcu ile şoför kavgası
Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde yolcu ile otobüs şoförü arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:25
Şiddetin görünen yüzünün ardında aile, çevre ve yalnızlaşma var
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar toplumda endişeyi artırırken, uzmanlar bu tür vakaların yalnızca ortaya çıktığı an üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Aile yapısından akran ilişkilerine, empati eksikliğinden kontrolsüz dijitalleşmeye kadar uzanan çok sayıda faktörün bu süreci etkilediğini belirten uzmanlar, fiziki güvenliğin önemli olduğunu ancak asıl meselenin psikolojik güvenliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çocukların karıştığı şiddet olayları son dönemde toplumun farklı kesimlerinde artan bir endişeye neden olurken, uzmanlar bu vakaların yalnızca ortaya çıktığı an üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağı vurguluyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik , yaşanan tablonun çok daha derin bir arka plana sahip olduğunu belirterek, aile yapısından akran ilişkilerine, empati eksikliğinden kontrolsüz dijitalleşmeye kadar uzanan çok sayıda faktörün bu süreci beslediğini ifade etti. Çelik’e göre, olayların anlaşılabilmesi için sadece sonuçlara değil, bu sonuçlara götüren gelişimsel ve sosyal süreçlere de odaklanılması gerekiyor. "20-21 yaşlara kadar dürtü kontrol mekanizması daha zayıftır" Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan hadiselere ilişkin değerlendirmesinde çocuk ve ergen psikolojisinin önemine dikkat çeken Çelik, "Evvela suç işleyen birey ve suça sürüklenen çocuk meselesi var. Bu, hem hukuk sisteminin tartışma konusu hem de psikologların, nöropsikologların ve özellikle gelişim psikologlarının üzerinde durduğu bir konudur. Birey, 20-21 yaşlara kadar dürtü kontrol mekanizması bakımından daha zayıftır. İlk ergenlik dönemlerinde birey, yaptığı davranışların sonuçlarını öngöremeyebilir; dürtülerini kontrol etmekte daha zayıf kalabilir" diye konuştu. "Ailedeki dengesiz tutum çocuğun davranışlarına da yansıyabiliyor" Şiddet davranışlarının ortaya çıkmasında aile yapısının belirleyici etkenlerden biri olduğunu söyleyen Çelik, "Burada özellikle sosyal çevre, akran çevresi, dönemin iklimi, gelişimsel özellikler ve aile faktörü önemli. Özellikle aile, ebeveyn tutumlarında dengeli bir tutum sergilemezse; aşırı katı, aşırı disiplinli ya da tam tersine aşırı boş vermiş bir yaklaşımda bulunursa, bu durum bireyin, yani çocuğun dışarıya dönük davranışlarında da dengesizleşmeye sebep olabiliyor. Empati eksikliği olan, bağlanma problemleri yaşayan bir ailede yetişen çocuklarda karşı tarafa zarar verme, öfke davranışı ya da şiddet davranışında bulunma eşiği daha kolay aşılabiliyor diyebiliriz" ifadelerini kullandı. "Kontrolsüz dijitalleşme sosyal grupları denetimsiz hale getirdi" Geçmişte ergenlik dönemindeki arkadaşlıkların daha çok oyun ya da spor arkadaşlığı şeklinde kurulduğunu kaydeden Çelik, bugün ise dijital alanların çocuklar üzerindeki etkisinin daha güçlü hale geldiğini belirtti. Çelik, "Bugün maalesef kontrolsüz dijitalleşme, kontrolsüz sosyal medya kullanımı ve bunun yeterince denetlenememesi, sosyal grupları kontrol edilemez bir mekanizma içinde topladı. Bu durum da dürtüsünü kontrol edemeyen çocukların şiddet davranışlarına yönelmesinin önünü açabiliyor. Bütün bu faktörler birleştiğinde maalesef bugün yaşadığımız elim hadise karşımıza çıkıyor. Başta söylediğim gibi bu bir başlangıç, sebep değil; aslında bugün sonucu yaşıyoruz. Buraya getiren sebepleri iyi irdelemek gerekiyor" diye konuştu. "Asıl mesele psikolojik güvenliği artırmak" Fiziki güvenlik önlemlerinin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını söyleyen Çelik, "Okul çevrelerinde veya çocuklarımızın, gençlerimizin bulunduğu bölgelerde fiziki güvenliği artırmak elbette önemli. Ama bana göre asıl mesele psikolojik güvenliği artırmak gerekiyor" dedi. Yalnızlaşmanın giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini ifade eden Çelik, "Günümüzde gençlerimiz ve yetişkin bireylerimiz yalnızlaşmanın pençesinde. Geniş aile kavramının kaybolduğu, çekirdek aile yapısının ve bireyselleşmenin öne çıktığı bir toplumda, özellikle dijitalleşmenin kontrolsüz biçimde artmasıyla birlikte bu yalnızlığın oluşturduğu boşluğu farklı unsurlar doldurabiliyor" ifadelerini kullandı. "Okullarda daha sıkı takip ve ailelere yönelik bilinçlendirme şart" Bu noktada hem devletin hem yerel yönetimlerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Çelik, "Burada önemli olan mesele, bu yalnızlaşmayı doğru ele almak. Hem devlet bağlamında hem yerel yönetimler bağlamında uzman sayısını artırıp, okullarda bu tarz normal dışı davranışlar gösteren ergenlerimize ve çocuklarımıza daha sıkı takip uygulamak; aileleri bilinçlendirip çocukların duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalar yapmak gerekiyor" dedi. "Toplumun tamamı dolaylı travma yaşıyor" Yaşanan olayların geniş çaplı psikolojik etki oluşturduğunu ifade eden Çelik, "Bugün yaşadığımız bu hadisede çok yüksek ihtimalle toplumun tamamı, özellikle olay çocuklar üzerinden cereyan ettiği için dolaylı bir travma yaşıyor. Şu anda eminim ki ülkemizin dört bir yanında, şehrimizde de olduğu gibi, çocuklarımız okula gitmekten imtina ediyor ya da aileler çocuklarını okullara göndermekte tereddüt ediyor. Bu, akut dönemde anlaşılabilir bir durumdur" diye konuştu. "Rutini korumak ve eğitim faaliyetlerini sürdürmek gerekiyor" Bu süreçte eğitim düzeninin mümkün olduğunca korunması gerektiğini dile getiren Çelik, "Burada hem eğitimcilere hem de bürokratlara düşen mesele; rutini olabildiğince devam ettirebilmek, eğitim faaliyetlerini aksatmadan sürdürmeye çalışmak ve güvenlik yarasını olabildiğince kapatacak güvenli adımları atmaktır. Bu konuda toplumu, çocuklarımızı ve gençlerimizi ikna edebilmek gerekiyor. Bunun da yolu, ruh sağlığı uzmanı sayısını hem kamuda hem yerel yönetimlerde artırmak. Bu alanlara ayrılan bütçeleri yükseltmek ve yetişen uzmanların özellikle yalnızlaşma, bağ kurma, değerler ve insan ilişkileri noktasında topluma daha fazla katkı sunmasını sağlamaktır. Bu konuya ne kadar fazla kaynak, zaman ve insan gücü ayırırsak, bu elim hadiseleri yaşama ihtimalimiz de o kadar azalacaktır" şeklinde konuştu. "Birçok okulda öğrenci başına düşen psikolojik danışman sayısı çok düşük" Okullardaki rehberlik hizmetlerine de değinen Çelik, "Okullarda rehber öğretmenler var, psikolojik danışmanlar var. Ancak psikologların, rehber öğretmenlerin ve psikolojik danışmanların istihdamının artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü veriye dayalı konuşuyoruz. Birçok okulda öğrenci başına düşen psikolojik danışman, rehber öğretmen ya da psikolog sayısı çok düşük seviyelerde. Dolayısıyla ruh sağlığı gözleminde, özellikle davranış gözleminde normların dışında davranış sergileyen çocukları takip etmede öğretmenlerimiz ve hocalarımız yeterli zamanı ayıramayabiliyor. Bu nedenle kanun yapıcıların bu alana önem göstermesi, bütçeyi artırması ve ruh sağlığı uzmanı, psikolojik danışman, psikolog ya da rehber öğretmen sayısını artırması gerekiyor. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu tehlikeli, kontrolsüz dijitalleşmenin pençesinden kurtarmak; bunu önceden fark etmek ve önlem alabilmek için bu adımların gerekli olduğunu kesinlikle düşünüyoruz" dedi.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:26
Sütlacıyla meşhur Hamsiköy’ün ismi yıllar içinde değişime uğramış
Trabzon’un Maçka ilçesine bağlı meşhur sütlacıyla ün yapmış Hamsiköy’ün isim hikayesi dikkat çekiyor. Hamsiköy’ün ismi, Rumlar döneminde Ciharlı, Osmanlı döneminde "Hamse" yaklaşık bir asırdır da Hamsiköy olarak anılırken mahalle sakinleri bugünkü ismiyle anılmaya devam etmesinin en uygun seçenek olduğu söylüyor. Mahalle sakinleri, büyüklerinin aktardığına göre, "Hamse" kelimesi Arapça’da "beş" anlamına geldiğini ancak telaffuz farklılıkları ve dilde yaşanan değişimler etkisiyle bu isim zamanla "Hamsiköy" şeklini aldığını belirtirken mahallenin adı, günümüzde bilinen hâline kavuştuğunu söylüyor. Bölgenin tarihine dair detaylı bilgiye ulaşmanın zor olduğu, özellikle çevre köyler dışında bu geçmişi bilen kişi sayısının oldukça sınırlı olduğu ifade eden çevre sakinleri buna rağmen, yaklaşık bir asırdır kullanılan "Hamsiköy" ismi, hem halk arasında hem de genel kullanımda yerleşmiş olduğunu belirtiyor. Mahalle sakinleri mevcut ismin korunmasından yana olduklarını belirtirken. Trabzon ile özdeşleşen "hamsi" kültürünün çağrışımı, bölgenin meşhur sütlacıyla birlikte anılması ve uzun yıllardır bu isimle tanınması, "Hamsiköy" adının benimsenmesini güçlendirdiğini kaydettiler. Çevre sakinlerinden 73 yaşındaki Avni Arslan mahallenin ilk isminin Rumlar döneminde Ciharlı olduğunu kaydederek" Hamseden gelme, beş mahalleden ibarettir. Çok eskiden böyle bir durum yoktu. Burasının asıl adı Ciharlı’dır. Rumlardan kalma. Hamsiköy’ün ismi de Ciharlı’dır. Sonradan Hamsiköy kurulunca, beş mahalle buraya bağlı olduğu için Hamsiköy ismini almıştır. Günümüzde ise burası köy statüsünden çıkmış ve Hamsiköy Mahallesi olmuştur. Buradan geçen yol çok eski bir İpek Yolu’dur. Karadeniz’i, Türkiye üzerinden Asya’ya ve İran’a bağlayan önemli bir güzergâhtır. Biz buranın Hamsiköy ismiyle anılmasını istiyoruz. Rumlardan sonra da sürekli Hamsiköy olarak anılmıştır. Yani yaklaşık yüz yıldır bu isim kullanılmaktadır. Beş mahalleden oluştuğu için Arapçada "hamse" beş anlamına gelir; ancak bunun isimle doğrudan bir ilgisi yoktur. Asıl adı Hamsiköy’dür. Sonradan hamsiden geldiği yönünde yorumlar yapılmış ve bu şekilde anılmaya devam etmiştir" dedi. Çevre sakinlerinden 62 yaşındaki Nazmi Kayıkçı, mahallelerinin ismini Hamsiköy olarak anılmasından yana olduklarını belirterek "Burasının ilk ismi Ciharlı idi. Beş köyün birleşiminden oluştuğu için, Arapçada "beş" anlamına gelen "hamse" kelimesinden hareketle buraya Hamseköy deniliyordu. Biz ise Hamsiköy denmesinden yanayız; zaten her yerde Hamsiköy olarak biliniyor ve bu şekilde anılıyor. Burası, İpek Yolu’nun İran transit güzergâhı üzerindedir. Daha önce de İpek Yolu olarak kullanılıyor, develerle ulaşım sağlanıyordu" diye konuştu. Eski isimleri bilen pek yok Çevre sakinlerinden 35 yaşındaki İzzet Alkurt, mahallelerinin eski isimlerini bilen pek olmadığını ifade ederek, "Eskiden mahallemizin ismi Ciharlı diye adlandırılıyordu. Yani eski ismi Ciharlı olarak geçiyordu. Büyüklerimizden duyduğumuza göre Hamse Arapça’da beş demektir. Daha sonra halkımızın telaffuzundan olsun dil devriminden kaynaklı ismi Hamsiköy’e çevrildi. Bildiğim kadarıyla civar köyler hariç tarihçesini bilen yoktur. Biz Hamsiköy isminde yanayız. Çünkü Hamsiköy, hamsinin Trabzon’la özdeşleşmiş olması buraya yakışır olması bu isimle belli bir zamandan sonra tanınıyor olması sütlacının meşhurluğu derken ismi Hamsiköy olarak kalması en uygunudur bence. Yaklaşık bir asırdır bu isim kullanılmakta" dedi. Çevre sakinlerinden 59 yaşındaki Olgun Yazar ise, "Köyümüz, eski İpek Yolu üzerinde yer almaktadır. Beş köyden ibarettir. Arapçada "hamse" beş anlamına gelir. Ancak halkımız "hamse" diyemeyip "hamsi" şeklinde ifade etmiş ve köyümüz ismini buradan almıştır" diye konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:22
Sütlacıyla meşhur Hamsiköy’ün isim hikayesi yıllar içinde değişime uğramış
Trabzon’un Maçka ilçesine bağlı meşhur sütlacıyla ün yapmış Hamsiköy’ün isim hikayesi dikkat çekiyor. Hamsiköy’ün ismi, Rumlar döneminde Ciharlı, Osmanlı döneminde "Hamse" yaklaşık bir asırdır da Hamsiköy olarak anılırken mahalle sakinleri bugünkü ismiyle anılmaya devam etmesinin en uygun seçenek olduğu söylüyor. Mahalle sakinleri, büyüklerinin aktardığına göre, "Hamse" kelimesi Arapça’da "beş" anlamına geldiğini ancak telaffuz farklılıkları ve dilde yaşanan değişimler etkisiyle bu isim zamanla "Hamsiköy" şeklini aldığını belirtirken mahallenin adı, günümüzde bilinen hâline kavuştuğunu söylüyor. Bölgenin tarihine dair detaylı bilgiye ulaşmanın zor olduğu, özellikle çevre köyler dışında bu geçmişi bilen kişi sayısının oldukça sınırlı olduğu ifade eden çevre sakinleri buna rağmen, yaklaşık bir asırdır kullanılan "Hamsiköy" ismi, hem halk arasında hem de genel kullanımda yerleşmiş olduğunu belirtiyor. Mahalle sakinleri mevcut ismin korunmasından yana olduklarını belirtirken. Trabzon ile özdeşleşen "hamsi" kültürünün çağrışımı, bölgenin meşhur sütlacıyla birlikte anılması ve uzun yıllardır bu isimle tanınması, "Hamsiköy" adının benimsenmesini güçlendirdiğini kaydettiler. Çevre sakinlerinden 73 yaşındaki Avni Arslan mahallenin ilk isminin Rumlar döneminde Ciharlı olduğunu kaydederek" Hamseden gelme, beş mahalleden ibarettir. Çok eskiden böyle bir durum yoktu. Burasının asıl adı Ciharlı’dır. Rumlardan kalma. Hamsiköy’ün ismi de Ciharlı’dır. Sonradan Hamsiköy kurulunca, beş mahalle buraya bağlı olduğu için Hamsiköy ismini almıştır. Günümüzde ise burası köy statüsünden çıkmış ve Hamsiköy Mahallesi olmuştur. Buradan geçen yol çok eski bir İpek Yolu’dur. Karadeniz’i, Türkiye üzerinden Asya’ya ve İran’a bağlayan önemli bir güzergâhtır. Biz buranın Hamsiköy ismiyle anılmasını istiyoruz. Rumlardan sonra da sürekli Hamsiköy olarak anılmıştır. Yani yaklaşık yüz yıldır bu isim kullanılmaktadır. Beş mahalleden oluştuğu için Arapçada "hamse" beş anlamına gelir; ancak bunun isimle doğrudan bir ilgisi yoktur. Asıl adı Hamsiköy’dür. Sonradan hamsiden geldiği yönünde yorumlar yapılmış ve bu şekilde anılmaya devam etmiştir" dedi. Çevre sakinlerinden 62 yaşındaki Nazmi Kayıkçı, mahallelerinin ismini Hamsiköy olarak anılmasından yana olduklarını belirterek "Burasının ilk ismi Ciharlı idi. Beş köyün birleşiminden oluştuğu için, Arapçada "beş" anlamına gelen "hamse" kelimesinden hareketle buraya Hamseköy deniliyordu. Biz ise Hamsiköy denmesinden yanayız; zaten her yerde Hamsiköy olarak biliniyor ve bu şekilde anılıyor. Burası, İpek Yolu’nun İran transit güzergâhı üzerindedir. Daha önce de İpek Yolu olarak kullanılıyor, develerle ulaşım sağlanıyordu" diye konuştu. Eski isimleri bilen pek yok Çevre sakinlerinden 35 yaşındaki İzzet Alkurt, mahallelerinin eski isimlerini bilen pek olmadığını ifade ederek, "Eskiden mahallemizin ismi Ciharlı diye adlandırılıyordu. Yani eski ismi Ciharlı olarak geçiyordu. Büyüklerimizden duyduğumuza göre Hamse Arapça’da beş demektir. Daha sonra halkımızın telaffuzundan olsun dil devriminden kaynaklı ismi Hamsiköy’e çevrildi. Bildiğim kadarıyla civar köyler hariç tarihçesini bilen yoktur. Biz Hamsiköy isminde yanayız. Çünkü Hamsiköy, hamsinin Trabzon’la özdeşleşmiş olması buraya yakışır olması bu isimle belli bir zamandan sonra tanınıyor olması sütlacının meşhurluğu derken ismi Hamsiköy olarak kalması en uygunudur bence. Yaklaşık bir asırdır bu isim kullanılmakta" dedi. Çevre sakinlerinden 59 yaşındaki Olgun Yazar ise, "Köyümüz, eski İpek Yolu üzerinde yer almaktadır. Beş köyden ibarettir. Arapçada "hamse" beş anlamına gelir. Ancak halkımız "hamse" diyemeyip "hamsi" şeklinde ifade etmiş ve köyümüz ismini buradan almıştır" diye konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:24
5 buçuk milyon TL’lik vurgunun ardından emekli öğretmeni de dolandırmaya çalışan sahte başkomiserin ‘suç’ oyununu polis bozdu
Hatay’da kendisini başkomiser olarak tanıtan dolandırıcının kimlik bilgilerinin suçta kullanıldığını söylemesine inanan emekli öğretmen, kendisine iletilen hesap numarasına gönderdiği 1 milyon 870 bin TL parasından olmaktan polis ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kurtuldu. Emekli öğretmeni dolandırmaya çalışan ve daha önce İzmir’de yaşayan bir kadını 5 buçuk milyon TL dolandıran şahıs, polis ekipleri tarafından yakalandı.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:24
Adana’da tarımda 1588 projeye 248 milyon TL hibe sağlandı
Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, Adana genelinde kırsal kalkınma destekleri kapsamında bugüne kadar 1.588 projeye 248 milyon TL hibe sağlandığını ve bu yatırımlar sayesinde 2.632 kişiye istihdam oluşturulduğunu söyledi. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, tarafından düzenlenen "Tarımsal İşletme ve Yatırım Kredileri" konulu bilgilendirme ve değerlendirme toplantısında tarımsal yatırımlara yönelik yeni destekler ve finansman imkanları kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantıda konuşan Bayazıt, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında önemli değişikliklerin hayata geçirildiğini belirtti. Yeni dönemde hibe oranı üst limitinin yüzde 50’den yüzde 70’e çıkarıldığını ifade eden Bayazıt, hibeye esas proje tutarının ise 30 milyon TL’ye yükseltildiğini açıkladı. Kadınlar ve genç çiftçilere yönelik pozitif ayrımcılığın sürdüğünü vurgulayan Bayazıt, bütçenin yüzde 20’sinin kadın ve gençlere, yüzde 30’unun ise aile işletmelerine ayrıldığını belirtti. Ayrıca başvurularda kadınlar, gençler, aile işletmeleri ve tarımsal örgütlerin öncelikli olarak değerlendirileceğini ifade etti. Dijital tarım, yapay zekâ ve otomasyon yatırımlarının da destek kapsamına alınmasıyla birlikte sektörün teknolojik dönüşümünün hızlanmasının hedeflendiği kaydedildi. Tasarruflu sulama yatırımlarına yönelik desteklerin de artırıldığını belirten Bayazıt, bu alanda hibeye esas proje üst limitinin 10 milyon TL’ye çıkarıldığını ve hibe oranının yüzde 70’e kadar yükseltildiğini söyledi. Bu desteklerin yüzde 20’sinin kadın ve genç üreticilere ayrıldığı bilgisi paylaşıldı. Adana’da yürütülen projeler hakkında da bilgi veren Bayazıt, 600 metre üzeri alanlarda uygulanan KDAK Projesi kapsamında Kozan Hayvan Pazarı ile Tufanbeyli Yöresel Ürünler Pazarı’nın hizmete kazandırıldığını ifade etti. Proje kapsamında 1.450 üreticiye doğrudan destek sağlanırken, altyapı ve bireysel hibelerle toplam 213 milyon TL kaynak aktarıldığı belirtildi. Bayazıt, öte yandan Adana genelinde kırsal kalkınma destekleri kapsamında bugüne kadar 1.588 projeye 248 milyon TL hibe sağlandığını ve bu yatırımlar sayesinde 2.632 kişiye istihdam oluşturulduğunu açıkladı. Bayazıt ayrıca, 2026 yılı çağrı takvimi kapsamında açıklanan IPARD III Programı ile yatırımcılara ve kırsal altyapı projelerine toplam 214 milyon avro bütçe ayrıldığını belirterek, bu desteklerin Adana tarımı açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:20
Akaryakıt istasyonundan ücretsiz sıcak duş
Amasya’da bir akaryakıt istasyonunda ücretsiz sıcak duş imkanı sunuluyor. Fiyat panosundaki ‘ücretsiz sıcak duş’ yazısını gören şaşırıp kalıyor. 5 yıldır süren sıradışı uygulama en çok uzun yol şoförlerini sevindiriyor. Amasya – Suluova karayolunda akaryakıt ürünlerinin fiyat tarifesinin yer aldığı pano sıradışı bir uygulamaya davetiye çıkarıyor. Gece, gündüz fark edilebilen ‘ücretsiz sıcak duş’ yazısını gören şaşırıp kalıyor. Merak edenler istasyondaki 2 duş kabiniyle karşılaşıyor. Duş yapan sürücülere çay da ikram ediliyor. "Dua etsinler yeter" Uzun yollarda direksiyon sallayan tır ve kamyon şoförlerinin yaşadığı mağduriyeti gözlemlemesi sonrası 5 yıl önce başlattığı ücretsiz uygulamayı sürdürdüğünü belirten akaryakıt istasyonu sahibi Adnan Öksüz, "Şoför arkadaşlarımız günler boyunca duş alma imkanı bulamıyor. Uzun yollarda dinlenemiyor. Müşterimiz olsun, olmasın herkes sıcak duş alabilir. Şampuanı, havlusu da bizden. Dua etsinler yeter" dedi. "Gelene, geçene tavsiye ediyorum" Tabelasındaki yazıyı ilk gördüğünde şaşırdığı istasyona yolu düştükçe uğrayıp duş aldığını anlatan tır şoförü Mehmet Emin Karaköse, "Gelene, geçene tavsiye ediyorum. Geldiğimiz zaman bizlerde hijyenik ortamda duş alıp istirahat ettikten sonra yolumuza devam ediyoruz" diye konuştu. "İnşallah örnek olur" Duş kabinlerinin aktif şekilde kullanıldığına değinen Arif Davulcu da, "İnşallah örnek olur. Diğer alanlarda da böyle çalışmalar olur. Vatandaşlar mutlu. İşletmeyi tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:21
Şifa dağıtan kaldirik otu tezgahlardaki yerini aldı
Düzce’nin yüksek kesimleri ve dik yamaçlarında bahar aylarında kendiliğinden yetişen kaldirik otu, köylü pazarlarındaki tezgahlarda yerini aldı.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:14
İzmir’de kaza yapan araçta yangın çıktı, sürücü hayatını kaybetti
İzmir’in Menderes ilçesinde beton bariyerlere çarptıktan sonra alev alan otomobilde mahsur kalan sürücü hayatını kaybetti. Kaza, dün saat 19.00 sıralarında O-31 İzmir-Aydın Otoyolu Havalimanı gişeleri girişinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Beyza Nur Pürmüs (25) idaresindeki 35 CPT 125 plakalı otomobil, gişelere yaklaştığı esnada kontrolden çıkarak beton bariyerlere çarptı. Çarpmanın şiddetiyle araçta yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle alevler kısa sürede büyüyerek tüm otomobili sardı. Kaza esnasında otomobilin kapılarının kilitli konumda olması ve sürücünün emniyet kemerinin takılı bulunması müdahaleyi zorlaştırdı. Kapıların açılamaması sebebiyle alevlerin ortasında kalan Beyza Nur Pürmüs araçtan çıkarılamadı. İhbar üzerine bölgeye otoyol jandarması, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle araçtaki yangın söndürüldü. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde genç sürücünün yangın sonucunda olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Sürücünün cenazesi, incelemelerin ardından İzmir Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder