Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Öğrencileri taciz eden bakkal kamera kayıtlarından yakalandı 01 Mayıs 2026 Cuma - 09:00:38 Denizli’de okul çıkışında alışverişe gelen kız öğrenciyi cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen bakkal işletmecisi, jandarma tarafından gözaltına alındı. Başka öğrencilerinde aynı istismara maruz kaldığı ortaya çıkan olayda, çıkarıldığı mahkemece ilk etapta serbest bırakılan şüpheli, savcılığın itirazı üzerine tutuklanarak cezaevine gönderildi. Denizli’nin Çivril ilçesinde meydana gelen olayda, bir öğrencinin okulundaki rehber öğretmeni anlatıkları mide bulandıran olayı ortaya çıkardı. Edinilen bilgiye göre, okul çıkış saatinde alışveriş yapmak için bakkala giren bir kız öğrenci, bakkal işletmecisi G.T. (57) tarafından deponun bulunduğu kısımda sıkıştırılarak taciz edildi. Şüphelinin kendisine sarılıp öpmesinin ardından bakkaldan kaçarak uzaklaşan mağdur çocuk, yaşadıklarını okulundaki rehber öğretmenine anlattı. Olayın ortaya çıkmasının ardından aynı okulda eğitim gören 14 yaşlarındaki iki kız öğrenci daha, G.T.’nin daha önce kendilerini belinden tuttuğunu ve omzuna kol atmaya çalıştığını söyleyerek şikayetçi oldu. Kamera kayıtları gerçeği ortaya çıkardı Öğrencilerin ve ailelerinin şikayeti üzerine jandarma ekipleri hızla harekete geçti. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında jandarma tarafından incelenen güvenlik kamerası kayıtları, mağdur çocukların beyanlarını destekledi. Görüntülerde, mağdur kız çocuğunun bakkalın depo kısmına girdiği, bu esnada G.T.’nin de depoda olduğu, depodan çıkan çocuğun yüzünü eliyle silerek uzaklaşmaya çalıştığı ve kısa süre sonra bakkaldan ayrıldığı görüldü. Hemen ardından ise G.T.’nin depodan çıktığı anlar kameralara yansıdı. Soruşturma kapsamında alınan tanık ifadelerinde de şüphelinin genel olarak kız çocuklarına karşı rahatsız edici bakışlarda bulunduğu, ilgili davrandığı ve dokunmaya çalıştığı yönünde beyanlar yer aldı. Önce serbest bırakıldı, savcılık itiraz etti, cezaevine gönderildi Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan şüpheli G.T., karakoldaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan şüpheli, ilk etapta serbest bırakıldı. Ancak soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığı, karara hızla itiraz etti. Savcılığın itirazı ve mevcut delil durumu üzerine tekrar gözaltına alınan G.T., adliye sevki sırasında kendisine basın mensupları tarafından yönetilen soruları yanıtsız bırakırken, elleriyle yüzünü de kapatması dikkatlerden kaçmadı. G.T., çıkarıldığı mahkemece "Çocuğun Cinsel İstismarı" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, tutuklanan şüpheli G.T.’nin geçmiş yıllarda tacizden sabıka kaydı olduğu öğrenildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 08:58 Beylikdüzü’nde başıboş köpekler vatandaşı kovaladı Beylikdüzü’nde sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan vatandaşın o anları güvenlik kamerasına yansıdı. Van’da yaşanan bir olayda da 13 köpeğin saldırısına uğrayan 5 yaşındaki Hamza Özsoy isimi çocuk hayatını kaybetmişti. Olay, Beylikdüzü ilçesi Barış Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, sabah saatlerinde işe gitmek için apartmandan çıkan bir vatandaşa başıboş köpekler saldırdı. Şahıs, saldırıdan apartmana kaçarak kurtuldu. Yaşanan o anlar ise güvenlik kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. Görüntülerde, apartmandan çıkan vatandaşın köpekler tarafından kovalanması üzerine kaçarak apartmana girdiği anlar yer aldı. Öte yandan, Van’da yaşanan bir olayda 13 köpeğin saldırısına uğrayan 5 yaşındaki Hamza Özsoy isimi çocuk hayatını kaybetmişti. "Hayvanlar komşumuza saldırıda bulunmuşlar" Apartmanda yaşayan Ali Öztaç isimli vatandaş, "Sabah erken saatlerde komşumuz işe giderken, sokak köpekleri varmış. Hayvanlar komşumuza saldırıda bulunmuşlar. Çok fazla yok ama buralarda başıboş köpekler var. Komşumuz da korkmuş zaten. Saldırı oluyor ardından komşumuz bina içine giriyor. Zaten sonrasında da köpekler gidiyor. Bu bölgeye ara ara geliyorlar. Belediyeye bilgi verdik. Belediye toplayacaklarını söylediler" dedi. "Önlem almak gerekir" Çevre sakini Hasan Cambazoğlu ise "Bir buçuk iyi aydır iki tanesi dolaşıyor buralarda. Öyle bir vaka daha yeni oldu. Neden oldu bilmiyoruz. Saldırıya uğrayan arkadaşın kendisinin anlatması daha uygun. Tabii önlem almak gerekir" diye konuştu.
01 Mayıs 2026 Cuma - 08:51 Osmaniye’de minik öğrencilerden el emeği bayrak sergisi Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde eğitim veren Vali Celalettin Cerrah Anaokulu tarafından, "Maarifin Kalbinde Çocuk" etkinlikleri kapsamında öğrenci, öğretmen ve velilerin katılımıyla bayrak sergisi düzenlendi. Okul bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte, öğrencilere bayrak ve vatan sevgisini aşılamak amacıyla hazırlanan Türk bayrakları sergilendi. Minik öğrencilerin el emeğiyle ortaya koyduğu çalışmalar, katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Etkinlikte, milli ve manevi değerlerin küçük yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çekilirken, öğrencilerin hem eğlendiği hem de öğrenerek vakit geçirdiği gözlendi. Çocukların kalbinde bayrak temasıyla yola çıkıp böyle bir sergi açtıklarını söyleyen Öğretmen Hüseyin Kılın, "Her yıl 23 Nisan’da bir haftaya yayılan bir program düzenliyoruz. Bu program kapsamında çocuklarımızın da keyif alacağı etkinliklerle dolu bir haftayı tamamlıyoruz. Bu yıl ise özellikle Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan üzücü olaylar nedeniyle programımıza farklı bir anlam katmak istedik. İlçemizde de bir şehidimiz bulunuyor, Adnan Göktürk Yeşil’in anısını yaşatmak ve ona vurgu yapmak amacıyla velilerimizi ve öğrencilerimizi de sürece dahil ederek bir bayrak sergisi düzenledik. Bakanlığımızın "Maarifin Kalbinde Çocuk" temasıyla yola çıkarak, çocuklarımızın kalbinde bayrak sevgisini yerleştirmeyi amaçladık. Bu doğrultuda velilerimiz ve öğrencilerimizin birlikte hazırladığı çalışmalar sergide yer aldı. Katılımcıların emeğiyle ortaya çıkan eserler, büyük bir ilgi ve anlamla sergilendi" diye konuştu.
Diyarbakır’da Mezopotamya Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na yoğun ilgi
24 Nisan 2026 Cuma - 10:41 Diyarbakır’da Mezopotamya Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na yoğun ilgi Diyarbakır’da düzenlenen 17. Mezopotamya Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Diyarbakır Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde 21 Nisan’da başlayan 17. Mezopotamya Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı’nda 300 marka ve 120 firma stant açtı. İki bölümden oluşan fuarın gıda kısmında kahvaltılık ürünler, soslar ile çeşitli yiyecek ve içecekler yer alırken, tarım bölümünde traktörler, tarım dronları ve tarla ekipmanları sergileniyor. Geçen yıl 126 bin kişinin ziyaret ettiği fuara bu yıl 185 binden fazla kişinin katılması bekleniyor. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, fuarla ilgili yaptığı açıklamada, "Amacımız, tarımın daha da gelişmesi ve çiftçilerimizin teknolojiyle buluşmasını sağlamak. Özellikle dron teknolojileri ve traktörlere entegre edilen yeni sistemler fuarımızda dikkat çekiyor. Toplamda 300 marka ve 120 firmanın katılımıyla fuarımız gerçekleşiyor. Bu yıl yağışların bol olduğu bir dönemden geçiyoruz. Umarım fuarımızla birlikte çok daha verimli bir yıl olur. Geçtiğimiz yıl fuarımızı 126 bin ziyaretçi ziyaret etti. Bu yıl ise 180 bin ziyaretçi bekliyoruz. Fuarımızın başta çiftçilerimiz olmak üzere, üreticilerimiz ve tarım sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalar için hayırlı olmasını diliyorum. Tüm bölge insanını, özellikle Diyarbakırlı hemşehrilerimizi fuarımıza davet ediyoruz. Fuarımız 21-25 Nisan tarihleri arasında her gün sabah 09.00’dan akşam 17.00’ye kadar ziyaretçilere açıktır" dedi.
Cam atıklar öğrencilerin elinde sanata dönüştü
24 Nisan 2026 Cuma - 10:40 Cam atıklar öğrencilerin elinde sanata dönüştü Kocaeli’de sıfır atık çalışmaları kapsamında düzenlenen sanat atölyesinde öğrenciler, cam atıkları dekoratif ürünlere dönüştürerek hem geri dönüşüm bilinci kazandı hem de keyifli anlar yaşadı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde cam atık temalı sanat atölyesi düzenledi. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim gören öğrencilerle birlikte düzenlenen sanat atölyesinde cam atıkların yeniden değerlendirilmesi üzerine uygulamalı çalışmalar yapıldı. Etkinlikte, kullanılmayan cam materyaller çeşitli süsleme teknikleri ve geri dönüşüm malzemeleriyle birleştirilerek dekoratif objelere dönüştürüldü. Öğrencilerin aktif katılımıyla gerçekleşen atölye çalışmasında hem geri dönüşüm bilincinin artırılması hem de atıkların sanatsal üretimle yeniden hayata kazandırılması hedeflendi. Cam atıkların sürdürülebilir geri dönüşümü Cam atıkların doğru yönetimi konusunda kamuoyunu bilinçlendirmeyi hedefleyen çalışmalar, sıfır atık hareketi çerçevesinde belirlenen tematik uygulamalarla çevre dostu yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılmasını ve gelecek nesillere daha temiz çevre bırakılmasını vurguluyor. Doğada çözünmesi binlerce yıl sürebilen cam atıklar; kalite kaybı olmadan yüzde 100 ve sonsuz kez geri dönüştürülebilen, kum, soda ve kireçten oluşan değerli bir malzeme olarak öne çıkıyor.
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinde son 10 maç
24 Nisan 2026 Cuma - 10:37 Galatasaray - Fenerbahçe derbisinde son 10 maç Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan son 10 derbide sarı-kırmızılılar 1’i hükmen 5, sarı-lacivertliler de 2 kez kazandı. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Galatasaray pazar günü saat 20.00’de evinde Fenerbahçe ile karşılaşacak. Zirveyi yakından ilgilendiren derbide öncesinde iki takım arasındaki son 10 maça bakıldığında sarı-kırmızılıların üstünlüğü bulunuyor. Ezeli rakipler arasında 7’si lig, 2’si Turkcell Süper Kupa, 1’i de Ziraat Türkiye Kupası olmak üzere oynanan bu müsabakalarda Aslan 1’i hükmen 5 kez sahadan galip ayrılırken, Kanarya ise 2 defa rakibini mağlup etti. 3 mücadele ise berabere sona erdi. İki takım arasında son olarak Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda yapılan Süper Kupa finalini sarı-lacivertliler, 2-0’lık skorla kazandı. Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan son 10 derbi şöyle: 08.01.2023 Fenerbahçe: 0 - Galatasaray: 3 (Lig) 04.06.2023 Galatasaray: 3 - Fenerbahçe: 0 (Lig) 24.12.2023 Fenerbahçe: 0 - Galatasaray: 0 (Lig) 07.04.2024 Galatasaray: 3 - Fenerbahçe: 0 (Hükmen) (Süper Kupa) 19.05.2024 Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 1 (Lig) 21.09.2024 Fenerbahçe: 1 - Galatasaray: 3 (Lig) 24.02.2025 Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 0 (Lig) 02.04.2025 Fenerbahçe: 1 - Galatasaray: 2 (Türkiye Kupası) 01.12.2025 Fenerbahçe: 1 - Galatasaray: 1 (Lig) 10.01.2026 Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 2 (Süper Kupa)
Sosyal medyadaki "paket egzersizlerin" faturası ağır olabilir
24 Nisan 2026 Cuma - 10:34 Sosyal medyadaki "paket egzersizlerin" faturası ağır olabilir Sosyal medyadaki şaşırtıcı "öncesi-sonrası" fotoğrafları ve fenomenlerin önerdiği ağır antrenmanlar ciddi sakatlıklara yol açabiliyor. İnternette satılan veya paylaşılan paket egzersiz programlarının herkes için uygun olamayacağını vurgulayan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ulaş Serarslan, "Herkese uyan bir egzersiz yoktur. Mutlaka işi bir bilenden, uzmandan akıl alarak spora başlamak gerekiyor" diyerek sağlıklı yaşam için doğru bilinen yanlışlara dikkati çekti. Sağlıklı yaşam için yapılan sporun, yanlış teknikler ve bilinçsiz yüklenme nedeniyle sakatlığa dönüştüğünü belirten uzmanlar, özellikle ısınmadan başlanan egzersizler ile kişiye uygun olmayan antrenman programlarının kas, bağ ve eklem yaralanmalarını artırdığına dikkat çekiyor. VM Medical Park Kocaeli Hastanesinden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ulaş Serarslan, günümüzde birçok kişinin sporu bilimsel kurallardan uzak, kulaktan dolma bilgilerle yaptığını söyledi. Serarslan, sporun kişiye özel planlanması gerektiğini, yaş, cinsiyet, kas gücü, eklem sağlığı ve aerobik kapasite dikkate alınmadan yapılan egzersizlerin ciddi sakatlıklara yol açabileceğini belirtti. Özellikle ısınmadan başlanan antrenmanlar, yanlış yüklenme ve yetersiz dinlenmenin sağlıklı olmak için yapılan sporu, tam tersine sağlık sorununa dönüştürebildiğini kaydetti. "Sporun ilk ve birinci kuralı ısınma" Spora başlamadan önce uygun ısınma ve esneme egzersizlerinin mutlaka yapılması gerektiğini belirten Serarslan, "Maalesef sporda yapılan en büyük hatalardan biri, hatta en önemlisi uygun ısınma ve esneme egzersizlerini yapmadan spora başlamak. Eğer bu kurala riayet etmeden egzersize başlarsak zaten gergin olan kaslarımız spor sırasında daha da zorlanıyor ve çok daha fazla hasar görme ihtimaline maruz kalıyor. Bu yüzden sporun ilk ve birinci kuralı, başlamadan önce uygun ısınma egzersizlerini belirli bir süre yapmak, daha sonra sportif faaliyetlere geçmektir. Vücudu spora başlamadan önce birdenbire zorlamamamız lazım. Önce hafif hareketlerle, yavaş egzersizlerle başlayarak, yüksek ağırlıkların altına girmeden, ani zorlayıcı hareketler yapmadan sadece vücudu ısıtmaya yönelik hafif egzersizlerle başlanmalı. Kasların esnekliğini kazandığını hissettikten sonra daha ağır egzersizlere geçmek gerekiyor. Aksi halde kaslar ve eklemler çok daha kolay şekilde sakatlanabiliyor" dedi. "Kaslar özellikle dinlenirken ve dinlenme halinde gelişir" "Yanlış antrenman" kavramının yalnızca hareketlerin hatalı yapılmasından ibaret olmadığını söyleyen Serarslan, "Yanlış antrenman derken sadece teknik yanlıştan söz etmemiz mümkün değil. Sağlıklı spor, birçok faktörün bir araya gelmesiyle yapılan bir şey. Antrenmanın süresi, yoğunluğu, güç egzersizlerinde kaldırılan ağırlıklar, bunların hepsini tedrici olarak artırmak gerekiyor. Düşük yoğunluktan başlayıp haftalar içerisinde yavaş yavaş artırarak güç kazandıkça zorlamayı artırmak gerekir. Bu kurallardan bir tanesini bile atlamak, o egzersizin yanlış yapıldığı anlamına gelebilir. Doğru bilinen yanlışlardan bir tanesi, ne kadar yoğun egzersiz yaparsak kaslarımızın o kadar gelişeceği yönündedir ama bu yanlış. Kaslar özellikle dinlenirken ve dinlenme halinde gelişir. Her egzersiz sırasında kaslarımızda ödem, mikro yırtıklar ve laktik asit birikimi gibi bazı fizyolojik değişiklikler oluyor. Eğer biz vücuda ve kaslara bu dinlenme fırsatını tanımazsak, daha çok hasar oluşur ve tam tersine beklediğimiz faydayı değil zararlı etkileri görmüş oluruz" diye konuştu. "Her gün antrenman yapmak genelde çok uygun bir yaklaşım değil" Özellikle profesyonel olmayan bireylerde her gün spor yapmanın doğru bir yaklaşım olmayabileceğini kaydeden Serarslan, ağır geçen antrenmandan sonra en az 24 saat dinlenilmesi gerektiğine dikkati çekti. Op. Dr. Ulaş Serarslan, "Eğer profesyonel sporcu değilseniz, sporu sadece sağlık ve hobi amaçlı yapıyorsanız her gün antrenman yapmak genelde çok uygun bir yaklaşım değil. Biz haftada iki ya da üç gün antrenmanı öneriyoruz. İnsanlar bazen ne kadar fazla yaparlarsa o kadar iyi sonuç alacaklarını düşünüyor ama vücudun toparlanması için yeterli süre tanınmazsa sakatlık kaçınılmaz hale geliyor" şeklinde konuştu. "Sosyal medya sağlıklı spor için bazen tuzak olabiliyor" İnternet ve sosyal medyada görülen her egzersiz programının doğru kabul edilmemesi gerektiğine de dikkati çeken Serarslan, şöyle devam etti: "En büyük yanlışlarımızdan biri de sosyal medyada veya internette gördüğümüz şeyleri doğru olarak kabul edip hemen uygulamaya geçmek. Halbuki sosyal medya sağlıklı spor için bazen tuzak olabiliyor. Orada gördüğümüz ağır antrenmanlar, öncesi-sonrası paylaşımları ya da paket programlar bizi yanıltabiliyor. Bir kişi için uygun olan program sizin için uygun olmayabilir. Bu yüzden gördüğümüz her şeyi doğru kabul etmeyip mutlaka işi bir bilenden, uzmandan akıl alarak spor yapmak gerekiyor. Egzersiz tamamen kişiseldir. Her kişinin fizyolojisi, vücut yapısı farklıdır. Sosyal medyada ve internette gördüğünüz paket programlar biri için uygunken sizin için uygun olmayabilir. Vücut yapınız, cinsiyetiniz, yaşınız, o anki aerobik kapasiteniz, kas gücünüz, eklem sağlığınız; bunların hepsi sizin için uygun egzersizi belirlemek adına göz önünde bulundurulması gereken faktörlerdir. Herkese uyan bir egzersiz yoktur. Egzersiz mutlaka kişiye özel planlanmalı ve ona göre uygulanmalıdır." En sık görülen yaralanmalar diz ve tendonlarda Klinik pratikte en sık karşılaştıkları spor yaralanmalarına da değinen Serarslan, özellikle halı sahada yapılan futbolun sakatlık riskini artırdığını belirterek, "Bizim klinik pratiğimizde en sık karşılaştığımız sakatlıkları birkaç gruba ayırabiliriz. Birincisi ani travmayla gelişen akut yaralanmalar, ikincisi ise zamanla tekrarlayan zorlanmalara bağlı oluşan kronik problemler. En çok karşılaştığımız akut travmalar arasında diz yaralanmaları, ön çapraz bağ yaralanmaları, menisküs yaralanmaları, kas travmaları, kas yırtıkları, omuz çıkıkları, omuz bağ ve kas yırtıkları ile özellikle aşil tendon yaralanmaları yer alıyor. Türkiye’de halı sahada futbol çok yaygın ama bu zemin sakatlık açısından da çok riskli bir alan oluşturuyor" ifadelerini kullandı. "Vücut sakatlıktan önce mutlaka uyarı verir" Zamanla gelişen sakatlıklarda vücudun önceden sinyal verdiğini de ifade eden Serarslan, "Bu bahsettiğim tabii akut, ani gelişen travmalar değil; daha çok zamanla gelişen sakatlıklarda vücut mutlaka size bir uyarı verir. Bu genelde ağrı şeklinde olur. Bazen bu ağrıya şişlikler, kas krampları ve kas sertlikleri de eşlik eder. Eğer bir eklemde veya vücudun herhangi bir yerinde dinlenmeye rağmen geçmeyen ağrı, şişlik ya da istirahat halinde ağrı oluyorsa mutlaka bu uyarıyı dikkate alıp bir uzmana danışmak gerekir" dedi. "Sakatlığa rağmen spora devam etmek geri dönüşsüz sonuçlar doğurabilir" Küçük görülen sakatlıkların ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Serarslan, sakatlık varken spora devam etmenin hem amatör hem de profesyonel sporcularda ciddi sonuçlar doğurabildiğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Bazen insanlarımız maalesef ufak sakatlıkları göz ardı edebiliyorlar. Sakatlıklara rağmen spora devam etmek geri dönüşsüz bazı sonuçlara yol açabiliyor. Bu konuda sadece amatör spor yapanlardan bahsetmiyorum, elit düzeyde, profesyonel düzeyde bu sporu yapanlar da bazen aynı hatayı tekrarlayabiliyorlar. Hatta yakın zamanda dünyada ses getiren ciddi bir sakatlık oldu. Kış olimpiyatlarında dünyaca ünlü kayakçı Lindsey Vonn, ön çapraz bağı kopuk olduğu halde özel bir dizlikle olimpiyatlarda yarışmaya karar verdi. Dünyanın en elit sporcularından biri olmasına rağmen maalesef yarışmanın ilk metrelerinde ciddi bir kaza yaparak çok ciddi parçalı bir kırıkla karşılaştı. Yani bu her zaman sadece amatör sporcuların başına gelen bir şey değil, profesyonel sporcular da bazen bu hatalara düşebiliyorlar. İşte burada aşırı hırs, aşırı ego gibi şeyler devreye giriyor. Bu nedenle sakatlık varken spora devam etme konusunda çok ciddi önlemler almak lazım."