Yerel Haberler
YEREL HABERLER
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Eskişehir’de cezaevlerini inceledi 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:30:02 Eskişehir’e gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Komisyonu heyeti, Ceza İnfaz Kurumlarında fiziki şartlar gibi çeşitli konularla ilgili incelemelerde bulundu. Komisyon Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz’un eşliğinde Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda açıklama yaptı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Milletvekili Alkayış, "Değerli milletvekillerimizle beraber bugün Eskişehir Ceza İnfaz Kurumlarını incelemek üzere buradayız. Komisyonumuz, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun alt komisyonudur. Tabii İnsan Haklarını İnceleme Komisyonumuz, her yasama döneminde olduğu gibi bir gelenek olarak hükümlü ve tutuklu haklarını koruma amacıyla kurulmuştur. Komisyonumuz özellikle insan hakları boyutuyla hükümlü ve tutukluların; eğer hükümlüyse cezalarının insan onuruna yakışır şekilde infaz edilmesi, infazdan sonra topluma kazandırılması, cezaevine girdiği zaman eğer bir işi varsa bu işini kaybetmemesi, herhangi bir işi yoksa da mümkünse bir iş sahibi olması için gerekli ıslah tedbirlerinin alınması, eğer tutukluysa da yargılama süresince insan haklarına uygun bir şekilde bir muameleye tabi tutulmasını amaç ediniyor" dedi. "İncelemelerimizi Ceza İnfaz Kurumlarımızda sürdürüyoruz" Hükümlü ve tutuklular açısından bazen çok ufak görünen hakların tam yerinde ve zamanında yerine getirilmesinin İnsan Hakları Komisyonu açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Başkan Alkayış, "İnsan hakları konusu her gün kendini yenileyen, her gün değişen, dinamik bir alan olduğu için konuşulan başlıklar da çok hızlı bir şekilde değişebiliyor. Türkiye, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nu kurarak insan hakları yönüyle anayasamız ile uluslararası anlaşmaların uyumunu sağlama, yine içeride de iyi uygulamalarla eş güdümü sağlama, insan hakları yönüyle şikâyetler varsa bu tarafları dinleme ve inceleme yapma yetkisine sahiptir. Bu anlamda incelemelerimizi Ceza İnfaz Kurumlarımızda sürdürüyoruz" diye konuştu. "Çalışmalarımızın insan haklarının daha ileriye gitmesine katkı sunmasını temenni ediyorum" Alkayış, sözlerini şöyle sürdürdü: "28. Dönem’de bu 12’nci inceleme olduğunu İncelemelerimizden sonra Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğümüzü davet ederek bulgularımızı kendileriyle müzakere ediyoruz. Sonra bunları raporlaştırıp Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ve kamuoyuna açıklıyoruz. İncelediğimiz konular; hükümlü ve tutukluların sağlığa erişim hakları, beslenme şartları, fiziki şartlar, kalabalık, nakiller, görüşmelerin tam ve istenilen düzeyde yapılması gibi konularda incelemelerimizi yapıyoruz. Eskişehir cezaevimizde bugün iki tane incelememiz olacak. Komisyonumuza 206 tane başvuru var; biz de bu başvuruların içeriğini milletvekili arkadaşlarımızla beraber daha sonra rapora dönüştüreceğiz. Yaptığımız çalışmaların ülkemizdeki insan haklarının daha ileriye gitmesine ve standardın yükselmesine katkı sunmasını temenni ediyorum."
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:27 Cilt kanserinde 5 işaret: ABCDE kuralı ile erken tanı Cilt kanserinin en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Metcalfe, erken fark edilen cilt lezyonlarının büyük oranda tedavi edilebildiğini belirterek özellikle benlerdeki değişimlerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Mayıs ayı, ‘Cilt Kanseri Farkındalık Ayı’ kapsamında güneşin zararlı etkilerine dikkat çekmek ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla dünya genelinde çeşitli bilgilendirme çalışmalarıyla öne çıkıyor. Cilt kanserinin çoğu zaman yeni oluşan lekeler, büyüyen ya da kanayan benler ve iyileşmeyen yaralarla kendini gösterebildiğini belirten Medicana International İstanbul Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Metcalfe, asimetrik görünüm, düzensiz sınırlar ve renk değişimlerinin önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını ifade etti. Bu tür değişikliklerin fark edilmesi halinde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Güneşten korunmak en etkili yöntem Cilt kanserinden korunmanın en temel yolunun güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından korunmak olduğunu belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Yalnızca yaz aylarında değil yıl boyunca güneş koruyucu kullanılması gerekiyor. En az SPF 30 içeren güneş kremlerinin düzenli olarak uygulanması gerekiyor, özellikle 10.00–16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmaktan kaçınılmalıdır" dedi. Şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu giysilerin de ek koruma sağladığını belirten Metcalfe, solaryum gibi yapay UV kaynaklarından uzak durulmasının da riskin azaltılmasında önemli rol oynadığını söyledi. Çocukluk dönemi yanıkları riski artırıyor Çocukluk ve gençlik döneminde geçirilen şiddetli güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini artırabileceğini belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "UV ışınları bulutlu havalarda da etkisini sürdürüyor ve bu nedenle kapalı havalarda dahi güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir. Kişilerin ayda bir kez kendi ciltlerini düzenli olarak kontrol etmeleri erken tanı açısından büyük önem taşıyor. Saç dipleri, ayak tabanları ve tırnak yatakları gibi zor görülen bölgeler de mutlaka incelenmelidir" şeklinde konuştu. "ABCDE kuralı" erken tanıda yol gösteriyor Ciltteki benlerin değerlendirilmesinde "ABCDE kuralı"nın önemli bir rehber olduğunu belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, benin asimetrik olması (A), sınırlarının düzensiz olması (B), birden fazla renk içermesi (C), çapının 6 mm’den büyük olması (D) ve zamanla değişim göstermesi (E) durumlarında mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ifade etti. Bu kriterlerin erken dönemde riskli lezyonların fark edilmesini kolaylaştırdığını söyledi. Tedavi planı hastaya özel belirleniyor Cilt kanserinin tedavisinin tümörün türüne, evresine ve hastanın genel durumuna göre planlandığını belirten Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Cerrahi, radyoterapi ve sistemik tedaviler günümüzde etkin şekilde kullanılıyor. Özellikle erken evrede yakalanan cilt kanserlerinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Radyoterapi bazı hastalar için önemli bir tedavi seçeneğidir. Özellikle cerrahiye uygun olmayan hastalarda veya yüz, burun ucu, kulak ve göz kapağı gibi hassas bölgelerde alternatif bir yöntem olarak tercih ediliyor. Ayrıca ameliyat sonrası mikroskobik hastalık kalma riskinin bulunduğu durumlarda ve lenf bezlerine yayılım söz konusu olduğunda radyoterapinin nüks riskini azaltmada önemli rol oynuyor" dedi. Malign melanom en tehlikeli türlerden biri Cilt kanserleri arasında daha nadir görülmesine rağmen en agresif türlerden biri olan malign melanom hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Evrim Metcalfe, "Bu hastalık hızlı yayılma eğilimi nedeniyle cilt kanserine bağlı ölümlerin büyük bölümünden sorumludur. Genellikle sırt, bacak, kol ve yüz gibi güneşe maruz kalan bölgelerde koyu renkli leke şeklinde ortaya çıkan bu türün erken fark edilmesi hayati önem taşıyor. Cilt kanseri büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile başarılı şekilde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Düzenli cilt kontrolleri ve güneşten korunma alışkanlıklarının bu süreçte en güçlü koruyucu adımlar" şeklinde konuştu.
Modern çağda aile yapısı ciddi bir dönüşüm geçirdi
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:45 Modern çağda aile yapısı ciddi bir dönüşüm geçirdi Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi Baş İmamı Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, modern çağda aile yapısının ciddi bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çekerek, "Aynı ev içerisinde yaşayan bireyler ortak yaşam alanlarını paylaşsalar da duygusal ve sosyal anlamda birbirlerinden uzaklaştılar" dedi. Kütahya’da Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı Kütahya Şubesi tarafından düzenlenen "Modern Dünyada Aile Kalabilmek" konulu söyleşi, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplumun temel yapı taşı olan ailenin modern dünyadaki konumunun ele alındığı program, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Kütahya İl Millî Eğitim Müdürlüğü Beylerbeyi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi Baş İmamı Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, modern çağda aile yapısının ciddi bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çekti. Günümüzde bireyselleşmenin ön plana çıktığını ifade eden Mehmet Emin Ay, aynı ev içerisinde yaşayan bireylerin ortak yaşam alanlarını paylaşsalar da duygusal ve sosyal anlamda birbirlerinden uzaklaştıklarını belirtti. Bu durumu somut örneklerle anlatan Ay, aile bireylerinin çoğu zaman aynı çatı altında farklı dünyalarda yaşadığını, iletişimin ise yüz yüze olmaktan çıkıp dijital araçlara kaydığını söyledi. Aile içi iletişimin zayıflamasının toplumsal yapıyı da olumsuz etkilediğini vurgulayan Mehmet Emin Ay, özellikle birlikte yemek yeme kültürünün kaybolmasının önemli bir kırılma noktası olduğuna işaret etti. Türk-İslam geleneğinde sofranın sadece yemek yenilen bir yer değil, aynı zamanda muhabbetin, paylaşımın ve eğitimin merkezi olduğunu hatırlatan Mehmet Emin Ay, bu kültürün yeniden canlandırılması gerektiğini dile getirdi. Konuşmasında sekülerleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerine de değinen Mehmet Emin Ay, modernleşme süreciyle birlikte farkında olmadan bazı değerlerin geri plana itildiğini ifade etti. Maddi imkânların artmasının mutluluğu garanti etmediğini belirten Mhemet Emin Ay, aile içinde sevgi, saygı ve anlayışın esas alınmadığı bir ortamda huzurun sağlanamayacağını söyledi. Toplumun yeniden güçlü aile yapısına kavuşabilmesi için manevi değerlerin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, Hz. Peygamber’in örnekliğinin aile hayatında rehber alınması gerektiğini vurguladı. Aile bireylerinin birbirine karşı merhametli, anlayışlı ve sevgi dolu olması gerektiğini ifade eden Mehmet Emin Ay, bu yaklaşımın hem bireysel hem de toplumsal huzurun anahtarı olduğunu dile getirdi. Program, katılımcıların büyük ilgisi ve beğenisiyle tamamlanırken, söyleşi sonunda Musa Işın tarafından Mehmet Emin Ay’a günün anısına hediye takdim edildi. Programa Kütahya Valisi Musa Işın, AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanı Murat Afşarünal, il protokolü, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Ülkü Ocakları Kütahya İl Başkanı Veli Özdemir oldu
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:44 Ülkü Ocakları Kütahya İl Başkanı Veli Özdemir oldu Ülkü Ocakları Kütahya İl Başkanı İlker Bükni, görevini Veli Özdemir’e devretti. Bükni, yaptığı açıklamada 2021 yılında Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın takdirleriyle göreve atandığını ve yaklaşık 4,5 yıldır bu görevi yürüttüğünü belirtti. Ülkü Ocakları ile ortaokul yıllarında tanıştığını ifade eden Bükni, teşkilatın her kademesinde görev aldıktan sonra il başkanlığı görevine gelmenin kendisi için büyük bir onur olduğunu dile getirdi. Görev süresi boyunca Türk milliyetçiliği davasına hizmet etmeye gayret ettiklerini vurgulayan Bükni, "Cenab-ı Allah’ın rızasını gözeterek, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in ve ülkücü şehitlerin emaneti olan kutlu sancağı daha yukarıya taşımak için mücadele ettik" ifadelerini kullandı. Yapılan çalışmaların bir ekip işi olduğunu belirten Bükni, başarılı işlerde teşkilat mensuplarının payı olduğunu, eksikliklerin ise kendisine ait olduğunu ifade etti. Desteklerinden dolayı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve teşkilat yöneticilerine teşekkür eden Bükni, Kütahya’daki dava arkadaşlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve vatandaşlara da şükranlarını sundu. Ülkü Ocakları Kütahya İl Başkanlığı görevine ise, Veli Özdamar atandı. Bükni, Özdamar’a yeni görevinde başarılar dileyerek, bundan sonraki süreçte de teşkilatın emrinde olmaya devam edeceğini belirtti.
Müzikle engeller aşılıyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:45 Müzikle engeller aşılıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezinde düzenlenen Müzik Atölyesi, özel bireylerin hem müzikle tanışmasını hem de sosyal ve duygusal gelişimlerine katkı sağlamasını destekliyor. Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezinde düzenlenen Müzik Atölyesinde özel bireyler, hem ritim ve nota öğreniyor hem de eğlenerek kendilerini ifade ediyor. Özel bireylerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerini sürdürebilmeleri için kurulan Engelsiz Yaşam Merkezi, engelli ve ailelerin hayatlarına bu kez de müziğin tınısıyla dokunuyor. Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Engelsiz Yaşam Merkezindeki Müzik Atölyesi, engellilerin gelişimine katkı sunarken keyifli vakit geçirebilecekleri bir ortam da oluşturuluyor. Yaklaşık 6 aydır devam eden atölyede çocuklar, davul, def, marakas ve ritim çubuklarıyla müzikle tanışırken, aynı zamanda nota bilgisi ve ritim duygusu kazanıyor. "Müzik Atölyesinde çocuklar sürece hızlı adapte oluyor" Engelsiz Yaşam Merkezi Müzik Atölyesinde görevli müzik öğretmeni Büşra Can, çocukların sürece hızlı adapte olduğunu belirterek, "Her geçen gün biraz daha ilerliyorlar. İlk başladıklarında enstrümanları tanımaya çalışıyorlardı. Şimdi ise ritimleri ve notaları ayırt edebiliyor, hangi parçanın neresinde, hangi nota olduğunu biliyorlar" dedi. Atölyede sadece müzik eğitimi verilmediğine de dikkat çeken Can, "Atölyede daha çok ritim üzerine çalışıyoruz. Davul, ‘cajon’, def, zil, marakas ve ritim çubukları ile çalışmalar sürdürüyoruz. Çocuklar hem şarkı söyleyerek hem de notaları öğrenerek pop, arabesk ve halk müziği gibi türler hakkında da bilgi sahibi oluyor" diye konuştu. Can, Müzik Atölyesi ile özel çocukların duygusal ve psikomotor gelişimlerine katkı sağladıklarının da altını çizdi.
Modern çağda aile yapısı ciddi bir dönüşüm geçirdi
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:41 Modern çağda aile yapısı ciddi bir dönüşüm geçirdi Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ayasofya-i Kebir Camii Baş İmamı Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, modern çağda aile yapısının ciddi bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çekerek, "Aynı ev içerisinde yaşayan bireyler ortak yaşam alanlarını paylaşsalar da duygusal ve sosyal anlamda birbirlerinden uzaklaştılar" diye belirtti. Kütahya’da Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı Kütahya Şubesi tarafından düzenlenen "Modern Dünyada Aile Kalabilmek" konulu söyleşi, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplumun temel yapı taşı olan ailenin modern dünyadaki konumunun ele alındığı program, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Kütahya İl Millî Eğitim Müdürlüğü Beylerbeyi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Musa Işın, AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanı Murat Afşarünal, İsmail Çağlar Bayırcı, il protokolü, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ayasofya-i Kebir Camii Baş İmamı Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, modern çağda aile yapısının ciddi bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çekti. Günümüzde bireyselleşmenin ön plana çıktığını ifade eden Mehmet Emin Ay, aynı ev içerisinde yaşayan bireylerin ortak yaşam alanlarını paylaşsalar da duygusal ve sosyal anlamda birbirlerinden uzaklaştıklarını belirtti. Bu durumu somut örneklerle anlatan Ay, aile bireylerinin çoğu zaman aynı çatı altında farklı dünyalarda yaşadığını, iletişimin ise yüz yüze olmaktan çıkıp dijital araçlara kaydığını söyledi. Aile içi iletişimin zayıflamasının toplumsal yapıyı da olumsuz etkilediğini vurgulayan Mehmet Emin Ay, özellikle birlikte yemek yeme kültürünün kaybolmasının önemli bir kırılma noktası olduğuna işaret etti. Türk-İslam geleneğinde sofranın sadece yemek yenilen bir yer değil, aynı zamanda muhabbetin, paylaşımın ve eğitimin merkezi olduğunu hatırlatan Mehmet Emin Ay, bu kültürün yeniden canlandırılması gerektiğini dile getirdi. Konuşmasında sekülerleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerine de değinen Mehmet Emin Ay, modernleşme süreciyle birlikte farkında olmadan bazı değerlerin geri plana itildiğini ifade etti. Maddi imkânların artmasının mutluluğu garanti etmediğini belirten Mhemet Emin Ay, aile içinde sevgi, saygı ve anlayışın esas alınmadığı bir ortamda huzurun sağlanamayacağını söyledi. Toplumun yeniden güçlü aile yapısına kavuşabilmesi için manevi değerlerin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, Hz. Peygamber’in örnekliğinin aile hayatında rehber alınması gerektiğini vurguladı. Aile bireylerinin birbirine karşı merhametli, anlayışlı ve sevgi dolu olması gerektiğini ifade eden Mehmet Emin Ay, bu yaklaşımın hem bireysel hem de toplumsal huzurun anahtarı olduğunu dile getirdi. Program, katılımcıların büyük ilgisi ve beğenisiyle tamamlanırken, söyleşi sonunda Musa Işın tarafından Mehmet Emin Ay’a günün anısına hediye takdim edildi.
Klasik Otomobil Sergisi ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkardı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:41 Klasik Otomobil Sergisi ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkardı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İZKİTAP-İzmir Kitap Fuarı ile eş zamanlı olarak hafta sonu Kültürpark’ta gerçekleştirilen İzmir Klasik Otomobil Sergisi, iki gün boyunca ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. En eskisi 75, en yenisi 39 yaşındaki klasik araçlar görmeye gelenleri adeta zaman yolculuğuna çıkardı. 25-26 Nisan tarihlerinde İzmir Classic Cars tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Kültürpark Uzun Havuz’da gerçekleştirilen ve birbirinden nadir ve göz alıcı klasik araçların yer aldığı İzmir Klasik Otomobil Sergisi, yoğun ziyaretçi trafiğine sahne oldu. Festival havasındaki sergide, İzmir’in farklı ilçelerinden getirilen 61 klasik araç yer aldı. Sergide, en eski araç olarak 1951 model Mercedes-Benz 170, en yeni araç olarak ise 1987 model Tofaş 131 vardı. 1960-1980 yılları arasına ait farklı klasik otomobillerin olduğu sergide, yerliden yabancıya, otomobillerden kamyonetlere kadar geniş bir yelpazede araçlar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Devamı gelecek Renkli görüntüler oluşturan etkinlik, farklı dönemlere ait araçları bir araya getirerek ziyaretçilere geçmişe uzanan bir deneyim sundu. Her biri özenle korunan ve farklı hikayeler barındıran klasik araçlar, her yaştan İzmirliden büyük ilgi gördü. Sergide yer alan araçlardan biri de Hüseyin Özoğul’a ait arazi aracı oldu. Askerlik döneminde kullandığı araca duyduğu ilgi nedeniyle aynı marka bir aracı koleksiyonuna katan Özoğul, aracını titizlikle koruyarak sergide ziyaretçilerle buluşturdu. Askeri kıyafetleriyle aracını tanıtan Özoğul, ziyaretçilere hem aracın teknik özellikleri hem de kendi hikayesini aktararak sergiye katılanlara farklı bir deneyim sundu. Etkinliğin organizasyonunu üstlenen İzmir Classic Cars’tan Yusuf Esen, destekleri nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek serginin devamını düzenlemeyi planladıklarını diye getirdi. Canlı müzik performansları ve etkinlik alanlarıyla da desteklenen İzmir Klasik Otomobil Sergisi, İZKİTAP ile birlikte kentin kültür ve sosyal yaşamına katkı sağladı.