Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Alaplı’da Hacı Adayları Dualarla Uğurlandı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:58 Alaplı’da Hacı Adayları Dualarla Uğurlandı Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde, kutsal topraklara giderek hac ibadetini yerine getirecek vatandaşlar için düzenlenen uğurlama programları tamamlandı. İki gün süren organizasyonlar kapsamında ilçeden toplam 31 hacı adayı dualar eşliğinde yola çıktı. 31 Kişilik Kafile Yola Çıktı İlk olarak dün sabah saatlerinde özel organizasyonu ile Alaplı Merkez Camii önünden 16 kişilik grup uğurlandı. Bugün ise Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla 15 kişilik ikinci grup Alaplı Merkez Camii önünden kutsal yolculuğa çıktı. Böylece Alaplı’dan bu yıl hac ibadeti için yola çıkanların sayısı 31’e ulaştı. Alaplı İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen uğurlama programlarında Kur’an-ı Kerim tilavetleri yapıldı, ilahiler okundu. Hacı adayları ile yakınları arasında vedalaşma anlarında duygusal görüntüler yaşandı. Uğurlama merasimlerine katılan Alaplı İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, yaptığı duada hacı adaylarının ibadetlerinin kabul olmasını, yolculuklarının hayırlı ve selametle geçmesini temenni etti. İlk Durak Medine Tekbirler ve salavatlar eşliğinde yola çıkan kafilenin ilk durağı Medine-i Münevvere olacak. Buradaki ziyaret ve ibadetlerin ardından Mekke’ye geçecek olan hacı adaylarının, hac görevlerini tamamladıktan sonra Kurban Bayramı sonrası ilk hafta yurda dönmeleri bekleniyor.
Malatya’da dolu sonrası hasar tespit çalışmaları başlatıldı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:59 Malatya’da dolu sonrası hasar tespit çalışmaları başlatıldı Malatya’da etkili olan dolu yağışının ardından tarımsal alanlarda meydana gelen zararların tespiti için İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından çalışma başlatıldı. Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, dün etkili olan dolu yağışının bazı ilçelerde üretim alanlarına zarar verdiği belirtildi. Açıklamada, olumsuz hava şartlarının ardından İl ve İlçe Müdürlüklerine bağlı ekiplerin sahada hasar tespit çalışmalarına ivedilikle başladığı ifade edildi. Teknik personellerin doludan etkilenen alanlarda ürün bazlı incelemeler gerçekleştirdiği zarar oranlarının yerinde değerlendirildiği kaydedilen açıklamada, elde edilecek veriler doğrultusunda gerekli raporların hazırlanarak ilgili kurumlarla paylaşılacağı bildirildi. Öte yandan dolu yağışından etkilendiği belirlenen ilçe ve mahalleler ise Yazıhan (Hamidiye, Erecek, İriağaç, Çivril, Mısırdere), Hekimhan (Taşınalı, Boğazgören, Dumlu, Mollaibrahim, Güzelyurt, Başkavak, Kavacık, Aşağısaz, Salıcık, Haydaroğlu, Saraylı, Bağyolu, Mimar Sinan, Beykent, Yukarısaz), Yeşilyurt (Göktarla), Akçadağ (Çatalbahçe, Kurtuşağı, Aliçeri, Mihmanlı, Kadıibrahim, Keklikpınarı, Eğin, Kotangölü, Muratlı, Ancar, Resuluşağı, Doğanlar), Doğanyol (Çolak, İshak, Koldere), Kuluncak (Kuluncak, Boğaziçi, Bahçelievler, İsmetpaşa, İstiklal, Ortapınar, Yenimahalle), Arapgir (Koru, Onar, Alıçlı, Taşdelen, Selamlı), Arguvan (Güveçli, Çevreli, Tatkınık, Çavuş) ve Darende (Kerimli, Ozan) olarak açıklandı.
AYM Başkanı Özkaya: "AYM, çok katmanlı hak koruma mekanizmasının önemli bir aktörü"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:59 AYM Başkanı Özkaya: "AYM, çok katmanlı hak koruma mekanizmasının önemli bir aktörü" Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, "Anayasa Mahkemesi, 64 yıllık birikimiyle yalnızca Türk Hukuk sisteminin değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları hukukuyla etkileşim içinde gelişen çok katmanlı bir hak koruma mekanizmasının da önemli bir aktörü olarak faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürmektedir" dedi. Anayasa Mahkemesi’nin 64. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Yüce Divan Salonu’nda "Ne Bis İn İdem İlkesinin Farklı Yargı Alanlarındaki Etkileri" başlıklı sempozyum düzenlendi. Programda konuşan AYM Başkanı Özkaya, "Anayasa Mahkemesi, 1961 Anayasası ile kurulan ve Türk anayasal düzeninde ilk kez kurumsallaşan anayasa yargısının en somut tezahürüdür. Bu yönüyle Mahkeme, yalnızca yeni bir yargı organının ihdas edilmesini değil; aynı zamanda anayasanın üstünlüğü ilkesinin yargıce güvence altına alınmasını da ifade etmektedir. Bu da, Türk Anayasa Mahkemesinin hukuk devleti ilkesinin Türkiye’deki en güçlü güvencelerinden biri olduğunu göstermektedir. Mahkememiz görev ve sorumluluklarını bu bilinç ışığında yerine getirmektedir. Bu şekilde de devam edecektir" ifadelerini kullandı. "AYM, çok katmanlı hak koruma mekanizmasının önemli bir aktörü" AYM’nin kuruluşundan itibaren, norm denetimi yoluyla yasama organının işlemlerini anayasal sınırlar içinde tutan ve hukuk devletinin temel gereklerini hayata geçiren bir fonksiyon üstlendiğini belirten Özkaya, "1982 Anayasası ile birlikte yetkileri yeniden şekillenen Anayasa Mahkemesi, anayasal sistem içindeki merkezi konumunu korumuş ve geliştirmiştir. Özellikle 2010 anayasa değişikliği ile kabul edilen bireysel başvuru mekanizması ise, Anayasa Mahkemesinin tarihi gelişiminde en önemli noktalardan birini teşkil etmiştir. Bugün gelinen noktada Anayasa Mahkemesi, altmış dört yıllık birikimiyle yalnızca Türk Hukuk sisteminin değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları hukukuyla etkileşim içinde gelişen çok katmanlı bir hak koruma mekanizmasının da önemli bir aktörü olarak faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürmektedir" dedi. Anayasa yargısını ve onun fonksiyonunu doğru anlamak için öncelikle onun dayandığı temel ilkeleri hatırlamakta fayda bulunduğundan bahseden Özkaya, anayasa yargısının, yalnızca teknik bir denetim mekanizması değil; anayasanın üstünlüğünü ve bağlayıcılığını hayata geçiren kurumsal bir güvence olduğunu belirtti. Özkaya konuşmasına şöyle devam: "Anayasa, normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alan temel hukuk normu olarak, yasama, yürütme ve yargı organları dahil olmak üzere tüm kamu gücünü bağlamaktadır. Bu yönüyle anayasa yargısı, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Zira anayasal denetimin bulunmadığı bir sistemde, anayasanın üstünlüğü ilkesinin pratik bir anlam ifade etmediğinin altını çizmek gerekir. Öte yandan anayasa yargısının günümüzde genişleyen rolü, onu yalnızca normları iptal eden bir yapının çok ötesine taşımaktadır. Anayasa yargısı demokratikleşme sürecinde aktif bir rol oynayan, hak ve özgürlüklerin korunmasının ötesine geçerek onların gelişimine katkı sunan bir mekanizma olarak değerlendirilebilir. Bu bağlamda anayasa yargısı, kanunların ve diğer normların anayasaya uygunluğunu denetleyerek, hukuk düzeni içinde bir uyum ve bütünlük mekanizması işlevi üstlenmektedir. Aynı zamanda anayasa yargısı, yalnızca normlar arasındaki hiyerarşik ilişkiyi korumakla kalmamakta; devlet iktidarının sınırlandırılması ve birey haklarının güvence altına alınması bakımından da temel bir fonksiyon üstlenmektedir." "AYM, ulusal hukuk ile uluslararası insan hakları hukuku arasında köprü kuran bir içtihat merciine dönüşmüştür" Bireysel başvuru yolunun kabulüyle birlikte AYM’nin yalnızca ihlalleri gideren değil, aynı zamanda hukuk sisteminin bütününe yön veren bir içtihat üretim merkezi haline geldiğini ifade eden Özkaya, "Yine Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru mekanizmasıyla birlikte ulusal hukuk ile uluslararası insan hakları hukuku arasında köprü kuran bir içtihat merciine dönüşmüştür. Bu tarihi gelişim, yalnızca kurumsal bir sürekliliği değil; aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin değişen toplumsal ihtiyaçlara uyum sağlama kapasitesini de ortaya koymaktadır. Nitekim Mahkememizin son yıllardaki faaliyetlerinde de açıkça görüldüğü üzere, bireysel başvuru mekanizmasının etkin şekilde işletilmesi, başvuru sayılarındaki artışa rağmen kararların makul sürede sonuçlandırılması ve ihlal kararlarının hukuk düzeni üzerindeki dönüştürücü etkisi, anayasa yargısının dinamik niteliğini somut biçimde ortaya koymaktadır" diye konuştu. Başkan Özkaya, AYM’nin bir yandan bireysel başvurular yoluyla temel hak ve özgürlüklerin korunmasına katkı sağlarken, diğer yandan verdiği kararlarla kamu gücünün kullanımına yön veren ve benzer ihlallerin önlenmesine hizmet eden bir içtihat bütünlüğü oluşturduğundan bahsetti. "Dijital imkânların genişletilmesi, başvurucuların mahkemeye erişimini önemli ölçüde artırmıştır" AYM’nin, şeffaflık, erişilebilirlik ve etkinlik ilkeleri doğrultusunda sürekli bir gelişim ve dönüşüm içerisinde olduğunu vurgulayan Özkaya, "Bu kapsamda hayata geçirilen uygulamalar, anayasa yargısının yalnızca hukuki bir faaliyet alanı olmadığını, aynı zamanda toplumsal güveni güçlendiren bir kamusal hizmet niteliği taşıdığını da ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi bu bilinç altında hareket etmektedir. Özellikle bireysel başvuru süreçlerinin kolaylaştırılmasına yönelik dijital imkânların genişletilmesi, başvurucuların Mahkemeye erişimini önemli ölçüde artırmış, hak arama yollarının daha etkin ve ulaşılabilir hâle gelmesine katkı sağlamıştır. Bununla birlikte, Mahkeme kararlarının zamanında ve sistematik bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması, anayasa yargısının şeffaflık ilkesini somutlaştırmakta ve yargı faaliyetlerin daha geniş kesimler tarafından anlaşılabilir olmasına imkan tanımaktadır. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi, teknolojik imkânları etkin şekilde kullanarak, hem yargı süreçlerin hızlanmasını sağlamakta hem de anayasa yargısının toplumla olan bağını güçlendirmektedir. Bu durum, anayasa yargısının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda kurumsal güven ve demokratik meşruiyet üreten bir işlev üstlendiğini açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerinde bulundu. Özkaya, gerçekleştirilen toplantıların AYM’nin kurumsal hafızasını canlı tutmanın yanı sıra, anayasal düşüncenin gelişmesine katkı sunan, içtihat ile doktrin arasında verimli bir etkileşim zemini oluşturan önemli platformlar olarak öne çıktığını belirtti. Özkaya, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerini ileterek, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve temel hakların etkin korunması yönündeki ortak çabaların artarak devam etmesi temennisinde bulundu. Sempozyuma, AYM Başkanı Kadir Özkaya’nın yanı sıra Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, yüksek mahkeme üyeleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye yargıcı Saadet Yüksel, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin ve hukukçular katıldı
"Kolon kanserinde erkeklerde risk daha fazla"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:59 "Kolon kanserinde erkeklerde risk daha fazla" Yaşam boyu kolon kanseri gelişme ihtimalinin erkeklerde yüzde 4.5, kadınlarda ise yüzde 3.2 olduğunu belirten Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, "Ailesinde kolorektal (kolon) kanser öyküsü, inflamatuvar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crolin hastalığı gibi), kalıtsal genetik bozukluğu olanlar (ailesel polipozis sendromu varlığı gibi), işlenmiş ve hayvansal gıdaları aşırı tüketenler, meyve ve sebzeleri az tüketenler, sigara kullananlar, ailesinde meme yumurtalık ve rahim ağzı kanseri olan kişiler kolon kanseri açısından risk grubundadır" dedi. Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, açıklamalarda bulundu. Kolon kanserinin (kolorektal kanser) birçok belirtisi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yol, bunların başında yeni başlayan kabızlık veya sık tuvalete gidip tam rahatlayamama, dışkının incelmesi, makattan kan gelmesi veya dışkının kanlı olması, kansızlık, karın ağrısı, halsizlik ve kilo kaybı geldiğini ifade etti. "Sigara kullananlar risk altında" Yaşam boyu kolorektal (kolon) kanser gelişme ihtimalinin erkeklerde yüzde 4.5, kadınlarda ise yüzde 3.2 olduğunu dile getiren Prof. Dr. Serdar Yol, "Ailesinde kolorektal kanser öyküsü, inflamatuvar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crolin hastalığı gibi), kalıtsal genetik bozukluğu olanlar (ailesel polipozis sendromu varlığı gibi), işlenmiş ve hayvansal gıdaları aşırı tüketenler, meyve ve sebzeleri az tüketenler, sigara kullanımı olanlar, ailesinde meme yumurtalık ve rahim ağzı kanseri olan kişiler kolon kanseri açısından risk grubundadır" açıklamasında bulundu. "Kişiye göre tedavi planlanıyor" Kolon kanserinde en önemli tanı aracının kolonoskopi olduğunu anlatan Prof. Dr. Yol, ayrıca dışkıda gizli kan bakılması ile de tanı konabileceğini ifade etti. Tomografi ve dışkıda genetik testlerin de kullanılabileceğini aktaran Prof. Dr. Yol, "Makattan kanaması olan her hastaya, birinci derece akrabasında kolorektal kanser öyküsü olmayanlarda 50 yaşından itibaren, birinci derece akrabasında kolorektal kanser öyküsü olanlarda ise akrabasında hastalığın ortaya çıktığı yaşın 10 sene öncesinden itibaren (genellikle 40 yaştan itibaren) kolonoskopi yapılmalıdır. Kolorektal kanserde tedavi, cerrahi öncelikle düşündürmekle birlikte kemoterapi ve radyoterapi ile kombine tedavi yöntemleri uygulanmakta, kişiye göre tedavi planlanmaktadır" şeklinde konuştu.
MSKÜ’de teknoloji üretimi yeni bir boyut kazanıyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:56 MSKÜ’de teknoloji üretimi yeni bir boyut kazanıyor Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), sadece teorik bilginin değil projelerin ve büyük hedeflerin hayat bulduğu yepyeni bir merkeze ev sahipliği yapıyor. MSKÜ Milli Teknoloji Atölyesi, Üniversite ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu iş birliğinin güçlü bir meyvesi olarak kapılarını tüm öğrencilere açtı. Milli Teknoloji Hamlesi’nin bir parçası olan ve tüm desteği Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından sağlanan bu atölye, Üniversitedeki inovasyon kültürünü bir adım öteye taşımayı amaçlıyor. Üretimin ve başarının yeni adresi Araştırma Laboratuvarları Merkezi binasında (ALM) hizmet veren Milli Teknoloji Atölyesi, sadece bir çalışma alanı olarak değil ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin sınırlarını zorlayacağı bir üretim üssü olarak tasarlandı. TEKNOFEST gibi prestijli yarışmalarda ter döken takımlardan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu projeleri yürüten gençlere kadar Üniversiteyi ve ülkemizi, ulusal ve uluslararası platformlarda temsil eden tüm öğrenciler bu modern donanımdan faydalanabilecek. Atölye aynı zamanda akademik çalışmaların teknolojik çıktılara dönüştüğü, yaşayan bir ekosistem olarak hizmet verecek. Kampüste Bilim Molası: Söyleşiler başlıyor Bununla birlikte Milli Teknoloji Atölyesi sadece teknik üretimle sınırlı kalmayacak. Bilgi paylaşımını ve ilhamı merkeze alarak; düzenlenecek Bilim Söyleşileri ile ufuk açıcı bir buluşma noktası haline gelecek. Alanında uzman isimlerin ve akademisyenlerin yer alacağı bu etkinlikler, kampüsteki bilimsel merakı canlı tutacak.
"What’s In My Head" sergisi sanatseverlerle buluştu
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:56 "What’s In My Head" sergisi sanatseverlerle buluştu Mudanya Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Rabia Alabay’ın "What’s In My Head" adlı 2. kişisel sergisine ev sahipliği yaptı. Sanatçının iç dünyasını, zihinsel süreçlerini ve duygusal katmanlarını dijital illüstrasyonlarla yansıttığı sergi, sanatseverlerden ilgi gördü. Mudanya Üniversitesi Sergi Alanı’nda açılan sergide, toplam 15 eserden oluşan koleksiyon ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. "What’s In My Head" başlıklı sergide Alabay, zihni; düzenli düşünceler ve doğrusal hikâyelerden çok kırık hayaller, yarım kalmış cümleler ve tekrar eden duyguların akışkan bütünü olarak yorumladı. Bu yaklaşım, eserlerde de güçlü bir şekilde hissedildi. Üçlü seriler halinde kurgulanan çalışmalarla hikâye anlatımı oluşturan sergide; mitoloji, duygu temsilleri ve kaligrafik ifadeler dijital illüstrasyonlarla bir araya geldi. Carl Gustav Jung’un ’gölge arketipi’ ve Joseph Campbell’ın ’Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’ eserinden ilham alan çalışmalar, izleyiciyi yalnızca görsel değil zihinsel bir yolculuğa da davet ediyor. Serginin açılışında konuşan Dr. Öğr. Üyesi Rabia Alabay, ikinci kişisel sergisini Mudanya Üniversitesi’nde açmanın heyecanını yaşadığını belirterek, "Her üçlü seri ayrı bir hikâye anlatıyor. Mitolojik hayaller, duygu temsilleri ve deneysel kaligrafiyi dijital illüstrasyonlarla buluşturdum. Kafamda yarım kalmış duyguların ve melankolinin ifadesini bu eserlerde çözmeye çalıştım. Toplam 15 eserden oluşan sergimiz bir hafta boyunca açık olacak" dedi. Mudanya Üniversitesi Rektörü Ahmet Kesik ise serginin felsefi derinliğine dikkat çekerek, "Her görselin arkasında büyük bir hikâye ve fikri altyapı var. Sergi bize bir aydınlanmayı, uyanışı gösteriyor. Aynı zamanda sanatçının iç dünyasına da kapı aralıyor. Çok değerli ve etkileyici bir çalışma olmuş" diye konuştu. İzleyiciyi net anlamların ötesine geçmeye ve kendi zihinsel süreçleriyle yüzleşmeye davet eden "What’s In My Head" sergisi, bireysel deneyim ile evrensel duygular arasında köprü kurarken, sanatın düşünceyle kurduğu karmaşık ilişkiyi keşfetmek isteyenler için dikkat çekici bir deneyim sunuyor. Sergi, önümüzdeki hafta pazartesi gününe kadar ziyaret edilebilecek.
Efeler’in her noktasında çalışmalar sürüyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:50 Efeler’in her noktasında çalışmalar sürüyor Aydın’ın Efeler ilçesinde yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmalarını aralıksız sürüyor . Efeler Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, kentin hem kırsal mahallelerinde hem de şehir merkezinde eş zamanlı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Her mahalleye eşit hizmet anlayışıyla hareket eden ekipler, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıran uygulamaları sahaya yansıtarak şehrin genelinde değişim oluşturuyor. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından İlyasdere, Dağeymir ve Ilıcabaşı mahallelerinde yürütülen çalışmalar kapsamında, mevsimsel etkenler ve yoğun kullanım nedeniyle yıpranan yollar kapsamlı bir bakım ve onarım sürecinden geçirildi. Gerçekleştirilen bu çalışmalar sayesinde ulaşım daha güvenli ve konforlu hale gelirken, mahalle sakinlerinin günlük yaşamı da önemli ölçüde kolaylaştı. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri ise Hasanefendi, Meşrutiyet, Güzelhisar, Efeler ve Çeştepe mahallelerinde yürüttükleri çalışmalarla kentin estetik görünümünü güçlendirdi. Özellikle sokaklarda uzayan yabani otların biçilmesi, sadece görsel düzen sağlamakla kalmadı; aynı zamanda haşere oluşumunun önüne geçilerek halk sağlığının korunmasına da önemli katkı sundu. Ağaçlarda gerçekleştirilen bakım ve budama işlemleriyle hem bitkilerin sağlıklı gelişimi desteklendi hem de kent genelinde daha düzenli, ferah ve güvenli bir çevre oluşturuldu. Yapılan hizmetlerden duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, Efeler’in her köşesinde hissedilen bu çalışmaların yaşam kalitelerini artırdığını belirtti. Vatandaşlar, özverili çalışmaları dolayısıyla Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin ve belediye ekiplerine teşekkür etti.