Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Adalet Bakanı Gürlek: "Rojin, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız, biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:30:25 Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ailesi ve avukatlarıyla bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Rojin, hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2024 yılında Van’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, annesi Aygül Kabaiş ve ailenin avukatları ile Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. Adalet Bakanı Gürlek, Rojin Kabaiş’in ölümünün çözülmesi için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının devreye girdiğini belirterek, "Daire Başkanlığında biz soruşturma yapmıyoruz, bunun altını çiziyorum. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi tecrübeli, ceza hukukunda uzman arkadaşlar, alanında uzman. Dosyalara ayrı bir gözle bakıyoruz, özellikle savcımızla irtibatta kalıyoruz, aileler ve avukatla irtibatta kalıyoruz. Yeni bir delil varsa özel bir ekip kurulması gerekiyorsa, mesela Tunceli için özel bir ekip kurduk, burası için de daraltılmış baz için bakalım. Bizim soruşturma yetkimiz yok ama biz teknik olarak orada soruşturma yapan makamı destekliyoruz. Devletin bu olayla ilgilendiğini, sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ailelerimize hissettiriyoruz" dedi. ‘Rojin’in telefonu incelenecek’ Soruşturmayla ilgili ailenin ve avukatların görüşlerini dinleyen Bakan Gürlek, olayın çözülmesi için devlet olarak her türlü imkanla çalışıldığını kaydetti. Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dile getirdiği daraltılmış baz çalışması için teknik imkan varsa bakılacağını kaydetti. İspanya’ya gönderilen Rojin’in telefonunun Çin’e de gönderileceğini ifade eden Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların taleplerini dinledi. "Sonuna kadar üzerine gideceğiz" Tüm delillerin tekrar inceleneceğini ve daraltılmış baz kayıtlarının isteneceğini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz. Biz üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz. Bu birimin kuruluş amacı da bu. Özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerde sonuna kadar gitmek. Rojin kardeşimiz hayatının baharında gencecik kızcağızken, tam olay belli değil cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Bizim zaten konumuz bu, savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz. Tabi bu konuda bütün hususların en ince noktaya kadar araştırılması lazım." Kendi eşinin de Vanlı olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, aileyle yakından ilgilenerek, devletin yapabileceği ne varsa yerine getirileceğini vurguladı. "Devletimize, adalete güveniyoruz" Baba Nizamettin Kabaiş de Bakan Gürlek’e kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destek için teşekkür ederek, "Biz her zaman güveniyoruz, devletimize, size, adalete. Çok umutluyuz" dedi. Kabaiş, "Kızım çok masumdu" diyerek, olayın faillerinin tespit edilmesini istedi. Görüşmenin sonunda Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dikkat çektiği hususların titizlikle ilgili daire tarafından da inceleneceğini söyledi. Görüşmede Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı, Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Demirci de yer aldı. Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş, Van’da, 27 Eylül 2024’te kaybolmuş, Kabaiş’in cesedi 18 gün sonra Van Gölü’nün Molla Kasım Köyü sahilinde bulunmuştu. İlk incelemede; vücudunda kesici veya ateşli silah yarasına rastlanmadığı ve kemik kırığı bulunmadığı tespit edilmişti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca üzerinde çalışılan dosyalar arasında yer alan Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili incelemeler devam ediyor. (AFG-
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:30 Tanju Özcan’ın şantaj davasında ifadesi ortaya çıktı: "Eşime karşı bir özür borcum vardır" İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve farklı bir dosyadan tutuklu bulunan Tanju Özcan’ın hem müşteki hem de sanık sıfatıyla yargılandığı şantaj davasındaki ifadesi ortaya çıktı. Basına kapalı gerçekleştirilen ikinci celsede SEGBİS aracılığıyla savunma yapan Özcan, hakkındaki suçlamaları reddederek, "Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir. Mesajlaşmalarda TCK’ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır" dedi. Geçtiğimiz şubat ayında Tanju Özcan’ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada 13 sayfalık iddianame, Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat’ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hazırlanan iddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. Duruşma basına kapalı gerçekleşti Bolu 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gizlilik kararı olmamasına rağmen hakimin talimatıyla basına kapalı görülen davanın ikinci duruşmasında Tanju Özcan’ın verdiği ifade ortaya çıktı. Farklı bir dosyadan tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS sistemiyle duruşmaya katılan Özcan, savunmasında kendisine yönelik ortaya atılan iddiaları siyasi kumpas olarak değerlendirirken, Öznur Ç. ile mesajlaşmalarının yapay zeka ile üretildiğini öne sürdü. Tanju Özcan, yaşanan durumlardan dolayı eşine özür borçlu oluğunu da ifade etti. "Dünyada ilk kez yaşanan hukuki süreç" Sürecin başında şantaj suçlamasıyla bizzat kendisinin suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Özcan, "Şu ana kadar şantaj suçundan suç duyurusunda bulunan müştekinin, aynı soruşturma kapsamında aynı suçlama ile sanık pozisyonuna düştüğü ilk kez görülmüştür. Tarafıma yöneltilen şantaj suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Böyle bir suçu işleyen birinin aynı suçlama ile başkaları hakkında şikayette bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. İddianameye bakarak hakkımda dava açılmasına sebep olan konu, Öznur’un ’Seni Eren’e karşı korumam için bundan sonra benimle birlikte olmak zorundasın’ şeklindeki beyanıdır. Buradaki isnat açık bir iftiradır" dedi. "Siyasi hasmımın telkiniyle iftira attı, şoförümün nikahı iptal oldu" İlk duruşmada Öznur Ç.’nin verdiği ifadesinde, "Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" sözlerine ilişkin konuşan Özcan, "Mazeretim sebebiyle katılamadığım geçen duruşmada Öznur, vekilliğini üstlenmiş rakip partinin ilçe başkanı olan siyasi hasmımın telkinleri ile ifadesine iğrenç iftiralar eklemiştir. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Öznur’un iftiraları sonucunda şoförümün mayıs ayında yapılacak nikahı bu çirkin iftira yüzünden iptal edilmiştir. İddiaları ile bir yuva kurulmasını engelleyen Öznur Ç. ve böyle bir ifadeyi vermesi için kendisini ikna edenleri Allah’a havale ediyorum" diye konuştu. "Araştırılan şantaj değil, evlilik birliğime sadakatim" Sızdırılan mesajların itibar suikastı amacıyla kullanıldığını savunan Özcan, şöyle devam etti: "Bu davanın açılmasını birileri istedi. Çünkü burada amaç cezalandırılmam değil, mesaj içerikleri marifetiyle yıllarca emek vererek elde ettiğim konumun yerle bir edilmesiydi. Savcılık tarafından evlilik birliğime sadakat görevimi yerine getirip getirmediğim araştırılmıştır. Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir ancak yine de benim konumumdaki birinin müştekiye mesaj göndermesi doğru bir davranış olmamıştır. Mesajlaşmalarda TCK’ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır" diye konuştu. "TCK’da ahmaklık suçu varsa cezalandırılmayı kabul ediyorum" Süreç içerisinde Adalet Bakanı Akın Gürlek’i arayıp durumu anlattığını belirten Özcan, "Hak etmediğim bir şekilde bu sözde mesaj kayıtları ve ifadeler ulusal basına servis edilerek ciğeri beş para etmez insanların ağzına sakız olmuştur. Eylemime uyan suç şantaj olmamakla birlikte eğer TCK’da ahmaklığın suç olduğunu tanımlayan bir suç var ise bu suçtan cezalandırılmamı isabetli görüyorum. Bu süreçte bir hata daha yaptım. Sanıklar hakkındaki şikayetimden sonra bazı arkadaşlarımın telkinleri ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’i aradım. Süreci sayın bakana kısaca özetledim. Kendi sürecim hakkında torpil talep etmedim. Ancak bu yaptığımın çok büyük bir hata olduğunu, adeta güdülmek istenen kuzu gibi kendimi teslim ettiğim sonucuna vardım. İrtikap suçundan dolayı tutuklanmamdan beklenilen itibar kaybı gerçekleşmediği için bu şantaj davası açılmıştır" şeklinde konuştu. "Yapay zeka kullanıldı" Hakkındaki iddiaları reddederek beraatını talep eden Özcan, "Sanıklar hakkında şikayetçi olduğum için pişmanım. Beni bu süreçten zararlı çıkacağım konusunda uyarmışlardı. Sanıkları tebrik ediyorum, zira Türkiye’nin mevcut hukuk düzenini benden daha iyi anladıklarını gördüm. Gelinen noktada şikayet etmek yerine pazarlık ederek şantajın gereğini yerine getirmemiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Müşteki Öznur ile aramızda geçtiği iddia edilen mesaj kayıtlarının yapay zeka veya başkaca bir yöntem ile yapıldığını düşünüyorum. Tarafıma gelen aramalar Gürcistan numarası üzerinden yapılıyordu. Suçsuzum ve beraatımı talep ediyorum" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:31 Doğu Anadolu Kariyer Fuarı’na yoğun ilgi Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öncülüğünde "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla düzenlenen Doğu Anadolu Kariyer Fuarı (DAKAF’26), ikinci gününde de yoğun katılımla devam ediyor. YYÜ ev sahipliğinde, Çalışma ve İş Kurumu Genel Müdürlüğü (İŞKUR) koordinatörlüğünde düzenlenen Doğu Anadolu Kariyer Fuarı (DAKAF’26) ikinci gününde devam ediyor. Tuşba ilçesindeki Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla Muş Alparslan, Bitlis Eren, Ağrı İbrahim Çeçen, Şırnak, Batman, Hakkari, Iğdır ve Siirt üniversitelerinin paydaşlığında organize edilen fuara katılanlar, 140 aşkın kurum ve kuruluşun açtığı stantları ziyaret ederek iş ve staj imkanları konusunda bilgi sahibi oluyor. Fuar alanını Van Emniyet Müdürü Murat Mutlu ile birlikte geçen Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli, "DAKAF’26 çok güzel bir şekilde yoğun bir katılımla devam ediyor. Van İl Emniyet Müdürlüğümüz hakikaten çok güzel bir stant açtı. Gençlerimize, öğrencilerimize emniyet teşkilatımızı, polis akademimizi tanıtıyorlar. Hakikaten polis dalgıçlığından sibere kadar farklı alanlardan, kendi alt gruplarından uzman, deneyimli çalışanlarını burada öğrencilerimizle bir araya getirdiler. Bir tecrübe paylaşımı oluyor. Yine Van Emniyet Müdürlüğümüz, Jandarma Hava Grup Komutanlığımız, Van Sahil Güvenlik Komutanlığımız da çok güzel stantlar açtılar. Hakikaten hem teçhizat, alet edevat olarak çok geniş bir katılım, hem de çok sayıda alanında deneyimli uzmanlarla standımıza renk kattılar. Ben başta İl Emniyet Müdürümüze, İl Jandarma Komutanımıza ve Sahil Güvenlik Komutanımıza da teşekkür ediyorum. Fuarımıza hakikaten çok büyük bir değer kattılar. Tüm emniyet teşkilatımıza müdürümüzün şahsında teşekkür ederim" dedi. Van Emniyet Müdürü Murat Mutlu ise fuarı düzenleyen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne ve Rektör Hamdullah Şevli’ye teşekkür ederek, "Güzel bir organizasyon. Biz de polis teşkilatı olarak 186 yıllık birikimimizi ve ne iş yaptığımızı değerli öğrencilerimize anlatmak için burada stant kurduk. Tabii ki işimiz; içinde psikoloğun, avukatın, dalgıcın, pilotun, Yunus polisinin, Özel Harekat polisinin olduğu komple bir meslek grubu. Gençlere bunu tanıtmak için burada stant kurduk" diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:29 Van TSO Başkanı Takva: "Gençlerimiz iş aramasın, iş kursun" VAN (İHA) – Van Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Van’ın Türkiye’nin en genç illerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Gençlerimize maaşlı çalışmak yerine, istihdam oluşturan bireyler olmaları yönünde bir vizyon sunuyoruz" dedi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öncülüğünde "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla düzenlenen Doğu Anadolu Kariyer Fuarı (DAKAF’26), ikinci gününde de yoğun katılımla devam ediyor. Tuşba ilçesindeki Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla Muş Alparslan, Bitlis Eren, Ağrı İbrahim Çeçen, Şırnak, Batman, Hakkari, Iğdır ve Siirt üniversitelerinin paydaşlığında organize edilen fuara katılanlar, 140 aşkın kurum ve kuruluşun açtığı stantları ziyaret ederek iş ve staj imkanları konusunda bilgi sahibi oluyor. "Türkiye’nin en genç beşinci şehriyiz" Fuar alanındaki stantları tek tek ziyaret ederek gençlerle bir araya gelen Van Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, organizasyonun önemine değindi. Van’ın demografik gücüne vurgu yapan Takva, "Genç nüfusun yoğun olduğu bir şehiriz. Yaş ortalaması 23,5 olan, Türkiye’deki en genç nüfusa sahip beşinci şehirlerden biriyiz. Dolayısıyla gençlerin kariyer planlaması yaparken burada kamu kurumları, ulusal ve uluslararası markalarla bir araya gelmesi, kendi geleceklerini tasarlarken neyle karşılaşabileceklerini deneyimlemeleri bence çok kıymetli" ifadelerini kullandı. "Maaşlı çalışmak yerine istihdam oluşturan bireyler olun" Van TSO olarak gençlere yönelik temel perspektiflerini açıklayan Başkan Takva, girişimcilik vurgusu yaptı. Gençlerin sadece iş arayan değil, iş kuran bireyler olması gerektiğini belirten Takva, "Gençlerimize; iş aramak veya maaşlı çalışmak yerine; işlerini kurup vergi veren, istihdam oluşturan bireyler olmaları yönünde bir perspektifle yaklaşıyoruz. Bu fuarın da bizim genel yaklaşımımızla örtüştüğünü memnuniyetle görüyorum. Eğitim düzeyi ne olursa olsun, her gencin bu fuarda kendi geleceğine dokunabileceği bir alan bulabileceğine inanıyorum" dedi. Bölge üniversitelerine ve katılımcılara teşekkür Fuarın verimliliğinden ve yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Takva, emeği geçenlere teşekkür etti. Bölgenin en büyük kariyer organizasyonlarından birine ev sahipliği yapan Van YYÜ başta olmak üzere tüm paydaş üniversiteleri ve katılımcı firmaları kutlayan Takva, Van TSO olarak gençlerin kariyer vizyonlarına katkı sunmaya ve onları ağırlamaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde devam eden DAKAF’26, mülakat simülasyonları, paneller ve kurum tanıtımlarıyla genç yetenekler için bir cazibe merkezi olmayı sürdürüyor.
Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:20 Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu İşsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart ayı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 10,7 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 48,5 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 48,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 31,5 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 52,8 olarak gerçekleşti İşgücü, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 52,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,8 iken kadınlarda yüzde 35,3 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 15,3 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 20,4 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 41,7 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 31,5 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 31,5 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 21,0 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.
Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:17 Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde Küresel iklim değişikliği ve enerji dönüşümü hedefleri doğrultusunda elektrik dağıtım şebekeleri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) gündemine taşınıyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, şebekelerin küresel iklim gündeminde daha güçlü yer alması amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Sektör temsilcileri kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 için hazırlıklara başladı. Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji dönüşümü başlıklarıyla öne çıkan COP süreçlerinde, elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınması hedefleniyor. İzmir’de GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. tesislerine düzenlenen saha ziyareti kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, net sıfır hedeflerine ulaşmada dağıtım şebekelerinin kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Elder’in COP sürecine akredite sivil toplum kuruluşlarından biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "COP31 kapsamında şebekelerin ve özellikle elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı başlattık" dedi. Elektrik dağıtım sektöründe tüketicilere kesintisiz enerji sunmak için şebekelere sürekli yatırım yapıldığını belirten Erdoğan, geçtiğimiz yıl dağıtım şirketlerinin yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiğini bildirdi. Erdoğan, "1 Ocak’ta başlayan 5. tarife uygulama dönemimizdeki 5 yıllık süreçte 19 milyar doların üzerinde bir yatırım yapılması söz konusu olup zaman içerisinde ilave ihtiyaçlarla bu rakamın 20 milyar doları rahatlıkla bulacağını öngörüyoruz. Bunun üzerine planlı bakım kapsamında olan 3. seviye bakımları da eklediğimizde 2030 yılına kadar toplamda 22 milyar dolarlık bir yatırım yapılabileceğini hesaplıyoruz. 2026 yılı itibarıyla başladığımız bu süreçte dağıtım şirketlerimiz faaliyetlerine başladılar" ifadelerini kullandı. Tarife oranları ve altyapı istatistikleri Nihai faturadaki dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık yüzde 13-15 düzeyinde bir pay bulunduğunu söyleyen Erdoğan, günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payının yüzde 74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yüzde 49,9 ve sanayi abonelerinde ise yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu bildirdi. Türkiye genelindeki yaklaşık 1,5 milyon kilometrelik elektrik dağıtım hattının 67 bin kilometrelik kısmının ormanlık alanlardan geçtiğini aktaran Erdoğan, bu bölgelerde orman yangınlarına karşı ilgili kurumlarla iş birliği yapılarak bakım planlamalarının yürütüldüğünü kaydetti.
Evde sanat atölyesi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:18 Evde sanat atölyesi Kayseri’de yaşayan seramik sanatçısı kadın, evine kurduğu atölyesi ile günün her saatinde sanatını bir oda yakından icra edebiliyor. Kayseri’de yaşayan Nurcihan Cihan, çocukluğundan beri kile ve seramik sanatına olan sevgisini akademik hayatıyla birleştirerek seramik sanatçısı oldu. Daha sonra çalıştığı yerlerde üretmeye devam eden Cihan, 26 yıl sonra kendi evine atölye kurmaya karar verdi. Evinin bir odasını tam teşekküllü bir atölyeye çeviren Nurcihan Cihan, yapacağı eserlerini önce çiziyor, sonra işlemlerini tamamlayıp yine odasında bulunan profesyonel seramik fırınından çıkararak sanata çeviriyor. Sanatını evine taşıdığını ve bunu yapabilmek için gereken seramik fırınını alabilmek için 26 yıl beklediğini söyleyen Nurcihan Cihan, "Ben seramikçiyim. KAYMEK’te de öğretmen olarak görev yapmaktayım. Seramik deyince çocukluğum derim. O bölümü okudum üniversitede. Daha sonra yüksek yaptım. Bu bitmeyen bir aşk hikayesi diyebilirim. Ben Kapadokya Kadınları teması ile çalışıyorum. Çünkü Erciyes milyonlarca yıl önce bir patlama yaşadı ve o tüfler de kadınlar gibi zamana direnen varlıklar. O yüzden ikisini birleştirerek bir çalışma yaptım ve kadının bugünkü direnişini anlatan çalışmalar yapmaya devam ediyorum. Ben uzun zamandır seramik yapıyorum ama bu konuyu bir yıldır ele aldım ve çok keyif alarak da devam ediyorum. Seramikle uğraşmaya doğdum doğalı desem, 3 yaşından beri desem abartı olmaz. Doğduğum yer olan Yeşilhisar’daki bir çayda başladı aslında çamurla oynama merakı. Eğitim hayatım da seramikle devam etti. Güzel Sanatlar okuma fırsatım oldu. Çamurla orada buluştum, harika hocalarla çalıştım ve bugünlere kadar bir yolculuk devam etti. Evime taşıdım bu işi. 26 sene bekledim bir seramik fırınım olsun diye. Sonra ev alımıyla beraber fırınımı yerleştirdim. Odaları birleştirdim, evimde bir atölyem var ve burada kadına sanatsal bir dokunuş ile devam ediyorum. Kapadokya ve Kadın temasını birleştirdim ve güzel işler yapıyor ve sergiliyorum" dedi. Cihan, sanatına bir oda ötede olduğunu ve bunun çok büyük bir özgürlük olduğunu söyleyerek, "Bence bu çok büyük özgürlük. Yani eğer benim bir atölyem başka bir mekanda olsaydı ya da bir yerleşkede olsaydı ya da evimin dışında bir yerde olsaydı ben gecenin bir vakti kalktım, işte fırınım ne alemde, işlerim kurudu mu ya da şu an şunu yapmam gerekiyor hadi hemen yapayım deme şansına sahip olamayacaktım. Bir oda kadar yakınım atölyeme, bir yürüme mesafesi kadar ve ilhamın geldiği her an ben bu işi çok rahatlıkla yapabiliyorum ve takip edebiliyorum. Tabi ki önce ilham gelmesi gerekiyor. Sonra bir defterim var, o deftere çizimler yapıyorum. Zaten bir tema var, bir hikaye var. Bütün çalışmalarımın bir hikayesi var. Yaptığım çizimleri Kapadokya toprağıyla, Avanos toprağıyla birleştirerek önce tabii ki yoğurma aşaması, şekillendirme aşaması, rötuşu, bisküvi pişirimi, sırlaması ve fırından çıkış ki zaten en kıymetli kısmı. Sonra izleyiciyle buluşma kısmı oluyor. Benim insanlara tavsiyem de üretsinler. Sadece sanatsal anlamda değil, el sanatları anlamında da mutlaka üretsinler derim" ifadelerini kullandı.
Sandık ustası: "Maraş sandığında silah saklanmaz"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:14 Sandık ustası: "Maraş sandığında silah saklanmaz" Kahramanmaraş’taki okul saldırganının Maraş sandığından silahları almasına ilişkin sandık ustası Ramazan Nedirli, "Bu sandıklar güvenlik kasası değildir, tornavidayla dahi açılabilir. Bu sandıkta saklanması doğru değildir" dedi. Ayser Çalık Ortaokulu’da biri öğretmen 8 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli, ifadesinde silahları Maraş sandığında sakladığını belirtmişti. Kahramanmaraşlı sandık ustasından açıklama geldi 40 yıldır Kahramanmaraş’ta sandık ustalığı yapan Ramazan Nedirli ise konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Nedirli, sandıkların halk arasında ’mücevher sandığı’ ya da ’çeyiz sandığı’ olarak adlandırıldığını belirterek, "Bu, bizim ’mücevher sandığı’ dediğimiz sandıktır. Şifreli yapılır; amaç çocukların takılara ve ziynet eşyalarına dokunmamasıdır. Ancak bu sandıklar güvenlik kasası değildir. Tornavidayla dahi açılabilir. Kapağından az bir zorlamayla açılabilecek yapıdadır. Bu nedenle silahın bu sandıkta saklanması doğru değildir" ifadelerini kullandı. "Silah, çelik kasada olur" Silah muhafazasının çelik kasalarda ve yüksek güvenlikli sistemlerle yapılması gerektiğini vurgulayan Nedirli, "Silah, çelik kasada olur ve şifresi kimseyle paylaşılmaz. Sadece saklayan kişi bilir. Maraş çeyiz sandıkları ise tarih boyunca çeyiz, bohça, takı ve ziynet eşyası koymak için kullanılmıştır. Bu sandıklara silah konmaz" ifadelerini kullandı. "Sorumluluk, silahları bu şekilde muhafaza eden kişide" Yaşanan elim olaydan dolayı büyük üzüntü duyduklarını dile getiren Nedirli, "Söz konusu Maraş sandığında silah saklanmasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Hayatını kaybedenlerin ailelerine sabırlar diliyoruz. Bu olayda sorumluluk, silahları bu şekilde muhafaza eden kişidedir" diye konuştu.
Milli Mücadele kahramanı Köpekçi Nuri Efe’nin hayatı araştırma konusu oldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:15 Milli Mücadele kahramanı Köpekçi Nuri Efe’nin hayatı araştırma konusu oldu Denizli’de lise öğrencileri, hazırladıkları örnek projeyle Milli Mücadelenin yerel kahramanlarından Köpekçi Nuri Efe’nin hayatını yeniden gündeme taşıdı. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, Bilim Fuarı çalışması kapsamında hazırladıkları proje ile Tavas’ın önemli tarihi şahsiyetlerinden Köpekçi Nuri Efe’nin izini sürdü. Felsefe öğretmeni Dr. Yüksel Marım danışmanlığında yürütülen çalışmada öğrenciler Selin Helvecılar, Melike Yılmaz ve Nazlı Höl, Tavas ilçesinde kapsamlı saha araştırması gerçekleştirdi. Araştırma kapsamında öğrenciler, Tavas’ta bulunan Köpekçi Nuri Efe Anıtı’nı, tarihî evini ve mezarını ziyaret etti. Ayrıca Tavas Nüfus Müdürlüğü’nde incelemelerde bulunarak tarihî kayıtlar üzerinde çalışma yaptı. Projenin sözlü tarih bölümünde ise yerel araştırmacı ve yazar Muhammet Kahraman ile görüşmeler gerçekleştirildi. Samanlık Mahallesi sakinlerinden Köpekçi Nuri Efe’ye ilişkin yerel hafıza, anlatılar ve hatıralar derlendi. Öğrenciler ayrıca Samanlık Mahallesi ve Tavas meydanında yürüyerek ilçenin kültürel atmosferini yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Dr. Muhammet Oğur, bu tür projelerin öğrencilerin yaşadıkları coğrafyanın tarihini öğrenmeleri, aidiyet duygusu geliştirmeleri ve kültürel mirasa sahip çıkmaları açısından büyük önem taşıdığını belirterek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda saha çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade etti.
Karşıyaka, son 8 sezonda 5. kez play-off’ta elendi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:16 Karşıyaka, son 8 sezonda 5. kez play-off’ta elendi Karşıyaka, Ayvalıkgücü Belediyespor’a play-off’ta elenerek son 8 sezonda 5. kez bir üst lig umutlarına bu aşamada veda etti. Karşıyaka SK, TFF 3. Lig 4. Grup’ta sezona Teknik Direktör Burhanettin Basatemür yönetiminde başladı. İzmir temsilcisi, sezonun ilk bölümünde iyi bir performans gösterse de daha sonra yaşadığı puan kayıplarıyla düşüşe geçen yeşil-kırmızılılar, hedefini liderlikten play-off hattına çevirdi. Sezonu üçüncü sırada tamamlayan Karşıyaka, play-off birinci turunda Ayvalıkgücü Belediyespor ile eşleşti. Deplasmanda oynanan ilk maçtan golsüz beraberlikle dönen İzmir ekibi, sahasındaki rövanşta rakibine 2-0 mağlup olarak bir kez daha play-off’a erken veda etti. Bu sonuçla Karşıyaka, 3. Lig’den üst lige yükselme hedefi doğrultusunda son 8 sezonda 5. kez play-off oynadı ve yine bu aşamada elenerek hayal kırıklığı yaşadı. Karşıyaka’nın şansı play-off’ta tutmuyor Karşıyaka, 2017-2018 sezonunda TFF 2. Lig’den düşmesinin ardından 3. Lig’de mücadele etmeye başladı. Bu süreçte son 8 sezonda 5 kez play-off oynayan İzmir temsilcisi, üst lige yükselme fırsatını değerlendiremedi. İlk play-off deneyimini 2018-2019 sezonunda yaşayan Karşıyaka, normal sezonu 4. sırada tamamlayarak Van Spor ile eşleşti ve rakibine elenerek üst lig şansını kaybetti. 2019-2020 sezonunda ise normal sezonu 5. sırada bitiren yeşil-kırmızılılar, play-off yarı finalinde Belediye Derincespor’u geçerek finale yükseldi. Finalde Turgutluspor ile karşılaşan Karşıyaka, normal süresi 1-1, uzatmaları 2-2 biten maçta penaltılar sonucu 5-3 mağlup olarak 2. Lig fırsatını kaçırdı. 2020-2021, 2021-2022 ve 2022-2023 sezonlarında play-off dışında kalan Karşıyaka, 2023-2024 sezonunda yeniden şampiyonluk mücadelesi verdi ve normal sezonu 3. sırada tamamladı. Play-off ilk turunda Eskişehir Anadolu Spor’a 1-0 kaybederek elendi. 2024-2025 sezonunda bu kez ligi ikinci sırada tamamlayan Karşıyaka, play-off’ta Muş Spor ile eşleşti. Deplasmanda golsüz berabere kaldığı rakibine, iç sahada 2-1 mağlup olarak yine üst lig hedefinden uzaklaştı.