Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş 08 Mayıs 2026 Cuma - 00:39:55 Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
61 yaşındaki beyin cerrahı, maraton koşusunda uluslararası ödül kazandı
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:45 61 yaşındaki beyin cerrahı, maraton koşusunda uluslararası ödül kazandı Adana’da Seyhan Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Akın Vural, ilerleyen yaşına rağmen katıldığı 39. Belgrad Maratonu’nda yaş kategorisinde ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Dr. Vural, "Haftada 50, ayda 200 kilometre koşup yarışmalara hazırlanıyorum. Yıllık yaklaşık 24 bin hastaya poliklinikte hizmet veriyoruz, 2 bine yakın ameliyat gerçekleştiriyoruz. Bu tempoyu sürdürebilmemde en büyük etken spor" dedi. Adana’da Seyhan Devlet Hastanesi’nde görev yapan 61 yaşındaki Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Akın Vural, mesleğinin yanı sıra hayatının her anında sporu da ihmal etmedi. Gençlik yıllarında önce futbol, ardından da yüzme ile uğraşan Dr. Vural, bir dönem yüzme kulübünde yöneticilik yaptı ve yaklaşık 20 milli sporcu yetiştirdi. Vural, 7 yıl boyunca Türkiye Yüzme Federasyonu’nda asbaşkanlık görevini yürüttü ve 5 yıl önce koşuya başladı. Bir süre sonra maraton yarışmalarına hazırlanan Dr. Akın Vural, geçtiğimiz hafta 39. Belgrad Maratonu’nda yaş kategorisinde ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Haftada 50, ayda 200 kilometre koşuyor Haftanın 4 günü toplam 50 kilometre koşarak antrenman yapan Dr. Akın Vural, ayda ise 200 kilometre koşup spordan bir an olsun vazgeçmiyor. "Yaş grubumda ikinci oldum" 5 yıldır düzenli olarak koşu antrenmanları yaptığını belirten Vural, "Haftada 4 gün yaklaşık 50 kilometre koşuyorum, aylık ise 200 kilometreye ulaşıyorum. Yarışlara katılarak bu çalışmaların karşılığını almaya çalışıyorum. Son olarak Sırbistan’daki uluslararası yarışta, 21 kilometrelik yarı maratonda yaş grubumda ikinci oldum" dedi. "Spor beni motive ediyor" Yoğun iş temposuna rağmen spordan vazgeçmediğini ifade eden Vural, "Yıllık yaklaşık 24 bin hastaya poliklinikte hizmet veriyoruz, 2 bine yakın ameliyat gerçekleştiriyoruz. Bu tempoyu sürdürebilmemde en büyük etken spor. Koşu bana hem enerji hem de motivasyon sağlıyor" diye konuştu. "Hareketsizlik, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor" Ailesinin de sporla iç içe olduğunu vurgulayan Vural, "Kızım modern pentatlonda, oğlum ise kanoda milli sporcu. Hastanede ise ’Seyhan Doğa Sporları’ grubuyla çalışanları da spora teşvik ediyoruz. yaklaşık 50 personeli koşu ve bisiklet gibi aktivitelere yönlendirdim. Hareketsizlik ve kötü alışkanlıklar uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Spor, hem fiziksel hem de zihinsel sağlık için vazgeçilmez" şeklinde konuştu. "Spor ameliyatlarda da fayda sağlıyor" Koşunun özellikle mesleki performansına da katkı sağladığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Akın Vural, "Beyin sağlığı açısından spor çok önemli. Daha iyi düşünmeyi ve motive olmayı sağlıyor. Zor ameliyatlarda spordan aldığım motivasyonla daha başarılı sonuçlar elde ediyorum. Bugüne kadar yaklaşık 20 yarışa katıldım 10’a yakın derece elde ettim. Hedefim, aldığım sonucu daha ileriye taşımak" ifadelerini kullandı.
Tripolis Antik Kenti çocukların bayramına ev sahipliği yaptı
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:43 Tripolis Antik Kenti çocukların bayramına ev sahipliği yaptı Denizli’nin Buldan ilçesinde olumsuz hava şartları nedeniyle ertelenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, Tripolis Antik Kenti’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirildi. Binlerce yıllık Agora’da sahne alan çocukların gösterileri, ilçe protokolünün katılımıyla büyük bir coşkuya sahne oldu. Denizli’nin Buldan ilçesine bağlı Yenicekent Mahallesi’nde yer alan okullar, Türkiye’de eşine az rastlanır bir bayram kutlamasına imza attı. 23 Nisan günü yapılması planlanan ancak sağanak yağış ve olumsuz hava şartları nedeniyle bugüne (29 Nisan) ertelenen etkinliklerin adresi, Tripolis Antik Kenti oldu. Yenicekent’teki ilk ve ortaokul öğrencilerinin aylar süren hazırlıkları, antik kentin kalbi sayılan Agora’da hayat buldu. Binlerce yıllık sütunların ve tarihi dokunun arasında sergilenen halk oyunları, modern dans gösterileri ve şiir konserleri izleyenleri etkiledi. Bayram sevincini arkeolojik bir mirasla birleştiren öğrencilerin performansı, tarihi mekana adeta yeniden can verdi. Antik kentteki kutlamalara vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi. Veliler, çocuklarının bu özel gününe tarihi bir fonda tanıklık etmenin heyecanını yaşadı. "Çocukların hafızasına kültürel mirasa sahip çıkılması gerektiğini aşıladığımızı düşünüyoruz" Kutlamaların Tripolis Antik Kenti’nde yapılmasının hem bölge halkı için hem de çocuklar için unutulmaz anlar yaşattığını vurgulayan Tripolis Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman, "Tripolis Antik Kenti’nde 2012 yılında kazı çalışmalarına başladık. Bu çalışmaların 14. yılında hem Yenicekent halkı için hem Buldan halkı için hem Denizli halkı için farklı bir etkinlik oldu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk bayramını bir antik kentte kutladık. Bu tabii Türkiye’de nadir olan olaylardan bir tanesi. Günümüzden 2 bin yıl önce kentin merkezi konumundaki Agora’da bu töreni gerçekleştirdik. Etkinliğe yaklaşık 2 bin kişilik bir katılım oldu. Çocuklarımız çeşitli gösteriler yaptılar, halk oyunlarından, folklor danslarından örnekler sergilediler. Tüm ilçe protokolümüz Yenicekent halkı, çocuklarımız, anneleri, babaları, nineleri, dedeleri bu güzel olaya şahitlik ettik. Antik kentler tabii ki bilimsel amaçlı olarak kazı çalışmalarının yürütüldüğü faaliyetler ama zaman zaman da kontrollü bir biçimde bu tip etkinliklerin yapılması da fayda var. Tripolis Antik Kenti Yenicekent Mahallesi’nin hemen bitişiğinde olmasına rağmen ilk kez burayı görenler vardı. Tabii sadece bu bayramda ziyaretçilere tanıtılmış olmadı. Aynı zamanda burada etkinlikte bulunan çocukların hafızasına da burada bir antik kentin olduğunu, kültürel mirasa sahip çıkılması gerektiğini aşıladığımızı düşünüyoruz. Bu anlamda da hem ben hem de ekibim çok mutlu olduk" dedi. Binlerce yıllık antik kentte düzenlenen bu anlamlı törene, Buldan Kaymakamı Turan Erdoğan, Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Vural, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Yüzbaşı Bekir Cinkara, İlçe Emniyet Müdürü Murat Üstündağ, Tripolis Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman, Buldan Ziraat Odası Başkanı Muammer Al, öğretmenler ve öğrenci velileri katıldı.
Uzman Dr. Çakır: "Yorgunluk sandığınız belirti Hashimoto çıkabilir"
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:44 Uzman Dr. Çakır: "Yorgunluk sandığınız belirti Hashimoto çıkabilir" Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Çakır, özellikle uzun süren halsizlik ve kilo artışı gibi şikayetlerin göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyardı. Dr. Çakır, "Bağışıklık sisteminin tiroit bezine saldırmasıyla ortaya çıkan Hashimoto Hastalığı, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor" dedi. Dr. Çakır, bünyesinde yaptığı açıklamada, hastalığın çoğu zaman sinsi ilerlediğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Çakır, "Hastalar genellikle yorgunluk, üşüme ve saç dökülmesi gibi şikayetleri günlük hayatın yoğunluğuna bağlıyor. Oysa bu belirtiler Hashimoto’nun erken sinyalleri olabilir" dedi. Kadınlarda daha sık görülüyor Hashimoto hastalığının kadınlarda erkeklere göre çok daha yaygın görüldüğünü belirten Dr. Çakır, hormonal faktörlerin bu farkta önemli rol oynadığını ifade etti. Dr. Çakır, "Sürekli halsizlik ve uyku hali. Nedensiz kilo artışı. Soğuğa karşı hassasiyet. Cilt kuruluğu ve saç dökülmesi. Konsantrasyon bozukluğu" ifadelerini kullandı. Hashimoto’nun basit kan testleriyle teşhis edilebildiğini vurgulayan Dr. Çakır, özellikle aile öyküsü olan kişilerin düzenli kontrol yaptırması gerektiğini söyledi. Hastalığın tamamen ortadan kaldırılamadığını ancak uygun tedaviyle kontrol altına alınabildiğini belirten Dr. Çakır, "Eksik olan tiroit hormonunu yerine koyduğumuzda hastalar sağlıklı bir yaşam sürdürebilir" ifadelerini kullandı. Yaşam tarzı da etkili Beslenme ve stres yönetiminin önemine değinen Dr. Çakır, dengeli beslenme ve düzenli egzersizin hastalığın seyrini olumlu etkileyebileceğini belirtti.
Lise öğrencileri mezun olmadan eserlerini sergileyecek
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:44 Lise öğrencileri mezun olmadan eserlerini sergileyecek Bursa Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi ile yapılan iş birliği sayesinde, yeni açılan Nework Cafe, lisenin öğrencilerine mezun olmadan eserlerini sergileyebileceği ve kendilerini ifade edebileceği bir alan sunarak eğitimle sanatı buluşturan örnek bir girişime imza attı. Özlüce’de açılan Nework Smart Working Cafe, öğrenciler, öğretmenler ve freelance çalışanlar için tasarlanmış yeni nesil bir çalışma alanı olarak hizmete başladı. ‘Yeni nesil kütüphane’ anlayışıyla hayata geçirilen Nework Cafe; lise hazırlık sınavı ve üniversite sınavına hazırlanan öğrenciler, TUS ve KPSS gibi sınavlara çalışan bireyler ile özel ders veren öğretmenlere sessiz, konforlu ve odaklanabilecekleri bir ortam sunuyor. Mekan, aynı zamanda öğretmenlerin öğrencileriyle birebir ders yapabileceği güvenli bir alan olarak da konumlanıyor. Nework’ün dikkat çeken bir diğer yönü ise sanatla kurduğu iş birliği. Mekan içerisinde yer alan dört özel çalışma, Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından hazırlandı. Mekanda sergilenen eserlerde; teorik fizik alanındaki çalışmalarıyla bilinen Albert Einstein, Apple’ın kurucu ortağı ve vizyoner girişimci Steve Jobs, sürrealizmin öncü ressamlarından Salvador Dal ve efsanevi gitarist Jimi Hendrix yer alıyor. Her birinin zihinlere kazınan sözleri mekanda çalışanlara ilham verirken, bu dört önemli ismin başarılarının ardında her birinin işlerine odaklanmaları, disiplinli çalışmaları ve asla vazgeçmemeleri bulunuyor. İlham veren isimlerin resmedildiği bu eserler, hem mekana estetik bir kimlik kazandırırken genç sanatçılara mezuniyet öncesi kendilerini ifade edebilecekleri bir alan sunmuş oldu. Nework yetkilileri, bu iş birliğiyle ilgili olarak, "Genç sanatçılara alan açmak ve üretimlerini görünür kılmak bizim için çok kıymetli" açıklamasında bulundu.