Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
YEREL HABERLER
Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş
08 Mayıs 2026 Cuma - 08:51:32
Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi.Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.Zanlılar tutuklandıŞüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.Anne ve baba DNA örneği verdiYapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu."Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum"Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi."Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum"Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu."Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?"Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli.""İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık"Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı."Kolunda 80 bin liralık saati vardı"Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi.Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 08:52
Van’da bahar hareketliliği: Fide satışları başladı
Van’da hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte tarım ve bahçecilik sezonu açılırken, fide ve sebze tohumu satışlarında ise yoğunluk yaşanmaya başladı. Van ve çevresinde bahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerine dönmesi üzerine vatandaşlar ekim dikim işlerine hız verdi. Kırsal kesimde yaşayan köylüler arazileri ve bahçeleri için fide temin ederken, şehir merkezinde ikamet eden vatandaşlar ise evlerinin bahçeleri ile balkonlarındaki saksılarda yetiştirmek üzere fide satıcılarına yöneldi. Piyasadaki fide fiyatları türüne göre 10 ile 30 TL arasında alıcı buluyor. Satış noktalarında en çok ilgiyi ise domates, biber, salatalık, soğan, patlıcan ve çilek fideleri görüyor. Üreticiler ve satıcılar, havaların daha da ısınmasıyla birlikte talebin artarak devam etmesini beklediklerini ifade etti. "101 çeşit ürünle sezona başladık" Fide satışı yapan esnaf İsmail Çınar, havaların ısınmasıyla birlikte sezonu açtıklarını belirtti. Vatandaşın kendi ürettikleri yerli tohumlara rağbet gösterdiğini ifade eden Çınar, "Normalde sezonumuz 10 Nisan’da başlıyor ve 15-20 Haziran gibi sona eriyor. Havaların ısınmasıyla birlikte ’hayırlı olsun’ diyerek başladık. Yaklaşık 1,5-2 ay süren bir sezonumuz var. Fidelerimiz Antalya, Mersin ve Baykan’dan geliyor; ancak kendi seçtiğimiz tohumlardan Van’da ürettiğimiz fidelerimiz de mevcut. Domates, biber ve salatalık en çok tercih edilenler arasında. Yeşilliklerden meyveye kadar hemen hemen 101 çeşit ekilecek ürünümüz bulunuyor" dedi. Tohum seçiminde titiz davrandıklarını dile getiren Çınar, "Kendi seçtiğimiz tohumları kullandığımız için müşterilerimiz her sene sonuçtan çok memnun kalıyor, bu konuda şanslıyız. Fidelerimiz genelde apartman balkonlarındaki saksılara, ev bahçelerine dikiliyor" diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 08:48
Kayınvalidesi tarafından öldürülen şahsın eşi ve kızı ile görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı
İstanbul Kağıthane’de boşanma aşamasındaki eşini silahla yaraladıktan sonra kayınvalidesi tarafından bıçakla öldürülen şahsın, eşi ve kızı ile cep telefonu üzerinden görüntülü olarak konuştuğu anların görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde, ölen Rüzgar E.’nin, "Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikolojimi kalır o çocukta. İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak" dediği kaydedildi.Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmiş ve taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyümüştü. Rüzgar E.’nin, yanındaki ruhsatsız tabancayla ateş etmesi sonucu eşi Nurşin E., yaralanmıştı.Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden kayınvalide Delal A., Rüzgar E.’i göğsünden bıçaklamış ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan damat hayatını kaybetmişti.Öte yandan olay öncesi Rüzgar E’nin boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E., ile cep telefonu üzerinden görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı. Görüntülerde, eşi ve kızı ile konuşan Rüzgar E’nin "Annen sana kurban olsun annen göz yaşına kurban olsun. Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikoloji mi kalır o çocukta? İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak. Sence bu saatten sonra psikoloji önemlimi. Sence ben sözümden geri döner miyim. O çocuk yetimhanede büyüyecek diyorum sana" dediği görüldü.Ayrıca, Rüzgar E. eşine silah fotoğrafı attığı da öğrenildi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 08:44
Yöre halkı maden kirliliğine karşı ses yükseltti
Giresun’un Doğankent ilçesinde faaliyet gösteren ve dereye atık su deşarj ettiği gerekçesiyle ceza kesilen maden işletmesine vatandaşlar tepki gösterdi. Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyü sınırlarında bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik Şirketi’ne yönelik tepkiler sürüyor. Çatalağaç Deresi’nde kirliliğe neden olduğu gerekçesiyle daha önce de iki kez ceza uygulanan işletmeye, son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemelerin ardından 2 milyon 517 bin lira idari para cezası kesildi. Yapılan incelemelerde, işletmeye ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğinin tespit edildiği bildirildi. Yaşanan çevre kirliliğine tepki gösteren vatandaşlar ise CHP’nin çağrısıyla Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde bir araya geldi. Bölge halkı, çevre tahribatı nedeniyle mağdur olduklarını belirterek, uygulanan para cezalarının yaşanan zararı ortadan kaldırmadığını ifade etti. Yöre halkından Esra Aydın, yaşam alanlarının büyük zarar gördüğünü belirterek, "Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Her yer heyelan. Kesilen cezalar bizim yaşam alanımızı geri vermiyor. Onlar cebini doldurup memleketine gidecek, çocuklarına ekmek götürecek ama biz çocuklarımıza ve torunlarımıza zehir bırakacağız. İleride çocuklarımız ‘Bu memlekette hiç mi kimse yoktu? Bu memleketi neden bu hale getirdiler?’ diye sormayacak mı? Maden atık suları bahçelerimizin içinden geçiyor. Kokudan kapıya çıkamıyoruz" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:50
Tekirdağ’da "Güvenilir Gıda" uygulaması devrede
Tekirdağ’da hayata geçirilen "Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması" ile vatandaşlar, gıda işletmelerine yönelik denetim bilgilerine artık karekod üzerinden kolayca ulaşabilecek. Gıda güvenilirliğinin sağlanması amacıyla Tekirdağ İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından yürütülen denetim çalışmalarına dijital destek geldi. Uygulama sayesinde vatandaşlar, gıda işletmelerine ait denetim geçmişini görüntüleyebilecek, taklit ve tağşiş ürün listelerine erişebilecek. "Çek-Gönder" özelliğiyle dikkat çeken uygulama, tüketicilerin karşılaştıkları uygunsuzlukları doğrudan yetkililere bildirmesine de imkan tanıyor. Böylece vatandaşlar sadece tüketici değil, aynı zamanda denetim sürecinin aktif bir parçası hâline geliyor. Yetkililer, uygulamanın şeffaflık ve izlenebilirliği artırarak gıda güvenilirliği konusunda farkındalığı yükseltmeyi hedeflediğini belirtti.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:50
Bozdağ Mahallesi’ne dışarıdan gelen hayvancılara karşı denetimlerin sıkılaştırılması isteniyor
Eskişehir’de Bozdağ Mahalle Muhtarı Ahmet Aydın, yaz mevsiminde farklı yerlerden mahalleye gelen hayvancılara karşı denetimlerini sıkılaştırılmasını istediklerini söyledi. Tepebaşı ilçesine bağlı Bozdağ Mahallesi’nde birçok vatandaş odunculuk, çiftçilik ve hayvancılık yaparak geçim sağlıyor. Kış aylarının sert geçtiği bölgede üreticiler zor şartlar altında çalışmalarını sürdürürken, Bozdağ Mahalle Muhtarı Ahmet Aydın, hayvancılıkla ilgili sıkıntı çektiklerini ifade ederek yetkililere seslendi. Aydın, yaz mevsiminde farklı yerlerden mahalleye gelen hayvancılara karşı denetimlerini sıkılaştırılmasını istediklerini, üreticinin hakkının korunması gerektiğini belirtti. "Yazın meralardan yararlanma hakkı, kışın bu çileyi çeken bölge halkının olmalıdır" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Bozdağ Mahalle Muhtarı Ahmet Aydın, "Biz burada kırsal ve küçük bir mahalleyiz, gelir seviyesi düşük bir mahalleyiz. Geçim kaynağımız odunculuk, hayvancılık ve küçük çaplı çiftçiliktir. Özellikle hayvancılık konusunda sıkıntımız büyük; mahalle statüsünde olmamız sebebiyle yetkilerimiz sınırlı. Yetkililerden ricamız, burada karda kışta, zor şartlarda hayvancılık yapan kendi köylülerimiz ve mahalle sakinlerimiz varken; yaz geldiği zaman meralarımıza dışarıdan gelmek isteyen hayvancılara karşı denetimlerin sıkılaştırılmasıdır. Buradaki vatandaşımızın hakkını korumak adına bu kişileri meralarımızda istemiyoruz. Şu anda herkesin hayvanı içeride ve yemle besleniyor, bu da aşırı bir maliyet oluşturuyor. Dolayısıyla yazın meralardan yararlanma hakkı, kışın bu çileyi çeken bölge halkının olmalıdır. Bazı durumlara göz yumuluyor, denetlemeler tam yapılmıyor, bizlere yeterli yetki verilmiyor ve beyanımız esas alınmıyor. Bu konuda gerekli çalışmaların yapılarak konunun bir çözüme ulaştırılmasını ve netleştirilmesini istiyoruz. Bunu da mahalle sakinlerimizin bir sözü ve onların sözcüsü olarak dile getirmem gerekiyor" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:50
Babalarından kalan 54 yıllık lokantayı ayakta tutuyorlar
Gaziantep’te babalarının 1972 yılında kurduğu lokantayı işleten İbrahim ve Ahmet Çadır kardeşler, baba mesleğine sahip çıkıyor. 37 yaşındaki İbrahim Çadır ve 32 yaşındaki kardeşi Ahmet Çadır, küçük yaşlarından itibaren kent merkezindeki lokantada babaları Sakıp Çadır’a yardım etmeye başladı. Gaziantep’in ünlü lokantacı ustalarından babalarından zamanla mesleğin inceliklerini öğrenen Çadır kardeşler, yıllarca babalarıyla birlikte çalıştı. Gaziantep’te "Sakıp Usta" olarak tanınan babaları Sakıp Çadır’ın 2019 yılında vefat etmesi üzerine 54 yıl önce kurulan ve zamanla restorana dönüşen işletmeyi ayakta tutmak ve baba mesleğini yaşatmak için omuz omuza verdi. Babalarından kendilerine emanet kalan işletmede başta kentin tescilli lezzeti olan beyran başta olmak üzere kelle-paça ve kente ait kebap çeşitlerinin satıldığı restoranda hizmet veren iki kardeş, azimleri ve çalışkanlıklarıyla çevresinden takdir topluyor. Baba mesleğini yaşatmak için omuz omuza verdiler Babalarından emanet kalan restoranı genişleten ve 24 saat açık tuttukları restoranda baba mesleğini sürdüren Çadır kardeşler, Gaziantep’in birbirinden lezzetli yemek ve kebapların satıldığı restoranda 50 kişiyi istihdam ediyor. "Gaziantep’e gastronomi adına hizmet vermekten gurur duyuyoruz" Çocukluğundan beri babasının yanında çalıştığını belirten İbrahim Çadır, "Sakıp ustanın büyük oğluyum. İşletmemize küçük yaşlardan beri gelip giderdik. Ahmet ile ben bu mesleğin içinde yetiştik. Kardeşimin benden farkı, işletmeden hiç ayrılmadı. Ben üniversiteyi bitirene kadar gidip geldim. Merhum babamın yönlendirmesiyle gıda mühendisliği bölümünü okudum. İşletmeye değer katmak için elimizden geleni yaptık. Babamız 2019’da rahmetli olunca bu işletmeyi ayakta tutmayı bir sorumluluk görebildik. Yıllardır bir sorumluluk bilinciyle babamızın emanetine sahip çıkmaya çalışıyoruz. Babamda dedesinin emanetine sahip çıkmaya çalışmış. Babamızın dedesinin ismi de Sakıp’tı. İnşallah gelecek nesillere de bu güzel lezzetleri aktarabiliriz. Gaziantep’e gastronomi adına hizmet vermekten gurur duyuyoruz" dedi. "Babamızın yolundan gidiyoruz" Babasının mesleğini severek yaptığını belirten Ahmet Çadır ise, "Ustamızdan devraldığımız bayrağı bu alanda sürdürüyoruz. 2019 yılında babamı kaybettikten sonraki serüven bizim için çok önemliydi ve babamın vefat edeli 7 yıl oldu. Babamı sevenleri hiçbir zaman burayı yalnız bırakmadı. Gaziantep’te köklü bir işletmeyiz. 1972’den beri de rahmetli babamız Sakıp usta, bu şehirde işletmecilik yapardı. Gaziantep gastronomisine ve bu şehre babam çok katkılarda bulundu. UNESCO tarafından koruma altına alınan beyranımız olsun, diğer yemeklerimiz olsun hepsinde babamın büyük emekleri vardır. Babamı rahmetle anıyoruz. Rahmetli babamız iyi bir usta, iyi bir aşçı olunca biz de bu mesleğe gönül verdik. Çünkü babamızı çok seviyorduk. Babam insanlara hizmet etmeyi çok severdi. Biz de babamın yolundan gitmek için insanlara hizmet edip, bu mesleği daha güzel şekilde yapmak zorundaydık. Çünkü bunu kendimize bir borç bildik. Babamızdan sonra günümüzün güzelliklerini işletmelerimize yansıttık. Çok küçük yaştan itibaren benim hayalim lokantacı olmaktı. O yüzden de hep babamızın yanında vakit geçirdik. Hep bu meslekte bir şeyler öğrenmek için çabaladık. Çıraklıktan itibaren hep babamızın elinin altında çalıştık. Daha sonra kendisinden öğrendiklerimizi burada uyguladık. Zaten ailecek rahmetli babamıza çok düşkün olduğumuzdan dolayı babamın yolundan gitmemek gibi bir yolumuz yoktu. Allah onun yolundan ayırmasın. Çünkü hizmeti, güzel yemek yapmayı ve insanları severdi. Biz de burada kendisini taklit ediyoruz" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:51
Urla’da sakız enginarının hasat mesaisi sürüyor
Türkiye’nin enginar ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan İzmir’in Urla ilçesinde, karaciğer dostu olarak bilinen sakız enginarında hasat mesaisi devam ediyor. Kendine has yumuşak dokusu ve yapraklarının da tüketilebilmesiyle diğer türlerden ayrılan şifa deposu tescilli lezzet, tarlalardaki yoğun el emeğinin ardından sofralardaki yerini almaya başladı. İl genelinde ağırlıklı olarak Urla, Çeşme, Karaburun, Seferihisar ve Torbalı ilçelerindeki yaklaşık 8 bin dekarlık alanda yetiştirilerek yılda 11 bin ton civarında ürün elde edilirken, üretimin merkez üssü konumundaki Urla’da tek başına yılda yaklaşık 2 bin tonluk üretim gerçekleştiriliyor. Bölgenin ideal ikliminde yetişen ve coğrafi işaret alarak tescillenen sakız enginarı, sadece iri çanağı tüketilen sert ve kalın yapraklı bayrampaşa enginarının aksine, yumuşak dokusu ve yapraklarının da rahatlıkla yenilebilmesiyle öne çıkıyor. Ocak ve şubat aylarındaki verimli yağışların doğal bir gübre etkisi oluşturmasıyla bu yıl rekoltesi yüzde 20 oranında artan tescilli ürün, hasat edilmesinin ardından tarlada 30, pazarlarda ise ortalama 50 liradan satışa sunuluyor. Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan sakız enginarı, karaciğerin temizlenmesinde ve hücrelerin yenilenmesinde önemli bir rol üstleniyor. Sağlığa olan faydalarının yanı sıra benzersiz lezzetiyle de yoğun talep gören bu ürün; zeytinyağlı yemeği, dolması, salatası ve pilavıyla sofraları süslüyor. Tarladan sofraya uzanan zorlu yolculuğuyla Ege mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alan coğrafi işaretli bu şifa deposu lezzet, 1-3 Mayıs günleri arasında ilçede düzenlenecek olan Uluslararası Urla Enginar Festivali’nde ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Enginarın esas hasat zamanı başladı Sakız enginarının Urla yarımadasına mahsus bir ürün olduğunu belirten Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, "Çok değerli, kaliteli ve aroması çok güzel olan bu ürün için üreticilerimiz ağustos ayından sonra hazırlıklara başlar. Tarlayı sular, uyandırır ve ardından kökleri seyreltirler. Kışın nasıl geçeceği bilinmediği ve bazı seneler soğuk vurarak ürün ziyan olduğu için risk alıp erken uyandıranlar, kasım ve aralık aylarında tek tük hasada başlar. Son zamanlarda kış mevsimi yumuşak geçtiği için üreticiler erken uyandırarak kazanç sağlıyor. Esas hasat zamanı ise mart, nisan ve mayıs aylarıdır, mayıs ayının sonunda da hasat biter. Biz festivalimizi her yıl nisan ayının son günü veya mayıs ayının ilk haftası yapıyoruz. Bu sene de mayıs ayının ilk haftasına aldık. Tarla olarak 800-900 dönümün üzerinde enginar üretimimiz var ve bunu da 130-140 üreticimiz yapıyor. Pandemiden sonra üreticilerimizin büyük bir kısmı enginarı kendisi soyup işleyerek internet üzerinden vakumlu şekilde satmaya başladı. Bu ürünler Türkiye’nin her tarafına, hatta Avrupa’nın bazı ülkelerine de gidiyor" dedi. Dikim sonrası sulama büyük önem taşıyor Enginar tarlasını ağustos ayında hazırlayarak eylül başında dikim yaptıklarını anlatan üretici Hakan Seymen ise, "Dikim sonrası sulama büyük önem taşıyor. Fazla su hastalığa yol açarken, az su bitkinin tutmasını engelliyor. Don veya dolu gibi olumsuz hava şartları yaşanmazsa kasım ve aralık aylarında ilk meyveleri yavaş yavaş kesmeye başlıyoruz. Ancak esas verimli dönemimiz olan mart, nisan ve mayıs aylarında çok yüksek bir rekolte elde ediyoruz. Bölge insanı özellikle sakız türünün dolmasını çok severken, İstanbul pazarı genellikle çanak enginarı tercih ediyor. Enginarın tazeyken 10-15 dakika kaynatılıp üzerine limon, zeytinyağı ve tuz eklenerek tüketilmesi de oldukça yaygın ve bu şekilde vitamin değerini hiç kaybetmiyor" diye konuştu. Karaciğer hastalarının öncelikli tercihi Enginarın karaciğer ve kanser hastaları için taşıdığı önemi doktorların da tavsiye ettiğini belirten üretici Serkan Karcı da, "Özellikle karaciğer ve bazı kanser hastalarının öncelikli tercihi olan Urla enginarını, vakumlu ambalajlar ve kavanozlar içerisinde Türkiye’nin her noktasına ulaştırıyoruz. Müşterilerimizin her yıl artan talebi ve ürünlerimize gösterilen yoğun ilgi bizleri üretim konusunda daha da motive ediyor. Sakız enginarı, bayrampaşa türüne nazaran daha küçük bir yapıya sahip olsa da dolma ve çeşitli yemeklerde çok daha verimli bir kullanım sunmaktadır. Sakız enginarının yaprakları yumuşaklığı sayesinde bütünüyle tüketilebilirken, Bayrampaşa enginarının dış yaprakları sert olduğu için tüketiciler genellikle sadece çanak kısmını çeşitli garnitürlerle hazırlayarak tüketmeyi tercih ediyorlar" ifadelerini kullandı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:47
Dolaptan kıyafet değil "Torbacı" hükümlü çıktı
Adana’da uyuşturucu madde ticareti ve kullanımı suçlarından hapis cezası bulunan 33 firari hükümlü polis ekiplerince yakalandı. Operasyon sırasında 8 yıl hapis cezasıyla aranan bir hükümlü, dolaba girip üzerine çarşaf örterek saklanmaya çalıştı ancak ekiplerden kaçamadı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:48
Malatya TSO’dan üyelerini rahatlatacak aidat kararı
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, depremde hayatını kaybeden üyelerin borçlarını sildiklerini, tüm üyeler için de faizsiz yapılandırma imkanı getirdiklerini açıkladı. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), 6 Şubat depremlerinin ardından ticari faaliyetlerini sürdürmekte zorlanan üyeleri için devrim niteliğinde bir karara imza attı. Nisan ayı olağan meclis toplantısında oy birliği ile alınan kararla depremde hayatını kaybeden üyelerin borçları silinirken, tüm üyeler için faizsiz yapılandırma imkanı getirildi. üyelerinin toparlanma sürecini hızlandırmak ve firmaların üzerindeki finansal yükü hafifletmek amacıyla kapsamlı bir "Aidat Yapılandırma Paketi" açıklayan MTSO, maliyeden kapanışını yapan üyelerin de odaya olan aidat borçlarının tamamını sildi. Alınan meclis kararı uyarınca, deprem felaketinde hayatını kaybeden üyelerin odaya olan tüm borçları tamamen silindi. Maliye kaydı üzerinden iş yeri terkini yapan ve ekonomik olarak tahsili imkansız hale gelen eski üyelerin borç yükü kaldırıldı. Ticari faaliyetine devam eden üyelerin birikmiş aidat borçlarının faiz ve gecikme zamları tamamen silinecek. Üyeler, sadece anapara ödemesini tek seferde veya 3 eşit taksitte ödeyebilecek. "Üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Aldıkları kararla ilgili açıklama yapan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Deprem sadece fiziki yıkıma yol açmadı, aynı zamanda üyelerimizin nakit akışını, üretim gücünü ve ticari sürekliliğini de ciddi şekilde etkiledi. Bu süreçte üyelerimizin ayakta kalabilmesi en büyük önceliğimiz oldu. Meclisimizde aldığımız bu kararla, hem vefat eden üyelerimize karşı vefa borcumuzu ödemeyi hem de işini sürdürmeye çalışan üyelerimize nefes aldırmayı hedefledik. Bu kararı uzun zamandır almak istiyorduk, ancak TOBB ve bakanlıklarla yapılan resmi görüşmeleri ve hukuki süreci ancak tamamlayabildik. Ekonomik toparlanmanın yolu, üyelerimizin yeniden güçlenmesinden geçiyor. Oda olarak her zaman üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Başvuru tarihi ve yeri Yapılandırma fırsatından yararlanmak isteyen üyeler için süreç 4 Mayıs 2026 tarihinde başlayacak ve 30 Eylül 2026 mesai bitimine kadar devam edecek. Yapılandırmadan faydalanmak isteyen üyelerin, Odanın muhasebe birimine başvuruda bulunması gerekiyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:48
Bingöl’de heyelan yolu kapattı
Bingöl’de meydana gelen heyelan nedeniyle köy yolu ulaşıma kapanırken ekipler çalışmalara başladı. Bingöl’de karların erimeye başlaması ve son zamanlarda etkili olan yağışlarla birlikte toprak suya doydu. Merkeze bağlı Elmalı köyü Alatepe mezrası yolunda heyelan meydana geldi. Heyelan sonucu yol tamamen kapanırken, bazı köylere ulaşım sağlanamaz hale geldi. Şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan bölgede yaşanan heyelan sonrası ekipler harekete geçti. Kapanan yolun yeniden ulaşıma açılması için ekipler tarafından çalışma başlatıldığı öğrenildi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:48
Karacadağ bölgesi’nde okullar arası bilgi yarışması düzenlendi
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, Karacadağ bölgesinde bulunan taşıma merkezi okullar arasında düzenlenen bilgi yarışması, 14 okulun katılımıyla gerçekleştirildi. Dilekli Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Elvan Çakmak koordinatörlüğünde, Gülüce Ortaokulu ev sahipliğinde düzenlenen yarışmaya ilçe kaymakamı Salih Sak ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Nuri Kapanoğlu da katıldı. Öğrencilerin bilgi ve kültür alanındaki gelişimine katkı sunmak amacıyla gerçekleştirilen yarışmada, ortaokul öğrencileri kıyasıya mücadele etti. Yarışma sonunda Karacadağ Ortaokulu birinci, Ekinci Ortaokulu ikinci, Üçkuyu Ortaokulu ise üçüncü oldu. Program, dereceye giren okul ve öğrencilerine ödülleri verilerek son buldu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:49
Gezen tilki nasibini buldu
Erzurum-İspir karayolunda yiyecek arayan tilki yoldan geçen sürücüler tarafından doyuruldu. "Yatan aslandan gezen tilki yeğdir" atasözü Erzurum’da karşılık buldu. Görüntüler Erzurum İspir karayolundan. Nasibini arayan tilki kara yoluna indi. Tilkiyi gören vatandaşlar ona yiyecek ikram etti. Tilki hiç çekinmeden yol kenarında karnını bir güzel doyurdu. Tilkinin karnını doyurması cep telefonu kamerası ile böyle görüntülendi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:45
Dolaptan kıyafet değil, hükümlü ‘Torbacı’ çıktı
Adana’da uyuşturucu madde ticareti ve kullanımı suçlarından hapis cezası bulunan 33 firari hükümlü polis ekiplerince yakalandı. Operasyon sırasında 8 yıl hapis cezasıyla aranan bir hükümlü, dolaba girip üzerine çarşaf örterek saklanmaya çalıştı ancak ekiplerden kaçamadı. Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 21-28 Nisan tarihleri arasında uyuşturucu madde ticareti ve kullanımı suçlarından kesinleşmiş hapis cezası ile firari hükümlülere yönelik çalışma yaptı. 33 firari hükümlü yapılan çalışmalarla yakalandı. 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla aranan A.Ç.(47) ise polisten kaçabilmek için ilginç bir yönteme başvurdu. Polisin eve baskın yapmasıyla A.Ç., kıyafet dolabına girip üzerine çarşaf örttü. Ancak polis bu numaraya kanmayıp firari hükümlüyü yakaladı. Yakalanan hükümlüler cezaevlerine teslim edildi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:45
61 yaşındaki beyin cerrahı, maraton koşusunda uluslararası ödül kazandı
Adana’da Seyhan Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Akın Vural, ilerleyen yaşına rağmen katıldığı 39. Belgrad Maratonu’nda yaş kategorisinde ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Dr. Vural, "Haftada 50, ayda 200 kilometre koşup yarışmalara hazırlanıyorum. Yıllık yaklaşık 24 bin hastaya poliklinikte hizmet veriyoruz, 2 bine yakın ameliyat gerçekleştiriyoruz. Bu tempoyu sürdürebilmemde en büyük etken spor" dedi. Adana’da Seyhan Devlet Hastanesi’nde görev yapan 61 yaşındaki Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Akın Vural, mesleğinin yanı sıra hayatının her anında sporu da ihmal etmedi. Gençlik yıllarında önce futbol, ardından da yüzme ile uğraşan Dr. Vural, bir dönem yüzme kulübünde yöneticilik yaptı ve yaklaşık 20 milli sporcu yetiştirdi. Vural, 7 yıl boyunca Türkiye Yüzme Federasyonu’nda asbaşkanlık görevini yürüttü ve 5 yıl önce koşuya başladı. Bir süre sonra maraton yarışmalarına hazırlanan Dr. Akın Vural, geçtiğimiz hafta 39. Belgrad Maratonu’nda yaş kategorisinde ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Haftada 50, ayda 200 kilometre koşuyor Haftanın 4 günü toplam 50 kilometre koşarak antrenman yapan Dr. Akın Vural, ayda ise 200 kilometre koşup spordan bir an olsun vazgeçmiyor. "Yaş grubumda ikinci oldum" 5 yıldır düzenli olarak koşu antrenmanları yaptığını belirten Vural, "Haftada 4 gün yaklaşık 50 kilometre koşuyorum, aylık ise 200 kilometreye ulaşıyorum. Yarışlara katılarak bu çalışmaların karşılığını almaya çalışıyorum. Son olarak Sırbistan’daki uluslararası yarışta, 21 kilometrelik yarı maratonda yaş grubumda ikinci oldum" dedi. "Spor beni motive ediyor" Yoğun iş temposuna rağmen spordan vazgeçmediğini ifade eden Vural, "Yıllık yaklaşık 24 bin hastaya poliklinikte hizmet veriyoruz, 2 bine yakın ameliyat gerçekleştiriyoruz. Bu tempoyu sürdürebilmemde en büyük etken spor. Koşu bana hem enerji hem de motivasyon sağlıyor" diye konuştu. "Hareketsizlik, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor" Ailesinin de sporla iç içe olduğunu vurgulayan Vural, "Kızım modern pentatlonda, oğlum ise kanoda milli sporcu. Hastanede ise ’Seyhan Doğa Sporları’ grubuyla çalışanları da spora teşvik ediyoruz. yaklaşık 50 personeli koşu ve bisiklet gibi aktivitelere yönlendirdim. Hareketsizlik ve kötü alışkanlıklar uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Spor, hem fiziksel hem de zihinsel sağlık için vazgeçilmez" şeklinde konuştu. "Spor ameliyatlarda da fayda sağlıyor" Koşunun özellikle mesleki performansına da katkı sağladığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Akın Vural, "Beyin sağlığı açısından spor çok önemli. Daha iyi düşünmeyi ve motive olmayı sağlıyor. Zor ameliyatlarda spordan aldığım motivasyonla daha başarılı sonuçlar elde ediyorum. Bugüne kadar yaklaşık 20 yarışa katıldım 10’a yakın derece elde ettim. Hedefim, aldığım sonucu daha ileriye taşımak" ifadelerini kullandı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:45
Bilecik’te Dijital Tarih Müzesi’nde sona yaklaşılıyor
Bilecik’in Söğüt ilçesinde Dijital Tarih Müzesi’nde sona yaklaşılıyor. Bilecik’in Söğüt ilçesinde, hayata geçirilen Beylikten İmparatorluğa "Dijital Tarih Müzesi" Projesi’nde çalışmalar sona yaklaşırken, proje kapsamında yürütülen imalat ve düzenlemeler aralıksız devam ediyor. Kuruluşun ve kurtuluşun beşiği olarak bilinen bölgede inşa edilen dijital tarih müzesinde ekipler sahada çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Modern teknoloji ile tarihi bir araya getirecek proje kapsamında iç ve dış mekan düzenlemelerinde önemli ilerleme kaydedildi. Kültürel mirasın dijital imkanlarla geleceğe aktarılmasını amaçlayan proje ile ziyaretçilere interaktif bir deneyim sunulması hedefleniyor. Müzenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin turizm potansiyeline de katkı sağlaması bekleniyor. Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Söğüt’ümüze yakışır bu önemli yatırımda sona yaklaştık. En kısa sürede tamamlayarak hemşerilerimizin ve ziyaretçilerimizin hizmetine sunmayı hedefliyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder