Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
YEREL HABERLER
Öldürülüp yakılan Kübra’dan geriye bu görüntüler kaldı: Son doğum günü kutlaması yürek sızlattı
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:43:10
Antalya’da kaybolduktan sonra Burdur’da cansız bedeni yakılmış ve parçalanmış halde bulunan Kübra Yapıcı’nın arkadaşlarıyla birlikte kutladığı son doğum gününe ait görüntüler ortaya çıktı. Neşe içinde mumlarını üfleyen Kübra’nın görüntüleri yürekleri sızlattı. Antalya’da 30 Nisan’dan beri haber alınamayan ve Burdur’da korkunç bir cinayete kurban gittiği belirlenen 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vefatı, tüm ülkeyi derin bir yasa boğdu. Olayın ardından ortaya çıkan doğum günü görüntüleri ise sosyal medyada paylaşıldı. Arkadaşları tarafından paylaşılan videoda, Kübra’nın neşe içinde mumları üflediği ve yeni yaşını kutladığı görülüyor. 19 Ağustos’ta çekilen görüntülerde hayata bağlılığı ve neşesiyle dikkat çeken genç kadının görüntüleri yürekleri sızlattı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:43
Afyonkarahisarlı atletlerden önemli başarı
İzmir’de gerçekleştirilen 10 bin Metre Türkiye Şampiyonası ve 10 bin Metre Avrupa Kupası seçmelerinde mücadele eden Afyonkarahisarlı sporcular önemli dereceler elde etti. Organizasyonda, Afyonkarahisarlı atletlerden Mert Selek 28 dakika 29 saniyelik derecesiyle genel klasmanda şampiyon oldu. Elde ettiği dereceyle barajı geçen Selek, İtalya’da düzenlenecek Avrupa Kupası’na katılmaya hak kazandı. Ertuğrul Can ise U20 kategorisinde 31 dakika 19 saniyelik derecesiyle şampiyon oldu. U23 kategorisinde yarışan Emre Karatepe de 31 dakika 31 saniyelik derecesiyle üçüncü sırada yer aldı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:44
Mersin Büyükşehir Belediyesinden eğitime ve istihdama destek
Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren MERCEK Meslek Eğitim Merkezleri ile Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezleri, her yaştan vatandaşa yönelik ücretsiz eğitim desteğini sürdürüyor. Kent genelinde hizmet veren merkezlerde öğrenciler sınavlara hazırlanırken, yetişkinler ise meslek sahibi olma imkanı buluyor. Büyükşehir Belediyesinin 10 ilçede hizmet veren 21 Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezinde ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik ücretsiz sınav hazırlık desteği sunuluyor. Liseye ve üniversiteye hazırlanan öğrencilere akademik eğitimin yanı sıra rehberlik hizmeti de verilerek motivasyon desteği sağlanıyor. MERCEK’lerde meslek edindirme eğitimi Yenişehir, Tırmıl, Hal, Halkkent, Karacailyas ve Turgutreis’te faaliyet gösteren MERCEK Meslek Eğitim Merkezlerinde ise 18 yaş üzeri vatandaşlara yönelik çeşitli meslek kursları düzenleniyor. Katılımcılar teorik ve uygulamalı eğitimlerle iş hayatına hazırlanırken, kendi işlerini kurma ya da istihdama katılma fırsatı elde ediyor. "Vatandaşlarımızın yoluna ışık oluyoruz" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Engin Yıldırım, Büyükşehir Belediyesi olarak hem öğrencilerin eğitim hayatına hem de yetişkinlerin istihdam süreçlerine destek olduklarını belirterek, "Ortaokul öğrencilerini liseye, lise öğrencilerini üniversiteye hazırlıyoruz. 18 yaş üzeri vatandaşlarımızın da çeşitli kurslarla meslek hayatına nitelikli şekilde katılmalarını sağlıyoruz" dedi. Verilen eğitimlerin önemine dikkat çeken Yıldırım, kursiyerlerin yeterlilik belgeleri alarak iş bulma süreçlerinde avantaj elde ettiğini ifade ederek, "Vatandaşlarımızın çeşitli alanlarda çıktığı yollarda onlara ışık oluyoruz" diye konuştu. Tıp Fakültesi öğrencisinden kurs merkezine övgü Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Başak Doğrusözlü, Büyükşehir Belediyesi Kurs Merkezinde YKS’ye hazırlanarak başarı elde ettiğini söyledi. Eğitim sürecinde öğretmenlerin akademik desteğin yanı sıra moral ve rehberlik anlamında da yanında olduğunu belirten Doğrusözlü, ücretsiz sunulan hizmetin büyük fırsat olduğunu ifade etti. Doğrusözlü, "Özel kursa gidecek maddi imkanım yoktu. Büyükşehir Belediyesinin kursları dershaneden farksızdı. Kitaplar ve denemeler çok kaliteliydi. Bu kurs merkezi hayatımın dönüm noktası oldu" dedi. Gençler meslek sahibi oluyor Mersin Üniversitesi Pazarlama Bölümü mezunu Seda Topuz ise MERCEK’te aldığı ön büro eğitimi sayesinde iş bulduğunu anlatarak, kurslarda hem teorik hem uygulamalı eğitim aldıklarını söyledi. Mülakat süreçlerinde de destek gördüklerini kaydeden Topuz, "Büyükşehir Belediyesinin kursları gençlere çok güzel kapılar açıyor" ifadelerini kullandı. Yenişehir MERCEK’te ön muhasebe eğitimi alan Medine Nur Doğan da kurs sayesinde meslek sahibi olma yolunda önemli bir adım attığını belirterek, "Kolumda bir altın bileziğim oldu. Buradan aldığım eğitimle iş aramaya başlayacağım" diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:42
Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor
Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında, Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya Camii maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya Camii maketi yapmak olduğunu dile getirdi. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ Boş zamanlarında vakit geçirmek için uğraştığı bu hobinin kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gören 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben altmış iki yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki, hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmasının Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun, onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğuna değinen Ersöz, ‘‘ Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. "Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın" diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor: "Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım" diyor. Ben de ona soruyorum: "Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?" Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu. (FD-
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:10
Bilecik’in ihracatı azaldı, ithalatı arttı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2026 Mart ayı dış ticaret istatistikleri verilerine göre Mart ayında genel ticaret sistemine göre Bilecik’in ihracatı azaldı, ithalatı arttı. TÜİK verilerine göre; Bilecik’te 2026 Mart ayında, 2025 yılının aynı ayına göre ihracat yüzde 31,5 azalarak 7 milyon 494 bin dolar, ithalat yüzde 87,9 artarak 2026 Mart ayında 11 milyon 325 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’de ise, Mart ayında genel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 6,4 azaldı, ithalat yüzde 8,2 arttı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:11
Bilecik Belediyesi Su Eğlence Dünyası’nda kapsamlı bakım onarım çalışmaları
Bilecik Belediyesi Su Eğlence Dünyası, yeni sezonda çocuklar ve vatandaşların kullanımına açılmadan önce kapsamlı bakım ve onarıma alındı. Su Eğlence Dünyası’nda Fen İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda başta bakım ve onarım olmak üzere birçok alanda yenileme ve düzenlemeler yapılıyor. Havuzlarda temizlik çalışmasının yapıldığı su eğlence dünyasında ayrıca vatandaşlarımız için yeni bekleme ve dinlenme alanları oluşturuldu. Her sezon yüzlerce öğrencinin eğitimlerle yüzme dersleri aldığı, vatandaşların hizmet gördüğü Su Eğlence Dünyası, haziran ayında kapılarını açılacağı öğrenildi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:09
Av sezonu bitse de tezgahlar balıksız kalmıyor
15 Nisan itibariyle başlayan av yasağına rağmen, küçük tekneler ile avlanan balıklar Bilecik’teki tezgahtaki yerlerini almaya devam ediyor. Av yasağının gelmesiyle birlikte balık tezgahlardaki doluluk oranı azalsa da, küçük tekneler ile avlanan balıklar hala daha tezgahlarda alıcısını bekliyor. Tezgahlarda istavrit, hamsi, mezgit, tekir, çinekop, çupra, levrek, olta levrek, sardalya, kefal, ispari, kaya levrek gibi birçok tür balığın olduğunu belirten Balıkçı Hüseyin Acar, "15 Nisan’da av yasağımız başladı. Fakat küçük kayıklara serbest olduğu için, müşterilerimizin taleple, arzuları doğrultusunda ayın sonuna kadar daha devam edeceğiz. Bu sezon Bilecikli olarak hamsiyi çok sevdik. Hamsiye bu yıl yüzde 90 tercih edilirken, öbür balıklara yüzde 10 gibi kaldı" dedi. "Bu sene palamutçuluk olma" Balıkçı Hüseyin Acar, bu sene palamut olmadığını anlatarak, "Palamut bu sezon olsaydı Bilecik’te yüzde 50 oranında hamsiyle yarışırdı. Maalesef bu sene palamut olmadığı için hamsi çok tercvih edildi. Allah nasıl kısmet ederse, Eylül’de sezonunu açacağız" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:05
Diyarbakır’da yeni açılacak sosyal tesisi kadınlar işletecek
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin açacağı sosyal tesisi kadınların işletmesiyle kadınlar için erişilebilir ve güvenli bir yaşam alanı oluşturulması hedefleniyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Yenişehir ilçesinde bulunan Fiskaya Sosyal Tesisi’nin ardından ikinci sosyal tesisini Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi’nde bulunan Kardeşlik Parkı içinde açmaya hazırlanıyor. Yeni sosyal tesiste kadınlar daha görünür, güvende ve etkin olacak; aynı zamanda ekonomik hayata katılımları desteklenecek. Kadınlar tarafından işletilecek olan tesis, yalnızca bir yeme-içme mekanı olarak değil; kadınların sosyalleşme ve üretim hakkını güçlendiren çok yönlü bir mekan olarak düşünüldü. Sosyal tesis alanında atölyeler, ortak üretim alanları ve kültürel etkinliklerle kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımının teşvik edilmesi amaçlanıyor. Tesisi işletecek olan belediye iştiraki Med Kentsel ve Sosyal Hizmetler Sanayi Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanvekili Mervan Yıldız, temel amaçlarının kamusal alanların eşitlikçi biçimde yeniden kurulması olduğunu belirtti. Sosyal tesisin günlük 500 kişiye hitap etmesi planlanıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin sosyal politikaları doğrultusunda tesis sayısını artırmayı hedeflediklerini aktaran Yıldız, toplumsal alanın yıllarca kadınların aleyhine daraltıldığını ve bu nedenle bu alanları kadınların lehine dönüştürmeyi hedeflediklerini kaydetti. Kadınları, gençleri ve hizmetlere erişemeyen toplumun diğer kesimlerini merkeze alan çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Yıldız, Fiskaya Sosyal Tesisleri’ni ilk açtıklarında ilgi görüp görmeyeceği konusunda tereddüt yaşadıklarını, ancak ciddi bir rağbet olduğunu sözlerine ekledi. Fiskaya Sosyal Tesisi’nde günde 6 bine yakın kişinin ağırlandığını kaydeden Yıldız, "Bu nedenle ikinci bir sosyal tesisi açma gereği duyduk. İkinci tesisi, özellikle DBB Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı ile ortak açma fikrimiz oldu. Burada da muradımız, işletmenin tamamını kadınlara vermek ve aynı zamanda 500 kişiye hitap etmek" dedi. Sosyal tesisin kadınlar tarafından işletilmesiyle daha güvenli ve huzurlu bir ortamın oluşacağını kaydeden Yıldız, kadınların işleteceği bir sosyal tesisin Diyarbakır’da, hatta Türkiye’de ilk olabileceğini belirtti. Ekonomik krizin kadınları daha fazla etkilediğini ifade eden Yıldız, tesiste ilk etapta 50 kadının istihdam edileceğini söyledi. Üretim arttıkça genişleyecek bir politikayı hayata geçireceklerini kaydeden Yıldız, ürün çeşitliliği ve talebin artması durumunda alanı biraz daha genişletip konsepti değiştirebileceklerini aktardı. Yıldız, "Şu noktada çok umutluyuz. Kadınların yeteneklerini açığa çıkarabilecekleri alanları oluşturmayı daha çok hedefliyoruz. Sadece yeme-içme hazırlama ya da servis yapmaktan ziyade, ileride farklı atölyelerle daha fazla kesime hitap etmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Söz konusu tesiste Fiskaya Sosyal Tesisi ile benzer bir fiyat politikasının uygulanacağını söyleyen Yıldız, "Dışarıda bir içecek 40-50 liraysa, burada çok daha altında olacak; yani dışarıdaki fiyatlara göre çok daha uygun bir fiyat politikası uygulanacak" dedi. "Toplumsal çalışmanın öncüsü kadınlar olacak" Kadınlar için güvenli alan ve mekân sayısının sınırlı olduğunu ifade eden Yıldız, sosyal tesisin sosyalleşme alanı olmasının yanı sıra kadınlara güvenli bir alan sunacağını da anlattı. Yıldız, "Kadınlar açısından hemen hemen her alanda geri çekilme durumu yaşanıyor. Çoğu aile, birçok yere çocuğuyla gitmekten tereddüt ediyor. Dolayısıyla bizim ilk hedefimiz bu alanları çoğaltmak ve kadınlara güvenli, huzurlu bir ortam sunmak. Bizim muradımız tamamen toplumsallık. Bu toplumsal çalışmanın öncüsü de kadınlar olacak. Kadınların istihdam alanlarını oluşturma noktasında bir politikamız var" diye konuştu. Hazırlıklara başladıklarını, önemli bir aksilik çıkmazsa haziran sonu ya da temmuz ortası gibi mekânı açacaklarını aktaran Yıldız, şöyle konuştu: "Burası belediyenin yeri. Toplumun aidiyet duygusunu geliştirebilmesi ve kendinden hissettiği alanlar oluşturabilmesi adına Fiskaya’da bir süreç deneyimledik. İnsanlar kendini evine gelmiş gibi rahat hissediyor. Burada da kadının rengi ve bakış açısıyla bir sosyalleşme alanı oluşturacağımız için bütün kadınları ve tüm kesimleri bekliyoruz." (RK-Y)
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:06
Veteriner hekimlere yönelik şap hastalığıyla mücadele toplantısı yapıldı
Afyonkarahisar’da ‘Şap Hastalığı ile Mücadele, Kontrol ve Biyogüvenlik’ konulu eğitim toplantısı gerçekleştirildi. Toplantı Afyonkarahisar Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirildi. İl ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan veteriner hekimlere yönelik yapılan toplantıyla ilgili kurumdan yapılan açıklamada, "Gerçekleştirilen eğitimde; şap hastalığının güncel durumu, bulaşma yolları, sahada uygulanması gereken kontrol ve korunma tedbirleri ile biyogüvenlik uygulamaları kapsamlı şekilde ele alındı. Katılımcıların bilgi ve farkındalığının artırılmasına katkı sağlayan programda, hastalıkla etkin mücadelede kurumsal koordinasyonun önemi vurgulanarak, sahada yürütülen çalışmaların daha da güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu" ifadelerine yer verildi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:07
Bursa Büyükşehir Belediyesporlu güreşçiler Türkiye Şampiyonası’nda 3 madalya kazandı
Türkiye Güreş Federasyonu tarafından Kars’ta düzenlenen U15 Türkiye Güreş Şampiyonası’nda serbest stilde Bursa Büyükşehir Belediyesporlu güreşçiler 3 madalya kazandı. Kars İsmail Aytemiz Spor Salonu’nda gerçekleştirilen U15 Türkiye Güreş Şampiyonası’na 81 ilden bin 504 sporcu katılırken, serbest stilde 415 dereceye grime mücadelesi verdi. Büyük heyecanın yaşandığı organizasyonda Bursa Büyükşehir Belediyespor’dan Taha Öztürk 62 kiloda ikinci olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Şampiyonada mücadele eden diğer Bursa Büyükşehir Belediyesporlu güreşçilerden Ömer Murat 44 kiloda, Hamza Yakup Oran ise 100 kiloda üçüncülük kürsüsünde yer aldı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:02
Yürümekte güçlük çeken bozayı ormana böyle ulaşmaya çalıştı
Bolu’nun Gerede ilçesinde arka ayağı kırık olduğu değerlendirilen bozayının ormanlık alanda yürümeye çalıştığı anlar vatandaşlar tarafından görüntülendi. Edinilen bilgiye göre, ilçenin yüksek kesimlerindeki dağlık ve ormanlık alanda araçlarıyla seyir halinde olan vatandaşlar, yeşillik alanda ilerleyen bozayı fark etti. Aracı yavaşlatan vatandaşlar, ayının yürümekte güçlük çektiğini görerek o anları cep telefonu kamerasıyla kayda aldı. Görüntülerde, arka ayaklarından birinin kırık olduğu ya da zarar gördüğü değerlendirilen bozayının, sekerek ve vücudunu sürükleyerek ormanlık alana doğru ilerlemeye çalıştığı anlar yer alıyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:04
ASO Başkanı Ardıç: "Gençlerimizi üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen Kariyer Günleri’nde üniversite öğrencileriyle bir araya geldi. Ardıç, "Günümüz dünyasında ülkeleri güçlü kılan, yalnızca sermaye ya da üretim kapasitesi değildir. Bilgiyi üreten, teknolojiyi geliştiren ve bunu değere dönüştürebilen nitelikli insan kaynağıdır. O insan kaynağı da sizlersiniz. Gençlerimizi iş arayan bireyler olarak değil, üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde Kariyer Planlaması, Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen "Kariyer Günleri" programında öğrencilerle bir araya geldi. Üniversite bünyesindeki Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen etkinliğe Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Tutar, Kariyer Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İsmail Çağrı Doğan ve çok sayıda öğrenci katıldı. "Ülkeleri güçlü kılan nitelikli insan kaynağıdır" ASO Başkanı Seyit Ardıç, etkinliğin yalnızca bir kariyer buluşması olmadığını, aynı zamanda ülkenin üretim kapasitesi ve gelecek vizyonunun değerlendirildiği stratejik bir platform olduğunu belirtti. Ardıç, "Bugün kariyer artık sadece bireysel bir gelecek planı değildir. Kariyer, bir ülkenin kalkınmasının, rekabet gücünün ve toplumsal refahın temel unsurlarından biridir. Çünkü günümüz dünyasında ülkeleri güçlü kılan şey; yalnızca sermaye ya da üretim kapasitesi değil; bilgiyi üreten, teknolojiyi geliştiren ve bunu değere dönüştürebilen nitelikli insan kaynağıdır. O insan kaynağı da sizlersiniz" dedi. "Üretim artık fabrika duvarlarının çok ötesine geçti" Dünyanın çok hızlı bir değişim içinde olduğunu ve üretim anlayışının da değiştiğini dile getiren Ardıç, "Yeni dünya düzeninde ülkelerin gücünü belirleyen asıl unsur; teknoloji üretebilme kapasitesi, nitelikli insan kaynağı, yenilikçilik kabiliyeti ve değişime uyum hızı olacaktır. Bugün rekabet artık sadece ucuz üretimle kazanılmıyor. Üretim artık fabrika duvarlarının çok ötesine geçti. Bugün üretim, yapay zekâdır, yazılımdır, robotik teknolojilerdir, veridir, yeşil üretimdir, enerji verimliliğidir, tasarımdır, markalaşmadır ve yüksek katma değerdir. Daha da önemlisi, üretim artık sadece ne ürettiğinizle değil; nasıl ürettiğinizle, hangi teknolojiyle ürettiğinizle ve hangi insan kaynağıyla ürettiğinizle ölçülmektedir" ifadelerini kullandı. "İhtiyacımız bilgiyi yüksek katma değere dönüştürmek" Eskiden sanayinin temel sorusunun "Ne kadar üretiyoruz?" olduğunu, bugün ise bu sorunun değiştiğini anlatan Ardıç, şunları kaydetti: "Ne kadar nitelikli üretiyoruz? Ne kadar teknolojik üretiyoruz? Ne kadar sürdürülebilir üretiyoruz? Dünya ile ne kadar rekabet edebiliyoruz? Bu soruların cevabı da doğrudan siz gençlerde, üniversitelerimizde, araştırma merkezlerimizde ve sanayi kuruluşlarımızdadır. İşte bu noktada üniversite-sanayi iş birliğinin rolü son derece kritiktir. Üniversite bilginin üretildiği yerdir. Sanayi ise o bilginin ürüne, teknolojiye, ihracata ve istihdama dönüştüğü alandır. Üniversite ile sanayi birbirinden uzak kalırsa bilgi raflarda bekler; sanayi ise ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bulmakta zorlanır. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey, bilginin üretime; üretimin teknolojiye; teknolojinin de yüksek katma değere dönüşmesidir." "Diplomanın yanına mutlaka beceri koymak zorundayız" Üniversite eğitiminin, diplomanın çok kıymetli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Ardıç, "Bugün iş dünyası size yalnızca ‘Hangi bölümden mezun oldun?’ diye sormuyor. Hangi problemi çözebiliyorsun? Hangi teknolojiye hâkimsin? Hangi beceriyi üretime dönüştürebiliyorsun? Hangi değeri ortaya koyabiliyorsun?’ sorularını soruyor. Diplomanın yanına mutlaka beceri koymak zorundayız. Yabancı dil, dijital yetkinlik, analitik düşünme, problem çözme, takım çalışması, iletişim becerisi ve üretim disiplini koymak zorundayız. Şunu asla unutmayalım; diploma bir sonuç değildir, bir başlangıçtır" değerlendirmesinde bulundu. "Gençlerimizi üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz" Ankara Sanayi Odası olarak gençleri yalnızca iş arayan bireyler olarak değil, üretimin, teknolojinin, girişimciliğin ve dönüşümün asli aktörleri olarak gördüklerini dile getiren Ardıç, "Bu nedenle staj imkânlarının güçlendirilmesi, mesleki deneyimin artırılması, üniversite-sanayi iş birliğinin yaygınlaştırılması, gençlerimizin firmalarımızla doğrudan temas kurması ve sanayimizin ihtiyaç duyduğu becerilerin eğitim süreçlerine daha fazla yansıması büyük önem taşımaktadır" dedi. "Fikir cesaretle birleşirse girişim olur" Girişimcilik ve start-up ekosisteminin de yeni dönemin en kritik başlıklarından olduğunu vurgulayan Ardıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü artık büyük dönüşümler yalnızca büyük fabrikalardan çıkmıyor. Bazen küçük bir fikir, doğru destekle büyük bir teknoloji şirketine dönüşebiliyor. Bazen bir öğrencinin geliştirdiği yazılım, bir sanayi işletmesinin verimliliğini artırabiliyor. Bazen bir girişim, bir sektörün çalışma biçimini değiştirebiliyor. Bu nedenle gençlerimizin fikirlerini sadece proje olarak değil; ürüne, hizmete, markaya, ihracata ve istihdama dönüşebilecek bir değer olarak görmesi gerekiyor. Fikir cesaretle birleşirse girişim olur. Girişim emekle birleşirse üretim olur. Üretim teknolojiyle birleşirse kalkınma olur." "Kendinize yatırım yapın, umudunuzu kaybetmeyin" Öğrencilere tavsiyelerde de bulunan Ardıç, sözlerine şöyle devam etti: "Hayatta sizi öne çıkaracak olan şey yalnızca ne bildiğiniz değildir; nasıl düşündüğünüz, nasıl davrandığınız ve ne kadar kararlı olduğunuzdur. Kendinize yatırım yapın ama bunu sadece maddi bir konu olarak görmeyin. Bilginize, becerilerinize, teknolojiyi anlama kapasitenize, iletişiminize ve karakterinize yatırım yapın. Çünkü iş hayatında zeki insan çoktur, çalışkan insan da çoktur ama güvenilir insan azdır. En kıymetli sermaye güvendir. İnsanların ’Bu kişi sözünün eri mi?’ sorusuna vereceği cevap sizin gerçek değerinizdir. İş hayatı tek başına yürütülen bir yolculuk değildir. Doğru insanlarla bir araya gelmek, doğru ortaklıklar kurmak sizi büyütür. Hata yapmaktan korkarsanız ilerleyemezsiniz. Dünyayı takip edin. Teknoloji nereye gidiyor, üretim nasıl değişiyor, iş yapma biçimleri nasıl dönüşüyor. Bunları yakından takip etmek zorundasınız. Çünkü artık rekabet yalnızca yanınızdaki kişiyle değil, dünyanın farklı coğrafyalarındaki akranlarınızla. Bütün bunların ötesinde en önemli şey şudur; umudunuzu kaybetmeyin. Bazen zorlanacaksınız, bazen yorulacaksınız, bazen karşılığını hemen alamayacaksınız. Ama sabırla, kararlılıkla ve inançla yolunuza devam ederseniz mutlaka karşılığını alırsınız." Ardıç, Rektör Prof. Dr. Köseoğlu ile birlikte stantları gezerek, öğrencilerin projeleri hakkında bilgi aldı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:04
Osmaniye’de Türk halk müziği rüzgarı esti
Osmaniye’de, Çukurova Halk Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği tarafından düzenlenen "Ezgilerle Dokunan Türk Halk Müziği Korosu Bahar Konseri", yoğun katılımla gerçekleştirildi. Osmaniye Belediyesi’nin katkı ve destekleriyle Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Amfisi’nde düzenlenen konserde, Koro Şefi Hüseyin Yücel yönetimindeki koro sahne aldı. Programda Türk Halk Müziği’nin sevilen eserleri koro ve solo performanslarla seslendirildi. Konser boyunca salonu dolduran dinleyiciler, seslendirilen türkülere eşlik ederek geceye renk kattı. Zaman zaman alkışlarla sanatçılara destek veren izleyiciler, unutulmaz bir müzik ziyafeti yaşadı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:59
Yürümekte güçlük çeken boz ayı kamerada: Ormana böyle ulaşmaya çalıştı
Bolu’nun Gerede ilçesinde arka ayağı kırık olduğu değerlendirilen boz ayının ormanlık alanda yürümeye çalıştığı anlar vatandaşlar tarafından görüntülendi. Edinilen bilgiye göre, ilçenin yüksek kesimlerindeki dağlık ve ormanlık alanda araçlarıyla seyir halinde olan vatandaşlar, yeşillik alanda ilerleyen bozayı fark etti. Aracı yavaşlatan vatandaşlar, ayının yürümekte güçlük çektiğini görerek o anları cep telefonu kamerasıyla kayda aldı. Görüntülerde, arka ayaklarından birinin kırık olduğu ya da zarar gördüğü değerlendirilen boz ayının, sekerek ve vücudunu sürükleyerek ormanlık alana doğru ilerlemeye çalıştığı anlar yer alıyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:00
Dev boru döşeme gemisi Castorone Boğaz’dan geçti
Dünyanın en büyük ve en gelişmiş boru döşeme gemilerinden biri olan Castorone, İstanbul Boğazı’ndan güvenli şekilde geçişini tamamladı. Geminin geçişi dron ile görüntülendi. Toplam uzunluğu 325 metre, genişliği 39 metre olan dev geminin geçişi sırasında İstanbul Boğazı gemi trafiği çift yönlü olarak geçici süreyle kapatıldı. Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen geçişte herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Daha önce Türkiye’nin Karadeniz’deki doğal gaz sahalarında görev alan Castorone’un, Boğaz geçişinin ardından Romanya’ya doğru seyrine devam ettiği öğrenildi. Boğaz trafiği, dev geminin geçişinin tamamlanmasının ardından yeniden normale döndü.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:00
Türkiye’nin Patent Raporu’na Uludağ Üniversitesi imzası
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 2025 Yılı Türkiye’nin Patent Raporu çalışmasında yer alan birçok kategoride en iyiler arasında gösterildi. Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve ticarileştirme yetkinliklerini daha bütüncül bir perspektifle ortaya koymak ve patent ekosistemimizin gelişimini çok boyutlu olarak görünür kılmak amacıyla, Patent Effect firması tarafından 21 Nisan 2026 tarihinde "Türkiye’nin Patent Raporu 2025 Analizi" yayınlandı. Çeşitli kategorilerin yer aldığı raporda BUÜ’nün verileri de değerlendirildi. Açıklanan raporda bu yıl ilk defa Üniversitelerin yüksek bedelli (100.000 TL+) patent ticarileştirme performansları incelendi. Üniversitelerin değer odaklı ticarileştirme kapasitesini daha net ortaya koyan bu segmentte Bursa Uludağ Üniversitesi, yüksek bedelli ticarileşen patent sayısına göre yapılan genel sıralamada; ticarileşen 10 patenti ile diğer yükseköğretim kurumlarını geride bırakarak en iyi Üniversite olma başarısına ulaştı ve 1.lik koltuğuna oturdu. BUÜ, 2025 Yılı Yüksek Bedelli Patent Ticarileştirme kategorisinde ise en iyi 4 üniversiteden biri olarak gösterildi. Ayrıca bir diğer kategoride, 2025 yılı sonu itibarıyla üniversitelerin patent ticarileştirme performansları hem sözleşme sayısı hem de lisanslanan veya devir edilen patent sayısı (kümülatif) açısından birlikte değerlendirildiğinde; BUÜ 18 ticarileştirme ile 8. sırada yer almayı başardı. Tekstil teknolojilerinde bir numara Tekstil Teknolojileri kategorisindeki istatistikler kısmında ise en fazla patente sahip üniversiteler arasında Türkiye’nin en iyisi bir kez daha BUÜ oldu. Tekstil Teknolojileri kategorisindeki bu başarısını uzun süredir elinde tutan BUÜ; ilk defa Otonom Teknolojileri kategorisinde de en iyi 4 üniversite arasında gösterildi. Kuruluşunun 51. Yılını kutlayan BUÜ, Batarya Teknolojileri Kategorisinde, bir önceki yıla göre 2 sıra yükselişe geçerek, ilk 5 arasında; Gıda ve İçecek Teknolojileri Kategorisinde yerini koruyarak en iyi 6 üniversite arasında; Robotik Teknolojiler Kategorisinde bir önceki yıla göre 2 sıra yükselişe geçerek, en iyi 7 üniversite arasında; Otomotiv Teknolojileri Kategorisinde yerini koruyarak en iyi 8 üniversite arasında yer aldı. Havacılık ve Savunma Teknolojileri ile Üretim ve Yapı İşleri Teknolojileri Kategorisinde ise 9. sırada bulunan BUÜ, Eklemeli İmalat Teknolojileri Kategorisinde ve İleri Malzeme Teknolojileri Kategorisinde de 10. sıraya yerleşti. Uluslararası patent başvurularında Türkiye 2.cisi Raporda ilk olarak üniversitelerin uluslararası patent başvurularına yer verildi. Bu alanda yaklaşık 10 yıldır en iyiler arasında yer alan BUÜ, 2025 yılında yayınlanan Uluslararası Patent Başvuruları (PCT) sıralamasında, bir önceki yıla göre 2 sıra öne çıkarak, sıralamada 2. olarak yer aldı. Üniversitelerin portföylerinde bulunan toplam patent başvurularının sıralandığı listede ise yine bir önceki yıla göre 2 sıra öne çıkan BUÜ, 10. oldu. Tamamen 2025 yılı verilerinin tamamının esas alındığı Türkiye’nin Patent Raporu’nda ULUTEK Teknopark da her zamanki gibi en iyiler arasında yer aldı. Raporda, Türkiye’de teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların yaptıkları patent/faydalı model başvuruları analiz edildi. ULUTEK Teknopark, Genel Bakış-İstatikler kısmında adrese dayalı olarak tespit edilen patent/faydalı model rakamlarına göre oluşturulan ‘En İyi 20 Teknopark’ listesinde ilk 6 arasında gösterildi. "Araştırma üniversitesi kimliğini gururlandıran başarı" Alınan sonuçları değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, "Araştırma Üniversitesi" kimliğini gururla taçlandıran bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür etti. Bursa Uludağ Üniversitesi olarak birçok stratejik alanda zirvede yer alarak bilimsel ve teknolojik yetkinliklerini bir kez daha kanıtladıklarını vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "Bu başarı, sadece bir istatistik değil; laboratuvarlarımızda üretilen bilginin, sanayiye ve toplumsal faydaya dönüşen katma değerli bir güce evrildiğinin en somut göstergesidir. Özellikle otomotiv, gıda, tekstil ve sağlık gibi lokomotif sektörlerdeki patent üstünlüğümüz, Bursa’nın üretim gücüyle akademik birikimimizi ne denli güçlü birleştirdiğimizi ortaya koymaktadır. Üniversitemiz; patent tescilleri, ticarileşme faaliyetleri ve üniversite-sanayi iş birliği modelleriyle Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine öncülük etmeye devam edecektir. Bu gurur tablosunda emeği geçen, gece gündüz demeden çalışan tüm akademisyenlerimizi, araştırmacılarımızı ve Teknoloji Transfer Ofisimizin çalışanlarını yürekten kutluyorum. Geleceği birlikte tasarlamaya ve "Bilimin Rehberliğinde, Başarıya Doğru" yürümeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder