Yerel Haberler
YEREL HABERLER
Eskişehir’de gaziler ve yaşlılar iftar programında bir araya geldi 02 Mart 2026 Pazartesi - 12:22:01 Eskişehir’de Sığırcık ve Çevre Köyleri Derneği tarafından düzenlenen iftar yemeğinde, çoğunluğu gazi ve yaşlılardan oluşan yüzlerce kişi bir araya geldi. Eskişehir Sığırcık ve Çevre Köyleri Derneği, Ramazan ayının birleştirici gücünü düzenlenen geleneksel iftar yemeğiyle bir kez daha sergiledi. Kentteki gazilerin, yaşlıların ve çok sayıda mahalle sakininin katılım sağladığı programda, aynı sofrada buluşmanın mutluluğu yaşandı. İftar öncesi ve sonrası yapılan sohbetlerde vatandaşlar, bu tür organizasyonların komşuluk bağlarını güçlendirdiğini belirtti. Öte yandan gecenin en anlamlı anları ise iftar sofralarının ardından yaşandı. Dernek yönetimi, çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak ve kültürel gelişime katkı sağlamak amacıyla minik misafirlere çeşitli kitaplar hediye etti. Hem manevi değerlerin yaşatıldığı hem de gelecek nesillere yönelik eğitici bir adımın atıldığı iftar programı, Mehteran takımının gösterisi ve yapılan duaların ardından sona erdi. "Amaç bir araya gelip, merhabalaşıp muhabbet etmek" İftar programının düzenlenmesini sağlayan Gökmeydan Mahalle Muhtarı Mesut Ertem konu hakkında, "Burada amacımız birlik ve beraberliğimizi göstermek. Yani yemek değil amaç. Amaç bir araya gelip bir eski dostlarla merhabalaşıp muhabbet etmek. Şimdi programımızda özellikle ön plana çıkarmamız insanların bir araya gelmesi: Bir. İkincisi, orada kırtasiye ve okuma kitapları var. Özellikle ilk ve ortaöğretime yönelik çocuklarımıza okumalarını teşvik etmek için, kitaba alışmaları için ’Biz de bir abilik yapalım’ dedik. Gökmeydan Mahallesi’nde de yaptık aynı etkinliği, yani kitap ve kırtasiye dağıtımını. Burada da yapacağız inşallah. Yemekten sonra çocuklarımıza bu kitap ve kırtasiyeleri dağıtacağız. Tabii ki, şimdi burada önemli olan Ramazan ayının manevi havası. Eski Ramazanları yaşatmaya çalışıyoruz. Şimdi eski Ramazanların tadı tabii ki yok ama bizim amacımız gençlere eski Ramazanları yaşatalım, gençlere aşılayalım diye bu tür organizasyonlar, bu tür çalışmalar yapıyoruz" dedi. "Böyle programlar olmasa bir araya da gelemeyeceğiz" İftar yemeğine katılan Kıbrıs Gazisi Mustafa Toprak ise, "Çok güzel, eski günlerimiz daha iyiydi ama bu da güzel. Allah razı olsun yapanlara, böyle derneğe, bu işleri organize edenlere çok teşekkür ederiz. Eski Ramazanlar daha bir başkaydı. Eski Ramazanlar birbirimizle böyle bir diyalog kuruyorduk, birbirimize bağlıydık. Şimdi kimse kimseyi tanımıyor yani. Böyle programlar olmasa bir araya da gelemeyeceğiz" şeklinde konuştu.
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:23 Döşemealtı’nda küçükbaş hayvanlara ücretsiz parazit uygulaması Antalya’nın Döşemealtı ilçesi Yeniköy Mahallesi’nde Büyükşehir Belediyesi’nce küçük baş hayvanlara yönelik dış parazit ilaçlaması gerçekleştirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üreticinin yükünü hafifletmek amacıyla tarımsal destek çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekiplerince Döşemealtı Yeniköy Mahallesi’nde gerçekleştirilen uygulamada koyun ve keçiler tek tek parazit banyosundan geçirildi. Uygulamada hayvanlar parazitlerden arındırılırken, besiciler de duydukları memnuniyeti dile getirdi. Uyugulama ile hayvanların et ve süt veriminde artış, ölüm ve hastalık riskinde ise ciddi azalma sağlanıyor. Aynı zamanda çiftçiler, ilaç ve veteriner giderlerinden tasarruf ederek ekonomik olarak rahatlıyor. Parazit kaynaklı hastalıkların önüne geçiliyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Merve Güneş Bahşi özellikle uygulamanın et ve süt veriminde önemli bir artış sağladığına dikkat çekerek, "Bu uygulamayla kırsalda bit, pire, kene ve uyuz etkenlerinin popülasyonunun artmasını da engellemiş olmaktayız" dedi. Üretici memnun Döşemealtı Yeniköy Mahallesi Muhtarı Ahmet Kıvrak "Uygulamadan çok memnun kaldık. Dış parazit uygulaması düzenli olarak yılda 2 veya 3 defa yaptığımız bir uygulama olup, en çok zorlandığımız şeydi. Hayvanlarımız kısa zamanda ve daha emniyetli şekilde ilaçlanmış oldu" ifadelerini kullandı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:21 Başkan Güler: "Yaptığımız yatırımlar ile daha güzel günlere gideceğiz" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, vatandaşlar ile hep birlikte iftar açmanın önemine değinerek, "Biz büyük bir aileyiz ve ailemizin her bir ferdi çok kıymetli. Yaptığımız güzel yatırımlar ile daha güzel günlere gideceğiz" dedi. Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Aynı Sofrada Buluşuyoruz’ iftar programı Fatsa ilçesinde düzenlendi. Her ilçede olduğu gibi Fatsa’da iftar programları öncesinde kültür ve sanat etkinlikleri düzenlendi. Ramazan coşkusunu 19 ilçeye yaymaya devam eden ekipler Fatsa ilçesinde gerçekleştirilen iftar programında da ailelerin ve çocukların yüzünü güldürdü. İftar programı öncesi Başkan Güler protokol üyeleri ile birlikte esnaf ve hane ziyaretinde bulundu. Başkan Güler vatandaşların talep ve önerilerini dinledi. Ardından iftar programına katılan Başkan Güler ve protokol, oruçlarını vatandaşlar ile birlikte açtı. İftar programında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler Fatsa’ya yapılan ve yapılacak olan yatırımlarla daha güzel günlere gidilmesi temennisinde bulundu. Güler, "Allah ağzımızın tadını bozmasın. Biz büyük bir aileyiz ve ailemizin her bir ferdi çok kıymetli. Sizlerin de kıymetini çok iyi biliyoruz ve her zaman yanındayız. Yaptığımız güzel yatırımlar ile daha güzel günlere gideceğiz" diye konuştu. Fatsa Kültür Merkezi’nde yapılan iftar programına AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Şeniz Eyigün, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu"
01 Mart 2026 Pazar - 10:16 TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Şubat ayında markette 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13’ünde ise fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün ise yüzde 50,3 ile marul oldu" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 229,7 ile karnabaharda görüldüğünü ifade eden Şemsi Bayraktar, "Karnabahardaki fiyat farkını yüzde 226,7 ile marul, yüzde 223 ile kuru soğan, yüzde 218,7 ile pırasa takip etti. Karnabahar ve marul 3,3 kat, kuru soğan ve pırasa 3,2 kat fazlaya satıldı. Üreticide 12 lira 36 kuruş olan karnabahar markette 40 lira 75 kuruşa, 16 lira 29 kuruş olan marul 53 lira 20 kuruşa, 4 lira olan kuru soğan 12 lira 92 kuruşa, 16 lira 18 kuruş olan pırasa 51 lira 58 kuruşa satıldı. Şubat ayında fiyatı en fazla artan ürün hem üretici hem de markette marul olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette yeşil soğan, üreticide ise karnabahar oldu" açıklamalarında bulundu. "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu" Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürünün maruldan sonra yüzde 34,2 ile sivri biber olduğunu belirten Bayraktar, "Şubat ayında markette 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13’ünde ise fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde ise 50,3 ile marul oldu. Maruldaki fiyat artışını yüzde 34,2 ile sivri biber, yüzde 29,9 ile salatalık, yüzde 18,4 ile kabak ve yüzde 16,3 ile limon takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,2 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 11,9 ile domates, yüzde 11,7 ile kuru üzüm, yüzde 10,4 ile yeşil mercimek ve yüzde 9,8 ile zeytinyağı izledi" diye konuştu. "Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 27,3 ile kuru soğan ve yüzde 12,8 ile domates izledi" Bayraktar, üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 29 ile karnabaharda görüldüğünü söyleyerek, "Şubat ayında üreticide 33 ürünün 18’inde fiyat artışı olurken 7’sinde fiyat düşüşü görüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 29 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 27,3 ile kuru soğan, yüzde 12,8 ile domates, yüzde 9,1 ile fındık ve yüzde 8,2 ile patates izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 49,9 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivribiber, yüzde 37,8 ile patlıcan, yüzde 36,3 ile salatalık ve yüzde 31,9 ile maydanoz izledi" şeklinde konuştu. "Üreticilerimiz, ürün kaybını önlemek amacıyla soğanı düşük fiyatla piyasaya sunmak zorunda kaldı" Domatesteki arz artışı üretici fiyatlarının düşmesine neden olduğunu vurgulayan Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Güzlük dönemde seralarda; salatalık, patlıcan ve sivri biber üretimine yönelen üreticilerimiz, baharlık sezonda domates üretimine yöneldiler. Domatesteki arz artışı üretici fiyatlarının düşmesine neden olurken salatalık, patlıcan ve sivri biberdeki arz düşüşü fiyatların artmasına yol açtı. Talepteki azalma, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. Kuru soğandaki fiyat düşüşünün nedeni, yüksek rekolteye bağlı oluşan arz fazlası ile artan sıcaklıkların depolarda bozulmalara yol açmasıdır. Üreticilerimiz, ürün kaybını önlemek amacıyla soğanı düşük fiyatla piyasaya sunmak zorunda kaldı. Bazı bölgelerde aşırı yağışlar nedeniyle hasadın yapılamaması, marulda arz azalmasına neden oldu ve bu durum üreticide marul fiyatlarını yükseltti." "Son bir yılda besi yemi yüzde 34,3, süt yemi yüzde 30,1 oranında arttı" Tarım ilacı fiyatlarının son bir yılda yüzde 27,8 oranında arttığını aktaran Bayraktar, "Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Şubat ayında, Ocak ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 1,3, DAP gübresi yüzde 0,5 oranında artış gösterdi. Buna rağmen ÜRE gübresi yüzde 0,2 oranında düştü. Geçen yılın Şubat ayına göre son bir yılda 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,5, üre gübresi yüzde 38,3, DAP gübresi yüzde 35,4, amonyum sülfat gübresi yüzde 33,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 29,3 oranında arttı. Şubat ayında Ocak ayına göre besi yemi yüzde 2,8, süt yemi yüzde 2,7, son bir yılda besi yemi yüzde 34,3, süt yemi yüzde 30,1 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Şubat ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 5,1 oranında artarken, yıllık yüzde 26,1 oranında arttı" ifadelerine yer verdi.
Nilüfer Belediyesi’nden Kurtuluş Müzesi için ’ortak hafıza’ çağrısı
01 Mart 2026 Pazar - 10:10 Nilüfer Belediyesi’nden Kurtuluş Müzesi için ’ortak hafıza’ çağrısı Nilüfer Belediyesi, Yaylacık Mahallesi’nde hazırlıkları süren Kurtuluş Müzesi’nin koleksiyonunu oluşturmak için vatandaşlara çağrıda bulundu. Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait tarihi değere sahip materyaller, ortak hafızayı yaşatmak adına bu müzede sergilenecek. Kültürel mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, kente yeni bir müze daha kazandırıyor. Yaylacık Mahallesi’nde kuruluş çalışmaları hızla devam eden Kurtuluş Müzesi, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına uzanan tarihi hafızayı görünür kılmayı hedefliyor. Müzenin en önemli özelliği ise kent belleğini vatandaşların katkılarıyla, kolektif bir dayanışmayla inşa edecek olması. Nilüfer Belediyesi bu vizyonla, müze koleksiyonunun zenginleşmesine destek olmak isteyen herkes için geniş çaplı bir açık çağrı başlattı. Kampanya kapsamında, başta Bursa’nın kurtuluş süreci olmak üzere; Kurtuluş Savaşı, Mübadele dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını belgeleyen her türlü materyal titizlikle değerlendirilecek. O dönemin sosyal, kültürel ve gündelik yaşamına ışık tutan, tarihe veya toplumsal bir değer taşıyan obje, belge ve görsel materyallerin Kurtuluş Müzesi çatısı altında toplanması amaçlanıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, müzenin kentin hafızası için taşıdığı öneme dikkat çekti. Kurtuluş mücadelesinin ve Cumhuriyet’in kuruluş hikayesinin hep birlikte geleceğe taşınacağını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı o destansı mücadeleyi gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Evlerinizde, sandıklarınızda sakladığınız, o dönemin ruhunu taşıyan her bir obje, her bir belge bu müzede gerçek anlamını bulacak. Tüm hemşehrilerimizi bu kolektif hafıza inşasına omuz vermeye ve şanlı tarihimize hep birlikte sahip çıkmaya davet ediyorum" dedi. Tarihi tanıklık eden aile yadigarı eserlerini bu anlamlı müzede gelecek nesillerle buluşturmak isteyenler, 0224 486 62 74 numaralı telefondan detaylı bilgi alabiliyor. Ayrıca koleksiyona katkı sunmak isteyen vatandaşlar, başvurularını Nilüfer Belediyesi’nin internet sitesinde yer alan (https://form.nilufer.bel.tr/form/kurtulus-mucadelesi-bursada-muzesine-kavusuyor-acik-cagri-/) adresi üzerinden çevrimiçi kolayca gerçekleştirebiliyor.
Ehliyetine el konulan sürücü üçüncü kez alkollü yakalandı, 390 bin lira rekor ceza uygulandı
01 Mart 2026 Pazar - 10:08 Ehliyetine el konulan sürücü üçüncü kez alkollü yakalandı, 390 bin lira rekor ceza uygulandı Antalya’nın Manavgat ilçesinde motosiklet ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü yaralandı. Trafik ekiplerinin yaptığı kontrolde otomobil sürücüsünün 116 promil alkollü olduğu, ehliyetinin alkollü araç kullanmaktan 2 yıl geçici iptal edildiği belirlendi. Otomobil sürücüsüne üçüncü kez alkollü olarak araç kullanmaktan 150 Bin TL, ehliyeti alkollü araç kullanmaktan alındığı halde ehliyetsiz araç kullanmaktan 200 bin TL, araç sahibine de 40 bin TL olmak üzere toplam 390 Bin TL ceza uygulandı. Kaza; Mimar Sinan Mahallesi Manavgat Caddesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre Side istikametinden Çakalderesi istikametine seyir halindeki Ziya Furkan R.’nin kullandığı 07 AHJ 828 plakalı otomobil, aynı istikamette kaldırım üzerinde seyrederken kaldırımdan yola inen Mehmet Şerif U.’nun kullandığı 07 BOJ 996 plakalı motosiklete çarptı. Kazada yaralanan ve 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan motosiklet sürücüsü Mehmet Şerif U.’nun sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Kazanın ardından Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerince yapılan kontrolde otomobil sürücüsü Ziya Furkan R.’nin 116 promil alkollü olduğu, ikinci kez alkollü yakalandığı için sürücü belgesine 2 yıllığına el konulmuş olduğu ve ehliyetinin olmadığı belirlendi. Otomobil sürücüsüne ehliyeti geçici olarak alınmasına rağmen araç kullanmaktan 200 bin TL, üçüncü kez alkollü araç kullanırken yakalandığı için 150 Bin TL, araç sahibine de aracını ehliyetsiz bir kişiye kullandırmaktan 40 bin TL olmak üzere toplam 390 bin TL para cezası uygulandı. Sürücü belgesine de 2032 yılına kadar el konuldu. Alkollü sürücü kesilen ceza karşısında şaşkına dönerken trafik polisi " Yeni cezalardan haberin yok sanırım" cevabını verdi. Trafik polisine ehliyetini ne zaman geri alacağını sorduğu trafik polisi ise "Sistemde 2032 yılında geri alabileceğiniz görülüyor. Ama ben ehliyetinizi geri vereceklerini zannetmiyorum. Yeni cezalarda üçüncü kez alkollü araç kullanırken yakalananın ehliyeti tamamen iptal ediliyor" dedi. Alkollü sürücü, ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.
Kampüste ‘güvenli sürüş’ seferberliği
01 Mart 2026 Pazar - 10:03 Kampüste ‘güvenli sürüş’ seferberliği İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), 2023’ten bu yana yaklaşık 3 bin motosiklet kazasının yaşandığı İzmir’de, ‘güvenli sürüşe’ dikkat çekmek amacıyla harekete geçti. Motosiklet dünyasının tanınmış isimlerini kampüste konuk eden İEÜ, gençler arasında kullanımı giderek artan motosiklet için ‘sürüş teori’ eğitimi gerçekleştirerek örnek bir farkındalığa imza attı. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Riders Motosiklet Kulübü’nün desteğiyle ‘Sağlıklı Kampüs’ etkinlikleri kapsamında düzenlenen program, iki ayrı oturum şeklinde gerçekleşti. İlk olarak, Zafer Akçay Akademi’nin eğitmeni Utku Akçay, gençlerle bir araya gelerek teori eğitimini gerçekleştirdi. Yoğun ilgi gören programda gençlerin sorularını yanıtlayan Akçay, motosiklet kullanırken dikkat edilmesi gereken noktaları ve kazadan korunmak için yapılması gerekenleri tek tek anlattı. Teori eğitiminin ardından da güvenli sürüş konusunda kapsamlı bir panel gerçekleştirildi. İEÜ Spor Koordinatörü Murat Palalı’nın moderatörlüğünde yapılan panelde, Utku Akçay’ın yanı sıra ODTÜ Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Trafik ve Ulaşım Psikolojisi Uzmanı M. Kurtuluş Bedi ile İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Motosikletli Polis Timler Amirliği Yunus Eğitmeni Sezai Çelikbilek de yer aldı. Etkinliklere, Zafer Akçay da konuk olarak katıldı. 3’te 2’sinde motosiklet var 27 yıldır mesleğini büyük başarıyla sürdüren Çelikbilek, İzmir’deki yaralı ya da ölümlü kazaların yüzde 65’ine motosikletlilerin karıştığını söyledi. İzmir’de her 4 araçtan birinin motosiklet olduğunu belirterek, son 3-4 yıl içinde motosiklet kaza sayısının da arttığına dikkat çeken Çelikbilek, "Bu kazaların en büyük nedenleri takip mesafesine uyulmaması, hatalı şerit değişimi ve hız kurallarının ihlali. Bunlara mutlaka dikkat etmeliyiz. Ayrıca, motosiklet üzerindeki görünürlüğümüzü de artırmalıyız. Gerektiğinde reflektörlü mont giymeliyiz. Eğer canımız sıkkınsa, kendimizi iyi hissetmiyorsak, o gün motosiklete binmemeliyiz" diye konuştu. İzmir’de, motosiklet sürerken kask takma oranının da yüzde 95 seviyesinde olduğunu sözlerine ekleyen Çelikbilek, kurallara uyulması durumunda kazaların önüne geçileceğini hatırlattı. "Sinirinizin üstesinden gelin" Gençlere yönelik önemli mesajlar veren Utku Akçay ise, "Motosiklet üzerinde bilincimiz daima açık olmalı, tam konsantre bir şekilde sürüş yapmalıyız. Maalesef birçok tabelanın ne anlama geldiğini bilmiyoruz. Bu konuda kendimizi geliştirmeliyiz. Sadece öndeki araca odaklanmamalıyız. Gözlerimiz daha ileriye bakmalı ve çevre kontrolünü sağlamalıyız. Motosiklet üzerinde korku ve panik çok tehlikelidir. Korku varsa virajı bile zor alırız. Bunu yenmenin yolu da bilgi ve pratikten geçer. Trafikte sıkıntılı durumlarla karşılaşabiliriz. Ne olursa olsun, sinirin üstesinden gelmeliyiz. Siniri takip etmemeliyiz. Sinir, hata yapma ihtimalinizi güçlendirir ve unutmayın ki, iyi bir sürücü olsanız da motosiklet asla hata affetmez" dedi. "Haklı olmaktan da önemlisi güvende olmak" Trafik ve Ulaşım Psikolojisi Uzmanı M. Kurtuluş Bedi, sürüş sırasında alınan anlık kararların kazaya ya da sürtüşmeye neden olabileceğini söyleyerek, "Trafikte, bir araç sizin önünüzü kesebilir, size bir söz de söyleyebilirler. Ancak unutmayın ki, haklı olmaktan daha da önemlisi güvende olmaktır. Trafikte kimse görünmez değildir. Eğer kötü niyetli bir tutum varsa, yasal hükümler devreye girebilir. Motosiklet sürücüleri daima öngörülü olmalı ve yaşanabilecek olayları sezmeye çalışmalı" diye konuştu.
Şahin Kaptan, çocuklara balığı sevdirmek için yola çıktı
01 Mart 2026 Pazar - 10:06 Şahin Kaptan, çocuklara balığı sevdirmek için yola çıktı İzmir Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren İzmir Balıkçılık Çalışma Komitesi çocuklar için örnek bir çalışmaya imza attı. 20 kurumdan temsilcilerin yer aldığı komite, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden öğretim üyelerinin katkılarıyla çocuk yaşta balık tüketimini özendirmek ve balığın denizden sofraya uzanan yolculuğunu anlatmak amacıyla "Şahin Kaptan’ın Balıkçılık Dünyası" kitabını hazırladı. Her bir detayı çocukların ilgisi çekecek şekilde hazırlanan kitap, İzmir Valiliği koordinasyonuyla kentimizdeki okullarda ücretsiz olarak dağıtılacak. Türkiye’nin, üç tarafı denizlerle çevrili bir balık cenneti olmasına rağmen kişi başı yıllık balık tüketiminin yalnızca 7,7 kg ile kıyı ülkelerinin gerisinde olması, İzmirli sektör temsilcilerini harekete geçirdi. Bu tabloyu değiştirmek ve özellikle çocuklarda su ürünleri kaynakları, sürdürülebilir balıkçılık ve sağlıklı tüketim bilinci oluşturmak amacıyla özel bir kitap hazırlığı başlatıldı. Hedef kitle 7-11 yaş grubu Yaklaşık 8 ay süren ve Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nin değerli öğretim üyelerinin katkıda bulunduğu çalışmada, zeka gelişimine katkı sağlayan, Omega-3 bakımından zengin, yüksek protein içeriğine sahip, göz ve kalp sağlığını destekleyen doğanın süper besini balığın, özellikle çocuklarımıza doğru ve eğlenceli bir anlatımla tanıtılması hedeflendi. 7-11 yaş grubuna yönelik olarak hazırlanan kitap; bulmacalar, boyama sayfaları ve görsellerle zenginleştirildi. Çakan: "Çocuklar geleceğimiz" Kitap projesinin çok büyük bir emeğin sonucu olarak ortaya çıktığını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, "Kentimiz ve ülkemizin balıkçılık ve su ürünleri sektörünün gelişimine ve sorunlarının çözümüne katkı sağlamak amacıyla, kamu kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, kooperatif ve birlik temsilcileri ve su ürünleri sektöründe faaliyet gösteren sektör temsilcilerinin katılımı ile oluşturulan İzmir Balıkçılık Çalışma Komitemiz, kurulduğu 2019 yılından beri büyük bir özveri ile çalışıyor. Bu kez geleceğimizin temeli çocuklarımız için bir proje üretmekten memnuniyet duyuyoruz. Kitabımızda, denizlerimizde balık avcılığı, yetiştiricilik (çiftlik balıkçılığı), balıkların soframıza ulaşıncaya kadar geçirdiği aşamalar ve çeşitli balık türleri görseller eşliğinde anlatılıyor. Özellikle denizlerin geleceğimiz olduğu vurgulanarak, kurallara uygun avcılığın ve sürdürülebilir balıkçılığın önemi ele alındı" dedi. Okullarda dağıtılacak Çakan sözlerine şöyle devam etti: "Kitabımıza İzmir Ticaret Odası web sayfasından ulaşmak mümkün. Ayrıca İzmir Valiliğimiz koordinasyonunda okullarımıza dağıtım yapacağız. Çalışmamızın özellikle çocuklarımızda balık tüketimi bilincini arttırmasını ve sektörümüzün geleceğine katkı sağlamasını diliyoruz. "Şahin Kaptan’ın Balıkçılık Dünyası" kitabını hazırlanmasında bize her zaman destek veren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanımız Mahmut Özgener başta olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum"
Türkçe popun dilinde acı var
01 Mart 2026 Pazar - 09:59 Türkçe popun dilinde acı var 2000’li yılların hit Türk pop şarkıları yalnızca aşkı anlatmadı; kadın ve erkek arasındaki güç ilişkilerini de yeniden kurdu. Yaşar Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı akademik araştırma, dönemin popüler şarkılarında erkeklerin kendini "mağdur", kadınların ise "öfkeli ama güçlü" bir anlatı içinde konumlandırdığını ortaya koyarak pop müziğin toplumsal cinsiyet söylemindeki rolünü gözler önüne serdi. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir’in 2000-2010 yılları arasında Türkiye’de liste başı olan pop şarkılarındaki aşk temasını inceleyen akademik makalesi, Birleşik Krallık merkezli yayıncılık şirketi Taylor & Francis Group’un prestijli dergilerinden Popular Music and Society’de yayımlandı. Araştırma, popüler aşk şarkılarının yalnızca duyguları değil; toplumsal cinsiyet rollerini ve kadın-erkek ilişkilerini yeniden ürettiğini ortaya koydu. Çalışmaya göre 2000’ler Türk pop müziğinde erkekler genel olarak "mağdur", kadınlar ise "öfkeli" bir anlatı içinde konumlandırılıyor. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir’in 2000-2010 yılları arasında Türkiye’de zirveye çıkan 55 pop şarkısının incelediği çalışmada; 25’i erkek, 30’u kadın sanatçıya ait şarkı sözleri eleştirel söylem analizi yöntemiyle değerlendirildi. Dr. Öğr. Üyesi Özdemir araştırma keşifleri ile ilgili şu bilgileri verdi: "Erkek sanatçıların şarkılarında kendilerini acı çeken, pişman, bekleyen ve affedilmek isteyen figürler olarak sunduğunu gözlemledim. Ancak bu "mağduriyet" dili çoğu zaman emir kipleri, ısrarcı ifadeler ve şiddet hatırlatması yapan sözlerle kuruluyor. "Affet", "geri dön", "sensiz ölürüm" gibi ifadeler, romantik bir çerçeve içinde sunulsa da reddi kabul etmeyen bir erkek diline işaret ediyor. Kadın sanatçıların şarkılarında ise erkekler yalancı ve güvenilmez olarak betimlenirken; kadın anlatıcılar kendilerini güçlü ve bilinçli bireyler olarak konumlandırmış. Ancak bu güç vurgusu fazlalıkla geçmişte yaşanan ihanetlere ve hayal kırıklıklarına verilen tepkiler üzerinden kuruluyor." Kadınlar güçlü ama öfkeli Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir kadın şarkılarında öfkenin baskın duygu olarak öne çıktığını belirterek, "Bu öfke çoğu zaman hesap soran fakat sonucu değiştirmeyen bir anlatı düzeyinde kalıyor. Araştırmamın dikkat çeken keşiflerinden biri de kadın sanatçıların yalnızca sevgiliye değil, başka kadınlara ve kendilerine seslenen şarkılar üretmesi. Erkek sanatçılarda ise bu tür bir söyleme neredeyse hiç rastlanmıyor. Bu durum bana göre, kadınların pop müzik aracılığıyla bir dayanışma ve farkındalık alanı kurmaya çalıştığı anlamını taşıyor" diye konuştu. Toplumsal iklim müziğe yansıyor Dr. Öğr. Üyesi Özdemir bu konuda, "Son yıllarda, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artışıyla birlikte, kadınların dayanışma ve farkındalık arayışının şarkı sözlerinde daha belirgin hale geldiği görülüyor. Sonuç olarak çalışma, 2000’ler Türk pop müziğinin yüzeyde romantik ve duygusal görünen şarkılar aracılığıyla erkek egemen toplumsal yapıyı yeniden ürettiğini; buna rağmen kadınlar açısından bu yapıya yönelik bir itiraz ve farkındalık alanı da sunduğunu ortaya koyuyor "dedi.