Yerel Haberler
Yozgat
06 Mart 2026 Cuma - 16:06 Gübre satışlarının durduğu iddiası yalanlandı Tarım Kredi Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adem Darımla, İsrail-ABD ile İran arasındaki savaş nedeniyle Türkiye’de gübre satışlarının durduğu yönündeki iddiaları yalanladı. Tarım Kredi Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adem Darımla, iddialara yönelik yaptığı değerlendirmede, "Tarım Kredi, ülkemizin en büyük gübre satıcılarından biridir. Son dönemde özellikle savaştan sonra gübre satışlarının durdurulduğuna yönelik yürütülen algı kampanyası tamamen yalan ve gerçek dışıdır. Tarım Kredi Kooperatifleri ülke genelinde bulunan bin 598 kooperatifinde üreticilerin ihtiyaç duyduğu gübre, yem, tohum ve ilaç gibi tüm tarımsal girdilerin satışının yapıldığı Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesidir. Tarım Kredi’de satılan ürünler, Tarım Kredi Holding çatısı altında bulunan 18 şirketimiz tarafından üretilerek satışa sunulmaktadır. Üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu tüm tarımsal girdileri en uygun zaman ve koşullarda kendi sanayi tesislerimizde üreterek, çiftçilere sunuyoruz. Sonrasında ise üretilen tarımsal ürünleri kendi tesislerimizde işleyerek Koop Marketlerimiz aracılığıyla tüketicilere ulaştırıyoruz" dedi. İlk 500’de 6 şirket ile yer alıyor Darımla, Tarım Kredi olarak ISO 500 sıralamasında 6 şirket ile yer aldıklarını belirterek, "Fortune 500 listesinde de 5 şirketi bulunmaktadır. Şirketlerimizden Gübretaş, ülkemiz gübre sektöründe yaklaşık yüzde 30, TK Yem ise yaklaşık yüzde 15 sektör payına sahiptir" dedi. "Teknolojimizi yeniliyor, kurumsallaşmaya önem veriyoruz" Darımla, teknolojilerini yenileyip kurumsallaşmaya önem verdiklerini ifade ederek, "Tarım Kredi olarak başta kooperatiflerimiz olmak üzere şirketlerimizde de tüm teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor ve iş süreçlerimizi geliştirerek teknolojimizi yeniliyoruz. Bu çalışmalar ile birlikte sistemsel olarak ortak bazında değerlendirme yaparak, ortaklarımızın tarımsal faaliyetlerine göre tarımsal girdi ihtiyaçlarını belirliyoruz. Hem kooperatiflerimiz de hem de şirketlerimizde kurumsallaşmaya önem veriyoruz. TK Holding’i yeniden yapılandırdık. Şirketlerimizin etkin ve verimli yönetilmesi için çalışmalarımız tamamlanmıştır" dedi. "Yatırımlarımız tüm hızıyla devam ediyor" Darımla, yatırımlarının tüm hızıyla devam ettiğine vurgu yaparak, "Tarkim, TK Market, TK Tedarik ve Üretim, Gübretaş ve diğer şirketlerimizin mevcut tesislerinin yenilenmesi kapsamında son 3 yılda yaklaşık 750 milyon dolar tutarında yeni fabrika alımı/yapımı ve yenileme yatırımlarını gerçekleştirdik. Bildiğiniz üzere Denizli’de Aynes Süt Fabrikası’nı, Sivas’ta Süt ve Yem Fabrikası’nı ve son olarak da Afyonkarahisar’da Entegre Yağ Tesisi’ni satın alarak bünyemize kattık. Özellikle yem fabrikamızın bulunmadığı Erzurum’da yeni fabrika yatırımı yapıyoruz. 2026 yılı sonunda faaliyete geçmesini planlıyoruz. Satışlarımızın yüksek olduğu Konya ili civarında da yatırım yapmak istiyoruz. Gübretaş’a ait fabrikalarımızda da yenileme çalışmalarına başladık, tüm hızımızla devam edeceğiz. Tarımsal sanayide büyümeyi çok önemsiyoruz. Almış olduğumuz ürünleri katma değeri yüksek ürünlere dönüştürmek ve marketlerimizde daha çok kendi ürünlerimizi satma gayreti ile yeni yatırımlar yapmayı planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Koop Market olmazsa olmazımız" Tarım Kredi Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adem Darımla, Koop Marketlerin olmazsa olmazları arasında olduğunun altını çizerek, "Tarım Kredi olarak faaliyetlerimiz kapsamında nihai satış kanalı olarak Koop Marketler olmazsa olmazımız. Tarımsal girdi satışı ile başlayan, ürünlerin kendi tesislerimizde katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ile devam eden sürecin son halkası ise ürünlerin tüketici ile buluşturulması. Üreticilerimizin tarımsal ürünlerini hasat döneminde Koop Marketlerimiz sayesinde alabiliyoruz. Marketlerimizde en kaliteli ürünleri en uygun fiyatlarla tüketicilerimiz ile buluşturuyoruz. Üreticilerimizin hasat zamanı ürünlerini alabilmek için çok büyük tutarlarda kaynak ayırmak zorundayız. Perakende sektöründeki yoğun rekabet ve finansman maliyetleri göz önünde bulundurulduğunda halen büyüme aşamasında olan Koop Marketlerimize, Tarım Kredi olarak başta sermayesinin güçlendirilmesi olmak üzere destek veriyoruz. Tarım Kredi Grubu’nun tamamına bakıldığında ise finansal durumumuz özellikle karlılığımız gayet makul seviyelerde ve iyi durumdadır" şeklinde konuştu. "Satışların durduğu iddiaları gerçek dışıdır" Darımla, savaş sonrası satışların durduğu iddialarını yalanlayarak, şunları söyledi: "Tarım Kredi, ülkemizin en büyük gübre satıcılarından biridir. Son dönemde özellikle savaştan sonra gübre satışlarının durdurulduğuna yönelik yürütülen algı kampanyası tamamen yalan ve gerçek dışıdır. Ülke genelindeki bin 598 kooperatifimizin tamamında satışlarımız devam etmekte olup, hiçbir zaman da durdurulmamıştır. Stoklarımızı etkin yönetebilmek ve haksız kazanç elde etmek isteyenlerin önüne geçebilmek adına bazı tedbirler alınmıştır. Üreticilerimiz paniğe kapılmasın, Tarım Kredi tüm planlamalarını ve hazırlıklarını yapmıştır. Satışlarımız rekor düzeyde ve günlük 20 bin ton olacak şekilde devam etmektedir."
Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bozok Üniversitesi arasında denetimli serbestlik protokolü imzalandı
21 Ocak 2025 Salı - 13:38 Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bozok Üniversitesi arasında denetimli serbestlik protokolü imzalandı Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı ve Yozgat Bozok Üniversitesi arasında, denetimli serbestlik tedbiri uygulanan yükümlülerin ve eski hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Protokolle, suç işleme oranını düşürme ve kişisel gelişimleri desteklenmesi amaçlanıyor. Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı Recep Sevgili ve Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar’ın katılımıyla imzalanan protokolde Denetimli Serbestlik tedbiri altında bulunan yükümlülere, eğitim ve iyileştirme faaliyetleri, çocuk yükümlülere yönelik faaliyetler, bağımlılıkla mücadeleye yönelik faaliyetler gibi başlıklar altında iş birliği sağlanacak. Bu doğrultuda denetimli serbestlik altındaki bireylerin topluma entegre olması sağlanacak. Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı Recep Sevgili yaptığı açıklamada “Bozok Üniversitesi ile imzalanan bu protokol ile Denetimli Serbestlik tedbiri altında bulunan yükümlülerin eğitim-iyileştirme çalışmalarında desteklenmeleri, yine yükümlülere yönelik sosyal, kültürel, mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak alanlardaki faaliyetlere katılımları ile suçtan uzak kalmalarının sağlanması ve topluma yeniden kazandırılmalarına yönelik çalışmalar yapılması amaçlanmış olup, ‘Topluma Güven, Bireye Umut’ prensibi ile çalışmalarını yürüten Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüzün Bozok Üniversitesi’nin de akademik olarak katkılar ile hizmetlerini daha üst düzeyde vermesi amaçlanmaktadır" cümlelerini kullandı.
Küresel ısınmanın etkileri Yozgat’taki 40 yıllık çiftçiyi kara kara düşündürüyor
21 Ocak 2025 Salı - 12:32 Küresel ısınmanın etkileri Yozgat’taki 40 yıllık çiftçiyi kara kara düşündürüyor Küresel ısınmanın etkilerinin hissedildiği Yozgat’ta çiftçiler kuraklık yaşanmasından endişe ediyor. Yozgat merkeze bağlı Başıbüyük köyünde 40 yıldır çiftçilik yaptığını söyleyen Memduh Özçelik, olması gerekenden daha sıcak havaların yaşandığını belirtti. Sıcak şekilde seyreden havalardan dolayı yazın kuraklık olabileceğini ifade eden Özçelik, özellikle kar yağmamasından dolayı endişe duyduğunu bildirdi. Özçelik, “Bundan 15-20 yıl önce bu zamanlarda dışarı çıkılmayacak kadar kar yağardı. Ama şu an ortalıkta kar diye bir şey yok. İlerleyen günlerde de eğer kar yağmazsa yaz dönemi sıkıntılı geçecek gibi. İnşallah olmaz ama kuraklık görünüyor” dedi. “Kuraklık olduğu zaman çiftçi de şehirdeki insan da etkileniyor” Üretimin düşmesinin herkese etkisi olduğunu söyleyen Özçelik, “Kuraklık olduğu zaman üretim düşer. Üretim düşünce herkese etkisi olur. Geçen sene de durum aşağı yukarı böyleydi. Bu aylarda biraz kar vardı, yağmur yoktu. Bu sene de yağmur biraz var ama kar yok. Çiftçiler tarlalarında ilkbaharda hazırlaması gereken nohut, mercimek için traktörle yer hazırlamaya başladı. Üstelik toprak da kuru. Böyle giderse ürün kaybına da yol açar” cümlelerine yer verdi. “Dere yatağındaki su da azaldı” Tarla kenarındaki derenin suyunun da azaldığını söyleyen Özçelik, “Dere yatağı 10-15 yıl önceki kar yağışlarında kıyısından geçilemeyecek kadar akardı. Ama şimdi su çok azaldı. İnşallah önümüzdeki günlerde yağışlar olur. Elimizden gelen bir şey yok. Kar veya yağmur yağmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.
BM destekli güneş ocakları çürüdü
20 Ocak 2025 Pazartesi - 15:06 BM destekli güneş ocakları çürüdü Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Şahmuratlı köyünde, 1996 yılında televizyonların kullanılmayan uydu antenleri üzerine ışığı yansıtma özelliğine sahip jelatin yapıştırılarak oluşturulan ocaklar ve kurutma makineleri, zamanla bakımsızlık yüzünden çürüdü. Şahmuratlı köyünde, Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı ve Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı kapsamında hayata geçirilen güneş enerjisi projesi, yıllar içinde işlevini yitirdi. Proje kapsamında geliştirilen ve yemek pişirme, meyve-sebze kurutma gibi pek çok işlevi yerine getiren güneş ocakları ile kurutma makineleri bugün bakım ve onarım yapılmadığı için çürüyerek kullanılmaz hale geldi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi tarafından 1996’da tasarlanan güneş ocakları, Şahmuratlı köyünde LPG, doğalgaz, elektrik ve odun gibi geleneksel yakıtlara alternatif olarak kullanıma sunulmuştu. Bir yıl sonra Küresel Çevre Fonu (GEF) desteğiyle projenin kapsamı genişletilerek 20 hanede güneş ocakları ve kurutma makineleri aktif olarak kullanılmaya başlanmıştı. Bu yenilikçi teknoloji, köy halkına yemek pişirme maliyetlerini düşürmenin yanı sıra, meyve ve sebze kurutarak ek gelir elde etme imkânı sağlasa da uzun ömürlü olmadı. Muhtarlık yaptığı dönemde kuruluşuna öncülük ettiği Şahmuratlı Köyü Kerkenesi Tanıtma, Güzelleştirme, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği başkanlığını da yapan Osman Muratdağı, güneş enerjisiyle çalışan ocaklardan 20 tanesini köy halkına dağıttıklarını, 6 güneş ocağını ise dernek binası ve Kerkenes Kazı Evi bahçesine kurup, kullandıklarını bildirdi. Köyün Pteria Antik Kenti kalıntılarının bulunduğu Kerkenes Dağı’nın eteklerinde yer aldığını kaydeden Muratdağı, antik kenti gezmek için gelenlere, dernek olarak güneş ocaklarında pişirilen yemeklerden ikram ettiklerini, çevre dostu ocakların artık kullanılamaz olması nedeniyle üzgün olduğunu söyledi. "Odun, kömür ve tüpsüz yemek pişiriyorlardı" Şahmuratlı Köyü eski muhtarlarından Osman Muratdağı, çevre dostu güneş ocaklarının son durumu hakkında şunları söyledi: "Köyümüze güneş enerjisiyle çalışan, ’televizyon anteni’ diyorlar, öyle bir kelimeyle kullanılan güneş enerjisiyle ocaklar yaptık. Yemek pişirdik, su kaynattık, derken projemizi yaptık. Proje 1997 yılında yaptık ama bu daha fazla ilerlemedi, beş yıl gibi bir süre oldu. Ben muhtarlığı bıraktıktan sonra, derneği bıraktıktan sonra bu tamamen kayboldu gitti. Evlere de dağıttık, 20 tane anten getirttirdik güneş enerjili ocaklardan örnek olarak kişilere dağıttık. Kişiler bunu bir müddet kullandıktan sonra tekrar toplayıp iade ettik, elektrik kurumuna. Her türlü yemek yapıyoruz. Reçel yapıyorduk. Pekmezlerimizi kaynatıyorduk. Yani aklımıza gelen ateş ile yapılan ne varsa onu da yapıyorduk. Bir odunu koyduğumuz zaman üç saniyede yakıyordu, o kadar enerjisi vardı. Her şeyi yapıyorduk biz burada. Erişte yapıyorduk, makarna yapıyorduk. Kayısı kurusu yapıyorduk. Erik kurusu yapıyorduk. Yani köydeki olan mamullerin tamamını kurutma yapıyorduk, paketleyip pazarlıyorduk, köylü ayrıca gelir elde ediyordu. Aşağı yukarı 10 yıldır kullanılmıyor. Artık tamamen tahrip oldu, bitti, kapandı gitti. Tekrar keşke bir gündeme gelse, bu çok büyük bir katkı oluyor. Güneşten alıyoruz enerjiyi biz. Odundan, kömürden veyahut da tüpten yararlanmadan direkt güneşten alıyoruz enerjiyi."
Emekli olurken Yozgat’a 550 koli kitap ve dergiyle döndü
20 Ocak 2025 Pazartesi - 12:01 Emekli olurken Yozgat’a 550 koli kitap ve dergiyle döndü Yozgat’ta yaşayan Selahattin Öztürk, kütüphanecilikten emekli olurken biriktirdiği her eseri memleketi için beraberinde getirdi. Üniversite öğrenimi için İstanbul’a giden ve 40 yıl İstanbul’da ikamet eden Selahattin Öztürk, emekli olduktan sonra memleketi Yozgat’a dönerken koliler dolusu kitap ve dergiyle döndü. TDV İslam Araştırmaları Merkezi Kütüphanesi’nde 25 yıl kütüphanecilik yapan Öztürk, Zeytinburnu Belediyesi Millet Kıraathaneleri’nde 7 yıl görev yaptı. 2023 yılında emekli olduktan sonra beraberinde getirdiği yaklaşık 550 koli kitap ve dergiyi baba ocağına yerleştirdi. Getirdiği kolide 10 bin kitap, 4 bin 500 civarında birinci sayısı bulunan dergiler, 130 adet Osmanlıca birinci sayısı bulunan dergiler ve 5 bine yakın derginin farklı sayıları bulunuyor. Edebiyat, mizah, ideoloji, fikir dergileri gibi farklı kategorilerde bulunan dergilerin her yaştan kesime hitap ederek, akademik araştırmalara da kaynaklık etmesini hedefleyen Öztürk’ün bir de müze hayali bulunuyor. Yozgat merkezde inşaatı devam eden kütüphanede isminin verileceği ‘Süreli Yayınlar Müzesi’ fikri konusunda araştırmalar yaptığını belirten Öztürk, konuyla ilgili olarak yetkililerle istişarelerde bulunduğunu bildirdi. “Süreli yayınların orijinali rafta, dijital bir kopyası da ziyaretçide olacak” Kütüphanede hayalini kurduğu süreli yayınlar müzesinin açılması halinde sergileme hakkındaki hazırlıklara başladığını ifade eden Öztürk, “Süreli yayınların hepsinin dijital bir kopyası çıkarılacak. Müze oluşturulduğunda ise orijinali rafta olurken, dijital kopyası ise interaktif biçimde kullanılacak. Süreli yayınların teknik hizmetlerini yaparken ilk sayının tespiti hep zor olmuştur. Tabi bu çalışmaları yaptığımız dönemde günümüzün teknolojik imkanları yoktu. Her aradığımız bilgi için kütüphanelere gitmek zorunda kalıyorduk. Bu zahmetli çalışmaları yaparken sayıları toplamayı düşündüm. Katkısı olması ve birikim yapmak açısından heyecanla başladım. ‘Osmanlı Araştırmaları’ isimli akademik bir dergiyle süreli yayın biriktirmeye başladım. Yozgat’a gelirken dostlarımız ve araştırmacılar ‘Yozgat’a neden kitapları götürüyorsun? Burada kütüphaneye bağışla’ dediler. İstanbul’da her yerde kütüphane olduğunu ve memleketimdeki kütüphanenin kaynak olarak yetersiz olduğunu söyledim. Ben bu yükü hemşerilerim için taşımaya karar verdim. Yozgat’taki hemşerilerimin faydalanmasını istedim. Bu eserleri görenler, o dönemde yazılmış o sürece tanıklık etmiş gazete, dergi gibi eserlere ulaşma imkanı bulacaklar. O günleri yaşamış gibi hissedecekler” şeklinde konuştu.
35 yıllık ayakkabıcı: "Meslek okulları çırak yetiştirirse en azından bu meslek dalı da ölmez”
19 Ocak 2025 Pazar - 10:48 35 yıllık ayakkabıcı: "Meslek okulları çırak yetiştirirse en azından bu meslek dalı da ölmez” Yozgat’ın Çekerek ilçesinde yaşayan Erdoğan Kaya, küçük yaşta İstanbul’da çıraklık eğitimi ile başladığı ayakkabıcılık mesleğini 35 yıldır sürdürüyor. Kaya, "Eleman yok, tek başıma çalışıyorum. 35 yıldır bu işi yapıyorum. Meslek okulları çırak yetiştirirse en azından bu meslek dalı da ölmez” dedi. Ayakkabı ustası Erdoğan Kaya, 1985’te İstanbul’a gidip 5 yıl kalarak mesleğin ayrıntılarını ve inceliklerini öğrendiğini belirtti. İmalattan tamirata kapsamlı bir eğitim aldığını ifade eden Kaya, memleketine dönerek ayakkabı tamiri üzerine dükkan açtığını söyledi. 53 yaşındaki Kaya, "Mesleğimi severek yapıyorum. Sipariş üzerine imalat da yapıyorum. Ayakkabıda tamirat çeşidine göre fiyat da değişiyor. Taban değişiyor, dikiş yapılıyor. Fazla bir ücreti olmamasına rağmen vatandaşa yüksek geliyor. Yine de talep var. Öğrencilere çanta, valiz tamiri yapıyorum. Mont boyaması yapıyoruz” dedi. “Çırak bulamıyoruz” Çırak bulamadığı için tek başına çalıştığını belirten Kaya, “Şu anda çırak bulamıyoruz, pek gönüllü bakmıyorlar. Okul okudukları için yaz döneminde de gelmiyorlar. Liseden çıkan eleman da zaten çıraklık yapamaz. Eleman yok, tek başıma çalışıyorum. 35 yıldır bu işi yapıyorum. Meslek okulları çırak yetiştirirse en azından bu meslek dalı da ölmez” diye konuştu. “Tamir edilen ayakkabıyı müşteriler almaya gelmiyor” “Müşteri ayakkabıyı getiriyor yapıyoruz, yaptığımız ayakkabıyı tekrar almaya gelmiyorlar. Ya bütçeleri kısıtlı ya da unutuyorlar. Tamir edilmiş pek çok ayakkabı var ama gelip alan yok. Tamiri, yapımı bitmiş ayakkabılar müşterilerin gelip almasını bekliyor” şeklinde konuştu. Murat Öcal adlı müşteri, “Ayakkabı yaptırmaya geldim. Erdoğan ağabeyim bu işin hakkını veriyor, 40 yıllık esnaf. Ayakkabılardan gayet memnun kalıyoruz. İçinin keçesi olsun, tabanı olsun gayet kaliteli yapıyor. O yüzden burayı tercih ediyoruz. Kaliteli ayakkabı, kaliteli insan” dedi.
Ayakkabı tamir ettiren çok ama almaya gelen yok
19 Ocak 2025 Pazar - 10:37 Ayakkabı tamir ettiren çok ama almaya gelen yok Yozgat’ın Çekerek ilçesinde yaşayan Erdoğan Kaya, 35 yıldır ayakkabıcılık mesleğini sürdürüyor. Küçük yaşta çıraklık eğitimi ile İstanbul’da başladığı mesleğini memleketinde devam ettiren Kaya, yılların tecrübesiyle ayakkabıları onarıyor. Ayakkabı ustası Erdoğan Kaya 1985’te İstanbul’a gidip 5 yıl kalarak mesleğin ayrıntılarını ve inceliklerini öğrendiğini belirtti. İmalattan tamirata kapsamlı bir eğitim aldığını ifade eden Kaya, memleketine dönerek ayakkabı tamiri üzerine dükkan açtığını söyledi. “53 yaşındayım. Mesleğimi severek yapıyorum. Sipariş üzerine imalat da yapıyorum. Ayakkabıda ise tamirat çeşidine göre fiyat da değişiyor. Taban değişiyor, dikiş yapılıyor. Fazla bir ücreti olmamasına rağmen vatandaşa yüksek geliyor. Yine de talep var. Öğrencilere çanta, valiz tamiri yapıyorum. Mont boyaması yapıyoruz” dedi. “Çırak bulamıyoruz” “Şuanda çırak bulamıyoruz, pek gönüllü bakmıyorlar. Okul okudukları için yaz döneminde de gelmiyorlar. Liseden çıkan eleman da zaten çıraklık yapamaz. Eleman yok. Tek başıma çalışıyorum. 35 yıldır bu işi yapıyorum. Meslek okulları çırak yetiştirirse en azından bu meslek dalı da ölmez” cümlelerine yer verdi. “Tamir edilen ayakkabıyı müşteriler almaya gelmiyor” “Müşteri ayakkabıyı getiriyor yapıyoruz, yaptığımız ayakkabıyı tekrar almaya gelmiyorlar. Ya bütçeleri kısıtlı ya da unutuyorlar. Tamir edilmiş pek çok ayakkabı var ama gelip alan yok. Tamiri yapımı bitmiş ayakkabılar müşterilerin gelip almasını bekliyor” şeklinde konuştu. Müşteri olduğunu belirten Murat Öcal, “Ayakkabı yaptırmaya geldim, Erdoğan Abim bu işin hakkını veriyor 40 yıllık esnaf. Ayakkabılardan gayet memnun kalıyoruz. İçinin keçesi olsun, tabanı olsun gayet kaliteli yapıyor o yüzden burayı tercih ediyoruz. Kaliteli ayakkabı kaliteli insan” dedi.
Sorgun’da çocuklar sinema ile tanıştı
17 Ocak 2025 Cuma - 11:35 Sorgun’da çocuklar sinema ile tanıştı Sorgun Belediyesi sinema salonunda ilkokul ve ortaokul öğrencileri sinema ile tanıştı. Sorgun Belediyesi’nin düzenlediği sinema günleri çerçevesinde Gedikhasanlı Şehit Mustafa Önder İlkokulu ve İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri sinema ile tanıştı. Sorgun Belediyesi servis aracıyla okullarından alınıp sinema salonuna getirilen öğrenciler meraklı ve heyecanlı bakışlarla film izledi. Daha önce hiç sinemaya gitmemiş olan çocuklar keyifli anlar yaşarken bir yandan da bilgi sahibi oldu. 120 filmini izleyen çocuklar, 1. Dünya Savaşı esnasında yaşanan bir olaydan yola çıkan konusu sayesinde tarihi zihinlerinde canlandırma fırsatı buldu. Okul Müdürü Alper Kapan, yılsonu etkinlikleri dolayısıyla çocukları sinema etkinliğine getirdiklerini söyledi. “Cepheye mermi götüren çocuklarımızın gerçek hayat hikâyelerini izleme imkânı buldular. Öğrencilerimiz filmden etkilendiler. Milli ve manevi değerleri vermeyi esas aldığımız için film güzeldi, amacımıza eriştik. Filmin kritiğini yapacağız. Bize bu imkânı sunan Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci’ye ve belediye çalışanlarına teşekkür ediyorum” dedi. Filmi izleyen öğrencilerden Ayşenur Şahin “İlk defa sinemaya geliyorum. Filmi çok güzel buldum. Gerçekten çok etkilendim. Şehitlerimizi düşündüm” şeklinde konuştu. Cemre Demir ise “İlk kez sinemaya geliyorum. Çok güzel buldum ve çok da etkilendim. Gazilerimizi ve şehitlerimizi öğrendik. Türkiye’mizi kurtarmak için gösterdikleri çabayı öğrendim” cümlelerini kullandı.