Yerel Haberler
Yozgat
Baharın habercisi allı turnalar Yozgat’ta görüntülendi 09 Mart 2026 Pazartesi - 12:03:03 Baharın habercisi allı turnalar Yozgat’taki Gelingüllü Barajı’nda görüntülendi. Yüzlerce flamingonun baraj çevresinde oluşturduğu manzara, doğaseverlere ve bölge halkına görsel şölen sundu. Tarımsal sulama amacıyla kullanılan Gelingüllü Barajı, son yıllarda göçmen kuşların önemli duraklarından biri haline geldi. Baraj, özellikle ilkbahar aylarında flamingolar başta olmak üzere birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Bu yıl su seviyesinin de oldukça yükseldiği barajda yüzlerce flamingo, özellikle sığ bölgelerde beslenirken görüntülendi. Su yüzeyinde süzülen ve zaman zaman toplu halde havalanan flamingoların kanat çırpışlarıyla ortaya çıkan pembe tonlar ise eşsiz görüntüler oluşturdu. Flamingoların sürü halinde uçuşu gökyüzünü adeta renklendirirken, ortaya çıkan manzaralar fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekiyor. Göç yolundaki önemli duraklardan biri olan Gelingüllü Barajı’nda flamingolar belirli bir süre konaklayıp besleniyor, ardından göç yolculuklarına devam ediyor. Barajda flamingoların yanı sıra pelikan, yaban kazı, ördek ve turna gibi birçok kuş türü de zaman zaman görülüyor. "Allı turnalar buraya gelince çok mutlu oluruz" Bölgede yaşayan vatandaşlar ise her yıl flamingoların gelişini heyecanla bekliyor. Baraj çevresinde yaşayan Satılmış Şahin, flamingoların bölgeye ayrı bir güzellik kattığını belirterek, "Kodallı köyündeyim. 1951 doğumluyum. Baraj buraya kurulalı 30 sene oldu aşağı yukarı. Bu allı turnalar buraya gelirler. Bunlar geldiği zaman da çok mutlu oluruz. Şöyle bakarız çıkarız bakarız mutlu oluruz" dedi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yüzlerce flamingonun oluşturduğu manzara, Yozgat’ta baharın gelişini adeta görsel bir şölenle müjdeliyor.
Kebabın sanata dönüşen hali: Testi kebabı
27 Kasım 2024 Çarşamba - 14:06 Kebabın sanata dönüşen hali: Testi kebabı Yozgat denildiği zaman akıllara gelen ilk yiyeceklerden biri olan testi kebabı dört mevsim tüketiliyor. Sofraların olmazsa olmaz lezzetlerinden biri olan testi kebabı, adeta Yozgat’la özdeşleşen bir yemek. Türk Patent Kurumu tarafından 2023 yılında tescillenerek coğrafi işaret alan kebabı hem Yozgat’ı ziyaret edenler hem de Yozgatlılar sık sık tüketiyor. Özel testide ağır ağır pişen kebap, damaklarda unutulmaz bir tat bırakıyor. Az yağlı kuzu eti, domates, yeşil biber, sarımsak ve çeşitli baharatlar kullanılarak hazırlanan malzemeler, testinin içine yerleştiriliyor. Testinin ağzı tereyağının konulmasının ardından hamurla kapatılarak, fırına konuluyor. Mangal kömürü ile ateşte yaklaşık 2 saat boyunca yavaş yavaş pişirilen testi kebabı, kırılması için müşteriye götürülüyor. Testi kebabı hakkında eskiden beri söylenen hikayesini anlatan lokanta çalışanı, müşteriden dilek tutmasını istiyor. Dileği tutan müşteriler çekiç yardımıyla testiyi kırdıktan sonra enfes lezzeti tadıyorlar. “Testi kebabı Yozgat’a aittir” Yozgat’ın Sorgun ilçesinde 23 senedir lokanta işletmecisi olan Ali Turgut, “Öncelikle kuzu eti tercih edilmelidir. Malzemeleri doldurduktan sonra yaklaşık 2 saat mangal kömüründe pişiriyoruz. Daha sonra sunum yapıyoruz. Mangal kömürü daha iyi pişmesini sağlıyor. Testide de kendi lezzetinde pişiyor. Tadı daha güzel oluyor. Damak tadına iyi geliyor. Testi kebabını başka yerler yapıyor olabilir ancak testi kebabı Yozgat’ındır, Yozgat’a aittir. Yaz kış sevilerek tüketilen bir yemektir” dedi. “Bu lezzetli geleneği müşterilerimize ikram etmeye devam edeceğiz” “Testi kebabını kırarken dilek tutulduğu anda yanınızdakilere dileğiniz gerçekleşirse tutacağınız bir söz verirsiniz, sonra kebabı kırarsınız. Biz de özenli ikramlarımızla hem geleneklerimizi yaşatıyoruz hem de daha önce tadına bakmamış olanlara yöresel lezzetimizi sunuyoruz” dedi.
Yozgat’ın gururu Örül’e büyük tebrik
26 Kasım 2024 Salı - 13:37 Yozgat’ın gururu Örül’e büyük tebrik Avrupa Yıldızlar Taekwondo Şampiyonası’nda üçüncü olarak bronz madalya kazanan genç sporcu İrem Örül takdir topladı. Arnavutluk Tiran’da düzenlenen Avrupa Yıldızlar Taekwondo Şampiyonası’nda üçüncü olarak bronz madalya kazanan Yerköylü öğrenci İrem Örül, başarısıyla ilçenin gururu oldu. Yerköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Necmettin Sağlam ve İrem Örül, Yozgat Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak’ı makamında ziyaret ederek bu büyük başarıyı paylaştılar. İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, makamında ağırladığı İrem Örül ve öğrencinin yetişmesinde emeği geçen Ahmet Gün’ü tebrik etti. Öğrenciye hediye takdim eden Altınkaynak, başarılarının artarak devam etmesini diledi. İsmail Altınkaynak: “Bu başarıda emeği olan herkese teşekkür ediyoruz” Genç sporcuların böylesine büyük platformlarda yer almasının, hem eğitim hem de spor camiası için çok değerli olduğunu belirten Yozgat Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, "İrem Örül, azmi ve disipliniyle sadece Yerköy’ün değil, ülkemizin de gurur kaynağı olmuştur. Bu başarıda emeği olan herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Yerköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Necmettin Sağlam da genç sporcuyu tebrik ederek, ilçenin bu tür başarılarla daha sık anılacağını umduğunu söyledi. Sağlam, sporun ve eğitimin birlikte ilerlemesinin önemine vurgu yaparak, “Bu başarı hepimiz için bir motivasyon kaynağı. İrem’in azmi diğer öğrencilerimize de örnek olacaktır” şeklinde konuştu.
Yozgat’ta ’Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ programı düzenlendi
26 Kasım 2024 Salı - 10:26 Yozgat’ta ’Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ programı düzenlendi Yozgat’ta, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü öncülüğünde ’Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ programı düzenlendi. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Karşı Uluslararası Mücadele Günü çerçevesinde düzenlenen programa Yozgat İl Jandarma Komutanlığı, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü ve Yozgat Müftülüğü katkı sağladı. Yozgat Halk Eğitim Merkezi’nde eğitim gören kursiyerlerin el işi ürünleri sergilendi. Programa katılan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, stantları gezerek bilgi aldı. “Kadın erkek yan yana, medeniyet yolunda bin yıllardır birlikte yürüyoruz” Programın açılış konuşmasını yapan Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal “Kadın erkek yan yana, medeniyet yolunda bin yıllardır birlikte yürüyoruz. Bu yolculukta maalesef vicdanlarımıza hançer gibi saplanan, bizi insanlığımızdan utandıran elim vakalar da yaşıyoruz. Kadına yönelik şiddet, bu vakaların en çirkinlerinden biridir. Şiddet, kime ve ne şekilde uygulandığı fark etmeksizin, toplumların ruhunda peyda olmuş kötü huylu bir tümördür. İnsanlığı zehirleyen bu habis urun, kökünden kazınması noktasında hepimiz canla başla mücadele etmeliyiz” cümlelerini kullandı. Programın devamında hayalleri gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmeyen iki kadın örneğinin incelenmesini konu alan klip yayınlandı. ‘Yeniden 20 yaşında olsaydınız ne yapardınız?’ sorusunu yanıtlayan kadınların “Kendime bir hedef belirlerdim”, “Kayınvalidemle yaşamayı kabul etmezdim”, “Mutlaka bir günü lunaparkta geçirirdim” gibi farklı cevapları yer aldı. Jandarma, Emniyet, Müftülük ve Sosyal Hizmetler çalışanı olan konuşmacılar şiddetin tanımı, aile içi şiddet, şiddetin çocuklara etkileri ve şiddete yönelik yasalar hakkında ayrıntılı bilgi verdi.
Yozgat’ta geleceğin gazetecilerine eğitim verdi
25 Kasım 2024 Pazartesi - 09:54 Yozgat’ta geleceğin gazetecilerine eğitim verdi Gazeteciler Cemiyeti, Yozgat’ta geleceğin gazetecileriyle bir araya geldi. Gazeteciler Cemiyeti, Yozgat Gazeteciler Cemiyeti ve Bozok Üniversitesi İletişim Fakültesi iş birliği ile öğrencilere yönelik eğitim düzenlendi. Mobil canlı yayın aracında günümüz son teknolojisine sahip cihazlar tanıtıldı. Kamera önü ve kamera arkası yayının nasıl yapıldığı hakkında ayrıntılı bilgiler verildi. Öğrencilerin her biri cihazların başına tek tek geçerek bizzat uygulamalı biçimde gazetecilik mesleği hakkında bilgi edinme imkanı buldu. Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi ve 9.Köy editörü Zeynep Gürcanlı, mobil eğitim cihazıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Biliyorsunuz çok ağır bir deprem geçirdik. O depremde elektrik yok, internet yok, insanlar can derdine düşmüş. Oraya gazeteci akını oldu. Gazetecilik öyle bir meslek ki herkesin kaçtığı yere siz koşarak giden bir mesleğe sahibiz. Depremde de böyle oldu. İstanbul’dan, Ankara’dan, çevre illerden herkes gidebildiği kadar deprem bölgesine gitti. Gittiklerinde yıkıntı gördüler. Elektrik yok, internet yok. Görüntüyü kayda alıyorsun ancak gönderemiyorsun. Kalacak yer yok. Bir süre sonra şarj bitiyor. Görüntü çekemiyorsunuz. Işık yok. Biz bunları düşünerek nasıl bir katkı yapabiliriz, dedik” dedi. “Yaşayan stüdyomuz her imkana sahip” Depremde yaşanan olumsuzlukların yeni bir fikri meydana çıkardığını söyleyen Gürcanlı, “Böyle felaket anlarında kullanılabilecek bu arabayı yaptık. Bir kere kendi enerjisini kendisi karşılayabiliyor, güneş enerjisi ile çalışıyor. Dolayısıyla azıcık güneş bile olsa o geceyi geçirecek kadar enerji biriktirip hiç elektrik olmadan biz bu arabayla sürekli yayın yapabilme şansımız var. Uydu internetine doğrudan bağlanma imkânımız var. Bütün cihazlar var. Yaşayan bir stüdyo gibi. İçinde de buzdolabı, kahve makinesi gibi malzemeler de var” dedi. İletişim Fakültesi öğrencileri, canlı yayın için gerekli olan teknik cihazları inceleyerek canlı yayın tecrübesi denedi, örnek kayıtlar aldı. “Bu tür toplantılar yerel medyamıza katkı sağlayacak” Gazeteciler Cemiyeti adına açılış konuşmasını yapan Osman Hakan Kiracı, “Günümüzde hem ulusal hem yerel medyada çok büyük bir değişim ve hızlı dönüşüm gerçekleşiyor. Bu dönüşüme ayak uydurmak oldukça zor. Böyle bir süreçle yarışabilmek, yeni projelere, yeni teknolojilere ulaşabilmek gayret istiyor, birlik ve beraberlik istiyor. Medyanın çeşitli birimlerini oluşturan kuruluşlar olarak kendi sorunlarımızı konuşmak, çözüm yolları aramak, paylaşmak amacıyla bu tür organizasyonlarla birlik ve beraberlik içinde hareket etmemiz lazım. Dolayısıyla ben bu tür toplantıların devamının yerel medyamıza çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu toplantılara katılan arkadaşlarımız için de bir yol haritası çizeceğini biliyorum. Geldiğimiz noktada gün, bugün birlikte hareket etmemizi, birlikte düşünmemizi, birlikte paylaşmamızı ve birlikte çalışmamızı gerektiriyor” dedi. “Bozkırın ortasında nilüferler açtırmaya geldim” Eğitim programı paydaşlarından olan İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zülfiye Acar Şentürk ise konuşmasında, “Dekanlığa başladığım ilk günden beri, ‘Bozkırın ortasında nilüferler açtırmaya geldim’ diyorum. Öğrencilerime hep şunu diyorum: ‘Kaç puanla geldiğiniz önemli değil hangi donanımla gittiğiniz önemli.’ ‘Yozgat’ta yaşıyoruz, imkânlar yok’ gibi bahanelerin arkasına da sığınmıyorum. Dolayısıyla inanıyorum ki, Bozok İletişim Fakültesi tıpkı büyükşehirlerdeki gibi marka olacak ve burada nilüferler yetişecek” ifadelerini kullandı. “Yerel basın üretemezse Türkiye habersiz kalır” Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Ali Oruç “Her geçen gün daha net olarak ortaya çıkan durum şudur. Bugün yerel basın bir yaşam mücadelesi vermektedir. Yerel basının bu mücadelesinin sonuçları tüm Türkiye’yi etkileyecektir. Yerel basının haber üretiminin en aza inmesi demek Türkiye’nin kendisinden habersiz kalması demektir. Bugün nitelikli bir Durum Değerlendirme Toplantısı gerçekleştireceğimizden şüphem yok. Burada tartışılan her sorunun, geleceğin gazetecileri için bir sorun halinden çıkarmak için çabalayacağımızdan şüphem yok” ifadelerini kullandı.